Progturk.com Forum Sayfaları

Progressive Rock - Genel => Progressive Rock ile ilgili, ayrıca kategorilendirilemeyecek konular => Topic started by: bay.c on Ekim 02, 2008, 01:58:11 ÖÖ

Title: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 02, 2008, 01:58:11 ÖÖ
Şekilde görüldüğü gibi her şey yıkılmış yerli yeksan olmuş, üzücü bir durum ve tüm emeklerin kaybolması sinir bozucu bir taraftan ama yapacak bir şey yok eskilerin tabiriyle 'olmuş ile ölmüşe bir çare yok diyerek yeniden başlayacağız ve yeniden kuracağız, bu site ve bu forumlar bizlerin progressive müziğe samimi olarak gönül vermişlerin platformu çünkü. İşin birde züğürt tesellisi var bu gün telefonda beat ile paylaşmıştım; Pek çok güzel şeyin kaybolmasının yanında içinde bulunmaktan hoşlanmadığım ve katılan katılmayan pek çok kişininde rahatsız olduğunu düşündüğüm kısır çekişmelerin, komik polemiklerin silinmeside hayırlı olmuş (özeleştiridir) bu arada. Sonuç olarak iyi yada kötü yaşananları kimsenin kafasından silemeyiz. iki seneden fazla süregelen zaman dilimi içersinde artıların eksilere daha ağır bastığını düşünerek yeniden başlamalıyız diyorum. Kendi adıma başka çare göremiyorum, bu müziği, bu siteyi ve paylaşımları seviyorum çünkü.

Tüm dostlara yeniden merhaba...Nerede kalmıştık???

 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Ekim 02, 2008, 01:46:29 ÖS
Nerede kaldik bilmiyorum ama Marillion'in yeni albümünü bekliyorum.  :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 02, 2008, 04:16:59 ÖS
Nerede kaldik bilmiyorum ama Marillion'in yeni albümünü bekliyorum.  :D
Evet Marillion'un yeni albümü.... Profosyenel müzik yazınında 15. stüdyo albümünü çıkaran kendi çapında efsane statüsüne ulaşmış Marillion hakkında bir iki kırıntı satır dışında ( Blue Jean dergisinde son albümlerini netten ücretsiz verdiklerinden bahsedilmiş) yazı yorum olmamasına alıştık. Dünya genelinde durum böyle aslında. Rock basını bu grubu yok sayıyor, albümlerini beğenmiyor hatta nefret ediyor. Her şeye rağmen bu grup çok büyük bir fan kitlesine ve milyonlarca satan, ön siparişleri anında tükenen albümlere sahip, bu nasıl bir sihirli güçtür acaba? Yanıtı Marillion'un mükemmel bir müziğinde ne idüğü beirsiz eleştirmen tayfasına kulak asılmamasında tabii. Onlara kalsa sağdan soldan arak, devşirme bir sounda sahip Coldplay'in son albümü mükemmel bir albüm. Adamlar bunları gazlıyor herkes bir şekilde yolunu buluyor neyse. İşin asıl ilginci, bizim gibi forumcu amatör müzik yazarlarının, işin ticari boyutlarıyla alakası olmayanların yer aldığı forumlarda bile bu albümle ilgili tek bir satır yazılmaması, belkide bu albümle yazdığım yazı ilk değerlendirme yazısı olacak,oysa albüm çıkalı yaklaşık 15 gün oldu( Bloglar haricinde, Rock sitelerinden bahsediyorum). Happiness İs The Road albümünde Marillion bir önceki albüm Somewhere Else hattından devam ediyor. Yaşlanmaya yüz tutmuş Rock gruplarında görülen benzer özellik Marillionda'da açığa çıkmış: enerji kaybı,haddinden fazla hatta bayıklık sınırlarına yaklaşan bir sakinlik ve yorgunluk hissiyatı. Sanırım Marbless grubun kendi sınırlarını yıkıp parçaladığı son mükemmel albümdü, ardından gelen her albüm bende ayrı bir hayal kırıklığı yarattı. Bu durum o albümlerin kötü olmasından değil grubun  Marbless ile çıtayı çok çok üstlere taşımasından kaynaklanıyor sanırım. Sonuç olarak albümün içinde, gerçekten üst düzey kalite seviyelerinde dolaşan 'This Train İs My Life', 'Trap The Spark', 'Espicially True' gibi besteler, Hoghartın mükemmel vokalleri,  ipek kozası gibi örülmüş estetik zerafette sound var. Yinede Marillion'dan daha fazlasını bekliyorum, daha vurucu melodiler daha fazla heyecan ve şaşırtıcılık...Tekdüzelik boyutuna varan tekrarlar değil. Bu durum, benden çok bizi, Script For A Jester's Tears, Misplaced Childhoods, Seasons End, Marbless, mükemmel albümlere alıştırıp, kaliteli müziğiyle şımartmış Marillion'un hatası olsa gerek.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 02, 2008, 10:43:08 ÖS
Olanlar olmuş artık, geçmiş olsun demekten başka yapacak birşey yok sonuçta. Yavaş yavaş yine dolduracağız burayı.

Konu Marillion'un yeni albümü tabiki. Oldum olası Hoggart döneminden hazetmem aslında (marbles ve brave hariç)ama inatla da izlemeye devam ederim ve içimden her seferinde kıs kıs gülerim "yine çuvalladılar" diye. Bir önceki albüm "Somewhere Else" tam bir fiyasko idi birkaç kez şöyle bir dinlemeye gayret ettim ama olmadı. Yeni albüm "Happiness Is The Road" ise o albüme oranla daha iyi ama Gökhan'ın yazdığı gibi çok bayık ya hele birde double albüm olunca bayıklık double olup iyice çekilmez hale geliyor. Koca albümde dikkatimi çeken iki parça var "Essence ve Half Empty Jam" o kadar...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 03, 2008, 12:26:10 ÖÖ
Etrafımızı porno botların örümcek ağı gibi sardığı ortamlarda yazmaya devam. Bu nasıl bir inatsa artık, komedi seviyesine varan aksaklıklara, tüm emeklerimizin harcanmasına rağmen yazmaya devam etme inadı... Kendi adıma, Fenerbahçe'den sonra ikici fanatiklik olsa gerek Progturk fanatikliği. Umarım sitenin sahipleri ve kullanıcılarıda bir şekilde site ve forumları sahiplenirler sorumluluklarını yerine getirirler, neyse...

Biraz kırgın ve kızgın bir girizgahtan sonra ana konuya dönelim, Son zamanlarda White Willow'un klavyecisi Lars Fredrik Frøislie'nin bir başka grubu olan Wobbler'in, Hinterland isimli mükemmel albümünü dinledim. White Willow'un alternative eğilimli New Prog olarak adlandırılacak tarzının aksine Wobbler'de Progressive Rock'ın kökenlerine dönülmüş. GEPR sözlük yorumcuları, grubun müziğinde; ELP , Gentle Giant ve King Crimson etkileri var diyor. Uçuşup giden Melletronlar, hafiften karanlık tonlar ve müzikal teknik kapasitenin yüksekliği bu referansları doğruluyor. Bu referans gruplara Yes ve Anektoden'ı eklemek istiyorum Wobbler'de bu gruplarında izleri var kişisel kanaatime göre. Kısacası üç uzun bestesiyle Rock'ın Progressive'ine bu tarzı seven bünyeleri sonuna kadar doyuran bir albüm Hinterland albümü.

Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 03, 2008, 12:46:30 ÖÖ
Yeni albüm "Happiness Is The Road" ise o albüme oranla daha iyi ama Gökhan'ın yazdığı gibi çok bayık ya hele birde double albüm olunca bayıklık double olup iyice çekilmez hale geliyor. Koca albümde dikkatimi çeken iki parça var "Essence ve Half Empty Jam" o kadar...
İngiliz sinemasının kült komedisi Full Monty filminde, katılmasamda çok güldüğüm bir espiri vardır. Bu espiri ingilizlerin bazı tarz ve gruplara bakış açısını özetler aslında. Neyse filmin bir sahnesinde geçen soru cevap şeklinde gelişen dialog şudur.

-Bir Dire Straits albümünden daha sıkıcı ne olabilir?
-Double Dire Straits albümü... (Sanırım Alchemy Live albümü kastedilmiş ;D).

Yoksa Marillion içinde bunlarımı söyleyeceğiz artık?
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 03, 2008, 09:49:01 ÖÖ

Son zamanlarda White Willow'un klavyecisi Lars Fredrik Frøislie'nin bir başka grubu olan Wobbler'in, Hinterland isimli mükemmel albümünü dinledim. White Willow'un alternative eğilimli New Prog olarak adlandırılacak tarzının aksine Wobbler'de Progressive Rock'ın kökenlerine dönülmüş. GEPR sözlük yorumcuları, grubun müziğinde; ELP , Gentle Giant ve King Crimson etkileri var diyor. Uçuşup giden Melletronlar, hafiften karanlık tonlar ve müzikal teknik kapasitenin yüksekliği bu referansları doğruluyor. Bu referans gruplara Yes ve Anektoden'ı eklemek istiyorum Wobbler'de bu gruplarında izleri var kişisel kanaatime göre. Kısacası üç uzun bestesiyle Rock'ın Progressive'ine bu tarzı seven bünyeleri sonuna kadar doyuran bir albüm Hinterland albümü.

Kuzeyin pırlantalarından biri, keşke yeni bir albüm daha yapsalar da kulağımızın pası silinse. Böyle albümler artık pek sık yapılamıyor...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Ekim 04, 2008, 11:58:07 ÖS
Yeni albüm "Happiness Is The Road" ise o albüme oranla daha iyi ama Gökhan'ın yazdığı gibi çok bayık ya hele birde double albüm olunca bayıklık double olup iyice çekilmez hale geliyor. Koca albümde dikkatimi çeken iki parça var "Essence ve Half Empty Jam" o kadar...
İngiliz sinemasının kült komedisi Full Monty filminde, katılmasamda çok güldüğüm bir espiri vardır. Bu espiri ingilizlerin bazı tarz ve gruplara bakış açısını özetler aslında. Neyse filmin bir sahnesinde geçen soru cevap şeklinde gelişen dialog şudur.

-Bir Dire Straits albümünden daha sıkıcı ne olabilir?
-Double Dire Straits albümü... (Sanırım Alchemy Live albümü kastedilmiş ;D).

Yoksa Marillion içinde bunlarımı söyleyeceğiz artık?



Yapmayin yahu. Ben su anda Happiness Is The Road albümünü (ilk kez) dinliyorum. Ilk CD henüz bitti ama gayet iyi gidiyor. Seasons End albümünü hatirlatti bana. Belki de bu ikinci Steve Hogarth'li Marillion albümü dinleyisimden kaynaklaniyor olabilir. 20 parcalik bir albüm olunca takip etmek zaman istiyor. Dinledikce alisacagiz artik.
Dün arkadasimdan ödünc aldigim Enchant'in A Blueprint of the World albümünü dinledim. Steve Rothery albümde bazi parcalara prodüktörlük yapmis. Bir his alamadim daha fikirsizim. Konuyu bu gruptan acarsak neler söyler forum ahalisi?
Pendragon, Pure isminde yeni bir albümle geliyormus bu arada.

Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 05, 2008, 01:10:30 ÖÖ
Pendragon'dan yeni albüm haberi gelmesi sevindirici. Demek Clive Nolan bu aralar Pendragon'un albümü için boşlamış Arena'yı. İtiraf etmek gerekirse Arena'dan albüm haberi gelseydi daha fazla heyecanlanırdım ya neyse, umarım 'Pure'  en az Not This world kalitesinde bir albüm olur. Enchant'a gelirsek, kendi adıma çok fazla şey söyliyemiyeceğim çünkü, bende de çok fazla his uyandırmamış bir grup. Tug Of War albümlerini beğenmiştim ama daha fazla dinleme, diğer albümlerine yönelme isteği uayndırmadılar bende. İşin ilginç tarafı Progressive Rock alanında Birleşik Devletlerden iş çıkmaz derken özellikle 90'lı yıllarla beraber en fazla Progressive Rock -Metal grup ve projesi buradan geldi. Yalnız, bir kaç istisna dışında A.B.D çıkışlı Prog gruplarının, yüksek teknik kapasiteye sahip, geçmişi iyi hatmetmiş elemanlardan kurulu olmalarına rağmen genel anlamda bir hissiyat yaratmamaları, bu sadece Enchant'a özgü bir durum değil, tuhaf bir samimiyetsizlik ve iticilik var bu grupların büyük çoğunluğunda, mesela Magellan geldi aklıma; iyi grup hoş grup ama müzikal yönden soğuk bir grup yahu.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 05, 2008, 01:24:39 ÖS
Pendragon "Pure" ilk tur dönüyor... İlk izlenim hoş bir albüm olduğu yönünde...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 06, 2008, 02:07:11 ÖÖ
Daha öncede söylemiştim,Fransızlara atıp tutardım diye, ama kaliteli müziğiyle bir sürü Fransız grubundan kapak yedikten sonra onlara sallamayı bıraktım artık yeni hedefim Amerikalı gruplar ;D ( Şaka, şaka...). Çok eski zamanlarda (1997 yılı)  , yine sabahladığım gecelerin birinde FM bandına nasıl olduysa lisanı dolayısıyla; Plonya,Çek, kısacası o diyarlardan olduğunu tahmin ettiğim bir radyo frekansı karıştı. Bir baktım adamlar o zamanlar yeni çıkan ama Türkiyeye gelmemiş, Marillion'un This Strange Engine albümünü, Eloy'un eski albümlerini ve adını sanını duymadığım envai çeşit Progressive Rock grubunu çalıyorlar. Hiç beklemediğim hoş bir süprizdi yaklaşık bir hafta kadar frekansta kalıp sonra kayboldular. Çaldıkları arasında özellikle aklımda kalan Fransız Minimum Vital adlı topluluktu. O akşamlarda topluluğu o kadar çok beğenmiştimki, sonraları harıl harıl albümlerini araştırmaya başladım. O zamanlar katır yok ;D, mp3 yok, internet yok, çok zor oldu bulmam albümlerini. Gel zaman git zaman bir albümüne ulaştım ama radyoda dinlediğim tadı alamadım o albümden, sanırım o gecelerin atmosferiyle ilgiliydi durum. Şu sıralar Minumum vital'in Esirit D'amor albümlerini dinliyorum çıkış tarihi 1997 ve bana o geceleri ve Minumum Vital'i neden sevdiğimi hatırlattı bu albüm yeniden. Oldukça melodik, hafif light bir albüm ama çok iyi gidiyor. Progressive Rock festivallerinin gediklisi, Progressive Rock aleminin saygın gruplarından olan Minimum Vital'i, tüm progressive severlere tavsiye ederim, kısacası.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 06, 2008, 12:54:20 ÖS
Gökhan,
Minimum Vital'in herhangi bir albümünü dinledikten sonra araya bir Magma koy ve vokal etkileşimlerini karşılaştır istersen. Müzikleri arasında pek benzerlik olmasa da Minimum Vital'in vokalleri Magma'dan fazlasıyla etkilenmiştir.

Fransızlar konusu ayrı bir tartışma konusu olacak, geçmişte bayağı birşeyler yazmıştım bu konu da.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 06, 2008, 10:22:25 ÖS
Gökhan,
Minimum Vital'in herhangi bir albümünü dinledikten sonra araya bir Magma koy ve vokal etkileşimlerini karşılaştır istersen. Müzikleri arasında pek benzerlik olmasa da Minimum Vital'in vokalleri Magma'dan fazlasıyla etkilenmiştir.

Fransızlar konusu ayrı bir tartışma konusu olacak, geçmişte bayağı birşeyler yazmıştım bu konu da.
Evet özellikle Magma'nın 'Ka' albümüyle, Minimum Vital'in Esprit D'amor albümleri arasında vokal yönünden bir benzerlik var aslında, sen bahsini açınca anımsadım. Bir eklemede Pendragon'un Pure albümü ile ilgilli yapayım. Pendragon kendini yenilemeyi başarmış, soundlarında geçmişin tekrarı yok tersine  yenilik ve tazelik var. Kısacası yaşlanıcağına gün geçtikçe gençleşen bir grup Pendragon ve bunda Neo Progressive rock'ın klavye dahisi Clive Nolan'ın payı büyük. Her ne kadar grubun beyni Nick Barret olarak görülsede, diğer elemanlarıyla Pendragon tabir-i caizse takım oyunu oynasada gizli kahraman Nolan bence. Sonuç olarak Pure albümü Nolan ve arkadaşlarının şık ve estetik bir golü olmuş. Şimdi Clive Nolan'dan, aynı performansı Arena grubunda göstermesini ve Arena'nın kendine yakışan şekilde müthiş bir albümle dönmesini bekliyoruz ( Oradaki yıldız gitarist john Mitchell'in katkılarıyla tabii). Bu arada Nick Barret ile son bir ekleme yapayım. Kendisinin şarkı yazarlığına ve gitaristliğine asla lafım olamaz ama tatsız  tuzsuz bir vokali var bence. Keşke Pendragon bestelerini daha iyi yorumlayacak başka bir vokalist bulsaydı, o muhteşem besteler o zaman daha bir güzel olurdu diye düşünüyorum.

Albümden favori şarkılarım: Ereserhead ve The Freak Show. (Bu parçalarda usta yönetmen, Lynch'in silgi kafası ve fil adamına gönderme var sanki, ne dersiniz?)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ekim 08, 2008, 02:06:32 ÖS
Gökhan Abi bahsettiğin gruplardan Arena ve Pendragon un birkaç albümü var elimde.Ama bu aralar Iluvatar-Children albümüne takmış durumdayım.Çok renkli bir albüm.O müthiş soloların ardı arkası kesilmiyor.Çok başka bir hava var albümde.Onun haricinde Arena nında Immortal albümünü dinledim kıyısından köşesinden.O kadarcık dinlememe rağmen oda nefis bir albüme benziyor.Bunların haricinde VDGG dinlemeye başladım ilk albümden.Sanırım VDGG de beni etkisi altına almaya başladı.Her grubun bütün albümlerini dinleyemiyorum ama öyle tahmin ediyorumki VDGG nin tüm albümlerini dinleyeceğim bu gidişle
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 09, 2008, 12:51:16 ÖÖ
Gökhan Abi bahsettiğin gruplardan Arena ve Pendragon un birkaç albümü var elimde.Ama bu aralar Iluvatar-Children albümüne takmış durumdayım.Çok renkli bir albüm.O müthiş soloların ardı arkası kesilmiyor.Çok başka bir hava var albümde.Onun haricinde Arena nında Immortal albümünü dinledim kıyısından köşesinden.O kadarcık dinlememe rağmen oda nefis bir albüme benziyor.Bunların haricinde VDGG dinlemeye başladım ilk albümden.Sanırım VDGG de beni etkisi altına almaya başladı.Her grubun bütün albümlerini dinleyemiyorum ama öyle tahmin ediyorumki VDGG nin tüm albümlerini dinleyeceğim bu gidişle
Children, gerçekten çok nefis albümdür hele o albümde 'Your Darkest Hour' adında öyle muhteşem bir şarkı vardırki, kırık dökük, bozuk cümle yapımla şarkını güzelliğini tarif edemem asla. Aslında buralara uğrarsa bu albümle ilgili Beat'in edeceği bir iki kelam vardır, kendisi çok sever bu albümü çünkü. İmmortal karanlık yapısıyla özellikle yaklaşık 20 dk'lık destansı şarkı Movidrome ve hüzünlü ve gizemli başyapıtı The Butterfly Man ile dikkat çeker. VDGG'ye gelirsek o apayrı bir efsane zaten, anlatmakla bitmez. VDGG bahsi açılınca, aklıma kuantum fiziği oradanda aklıma şu sıralar  kuantum yaklaşımıyla kafayı bozmuş bir sürü ( özellikle burjuva sınıfından) şaşkın tip geldi. 'Bak birde sen bunları dinle, kuantum felsefesiyle ilgili albümler yapmışlar' diyerek, dayayacaksın bu burjilere VDGG'yi, bir daha kuantumun adını ağızlarına almazlar, en büyük ceza olur, bu trend manyağı şaşkınlar için ;D.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 12, 2008, 08:19:36 ÖS
Metafiz,
Keith Emerson Band'in Ağustos ayında yayınlanmış olan "Keith Emerson Band featuring Marc Bonilla" isimli bir albümü var, bunu dinleyip görüşlerini yazarsan sevinirim. Albümü dinlemeye başladığım an koltuktan aşağı yuvarlandım ben.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ekim 13, 2008, 07:32:37 ÖS
Metafiz,
Keith Emerson Band'in Ağustos ayında yayınlanmış olan "Keith Emerson Band featuring Marc Bonilla" isimli bir albümü var, bunu dinleyip görüşlerini yazarsan sevinirim. Albümü dinlemeye başladığım an koltuktan aşağı yuvarlandım ben.

Tamam Hasan Abi o albümü edinmeye çalışacağım.Sonrada görüşlerimi yazarım.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 14, 2008, 12:27:08 ÖÖ
Birazda Progressive Metal sularına dalalım. Bizden üç beş önceki jenerasyonun heyecanla bahsini yaptığı gruplardan Royal Hunt grubunu bende beğendim. Oldukça melodik ve senfonik bir alt yapıyı Heavy Metal'in enerji ve coşkusuyla besleyip, hoş bir sound yaratmışlar. Bizim gibi yavaş yavaş yaşlanan adamların, gençlerin taze fikir ve beğenilerine kulak vermesi lazım sonuçta. Birde bu aralar sıkça krıtiği yapılan  Cynic'in son albümü var. Bu albüm hakkında görüşlerim olumsuz maalesef. Progressive ( nu)metal gibi bir şey çıkmış ortaya. Hip hop yerine progressive öğelere başvurmuş Linkin Park, Limp Bizkit müziği gibi tınlıyor icra edilen müzik.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 14, 2008, 01:50:21 ÖS
royal hunt'da biraz da hard rock soundu var bence. fear ve paradox albümlerinde gitar sololarında çok belirgin bu ama tabii ki klasik heavy metal soundundan da vazgeçmiyorlar. bütün bunlrın üstüne klasik barok müziği yerleştirmeleri kolay birşey olmasa gerek. genel kanı paradox'un en iyi albümleri sıralamasında 1. sırayı diğer albümlere kaptırmayışıdır ama ben fear'ı daha çok tutyorum. vokallerde john west var ve gitarist jacob kjaer deyim yerindeyse dehşetengiz sololar atmış. albümün genel soundu ise 80'leri hatırlatması...
cynic'in son albümünü beğendim. vokaller daha yumuşak olsa da besteler ve sound v.s yüzünden çok beğendim denilebilir.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 14, 2008, 08:31:14 ÖS
ELP en baba grubumdur ama grup elemanlarının solo çalışmalarına genel olarak soğuk durmuşumdur, açıkçası bugüne kadar da öyle elle tutulur pek bir üretimleri de olmamıştır. Böyle olduğu içinde eski materyaller ile idare etmiştim bugüne kadar. Ta ki geçen gün elime Keith Emerson Band'in "Keith Emerson Band featuring Marc Bonilla" albümü geçene kadar ve Keith Emerson'u ne kadar özlediğimi birkez daha anladım.

Emerson, Marc Bonilla (kendisi saygı duyduğumuz bir gitaristtir) ile çok hoş bir albüm yapmış, salt prog bir albüm değil hatta Bonilla  sayesinde zaman zaman prog iklimden de birazcık uzaklaşmış diyebilirim.

Ancak Baba, onu yeni üretimleri ile dinlemediğimiz dönemde tekniğine müthiş artı değerler katmış. O ne duygulu ve yumuşak tuşedir böyle, ELP dönemindeki sert çizgiden eser yok, yumuşaaaaaak çok  daha net ve akıcı klavye pasajları, müthiş bir Steinway kuyruklu piano tonu zaman zaman kilise orgu ile çeşitlenen düzenlemeler.   Albüm ELP'nin tüm dönemlerinden bir takım referanslar almış ama dediğim gibi klavye tekniği olarak müthiş bir gelişim var ELP sevenlere tavsiye ederim bu albümü.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 15, 2008, 01:03:31 ÖÖ
royal hunt'da biraz da hard rock soundu var bence. fear ve paradox albümlerinde gitar sololarında çok belirgin bu ama tabii ki klasik heavy metal soundundan da vazgeçmiyorlar. bütün bunlrın üstüne klasik barok müziği yerleştirmeleri kolay birşey olmasa gerek. genel kanı paradox'un en iyi albümleri sıralamasında 1. sırayı diğer albümlere kaptırmayışıdır ama ben fear'ı daha çok tutyorum. vokallerde john west var ve gitarist jacob kjaer deyim yerindeyse dehşetengiz sololar atmış. albümün genel soundu ise 80'leri hatırlatması...
cynic'in son albümünü beğendim. vokaller daha yumuşak olsa da besteler ve sound v.s yüzünden çok beğendim denilebilir.
Yeniden, hoş geldin Enchant... Royal Hunt hakkında daha yeterli bilgiler vermişsin, tariflerin kafamdakilerle bire bir örtüşüyor, sanırım dinlemeye 'best of' ile başladığım grubun diğer albümlerine sırayla kulak kabartmaya devam edeceğim. Ben bu aralar Fransızlardan tokat üstüne tokat yemeye devam ediyorum, hangi gruba bayılsam Fransız çıkıyor, sanki zamanında  tüm söylediğim negatif yorumlarıi bana yedirmek istiyor bu kinci Fransızlar ;D. Skeem adlı Fransa çıkışlı grup; Serge Barbaro (guitars, vocals, keyboards), Bertrand Hulin-Bertaud (bass)  Emma M (drums), Berny Barbaro and Fabrice Rives (keyboards), Cathy Lully Croux , Sabrina Bendjema (background vocals) isimli elemanlardan oluşuyor. Grubun ilk ve tek albümü kendisiyle aynı ismi taşıyan 2002 tarihli Skeem, Neo-Progressive'in gizli kalmış hazinlerinden biri. Her üyenin görevini layıkıyla yerine getirdiği grupta Serge Barbaro vokali ama özellikle mükemmel sololar attığı gitarıyla daha fazla ön plana çıkıyor bence. Soundları, ilginçtir Amerikan neo progressive rock'ını hatta zaman zaman Enchant'ı anımsatıyor. Bana yakın gelmeyen bu referans isimlere rağmen grup kendine has özellikleriyle bana kendini sevdirdi açıkcası, sizlerede tavsiye ediyorum.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 15, 2008, 01:46:56 ÖÖ
ben fransızlardan ilk tokadı marillion'la da ilgisi bulunan iris adlı gruptan yemiştim. ian mosley vardı yanılmıyorsam kadroda... ondan sonra saens'in albümlerini dinledikten sonra fransızlara olan inancım artmaya başladı. progressive metal'de de iyi gruplar çıkaran bir ülke olduğunu düşünüyorum. neo-prog saflarında ise dediğin saens'le birlikte skeem adlı grup, ve quadra topluluklarını da sayabilirim, daha var mı bilmiyorum ama eminim vardır, çünkü bu ülke sadece bu tarzlardan değil diğer tarzlardan da gruplar çıkarıyor. zeuhl topluluklarının fazlalıklarına dikkati çekersek bu böyle...
bu arada isveç saflarından da haberler mevcut. the tangent, the flower kings, kaipa ve birsürü grubun basisti jonas reingold grubu karmakanic ile sanırım en iyi albümünü ortaya çıkaracak. jazz/fusion etkileşimlerinin de duyulacağı bir albüm olacakmış. ben bu grubun ilk albümü "entering the spectra"yı pek beğenmemiştim ama "wheel of life" ile de şapkayı çıkarttım. yeni albüm ismi "who's the boss in the factory?"isminde yayınlanacak inside out'dan. ben bu albümden çok umutluyum. en azından biraz canlılık getirebilir prog piyasasına...
pendragon'da yeni albüm yapanlar arasında yer alıyor. daha dinleyemedik ama "pure" isimli albümde fena olmayacak gibi. en azından arıza adam clive nolan kankisi nick barrett ile neler yapmış kulak kabartmak lazım. yorumlar çok olumlu.
bu senenin daha öncesine gidersek van der graaf'ın "trisector"ünü çok beğendim, ve the tangent.
son olarakta israilli grup ephrat var. porcupine tree etkileşimlerinin görüleceği "no one's words"de kayda değer albümlerden birisi olarak düşünülebilir. steven wilson her taşın altından çıkıyor, destekçisi bu grubu da ne yapmış etmiş birşeylere benzetmiş. albümde daniel gildelöw (pain of salvation) ve petronella nettermalm'da (paatos) ek vokallerde dinlenebilir. güzel albüm.
bu arada hoşgeldim. ;D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 15, 2008, 03:32:05 ÖS
Gökhan,
Bunu daha önce de yazmıştım Fransız gruplarına Fransız kalmamak lazım diye. Gerek Fransa'da ve gerekse de müzikal anlamda devamı olan Kanada'nın Fransızca konuşulan bölgesinde ve ayrıca da İspanya'nın Galiçya bölgesinde  acaip müzikler yapılıyor. SKEEM demişsin bende buna üfff bee derim sadece hani bal dök yala misali.  Şimdi örnekler verip kafa bulandırmaya niyetim yok, bir ara Fransızlarla ilgili detaylı birşeyler yazmaya gayret ederim.

Enchant hoşgeldin tekrar (bu sefer orjinal nick'in ile geldin öyle çakma isimlerle değil demi :-) )

Bu ara çok sağlam albümler var, Pendragon "Pure" güzel bir albüm, ancak Clive Nolan'ı daha ön planda görebilseydim daha mutlu olurdum, fakat 20 küsür yıllık diskografisi içinde en iyi albümlerinden biri diyebilirm. Albümde bana göre öne çıkan parçalar "Indigo" ve "Comatase I,II,III".

Karmakanic'in yeni albümü bu ay sonu yayınlanıyor merakla bekliyorum, promo kopyalardan nete düşen görüşler çok olumlu.

Marillion'un son albümümü dinledikçe ısınmaya başladım ama birkaç parça hala bayıyor. Benim gibi iflah olmaz Fish dönemi destekçisi için büyük başarı.

Neal Morse "Lifeline" Önceki üç albümünden sonra bu albüm biraz zayıf kalmış diyebilirim ancak, üstad yellense bile dinlenecekler kategorisinde olduğu için playlistte yerini almış durumda, fena bir albüm değil bence.

Prog Metal bana pek yakın bir tür değil ama Ayreon önümüzdeki günlerde birşeyler yayınlayacak ona da bakarım tabiki.




Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 16, 2008, 01:16:53 ÖÖ
Hasan ağbi, söz bundan sonra Fransızların aleyhine ağzımı açmayacağım kapak üstüne kapak grup gönderip kapak bağımlısı yaptılar beni ;D. Bahsi geçmişken Kanada-Fransız kırması bir grup var, 'visible Wind' isminde. Gayet hoş, melodik Camel esintili bir müzik icra ediyorlar, sevdim elemanları. Neal Morse'un yeni albüm haberini ilk senden aldım, gerekli araştırmalarıma hemen başlıyorum ( Atılll katırrr, dıgıdık dıgıdık ;D ). Pendragon'un Pure albümünde Clive Nolan'ın durumuna bunada şükür diyorum, Arena'nın son albümündeki hali dahada beterdi nerdeyse hiç duyulmuyordu kalvyenin sesi. Yalnız ben Clive Nolan'ın durumunu dvd'den izlediğim Pendragon'un Polonya konserinde gözlemledim, adam Pendragon parçalarının sert pasajlarında benim diyen metalci'den daha iyi headbang yapıyordu, sanırım son zamanlarda feci şekilde Heavy Metal damarı depreşti Clive Nolan'da. Pendragon ve Arena'nın son albümleri oldukça sert hatta Heavy tonlarda geziniyor bundan sonra Clive Nolan klavyeyi bırakıp eline ritm gitar alıp sahneye çıkarsa hiç şaşırmayacağım vallahi.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ekim 19, 2008, 06:31:41 ÖS
Sonunda "Keith Emerson Band featuring Marc Bonilla" albümünü dinledim ve dinlemekteyim. Uzunca bir süre daha dinleyeceğim gibi duruyor. Albüm gerçekten muhteşem olmuş. Hasan Abi albümü çok güzel yorumlamış ama birkaç şeyde ben söyleyeyim. Öncelikle albüm ELP ye antipatiyle bakanlarında dinlemesi gereken ve bir nebze beğeneceklerini umduğum bir albüm. Çünkü albüm tamamen Emerson ın tekniğinden dolayı uzak durduğunuz bir kalıpta değil. Bu öğeler albümde çok fazla yok. Ama ilk parçayla beraber Emerson "Ben buradayım" diyor ve bu benim müzisyenlerde olmasını istediğim birşey.Bir çeşit imza gibi. Bir kilometre öteden dinleseniz Emerson olduğunu farkedersiniz. Hasan Abi nin gelişmeden kastettiği hangi melodiler bilmiyorum ama albümün bütünlüğünde uzay temaları çok güzel işlenmiş ve bu beni albüme daha da çok çekti. Dinlerken insana çok keyif veriyor. Abartılmadığı içinde bıkkınlık vermiyor. Gelelim Marc Bonilla ya; ilk defa dinliyorum ve gerçekten müthiş bir tekniği var. Coverdale ve birkaç müzisyenle çalışmakla beraber solo albümleride olmuş. Özellikle A Place To Hide, Miles Away Part.3 parçalarında şahane çalmış. A Place To Hide parçasının giriş kısmında müthiş bir kulak aşinalığı var.Ama bu nerden geliyor hala çözemedim. Yada bana öyle geliyor, bilemiyorum. Ayrıca vokalinide çok çok başarılı buldum.The Art Of Falling Down parçasının girişi muhteşem. Sanırım albümü çok övdüm. Ama gerçekten çok güzel. Başta da söylediğim gibi Emerson sevmeyenlerin de göz atması gereken bir albüm bence. Mesaj ilgili adreslere gitmiştir sanırım :D

Şimdide biraz VDGG maceramdan bahsedeyim. Yine klişe laflar olacak ama sanırım dinlemekte geç kaldığım gruplardan bir tanesi ile daha karşı karşıyayım. Meşhur Peter Hammill ile tanışmış oldum sonunda. İlk iki albümü dinlediim sadece ve ikinci albümü de hala dinlemekteyim bu aralar. Öncelikle elektro gitarın hiç olmadığı bir grubu ilk defa dinliyorum. Diğer albümlerde var mı bilmiyorum ama en azından ilk iki albümde yoktu. Ama "keşke e.gitarda olsaydı şurada" hiç demedim dinlerken. Çünkü parçaların büyüsü sizi öyle bir etkisi altına alıyor ki (özellikle bazı parçaların vokalleri Running Back mesela) şaşırıp kalıyorsunuz. Running Back Running Running Baaaack... ve I'm The Necro I'm The Necromanceeerrr sık sık kulaklarımda çınlıyor. The Aeresol Grey Machine albümünü çok beğendim ama ikinci albümü daha da çok beğendim diyebilirim. Özellikle The House With No Door parçasını çok ayrı tutuyorum. Müthiş bir beste ve hatta şimdiye kadar dinlediğim tüm parçaların en iyilerinden. Girişteki o hüzünlü piano melodisi ve arkasından Hammill in muhteşem sesi enfes birşey. Flüt melodilerinide unutmamak lazım. Yani ilk iki albümden dinlediğim en iyi parça bu şimdilik. Yavaş yavaş diğer albümlerede el atacağım mutlaka.

Bunların haricinde de Iluvatar-Children, Collage-Moonshine, Pendragon-The Rest Of Pendragon albümlerini dinledim. Sık sıkta dinliyorum bu albümleri. Tek kelimeyle hepsi harika. Fazla birşey yazmak istemiyorum bunlar hakkında. 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 20, 2008, 12:48:20 ÖÖ
Cevap hakkımı kullanıyorum, Keith Emerson'un klavye tekniğiyle arası sıcak olmayan bir kişi olarak sizlerden gelen övgü dolu krıtikler sonucu son albümü dijital arşive kattım. Bir kez dinler gibi yaptım ama tamamına erdiremedim. Önyargı duvarımı, yıkıp cesaretimi tekrar topladığımda bu albüme bir kez daha kulak kabartırım metafiz ;). Bunun yerine canlı olarak izleyerek çok beğendiğim Carl Palmer Band'in, konser kayıtlarını dinliyorum keyifli gidiyor. Birde 70'ler ve Canterbury bölgesine tekrar bir geri dönüş yaptım, o yörenin soundunu seven birisi olarak oralardan çıkan yada o sound'a yanaşan gruplara hep sıcak bakmışımdır. Warm dust topluluğu'da bunlardan biri. Çıkardıkları az ama öz albümlerle 70'ler ve Canterbury özlemimi bir parça dindirdiler.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 20, 2008, 06:04:10 ÖS
Koray,
Keith Emerson'un albümünü beğeneceğinden emindim. Bu albümde Emerson o eski hırçın, sert tonlardan uzaklaşmış, son derece detaylı düzenlemelerle teknolojiyi çok iyi bir şekilde yanyana getirmiş. Daha önce de yazdığım gibi ELP'nin tüm dönemlerine ait bazı referansları bu albümde görmek mümkün. Fakat benim için önemli olan klayve çalış tekniğinin çok daha yumuşak hale gelmiş olması, böyle çalan bir Emerson'a eskiden rastlamak mümkün değildi.

VDGG ile tanışmana çok sevindim. VDGG iyidir veya kötüdür denmez, grubu dinleyebilenler vardır ya da dinleyemeyenler ki onlara söylenebilecek bir sözümüz de yoktur.  Ve onları dinlemek her seferinde insanı ayrı bir serüvene çıkartır, etrafında muazzam bir çekim gücü yaratır. O VDGG'dir kendine özgüdür, karanlıktır, insanı sersem eder, bağlar kendine, müzik dinleme mantığını değiştirir, basılan her nota insana yerine göre hüzün, keyif ve yoğunluk verir. Benim ilk dinlediğim VDGG albümü "H to He who am the only one" dır. "Killer" başladığı anda kendimi kaybettiğimi hatırlıyorum, acaip kırılgan, atonal ama  agresif girişinden sonra Peter Hamill'in kendine özgü vokali tüm enerjisini evrenden alır.
Gitar VDGG'de  çok ön planda değildir ama örn. Pawn Heart albümününde gitarlar Robert Fripp tarafından çalınmaktadır.  Hele ki Fripp'in cazır cazır gitar tonları albümün sonunda Hugh Banton'un Mellotron'u ile bir karışırki off offff. Dinledikçe görüşlerini paylaş bizlerle sevgili Koray.

 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 23, 2008, 12:37:57 ÖÖ
Krautrock denen müzikal terimi müzik dünyasına kazıyıp  bu tarzda müzik yapan Can, Neu, Faust, Kraftwerk gibi gruplarıyla  Progressive'den, Post'Rock'a hatta Punk'a kadar damgasını vurdular. Senfonik Progressive'de Eloy, Novalis, jane, Goa, Lightshine, Triumvirat, Grobschinitt gibi gruplarla bu tarzı seven kişilerin gönlünde taht kurdular. Psychodelic tarzda Amon Düül ile milleti uçuş ötesi alanlara taşıdılar. Günümüzde, Neo Progressive, Progressive-Power metal ve Prog Related mevzularında, Everon, Sylvian, Stratovarius, Blind Guardion, Helloween gibi topluluklarla boş durmadılar. Peki  jazz rock-Fussion? O alanda'da Passport isimli efsanevi grupları var adamların en az otuz yıldır birbirinden önemli albümlerle bu alanda'da varız diyorlar. Kimler mi? İsmi geçen gruplar itibariyle sizinde bildiğiniz üzre... Tabii ki, Almanlar...Bu arada, vakt-i zamanında,  yurdumuzu ziyaret edip konser vererek progressive, etnik caz sever bünyeleri şenlendiren Embryo grubunu atlamayalım oda ayrı efsane. Velhasıl kelam dehşet adamlar bu Almanlar.


Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 29, 2008, 12:32:57 ÖÖ
Şu aralar sessizler kervanına katılan eski dostlarımızdan man-erg'in vakt-i, zamanında şahsıma bahşetme lütfunda bulunduğu arşivinden bir cevher daha çıktı. Hollandalı Fusion grubu, Alquin. Özellikle mükemmel hammond, bas  gitar, lead gitar ve saksafon performansı kulağımın pasını silip attı. Bu forumlara takılan, az ama öz üç beş dosta, önemle tavsiye olunur ( Onlar kendilerini biliyor ;)).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 29, 2008, 11:45:07 ÖÖ
Hımm, Gökhan tavsiyene uyacağım acilen.

Bu aralar Martin Orford çeşitlemeleri yapıyorum kendime her iki solo albümü ile. IQ'dan ses seda yok nasılsa bizde onunla idare ediyoruz şimdilik. Bu arada biz üstadı iyi klavyeci olarak tanırız ama kendisi aynı zamanda  iyi bir gitaristmiş.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 29, 2008, 12:28:27 ÖS
Hımm, Gökhan tavsiyene uyacağım acilen.

Bu aralar Martin Orford çeşitlemeleri yapıyorum kendime her iki solo albümü ile. IQ'dan ses seda yok nasılsa bizde onunla idare ediyoruz şimdilik. Bu arada biz üstadı iyi klavyeci olarak tanırız ama kendisi aynı zamanda  iyi bir gitaristmiş.
Site haberlerinde bahsetmiştim burada bir kez daha tekrarlıyayım, IQ'nun yeni albümü en geç 2009 başlarında geliyor. Martin Orford'un solo albümünü beğendim bu arada. Son zamanlarda birlikte konserler verdikleri John Wetton, John Mitchell gibi isimlerin albüme katkısıyla ortaya oldukça başarılı bir iş çıkmış. Bunun yanında Under The Sun, ve bir miktar Kansas grubu sound'u esintisi sezinlediğim 'Zello' isimli gruplara dikkatinizi çekerim, her ikiside oldukça sağlam gruplar.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ekim 29, 2008, 04:26:54 ÖS
Gökhan Abi tavsiyeleri dinleyeceğim diyeceğim ama uzun bir süre elimdekilerle yetinmeliyim.Bugün Magic Pie-Circus of Life albümünü dinledim bir miktar.Heme öncesinde dinlediğim bir albümden hoşlanmadığımdan mıdır nedir(Le Tulipe Noire-Nostimon Hemar) bu albüm bana çok güzel geldi. Ama progrock ile progmetal arası birşey sanırım.Yer yer DT havası sezdim.Dinledikçe yorumlarımı yazarım. Bu arada H to He who am the only one albümünün etkisinden hala kurtulabilmiş değilim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 29, 2008, 09:13:57 ÖS
Martin Orford çok acaip bir albüm yapmış arkadaşlar, an itibarı ile IQ'nun yeni albümünü özlemle beklemekten vazgeçtim çünkü The Old Road tam bir IQ albümü olmuş. Tabiki ekipte çok önemli baksanıza elemanlara John Wetton, Nick D'Virgilio ve Dave Meros (Spock's Beard), Steve Thorne, John Mitchell (It Bites/Arena), Gary Chandler (Jadis)...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 30, 2008, 12:37:09 ÖÖ
Gökhan Abi tavsiyeleri dinleyeceğim diyeceğim ama uzun bir süre elimdekilerle yetinmeliyim.Bugün Magic Pie-Circus of Life albümünü dinledim bir miktar.Heme öncesinde dinlediğim bir albümden hoşlanmadığımdan mıdır nedir(Le Tulipe Noire-Nostimon Hemar) bu albüm bana çok güzel geldi. Ama progrock ile progmetal arası birşey sanırım.Yer yer DT havası sezdim.Dinledikçe yorumlarımı yazarım. Bu arada H to He who am the only one albümünün etkisinden hala kurtulabilmiş değilim.
Magic Pie iyi gruptur Progressive Rock'ın aydınlık yönünü temsil eder, melodiktir, enerjiktir severiz kendilerini. Bunun yanında senin pek hoşlanmadığın komşu ülke Yunanistan çıkışlı La Tulipe Noire'de iyi gruptur,Shattarred Image (2000) albümleri özellikle bu albümde yer alan,The Haze isimli şarkıları Genesis ( The Musical Box) esintili bir Neo-Prog klasiğidir. Bu gruba bir şans daha tanısan zararlı çıkmazsın bence.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Ekim 30, 2008, 01:30:12 ÖS
IQ'nun The Seventh House ve Ever albümlerini de edindim nihayet. Prog aleminde kaplumbaga hiziyla yavas yavas ilerlesem de önüme cikan büyük gruplarin leziz albümleri beni bu tarza daha cok bagliyor ve yillar sonra bile bu gruplarin sadik bir dinleyicisi olarak kalacagima inaniyorum. (Bu arada dün 23'üme bastim  :) ) Ever en az Dark Matter kadar güzel bir albüm. IQ herseyiyle ayricalikli bir grup. Yeni albüm haberi de cok sevindirici. Gelecek haftalarda Pure Reason Revolution ile birlikte geliyorlar. Kacirmamaya calisacagim.
Arkadas tavsiyesiyle tanistigim bir grup Ozric Tentacles'in 1990 yilinda cikardigi Erpland albümünü cok begendim. Su Psychedelic kavramini pek anlayamadim bir türlü de anlayamayacagim galiba ama bu grubu yeni kesfettim ve cok sevdim. Erpland tamamen enstrümental bir albüm ve yer yer Dub, Chillout etkileri hakim sounda.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 30, 2008, 10:59:36 ÖS
IQ'nun The Seventh House ve Ever albümlerini de edindim nihayet. Prog aleminde kaplumbaga hiziyla yavas yavas ilerlesem de önüme cikan büyük gruplarin leziz albümleri beni bu tarza daha cok bagliyor ve yillar sonra bile bu gruplarin sadik bir dinleyicisi olarak kalacagima inaniyorum. (Bu arada dün 23'üme bastim  :) ) Ever en az Dark Matter kadar güzel bir albüm. IQ herseyiyle ayricalikli bir grup. Yeni albüm haberi de cok sevindirici. Gelecek haftalarda Pure Reason Revolution ile birlikte geliyorlar. Kacirmamaya calisacagim.
Arkadas tavsiyesiyle tanistigim bir grup Ozric Tentacles'in 1990 yilinda cikardigi Erpland albümünü cok begendim. Su Psychedelic kavramini pek anlayamadim bir türlü de anlayamayacagim galiba ama bu grubu yeni kesfettim ve cok sevdim. Erpland tamamen enstrümental bir albüm ve yer yer Dub, Chillout etkileri hakim sounda.

Bize'de geçmiş doğum gününü kutlamak ve nice leziz Progressive Rock albümüyle mest olacağın günler yaşamanı dilemek düşer, sevgili hakan_el :). IQ'nun ıskaladığım albümlerinden biri Ever'dır maalesef. Bu albümü dinledim dinlemesine ama bir Dark Matter yada The Seventh House kadar keyif alamadım açıkcası. Yeniden ve daha dikkatli bir şekilde kulak kabartmak gerek sonuç olarak. Ozric Tentacles grubunu bende severim, kendilerinin yaklaşık iki sene önceki İstanbul konserinde moog, man-erg, genesis ve diğer dostlarla birlikte bulunmuştuk. Performansları beni o kadar rahatsız etmedi ama son dönemlerde bulaştıkları Dub, Chill Out, Elektronika öğeleri benim haricimde kemik progessive tayfasını fazla sarmadı hatta man-erg dostumuz konserin başında ortamı terkedip gitti. Bu arada Moog'un belirttiği gibi Martin orford'un son solo albümü The Old Road gerçekten çok nefis bir albüm dinledikçe daha çok seviyorum. Her şeye rağmen IQ'nun yeni  albümünü bekliyorum çünkü IQ müziğindeki hüzün boyutu Martin Orford'un solo albümünde bulunmuyor. Orford daha optimist bir albüm yapmış, pesimist eksikliği IQ son albümüyle tamamlayacaktır umarım (Ne arabesk adamız be! ;D).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 31, 2008, 08:35:34 ÖS
Steve Rothery... Hüzünlü ve mükemmel gitar sololarının arka planda kalmış gizemli kahramanı. Her solosunda ayrı bir anlam bulabileceğiniz son 30 yılın en büyük gitaristlerinden biridir bence. Marillion'un ilk dönemlerinde klasik diye nitelendirebileceğimiz sololar atıyordu, Marillion soundu içersinde daha ön planda gözüküyordu. O birbirinden mükemmel soloların youtube'da değişik amatör gitaristler tarafından tekrarlanışını ( örneğin Easter parçasının solosu) izleyebilirsiniz. Gitar soloları dipten ve derinden izler bırakmıştır müzik dünyasında. Marillion'un Son dönemlerinde bu tip soloları bıraktı, gitarını daha arka plana çekti, billur taneleri gibi ufak, derin ve anlamlı gitar cümleciklerini soundun içine yedirmeye başladı. Sanki artık gitar yok gibi düşündüğünüz anda o en derinlerden ben buradayım diye seslenmeye başladı. Evet bu büyük ve bilge müzik insanının mükemmel bir solo projesi var. Tıpkı kendisi gibi, estetik harikası eseride diplerde, derinlerde kalmış üstadın. The Wishing Tree isimli projede; gitarda Steve Rothery, bas gitarda, kadim dostu Pete Trewas, vokallerde Hannah Stobart ( Mükemmel bir ses), Enchant grubundan Paul Craddick bateride yer almakta.1996 çıkışlı, Carnival Of Souls ismini taşıyan Estetiğin, melankolinin ve gizemin doruklarındaki bu mükemmel albümü dinleyerek, Steve Rothery ustaya bir selamda siz çakabilirsiniz.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 31, 2008, 08:56:51 ÖS
Gökhan'ın yazdığı gibi Magic Pie ışıl ışıl bir müzik yapıyor, çıkardıkları her iki albümde sıklıkla dinlediğim, özellikle yolda dinlemekten çok keyif aldığım albümler, bu gruba çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bu arada Magic Pie'da kuzeyli, onlar hakkında geçmişte bayağı birşeyler karalamıştım eski database  geri getirilebilirse okuma şansımız olur.

Yine Old Road diyeceğim, gerçekten güzel bir albüm zaman zaman Asia çağrışımları yapsada Orford usta klavyede o kadar hoş pasajlar kullanıyorki dinlenilmesi gerek. Şimdiden merak etmeye başladım yeni IQ albümünde nasıl bir sound kullanılacağını çünkü Orford'un klavyesi IQ'nun alameti farikası olmuş halde idi, yokluğu hissedilecek büyük ihtimalle. IQ müziği, klavyede Orford ve gitarda Mike Holmes'un  virtüöz seviyesindeki müzisyenlikleri ile vokalde Peter Nichols'un teatral yetenekleri üzerine inşa edilmiştir bu inşaatın temelleri de Paul Cook ve John Jowitt'in enfes ritm seksiyonu ile sağlamlaştırılmıştı. Şimdi Paul Cook ve Martin Orford olmadığı için IQ müziğinin temelinde bir sallanma olacağı kesin, korkum ise onlarında Marillion gibi asıl çizgilerinden sapmaları.

Bu arada yakın zamanda Kino ve Frost'un albümleri yayınlandı, neo prog severlerler iş başına.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 04, 2008, 01:12:35 ÖÖ
Latin Amerika'dan iki bomba grup tavsiyem var ilki Şili'den, Subterra. Grupta; Claudio Momberg (keyboards), Pablo Perich (davul), Leonardo Basso (gitar), Maximiliano Sánchez ( vokal), Andrés Saavedra (bas), Gonzalo Sánchez (gitar)  yer almakta. Soundları IQ ( Grup ismini seçerken  'Subterranea'  albümünden esinlenmiş olabilirlermi?) ve Marillion grubundan etkiler taşımakla beraber 'Sombras de Invierno' isimli,2001 çıkışlı ilk ve tek albümlerinde kendilerine özgü bir hava yakalamayı başarmışlar. Diğer grup Brezilyadan Tempus Fugit. Grubun, ' Tales From a Forgetten World ve 'Chessboard' albümlerini dinledim ikiside özgün ve başarılı albümler. Sonuç olarak son zamanlarda 'gözdemiz Polonya oralardan sağlam gruplar geliyor' diyoruz ama Latin Amerika'yı ıskalıyor gibiyiz. Arjantin, Brezilya, Şili hatta Venezuella'dan son dönemlerde çok sağlam gruplar çıkıyor. 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 11, 2008, 09:52:15 ÖS
Dinlediğim son iki albümü sizlerle paylaşmak istiyorum.Birincisi Pendragon-Not Of This World ikinciside Mostly Autumn-Passengers.Yine harika ötesi iki albüm dinledim diyebilirim.Pendragon un dinlediğim ikinci albümü.Bu yüzden ilk dinlediğim The Rest Of Pendragon albümü ile karşılaştırma yapmak istiyorum.Öncelikle internetten bakmasaydım vokalin farklı biri olduğunu düşünecektim.Buna neden aradan geçen on yıl mı yoksa başka birşey mi bilmiyorum.Ama bu sadece tespit ettiğim birşey.Albüme gelince yine yarı eğlenceli yarı hüzünlü bir albüm bekliyordum.Çünkü önceki dinlediğim albümdeki özellikle ilk parça müthiş eğlenceli ve pozitif enerjiliydi.Canım sıkkın olduğunda ilk dinlediğim parçalardan birisi haline geldi.Bu albümü ilk dinlediğim andan itibaren Hasan Abinin "koltuktan yuvarlanmak" tabiri aklıma geldi.Bu albüm tamda bu moda sokuyor insanı.Baştan sona hüzün ve gerisi mükemmel enstrüman hakimiyeti.Passengers albümününde yine hüzünlü diyebiliriz.Ama bu albümde öyle bir bayan vokal var ki...Buna ister billur gibi deyin ister berrak.Müthiş derecede başarılı buldum.Ara ara yaylılar, tuşlular ve nefeslilerle de birleşince tadından yenmeyecek bir albüm haline geliyor.Sadece bu albümü dinlemekle bile bu grup çok büyüdü gözümde diyebilirim.Eğer bulabilirsem diğer albümlerinide dinlemek isterim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 12, 2008, 01:15:13 ÖÖ
İki albümde gerçekten averaj üstüdür, Koray. Son albümleri Pure gelene kadar bana göre Pendragon'un en iyi albümü Not This World idi, aslında halende öyle ama birincilik koltuğunu yarı hakkını Pure albümüne devretmek zorunda kaldı, bence bu yılın bomba albümlerinden biri bu albüm eğer dinlemediysen elini çabuk tut derim. Mostly Autum'un o çok beğendiğin ( bende hastasıyım ) vokalist hatunun ismi Heather Findlay'dir ve resimde görüldüğü gibi kendisi bir içim sudur (off offf) ;D.

(http://www.mostly-autumn.com/old/bandprom3a.jpg)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Kasım 12, 2008, 10:38:52 ÖS
Bize'de geçmiş doğum gününü kutlamak ve nice leziz Progressive Rock albümüyle mest olacağın günler yaşamanı dilemek düşer, sevgili hakan_el :). IQ'nun ıskaladığım albümlerinden biri Ever'dır maalesef. Bu albümü dinledim dinlemesine ama bir Dark Matter yada The Seventh House kadar keyif alamadım açıkcası. Yeniden ve daha dikkatli bir şekilde kulak kabartmak gerek sonuç olarak. Ozric Tentacles grubunu bende severim, kendilerinin yaklaşık iki sene önceki İstanbul konserinde moog, man-erg, genesis ve diğer dostlarla birlikte bulunmuştuk. Performansları beni o kadar rahatsız etmedi ama son dönemlerde bulaştıkları Dub, Chill Out, Elektronika öğeleri benim haricimde kemik progessive tayfasını fazla sarmadı hatta man-erg dostumuz konserin başında ortamı terkedip gitti. Bu arada Hasan'ın belirttiği gibi Martin orford'un son solo albümü The Old Road gerçekten çok nefis bir albüm dinledikçe daha çok seviyorum. Her şeye rağmen IQ'nun yeni  albümünü bekliyorum çünkü IQ müziğindeki hüzün boyutu Martin Orford'un solo albümünde bulunmuyor. Orford daha optimist bir albüm yapmış, pesimist eksikliği IQ son albümüyle tamamlayacaktır umarım (Ne arabesk adamız be! ;D).


Sagol bay.c, hep beraber daha nice güzel albümlerle mest olalim. :) Evet, Ever'a daha ilk dinleyiste vuruldum. Görür görmez ask derler ya, öyle iste. Gerci The Darkest Hour gibi mükemmel bir parcayi önceden biliyordum ama yine beklentilerimin cok üstünde, hatta bir önceki mesajimda da yazdigim gibi Dark Matter gibi bir albümle karsilastim. Gariptir ki Seventh House albümünden de ben pek haz alamadim ama simdiye kadar yüzeysel bir bicimde iki-üc defa dinleyebildim.
Pendragon'un Pure albümü okudugum her yerde oldugu gibi senden de övgüler almis bay.c. Bu albümü de en kisa zamanda edinmek düsüyor o halde. Ben hala Ozriclerle kafayi bozmus durumdayim. :) Anlasilan elemanlar kafalari iyiyken müzik yapmislar. :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 12, 2008, 11:44:15 ÖS
Ben hala Ozriclerle kafayi bozmus durumdayim. :) Anlasilan elemanlar kafalari iyiyken müzik yapmislar. :D
Haklısın, albüm kapaklarından, şarkı isimlerine, oradan müziklerine kadar kesinlikle normal kafadan çıkacak işler değil Ozric'in yaptığı işler. Her şeyin ötesinde Progressive camiasında olup standart-normal diye nitelendirilebilecek müzik yapan müzisyen ve dinleyen  varmı acaba? :D

Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 13, 2008, 03:23:21 ÖS
Karmakanic bildiğiniz gibi The Flower Kings ailesinin Tangent ile beraber en fazla dikkati çeken üyesi. Bas gitarist Jonas Reingold yanına Göran Edman (vokal), Krister Jonsson (Gitar), Zoltan Csorsz (Davul) ve Lalle Larsson'ı  (Klavye) alarak Who's The Boss In The Factory? isimli albümü yapmışlar. Bu albüm grubun üçüncü albümü ve diğerleri gibi epik şarkıların bol olduğu, doğal olarak The Flower Kings etkili şarkılardan oluşan çok güzel bir albüm. Albümün tamamında nefis vokaller, iyi müzisyenlik, hoş düzenlemeler dikkat çekici. Bana göre TFK'nın son yıllarda yapmış olduğu albümlerden daha iyi ve daha fazla TFK özellikleri taşıyan bir albüm olmuş. Tavsiye ederim...

Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 14, 2008, 12:33:34 ÖÖ
Karmakanic bildiğiniz gibi The Flower Kings ailesinin Tangent ile beraber en fazla dikkati çeken üyesi. Bas gitarist Jonas Reingold yanına Göran Edman (vokal), Krister Jonsson (Gitar), Zoltan Csorsz (Davul) ve Lalle Larsson'ı  (Klavye) alarak Who's The Boss In The Factory? isimli albümü yapmışlar. Bu albüm grubun üçüncü albümü ve diğerleri gibi epik şarkıların bol olduğu, doğal olarak The Flower Kings etkili şarkılardan oluşan çok güzel bir albüm. Albümün tamamında nefis vokaller, iyi müzisyenlik, hoş düzenlemeler dikkat çekici. Bana göre TFK'nın son yıllarda yapmış olduğu albümlerden daha iyi ve daha fazla TFK özellikleri taşıyan bir albüm olmuş. Tavsiye ederim...


Her ne kadar TFK ve ona yakın soundlu gruplara ısınamasamda, bu albümü bende sevdim. Gayet başarılı bir albüm olmuş Karmakanic'in son albümü. İlginçtir bir önceki albümlerine sonuna kadar tahammül edememiştim bu arada.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 14, 2008, 01:00:47 ÖÖ
Pendragon'un Pure albümünü ilk dinlediğimde bayağı sevinmiştim. Albüm hakkında bugüne kadar genel olarak hep olumlu görüşler okudum ama ben o yazılanları  pek fazla bulamadım dinleme sayım arttıkça,. Sanırım ilk birkaç dinlemem "vaaay Pendragon, büyüksünüz" modunda oldu ve kendi ölçülerime göre fazla değer vermeye çalıştım bu albüme. Birde başka açıdan baktığımda Martin Orford'un "Old Road" albümü Pendragon'u bastırdı benim gözümde iki albüm arasında Old Road  çok daha fazla ön plana çıkıyor, tercihim Martin Orford oluyor. Biraz karışık galiba düşüncelerim...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 19, 2008, 04:31:22 ÖS
Latin Amerika topluluklarını yakın takibe devam. Mercek altında, Aníbal Kerpel( tuşlu çalgılar), Gonzalo Farrugia ( davul), Gustavo Montesano (bas, vokal) ,Pino Marrone (Gitar,vokal)'dan kurulu Arjantinli topluluk Crucis var. Erken dönem Camel havaları gözlemlediğim nefis soundu, bir parça caz öğelerine bulanmış senfonik progressive ve early Camel seven kulakların pasını silip atacaktır diye düşünüyorum. Grubun diskografisi kısaca şu şekilde özetlenebilir.

1.Crucis (1976)
2.Los Delirios Del Mariscal (1977)
3.Cronologia (2000)....Sonuç olarak adamlar az ama öz iş çıkarmışlar. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 19, 2008, 04:33:51 ÖS
Son zamanlarda bende Quidam, Gazpacho, Beardfish gibi grupları daha çok dinlemeye başladım. Artı birde Little Tragedies isminde bir rus grup var ki gerçekten çok şaşırttı beni. Dinleyenler varsa düşünceleri merak ediyorum.:)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 19, 2008, 04:42:58 ÖS
Son zamanlarda bende Quidam, Gazpacho, Beardfish gibi grupları daha çok dinlemeye başladım. Artı birde Little Tragedies isminde bir rus grup var ki gerçekten çok şaşırttı beni. Dinleyenler varsa düşünceleri merak ediyorum.:)
Quidam üstünkörü dinlediğim topluluklardan özellikle moog çok metheder ama o topraklardan çıkan bir Riverside, Settallite, Collage kadar aklımda kalacak derecede etkilemedi beni. Gazpacho dendiğinde orada duralım. Son zamanlarda en fazla tuttuğum topluluklardan biri kendileri. Alternative ve progressive soundu başarıyla kaynaştırıyorlar, hele birde o içimizi yakıp kavuran melankolik hüzün fırtınaları yokmu, ahhh ahh neyse. Beardfish sağlam bir tekniği olan bana 70'lerdeki blues kökenli progressive rock gruplarını anımsatan başarılı bir topluluk. Little Tragedies grubunuda dinledim büyük ihtimalle ama son zamanlarda o kadar çok şey dinledimki kafam çorba oldu müziklerinin nasıl bir şeye benzediğini unuttum itiraf etmek gerekirse. ;D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 19, 2008, 06:22:25 ÖS
Gökhan, Latin gruplarına devam diyorsun yani, yazdıkların arasında Crucis ve Cronologia gruplarını biliyorum. Latin Amerikalılar hertürlü keyfi dibine kadar yaşayan insanlar ee tabiki müziğide iyi yaşayıp iyi yaşatacaklar.

Echant,
Polonyalılar artık ayrı bir konumda, onlarda Kuzeyliler gibi bir ekol olma yolunda ilerliyorlar. Son zamanlarda en fazla dinlediğim Polonyalı  Believe bu yılın başında yayınladıkları Yesterday is a Friend albümleri başucu albümlerinde biri oldu diyebilirim. Quidam ile Believe müziği içerdikleri melankoli itibarı ile birbirlerine çok benziyor. Her iki grubunda köklerinde bulunan karanalık neo prog öğeler ayrı bir tat katar müziklerine. Severim ve dinlerim kendilerini.

Beardfish  sağlam bir İsveç'li, özellikle son iki albümleri Sleeping In Traffic Part I ve Part II çok çok iyi, aslında PartII daha da iyi Part I'e oranla. Sağlam ritimler, vintage keyboard daha ne isterimki ben. Önümüzdeki dönemde bu grup The Tangent ile bazı işbirliklerine giriyor merakla bekliyorum ne üreteceklerini.

Gazpacho, nedense pek ısınamadığım  bir grup  ismini duyunca karnım acıkıyor ya.    :D

Little Tragedies'e ayrı bir paragraf açmak gerek özellikle 2006 tarihli Sixth Sense ne biçim bir albümdür öyle. Bilirsiniz ben klavye hastasıyım bu grubun klavyeciside Gennady Ilyin çok sıkı bir Keith Emerson takipçisidir bu olay benim için kafadan bir artı değer ama olay sadece bununla kalmıyor gerçekten çok iyi müzik yapıyorlar. Ben albümü ilk kez dinlediğimde yazılmış olan kompozisyonlara inanamadım gerek klavyeci Gennady Ilyin ve gereksede gitarist Alexander Malakhovsky çok sağlam müzisyenler. Senfonik öğeler ve heavy metal rifleri son derece güzel birleştiriliyor albümde, ayrıca zaman zaman nefesliler de bu albüme ayrı bir değer katıyor. İlk anlarda  Rusca vokal biraz batıyor ama o da bir süre sonra o da geçiyor.

Sen ne dinliyorsun diye soracak olursanız  bu ara ağırlıklı olarak Martin Orford ve Karmakanic dinliyorum. İkiside güzel albümler.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 19, 2008, 11:25:10 ÖS
Ha birde Edensong isminde yeni bir grup var bu aralar The Fruit Fallen isminde bir albümleri yayınlandı onu dinliyorum. Garip bir albüm, temiz bir iş, dinlemeye, anlamaya çalışıyorum bu albümü sanırım adından fazlasıyla bahsettirecek...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 20, 2008, 01:11:14 ÖÖ
Ha birde Edensong isminde yeni bir grup var bu aralar The Fruit Fallen isminde bir albümleri yayınlandı onu dinliyorum. Garip bir albüm, temiz bir iş, dinlemeye, anlamaya çalışıyorum bu albümü sanırım adından fazlasıyla bahsettirecek...
Şu aralar progarchivesde tanıtımı yapılan albümden bahsediyorsun sanırım. Biraz kulak kabarttım ilginç bir albüm gerçekten.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 20, 2008, 03:09:05 ÖS
Ha birde Edensong isminde yeni bir grup var bu aralar The Fruit Fallen isminde bir albümleri yayınlandı onu dinliyorum. Garip bir albüm, temiz bir iş, dinlemeye, anlamaya çalışıyorum bu albümü sanırım adından fazlasıyla bahsettirecek...
Şu aralar progarchivesde tanıtımı yapılan albümden bahsediyorsun sanırım. Biraz kulak kabarttım ilginç bir albüm gerçekten.

teşekkürler yorumlar için.
senden de hiçbir şey kaçmıyor ha! :) aklıma gelmişken flamborough head'de ilginç bir topluluk. daha ne gruplar çıkacak bakalım.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Kasım 20, 2008, 04:14:33 ÖS
Pendragon'un son albümünü dinliyorum son bir haftadir. Kesinlikle cok iyi bir albüm diyebilirim. Özellikle Indigo, Eraserhead ve Comatose III parcalari son günlerde sürekli Pure'u dinlememe sebep oluyorlar.
Quidam gecen yildan beri takip ettigim bir grup. Son albüm Alone Together ile The Time Beneath The Sky albümünü dinleyebildim simdiye kadar. Müzikal altyapisi saglam olan bir topluluk. Soundlari yer yer Worldmusic, Ethno ve Folk türlerine göz kirpiyor. Gitarlar, flütler, tuslu calgilar bana her zaman Camel hatirlatiyor. The Time Beneath The Sky albümündeki bayan vokaller harika. Son albümden önce grup vokal degisikligine gitmis ve bence müzigin agirligini kaldiracak gücte olmayan, vasat bir vokalistle yola devam etmeyi tercih etmis.
Martin Orford'u övmekle bitirememissin Moog. :) Benim de cok ilgimi cekti bu albümle ilgili yorumlari okuyunca. Bir yere yazdim, mutlaka dinleyecegim.
Forum henüz cökmeden önce Latin Amerikali prog gruplarini irdelemistik burada. Simdi hafizamizin bir kösesinde unuttugumuz bu gruplari tekrar hatirlar gibiyiz. :)
Mariusz Duda solo albümü Lunatic Soul'u cikardi kisa bir süre önce. Dinleyeniniz oldu mu? Bir de 2009'da Pure Reason Revolution, Gazpacho ve Riverside yeni albümlerle geri dönüyorlar. Hafta sonu IQ ve Pure Reason Revolution'in sahne alacagi festivalde olacagim.  :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 20, 2008, 08:54:50 ÖS

Martin Orford'u övmekle bitirememissin Moog. :) Benim de cok ilgimi cekti bu albümle ilgili yorumlari okuyunca. Bir yere yazdim, mutlaka dinleyecegim.

Mariusz Duda solo albümü Lunatic Soul'u cikardi kisa bir süre önce. Dinleyeniniz oldu mu? Bir de 2009'da Pure Reason Revolution, Gazpacho ve Riverside yeni albümlerle geri dönüyorlar. Hafta sonu IQ ve Pure Reason Revolution'in sahne alacagi festivalde olacagim.  :D
Tekrarlamakta fayda var Martin Orford'un solo albümü 2008'in kategorisindeki en ışıltılı albümlerinden biri bence. Özellikle albümle aynı adı taşıyan Old Road, büyük bir ustalık işi.  ( Bu arada yılın sonuna doğru genel bir 2008 albüm değerlendirmesi ve yılın en iyisi listelerini yaparız değilmi? ;)) Yeni albüm haberleri için teşekkürler, bu tip yeni haberleri site ana sayfasında haberler bölümündede yazarsan memnuniyetim katlanacak hakan_el :) ( Aynı beklentim forumun diğer üyeleri içinde geçerli yeni haberlerinizi sitenin haberler bölümünde görmekten büyük memnuniyet duyarım). Son olarak katılmış olduğun ve olacağın konser ve festivaller yoluyla bize nisbet yapmaya devam ediyorsun alacağın olsun ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 21, 2008, 12:08:09 ÖÖ
Enchant, Flamborough Head grubunu ilk kez 2000 yılı albümleri olan Defining The Legacy ile tanıdım. Kendileri Hollandanın neo-prog konusundaki medarı iftiharlarından biridir. 2008 ise Live in Budapest isimli bir konser albümleri çıkardılar gruba giriş için iyidir. Grubun has adamı Edo Spanninga ise ayrıca her türlü övgüyü hakeder. Şimdi bu abinin birde Trion projesi vardır. Trion bir üçlü, Flamborough Head'in gitaristi  Eddie Mulder, yine bir Hollandalı olan Odyssice grubun davulcusu Menno Boomsma ve Edo'nun bir yan projesi. 2003'de Tortoise ve 2007 yılında Pilgrim isimli iki albüm çıkardılar. TRION ne anlama geliyor önce ona bakalım, trio ve (Mello)tron'un birleşimiden oluşturmuşlar isimlerini acaip Mellotron örneklemeleri kullanmışlar tabiki bu durumda her iki albümde yemede yanında yat kontenjanındalar. Bulun dinleyin pişman olmazsınız.     

Şimdi Hollandalılar ve neo-prog denince KNIGHT AREA isimli grubu atlamamak gerek. Bunların 2007 yılında çıkarttıkları Under a New Sign isimli albümleri harikadır. Nefis klavyeler yanında basçıları yoğun olarak Moog Taurus kullanıyor offf o aletin bas tonlarının hastasıyım, müzik setinin volumüne yüklenince karnım gurulduyor  inanın apartmandakiler ise hakkımda ne düşünüyorlardır bilemem. Kesinlikle dinlenilmesi gereken bir albümdür, dinleyince bana hak vereceksiniz.

Ben bu grupların hepsi hakkında eskiden bayağı birşeyler karalamıştım ya, bu aralar kafam iyice sünger gibi oldu toparlayamıyorum doğru dürüst.

Hakan el, Martin Orford'un albümünü kaçırma ve zamanda kaybetme bir an önce dinlemeni tavsiye ederim. Pendragon Pure hakkındaki ilk dinleyiş görüşlerim değişti. Kendi ölçülerime göre biraz abartmışım bu albümü ne yapalım kimi albümler dinledikçe güzelleşiyor kimileride dinledikçe gözden düşüyor.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 21, 2008, 02:57:47 ÖÖ
Siz bahsedince şu Quidam olayı üzerine bir kez daha eğilme gereği hissettim ve benimde fikirlerim olumlu yönde değişti. Hasan'ın tabiriyle Quidam dinledikçe güzelleşen gruplar kategorisine geçiş yaptı. Şu Polonyalılarda harbiden iş var sonuç olarak, ah birde Duda'nın solo albümü bu denli bayık olmasaydı... Dur bakalım bu albümde dinledikçe güzelleşecekmi?
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 22, 2008, 09:17:07 ÖÖ
Şimdi bu aralar yoğun bir şekilde Karmakanic dinliyorum ya aklıma eskiden yazdığım birşeyler geldi ve adamlar yazdıklarımı kanıtladılar bana göre. Birkaç kez yazmıştım Jonathan Reingold'un Jaime Salazar ve Zoltan Csorsz ile oluşturduğu ritm section'lar çok başarılı diye. Karmakanic'in son albümünde  "Let In Hollywood" isimli bir şarkı var davulları Zoltan Csorsz çalıyor lütfen o şarkının ritmlerini önce dinleyin, sonra elinizle ritm tutmaya gayret edin. Ben denedim! bir bas gitarist eskisi olarak, en azından temel ritm tutma kurallarını geçmişte azda olsa öğrenmeye çalışmış olan bir kişi olarak adamlar beni maymuna çevirdiler. Dinleyin ne anlatmak istediğimi daha net göreceksiniz... 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 24, 2008, 12:08:42 ÖÖ
( Bu arada yılın sonuna doğru genel bir 2008 albüm değerlendirmesi ve yılın en iyisi listelerini yaparız değilmi? ;))
Evet ben listeye yavaş yavaş başlıyorum ama sadece liste sıralama değil.

Believe "Yesterday is a Friend
Tangent "Not as the Book as Good"
Moon Safari "[Blomljud]"
Brighteye Brison "Believers & Deceivers"
Beardfish "Sleeping in Trafic Part II"
Simon Says "Tartigrate"
Abel Ganz "Shooting Albatros"
Martin Orford "Old Road"
Karmakanic "Who is the Boss in the Factory"
Keith Emerson "Keith Emerson Band featuring Marc Bonilla"
VDGG "Trisector"
John Mc Laughlin "Floating Point"
Pendragon "Pure"
Marillion "Happines is the Road"
Everon "North"
Gourishankar "Close Grip"
Matthew Parmenter "Horror Express"
Magenta "Metamorphosis"
Talisma "Chromium"
Caamora "She"
Combination Head "Progress?"
Versus X "Primordial Ocean"
Edensong "Fruit Fallen"
Il Bacio Della Medusa "Discesa Agl'Inferi D'Un Giovane Amante"
Mostly Autumn "Glass Shadows"
Thieves' Kitchen "The Water Road"
Coral Caves "Mitopoiesi"

Offf Gökhan ne iş açtın ya... Bayağı bir albüm varmış...



Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 24, 2008, 01:00:28 ÖÖ
Şimdi Hollandalılar ve neo-prog denince KNIGHT AREA isimli grubu atlamamak gerek. Bunların 2007 yılında çıkarttıkları Under a New Sign isimli albümleri harikadır. Nefis klavyeler yanında basçıları yoğun olarak Moog Taurus kullanıyor offf o aletin bas tonlarının hastasıyım, müzik setinin volumüne yüklenince karnım gurulduyor  inanın apartmandakiler ise hakkımda ne düşünüyorlardır bilemem. Kesinlikle dinlenilmesi gereken bir albümdür, dinleyince bana hak vereceksiniz.

evet dediğin gibi atlamamak gerekiyor. açıkçası sevdiğim bir arkadaşım tarafından tavsiye edildi bana bu grup ve açıkçası hiç bu kadar sağlam bir albüm beklemiyordum. ilk şarkıdan itibaren kendini dinlettiren bir portre çiziyorlar. neo-prog'da son zamanlarda büyük bir gelişme mevcut, bunu hepimiz gözlemleyebiliyoruz ve tahminim odur ki bu uzun bir süre devam edecek. quidam, flamborough head, satellite (yeni albüm geliyooooor!!), little tragedies benim son zamanlarda discman'imden çıkmayan isimler oldu. knight area'nın devam albümünü de merakla bekliyorum. a different man, mastermind, dreamweaver üst düzey çalışmalar albümde. birde aklıma gelmişken yazayım quidam'ın son alone together albümündeki they are there to remind us şarkısına bittim. böylesine bir temiz bir sound çok az duydum. şarkı da beni çok etkiledi, özellikle şarkının güçlü olması ve bunun içerisine duyguyu ilmek ilmek işlemelerini çok takdir ettim. karmakanic'in son albümüne çok eğilemedim ama daha sonra birşeyler karalarım bu albüm hakkında. neo-prog demişken sizin en beğendiğiniz son dönem neo-prog albümünü çok merak ediyorum. bana göre arena'nın the visitor albümü açık ara önde gidiyor. :) flamborough head düşüncelerin için teşekkürler moog. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 24, 2008, 02:05:52 ÖÖ
Evet ben listeye yavaş yavaş başlıyorum ama sadece liste sıralama değil.

Believe "Yesterday is a Friend
Tangent "Not as the Book as Good"
Moon Safari "[Blomljud]"
Brighteye Brison "Believers & Deceivers"
Beardfish "Sleeping in Trafic Part II"
Simon Says "Tartigrate"
Abel Ganz "Shooting Albatros"
Martin Orford "Old Road"
Karmakanic "Who is the Boss in the Factory"
Keith Emerson "Keith Emerson Band featuring Marc Bonilla"
VDGG "Trisector"
John Mc Laughlin "Floating Point"
Pendragon "Pure"
Marillion "Happines is the Road"
Everon "North"
Gourishankar "Close Grip"
Matthew Parmenter "Horror Express"
Magenta "Metamorphosis"
Talisma "Chromium"
Caamora "She"
Combination Head "Progress?"
Versus X "Primordial Ocean"
Edensong "Fruit Fallen"
Il Bacio Della Medusa "Discesa Agl'Inferi D'Un Giovane Amante"
Mostly Autumn "Glass Shadows"
Thieves' Kitchen "The Water Road"
Coral Caves "Mitopoiesi"

Offf Gökhan ne iş açtın ya... Bayağı bir albüm varmış...




Karmakanic "Who is the Boss in the Factory"

Martin Orford -Old Road
Pendragon -Pure"
Everon -North

Magenta -Metamorphosis

Tangent -Not as the Book as Good

Bu listeden yılın en iyileri adına kişisel olarak onayladığım isimler.




Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 24, 2008, 02:44:00 ÖÖ
neo-prog demişken sizin en beğendiğiniz son dönem neo-prog albümünü çok merak ediyorum. bana göre arena'nın the visitor albümü açık ara önde gidiyor.
Bu konuda bir kaç isim söylemem lazım kendi adıma, hatta ufak çaplı bir liste dökümü yapmam gerek.
1-Arena-Pepre's Ghost
2-Collage-Moonshine
3-Sylvan- Posthomous Silence
4-Sattellite-İn to the night
5-Skeem-Skeem
6-Knight Area-Under A New Sign
7-Jadis-More Than Meets Eye
8-Citizen Cain-Serpent İn A Camouflage
9-Aragon-Rocking Horse
10-İluvatar-Children
11-Clepsydra-Fears...aslında daha çok isim var ama ilk aklıma gelenler bunlar.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 24, 2008, 11:09:09 ÖÖ
neo-prog demişken sizin en beğendiğiniz son dönem neo-prog albümünü çok merak ediyorum. bana göre arena'nın the visitor albümü açık ara önde gidiyor. :)

Sıralama yapamam ama öne çıkanlardan bazılarını aşağıya yazıyorum.

IQ "Subterranea"
Clepsydra "Alone"
Marillion "Misplaced Childhood"
Pallas "The Dream of Men"
Arena "The Visitors"
Magenta "Seven"
IQ "The Seventh House"
Galleon "From Land to Ocean"
Marillion "Script..."
Knight Area "Under a New Sign" .... Bu liste daha uzar ama şimdi dışarı çıkmak durumundayım aklıma ilk gelenler bunlar ...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 24, 2008, 09:01:09 ÖS
Bu yıl içinde yayınlanmış olan oldukça ilginç bir albüm var Birds and Buildings grubunun Bantam to Behemoth isimli albümü, anca sıra geldi dinlemeye. Grup daha önce Deluge Grander ve Cerebus Efect gruplarının da klavyeciliiğini ve has adamlığını yapmış olan Dan Britton'un liderliğinde kurulmuş. Cerebus Efect'i duymuş ama dinleme fırsatım olmamıştı ancak Deluge Grander'in adı "August in Urals" albümünde yaptığı çok sağlam senfonik ve Canterbury karışımı işler ile beynimizin bir köşesine yerleşmişti.

Birds and Building'in  Bantam to Behemoth albümüne gelirsek açılış parçasından itibaren şaşkınlığa düşeceğinizden eminim. Albüm zeuhl, senfonik ve Canterbury karışımı birşey. Özellikle ilk başlarda acaip zeuhl ritmleri göze çarpıyor sonra senfonik daha ağır basmaya başlıyor. Albümün geneline bakarsak Gentle Giant gibi karmaşık fakat Magma ve King Crimson gibi müzikal yoğunluk, cayır cayır, tükürüklü  VDGG tarzı saksafon, mellotron patlamaları, hiperaktif bir davul partisi, biraz disko vuruşları ve yoğun bir akustik melankoli. Bu albüm sanırım çok zamanımı alacak ve zaman harcadığımıda değecek diye düşünüyorum. Tavsiye ediyorum...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 24, 2008, 09:21:43 ÖS
Bu arada Neo-Progressive listemi Enchant'ın sorusunu o yönde algıladığım için daha çok 90 ve 2000'lerin nispeten yeni soluklu grupları üzerine yoğunlaştırdım dahada genelleştirip bu tarzın babalarını listeye katacak olursak, Marilliondan en az beş, IQ'dan en az üç, Pendragondan en az iki albüm daha girer listeye.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 25, 2008, 02:27:16 ÖÖ
dahada genelleştirip bu tarzın babalarını listeye katacak olursak, Marilliondan en az beş, IQ'dan en az üç, Pendragondan en az iki albüm daha girer listeye.

bilirim.:)
hem moog'un hem de senin listende clepsydra'yı görmek sevindirici. ama dağılması kötü oldu bu grubun. onlarda bu son furyaya katılsalardı eminim ki tozunu atarlardı...iluvatar "children"da sevindirici diğer bir isim/albüm. bu gruplar keşke devam edebilseydi. aynı şekilde collage'da böyle... ama neyse ki satellite'da onların diğer bir yüzünü dinleyebiliyoruz. bende 2008 için lite yapıcam da daha düzenlemem lazım, sonra aktarırım buraya... birds and buildings'i de dinlenecekler listesine atıveriyorum. :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 27, 2008, 08:55:53 ÖS
Geçtiğimiz günlerde Hollanda ve Neo-Prog dedik. Hollanda'nın önemli ve uzun soluklu gruplarından biri de 1981 yıldan beri prog sahnesinde olan Egdon Heath'tır. Egdon Heath, 1999 yılında verdikleri bir veda konseri ile dağıldı, bu konserin kaydı da 2000 yılında "Live at Last" adı ile yayınlanmıştı.

Şimdi bu grubun küllerinden doğan bir grup ve onların güzel bir albümleri var. Seven Day Hunt "File This Dream". Ağırlıklı olarak IQ, Arena çağrışımlı hoş bir neo-prog albümü. Güzel klavye pasajları ve zaman zaman sertleşen gitar rifleri dikkat çekici. Özellikle albümün kapanışında bulunan 12 dakikalık "In Delusion" isimli parça adamı mıhlıyor yerine, hatta bu parça zaman zaman senfonik prog ögelere de göz kırpıyor...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 28, 2008, 12:58:19 ÖÖ
Tavsiyeler için teşekkürler moog, tüm tavsiyelerini takip ediyorum ve hepside birbirinden güzel çıkıyor. Son tavsiyenide aldım listeye ;). Forumlarda son dönemlerde yazan kitlenin bende dahil olmak üzere hemen hemen tamamı Neo Prog. hayranı. 1980'lerden bu yana süre gelen bu tarz ile çok şey yazdık yazmaya devam edeceğiz, hatta Neo Prog listeleri yapmaya kadar getirdik işi. Bu vesileyle ben işin kökenlerine inmek istedim ve bu tarzın en büyük esin kaynağı Genesis'e bir kez daha saygıda kusur etmeyip selam etmek istedim. İlk olarak 80'lerin sonu gibi Marillion dinlemiştim ve Marillion'u dinlemeye başladığım dönem Fish'in ayrılıp Hoghart'ın mikrofona geçtiği dönem olmuştu. Marillion'un o eşsiz ve büyüleyici soundu hemen sarıp sarmalamıştı beni, böyle eşsiz bir sound hangi zeka ve yeteneğin ürünü olabilirdi? Grup ile ilgili yaptığım incelemelerde grubun en büyük esin kaynağının Genesis olduğunu hatta Script For A Jester's Tears, albümlerine ekleştirmenler tarafından çakma Genesis muamelesi yapıldığını öğrendiğim anda geç kalmış olmak ile birlikte 70'lerin babalarından Genesis'in peşine düştüm. İlk dinlediğim albümleri Nursey Cryme ve bu albümdeki müthiş şarkı The Musical Box'u duyduğum anda şok oldum sanki Marillion albümü dinliyordum ve sanki şarkıyı Peter Gabriel değil Fish söylüyordu. Foxtrot albümündeki 20 dk'yı aşan Suppers Ready'nin son kısımları resmen Marillion şahaseri Grendel'da kullanılmıştı. Marillion zamanla kendi sesini bulmuştur ama ilk dönemlerinde üzerindeki Genesis etkisi gerçektende korkunç bir seviyededir. Bu etki özellikle Neo Progressive'in diğer babaları IQ'nun debut albümü ( özellikle Awake And Nervous şarkıları) ve Pendragon'un, Pallas'ın albümleri üzerinde görülmektedir. Ardından gelen gruplarda Genesis izleri devam etmektedir, The Watch, Twin Age, Citizen Caine gibi gruplar Genesis müziğini 90 ve 2000'lerde yeniden üretme misyonunu üstlenmiş gibidir. Bununla yetinmeyip Genesis hayranlığını grup isimlerini Genesis  şarkı ve albümlerinin ismini koyarak gösteren Tresspas, Foxtrot, For Absent Friends gibi gruplar vardır. sadece 80,90 ve 2000'lerde değil, 70'lerde ise isim yapmış yapmamış dönemdaşı bir çok grupta Genesis etkisi vardır, örneğin Camel'da. Sözün kısası bu gün bu tarz hakkında bir iki kelam etmemize yol açan müthiş gruplar varsa bunda Genesis'in etkisi büyüktür. Pink Floyd'u Piramidin en tepesine yerleştirip kategori dışı tutarsak Progressive Rock'ın bir numaralı ismidir belkide...En azından benim için öyle.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 28, 2008, 03:13:29 ÖÖ
sohbet arasına küçük bir bilgi geçeyim. the tangent'da da çalan theo travis robert fripp ile "thread"-live- adında bir albüm çıkardı. tamamen "ambient". flütler, saksofonlar ve fripp'in gitarları...  ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 28, 2008, 12:07:51 ÖS
Müzik 2008 senesinde önemli isimler kaybetti... Esbjörn Svensson, Rick Wright, Brian Davison, Magdelana Berg gibi şimdide kuzey müziğinin ilham kaynaklarından biri basçı Pekka Pohjola (56) gitti iyi adamlar çok uzun yaşamıyor galiba...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 29, 2008, 12:43:34 ÖÖ
şimdide kuzey müziğinin ilham kaynaklarından biri basçı Pekka Pohjola (56) gitti iyi adamlar çok uzun yaşamıyor galiba...

kendisini bana moog tanıtmıştı, sonra da bir yerden bir kaydını bulmuş, dinlemiş ve çok beğenmiştim. nur içinde yatsın. bu sene kayıplar açısından çok üzücü oldu. benim için esbjörn svensson ve mike baker başta olmak üzere hespsinin ruhu şad olsun.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 30, 2008, 01:49:57 ÖÖ
Moog'un tavsiyelerinden Deluge Grander'ın, Augst İn Urals albümü mükemmel bir albüm. Dinlemeyen varsa not alsın bir kenara ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 30, 2008, 11:36:08 ÖÖ
Moog'un tavsiyelerinden Deluge Grander'ın, Augst İn Urals albümü mükemmel bir albüm. Dinlemeyen varsa not alsın bir kenara ;).
Evet Gökhan kesinlikle her prog severin arşivinde bulunması gereken albümlerden biridir.  Çok temelde klasik rock grubu formatına nefeslileri katıp olayı klavyelerle zenginleştiren ve klasik armonilerle müzikal derinlik yaratn grupları çok seviyorum örn. The Enid gibi, Eela Craig, Kotabel gibi.. Tabiki bu arada bu tip grupların babası olan Moddy Blues ve Procol Harum'a selam çakmadan  geçmeyelim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 30, 2008, 12:35:47 ÖS
Barclay James Harvest'ı da bahsettiğin tarz gruplar içine katabiliriz moog. Özellikle yetmişlerin başındaki albümleri oldukça zengin bir orkestrasyon içerir.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 30, 2008, 12:50:18 ÖS
Barclay James Harvest'ı da bahsettiğin tarz gruplar içine katabiliriz moog. Özellikle yetmişlerin başındaki albümleri oldukça zengin bir orkestrasyon içerir.
Bak bu doğru BJH'yi es geçmemek lazım bu konuda, aslında BJH'de yeterince tanınmayarak hakkı yenmiş grupların başında gelir...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 01, 2008, 12:35:05 ÖÖ
[Bak bu doğru BJH'yi es geçmemek lazım bu konuda, aslında BJH'de yeterince tanınmayarak hakkı yenmiş grupların başında gelir...
  Octoberon, Gone To Earth, Once Again, Everyone İs Everyone Else, Time Honoured Ghosts gibi senfonik rock klasiği albümlere imza atan Barclay James Harvest'ın rock tarihinde hakettiği yere gelememesini bir ben anlayamamışımdır, birde sevdiğimiz radyo programcısı Jak Kohen herhalde :). Her şey bir kenara Child Of The Universe, Mocking Birds, She Said, Poor's Man's Moody Blues gibi ancak müzikal dehanın elinden çıkabilecek  bestelere sahip bir grubu müzik dünyası nasıl ıskalar? Akıl alabilecek gibi değil.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 01, 2008, 04:37:14 ÖS
Çok uzun zamandır yazamıyorum ama yakın zamanda uzunca bir albüm listesiyle geri döneceğim :D Ama dün gece ilgimi çeken bir grup oldu adı "Sahara".O yakın zaman geldiğinde bu gruptanda bahsedeceğim.Onun dışında son iki gündür dinlediğim albümler; IQ-Subterranea, Pendragon-Believe, Satellite-Into The Night, VDGG-Godbluff.Bu albümleride biraz daha sindireyim görüşlerimi yazarım.Aklımda kalan diğer gruplardan ise Fairport Convention, Mona Lisa, Blind Faith var. Ayrıca yazdığınız listelerde de bende oılmayanları bulup dinlemeye çalışacağım.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 05, 2008, 11:43:36 ÖS
Yılın en iyilerinden biri Abel Ganz'ın Shooting Albatross albümü. Grup bu albümde folk, neo-prog ve senfonik prog'u çok güzel kaynaştırmış. Albümde 23 kusür dakikalık So Far isimli bir parça var ona takıldım kaldım bugünlerde. Parça, Pallas'tan Alan Reed'in vokali ile daha da güzel oluyor. Son dönemlerde dinlediğim en güzel epik eserlerden biri diyebilirim bu şarkıya
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 06, 2008, 01:39:39 ÖÖ
Yılın en iyilerinden biri Abel Ganz'ın Shooting Albatross albümü. Grup bu albümde folk, neo-prog ve senfonik prog'u çok güzel kaynaştırmış. Albümde 23 kusür dakikalık So Far isimli bir parça var ona takıldım kaldım bugünlerde. Parça, Pallas'tan Alan Reed'in vokali ile daha da güzel oluyor. Son dönemlerde dinlediğim en güzel epik eserlerden biri diyebilirim bu şarkıya
Abel Ganz'ın son albümü ıskaladıklarımdan biri bu yüzden üzerinde fazla yorum yapamıyacağım ama pretenders dendiğinde akan sular durur benim için. Prog folk'un en büyük şarkılarından bir tanesidir gözümde. Moog 23 dk'lık epik eser dedinde aklıma geldi, prog rock tarihinde uzun süreli  efsane şarkılar listesi. Şunlar aklıma geldi ilk olarak ( önce yetmişler).

Atom Heart Mother-Pink Floyd
Echoes-Pink Floyd
Shine On You Crazy Diamond-Pink Floyd
Dogs-Pink Floyd
Thick as A Brick-Jethro Tull
A Passion Play-Jethro Tull
Baker St. Muse-Jethro Tull
Musical Box-Genesis
Foxtrot-Genesis
Firth Of Fifth-Genesis
Tarkus-ELP
Close To The Edge-Yes
Songs Of Sheherezade-Renaissance
Lady Fantasy-Camel
Nimrodel-Camel
Nine Feet Underground-Caravan
Land Of Nobody-Eloy
2112-Rush
Starless-King Crimson
A Plague Of Lighthouse Keepers-V.D.G.G
Solar Music-Grobschnitt

Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 06, 2008, 12:47:33 ÖS
Gökhan,
Çok güzel ama güzel olduğu kadar da karmaşık bir konu olur bu iş. Sadece süre olarak mı bakmak lazım, sözleremi odaklanmak lazım yoksa bütün albümüme mi  odaklanmak lazım. Ama albüm olunca da işin içine konsept albümlerde girer sonra iyice karışır ya.. Yazdıklarının tamamına katılıyorum. Bende yıllara göre sınıflandırmadan aklıma gelenleri aşağıya listeliyorum.

Genesis "Supper's Ready", "One for the Wine", Cinema Show", "In the Cage"
Yes "Awaken", "The Gates of Delirium", Tales from Topographic Ocean daki tüm şarkılar (al sana albüm karmaşası işte)"Close To The Edge",  "Endless Dream", "Mind Drive", "That That Is"
Marillion "Grendel", 
The Flower Kings "The Truth Will Set You Free", "Stardust We Are", "Garden Of Dreams"
Spock's Beard "The Great Nothing"
Transatlantic "Duel With The Devil", "All Of The Above", "Stranger In Your Soul"
Neal Morse "The Conflict"
Dream Theater "In The Presence Of Enemies", "A Change Of Seasons", "Six Degrees Of Inner Turbulence", "Octavarium"
IQ "Harvest Of Souls", "The Narrow Margin", "The Last Human Gateway"
The Tangent "In Earnest"
Arena "Moviedrome"
Magic Pie "Change"
Magma KA III"
Echolyn "Mei"
Galleon "Land on Ocean"
Led Zeppelin "Kashmir", Achilles Last Stand"
Lynyrd Skynyrd "Free Bird"
Mars Volta "Tetragrammaation", "Cassandra Gemini"
Mahavishnu Orchestra "Hymn to Him"
Glass Hammer "Behind The Great Beyond"
Rush "2112" (en az 5 tane daha çıkar tabiki)
EL&P "Pirates" ve daha neler neler
Gourishankar "Marvelous Choice"
Porcupine Tree "Anesthetize"
Beardfish "Sleeping in Traffic"
SBB "Memento z...."
Nexus "Perpetuum Karma"
Ozric Tentacles  "Waterfall Cities" (İlginç bir isim oldu galiba)
CARL ORRF "O Fortuna"
Wishbone Ash "Warrior"
Night Wish "7 days to Wolves"
Elton John "Funeral for a Friend"
Grateful Dead "Terrapin Station"
Aragon "Rockin Horse"
Symphony X "The Odyssey"
King Crimson "Hangisini Seçeyim Şimdi???"
VDGG "Gelde sen seç bakalım!!!!"
Camel "Şeçmeye nereden başlayalım?" 
Gentle Giant "offff offf"

Böyle listeler yapmak çok zor arkadaşlar çok zorrrrrrr...

Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 06, 2008, 01:35:41 ÖS
Haklısın moog, böyle listeler yapmak çok zor unutkanlık dolayasıyla bir çok önemli ismi atlamakda cabası ama bir taraftandan keyifli hem takip edene hemde hazırlayana müzik dinleme eski defterlere dönme isteği yüklüyor. Nerede kalmıştık bu arada, tamam 80'ller...Benim listem daha fazlı süre odaklı bu arada standart şarkı sürelerini geçen en az 10 dk. civarı şarkılardan oluşan bir liste.

Grendel-Marillion
Script For A Jester's Tear-Marillion
İncubus-Marillion
Fugazi-Marillion
The Last Human Getaway-IQ
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 07, 2008, 02:39:38 ÖÖ
bu listeler gerçekten de çok değerli. bende yazsam aşağı yukarı sizinle aynı listeleri paylaşırdım. ama bir kaç eksiği de tamamlamak lazım.:) ama tabii eksikler bitmez...

the flower kings - love supreme
wobbler - hinterland
wobbler - clair obscur
satellite - the evening wind
collage - in your eyes
nektar - remember the future pt1 - pt2
enchant - interact
shadow gallery - the queen of the city of ice (freddie mercury'e adama...)
shadow gallery - ghost ship
shadow gallery - first light
shadow gallery - floydian memories (pink floyd'a saygı niteliğindeki bir çalışma)
symphony x - the divine wings of tragedy
dream theater - scarred


Title: Re: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Aralık 07, 2008, 10:44:11 ÖS
Sahara diye bir grup mu varmış? O zaman bizim grup profesyonel olduğunda adını değiştirmek zorunda kalacağız.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Al on Aralık 08, 2008, 12:00:35 ÖÖ
Ra yapın grup adını  :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 08, 2008, 01:02:51 ÖÖ
Sahara Alman çıkışlı bir progressive rock grubu, yer yer Camel'a benzerler öyle aman aman bir grup değildirler, idare ederler. Ra isminde yanılmıyorsam yerli bir grup vardı eskilerden ( 1980 civarı) onuda belirteyim bu arada ;D.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 08, 2008, 02:23:11 ÖS
Sahara Alman çıkışlı bir progressive rock grubu, yer yer Camel'a benzerler öyle aman aman bir grup değildirler, idare ederler. Ra isminde yanılmıyorsam yerli bir grup vardı eskilerden ( 1980 civarı) onuda belirteyim bu arada ;D.

Bence idare edecek bir grup değil baya iyi bir grup.İlk dinleyişte benim hoşuma gitmişti.Ama o ara dinlediklerimden sonra dinlediğim için güzel gelmişte olabilir bilemiyorum.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 08, 2008, 11:57:09 ÖS
Merhaba arkadaşlar..forumun yenilenmesinden (ya da yenilenmek zorunda kalmasından demek daha doğru olacak sanırım) ilk mesajım bu..nedense bir türlü yazmaya fırsat bulamadım yaklaşık iki aylık süre içinde..neyse..yukarıda güzel şeyler yazılmış çizilmiş ama takıldığım bir şey var ki bunu yazmadan edemeyeceğim (adam daha ilk mesajından olumsuz şeyler yazıyor diye düşünmezsiniz umarım)..ben bu liste hadiselerinden pek hoşlanmıyorum..bilenler zaten biliyorlar..bilmeyenler de sadece grup veya albüm adı görerek pek bir bilgi sahibi olamıyorlar..dolayısıyla, bana pek de amacına ulaşmıyor gibi geliyor..

son günlerde yine müziğin "metal" sularında dolaşmaktayım..tekrar ve de tekrar fates warning, opeth, cynic (yeni albüm de bomba bu arada), blotted science, gordion knot, watchtower bugünlerde sıkça dinlediklerimden şimdilik aklıma gelenler.. bir de enchant ve shadow gallery külliyatının tekrar üzerinden geçiyorum..

fırsat oldukça yazmaya çalışacağım..
sevgiler
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 08, 2008, 11:58:35 ÖS
Tekrar hoşgeldin Erdem Abi...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 09, 2008, 01:18:07 ÖÖ
Merhaba Erdem. Listeler ile ilgili düşüncene saygı duyarım, göreceli işler sonuçta bunlar. Bu vesileyle 90 ve 2000'ler -Destansı progressive Rock şarkıları- listeme devam edeceğim hatta ara sıra çeşitli liste fikirleri atmaya devam edeceğim ( listelerimden kurtuluşunuz yok anlayacağınız, listelere boğacağım sizi ;D), katılan katılır katılmayanın canı sağolsun ;). Obsesif durumumu, Nick Hornby'nin, High Fleidty romanındaki müzik ve müzik dışındaki her şeyin top 5 listesini yapan, liste delisi roman kahramanı Rob,  tek cümleyle özetlemiş aslında.

-Şahsen,listeleri çok severim (Bende Rob bende ;D).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 09, 2008, 10:15:14 ÖÖ
Erdem merhaba ve tekrar hoşgeldin,
Sık sık yazarım bu liste işleri çok karmaşık konulardır diye. Olay nalıncı keseri gibidir nereyi istersen orayı yontarsın. Listeler yaparım ve zevk alırım ama listeler içinde  sıralama yapamam, sevmem, beceremem, haksızlık yaptığımı düşünürüm, ön yargılarım ağır basar vs. onun için yaptığım listeler genellemeler şeklindedir. Ancak şuna da inanırım Nietchze'nin dediği gibi "bu dahil hertürlü genelleme yanlıştır". Ama ben zaman zaman listelerin faydasına inanırım pek fazla fikri olmayanlara yol gösterebilir. Neyse boşverin yahu! ortak paydası müzik olan insanlarız, müzik dinlemek, müzik okumak, müzik araştırmak ve müzik içmek iyidir.

Oyy oyyy yanıyorum, kafam kazan gibi akşam çok çok fazla kaçırdık, açılmam lazım biraz, ne dinlesem acep hımmmmmm.... Yes, Symphonic Live "Ritual" Chris'in bangır bangır Rickenbaker'i ve Alan'ın soloları beni açar, hemde uzun parça yarım saat içinde kendime gelirim..... :-)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 09, 2008, 02:58:22 ÖS
bayc, boğ hocam ayıp ediyorsun..bizi listelere boğan sen ol yeter ki  ;)

moog, öncelikle hoşgördüm ;) ben ki listelerden çok hoşlanmıyorum..hele bir de liste içinde sıralama yapmak hepten zor bir iş..aynen nalıncı keseri gibi, iyi ifade ettin düşüncelerimi.. fikir verebilir mi insanlara? belki de verir, bilemiyorum.. öte yandan haklısın elbet, ortak paydamız müzik ve özellikle prog zaten, onun için sadece listelerden neden uzak durduğumu söyledim, yoksa yaptıklarınızı yargılamak falan değil amacım..

Bir de o "rickenbacker" var ya o rickenbacker ah!!! deli ediyor beni, çok çok iyi, ben de istiyorum ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 10, 2008, 01:18:43 ÖÖ
Listelerime laf söyliyeni kara listeme alırım!!! Bu vesileyle  kara liste top beşimi açıklıyorum; Evet Erdem, yapmış olduğun son çıkışla kara listemde artık bir numaradasın  bundan sonra ayağını ayağını denk al ona göre  ;D ;D ;D. Neyse bu bol geyikli girizgahtan sonra şu aralar dinlediklerimden bahis açayım, ilki oldukça ilginç bir albüm Pink Floyd'un 'The Wall' albümünün Luther Wright And The Wrongs tarafından yapılmış Rebuild The Wall isimli cover'ı. Şimdi haklı olarak 'yüzlerce kez farklı şekillerde yapılmış bir Pink Floyd coverının nesi ilginç olabilirki ?' diye soracaksınız, bende bu coverın bluegrass ve country tarzında oldukça farklı ve keyifli bir çalışma olduğu şeklinde cevap vereceğim. Orjinal The Wall'daki hüzün ve kasvet gitmiş, insanı Amerikan folkuyla dansettiren bir sound gelmiş dinlerken kalkıp kovboylar gibi dansedesim geldi ayıptır söylemesi ;D. Bu vesileyle bu tarzın babaları, Johnny Cash'lere, Dolly Paron'lara, Kenny Rogers'lara, Willie Nelson'lara selam olsun bu arada. Neyse neşeli kovboyların dansettirici folkundan manikdepresif bir hamleyle melankolik ve arıza bir boyuta geçelim ve Enchant'ın kısa zamanda uyduğumuz tavsiyesi Theo Travis & Robert Fripp ortak çalışması 'Thread' Enchant dostumuzunda belirtmiş olduğu gibi bol nefesli ve Friip'in arıza gitar denemeleriyle dolu oldukça ilginç bir albüm. albümdeki şarkılar özellikle The Apparent chaos of blue dinleyen bünyeyi derin bir kasvet kuyusuna atıyor işin kötüsü kuyunun ağzını taşla kapatıyor. Siz siz olun sözünü ettiğim bu iki albümü arka arkaya dinlemeyin az öncede söylediğim gibi gülerken ağlar manik depresif olur, ne olduğunu anlamadan hekimlerin eline düşersiniz alimallah. ;D
 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 11, 2008, 05:36:28 ÖS
Son zamanlarda en çok dinlediğim grupların türlerine bakayım dedim de ben de neo-prog cu olmuşum  :D Ama genelde dinlediklerimin türü nedir ne değildir diye pek bakmam.Benim için hepsi sadece progressive :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 11, 2008, 06:18:32 ÖS
Şu aralar Eternity x dinliyorum, bir hayli sağlam elemanlar peki bunlar Neo Progmudur yoksa Progressive Metalmi? Birde son zamanlarda şöyle bir durum var neo-prog grupları, progressive metal listelerinde görüyoruz. Bunda Arena, Galahad hatta Porcupine Tree ( Peki bu grup ne yapıyor şimdi Art-rock, Space rock???, Neo Progressive ) gruplarının soundlarını sertleştirmesinin payı var ama headbang dergisnde son okuduğum Progressive Metal dosyasında yukarda saydığım isimlerle beraber IQ, Jadis gibi toplulukları Progressive Metal listesinde görmek beni şaşırttı açıkcası, sanırım iyice birbirine karışıyor işler.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 12, 2008, 11:12:45 ÖS
eternity x progressive metal grupları içerisinde gösterilmesi daha uygun olur bana göre. neo-prog gruplarının prog metal içerisinde gösterilmesi ise şaşırtıcı bir anlamda ama şöyle de bir durum var. mesela arena the visitor zamanları tamamıyle neo-prog listeler içerisinde gösteriliyordu, ama daha sonra contagion ve pepper's ghost ile müzikleri sertleşince hemen prog metal kategorisine alınıyor. enchant için de durum aynı. a blueprint of the world'de ve daha sonraki wounded, time lost gibi albümler neo-prog iken break, juggling 9 or dropping 10, blink of an eye ve tug of war ile prog metal hatta hatta heavy progressive kategorisinde gösterilmeye başlandı. porcupine tree ise bir başka muamma. bana sorarsanız art rock tanımı daha doğru olur bu grup için, çünkü bu müzik kavramı çok yeni değil eskilere dayanıyor, arada sırada deneysel işler yapan gruplar için de kullanılıyor. hafiften sert melodiler de kullanıyorlar ama bu metal olması için yeterli değil. IQ ve jadis'in neden prog metal grupları içerisinde yer aldığını bilemiyorum, onu yazan kaleme sormak gerekir, ki bence dibine kadar neo-prog'dur bu iki grupta... arena'ya da prog metal demem, ben neo-prog grubu olarak tanıdım onları, bir vanden plas, bir magnitude 9, bir eternity x kadar sert değiller olamazlar. pepper's ghost ile her ne kadar sertleşmişlerse de altyapısı o kadar sert değil aksine clive nolan'ın hala vazgeçemediğ klasiki neo-prog atraksiyonları ile doludur.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 13, 2008, 12:06:55 ÖÖ
İlginçtir Eternityx grubuda Progressive Metal tanımına uyacak kadar sert gelmedi bana, belkide dinlediğim tek albümleri olan The Edge bu yapıdadır diğerleri daha serttir orasını bilemem. Bunun yanında Arena, IQ, Jadis, Galahad, Porcupine Tree, Riverside gruplarnın Progressive metal başlığı altında toplanmasına muhalefet şerhimizi koyma konusunda hemfikiriz sanırım. Farklı bir hususda Progressive müzik icra eden ağır abilerin pop müzikle flörtü. Marillion'un Britney Spears, Steven Wilson'un Prince coverları yaptığını biliyormuydunuz??? Babalarda benim gibi pop müziğe kayıtsız kalamamış anlaşılan. Başımızın belası pop müzik onunlada olmuyor, onsuzda ;D.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 13, 2008, 10:37:32 ÖÖ
Bunun yanında Arena, IQ, Jadis, Galahad, Porcupine Tree, Riverside gruplarnın Progressive metal başlığı altında toplanmasına muhalefet şerhimizi koyma konusunda hemfikiriz sanırım.

Aynen katılıyorum bu yoruma...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 13, 2008, 08:34:51 ÖS
Kafama estikçe benim için özel grup ve şahıslar için uzun güzellemeler yazıyorum bildiğiniz gibi. Bundan önce Genesis ile ilgili biraz uzun lakırdılar etmiştim şimdi sıra Neo-Progressive'in klavye dahisi, grup, proje canavarı büyük müzik adamı Clive Nolan'da. Clive Nolan1980'lerin başında Neo Progressive soundunun şekillenmesinde büyük katkısı olan bir sanatçıdır. Önce Pendragonla başladı işe ve bu grupla birbirinden başarılı albümler çıkardı, araya iki tane avarej üstü albüm çıkaran Shadowland grubunu sıkıştırdı ve 1990'ların en prestijli Progressive Rock topluluklarından Arena ile birbirinden önemli başyapıtlar üretti. O da yetmedi araya Strangers On A Train grubunu sıkıştırdı, bittimi sandınız tabiiki bitmedi üstadın son bombası Caamora grup-projesi bunun yanında Ayreon projesinde konuk sanatçı olarak katkısı, Rick Wakeman'ın oğlu Oliver Wakeman ile müzikal birlikteliği sonucu ortaya çıkan ve Rick Wakeman üstada sound olarak selam çakan albümler, buraya ismini sığdıramıyacağımız kadar albüme yapılan katkılar vs....Peki son zamanlarda ne yapıyor üstad, bu kadar çok grup ve projede yer alan tabiri caizse on parmağında on grup ve proje bulunan bunlar için albümler yapan turnelere çıkan Clive Nolan'da bir parça form düşüklüğü gözlemleseniz, e o kadarda olacak canım dersiniz değilmi? Hayır, böyle bir şey diyemezsiniz çünkü  formdan düşüp yorulacağına aksine birbirinden mükemmel albümler ortaya çıkmasında katkıda bulunuyor kendisi, bu sene içinde çıkan Pendragon ve Caamora'ın son albümleri gibi. Pendragon'un Pure albümünden bol bol sözettik, şimdi sıra senenin bir diğer bombası Caamora'nın Double albümü She ile ilgili bir iki kelam etmekte. Şüphesiz senenin en iyi albümlerinden biri, vokallerde Clive Nolan'ın gruptaki partneri polonyalı dilber Agnieszka Swita'nın performansı dört dörtlük ( Albüm konseptindeki ismi Ayesha), bunun yanında eski dostumuz Pallas'dan, Alan Reed ( Konsept ismi Holly) vokallere destek atmış, son olarak vokallerde Christina Booth ( Konsept ismi Ustane) yer alıyor. Albümdeki çok değerli enstrümantalistlerin  arasında en dikkat çekici isim bas gitarda IQ Ve Jadis'ten tanıdığımız John Jowiit  bence. Albümde gruba kalabalık bir koro eşlik ediyor ve  ilginç bir detay, eğer kulaklarım beni yanıltmadıysa Rescue isimli şarkıda bağlama kullanılmış. Sözün özü, Tüm bunların sonucunda bu denli insan üstü bir enerji taşıyan Clive Nolan'ın insanlığından büyük şüphe duyuyor ve bilim adamlarından kendisinin uzaylı olup olmadığı hakkında araştırma yapmasını talep ediyorum (Evet, İnsan değilsin sen Clive Nolan)  ;D.


 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 14, 2008, 12:21:48 ÖÖ
Clive Nolan, adından çok bahsedilmesi gereken bir adam. 2008'de yaptığı çalışmalarından Agnieszka Swita abla ile yaptığı Caamora "She" projesi çok dikkat çekici. Pendragon "Pure" için söyleyeceklerimi daha önce söylemiştim onun için tekrara gerek yok diye düşünüyorum. Reload öncesinde bayağı birşeyler yazmıştım bu albüm hakkında şimdide aklıma gelmesini sağlandın be Gökhan iyi oldu hatırlattığın... 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 14, 2008, 02:36:25 ÖÖ
Yahu, Timelock'un 2002 tarihli Circle Of Decaption'u ne nefaset bir albümmüş!!! Sanırım benide bu albüm uyutmayacak bu gece, bu kaçıncı dönüşü oldu albümün sayısını unuttum. Neyse biz pazarlarıda çalışıyoruz yarın erkenciyiz en iyisi kapanışı Renaissance'ın tarifi imkansız güzellikteki gizemli şarkısı Dreamaker ile yapıp rüyalar alemine dalmak.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 18, 2008, 10:54:03 ÖÖ
Yukarıda gruplar ve türlerden bahsedilmiş Aslında tür adlarına çok takılmayalım diye düşünmeme rağmen birbirimize ya da başkalarına anlatırken mecburen kullanmak durumunda kullanıyoruz anlaşılır olması için. Evet, özellikle son yıllarda belki türler çok girift hale gelmeye başladı. Dolayısıyla, her grubun müziğini tek bir tür altında toplayamaz hale geldik. Dolayısıyla, bazı grupların hangi tür altında olduklarını anlatmaya çalışırken birden fazla türden etkilendiklerini söylemek mümkün. Yukarıda sözü edilen grupların bazılarına kısaca bakacak olursak bence IQ ve Jadis "neredeyse saf" neo-prog (ki aslında neo prog tanımı bile başlı başına bir tartışma konusu), Eternity X prog metal, Galahad ve belki biraz da Arena'nın sonraki dönemleri metal etkili neo prog olabilir, Riverside benim aklıma öncelikle prog metali getiriyor ama Pink Floyd farklı etkilenimleri de var. Enchant için de belki art rock mi demeliyiz, Rush etkili prog rock mı demeliyiz, heavy prog olabilir belki..Bu gruplar için benim aklıma öncelikle bunlar geliyor...

Yine de en başa döneyim, çok da takılmamak lazım bu sınıflandırma hadisesine bence..
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 22, 2008, 08:30:40 ÖS
şimdi sıra Neo-Progressive'in klavye dahisi, grup, proje canavarı büyük müzik adamı Clive Nolan'da.

Hafta sonu şöyle bir Clive Nolan diskografisi üzerinden geçtim, Arena "The Visitors" yapmış olduğu tüm çalışmalarda açık ara önde gidiyor bana göre...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 22, 2008, 11:01:56 ÖS
şimdi sıra Neo-Progressive'in klavye dahisi, grup, proje canavarı büyük müzik adamı Clive Nolan'da.

Hafta sonu şöyle bir Clive Nolan diskografisi üzerinden geçtim, Arena "The Visitors" yapmış olduğu tüm çalışmalarda açık ara önde gidiyor bana göre...

bende geçtiğimiz günlerde aynısını yaptım hasan abi. the visitor bence de açık ara önde. gerek müzikal yaklaşımı gerekse de kapak tasarımı, sözler hemen hepsi dört dörtlük. pepper's ghost çıktığında clive nolan ile röportaj formatında konuşmuştuk bana bu albümün en iyilerinden birisi olduğunu söylemişti. albümün konsepti üzerinde, gördüğü rüyaların birisinde, buz üzerinde kayan bir karakterden esinlendiğini söyledi.- a crack in the ice- ;) sonra incil'den de çokça esinlendiğini, yazdığı şarkı sözlerinde incil'den çok imge yakaladığını belirtmişti. the visitor'de de böyle imgeler çok fazla. bu albüm çıktığında yabancı kaynaklı sitelerin birisinde bir hollandalı müzik yazarı albümü araştırmış ve incil'den bölümler göstererek sözleri incelemişti. ben bu albümü dinlerken hiç birşeyle uğraşmıyor direkt olarak albüme yoğunlaşıyorum. çok farklı ve sıra dışı bir neo-prog albümü. geçen de bahsetmiştim; bir neo-prog listesi yapsam ilk sıraya koyacağım albüm budur. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 23, 2008, 12:14:00 ÖÖ
The Visitor, İmmortal, Contagion oldukça sağlam albümlerdir ondan önceki erken dönem Arena albümleri özellikle Pride yabana atılmaz ama Pepper's Ghost albümleri ayrı bir önem taşır benim için. Albümde bir tane boş şarkı bulamazsınız, progressive metal-neo Prog flörtü tatlı bir seda bırakır dinleyen bünyede, albümün çıktığı senenin büyük bir bölümünü bu büyük başyapıtı dinleyerek geçirmiştim. Heyecanla yeni Arena albümünü bekliyoruz bu arada. Hadi, Clive baba o kadar işin gücün arasında birde Arena'ya el atıver. Bir de Enchant, Clive Nolan röportajından daha önce bir kaç kez daha bahsetmiştin, yanılmıyorsam bu röportajın şu an ismini unuttuğum bir rock dergisinde yayınlandığından söz etmiştin. Müsait olursan Clive Nolan ile nasıl kontakt kurduğun, izlenimlerin ve röportajın içeriğiyle ilgili daha geniş bilgiler verebilirsen çok sevinirim ( Meraklı bay.c ;D)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 23, 2008, 01:16:07 ÖÖ
hepsiyle plak şirketleri aracılığıyla kontak kurmuştum, bir saat verdiler ve bende o zaman, zaman ayırabildim. eğer o dergileri uçsuz bucaksız depomdan çıkarmayı başarabilirsem satır satır yazıp aktaracağım, söz. birde pallas vokalisti allan reed ile de bir röportaj-dreams of men çıktığı sıralarda- yapmıştım, hatta hatta enchant'dan douglas ile de röportaj - tug of war şaheseri çıkmadan önce- yaptım ama dediğim gibi çıkarmayı başarabilirsem söz buraya aktarıcam. aniden buralarda görebilirsiniz belli olmaz. ;)

unutmadan birde shadow gallery'den gary ile röportaj yapmıştım ama o kayıp. :'(
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 23, 2008, 02:01:03 ÖÖ
hepsiyle plak şirketleri aracılığıyla kontak kurmuştum, bir saat verdiler ve bende o zaman, zaman ayırabildim. eğer o dergileri uçsuz bucaksız depomdan çıkarmayı başarabilirsem satır satır yazıp aktaracağım, söz. birde pallas vokalisti allan reed ile de bir röportaj-dreams of men çıktığı sıralarda- yapmıştım, hatta hatta enchant'dan douglas ile de röportaj - tug of war şaheseri çıkmadan önce- yaptım ama dediğim gibi çıkarmayı başarabilirsem söz buraya aktarıcam. aniden buralarda görebilirsiniz belli olmaz. ;)

unutmadan birde shadow gallery'den gary ile röportaj yapmıştım ama o kayıp. :'(
Röportaj yaptığın isimleri duymak şimdiden heyecanlandırdı beni bir an önce buralarda görmek dileğiyle. ;). Bu arada bu sene çok sağlam bir çıkış yapan Pendragon'un emektarlarından bas gitarist Peter Gee'nin yeni albümü ''The Spiritual World" piyasaya çıktı. AOR sedalarında çok çok iyi olmasada mütevazi seviyelerde başarılı bir albüm. Üstad bu albümle sololarını üçlemiş, sessiz sedasız albümlerini sürüvermiş piyasaya. Benim daha bu albümle haberim oldu kendisinin solo işlerinden.



Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 24, 2008, 12:46:23 ÖS
Hatırlarsanız 2007 Nisan ayında buradan da bazı arkadaşlarımın katılımı ile bir Ozric Tentacles faciası yaşamıştık İstanbul'da. O günden beri pek fazla OT dinlediğimi söyleyemem ta ki Sunrise Festival albümü yayınlanana kadar. Grup, nasıl büyük bir festival grubu olduğunu bu albümde tekrardan kanıtlıyor. Ozric fanları için zaten söylenecek bir söz yok, ancak daha önceden bu grupla pek fazla ilişkisi olmayıpta grubun tarihçesine şöyle hızlı bir giriş yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. Hele hele yeni yıl partisi hazırlığı yapanlar için bazı parçalar acaip gaz olabilir.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 24, 2008, 04:09:49 ÖS
Uzun bir aradan sonra merhaba herkese.Sınavlara çalışırken bir yandan bol bol Gökhan Abinin verdiği cdleri dinledim.Çok güzel albümler çıktı içlerinden.Progresif müziğin çok geniş, uçsuz bucaksız olduğunu düşünürdüm ama artık sonsuzluk derecesinde olduğunu düşünüyorum.Dün akşam en son Ashra'nın birkaç albümünü dinledim.En çokta 2000 yılında çıkardıkları Friendship hoşuma gitti.Daha sonrada Jean Michael Jarre in Oxygene albümünü dinledim.Elektronik müziğe biraz soğuk bakıyordum ama düşüncelerim biraz değişti.Bunların haricinde Jordan Rudes'un çok sakin ve bir o kadar hoş Resonance albümü ile müthiş eğlenceli Rhtym Of Time albümlerini dinledim.Son olarakta Pendragon'un son albümünü yüzeysel olarak dinlememe rağmen beni çok etkiledi.Müzikal düşünceleri sanırım biraz farklılaşmış ama hoş olmuş.Son demiştim ama aklıma gelmişken söyleyeyim Gilmour'unda çıkardığı konser albümünü ancak dinleyebildim.Son çıkardığı konser dvd sinde parçaları bukadar güzel çalmamıştı.Hemen hemen her parçayı, şimdiye kadar çıkardığı stüdyo ve konser albümlerinde(Pink Floyd dahil) hiç çalmadığı kadar sololarla süslemiş ve çokta güzel olmuş.Fat Old Son beni bir kez daha etkisi altına aldı.Yine muhteşem derecede konuşturmuş Telesini.Aslında daha çok albüm var dinlediğim ama aklıma gelmiyor şuanda :) Aklıma geldikçe onlar hakkında da yorumlarımı yazarım yakın bir zamanda.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: polski on Aralık 25, 2008, 04:27:03 ÖS
Selam Koray. Ashra' nın New Age Of Earth ile Walkin' The Desert albümleri de güzeldir. Bilmem dinledin mi ? Friendship'i sana ben vermiştim ama hala dinlemedim. ;D Sen benden önce dinlemişsin. Dinlenecek o kadar çok şey var ki... O albüm Klaus Schulze ile birlikte çıkardıkları albümlerden biri o sanırsam. Bende bir dinleyeyim bu aralar.

Lafı geçmişken, Walkin' The Desert albümünden Desert adlı parça :
http://www.progarchives.com/artist.asp?id=678
veya
http://www.ashra.com/pages/gallery.htm
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 31, 2008, 03:02:54 ÖS
Son günlerde bu başlığı biraz boşladık galiba!!

Yılın bu son gününde, bu yılın başlarında yayınlanmış ama nedendir bilmiyorum hakkında bir şeyler karalamadığım çok ilginç bir albümden bahsetmek istiyorum. Meksikalı grup Saena'nın aynı isimli albümleri bu bahsetmek istediğim albüm. Grup 5 yetenekli elemandan oluşuyor, ve aşağıda gördüğünüz gibi birçok da akustik alet kullanıyorlar.

José Luis Fernández Ledesma / electric, acoustic & 12-string guitars, keyboards
Margarita Botello / vocals, keyboards, accordion, santur, percussion
Alejandro Sánchez / acoustic & electric violins
Hugo Santos / Grand Stick, fretless bass, loops
Adrián Zárate / drums

Bu albümü ilk dinlediğimde senfonik prog müziğe çok değişik bir bakış açısı getirdiklerini gördüm. Bazı temel prog kalıplarının yanında çok hoş folk, klasik, oda müziği ve bulundukları coğrafyadan ötürü zengin bir Latin müziği etkisi hemen göze çarpıyor. Beni en fazla etkileyen noktalardan biri de akerdeon ve kemanının yoğun olarak kullanılması oldu. Ağırlıklı olarak akustik enstrumanların kullanıldığı bu albümü çok hoş keman ve vokal partisyonları domine ediyor. Vokalde Margarita Botello tipik bir Latin gırtlağına sahip ve yine ırkına özgü olarak dik bir sesle ve yanık bir şekilde vokal yapıyor. Toplam 68 dakika olan bu albümü insan nefes almadan dinleyebiliyor. Yılın en başarılı albümlerinden biri...

Bu arada tüm dostlarımın yeni yılını kutlar, sağlık, mutluluk ve başarı dilerim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 01, 2009, 12:20:10 ÖÖ
Tüm Progturk site ve forum dostlarımın yeni yılını kutluyorum. İyi ki varsınız...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Ocak 01, 2009, 12:35:27 ÖÖ
Yeni yiliniz kutlu olsun arkadaslar.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 02, 2009, 01:59:15 ÖÖ
2008'in bomba albümlerinden bir taneside, Höstsonaten'in, Winterthrough isimli albümü olmuş. Aman kaçırmayın büyük bir müzikal keyiften mahrum kalırsınız, benden tavsiyesi ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 02, 2009, 12:45:25 ÖS
2008'in bomba albümlerinden bir taneside, Höstsonaten'in, Winterthrough isimli albümü olmuş. Aman kaçırmayın büyük bir müzikal keyiften mahrum kalırsınız, benden tavsiyesi ;).
Gökhanım, bu yıl İtalyanlar çok iyi albümler çıkardı Hostsonaten "Winterthrough" bunun hoş bir örneği ama Il Bacio della Medusa'nın "Discesa agl'inferi d'un giovane amante" isimli bir albümü var ki müthiş bir albüm, 70'li yılların o kompleks İtalyanlarını çağırıştırıyor bangır bangır bir albüm, flüt, Hammond org, cayır cayır cayır gitar ve vokalde tipik İtalyan gırtlağı... Bunların yanında J'Accuse "Abbandono Del Tempo E Delle Forme" ve Moongarden "Songs from the Lighthouse" albümleri de dikkat çekici. Henüz dinleme fırsatım olmadı ama yellenseler bile dinlerim kontenjanında olan Le Orme'nin "Live in Pennsylvania"  albümünü de göz önüne almak gerekir düşüncesindeyim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 02, 2009, 01:39:02 ÖS
Şimdi Gökhan Hostsonaten projesinde bahsedince Fabio Zuffanti isimli elemandan bahsetmemek olmaz. Zuffanti, İtalyan prog sahnesinin son 10-15 yıl içindeki en aktif figürlerinden biri. Oldukça iyi bas gitar çalan bu abi aynı zamanda çok sağlam bir proje elemanı. Bugüne kadar benim bildiğim projeleri Finisterre, Quadraphonic, laZona, Hostsonaten, Maschera Di Cera, Aries. Bunların içinde özellikle 2006 yılında yayınlanan Maschera Di Cera'nın Luxade" isimli albümü çok dikkat çekici idi.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 03, 2009, 01:58:44 ÖÖ
Ben kaçmak istedikçe sen beni daha fazla İtalyanların içine sokuyorsun moog. İtalyanlarla aram çok iyi olmasada sözünü ettiğin tüm grupları takibe aldım. Daha öncede bahsetmiştim İtalyanlara olan ilgim Banco ve bir parça Le Orme ile sınırlı gibidir, PFM'i bir türlü benimsiyemedim mesala. Bu durumun nedenlerini tahlil ettiğimde karşıma ilk başta vokal engeli çıkıyor sanırım. Evet tuhaf bir şekilde vokallerin ingilizce olması gibi bir takıntım var, anladığımdan yada sözlere dikkat ettiğimden değil İngilizcenin tınısını sevdiğimden müziğe daha uygun olduğunu düşündüğümden olsa gerek. Şu sıralar sesi sedası çıkmayan eski dostumuz Levent Gökgünneç yaptığı radyo programlarında İtalyan grupları çalarken İtalyancanın Progressive Rocka çok uygun bir dil olduğundan bu tarza ayrı bir güzellik kattığından bahsederdi, bense hiç bir zaman bu düşünceye aşina olamadım İtalyanca vokal müziğe olan konsantrasyonumu bozuyor ve albümlerde olan bitene dahil olamamama sebep oluyor, bu takıntım sadece İtalyanca ile sınırlı değil diğer latin dilleri onun dışında, Fransızca ya da Almanca yapılmış Progressive Rock albümlerinede çok fazla ısınamamışımdır ( Evet kabul ediyorum, tuhaf bir takıntı ;D). Peki, Höstsonaten'i neden bu denli fazla tuttum? Vokalin şarkı aralarında konuşma şekli  dışında, hemen hemen hiç kullanılmaması albümün enstrümental ağırlıklı yapısından olsa gerek.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 03, 2009, 02:36:12 ÖS
Peki, Höstsonaten'i neden bu denli fazla tuttum? Vokalin şarkı aralarında konuşma şekli  dışında, hemen hemen hiç kullanılmaması albümün enstrümental ağırlıklı yapısından olsa gerek.

Hostsonaten'in Winterthrough albümünün sevilmesi için tek başına Rainsuite isimli parça  yeter de artar bile sevgili kardeşim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 04, 2009, 02:23:31 ÖÖ
Haklısın Hasan, vokal bahane La Maschera Di Cera'nın, LuxAde albümüde şahane ;). Evet sardık İtalyanları başımıza eskisiyle yenisiyle bir parça İtalyan sularında dolaşacağız anlaşılan. Buradan bir başka önemli mevzuya daha doğrusu blog'a geçelim. Evet, genteloctopus isimli oldukça başarılı blog'dan, Eloy söyleşisi vesilesiyle site haberlerinde  ve Eloy başlığında bahsetmiştik. Yapılan süpriz Eloy söyleşisinin dışında blog'u incelediğimizde karşımıza genel olarak 60 sonu 70 ortası Psychodelic, space, progressive rock grupları'nın, albümlerinin profosyenel müzik yazarlarına taş çıkartacak tarzda değerlendirmeleri ve bu albümlerin linkleriyle karşılaşıyoruz. Bu blog vesilesiyle bende günümüzden 70'lere geri dönüş yaptım ve özellikle Satin Whale isimli gruba vuruldum. Blues altyapılı, bol flütlü buram buram 70'ler soundlu progressive Rock, yemede yanında yat ;D. Satin Whale dışında Ainigma, Dilinger, Eliff, The Sacred Mushroom, Sloche, Anology gibi bir çok dipte köşede kalmış, ıskalanmış mükemmel grubu bu blog sayesinde keşfedebilirsiniz. Blog'un linki'nin sitemizin haberler bölümünde olduğunu bir kez daha hatırlatarak, ilgiyi ve desteği hakeden bir oluşum olan gentleoctopus'a sizde bir göz gezdirin diyorum, pişman olmayacaksınız.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 06, 2009, 12:36:41 ÖÖ
Biz İtalyanlara sardırmışken yeni yılın ilk bombası Fransızlardan geldi. Hafiften Progressive Metal'e göz kırpan sert sounduyla Nemo'nun, Barberes albümü yeni yılın ilk süprizi oldu benim için.
Title: Progressive rock grubuna vokal aranıyor
Post by: beat on Ocak 06, 2009, 11:46:22 ÖÖ
Merhaba arkadaşlar, buraya bir ilan bırakıyorum. Eşe dosta da iletebilirseniz sevinirim.
Sevgiler..


Eskişehir'de progressive rock tarzında çalışmaları olan gruba bay/bayan vokalist aranmaktadır. İlgilenenler özel mesaj yoluyla ya da aşağıdaki telefon numaralarından ulaşabilirler.

0555 6318268 (Zafer)
0542 4352885 (Alper)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 06, 2009, 11:22:46 ÖS
Merhaba herkese.Biraz geç oldu ama herkesin yeni yılı kutlu olsun.Bu aralar yine internetten uzak kaldım malesef.Ama yine güzel albümler dinledim.Belki çoğunuz beğenmezsiniz blues ağırlıklı diye ama Jon Lord & the Hoochie Coochie Men 2003 konser albümünü dinledim.Bluesuda sevdiğimden çok hoşuma gitti.VDGG dinlemeyede devam.Son olarak Pawn Hearts, Godbluff, Still Life albümlerini dinledim.Ama Pawn Hearts ile Godbluff albümlerine öncekiler kadar ısınamadım ya da şöyle birşeye karar verdim; VDGG dinlemek için belirli bir modda olmak lazım.Her zaman dinleyemiyorum.Still Life ta diğer ikisine göre çok daha iyi.Bilgisayar sorunumuda hallettiğim için artk sözlerede bakmak istiyorum.Çünkü çok merak ediyorum nelerden bahsetmişler.Ayrıca ben dönem dönem bazı gruplara çok takılıyorum.Bunlardan biride Satellite.In To The Night başta olmak üzere önceki iki albümüde çok sıklıkla dinliyorum.Bilmem sizler neler düşünüyorsunuz?Ayrıca polski'ye de dvdler ulaşmak üzere yakında oda dinledikçe bişeyler yazar mutlaka :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 06, 2009, 11:50:47 ÖS
John Lord ve onun bol hammond'lu blues'u sevilmezmi Koray???  Bahsettiğin çalışmanın konser dvd'si olacak bende. Zamanında kısa bir göz atmıştım ama tamamını seyretmeye fırsat bulamadım ama hazır sen bahsi açmışken bu fırsatı yaratmak lazım. Bu arada, Sattellite'da severiz, İn To The Night'a biteriz yeni albümleri çıkacakmış diye duyduk ailecek merakla bekliyoruz. ;D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: polski on Ocak 07, 2009, 07:54:20 ÖS
Biraz rötarlı oldu ama herkesin yeni yılını kutlarım bende.  :)

Evet dvd ler geldi. Ama daha bakmaya fırsatım olmadı. Bakalım ne sürprizler var. Yılbaşı hediyesi aslında bir bakıma, emeği geçen herkese teşekkürler.  :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 07, 2009, 10:54:00 ÖS
Evet Le Orme'nin "Live in Pennsylvania" albümünü dinledik ve mutlu olduk. Tarih niteliğinde bir albüm, vakit kaybetmeyin ve dinleyin ancak dinleyerek anlarsınız ne demek istediğimi, zaten çok severdim şimdi daha da çok sever oldum. İtalyanca vokal, şahane atmosfer, hayvani besteler ve müzisyenlik al sana Le Orme.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 13, 2009, 02:41:36 ÖÖ
(http://www.progweed.net/reviews/pallas/band.jpg)

"the dreams of men" çoktan başlamıştı ve o an hüzünlü bir melodiyle karşı karşıya kaldı... ayaklarını uzattı ve gözlerini kapadı... bu bir ağıttı... bu bir insanın rüyalarının başlangıcıydı... ve bu bütün insanlığa ulaşıyor, evrenselleşiyordu...
            müzik dünyasına "the cross and the crucible" ve "beat the drum" gibi iki klasik albümü kazandıran iskoçya'nın progresif rock'taki gururu pallas'ın vokalisti alan ile grubun en son çalışması, sofistike albüm "the dreams of men"in ve daha önceki albüm "the cross and the crucible"ın yapım aşaması; ayrıca progresif rock'ın durumu ve geleceği hakkında konuştuk...


b - her şeyden önce sizi son albümünüzdeki başarınızdan ötürü kutlamak isterim. "the dreams of men" muhteşem bir atmosfere sahip. "the cross and the crucible" gibi bir albümü takip etmek zor muydu? sana göre iki albüm arasındaki temel farklar neler?

a - oldukça zor bir görevdi. çünkü "the cross" albümüyle başardıklarımızdan çok memnunduk. bu albümden sonraki çalışmamızın nasıl olacağı konusunda uzun uzun düşündük. daha farklı bir albüm yapmak istiyorduk, ama aynı zamanda yapacağımız albüm bilinen pallas soundundan tamamen farklı olmamalıydı. biraz daha sert ve agresif bir sound arayışındaydık ve sanırım bunu başardık. aynı zamanda yeni cd'miz şimdiye kadar ki en "prog" çalışmamız diyebilirim. bir sürü orkestral düzenlemelerimiz ve karmaşık enstrümantal geçişleri kullandık.

b - "the cross and the crucible"ın belirli bir ana tema etrafında yazıldığı çok belli. nedir bu albümü hazırlayan öğeler?

a - sadece müziğimiz. albümün isim şarkısını tamamlar tamamlamaz her şeyi oluşturmaya çalıştığımız bu "gothic" temaya çok yakın durduğunu farkettik. amacımız tematik bir albüm yapmak değildi. her şey kendiliğinden gelişti ve büyüdü. sanırım her şey insanın hiçbir şeyi sorgulamadan, bazı şeylerin peşinden körü körüne gitmesinin anlamsızlığından ortaya çıktı. mesela amerika'da hristiyanlar veya başka yerlerdeki müslümanlar fanatik davranışlarda bulunabiliyorlar. sanki karanlık çağlara dönmüş gibiyiz. "the cross" konsepti orta çağ avrupasında kilisenin kendisine karşı gelen herkes ve her şeyi yıkmasını veya dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin çevresinde döndüğünü iddia edenleri yok etmesini eleştiren bir söylemdi aslında...

b - "the dreams of men" çok duygu yüklü bir albüm. bu albümdeki duygu yoğunluğunu nasıl yakaladınız? en hızlı şarkılarınızda bile bunu hissetmek çok kolay.

a - her şeyden önce müziğimiz kalbimizden geliyor. genelge "prog" müziğin zihinsel bir tür olduğu iddia edilir. bizim için ise yapılan müziğin hissedilmesi, kişide bazı duygular uyandırması önemlidir. biz bu duyguları yazdığımız sözlerde de yansıtmaya çalışıyoruz. bu nedenle yazdığımız her parça kendi içinde bir bütünlüğe sahip. sanırım buna kısaca içimizden geldiği gibi müzik yapıyoruz diyebiliriz.

b - "the dreams of men"in yazım, kayıt ve konseptini oluşturma süreci nasıl geçti?

a - oldukça yavaş bir süreçti. uzun "jam" seanslarıyla bir "fikir bankası" oluşturduk. ve uzun bir zamandan sonra bunun sonucunda ortaya çıkan en iyi fikirleri şarkılara ekledik. bazıları tahminimizden çabuk ve kolayca ortaya çıkarken bazıları ise keskin doğum sancıları yaşatarak oluştu. genelde bestelerimiz uzun aylardan sonra ortaya çıkıyor. bunlar üzerinde uzun uzun çalışarak ve farklı şeyler deneyerek albümümüzü hazırlıyoruz. bu sebeple ortaya çıkan albümle ilk başlarda tasarladığımız besteler arasında farklar olabiliyor.

b - "the dreams of men" konsept bir albüm mü? bu tarz çalışmaların en zor tarafı sana göre neler?

a - tam olarak bir konsept albüm olduğunu söyleyemem. albüm daha çok birbirinden çokta kopuk olmayan şarkılardan olşuyor. ortak bir liriksel tema oluşturmak başından beri planladığımız bir şeydi. ama tam bir konsept yapmayarak her şarkıya içiziden geldiği gibi müzikal farklılıklar ekleme fırsatı dabulduk.

b - pallas her zaman yazığı sözlerle güçlü resimler çizen bir grup oldu. özellikle etkisi altına girdiğiniz yazar veya şairler var mı?

a - sözleri genelde graeme (grubun basçısı) ve ben ortak yazıyoruz ama ikimizin de çalışma ve yaratma süreci farklı. daha sonra bir araya gelip elimizidekileri değiştirme ve birleştirme süreci başlıyor. graeme daha çok eski yazarlar gibi yazıyor ve sık sık edebi betimlemeler kullanıyor. bense olaya daha farklı bir açıdan yaklaşıyorum. dolaylı yoldan yapılan anlatımlar kullanmaya özen gösteriyorum. bir çok yazar severim, ama en sevdiklerimden bir tanesi alasdair gray. kendisinin sürreal tarzı çok hoşuma gidiyor. pek fazla iskoçya dışında tanınan bir yazar değil ama kitabı "lanark" muhteşem bir eser.

b - müzikal eğitimizi var mı? grup nasıl bir araya geldi biraz anlatır mısınız?

a - hepimiz kendi başımıza enstrümanlarımızı çalmayı öğrendik. ancak ronnie gerçek bir piyano eğitimi aldı. ben gruba ilk albüm çıktıktan sonra dahil oldum ama aslında
grubun geçmişi çok eskiye, graeme'in lise yıllarında arkadaşlarıyla bir araya gelerek oluşturduğu döneme denk geliyor. 1981 yılına kadar gruba bir çok eleman girip çıktı. ben orjinal vokalist euan lowson'un yerine 1984 yılında katıldım. daha sonraki tek dğişiklik ise colin fraser'ın 1998'de orjinal davulcumuz derek forman'ın yerine geçmesiydi.

b - sıra geldi benim klasik soruma. grup elemanları rush, pink floyd, pendragon gibi grupları dinliyor. genel kanı odur ki rush progresif rock icra eden grupların çoğu için en fazla takdiri hak eden bir topluluk olduğudur. rush hakkında senin görüşlerin neler?

a - doğru kişiyle konuştuğundan emin olabilirsin. rush bana göre tüm zamanların en iyi grubudur. bahsettiğin üç çalışma da (vapor trails, rush in rio ve r30) bende var. hatta şimdiye kadar yaptıkları her şeye sahibim diyebilirim. ancak r30'u henüz baştan sona kadar dinleyemediysem de iyi bir çalışma gibi duruyor. vapor trails tam da aradıkları yeni kan olabilirdi grup için. çok sert, öfkeli bir soundu vardı. belki rush için farklı olabilir ama ben bu albüme bayılıyorum. pallas'taki diğer elemanlarda benim kadar fanatik olmasalarda grubun eski albümlerini çok beğeniyorlar.

b - en sevdiğin müzik türü nedir ve bugünlerde en çok ne dinliyor ve beğeniyorsun?

a - benim için rush. ama bunun dışında da bir çok grup severim. diğer elemanların zevkleri ise değişiyor. sanırım hepimizin en çok sevdiği gruplardan birisi de deep purple. "black night"ın sert bir yorumunu sık sık çalarız. :)

b - biraz daha farklı yere getirirsem konuyu radiohead'de çok kaliteli albümler ortaya çıkaran bir grup. onlar hakkında ne düşünüyorsunuz? bunun dışında porcupine tree ve tool için neler söylersin?

a - ben bir büyük radiohead fanıyım. "ok computer" gelmiş geçmiş en mükemmel albümlerden biridir. çok yaratıcı bir çalışma. "the bends'de çok iyi. henüz "kid a" in içerisine girebilmiş değilim. porcupine tree'i ise hiç dinlemedim. aynı şey tool içinde geçerli ama sık sık "lateralus"u dinlemem gerektiğini söyleyenlerle karşılaşıyorum.

b - günümüz müzik piyasası ve özellikle progresif müziğin durumu hakkında ne düşünüyorsun?

a - piyasada çok iyi gruplar var. uzun yıllar boyunca önlerine konulan, seri üretim malzemelerden sonra insanlar gerçek müziği keşfetmeye başladılar. progresif rock'a gelince, sanırım ana akım dinleyicisi bu türün iddia edildiği gibi yeryüzündeki en kötü tür olmadığını anlamaya başladı. genç gruplar prog topluluklardan etkilendiklerini artık gizlemiyorlar. tabii bu prog'un liste başı olması ve ticari başarı yakalaması için asla yeterli değil. özellikle bizim gibi grupların stadyum konseri vermesi asla mümkün olmayacak.

b - sence progresif rock neden ana akım bir türe dönüşemiyor? bunun sebebi müziğin fazla kompleks olması olabilir mi? yoksa fazlaca pohpohlanması alternatif rock gibi amacının dışına çıkmasına mı neden olur?

a - içine kolayca girebileceğimiz bir müzikten bahsetmiyoruz. maalesef bazı grup ve fanların da bunda payı var. "bu müziği herkes anlayamaz" tavrı prog'a karşı bir ön yargı oluşturuyor. ancak bu müziğin belli bir zeka ve seviye gerektirdiği ve sadece dikkat konusunda güçlü insanlarıa hitap edeceği gerçeği de yadsınamaz bir olay. sanırım bazı insanlar için prog müzik asla  doğru bir müzik olamaz. ancak 70'lerdeki ve 80'lerdeki büyük grupların başarısı ve bugünün radiohead ve muse gibi grupların yaptıkları müziği iyi bir şekilde sunmayı bildikleri için kitlelere ulaşmayı başarıyorlar.

b - arena, the flower kings, echolyn ve spock's beard gibi gruplar pallas gibi kaliteli işlere imza atıyorlar. aralarında görüştüklerin var mı?

a -  diğer gruplarla pek fazla görüştüğümü söyleyemem. ama ingiliz gruplarını bunlardan ayrı tutuyorum. IQ ile çok iyi anlaşıyoruz ama en çok konserlerde görüşme imkanımız oluyor. dürüst olmak gerekirse pallas'tan kimse diğer grupları pek dinlemiyor. daha önce beğendiğim spock's beard albümleri oldu. ayrıca gittiğim the flower kings konserinde de çok eğlenmiştim ama evdeyken farklı şeyleri dinlemeyi tercih ediyorum.

b - amerika ve ingiliz prog müziği arasındaki farklar neler sence? ingiliz prog'unun daha küçük ama buna karşın daha sadık bir kitlesi var. bunun sebepleri neler sence?

a - amerikalılar neyin prog olup olmadığı konusunda çok seçiciler. onlar olaya daha farklı bakıyorlar. ve belki de bizim gibi grupları daha ana akım görüyor olabilirler. ama bizim amacımızda zaten bu düşünceye sahip insanlara ulaşmak olmadı hiçbir zaman. avrupa'da ise prog rock'ın farklı bir tarafı gibi. AC/DC ve Yes'i ve System of A Down'ı aynı anda dinlemek mümkün burada. bizde kendimizi tarzlar arasındaki sınırları kaldırmaya çalışan bir grup olarak görmüyoruz.

b - daha önce bir çok avrupa turnesine çıktınız ve hiç türkiye'ye gelmeyi düşündünüz mü? son sözlerinizi de almak isterim. çok teşekkür ediyorum ilgi gösterdiğiniz için.

a - bende çok teşekkür ederim. türkiye'ye gelmeyi çok isteriz, sadece orada tatil amaçlı bulundum ve çok eğlendim. umarım sizinle ileride görüşebiliriz.

baha özer


bu röportajı 2006 yılında yapmıştım. o zaman rock station dergisinde çalıştığım için orada yayınlanmıştı. şu an ise bant dergisinde post rock, alternative country, jam band, blues, punk, folk ve modern rock tarzlarında yazılarım ve albüm tanıtımlarım yayınlanmakta. bu röportajı ise röportajlar bölümüne alırsanız sevinirim. sırada da arena ile yaptığım kısa bir röportaj var, onu da ilerki tarihlerde ekleyeceğim.:)



























Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 13, 2009, 11:39:30 ÖÖ
Çok başarılı bir röportaj olmuş, bizimle paylaştığın için teşekkürler. emeğine sağlık enchant. Bir dakika dur bakayım... Bant dergisindeki Pineapple Thief yazısını yazan sendin değilmi ;)? O yazıda gayet başarılı bir tanıtım yazısıydı, tebrikler. Aramızda doğru şeyler dinleyen profosyenel bir müzik yazarının bulunması çok iyi bu arada.
 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 13, 2009, 08:31:17 ÖS
Enchant, eline sağlık hoş bir röportaj olmuş. İlk yayınladığın zamanda keyifle okumuştum şimdide aynı keyifle okudum. Sonra da "The Dreams of Men" albümünün üstünden geçtim. Grubun magnum opus olarak nitelenebilecek albümüdür The Dreams of Men". Özellikle kapanış parçası olan "Last Angel" favori parçamdır.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: polski on Ocak 14, 2009, 01:10:11 ÖÖ
Sevdiğim bir grup hakkında güzel bir röportaj. Daha ne olsun. ;) Teşekkürler. :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: polski on Ocak 14, 2009, 01:15:05 ÖÖ
Şu kısım hoşuma gitti ayrıca :

Quote
b- sence progresif rock neden ana akım bir türe dönüşemiyor? bunun sebebi müziğin fazla kompleks olması olabilir mi? yoksa fazlaca pohpohlanması alternatif rock gibi amacının dışına çıkmasına mı neden olur?

a - içine kolayca girebileceğimiz bir müzikten bahsetmiyoruz. maalesef bazı grup ve fanların da bunda payı var. "bu müziği herkes anlayamaz" tavrı prog'a karşı bir ön yargı oluşturuyor. ancak bu müziğin belli bir zeka ve seviye gerektirdiği ve sadece dikkat konusunda güçlü insanlarıa hitap edeceği gerçeği de yadsınamaz bir olay. sanırım bazı insanlar için prog müzik asla  doğru bir müzik olamaz. ancak 70'lerdeki ve 80'lerdeki büyük grupların başarısı ve bugünün radiohead ve muse gibi grupların yaptıkları müziği iyi bir şekilde sunmayı bildikleri için kitlelere ulaşmayı başarıyorlar.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Ocak 15, 2009, 04:58:28 ÖS
Güzel röportaj..tekrar zevkle okudum..bant'taki çalışmalarını aksatmadan başka prog gruplarıyla yeni röportajlarını da okumak isterim dostum..
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 22, 2009, 02:21:28 ÖÖ
Avustralyadan çıkan gruplar arasında Aragon'u oldum olası sevmişimdir diyerekten mevzuya bodoslama dalalım. Aslında Rock'ın genelini düşündüğünüzde zengin bir alanı vardır kanguruların ülkesinin hatta Australlian Rock konseptli siteler bloglar açılmıştır. Nick cave'da konuyla ve bahsettiğimiz müzikal tarzla alakalı olmasada sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz mühim Avustralyalı bir ağbimizdir neyse...Asıl mevzu bu ülkeden çıkan taze bir grupla, Unutopia ve onların Garden albümüyle ilgili. 2008 yılı içinde çıkan bu albümde Neal Morse, The Tangent tarzı bir müzikal mantık gözlemleniyor , peki nasıl bir mantık bu?  Bir albüm içersinde birbirinden farklı belkide alakasız tarzları bir potada zekice ve büyük bir müzikal ustalıkla birleştirmek. Rock, Caz-Fusion, Hard'n Heavy, Klasik, Retro Progressive tüm bunlar bulamaç haline getirilmeden dengeli bir şekilde oldukça başarılı bi soundun meydana gelmesi için kullanılmış. Sonuç olarak ortaya süresi oldukça uzun ama sıkmayan ne kendilerini ne de dinleyini kastıran oldukça keyifli bir bir double albüm çıkmış. Özellikle Yes'in Close To The Edge şarkısı gibi kuş cıvıltılarıyla başlayıp, Genesis'in Foxtrot şarkısının son bölümü gibi sona eren albümle aynı adı taşıyan 20 dk civarındaki The Garden albümün yıldız parçası olarak göze çarpıyor.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 02, 2009, 09:32:05 ÖS
Son günlerde uzun bir süredir keyifle yazıştığımız bu ortam, forum sayfasından çok kişisel bloga dönmüş gibi gözüküyor, sanırım kendim yazıp kendim okuyorum sadece ... Neyse bu formattada gideriz be kim tutar beni ;D: Sevgili günlük bu aralar Mystery isimli grubun Beneath The Veil Of Winter Face isimli albümünü dinliyor ve çok beğeniyorum, bu grubu herkesin hatta Davos fatihi cevval başbakanımız Tayyip amcanın bile dinlemesini istiyorum, çok şeymi istiyorum sence sevgili günlük? ;D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 02, 2009, 11:38:01 ÖS
Bende uzun zamandır birşeyler yazamamaıştım.Birkaç gündür yeni tanıştığım İsveç'li Kebnekaise grubunun Elektric Mountain albümünü dinliyorum.Prog-Folk tarzında olan bu albümü sona kadar dinlediğimde bana çok sıcak, çok samimi geldi nedense.Albüm sanki bir melodi etrafında dolaşmış.Keman çok güzel yakışmış parçalara.Genel anlamda beğendim diyebilirim.Dinlediğim diğer albüm ise Procol Harum-Live In Concert With The Edmonton Symphony Orchestra.Buda yine Gökhan Abi'nin arşivinden.Onada Süha abiden geldiğini düşünürsek, Süha abinin "bir grubun genelde ilk olarak konser kayıtlarını dinle.O zaman o grubun kalitesi ortaya çıkar" sözlerini hatırlıyorum. Gerçekten bu sözü doğrular nitelikte bu albüm.Müthiş bir giriş parçasıyla başlayıp aynı kalitede devam ediyor albüm.Diğer albümleri hangi tarzda Procol Harum'un bilmiyorum ama orkestra ile birleşen bu müzik benim çok hoşuma gitti. Zaten, Senfonik-Prog dışında, bir rock grubu Senfoni Orkestrası ile çaldığında çoğu zaman çok müthiş sonuçlar ortaya çıkıyor bence.Bunun bir sürü kanıtı var.Dinlediğim diğer bir albüm ise Barış Manço-Yeni Bir Gün.Albüm ilk dinlediğimde, dünya çapında diğer prog gruplarından bir farkı olmadığı kanaatine vardım. Bence gerçektende öyle. Bu albümü dinlediğim günlerde Siyaset Meydanı'nda Barış Manço konuşuluyordu.Birkez daha Türkiye'nin ne kadar büyük bir insanı kaybettiğini anladım.Onun gibiler birdaha gelir mi diye sormaya gerek yok.Malesef onun gibiler gelmeyecek bir daha.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 03, 2009, 12:17:30 ÖÖ
Bende uzun zamandır birşeyler yazamamaıştım.Birkaç gündür yeni tanıştığım İsveç'li Kebnekaise grubunun Elektric Mountain albümünü dinliyorum.Prog-Folk tarzında olan bu albümü sona kadar dinlediğimde bana çok sıcak, çok samimi geldi nedense.Albüm sanki bir melodi etrafında dolaşmış.Keman çok güzel yakışmış parçalara.Genel anlamda beğendim diyebilirim.Dinlediğim diğer albüm ise Procol Harum-Live In Concert With The Edmonton Symphony Orchestra.Buda yine Gökhan Abi'nin arşivinden.Onada Süha abiden geldiğini düşünürsek, Süha abinin "bir grubun genelde ilk olarak konser kayıtlarını dinle.O zaman o grubun kalitesi ortaya çıkar" sözlerini hatırlıyorum. Gerçekten bu sözü doğrular nitelikte bu albüm.Müthiş bir giriş parçasıyla başlayıp aynı kalitede devam ediyor albüm.Diğer albümleri hangi tarzda Procol Harum'un bilmiyorum ama orkestra ile birleşen bu müzik benim çok hoşuma gitti. Zaten, Senfonik-Prog dışında, bir rock grubu Senfoni Orkestrası ile çaldığında çoğu zaman çok müthiş sonuçlar ortaya çıkıyor bence.Bunun bir sürü kanıtı var.Dinlediğim diğer bir albüm ise Barış Manço-Yeni Bir Gün.Albüm ilk dinlediğimde, dünya çapında diğer prog gruplarından bir farkı olmadığı kanaatine vardım. Bence gerçektende öyle. Bu albümü dinlediğim günlerde Siyaset Meydanı'nda Barış Manço konuşuluyordu.Birkez daha Türkiye'nin ne kadar büyük bir insanı kaybettiğini anladım.Onun gibiler birdaha gelir mi diye sormaya gerek yok.Malesef onun gibiler gelmeyecek bir daha.
Procol Harum çok fazla haşır neşir olduğum bir grup değil çoktan klasikleşmiş hammond anıtı 'A Whiter Shadow Pale' ve bir zamanlar kaybedenler kulübünün sıkça çaldığı kırık kalplerin kralı (Orjinal ismini unuttum, bir nevi acıların çocuğunun İngiliz versiyonu ;D) isimli şarkılarını severim albüm bazında baştan sona dinlemedim açıkcası. Barış manço hakkında daha fazla söz edebilirim sanırım, çünkü tüm külliyatını yutmuş gibiyim ;D. Evet, Yeni Bir Gün gerçekten müthiş bir albüm bunu yanında 2023 albümüde mükemmeldir ve anıt albümdür nazarımda. Yeri gelmişken Barış-Kurtalan albümlerini gerek iğrenç kayıtlarıyla, gerekse albümlerin orjinal hallerini bozarak garip ve iğrenç kolajlar haline getirmiş Emre plağa en içten nefretlerimi sunarım. Bu plak şirketleri para için en önemli eserlerin ırzına geçerken, kar hırsıyla öküzlüklerini tavana vurdurmuşken mp3 denen teknolojinin bu iğrenç herifleri allak bullak etmesinede sevinmeden edemiyor bir taraftan insan, iyi oldu size be, beter olun... >:( Bu arada olan sanatçılara oldu orası ayrı.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 05, 2009, 12:43:31 ÖS
Haklısın be Gökhan, bu aralar bayağı bir boşladık buraları...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 06, 2009, 12:08:49 ÖÖ
Haklısın be Gökhan, bu aralar bayağı bir boşladık buraları...
Çok fazla katılım olmamasına alışmıştık o durumu pek fazla sallamıyordum açıkcası asıl serzenişte bulunduğum sizin gibi eski progçu ( bu kavramı iyi müzik dinleyenler olarak genişletebiliriz) yoldaşların son dönem ilgisizliği oldu sadece. Neyse...Umarım  bu durum; öğrenci arkadaşlar için vizeler, finaller, çalışan arkadaşlar için iş yoğunluklarının yarattığı geçici bir durumdur diyerek geçelim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 06, 2009, 01:17:38 ÖS
Evet Gökhan'dan haklı olarak zılgıtı yedikten sonra bir şeyler yazmak farz oldu.   :o

2008 içinde çıkan fantastik bir albümden bahsedeceğim Lunatic Soul'un aynı isimli albümü. Albüm bir solo proje Riverside'ın has adamı Mariusz Duda liderliğinde birçok sağlam Polonyalı eleman ile ortaya çıkarılmış. Sound olarak Riverside etkileri hemen göze çarpıyor, Duda'nın buğulu sesi de dikkat çekici tabiki. Riverside'dan daha yumuşak ve daha melodik bir alt yapı var bana göre. Ama Polonyalılara özgü karanlık yapı hemen insanı sarmalıyor. Bunun yanında çok güzel folk ve prog karışımı tınılarda duyabiliyorsunuz. Davulda Induktu grubundan tanıdığımız Wawrzyniec Dramowicz'in performansından ayrıca söz etmek gerek.  Yorucu olmayan insanı duygulasallaştıran hoş bir albüm, atlamayın dinleyin...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 06, 2009, 05:36:40 ÖS
Belki çoğunuz önceden biliyordunuz ama Satellite mart ayında Nostalgia isimli yeni bir albüm çıkaracakmış.Dört gözle bekliyoruz.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 07, 2009, 01:25:27 ÖÖ
Estağfurullah zılgıt falan yok sevgili dostlarım hafiften levyesel durumlar oldu sadece ;D o da geçti gitti...Neyse, Sattellite'nin yeni albümünü heyecanla bekliyoruz gerçekten nedeni hepinizin bildiği gibi elemanların çok önemli bir ekolden gelmelerinde saklı. Collage ile aklımızı başımızdan alan bu güzel ağbiler Sattellite ile progressive rock'da çığır açmaya devam ediyorlar. Duygu, zeka, yaratıcılık, teknik kapasitenin mükemmel bir şekilde harmanlanmış hali; Sattellite olarak karşımıza çıkmış durumdayken, yeni albümlerini heyecanla baklemeyip ne yapalım şimdi? Sevgili Hasan, Lunatic Soul albümünü bir kez dinledim ama fazla kasvetli buldum ( Benim gibi kasvetli şeyleri seven bir adamın bunları söylemesi ilginç bu arada). Sonuç olarak Polonya topraklarının geleneksel hüzün ve kasvet oranı benim kronik depresif kapasitemi bile sollamış olsa gerek :D. Fonda Spocks Beard'den On A Perfect Day çalarken şimdilik hepinize iyi geceler diyorum, ve bir daha ortalıkdan kaybolmayın çıkarırım vallahi levyeyi diyerek ( Return Of The Levye) açıkca tehdit ediyorum. ;D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 10, 2009, 06:26:32 ÖS
2008 yılından pırlanta değerinde bir albüm daha Meksikalı Cast grubunun "Originallis" isimli albümü. Yaklaşık 30 yıldır Meksika prog sahnesinde yer alıyor Cast grubu. Grubun kurucusu ve beyni olan klavye virtüözü Alfonso Vidales benim de uzun yıllardır izlediğim ve takdir ettiğim tekniğinde Keith Emerson etkileşimi olan bir klavye üstadı. Grup her yıl bir albüm yayınlama geleneğini 2008 yılında da bozmadı ve ortaya çıkan albüm Cast diskografisi içinde belki de en iyi olanı.

İkili bir albüm Originallis toplam 93 dakikalık bir müzik ziyafeti ve parçalar ara vermeden devam ettiği için albümün dinamizmi nefesinizi kesiyor. Albüm öncelikle diğer Cast albümlerine oranla daha çok senfonik ve barok ögeler içeriyor, bunun yanında zaman zaman jazzy tınılar ve yoğun Latin ezgileri de işin içine giriyor. Grubun tüm elemanları görkemli bir müzisyenlik gösterisi içindeler. Nefesli enstrumanlarda yer alan Pepe Torres'in müthiş performansı albüme ala Crimson tadları veriyor. Zaman zaman ortaya çıkan çok teknik gitar pasajları biraz sıkıcı ve kaotik oluyor ama alt yapının güzel ve dolgun bir şekilde işlenmiş olması bu sıkıntıyı kolayca gideriyor. Birbiri içine geçmiş olan şarkıların nerede bitip nerede başladığını algılamak pek kolay olmuyor ama bu da albüm için negatif bir olay değil bana göre aksine dinamizmi daha da tetikliyor. Albümde çok yoğun olmayan vokal pasajları bir kadın bir erkek iki kişi tarafından seslendiriliyor, belkide albümün en az dikkat çeken tarafı vokaller fakat bayan vokalist Lupita Acuna Latinlere özgü sesi ile hemen kalpleri feth ediyor.

Harika melodik tatları, tutku dolu ve gelişmiş müzisyenlik yetenekleri ile Originallis albümü takdire şayan, kesinlikle tavsiye ederim.

Cast'ın Originallis albümü 2008 yılında Meksika'dan çıkan ikinci dikkat çekici albüm diğeri ise Saena grubunun aynı adlı allbümü bu albüm hakkında da birşeyler karalamıştım atlanmaması gerekir.


Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 11, 2009, 05:10:21 ÖS
CLIVE NOLAN İLE BİR RÖPORTAJ

B - Merhaba Clive öncelikle farklı sorulardan girmek istiyorum röportaja?

C- Selam. Tabii ki soruları en iyi şekilde cevaplamaya çalışacağım.

B- Piyano ve klavyeli çalgılara olan ilgin erken yaşta başladı ve progressive rock müziğine olan ilgin nasıl oluştu?

C- Annem ve babam piyano öğretmenleriydi ve dolayısıyla bu enstrümanı çalmam benim için doğal bir şeydi. Bu da rahatça klavye çalmamı sağladı. Klasik müzik eğitimim vardı ve 18 yaşlarındayken (çok geç) rock müziğe yöneldim. Gittim kendime rasgele bir albüm aldım (yalnızca albümün ön kapağındaki resmi beğendim diye). O albüm de Genesis'in "Seconds Out" albümüydü. Albüm gerçekten çok hoşuma gitmişti. Kate Bush'un müziğinin (bestelerinin) yanısıra Peter Gabriel'ında benim üstümde etkisi büyük olmuştur.

B- Çok ilginç, peki Pendragon ile bazı albümlerde çaldınız. Daha öncesi nasıldı?

C- Pendragon'dan önce Sleepwalker isimli beş yıllık bir serüveni olan bir grupla çalıştım fakat hiçbir aşama kaydedemedik. Pendragon çalıştığım ilk "imzalı" gruptu. Ayrıca The Cast isminde bir pop rock grubu da kurmuştum.

B- Strangers on a Train'in devamı niye gelmedi. Böyle çalışmalara ara mı verdin?

C- Aslında şimdi üçüncü Strangers on a Train albümü üzerinde çalışıyoruz. Müziğin çoğunu dokuz yıl önce yazmıştım ama bu projeyi ilerletme fırsatını bir türlü yakalayamamıştık. Bu sene bu projeye geri dönmeye karar verdim ve bütün eski dosyaları ve materyali çıkardım, şimdi müziği (besteyi) yeniden yapıyorum. Bu albümü kaydedip gelecek yıl piyasaya sürmeyi düşünüyorum.

B- Nightingale'de Dan Swanö ile çalışmak nasıldı?

C- Onunla çalışmak hoştu. Ben yalnızca lirikleri yaptım, ve bunun büyük bir bölümünü de tek başıma yaptım. Dan bana kaç tane lirik gerektiğini ve genel düşüncenin ne olduğunu söyledi ve bende ona göre yaptım.

B- Aynı bağlamda bir soru soracağım, çok değişik projelerde yer alıyorsun Arjen Lucassen hakkında neler düşünüyorsun?

C- O harika bir müzisyen. Bu albümlerde çalmak oldukça zevkliydi. Umarım yeniden birlikte çalışabiliriz.

B- Karl Groom'da Threshold'da çok iyi işler çıkartıyor. Threshold'un müziğini nasıl değerlendiriyorsun?

C- Karl bir müzisyen olarak gerçekten çok ileri bir düzeyde. Thin Ice Stüdyosunun ortak sahipleriyiz ve yıllardır da birlikte çalışıyoruz, Threshold'da muhteşem bir grup.

B- Oliver Wakeman "Jabberwocky" gibi çalışmaları ilerde görebilecek miyiz?

C- Umarım görürsünüz. Oliver ile beraber üçüncü bir albüm çıkartma planımız var ama maalesef bunu gerçekleştirmek için yeterli maddi kaynak yok. Ama umarım bunu gerçekleştirebilme fırsatını yakalayabiliriz.

B- Arena'yı Marillion ile özdeş tutuyorum. Marillion dinleyen insanlar Arena'yı da sevebiliyorlar, bu konuda neler söylersin?

C- Aslında artık Marillion pek de benzer yönümüz kaldığını sanmam. Mick Pointer gerçekte Marillion'un kurucularından biriydi, ve bu grupla olan etkileşim belki de ilk albümlerde vardı ama zamanla müzikal anlamda ilerlediğimiz yollar ayrıldı. Yine de Marillion grubunun hayranları bizim müziğimizi beğeniyorsa bundan mutluluk duyarız.

B- Arena'nın "The Visitor" albümünü yaratırken nelerden etkilendiniz?

C- "The Visitor" Arena için önemli bir albümdü. Bence gerçek anlamda kimliğimiz bulduğumuz CD buydu. Bu konsept bir göl kenarında yaptığım bir gezi sonucunda ortaya çıktı. Göl donmuştu ve buzun üzerinde kayak yapan biri vardı.

B- Lirik yazımında nelerden etkilenirsin?

C- Aslında nelerden etkilendiğimi tam olarak bilmiyorum. Beni etkileyen şeyler aslında daha çok filmler ya da fotoğraflar... imgeler ve farklı atmosferler. Kaynak kitaplara (bir konu hakkında bilgi verici, gerçeklerin yazılı olduğu kitaplara) bir tutkum var, ve bir yerlere yakıştırabileceğim küçük gerçekler ve figürleri severim. Ayrıca İncil imgeler ve düşünceler bulmak için harikulade bir kitaptır.

B- "The Visitor" albümündeki Paul Wrightson neden ayrıldı? Kendisi Arena dışında bir projede yer aldı mı?

C- Maalesef "The Visitor" turnesinde kişilik çatışması yaşandı ve bunun bıraktığı izler zamanla silinecek türden değildi. Aslında Paul ve ben çok iyi geçiniriz ve onunla hala çok sık görüşüyoruz. O şimdi Iron Heart adlı bir metal grubunda vokalistlik yapıyor. Onu ara sıra bazı vokalleri yapması için stüdyoya çağırıyorum.

B- "Immortal" albümündeki "The Butterfly Man"i oluştururken neler düşündün?

C- Bir milyon ruh toplamakla lanetlenmiş bir adam/yaratık hakkında bir rüya gördüm bu rakama ulaşamadan uyuyamıyordu.

B- "Contagion" sence konsept bir albüm mü? Konsept bir albümü yapmanın zorlukları nelerdir?

C- "Contagion" gerçekte konsept bir albüm. oldukça konsept! Aslında "genel olarak" "The Visitor"den bile daha konsept bir albüm. Bu albümde müziğin takip ettiği bir hikaye anlatılıyor. İşin zor yanı yapıda. Her şarkıdaki yapıyı teker teker ele almak yerine bütün albümü büyük bir parça olarak düşünmek gerekiyor, yani; temalar ve motifler yapıyı oluşturmak için dikkatle incelenmeli ve aralarında bağlantı kurulmalı.

B- Enchant, The Flower Kings, Spock's Beard grupları hakkında neler düşünüyorsun? Son dönem progressive rock grupları için neler söylersin?

C- Hepsi tarzların göre saygı gören çok çok iyi gruplar. Dürüst olmak gerekirse progressive rock dinlemeye pekte düşkün biri değilim. Vakit buldukça başka şeyler dinliyorum, bunlar, film müzikleri, Coldplay, Tool, Peter Gabriel ve Opera. Gruplar arasındaki etkileşim iyi birşey olabilir, belki birbirlerini etkilerler.

B- Yeni albüm hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz?


C- Yeni albümün adı "Pepper's Ghost", ve albüm ortaya çıkmadan önce yaptığımız tanıtımlara bakılırsa oldukça büyük ilgi toplayacak gibi duruyor. Ben bunu Arena'nın yeniden keşfedilişi gibi görüyorum. İnsanların bizi yeni bir farklı bakış açısıyla görmesinin zamanı geldi. Gelecek yıl grubumuzun onuncu kuruluş yıldönümü olacak ve uzun bir turneye çıkmayı düşünüyoruz.

B- Vakit ayırdığın için teşekkürler.

C- Önemli değil, yine görüşmek üzere...


mart-nisan 2005
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 11, 2009, 06:29:05 ÖS
Güzel bir röportaj olmuş enchant abi eline sağlık.Sanırım bunların devamı gelecek.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 11, 2009, 07:27:56 ÖS
teşekkürler metafiz devamı gelir mi bilemiyorum ama yapmak istiyorum aslında. :)

bu arada çok önemli bir haber daha vereyim. amerika'nın iyi neo-prog gruplarından iluvatar'da dönüyor. yeni albüm "sunlight of the spirit" adında ve bu albümden "favorite son" ve "le hungarie moo moo" myspace sayfasından dinlenebiliyor. ben eski tatlarını yakalamış olduklarını düşünüyorum. nostalji tadı bu olmalı. birde iluvatar konserlere de geri dönüyor. nektar grubunun headliner'lığında rosfest'e çıkacaklarmış. devam ettiklerine çok sevindim. ;)

http://www.myspace.com/iluvatar2006
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 11, 2009, 07:41:51 ÖS
andy tillison'ın parallel or 90 degrees'i de albüm çıkaranlardan. bir anlamda best of double cd formatında çıkartmış ve roine stolt'da bu albümde yer alıyor buradan belirtelim. ayrıca kenarda köşede kalmış bestelerin yanında yeni materyallerde bu double albümde kendilerine yer bulmuş. ismi de a can of worms. grubu tanımak için iyi fırsat.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 11, 2009, 10:53:00 ÖS
Öncelikle röportaj daha sonra güzel haberlerin için çok teşekkürler enchant... İluvatar'ın ger dönüş haberi gerçekten çok sevindirici, Children albümlerinin tadı damağımızda kalmışken yeni albümle geri dönmeleri gerçekten müthiş bir olay sanırım bu olaya en fazla sevinenlerden biride sevgili dostumuz beat olacak. Bunun yanında son dönemin takdir ettiğimiz grublarından Parallel Or 90 Degrees'in yeni albüm haberi oldukça sevindirici . Sonuçta durdun durdun bomba röportaj ve haberlerle turnayı gözünden vurdun, tekrar sağolasın enchant.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 12, 2009, 12:22:00 ÖÖ
rica ederim. :) bu yazının sonunda da yine güzel bir haber olacak.:)
iluvatar'ın dönüşü için bende çok heyecanlandım, en sevdiğim neo-prog gruplarından birisiydi, şimdiki neo-prog tayfasına göre biraz klasikçi takılıyorlar, böyle peter gabriel, genesis havaları yüzünden... children albümünü beat hocayla az dinlemedik, albümü baştan sona defalarca dinlemişsizdir, son albümdeki şarkılarda bana children'ı hatırlattığı için çok sevindim.
şimdi geldi yeni albüm haberine. steve rothery'nin ta 1996'da the wishing tree diye bir projesi vardı, böyle folk rock, akustik şarkıların olduğu bir albümdü. şimdi ise 13 sene sonra the wishing tree geri dönüyor. yeni albüm ismi ise "ostara". ilk albüm "carnival of souls" idi ve bu albümde enchant'ın eski davulcusu paul craddick'de yer almıştı. şimdiki "ostara" albümü ise tamamen akustik olacakmış ve bayan vokalist hannah stobart (gerçekte enchant'ın eski davulcusu paul craddick'in eşidir. ;)) -şimdi hannah craddick oldu tabii- ile gerçekleştirilen kayıtta bütün şarkılar rothery ve craddick'e ait. http://www.reverbnation.com/thewishingtree   bu adresten biraz dinlenebiliyor.

satellite'ın yeni çalışmaları da çok iyiymiş, işte istikrar budur. albümü dinlemek için sabırsızlanıyorum.
http://www.myspace.com/satellitepoland
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 12, 2009, 01:24:30 ÖÖ
Enchant, eline sağlık hoş bir röportaj olmuş.

Illuvatar haberi hoşuma gitti gerçekten. Hımm, Steve Rothery şüphe ile baktığım bir kişidir ama hakkını yemeyeyim Marillion'un son albümü hoşuma gitti fakat Carnival of Souls çok mıy mıy bir albüm...     Satellite ise merakla beklenmektedir.

Andy Tillison dedin ve bir anda Theo Travis ile Robert Fripp'in Thread isimli çalışması geldi aklıma, abilere saygımız sonsuz ama çok deneysel bir çalışma olmuş dolayısıyla arşivin derinliklerinde yerini aldı.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 12, 2009, 02:31:22 ÖÖ
İluvatarda Genesis havaları olduğu doğrudur, yinede dinlediğimde farklı ve taze bir sound bulmuştum elemanlarda, öyle çakma Genesis gruplarına benzemiyorlar kendi sesleri var sonuçta. Sevgili Hasan, Steve Rothery ile ilgili şüphelerini merak ettim doğrusu. Rothery bizim gibi bünyelerde nasıl bir şüphe uyandırabilir acaba? Bana göre 80 sonrası progressive rock'ın ekol olmuş bir ağbsidir Steve Rothery ağbi neyse bu vesileyle ilk albümlerini çok beğendiğim gizemli ve melonkolik tatlar bulduğum The Wishing Tree'nin yeni albüm haberi beni bu akşam sevindiren bir başka haber oldu, bu akşam arda arda verdiği güzel haberler sonucu sırıtan bir yüz ifadesiyle uykuya dalmama vesile olacak enchant'a tekrar teşekkür ederim. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Şubat 12, 2009, 11:13:16 ÖÖ
enchant, röportaj ve güzel haberler için sana teşekkür borcumuz var. illuvatar'ın geri döneceğine pek ihtimal vermiyorduk, hemen bakıyorum şarkılar nasıl, kadro değişikliği var mı, ne durumdalar. Tillison'ı "The Tangent" ile tanımış ve çok sevmiştim, malum sebeplerden ötürü :) ama Po90'a bir türlü doğru dürüst giremedim. bu set benim için de bir fırsat olabilir.

moog, evet Travis&Fripp'in çalışması gerçekten deneysel ve sanırım doğru zamanda dinlediğim için beni de epey bir açtı. Biraz içine girmesi zor oldu ama çok değerli bir kayıt bence o.

Prog dünyasında yeni eğilimlerin yanında eski, sevdiğimiz grupların devam etmesi veya iyi geri dönüşler yapmaları beni çok sevindiriyor. Güzel, güzel..
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 12, 2009, 12:41:33 ÖS
Sevgili Hasan, Steve Rothery ile ilgili şüphelerini merak ettim doğrusu. Rothery bizim gibi bünyelerde nasıl bir şüphe uyandırabilir acaba?

Off Off amma pot kırmışım ya Rothery'e dil uzatarak Hogart diyecektim ben kafa iyice sünger oldu artık bizim, ateş suyuda etken oldu bu potu kırmamıza. Ay ay neler oluyor bana, saygı babından Fugazi dinleniyor şu an...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 13, 2009, 01:41:00 ÖÖ


Off Off amma pot kırmışım ya Rothery'e dil uzatarak Hogart diyecektim ben kafa iyice sünger oldu artık bizim, ateş suyuda etken oldu bu potu kırmamıza. Ay ay neler oluyor bana, saygı babından Fugazi dinleniyor şu an...
Hogart abimizde iyidir ama  ;) Neyse, bu iki aşamalı gruplar ile ilgili bölünmüş dinleyici grupları dinmeyen tartışmalar daha çok devam eder gibi görünüyor. Hangi gruplar bunlar? Mesala Marillion ( Fish- Hogart), Renaissance ( ilk kadro- ikinci kadro) ve Asia ( Evet niyetim konuyu Asia grubuna getirmekti aslında ;D). Sitede haberini vermiştik Asia bu aralar yeni bir albüm çıkardı kurucu kadronun ağır abileri geri geldi ve Phoenix isimli albümü yarattılar. Aslında Asia ile ilgili en önemli tartışma dönemlerinden çok progressive olup olmadıkları ile ilgili olmuştur. Kemik Progressive'ci tayfa genelde bu gruba burun kıvırmış, 'Bu babalardan böyle bir müzikmi çıkmalıydı?' diyerek küçümsemiştir. Eleştirmenler tarafından kendilerine Pop-Progressive yaftası vurulmuştur albümlerinin yüksek satışları ve önemli liste başarıları ortodoks progressivecilerin bu grubu tamamen defterden silmesine yol açmıştır. Sonuçta bu kesim arka planda kalmış gizemli grupların daha iyi olduğunu düşünür popüler olandan asla hazetmez. Neyse ben bu kesimden olmadığım ve Popüler olan kötüdür şeklindeki yaklaşımına katılmadığım için Asia'nın müziğine daima sıcak bakmış her iki döneminide sevmişimdir. Son albüme gelecek olursak içinde averaj üstü denebilecek bir kaç beste barındırmasına rağmen hatta kemik progressivecileri memnun edecek oranda eski albümlerine nazaran daha fazla progressive öğeler bulunmasına rağmen o eski Asia tadını yakalayamadım, hatta ikinci dönem Asiadan aldığım tadı bile alamadım desem yeridir. Her şeye rağmen John Wetton'un vokalini , Chris Squire'in mükemmel gitar tonlarını, Carl Palmer'ın müthiş davul ataklarını ve Geof Downes'in etkileyici klavye tonlarını yeniden duymak bünyeme iyi geldi doğrusu.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 13, 2009, 03:25:03 ÖÖ
asia'nın ilk dönem albümlerini beğenirim. ama beni daha çok etkileyen bir albümleri de "silent nation"dır. oradaki şarkılar çok sağlamdı. "long way from home", "blue moon monday" çok iyiydi mesela. sanırım bu albümde sevenleri ikiye bölmüştü, bir kaç siteye bakmıştım neler demişler diye fifty fifty. :(
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 13, 2009, 05:36:21 ÖS
(http://www.blueskypromotion.it/img/Osanna_004.jpg)

osanna 70'lerin psychedelic progressive rock gruplarından birisi ve son albümü de çıkmış durumda. grubun daimi kadrosu dışında aşağıdaki müzisyenler albümde yer almaktadır. mellotron, hammond ve flüt mü dinlemek istiyorsunuz.

Gianni Leone (Balletto di Bronzo), David Cross (King Crimson), Tim Stevens, Lello Brandi ve David JACKSON. Buradan belirtelim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 14, 2009, 01:23:49 ÖÖ
asia'nın ilk dönem albümlerini beğenirim. ama beni daha çok etkileyen bir albümleri de "silent nation"dır. oradaki şarkılar çok sağlamdı. "long way from home", "blue moon monday" çok iyiydi mesela. sanırım bu albümde sevenleri ikiye bölmüştü, bir kaç siteye bakmıştım neler demişler diye fifty fifty. :(
Ben o albümden, albümle aynı adı taşıyan Silent Nation'u çok severim. Bambaşka bir seda , bambaşka bir doku vardır o şarkıda. Entry kalabalıklığı olmasın, ek olarak kısa bir iki not düşelim...

Not 1-Şu sıralar dinlediğim Mizukagami isimli Japon grup gerçekten müthiş çıktı, ahh birde vokaller İngilizce olsaydı ( Malum takıntım :D)

Not-2-Özellikle 90 sonrası Polonya Progressive Rockından sıkça söz etmiş ve ayrı bir ekol oluşturma yolunda olduğu görüşünü belirtmiştim ama o ekol çoktan oluşmuşda benim haberim yokmuş, hemde 60'ların sonundan itibaren çok önemli Exodus, Krzak, Maanam, Breakout biraz daha fazla bilinen SBB gibi gruplar ortaya çıkmış. Aslında bu ayrı ve daha geniş bir yazının konusu, fırsat bulursam 60'lardan bu güne Polonya rock'ı mevzusuna eğileceğim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 14, 2009, 12:38:13 ÖS
Hasan Abi nin bahsediği Cast albümünü, Emerson lafı geçtiği için, merak edip dinledim.Grup Meksika'lı olduğu için dili biraz garipsedim ama sonradan alıştım.Albüm iki cd den oluşuyor ve yaklaşık 95 dk civarında.Anlayacağınız biraz uzun bir albüm. Genelde çok uzun albümlerden sıkılırım ki ilk gördüğümde de kendi kendime söyledim bunu. Ama dinledikçe hiçte öyle olmadığını anladım. Albüm bence dolu dolu olmuş.Grup elemanları tüm yeteneklerini ortaya dökmüş gibi. Sanırsınız ki başka albüm çıkarmayacaklar :)

Dinlediğim diğer bir albümde Belive grubunun "Yesterday is a Friend" isimli albümü. Bu grubu progarchives te, Polonya'da Riverside dışında başka kimler varmış acaba diye merak etmemle birlikte keşfettim. Albüm gerçekten başarılı. İlk parça klasik gitar, üflemeli bir enstrüman ve keman etkileşimiyle başlıyor. Kemanda hemen hemen her parçada az çok kullanılmış. 2-3 parça hariç hepsi klasik ya da akustik gitar başlıyor. Aslında dikkatinizi gitariste çekmek istiyorum.Çünkü grubun gitaristi Satellite'nin ilk albümünde, hepinizin çok sevdiği Collage'in tüm albümlerinde çalmış olan Mirek Gil.Hatta bass gitarist Przemas Zawadzki aynı şekilde Collage ve Satellite de çalmış.Sanırım son açıklamalardan sonra albüm hepinizin dikkatini çekecek :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 14, 2009, 08:24:10 ÖS
Evet Metafiz "Originallis" çok etkileyici bir albüm.

Belive'in "Yesterday is a Friend" albümü bana göre 2008 albümleri içinde ilk 5'e girecek kalibrede, çıktığından beri sıkılmadan dinliyorum. Bu albüm hakkında daha önce de yorumlarım olmuştu...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 17, 2009, 02:12:33 ÖS
Biliyorsunuz Guy Manning The Tangent'in daha doğrusu Andy Tillison projelerinin oldukça önemli bir şahsı. Manning son 10 yıldaki onuncu albümünü çıkardı ismi "Number Ten". Son derece etkileyici bir albüm, bir önceki albümünde  kaldığı yerden ve aynı standartlar da devam etmiş Manning. Yaptığı her albümde kalite seviyesini hep aynı çizgide tutan Manning'e bu albümde de klavyelerde Andy Tillison eşlik etmiş özellikle Final Chapter isimli parçada çok etkileyici klavye ve melodik pasajlar hemen dikkati çekiyor. Prog, blues, balad, Ian Anderson tarzı flüt, güzel melodiler kaliteli ve mütevazi bir prodüksiyon, hoş albüm hoş aynen diğer dokuz albümü gibi...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 23, 2009, 08:57:54 ÖS
Ronie Stolt önderliğinde yeni ve ilginç bir proje geliyor Agents of Mercy, albüm ismi ise "The Fading Ghosts Of Twilight". Proje elemanları şöyle; Nad Sylvan: Lead & Backing vocals, Roine Stolt: Composer - Guitars, Bass, Lead & Backing vocals, Biggo Zelfries: Piano, Organ, Mellotron, Minimoog & Violin, Pat Mastelotto: Drums & Percussion, Zoltan Csörsz: Drumkit, Jimmy Keegan: Drumkit, Jonas Reingold: Fretless Bass, East Underground Horns: Horns.

Birkaç kısa örnek dinledim hoşuma gitti, mart ayında yayınlanacakmış bekleyelim ve görelim.

Bu arada sandıktan levyeyi çıkardım baktım bayağı bir paslanmış, temizlemeye başladım haberiniz ola...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 24, 2009, 12:05:21 ÖÖ
Bilgisayarda müzik dinlediğim zaman foobar kullanıyorum, shuffle modda kafasına göre çalıyor bir şeyler, bilgisayar başında çalışırken iyi oluyor böyle.

Şu anda da o durumdayım çalışıyorum ve birşeyler çalıyor. Also Eden'in About Time isimli albümünden The Enemy Within isimli şarkı çalarken davul dikkatimi çekti, kafamı işten kaldırdım ve bu satırları yazmaya başladım Mark Hall isimli bir abi çalıyor davulu canavar gibi, sağlam tempo ve aksak ritimler dikkatimi çekti...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 24, 2009, 12:24:49 ÖÖ
Benim yazacaklarım progresif'den çok klasik Rock ile ilgili. Patron'un ( Bruce Springsteen) yeni albümü Working On A Dream, patrondan beklenildiği oranda sağlam bir albüm olmuş. Geçen yıllar boyunca kalitesinden ödün vermeyen, halk adamı Rock ozanı Springsteen'i son albümündeki muhteşem şarkıların eşliğinde saygıyla selamlıyorum.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 25, 2009, 12:49:02 ÖÖ
Siteden forumlardan elini ayağını çekmiş dostlarımızdan hakan_el, son buluşmamızda bir konser anısından bahsetmişti. Almanyada, gittiği Pure Reason Revalition konserinde kendisi hariç kemik progressive tayfa duruma bir hayli içerlemiş ve büyük bir kısmı konserin başlarında ortamı terketmiş ( Bir nevi bizim istanbulda yaşadığımız Ozric Tentacles konseri durumlarının farklı bir versiyonu). Sebebi ise grubun Progressive rock ile alakası olamayan, tamamiyle Elektro-pop, rock icra etmesinden kaynaklanmış, sonuçta progressive sever bünyeler bu durumu hazmedememiş haliyle. Bu aralar aynı serzenişler Progarchives forumlarında var Pure Reason Revelation'ın yeni  albümü, dinleyen üyeler tarafından lanetleniyor en fazla iki yıldız alıyor. Sonuç olarak bende albümü dinledim ve işttiklerim hakan-el'in anlattıklarının ötesinde adamlar resmen Depeche Mode, Camouflage, Devo, Ultravox, Electro-Clash  havalarında takılmışlar yaptıklarının Progressive Rock ile uzaktan yakından ilgisi yok. Çok değil daha iki üç sene öncesi prog rockerların yücelttiği, prestijli prog rock festivallerine davet edilen bir grup ne olduda böyle bir tarza yöneldi ve progressive camiayı şok etti?  Yazdıklarımdan, bu durumdan benimde hayıflandığım sonucu çıkmasın grubun klasik prog rock kalıplarına sadık kalıp kalmaması pekde umrumda değil açıkcası. Elemanlar istedikleri yöne gitmişler iyi ve dinamik bir albüm ortaya çıkarmışlar sonuçta. Grubun bu hareketiyle birlikte yeni sorular ortaya çıkıyor; Progressive Rock nedir ve bundan sonra geleceği hangi noktaya doğru evrilmektedir? Yes, Genesis, Camel, Pink Floyd soundlarının günümüzdeki takipçilerinin hoşumuza giden, klasik tarzın üstene modernleşmiş bir cila atılması haricinde pekde fazla bir yenilik içermeyen müziklerinemi kitleneceğiz yoksa istedikleri yöne giden her tarza açık gruplarımı takip edeceğiz? Benim Cevabım ikinci şık olduğu için Amor Vincit Omnia albümünün peşinden gidiyor ve bu albümü progressive rock severlerden çok Alternative, elektronika seven kitleye tavsiye ediyorum.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 25, 2009, 12:04:21 ÖS
Gökhan, ben bahsettiğin grubun 2006 yılında çıkmış "Dark Third" isimli albümünü dinleyip bir kenara kaldırmıştım. Bir daha dinlememe nedenim ise progressive göndermelere sahip olan müziklerini alternative  ağırlıklı olması idi. Dikkatimi tek çeken ve hala da aklımda en önemli şey vokalist Chloe Alper'in sesi idi. Yeni albümleri ile ilgili yazılanlar PA'da benimde dikkatimi çekti ama ilgi alanım içinde olmadıkları için açıkçası pek önemseyip okumadım.

Değişim, hayatın tamamı için bir gerçek, ancak değişimin bugün beyaz olanın yarın siyah olması olması anlamına gelmemesi gerektiğini düşünürüm. Nüanslardaki değişim tamam, nitekim bu tip değişimlere prog dünyasında sıklıkla rastlayabiliyoruz, ama baştan aşşağı değişimde adamı bozuyor sanırım PRR'ye gelen tepkiler bu nedenle ortaya çıkmış.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 25, 2009, 12:44:32 ÖS
Baştan aşağı değişim konusunda haklısın moog, en azından bahsettiğimiz albümün soundu için durum böyle. Bu yüzden Progressive Rock severlere değil benim gibi müzikal bazda gönlü hercai olan, her dala konabilen kişilere tavsiye ettim albümü. ;).  Bu albümde Progseverlerin ilgisini çekebilecek tek şey gerçekten çok sağlam olan koral hatta ilerleyen vokal performansları  olabilir sadece, tabii altyapıda varolan elektronik sounda tahammül edebilirlerse.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 25, 2009, 05:25:20 ÖS
    Uzun zamandan beri sürekli Polonya çıkışlı albümleri dinliyorum.Bunlar arasında öncelikle Hasan Abi'nin tavsiyesi üzerine dinlediğim Lunatic Soul'un aynı isimli albümü geliyor.Duda'nın vokaline bir kez daha hayran kaldım.Genel anlamda sakin bir albüm.Polonya'nın iç karartıcı havasını yansıtıyor. Onun haricinde benim gibi yılda 5-6 kez 18 saatlik yolculuk yapanlar için tam bir yol albümü diyebilirim. Yine Polonya'dan 2008 çıkışlı Nemezis grubunun aynı isimli albümü ile 2003 çıkışlı Anamor grubunun Imaginacje albümünden bahsetmek isitiyorum.
   Nemezis grubunda Karolina isimli müthiş bir sese sahip bayan vokal bulunuyor. Gitarları üstlenen Marcin Kruczek'de çok başarılı. Albüm yine hep söylediğimiz gibi Polonya'nın iç karartıcı havasını yansıtıyor. Mutlaka dinlenmesi ve takip edilmesi gereken bir grup bence.
    Imaginacje albümünü ise albümün ingilizce olmamasından mıdır nedendir bilinmez, Nemezis kadar beğenmedim. Ama dinlenmeyecek kadar kötü de değil. Albümde konuk sanatçı Quidam grubunda flüt çalan Jacek Zasada bulunuyor.

   Bu gidişle ben daha uzun bir süre Polonya'dan kurtulamayacağım!
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 26, 2009, 01:19:29 ÖÖ
Benim yazacaklarım progresif'den çok klasik Rock ile ilgili. Patron'un ( Bruce Springsteen) yeni albümü Working On A Dream, patrondan beklenildiği oranda sağlam bir albüm olmuş. Geçen yıllar boyunca kalitesinden ödün vermeyen, halk adamı Rock ozanı Springsteen'i son albümündeki muhteşem şarkıların eşliğinde saygıyla selamlıyorum.

patron hep iyi işler yapıyor. yalnız benim working on a dream ile biraz problemlerim var. öyle çok fazla problem değil ama bir önceki "magic" albümü daha bir etkileyici gelmişti. ne bileyim "livin' in the future" ya da "i'll work for your love" gibi şarkılar bekledim ama çıkmadı maalesef. working on a dream'de güzel olmasına rağmen bir kaç şarkıya hiç alışamadım sanki aceleye gelmiş izlenimi de oluşturdu bende ama "outlaw pete", "my lucky day" nefis şarkılar... yalnız hepsinin dışında patron'u kutlamak lazım ki kalitesinden ödün vermiyor. gönül ister ki "devils & dust" gibi akustik bir albüm daha çıkarıversin. :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 26, 2009, 01:27:28 ÖÖ
springsteen demişken konumuz dışı ama sana iki albüm daha önereyim aradan kaçayım sonra...

1. tracy chapman - "one bright future": yıllar sonra gelen muhteşem bir albüm. arada bir soul/jazz etkileri olan şarkılarda yapmış çok keyifle dinleniyor. springsteen gibi chapman'a da saygıda kusur yok.

2- john mellencamp - "life, death & love and freedom": bu adam müthiş. albüm de springsteen çalışmalarına çok benziyor. şarkıların hemen hepsi çok üst düzeyde kaliteliler. mellencamp'e zaten springsteen kırması diyebiliriz, albüm ilk çıktığından beri playlist'de defalarca dönüp duruyor. troubled land, young without lovers'ı dinlemeden yatmak yok. çok iyi bir albüm yapmış helal valla! :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 26, 2009, 11:51:15 ÖÖ
Tavsiyelerin için teşekkürler enchant, bu tavsiyelere en kısa zamanda uyulacaktır ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 26, 2009, 11:58:11 ÖÖ

2- john mellencamp - "life, death & love and freedom": bu adam müthiş. albüm de springsteen çalışmalarına çok benziyor. şarkıların hemen hepsi çok üst düzeyde kaliteliler. mellencamp'e zaten springsteen kırması diyebiliriz, albüm ilk çıktığından beri playlist'de defalarca dönüp duruyor. troubled land, young without lovers'ı dinlemeden yatmak yok. çok iyi bir albüm yapmış helal valla! :)

Bayağı önce sanırım 80'ler de bir dönem bu adamın "The Lonesome Jubilee" albümünü sıklıkla dinlerdim, çok hoş blues ve folk tınıları ile benzenmiş zaman zaman kemanın ön plana çıktığı şarkıları hatırlıyorum. Sonrasında bir daha ne albümünü edindim ne de ciddi olarak dinledim ama ortamlarda falan sesini duyduğumda kulak kabarttığım bir şahsiyettir.
 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 27, 2009, 12:27:34 ÖS
polonya'nın iyi gruplarından after'ın hideout albümünü dinleyen var mı çok hoş şarkılar yapmışlar.
norveç'in senfonik prog gruplarından wobbler'in yeni albümü "afterglow"da yolda. bazı şarkıları myspace'e koymuşlar, tam da anglagard ve yeni senfonik prog ama eski müzikal anlayışı sürdüren gruplar gibi takılmışlar. bu adamlar bir acayip, bir lars fredrik frøislie var ki şarkı içlerinde dinlemekten şarkıyı devamlı geri geri almaktan usandırdı, bu nasıl klavye tonudur, sonra mellotron'lar, mini moog, bu albümün elime geçmesi için her yolu deniycem. bu kuzey prog'unun gözünü seveyim.
polonyalı gruplardan indukti'de albüm çıkaracak bu aralar, maşallah! :)

wobbler'e aman bir göz atın. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 27, 2009, 02:00:51 ÖS
polonya'nın iyi gruplarından after'ın hideout albümünü dinleyen var mı çok hoş şarkılar yapmışlar.
norveç'in senfonik prog gruplarından wobbler'in yeni albümü "afterglow"da yolda. bazı şarkıları myspace'e koymuşlar, tam da anglagard ve yeni senfonik prog ama eski müzikal anlayışı sürdüren gruplar gibi takılmışlar. bu adamlar bir acayip, bir lars fredrik frøislie var ki şarkı içlerinde dinlemekten şarkıyı devamlı geri geri almaktan usandırdı, bu nasıl klavye tonudur, sonra mellotron'lar, mini moog, bu albümün elime geçmesi için her yolu deniycem. bu kuzey prog'unun gözünü seveyim.
polonyalı gruplardan indukti'de albüm çıkaracak bu aralar, maşallah! :)

wobbler'e aman bir göz atın. ;)
Ohhh habere bakın Wobbler'in yeni albümü, müthiş bir şey bu.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 27, 2009, 05:50:22 ÖS
Enchant Abi Indukti'nin yeni albümünü bende dört gözle bekliyorum. Çünkü senin bahsettiğin SUSAR albümlerini hala dinlemekteyim, müthiş bir albüm. Önceki mesajımda Indukti'den bahsetmeyi unutmuşum. Bende diyorum birşeyler unuttum ama...  :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 28, 2009, 01:27:43 ÖÖ
Tamda şu sıralar Wobbler'in Hinterland albümüne ve özellikle olağanüstü Rubata İndustry şarkısına sardırmışken yeni albüm haberi çok iyi geldi vallahi.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 02, 2009, 12:44:53 ÖÖ
Günümüzde bol miktarda çakma Pink Floyd, Genesis, Yes ve Camel grubu bulabilirsiniz, yalnız çakma Renaissance grubu bulmanız bir kaç Japon grubu dışında o kadarda kolay olmuyor. Bu vesileyle vokalistinin sesi fena halde Jane Relf'e benzeyen Renaissance grubunun iki döneminden izler taşıyan gerçekten sağlam müzik yapan Brezilyalı Arion ve onların kendileriyle aynı adı taşıyan  albümülerini tavsiye ederim. Bu arada çakma derken bu tip grupları küçümsediğim anlamı çıkmasın aksine müzikal rotalarını bu yönde çizmiş gruplara sempatiyle bakıyorum, alıştığımız sevdiğimiz soundlarla yeni besteler yaratıp büyük müzikal keyifler veriyorlar. Sonuç olarak müzikte denenecek kulvar, bulunacak melodi kalmadı gibi bir şey bunu başaran gruplarda bir avucun parmakları kadar, zaten onlarda büyük grup kategorisinde yer alıyorlar.Bu arada, Büyükler kategorisindede yer alan, şimdilik son grup Radiohead'dir bana göre.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Mart 05, 2009, 11:37:42 ÖS
Siteden forumlardan elini ayağını çekmiş dostlarımızdan hakan_el, son buluşmamızda bir konser anısından bahsetmişti. Almanyada, gittiği Pure Reason Revalition konserinde kendisi hariç kemik progressive tayfa duruma bir hayli içerlemiş ve büyük bir kısmı konserin başlarında ortamı terketmiş ( Bir nevi bizim istanbulda yaşadığımız Ozric Tentacles konseri durumlarının farklı bir versiyonu). Sebebi ise grubun Progressive rock ile alakası olamayan, tamamiyle Elektro-pop, rock icra etmesinden kaynaklanmış, sonuçta progressive sever bünyeler bu durumu hazmedememiş haliyle. Bu aralar aynı serzenişler Progarchives forumlarında var Pure Reason Revelation'ın yeni  albümü, dinleyen üyeler tarafından lanetleniyor en fazla iki yıldız alıyor. Sonuç olarak bende albümü dinledim ve işttiklerim hakan-el'in anlattıklarının ötesinde adamlar resmen Depeche Mode, Camouflage, Devo, Ultravox, Electro-Clash  havalarında takılmışlar yaptıklarının Progressive Rock ile uzaktan yakından ilgisi yok. Çok değil daha iki üç sene öncesi prog rockerların yücelttiği, prestijli prog rock festivallerine davet edilen bir grup ne olduda böyle bir tarza yöneldi ve progressive camiayı şok etti?  Yazdıklarımdan, bu durumdan benimde hayıflandığım sonucu çıkmasın grubun klasik prog rock kalıplarına sadık kalıp kalmaması pekde umrumda değil açıkcası. Elemanlar istedikleri yöne gitmişler iyi ve dinamik bir albüm ortaya çıkarmışlar sonuçta. Grubun bu hareketiyle birlikte yeni sorular ortaya çıkıyor; Progressive Rock nedir ve bundan sonra geleceği hangi noktaya doğru evrilmektedir? Yes, Genesis, Camel, Pink Floyd soundlarının günümüzdeki takipçilerinin hoşumuza giden, klasik tarzın üstene modernleşmiş bir cila atılması haricinde pekde fazla bir yenilik içermeyen müziklerinemi kitleneceğiz yoksa istedikleri yöne giden her tarza açık gruplarımı takip edeceğiz? Benim Cevabım ikinci şık olduğu için Amor Vincit Omnia albümünün peşinden gidiyor ve bu albümü progressive rock severlerden çok Alternative, elektronika seven kitleye tavsiye ediyorum.


Aslinda o konserde yasananlar progresif camiaya karsi daha mesafeli durmama sebep oldu. (Siteye uzun zamandan beri ugramamamin sebebi bu sayilmasin bu arada.) Progresifcilikle, ilerleyicilikle kafayi yemis bir kitle günümüzdeki gruplarin soundlarinda hala bundan 30 - 40 yil önceki gruplardan birseyler arayip bulamiyorlarsa, onlarin caldigi gibi klavye ve gitarlar calinmiyor veya onlar gibi belli basli edebiyatcilarin hikayelerini konu almayan sözlere rastlayamiyorlarsa, o hemen herbiri birer müzik elestirmeni tavirlarina soyunup camur atmaya, bok atmaya bayilirlar. Beni cileden cikaran bir nokta da yine bir boka benzetemedigim öyle gruplar hakkinda "su bölümde klavyeler Rike Wakeman tarzinda calinmis", "su soloyu sanki Petrucci atiyor", "sanki Genesis'in günümüz versiyonu" gibi aptal yorumlar yapiliyor ve o 10 - 20 dakikalik parcalarin tek bir saniyesinde bile bir his alamadigim o gruplar öyle yüceltiliyor ki anlamiyorum. Progressive, yani ilerlemek, büyümek anlamina gelen bu kelimeye bizzat ters düsen Rike Wakeman gibi klavyeyi calmaya calismak, Petrucci gibi solo atmak ve Genesis'in cakmasi olmaktir. Geri zekali bir kitlenin kendi kimyasina ters düsen ilerleyici bir müzik tarzi dinlemesi ve dinledigini ne kadar anladigi da asikardir. Sonuc olarak ikinci albümünde kendini tekrar etmek istemeyen, bay.c'nin benim icin cok sey ifade eden "yüreginin götürdügü yere git" sözüyle yola cikan Pure Reason Revolution isliklanip yuhalaniyor, gecenin ilerleyen saatlerinde ve sonunda kravatli amcalar ve Rock Ruhu'ndan yoksun entel kesim tarafindan alsiklanan tarafsa grubun olmazsa olmazi Peter Nicholls'in yoklugunda John Jowitt'in vokallerini üstlendigi bir IQ idi.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 06, 2009, 12:44:09 ÖÖ
Siteden forumlardan elini ayağını çekmiş dostlarımızdan hakan_el, son buluşmamızda bir konser anısından bahsetmişti. Almanyada, gittiği Pure Reason Revalition konserinde kendisi hariç kemik progressive tayfa duruma bir hayli içerlemiş ve büyük bir kısmı konserin başlarında ortamı terketmiş ( Bir nevi bizim istanbulda yaşadığımız Ozric Tentacles konseri durumlarının farklı bir versiyonu). Sebebi ise grubun Progressive rock ile alakası olamayan, tamamiyle Elektro-pop, rock icra etmesinden kaynaklanmış, sonuçta progressive sever bünyeler bu durumu hazmedememiş haliyle. Bu aralar aynı serzenişler Progarchives forumlarında var Pure Reason Revelation'ın yeni  albümü, dinleyen üyeler tarafından lanetleniyor en fazla iki yıldız alıyor. Sonuç olarak bende albümü dinledim ve işttiklerim hakan-el'in anlattıklarının ötesinde adamlar resmen Depeche Mode, Camouflage, Devo, Ultravox, Electro-Clash  havalarında takılmışlar yaptıklarının Progressive Rock ile uzaktan yakından ilgisi yok. Çok değil daha iki üç sene öncesi prog rockerların yücelttiği, prestijli prog rock festivallerine davet edilen bir grup ne olduda böyle bir tarza yöneldi ve progressive camiayı şok etti?  Yazdıklarımdan, bu durumdan benimde hayıflandığım sonucu çıkmasın grubun klasik prog rock kalıplarına sadık kalıp kalmaması pekde umrumda değil açıkcası. Elemanlar istedikleri yöne gitmişler iyi ve dinamik bir albüm ortaya çıkarmışlar sonuçta. Grubun bu hareketiyle birlikte yeni sorular ortaya çıkıyor; Progressive Rock nedir ve bundan sonra geleceği hangi noktaya doğru evrilmektedir? Yes, Genesis, Camel, Pink Floyd soundlarının günümüzdeki takipçilerinin hoşumuza giden, klasik tarzın üstene modernleşmiş bir cila atılması haricinde pekde fazla bir yenilik içermeyen müziklerinemi kitleneceğiz yoksa istedikleri yöne giden her tarza açık gruplarımı takip edeceğiz? Benim Cevabım ikinci şık olduğu için Amor Vincit Omnia albümünün peşinden gidiyor ve bu albümü progressive rock severlerden çok Alternative, elektronika seven kitleye tavsiye ediyorum.


Aslinda o konserde yasananlar progresif camiaya karsi daha mesafeli durmama sebep oldu. (Siteye uzun zamandan beri ugramamamin sebebi bu sayilmasin bu arada.) Progresifcilikle, ilerleyicilikle kafayi yemis bir kitle günümüzdeki gruplarin soundlarinda hala bundan 30 - 40 yil önceki gruplardan birseyler arayip bulamiyorlarsa, onlarin caldigi gibi klavye ve gitarlar calinmiyor veya onlar gibi belli basli edebiyatcilarin hikayelerini konu almayan sözlere rastlayamiyorlarsa, o hemen herbiri birer müzik elestirmeni tavirlarina soyunup camur atmaya, bok atmaya bayilirlar. Beni cileden cikaran bir nokta da yine bir boka benzetemedigim öyle gruplar hakkinda "su bölümde klavyeler Rike Wakeman tarzinda calinmis", "su soloyu sanki Petrucci atiyor", "sanki Genesis'in günümüz versiyonu" gibi aptal yorumlar yapiliyor ve o 10 - 20 dakikalik parcalarin tek bir saniyesinde bile bir his alamadigim o gruplar öyle yüceltiliyor ki anlamiyorum. Progressive, yani ilerlemek, büyümek anlamina gelen bu kelimeye bizzat ters düsen Rike Wakeman gibi klavyeyi calmaya calismak, Petrucci gibi solo atmak ve Genesis'in cakmasi olmaktir. Geri zekali bir kitlenin kendi kimyasina ters düsen ilerleyici bir müzik tarzi dinlemesi ve dinledigini ne kadar anladigi da asikardir. Sonuc olarak ikinci albümünde kendini tekrar etmek istemeyen, bay.c'nin benim icin cok sey ifade eden "yüreginin götürdügü yere git" sözüyle yola cikan Pure Reason Revolution isliklanip yuhalaniyor, gecenin ilerleyen saatlerinde ve sonunda kravatli amcalar ve Rock Ruhu'ndan yoksun entel kesim tarafindan alsiklanan tarafsa grubun olmazsa olmazi Peter Nicholls'in yoklugunda John Jowitt'in vokallerini üstlendigi bir IQ idi.
Oyy oyy oyy!!! fena celallenmişsin be Hakan ;D. Genel olarak düşüncelerine katılıyorum. Senin hisstetiklerinin aynısını yaklaşık üç sene önce gittiğim Jon Anderson konserinde hissetmiş ve oradaki kitlenin büyük çoğunluğunun sanki Rock konserine değilde Akm'de de klasik müzik dinlemeye gelmiş gibi mıy mıy tavırlarından ve konserden nefret etmiştim. Sonuçta benim sorunumda öncelikli sevdiğim Progressive Rock tarzından çok onu saçma sapan mecralara çeken trajikomik dinleyici kitlesiyle ( Sözüm meclisten dışarı olsun bu arada). Progressive Rock, Rock müziği salon müziği haline getirdiği teknik kapasiteyi yüceltip hissiyattan uzaklaştığı zamanlarda bende o ortamlardan uzaklaşmayı tercih ederim. Defalarca söyledim benim derdimde Progressiveden önce ROCK çünkü. Ben de, IQ ile ilgili bir anektodu ekleyerek yazıma son vereyim, bu adamlar konserlerinde Sex Pistols coverlayıp çatır çatır Punk çalıyorlar. Sonuç olarak bu işte bir yanlışlık var ama bu yanlışlık müzisyenlerde değil sabit fikirli, dogmatik düşünceli dinleyici kitlesinde bence.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 06, 2009, 12:18:48 ÖS
Gökhan ve Hakan bayağı bir esip gürlemiş kemik prog severlere, aşağıda hoş bir yazı var bir zamanlar Turkrock.com'da yazışırken elime geçmişti onu buraya kopyalıyorum...    :D


How To Be a Great Progressive Rock Reviewer
In 10 Easy Steps
===========================================


Reviewing progressive rock albums can be simple. Are you tired of agonising over the right words to use? Confused about your subject matter?
Or are you just a lazy pig? Then use the following tips, and prog rockers everywhere will believe your every word. Trust me. Each tip is followed by an example so you can see exactly how it's done.

(1) In every review, you MUST praise the Mellotron. Always describe it
using the word "wash."

"Gentile Goyim's keyboardist, Kerry Mayonnaise, treats the listener
to spectacular, warm washes of everybody's favorite Mellotron."

FOR BONUS POINTS, also mention the Hammond B-3, and imply violence.

"Greg Palmer's raw, two-fisted Hammond work pierces the listener's eardrums with sonic knives."

EXTRA BONUS POINTS if you mention either of these instruments, and they don't actually appear in the music.

"On the road, King Creampuff's keyboard setup consists of grand piano, harpsichord, and several analog synths, but strangely, no Mellotron."

(2) Any band that uses cello automatically gets a rave review. For bonus points, use the word "haunting."

"As the music fades, a haunting solo cello appears out of nowhere, accompanied by a trio of Mellotrons, washing away."

Subtract ten points if you compare the music to "Eleanor Rigby."

(3) If the music has flute in it, compare it to Jethro Tull. It doesn't matter that the music is really death metal, chanting monks, or atonal birdsong: YOU MUST MENTION TULL. For extra points, mention Camel too.

"Paraan's music features Hyperia Gomez on flute, inviting comparison to Jethro Tull or Camel, even though the flute's main use is as a handy mallet to bang several large gongs."

(4) You don't have to bother describing the music. Just list the instruments and let the reader imagine the rest.

"From out of New Zealand comes Genghis Ka-Ka, one of the finest prog bands I've ever heard. If you are a fan of acoustic guitar, haunting cello, and explosive, annihilating Hammond B-3, you MUST check out this album."

(5) Mention the length of at least one song. Extra points if you call it an "opus."

"Side 2 of the album is completely taken up by 'Ode to Bowser', a 22-minute magnum opus based on the theme from 'My Dog Has Fleas.'"

(6) Casually mention the name of an extremely obscure band that one of the musicians used to play in, making your reader feel REALLY stupid or disloyal for not knowing it.

"... featuring Sergio Blammobarpher, whom fans will no doubt recall as the charismatic ex-triangle player from ubiquitous Icelandic proggers Hund Extinctski Thirstifollicle."

THE CUNEFORM COROLLARY: put completely obscure band names in parentheses for extra points.

"Rounding out the group's sound is Bridgid Kirsch (Dootwhapper, B'nai Gwelzh) on freshly washed Mellotron."

(7) The Syn-Phonic Rule: Praise every album by calling it the "best" example of a totally contrived category. Don't forget the exclamation points.

* Museo Rubenstein, PASTAFAZOOL ($18). Possibly the ultimate Eskimo bassoon band of all time!!!!

(8) If a progressive album features very long, drawn-out, incredibly repetitive, boring instrumentals, call it "space music."

"Space rockers Mimsy Borogoves specialize in atmospheric drones that last upwards of four hours before switching notes."

(9) Use abbreviations known only to seasoned proggers.

"Zyzzyva's music is a thrilling blend of PFM, HTM, RIO, TNR, ZNR, and PDQ Bach."

(10) Every keyboard/bass/drums trio MUST be compared to ELP.
Every quiet,symphonic prog album MUST be compared to The Enid.
All raw, loud music MUST be compared to King Crimson's RED.
All counterpoint MUST be compared to Gentle Giant. Bonus points if it sounds nothing like Gentle Giant.
Every "old Genesis style" band MUST be compared to Marillion, not Genesis.
Every male vocalist with a high voice MUST be compared to Jon Anderson.
Every female vocalist, regardless of range or style, MUST be compared to Annie Haslam.
Every band that uses sudden, unpredictable tempo and time signature changes MUST be compared to Barry Manilow.??!!!

"Angled Guard, Sweden's newest prog sensation, combines the beauty of The Enid with the rawness of RED, producing a progressive, symphonic extravaganza that could only have come from Marillion.
Lead singers Jon Haslam and Annie Anderson are pictured on the album cover, inserting twin flutes up Barry Manilow's nose... taking the instrument far beyond anything Camel and Tull ever did!"

Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 06, 2009, 02:45:02 ÖS
Sevgili Hasan, yukarıdaki yazıdan hiç bir şey anlamadım ;D Çünkü bildiğin gibi bu seviyede ingilizcem yok, zamanın olduğunda ana fikri kısaca özetleyebilirsen benim gibi ingilizce özürlü olanları mesut bahtiyar etmiş olursun. Neyse,son dönemde dinlediğim Satellite ve Pineapple Thief'in yeni albümlerinden ilk izlenimleri kısaca birer kelimeyle özetliyeyim; Nostalgia vasat, Tightly Unwound ise gayet başarılı bir albüm. İlk aşamada edinilen olumlu izlenimin değişmesi zor ama olumsuz izlenimin olumlu yöne evrilme şansı daha fazla bu yüzden Nostalgia albümünü dinlemeye devam edeceğim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 07, 2009, 07:34:22 ÖS
Küba'dan nefis bir grup Anima Mundi ve  2008 yılında çıkardıkları "Jagannath Orbit" isimli albümleri. Çok güçlü ve hoş bir albüm, senfonik ve neo-prog sularında dolanıyorlar. Yes ve IQ etkileri sıklıkla hissediliyor ancak yine de kendilerine özgüler.

Güzel bir prodüksiyon, hoş melodiler ve baskın klavye ama rahatsız edici değil. Bu grubu bir kenara not etmek gerek, sizlerde vakit geçirmeden dinlemeye gayret edin.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 12, 2009, 11:14:47 ÖS
Fransız grup Nemo bu sene "Barbares" isimli albümünü çıkardı. 2006 da çıkan "Si Parte I" ve 2007 de çıkan "Si Parte II" albümlerinde sonra çıtayı biraz daha yukarı çekmiş oldular.

Albümde jazz, rock ve senfonik kalıplar çok hoş biçimde birbiri içine yedirilmiş durumda. Kapanış parçası olan yaklaşık 26 dakikalık Barbares tam anlamıyla grubun magnum opus denilebilecek eserlerinden biri.

Biraz erken bir tahmin ama 2009 yılna damga vuracak albümlerden biri, tavsiye ederim...

Ben gerçekten çok yoğun bir döneme girdim bu ara pek zaman ayıramıyorum detaylı yazmaya sanırım sizlerde benimle aynı durumdasınız...  ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 16, 2009, 12:32:25 ÖÖ
Bende taşınma mevzuları sebebiyle bir süredir yazamıyordum. Nemo konusunda Hasan'a katılıyorum, son albümleri şimdiden yılın en iyi albümleri sıralamasında üst sıraya konabilecek bir albüm.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 18, 2009, 01:37:54 ÖÖ
Gentleoctopus isimli oldukça başarılı blog ile ilgili özellikle Frank baba ile yaptıkları heyecan verici söyleşi vesilesiyle malumatınız vardır. Blog'dan Ian Nottingham nickli arkadaş, benim 'umarım birileri elini taşın altına koyar Eloy'u buralara getirir serzenişlerime' yanıt verdiler ve bu vesileyle oldukça müjdeli bir haber ilettiler. Evet Gentleoctopus, demirkelebek gereksiz işler kulübü sakinleri elini taşın altına koymuş ve onların katkılarıyla bir aksilik olmazsa Eloy'u ağustos ayında canlı izleme şansına sahip oluyoruz. Bu durumda progturk sakinleri olarak bize bu konserde full kadro yerimizi almak düşer. Bu müthiş organizasyonı için çabalayan tüm arkadaşlarının verdiği emek için teşekkürler. umarım bu emeklerin meyvesi alınır dünya gözüyle Eloyu buralarda izleme şansını yakalarız.

Not: Önemli bir gelişme olduğu için Eloy başlığındaki yazımı burayada kopyaladım, konser haberi kesinleştiği an bu önemli haber sitedeki ' Haberler' bölümünde de yerini alacaktır.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 22, 2009, 12:37:58 ÖÖ
Blogumsu foruma yeniden merhaba ;D...Grendel şarkısını Marillion'dan bilir ve severdik, yakın zamanlarda ortaya  çıkan aynı isimli grubu da çok sevdik ve takdir ettik. 2008 tarihli The Helpless isimli albümde IQ, Marillion, Riverside havaları var ve bir türlü playlistten söküp atılamayacak oranda başarılı bir sound ihtiva ediyor, tavsiyesi benden uygulama kararı sizden ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 25, 2009, 03:16:58 ÖS
Gentleoctopus isimli oldukça başarılı blog ile ilgili özellikle Frank baba ile yaptıkları heyecan verici söyleşi vesilesiyle malumatınız vardır. Blog'dan Ian Nottingham nickli arkadaş, benim 'umarım birileri elini taşın altına koyar Eloy'u buralara getirir serzenişlerime' yanıt verdiler ve bu vesileyle oldukça müjdeli bir haber ilettiler. Evet Gentleoctopus, demirkelebek gereksiz işler kulübü sakinleri elini taşın altına koymuş ve onların katkılarıyla bir aksilik olmazsa Eloy'u ağustos ayında canlı izleme şansına sahip oluyoruz. Bu durumda progturk sakinleri olarak bize bu konserde full kadro yerimizi almak düşer. Bu müthiş organizasyonı için çabalayan tüm arkadaşlarının verdiği emek için teşekkürler. umarım bu emeklerin meyvesi alınır dünya gözüyle Eloyu buralarda izleme şansını yakalarız.

Not: Önemli bir gelişme olduğu için Eloy başlığındaki yazımı burayada kopyaladım, konser haberi kesinleştiği an bu önemli haber sitedeki ' Haberler' bölümünde de yerini alacaktır.

Gökhan Abi bu habere çok sevindim. Deep Purple ın aşırı pahalılığı nedeniyle sanırım gidemeyeceğiz. Ama ne yapıp edip Eloy konserine gitmek istiyorum. Belkide bu son şans olabilir.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 26, 2009, 04:53:05 ÖÖ

Gökhan Abi bu habere çok sevindim. Deep Purple ın aşırı pahalılığı nedeniyle sanırım gidemeyeceğiz. Ama ne yapıp edip Eloy konserine gitmek istiyorum. Belkide bu son şans olabilir.
1998 yılında Deep Purple Türkiye'ye ilk kez geldiği konserde bulunma şansını elde etmiştim ( Hemde beleşşşş  ;D ). Bu konsere gitmeyeceğim. Sebebi : Deep Purple bu denli fahiş bir konser bilet fiyatı ödemeyi göze alabileceğim oranda sevdiğim bir grup değil. Bunun tam aksi, Eloy için tüm maddi imkanlarımı zorlayabilirim, yeter ki gelsinler !
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Mart 26, 2009, 10:43:22 ÖÖ

Gökhan Abi bu habere çok sevindim. Deep Purple ın aşırı pahalılığı nedeniyle sanırım gidemeyeceğiz. Ama ne yapıp edip Eloy konserine gitmek istiyorum. Belkide bu son şans olabilir.
1998 yılında Deep Purple Türkiye'ye ilk kez geldiği konserde bulunma şansını elde etmiştim ( Hemde beleşşşş  ;D ). Bu konsere gitmeyeceğim. Sebebi : Deep Purple bu denli fahiş bir konser bilet fiyatı ödemeyi göze alabileceğim oranda sevdiğim bir grup değil. Bunun tam aksi, Eloy için tüm maddi imkanlarımı zorlayabilirim, yeter ki gelsinler !

Gerçekten bilet pahalı, hoş 2005 konseri de o zaman için cebimizi biraz yakmıştı ama değmişti açıkçası. Bu defa ben de gitmeyi düşünmüyorum, son anda kararımı değiştirebilirim tabii..
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 27, 2009, 12:15:18 ÖÖ
Wobbler, Afterglow 32 dakikalık bir şaheser. Bir önceki albüm Hinterland zaten başucu albümü şeklinde, şimdi Afterglow'da eklendi. Söyleyecek veya yazacak fazla birşey bulamıyorum tam kalemim bir albüm.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: beat on Mart 27, 2009, 11:50:46 ÖÖ
Wobbler, Afterglow 32 dakikalık bir şaheser. Bir önceki albüm Hinterland zaten başucu albümü şeklinde, şimdi Afterglow'da eklendi. Söyleyecek veya yazacak fazla birşey bulamıyorum tam kalemim bir albüm.

Wobbler yakın dönemin en yaratıcı topluluklarından bence..2000'lerin Anglagard'ı desek fazla mı olur acaba, sanmıyorum..
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 27, 2009, 12:40:27 ÖS
Bence; Anglagard benzerliği dışında, Anekdoten esintileri de var Wobbler'in müziğinde. Özellikle bas gitar ve melletron'un baskın kullanılış şekli olarak tezahür ediyor bu durum.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 27, 2009, 03:31:18 ÖS
ben gitmeyeceğim, protesto!!! deep purple'ın bu kadrosu için bu kadar para çok fazla. şu anki yapılan deep purple müziğinden de hoşnut değilim, en son "purpendicular" albümüyle grup benim için bitmişti. o albümde her ne kadar steve morse -severim o ayrı- olsa da güzel besteler vardı, dinleniyordu. ama sonraki albümlerle iyice dağıttılar. 
wobbler "afterglow" bu senenin en iyisi olabilir mi? daha sene bitmedi. :) ama albüm çok çok iyi, hinterland'ı nasıl ilgiyle dinliyorsam aynı şekilde devam. anekdoten, anglagard, hatta book of hours hepsinden birer parça var. bence 2000'lerin en iyi senfonik prog rock gruplarından ilk 5'e rahatlıkla oynayabilir.

bu aralar ise premiata forneria marconi'ye taktım. geçenlerde de konserlerini izlemiştim gayet iyi bir topluluk.
ayrıca rick van der linden'in ekseption grubunun da yine üzerinden bir geçtim. her dinlediğimde yeni tatlar yakalıyorum. son zamanlarda kendisinin -sadece rick van der linden'in- bir dvd'si çıkacağı söylentileri duymuştum ama ne kadar gerçek bilemiyorum, araştırmadım bir ara bakıcam.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 28, 2009, 09:42:20 ÖÖ
wobbler "afterglow" bu senenin en iyisi olabilir mi? daha sene bitmedi. :) ama albüm çok çok iyi, hinterland'ı nasıl ilgiyle dinliyorsam aynı şekilde devam. anekdoten, anglagard, hatta book of hours hepsinden birer parça var. bence 2000'lerin en iyi senfonik prog rock gruplarından ilk 5'e rahatlıkla oynayabilir.
Enchant,
Afterglow ve Wobbler hakkındaki yorumuna katılıyorum. Şu ana kadar senenin en iyilerinden biri olduğu kesin. Ancak iki albüm daha var aman onları da atlamayalım. Nemo "Barbares" ve Unitopia "The Garden", her iki albümde de çok sağlam düzenlemeler, etkileyici klavye pasajları, özellikle Nemo'da metal etkileşimli gitarlar, başarılı vokal... dinleyin pişman olmazsınız...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 28, 2009, 10:03:10 ÖÖ
Deep Purple bilet fiyatlarına şimdi baktım denilecek tek laf var "ohaa".

Ritchie ayrıldıktan sonra bile grubun simgeleri vardı en azından John Lord benim önemli bir simge o yok, yerine Don Airey geldi kötü bir eleman mı? haşa o nasıl söz ama Deep Purple'da klavye demek John Lord demek. Gillian'ın artık sesi gitti, Child in Time artık söylenmiyor/söylenemiyori. Steve Morse harika bir gitarist, geçtiğimiz yıllarda geldiğinde izledim sahnesi falan da süper ama Ritchie yanında o çok melodik ve yumuşak kalıyor bana göre. Geriye kaldı Paice ve Glover haklarını yememek lazım bu iki emektar babanın ama onlarda yaşlandı. Bu bir veda turnesi galiba babalar emekliliklerini rahat yaşasınlar diye organize edilmiş, bizde kek oluyoruz bu durumda.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 28, 2009, 12:34:14 ÖS
wobbler "afterglow" bu senenin en iyisi olabilir mi? daha sene bitmedi. :) ama albüm çok çok iyi, hinterland'ı nasıl ilgiyle dinliyorsam aynı şekilde devam. anekdoten, anglagard, hatta book of hours hepsinden birer parça var. bence 2000'lerin en iyi senfonik prog rock gruplarından ilk 5'e rahatlıkla oynayabilir.
Enchant,
Afterglow ve Wobbler hakkındaki yorumuna katılıyorum. Şu ana kadar senenin en iyilerinden biri olduğu kesin. Ancak iki albüm daha var aman onları da atlamayalım. Nemo "Barbares" ve Unitopia "The Garden", her iki albümde de çok sağlam düzenlemeler, etkileyici klavye pasajları, özellikle Nemo'da metal etkileşimli gitarlar, başarılı vokal... dinleyin pişman olmazsınız...
Unitopia ve Nemo hakkında olumlu görüşlerimi daha önce yazmıştım. Gerçekten de "The Garden" ve "Barbares" harika albümler ve Progressive Rock'ın geleceği adına ümit veren işler.Sözü edilen bu iki grubun hamuru çok sağlam ikisinden de daha çok iyi işler çıkar diye düşünüyorum. Kesinlikle takip edilmeleri gerek. Wobbler'e gelirsek bu son albüm oldukça önemli bir retro progressive girişimi olmasına karşın; ilk aşamada Hinterland kadar sarmadı beni, alışmaya çalışıyorum.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 29, 2009, 04:09:33 ÖÖ
IQ'nun yeni albümü Frequency kısa bir zaman önce piyasaya sürüldü. Albümün demo kayıtlarından ve konser performanslarından edindiğim ilk izlenim, bomba gibi bir albümle karşı karşıya olduğumuz yönünde. Her ne kadar kadro büyük ölçüde değişse de kalan sağlar işi kotarmış ( Özellikle Mike Holmes gitarda yine harikalar yaratıyor, nefis melodilerle yüklü yürek dağlayan sololar atıyor), yeniler kısa zamanda uyum sağlamış sonuçta babalar kendine yakışan kalitede bir albüm ortaya çıkarmış. Bu arada 'ayrılsamda kalbim hala sizlerle birlikte' diyen Martin Orford, Frequency'e destek atmış. Bu durumu da albümle ilgili önemli notlar arasına ekleyelim unutmadan.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Nisan 05, 2009, 01:53:09 ÖÖ
Gazpacho'nun albumu Tick Tock da cikmis. Sample'lardan dinledigim kadariyla Night'tan sonra yine super bir albumle karsi karsiyayiz.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Nisan 05, 2009, 02:56:40 ÖS
Gazpacho'nun albumu Tick Tock da cikmis. Sample'lardan dinledigim kadariyla Night'tan sonra yine super bir albumle karsi karsiyayiz.

Yine tam kulak vermeden dinledigim bir albüm ama Night'taki melankolik atmosfer bu albümde de öne cikiyor. Winter is Never mükemmel bir parca. Steve Hogarth'i kiskandiracak kadar var. Sali günü konserlerine gidecegim.  :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 06, 2009, 01:33:02 ÖÖ
Yine tam kulak vermeden dinledigim bir albüm ama Night'taki melankolik atmosfer bu albümde de öne cikiyor. Winter is Never mükemmel bir parca. Steve Hogarth'i kiskandiracak kadar var. Sali günü konserlerine gidecegim.  :D
Hakan'dan ne zaman gideceği bir konser haberini alsam, ' Şimdi  İstanbulda olmak vardı anasını satayım' şarkısındaki İstanbul'u, Almanya ile değiştirmek geliyor içimden...Evet, Şimdi Almanyada olmak vardı anasını satayım be !!!. :D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Nisan 06, 2009, 09:51:13 ÖÖ
Yine tam kulak vermeden dinledigim bir albüm ama Night'taki melankolik atmosfer bu albümde de öne cikiyor. Winter is Never mükemmel bir parca. Steve Hogarth'i kiskandiracak kadar var. Sali günü konserlerine gidecegim. :D
Hakan'dan ne zaman gideceği bir konser haberini alsam, ' Şimdi İstanbulda olmak vardı anasını satayım' şarkısındaki İstanbul'u, Almanya ile değiştirmek geliyor içimden...Evet, Şimdi Almanyada olmak vardı anasını satayım be !!!. :D


Bende bir günle Asia konserini kaçırdım, nasıl yanıyorum nasıl...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 07, 2009, 02:29:42 ÖS
Blind Ego, kısa zaman önce çıkan 'Numb' isimli albümlerinde, oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Yılın iyileri hanesine şimdiden yazılabilecek bir albüm.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 19, 2009, 10:46:07 ÖS
Riverside severlere güzel bir haberim var grubun yeni albümü 'Anno Domini High Definition' 19 Haziran'da piyasaya çıkıyor. Umarım grup bu albümün turne programına İstanbulu ekler ve bu sefer daha iyi bir mekanda muhteşem performanslarını bir kez daha sergiler.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Nisan 26, 2009, 08:43:45 ÖS
Biliyorum buraları çok boş bırakıyoruz ancak günlerim gerçekten çok yoğun geçiyor, seyahatler, koşturma, toplantılar. Üç yıllık çok zor dönemden sonra yepyeni bir iş alanına giriş yaptım umarım sonuçları iyi olur.

Bu nedenle müziğe gerçekten bu aralar pek zaman ayıramıyorum dolayısıyla pek yazma fırsatım olmuyor. Prog ve fusion dışındaki tarzlar ile genelde ilgilenmem birkaç istisna  dışında. Bu istisnalardan biri de Leonard Cohen'dir. Live in London albümünü dinliyorum 70 kusur yaşında bir insan böylesi güzel bir albüm albüm insanı duygulandırıyor sanki bir veda albümü olmuş. Genelde romantik bir adam değilim, dans etmenin "d" sinden bile anlamam ama ""Dance me to the end of love" şarkısını duyduğum anda içim bir garip olur "lan keşke adam gibi dans edip hanıma bir jest yapabilseydim" diye hayıflanırım. Neyse, yaza İstanbul'da dinleme fırsatımız olacak galiba ne yapıp edip ön sıralarda yerimi almaya çalışacağım...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 27, 2009, 01:03:09 ÖÖ
Leonard Cohen, büyük üstad...Nice şaraplı gecelerimin fon müziğini oluşturan birbirinden kaliteli başyapıt albümleriyle vazgeçemiyeceğim isimlerdendir, bu büyük bilge müzisyen. Son albüm Dvd ve Cd formatında piyasaya çıktı. En kısa zamanda bir tane edinip Cohen ve alkol dolu bir gece yaşamak lazım. Bu büyük üstadı hatırlattığın çok iyi oldu Hasan ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mayıs 02, 2009, 08:26:30 ÖS
Dutch Progressive Rock Page 2008 yılı en iyiler anketini nihayet açıkladı. Detayları aşağıdaki linkte bulabilirsiniz, oldukça ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. 2008 yılını tekrardan değerlendirmek için hoş bir fırsat.

http://www.dprp.net/dprpoll/2008/index.php

Bu arada Martigan'ın "Vision" isimli albümünü  dinliyorum, hoş bir çalışma olmuş...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 04, 2009, 12:15:16 ÖÖ
Dutch Progressive Rock Page 2008 yılı en iyiler anketini nihayet açıkladı. Detayları aşağıdaki linkte bulabilirsiniz, oldukça ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. 2008 yılını tekrardan değerlendirmek için hoş bir fırsat.

http://www.dprp.net/dprpoll/2008/index.php

Bu arada Martigan'ın "Vision" isimli albümünü  dinliyorum, hoş bir çalışma olmuş...
Güzel ve kapsamlı bir liste olmuş, sanırım bu sitenin üyeleride ağırlıklı olarak Neo-Progressive'ci baksanıza listede, grupların hemen hemen tamamı Neo-Progressive rock icra eden gruplardan oluşuyor.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mayıs 04, 2009, 04:48:53 ÖS
Listedeki albümlerin hepsini dinlemedim ama bana göre Lunatic Soul, Beardfish ve VDGG daha yukarılarda olmalıydı. Tabi bu benim kişisel görüşüm. Pure albümüde dinledikçe ilk bıraktığı etkiyi kaybediyor. Ama bunu önceki albümleriyle değerlendiriyorum. Aynı düşünceye Hasan Abi'de sahipti sanırım. Ayrıca yine söylemezsem çatlarım :) DVD sıralamalarında tabi ki Gilmour açık ara ilk sırada olmalıydı :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Mayıs 07, 2009, 03:21:08 ÖÖ
listeye bende göz gezdirdim fakat benim beğenilerimle sıralama pek örtüşmemiş. en başta ilk sırada pendragon değil the tangent, karmakanic veya martin orford'dan birisi olmalıydı. ayrıca daha dünün extreme prog metalcileri opeth'in ve yine eskinin doom metal gruplarından anathema'nın işi ne orada. opeth'in watershed'i çok tartışmalı bence. sadece burden gibi bir şarkıyı yaptılar diye progressive rock kulvarında yer alması da saçma. van der graaf gibi bir grup varken ve daha yukarıları hakederken bu durum pek hoş değil. listede thieves kitchen'ın "the water road"u, sonra presto ballet'in "the lost time art of travel'ı da yer almalıydı ama onların esamesi okunmamış. en iyi dvd'lerde de genesis başı çekiyor ama bana göre rush daha iyi. :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 07, 2009, 03:33:28 ÖÖ
listeye bende göz gezdirdim fakat benim beğenilerimle sıralama pek örtüşmemiş. en başta ilk sırada pendragon değil the tangent, karmakanic veya martin orford'dan birisi olmalıydı. ayrıca daha dünün extreme prog metalcileri opeth'in ve yine eskinin doom metal gruplarından anathema'nın işi ne orada. opeth'in watershed'i çok tartışmalı bence. sadece burden gibi bir şarkıyı yaptılar diye progressive rock kulvarında yer alması da saçma. van der graaf gibi bir grup varken ve daha yukarıları hakederken bu durum pek hoş değil. listede thieves kitchen'ın "the water road"u, sonra presto ballet'in "the lost time art of travel'ı da yer almalıydı ama onların esamesi okunmamış. en iyi dvd'lerde de genesis başı çekiyor ama bana göre rush daha iyi. :)
Bahsi geçmişken araya gireyim bu aralar Presto Ballet dinliyorum, bu elemanlar gerçekten çok iyi. Enchant duruma uyanmış bunun haricinde farkında olmayanlar varsa bir şekilde adı geçen gruba ulaşıp kulaklarının pasını atsınlar derim nacizane.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mayıs 25, 2009, 01:50:57 ÖS
Satellite 4. stüdyo albümünü Avrupada 23 Şubat tarihinde çıkardı. Polonya’nın havasından mıdır suyundan mıdır nedir, şimdiye kadar oradan dinlediğim gruplar içinde ıskalayan bir grup hemen hemen çıkmadı. Ama sanırım bu genel olarak kuzey ülkelerinde böyle. Ülkemizdeki gibi orada da dört mevsim yaşanmasına rağmen kışlar daha sert geçiyormuş. Sanırım bu sebeple donmamak için sürekli müziğe, enstrümana sarıp ısınmak istiyorlar :) Neyse, biz albüme gelelim. Genel olarak, yine, albümde klasik Satellite havası var. Önceki albümlerini dinlediyseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Albümde toplam 7 parça var.
İlk parça Every Desert Got Its Ocean; giriş için iyi seçilmiş bir parça. Klavye ile başlıyor ve daha sonra ona gitar eşlik ediyor.Sözler ikinci kere bitince ve radyo frekansları arasında geçişe benzeyen (bu benzetmeyi yapamamış olabilirim) kısa bir ses duyduktan sonra sizi müthiş bir gitar solosu bekliyor. Ardından sırayla giden diğer klavye ve gitar sololarıyla parça sonlanıyor.
İkinci parça Repaint The Sky; girişteki ritim ile sanki pop tarzda bir parça devam edecekmiş hissi veriyor. Ama tabi ki öyle olmuyor. Parça boyunca, sizde fark edeceksiniz, bir tane klavye melodisi var ki her girdiğinde duygularınızı altüst ediyor ve parçanın havasına çok iyi eşlik ediyor. Sonlara doğru sanki parça farklı yönlere gidecekmiş gibi bir hava oluyor. Gitar solosu falan derken bahsettiğim klavye melodisi bağlayıcı bir görevle parçayı eski havasına döndürüyor.
Üçüncü parça Afraid Of What We Say. Bu parça içinde asıl kulağa çarpan, sözler görevini tamamladıktan sonra gitar ve klavyenin karşılıklı duygusal atışmasıdır. Ama klavye daha duygusal takılarak, gitarı bastırıyor diyebiliriz. Daha sonra ise akustik bir ritim ve sonrasındaki klavye ile parça sonlanıyor.
Dördüncü parçada sözlerle beraber giden solo nedense bana çok sıcak geldi. Nedenini ise çözemedim. Çözünce mutlaka buraya yazarım :)
Beşinci parçanın yani Over Horizon’ın girişi ise bir korku filminden kesit sunuyormuş gibi bir his veriyor. Ama tabi bu bana hissettirdiği. Vokalin yani Robert Amirian’ın seside bu düşünceyi onaylar bir tonda devam ediyor. Ama sonra; yok yok korkma bir şey yok der gibi değişiyor.
Altıncı parça Am I Losing Touch ise yoğun bir melankolik havayla başlıyor ve insana gerçekten çok kötü duygular hissettiriyor. Aslında bunu bir cümleyle daha desteklemek isterdim ama en iyisi vazgeçmek. Sebebini sormayın. Parça daha sonra hızlansa da ilk haline geri dönüyor sonradan. Bir de özellikle bas gitara dikkat etmenizi öneririm.
Son parça Is It Over; daha ilk notalardan kapanış parçası olduğunu gösteriyor bizlere. Gerisi hep melankoli hep melankoli… Parçalar aslında uzun görünsede inanın sıkılmadan dinleyeceksiniz. Son olarak size bir tavsiyem var. Bu albümü gece açık bir havada ellerinizi başınızın arkasında birleştirerek ve sırtüstü yatar halde yıldızlara bakarak dinlemenizi öneririm. Artık çimlere mi uzanırısınız yoksa çatıya mı çıkarsınız ona siz karar verin.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 26, 2009, 12:47:48 ÖÖ
Çok güzel bir inceleme yazısı olmuş Koray ellerine sağlık. Son albüme çok fazla ısınamadım ama bu etkileyici tanıtım yazısından sonra albümü bir kez daha dinlemekte fayda var diye düşünüyorum. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 27, 2009, 02:18:07 ÖS
Dream Theater, Riverside, Dredg, Osi gibi grupların albümü birbiri ardına geldi hagisiyle ilgili yorum yapacağımı şaşırdım ama kendi adıma ilginç bir durum her ne kadar progressive özelliği tartışmalı olup genelde uzak durduğum tarzda müzik yapan bir grupta olsa özellikle metafiz'in ısrarlı tavsiyesi üzerine dinlediğim Amorphis'in son albümünü bir hayli başarılı buldum, hatta genelde saçma hatta bunun ötesi gülünç ve gereksiz bulduğum burital vokaller bile bu albümün atmosferi içinde hoş geldi.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Mayıs 27, 2009, 07:06:37 ÖS
dream theater'ın son albümünü hiç beğenmedim. zaten son üç albümdür beğenmekle beğenmemek arası gidip gelen düşüncelerim bu albümle iyice kendini geösterdi, defalarca dinledim ama çok sıkıcı geldi bana besteler, böyle bir zorlama, bir sıkıcı. sanırım artık miyadını dolduruyorlar. bu albümün en büyük başarısı hugh syme'ın yaptığı albüm kapağı. onun dışında beste içerisinde portnoy'un attığı grindcore ritimler, petrucci'nin eskisi gibi atmayı beceremediği sololar, labrie'ın zorlandığı vokallerle dolu bir albüm. albüm konsept yapıda ilerlerken beste aralarındaki kopukluklar, zorlama iniş çıkışlar, nakaratlardaki o klasik ritim değişiklikleri çok yapmacık. birde her ne kadar bu albümde rudess iyi gibi gözükse de soundu kökten değiştiren en büyük etmenlerden birisi de o. attığı klavye sololar çok iyi ama bazen de beste içerisinde çok abartı gözüküyor duyuluyor. ayrıca klavyesine taktırdığı özel bir alet var onu kullanmasa çok iyi olacak. fear factory mi dinliyorum dream theater'mı dinliyorum pek anlamadım. çok mekanik bir albüm.

amorphis'in son albümünü ise bir o kadar beğendim. ilk kurulduklarından bu yana takip ediyorum eclipse albümüyle vokalist değiştiğinden beri ilk defa bu kadar beğenildi herkes tarafından. bir önceki silent waters ve eclipse albümlerini şiddetle tavsiye ederim. folk müziğini progresif anlayışla heavy metal ile birleştiriyorlar, kısaca böyle ama albüm size daha da geniş bir müzik ziyafeti sunuyor. şimdiki klavyeci santeri kallio grubu sırtlamış gibi,çok duygusal melodiler atmış. from the heaven of my heart, skyforger, from the earth i rose ve my sun müthiş şarkılar. birde albümün giriş şarkısı sampo çok iyi, kesik kesik rifler kullanılmış oryantal melodilerle, yani sizin anlayacağınız dolu dolu bir müzik ziyafeti. brütal vokal pek sevmem ama amorphis vokalisti tomi joutsen'in vokalleri bir hoş olmuş.

* bir önceki silent waters albümüne de kulak kesiliniz. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mayıs 27, 2009, 07:42:57 ÖS
Gökhan Abi Amorphis'i beğenmene sevindim. Amorphis'i dinlemeye çok önceleri lisede başlamıştım.Bir ara uzun bir dönem dinlemedim.Ama Silent Waters albümüyle birlikte gruba tekrar sarıldım.Enchant Abi turkrock tada bahsetmiş, gerçekten progressive e doğru ilerliyor Amorphis, hatta progressive bir albüm olmuş diyebiliriz sanırım Skyforger için.Ben en çok klavye ve vokale bayılıyorum. Albüm Türkiyeye gelincede mutlaka alacağım bir tane.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 27, 2009, 11:47:11 ÖS
Dream Theater konusunda Enchant'a katılıyorum. Albüm bittiğinde Dream Theater enstrümanlarıyla beni dövmüş gibi hissettim, çok zorlama ve mekanik bir albüm olmuş bencede. Elemanlar saniyede en az beş melodi, yirmibeş ritim değişikliği yapmamız lazım dercesine kasmışlarda kasmışlar kendilerini. Enstrümanlarda teknik hakimiyet mastürbasyonu, ' Sizi gitar ve klavye solosu manyağı yapıp kafanızı ambele etmemiz lazımki bize daha fazla hayran olasınız' tarzı zorlamalar, müzikal duygu ve tatmin açısından sonuç: sıfır (0) ama teknik hakimiyet on üzerinden on, çok gerekli ya o zaman size koca bir aferin (!) . Sevdiğimiz saygı duyduğumuz Dream Theater her albümüyle daha fazla, Harlem basketbol takımı tarzı sirk ve gösteri grubu, kendi kendilerinin parodisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor kısacası.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Mayıs 28, 2009, 06:21:03 ÖS
Internete sızan bu iki şarkıyı ben de çok bayıla bayıla dinlemiyorum. Fakat albümün special edition versiyonunda 2. CD'deki cover'lar harika. Stargazer coverlamışlar, ki bence çok güzel olmuş (solo hariç). İkinci şarkı da Queen'in "Tenement Funster", "Flick Of The Wrist," ve "Lily Of The Valley" şarkılarından oluşan bir medley olacakmış. Sırf bu cover cd'si için alacağım bu albümü. Heaven and Hell'in de yeni albümü çıkmış, o da harikadır kesin.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Mayıs 28, 2009, 06:49:41 ÖS
Uzun zamandır yazmıyodum foruma, gaza gelmişken yazayım.

Son 1 ayda kendi açımdan bayağı yeni grup dinledim. ELP'ye Brain Salad Surgery ile başladım, ve açıkçası çok hoşuma gitti. Ardından Trilogy ile devam ettim, bunu yazarken de onu dinliyorum. Kadıköy'deki Atlantis Müzik bütün ELP diskografisini, live albümler de dahil getirmiş. Her albümden ikişer üçer tane var.

ELP'nin yanında uzun zamandır merak ettiğim ve Carry On Wayward Son'dan başka şarkısını bilmediğim Kansas'ın Best of Kansas albümünü buldum. Ve Kansas fanı olma yolunda hızla ilerliyorum. Güzel bir best of olmuş.

Sigur Ros'un son albümünü geç de olsa edindim. Onu da beğendim. Nasılsa konuşulmuştur burada.

Türkiye'ye artık RUSH albümleri de gelmeye başlamış. Gerci gördüklerimin hepsi 80'ler sonrasıydı, inşallah ilk albümden itibaren tamamı gelir. RUSH'ın son compilation'ı Retrospectives 3'ü aldım. RUSH'ın son zamanlarını dinlememiş olan bendenizin çok hoşuna gitti.

Bır de Images and Words'ü aldım. Hayatımda en çok dinlediğim albümü nasıl oldu da bu kadar geç aldım bilmiyorum. Aslında biliyorum. Re-master bekledim. Mp3'ten sonra CD'den dinlemek çok daha lezzetli geldi.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 28, 2009, 10:31:20 ÖS
D.T'nin Stargazer Cover'ı benimde hoşuma gitti bu arada sanırım son albümün yalnızca Cover içeren versiyonunu dinlemek hayalkırıklığını bir ölçüde gidermemize yardımcı olacak. Bu arada yeri gelmişken bir haber verelim D&R'lerde, Led Zeppelin'in hemen hemen tüm külliyatı, Rush'ın 80'ler sonu 2000'ler arası albümleri, Dream Theater tüm önemli albümleri, Iron Maiden 80'li yıllar albümleri bunun yanında nev-i şahsına münası müzisyen Tom Waits albümleri, neredeyse yerli albüm fiyatından 14.90 tl gibi cüz-i bir miktardan satılıyor. Fiyatların bu denli ucuz olması bu albümleri çıkaran EMI firmasının back arşivini eritme çabasından kaynaklanıyor sanırım . bitmedi Peter Gabrielli Genesis-live ve Marillion Essantial collection 8 TL bu arada ve bu albümlerin tümü orjinal, aklınızda olsun.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Mayıs 30, 2009, 10:01:42 ÖS
Bir aya yakın olmuş birşeyler yazmayalı, çok güzel yeniler var bu aralar.

Hollandalı 5bridgeS'in "Thomas Tracks" albümü. Yes ve Genesis karışımı ama ağırlıklı olarak Genesis tam bir copy cat değil ama ciddi bir etkilenme mevcut. Gitarlar çok sağlam Hackett ve Gilmour tonları karışımı ve insanın dikkatini çekecek kalitede. Ha birde Moog Taurus kullanılyor albümde bolca bas gitarist pedala basınca insanın karnı gurulduyor hastasıyım bu aletin. Kaçırılmayacak bir albüm.

Martigan, Almanya'dan bir neo-prog grubu "Vision" isimli albümleri ile prog dünyasında kalıcı bir yer edineceklerini düşünüyorum.

Minimum Vital "Capitaines" Ayrı bir sevgimizin olduğu grup MV. Tüm albümleri elimde mevcut ve sıklıkla dinlediğim dinlerken hem zevk aldığım hemde bir sonraki albümlerinde neler yapacaklarını merakla beklediğim bir gruptur. Nitekim bu albümleri ile çıtayı yine oldukça yüksek tutmuşlar. Özellike kullandıkları mediavel ve folk ezgiler yaratıcı bir müzisyenlikle birleşince ortaya çıkan eser gerçekten tat veriyor insana. Ben çok sevdim bu albümü, ama vokalde Sonia Nedelec diğer albümlere oranla biraz daha pasif geldi bana.

Il Castello di Atlante'nin "Capitolo 7 - Tra Le Antiche Mura" albümü, eskilerden gelen bir yeni. İtalyanlar için pek çok şey güzel şey yazdık burada, bu albümde hakkında pek çok güzel şey yazılacak gibi. İtalyanların en sevdiğim şeyi ne biliyormusunuz yıllar sonra ortaya çıktıklarında bile hala aynı tadı vermeleri bu albümde aynen öyle.

Enchant ve Bay.c ; DT'nin albümü için çok doğru şeyler yazmışsınız, ekleyecek pek birşey yok. Bu aralar DT'nin Dark Side of the Moon konser kaydını tercih ediyorum, özgür iradem ile aldığım bir karar bu :-)

Seyfoyun; EL&P sularında gezinmen çok hoş, ELP prog dünyasının en bıçak sırtı gruplarından biridir seven gerçekten sever nefret eden de isimlerini bile ağzına almak istemez. Ancak ne düşünülürse düşünülsün bu üç adam hemde 20'li yaşlarının başında yepyeni bir yol açmış müziğe. EL&P, Tarkus ve Pictures at an Exhibition albümleri de mutlaka dinleme sırasına girmeli. Kansas demişsin, grubun  Two for the Show  konser kaydını mutlaka dinlemeni öneririm, kesinlikle muhteşemdir.

Metafiz; Satellite "Nostalgia" güzel bir yol albümü oldu bu aralar benim için, geçen hafta dinlemeye başladım hakkını vermişler hoş bir albüm.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 01, 2009, 02:12:08 ÖÖ
Beni asıl şaşırtan ( Konuya balıklama dalma tarzı :D) , piyasada bu denli Peter Gabriel ses tonu klonu olması. Vokali, Peter Gabriel'e neredeyse tıpa tıp benzeyen onlarca solist dinledim, gün geçtikçe yenileriyle karşılaşmaya devam ediyorum. Bunlardan biri, Neo-Prog tarzında müzik icra eden 'Neuschawanstein' grubunun solisti, diğeride sevgili moog'un tavsiyesi '5bridgeS' grubunun solisti. İki grupta iyi müzik yapıyor olumsuz bir  lafım yok. Neuschawanstein Genesis'i bire bir kopyalamayı tercih ederken, '5bridgeS' karşı konulamaz Genesis esinlenmelerinin üzerine elektronika, trip hop tarzı daha modern tınılar eklemeyi tercih etmiş. Son olarak, daha önce defalarca tekrarladığım; kaliteli kopyaları sever ve itiraz etmem mottomu yinelerken, ilk klonloma deney örneği olarak Peter Gabriel'in seçildiğinden ve piyasada yüzlerce benzerinin dolaştığından şüphelenmeye başladığımı belirtmeliyim. ;D
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 01, 2009, 10:00:15 ÖS
Bir tane daha ELP taraftarı doğuyor sanırım :) Bu arada Riverside'ı unutmamak gerek.Sert olmuş falan diyeceksiniz ama albüm dinleniyor.Duda'nın sesi gün geçtikçe güzelleşiyor bence.Tam detone olmuş derken sıyrılıyor işin içinden.Bu arada son albümde bir parçada sanırım ilk defa nefesli kullanılmış.Kısa olsada.Yanlış hatırlamıyorsam önceki albümlerde böyle birşey yok.Bahsettiğim parça albümün üçüncü parçası Egoist Hedonist.Burada başka ilgimi çeken vokaller.Çok kısa bir süre Duda kafayı yiyiyor.Ben bunu bir zamanlar dinlediğim Sepultura-Roots albümündeki bir parçada kullanılan vokallere benzettim (birazdan levye gelecek :) ) Yanılmıyorsam o parçanın girişi yamyamların dansını hatırlatıyordu.Neyse ya çok karıştırmadan ben sıvışayım :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 08, 2009, 04:44:33 ÖS
Yaklaşık bir haftadır İstanbul dışındaydım, ayıptır söylemesi kafa dinlemek için Marmaris'in cennet koylarına yakın köylerinden birinde, doğa, kuş, börtü, böcek moduna girdim :). Bu arada değerli albüm tanıtım yazılarıyla site ana sayfaya destek atan metafiz ve enchant'a teşekkürlerimi gönderiyorum ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 09, 2009, 07:40:57 ÖS
Evet enchant abinin yazıları güzel olmuş gerçekten.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 10, 2009, 08:32:48 ÖS
Gökhan Abi umarım sende iyi eğlenmişsindir.Bakalım ben gidebilecek miyim bu yaz biryerlere :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 11, 2009, 12:56:04 ÖÖ
Gökhan Abi umarım sende iyi eğlenmişsindir.Bakalım ben gidebilecek miyim bu yaz biryerlere :)
Kısa tatilimde, eğlenmekten çok kafa dinleme modundaydım Koray. Yaş ile alakalı bir durum olabilir bizim eğlence anlayışımız böyle oldu artık :). Bu arada moog'un tavsiyelerinden; Il Castello Di Atlante ve Martigan'ın son albümleri çok sağlammış gerçekten bunun yanında son zamanlarda fazlasıyla tuttuğum gruplardan  Dredg'in son albümü de oldukça başarılı, ilgilenenlere duyurulur. Yine İtalyanlardan Moongarden'ın son albümü piyasaya çıktı, albüme ulaştığım anda görüşlerimi sizlerle paylaşırım  ;). 
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 11, 2009, 05:43:03 ÖS
Ben bu ara progresiften uzak sularda yüzüyorum.The Black Crowes ve The Derek Trucks Band dinlemekteyim. Derek Trucks blues rock ın yanında fusion da takılmakta.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 12, 2009, 12:40:49 ÖÖ
Ben bu ara progresiften uzak sularda yüzüyorum.The Black Crowes ve The Derek Trucks Band dinlemekteyim. Derek Trucks blues rock ın yanında fusion da takılmakta.
İlginçtir son dönemlerde benimde The Black Crowes grubuna takılmışlığım var bunun yanında bol bol Lynrd Skynrd dinledim. Gönül bu aralar çatır çatır rock yapan güneyli amcalara meylediyor hadi hayırlısı :).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 15, 2009, 01:30:22 ÖÖ
the black crowes'un her albümü ayrı bir olaydır ama 7 sene arayla çıkan geçen ve sene piyasaya sürülen "warpaint" bir başkadır. oradaki slide gitar tonları önceki albümlerinin hiçbirisinde yok. saf acılı blues şarkıları ve rock'n roll. ;)

prog rock dünyasından ise pendragon'dan bir "live" albüm ve aynı zamanda bir dvd haberi mevcut. ismi "concerto maximo" tavsiyedir.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 15, 2009, 03:53:07 ÖS
Yakında burayı blues & progrock forumuna çevireceğiz  :D

 8)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 16, 2009, 02:36:30 ÖÖ
Latimer, Gilmour benzeri gitarlar, uçuran flütler, hafiften Andy Tillison'u andıran vokaller, her şeyin ötesinde çakma olmayan ilginç bir sound...Pax Romana. Farklı ve taptaze bir sounda sahip bir başka topluluk onların müziklerinde de, flüt'ün önemli bir yeri, var...Overhead. İkinci bir The Mars Volta, sert, hazmı zor, heavy Progressive tonlardan hoşlananlar için...The Fall Of Troy. Bu üç gruba dikkat.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 17, 2009, 09:38:08 ÖS
Zaman zaman hepimizde benzeri oluyordur arada bazı parçalara takıyorum. Nitekim son bir haftadır Mahavishnu'dan "Dream" ve VDGG'den "Masks" bu kontenjana dahil oldu. Her iki parçayı da dinlemeye doyamıyorum... Birkaç sene önce de Genesis "Cinema Show" böyle olmuştu kusana kadar dinlerdim...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 18, 2009, 04:28:00 ÖÖ
evet bana da çoğunlukla olur. şu zamanlar ise king crimson'un power to believe ve comus'un first utterance albümüne takmış durumdayım. jadis "photoplay" ve clepsydra "fears"da çok dinlediklerim arasında.

ozric tentacles'in belki biliyorsunuzdur ama "the yum yum tree" adlı yeni albümü de çıkmış, ben daha dinleyemedim ama en kısa zamanda o albümle buluşmak en büyük niyetim.

bu arada eski gruplardan a-ha'da nefis bir albümle geri dönmüş. ;)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 18, 2009, 09:21:01 ÖS
evet bana da çoğunlukla olur. şu zamanlar ise king crimson'un power to believe ve comus'un first utterance albümüne takmış durumdayım. jadis "photoplay" ve clepsydra "fears"da çok dinlediklerim arasında.

ozric tentacles'in belki biliyorsunuzdur ama "the yum yum tree" adlı yeni albümü de çıkmış, ben daha dinleyemedim ama en kısa zamanda o albümle buluşmak en büyük niyetim.

bu arada eski gruplardan a-ha'da nefis bir albümle geri dönmüş. ;)
Progressive Forumuna pek uymayacak ama bu yazıda en ilgimi çeken ilk aşkım ( Genç kızlık aşkı gibi bir şey ;D) A-ha'nın yeni albüm haberi oldu, mesaj adresine ulaşmıştır bu albümü hemen takibe alıyorum ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 22, 2009, 11:10:47 ÖS
Latimer, Gilmour benzeri gitarlar, uçuran flütler, hafiften Andy Tillison'u andıran vokaller, her şeyin ötesinde çakma olmayan ilginç bir sound...Pax Romana. Farklı ve taptaze bir sounda sahip bir başka topluluk onların müziklerinde de, flüt'ün önemli bir yeri, var...Overhead. İkinci bir The Mars Volta, sert, hazmı zor, heavy Progressive tonlardan hoşlananlar için...The Fall Of Troy. Bu üç gruba dikkat.
Yav Gökhan, pek merak ettiğim ama bir türlü eğilemediğim bir gruptu Pax Romana. "Trace of Light" albümünündeki Sad Song ve Ancient Queen and Modern Ladies" şarkıları nedir öyle ya adamı yerden yere vuruyorlar... of of sağol Gökhan sağol...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 23, 2009, 02:08:43 ÖÖ
Yav Gökhan, pek merak ettiğim ama bir türlü eğilemediğim bir gruptu Pax Romana. "Trace of Light" albümünündeki Sad Song ve Ancient Queen and Modern Ladies" şarkıları nedir öyle ya adamı yerden yere vuruyorlar... of of sağol Gökhan sağol...
Bildiğim kadarıyla müzik hayatlarındaki şimdilik tek albümle progressive severleri can evinden vurmayı başarmış bir topluluk Pax Romana, gerçektende çok başarılı bir albüm.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 24, 2009, 05:15:55 ÖS
Blues yanında prog dinlemeye kaplumbağa hızıyla devam ediyorum.Progfolk tarzında Danimarkalı Serras grubunun 99 çıkışlı aynı isimli albümlerini dinledim.Albüm tamamen enstrümantal.Gitarların yanında saksafon ve kemanda mevcut.Müthiş bir müzik ziyafeti.Aranızda dinleyen oldu mu merak ettim doğrusu...
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 25, 2009, 12:19:20 ÖÖ
Blues yanında prog dinlemeye kaplumbağa hızıyla devam ediyorum.Progfolk tarzında Danimarkalı Serras grubunun 99 çıkışlı aynı isimli albümlerini dinledim.Albüm tamamen enstrümantal.Gitarların yanında saksafon ve kemanda mevcut.Müthiş bir müzik ziyafeti.Aranızda dinleyen oldu mu merak ettim doğrusu...
Ben dinlemedim ama önerin sayesinde, kaplumbağa değilde katır hızıyla dinleyeceğim büyük ihtimalle ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 25, 2009, 10:44:57 ÖS
Anlaşılan senin katır o günden beri dört nala gidiyor :)
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 26, 2009, 01:44:31 ÖÖ
Anlaşılan senin katır o günden beri dört nala gidiyor :)
Aynen ;) yalnız bahsettiğin gruba erişemedim, özelden bir link yollarsan sevinirim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 28, 2009, 12:54:37 ÖS
Uzun zamandır 'Mike Oldfield'den doğru düzgün bir albüm gelmiyor' diye benim gibi şikayetçiyseniz, ondan değil ama onun başarılı dönemlerine yakın tarzda müzik üreten Eureka'nın yeni çıkan albümü ' Sahackleton's Voyage' ile içinde bolca İrish havalar barından prog-folk sularında gezinen kayıt sayesinde Oldfield özlemini bir ölçüde dindirebilirsiniz.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Haziran 30, 2009, 02:01:22 ÖS
Riverside'ın albümü harika olmuş. 4. albümde sound iyice yerleşmiş, bi başka olmuş. Hem 3'leme olan ilk üc albüm bitince, bu albümde daha bir serbest kalmışlar konsept olarak. Vokaller de denildiği gibi daha bir güzel. "Obsession!" diye çıldırıyor Duda.

Bunun dışında Jordan Rudess'ın yeni albümü çıktı: Notes on a Dream. Dream Theater şarkılarını piano ile yorumlamış Rudess. Bayağı da güzel olmuş. Tavsiye ederim.

Dredg'in yeni albümü de harika. The Pariah, the Parrot, the Delusion isimli albüm bence El Cielo ile birinciliğe yarışır. Daha az slide gitar kullanmışlar, slide gitar seveni olarak hoşuma gitmedi bu. :D

Dream Theater'ı daha dinlemedim, albümü almam lazım. Forumdan konsere gidecek olan var mı? Varsa konser alanında buluşabiliriz, tanışabiliriz.

ELP'nin Trilogy'sine de hasta oldum, harika bir albüm. Brain Salad Surgery'den daha güzel gibi, gerçi BSS'yi de çok fazla dinleyemedim.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 01, 2009, 01:36:53 ÖÖ
Riverside albümü harika olmuş olmasına da , ilk iki albüm soundundan uzaklaşmaları, müziklerindeki neo-prog unsurlar yerine, prog-metal unsurların daha fazla ön plana çıkması, grubun ilgi alanımdan yavaş yavaş çıkmasına sebep oluyor.

Dredg albümüde çok çok iyi olmuş gerçekten, bu görüşe tamamiyle katılıyorum...

Her ne kadar bir çok yerden övgü dolu krıtikler gelsede, Dream Theater'ın son albümü daha önce belirttiğim gibi bana hiç hitap etmedi, bu yüzden konserlerine gitmeyi düşünmüyorum

ELP daha çok Hasan'ın uzmanlık alanı, şüphesiz kendisi bu konuda bir iki kelam edecektir ;).

Jordan Rudess'in son albümüne kulak kabartmakta fayda var, Dream Theater'ın yeni besteleri sarmıyor eskilerinin farklı yorumları iyi gider sanırım.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 01, 2009, 01:10:33 ÖS
Genellikle İtalyanlarla pek haşır neşir değilimdir ama şu sıralar dinlediğim ' Il bacio Della Medusa'nın yakın zamanlarda çıkan nefis albümü ' Discesa Agl'inferi D'un Giovane Amente beni İtalyan sularına doğru yakınlaştıracak gibi gözüküyor. Yeni menşeeli bir grup olmasına rağmen retro progressive tarzını tercih etmişler. Müziklerinde 70'li yıllara gönderme babında bolca hammond kullanılmış. Bunun yanında Jethro Tull'vari tınlayan flütler nefis vokaller, başarılı besteler, ortaya 'dinlemede yanında yat ;D' tarzı nefaset bir albüm çıkarmış. İtalyancılara özellikle tavsiye edilir ;).
Title: Re: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Temmuz 01, 2009, 02:29:28 ÖS
Bu turnede yeni albümden sadece 1 ya da 2 şarkı çalınıyor konserlerde. Awake ve Images and Words'den baya fazla şarkı var. Turnede şimdiye kadar çalınan şarkı sayıları ve almanya konseri şöyle:

2009-06-24 - Amphitheater - Gelsenkirchen, GER (w/ special guest Neal Morse)
1. In The Presence Of Enemies, Pt. 1
2. Beyond This Life
3. Take the Time
4. A Rite of Passage
5. Hollow Years (extended)
6. Caught in a Web
7. Erotomania
8. Voices
9. Solitary Shell (extended)
10. Forsaken
11. As I Am
-----------
12. Medley:
I. Metropolis, Pt. 1: The Miracle and the Sleeper
II. Learning To Live
III. A Change of Seasons: VII. The Crimson Sunset

Song Count
A Rite Of Passage - 11
Erotomania - 10
Voices - 10
Beyond This Life - 10
In The Presence Of Enemies, Pt. 1 - 10
Hollow Years (extended) - 9
Solitary Shell (extended) - 8
Constant Motion - 8
Metropolis/Learning To Live/The Crimson Sunset - 7
As I Am - 6
Pull Me Under - 4
Metropolis, Pt. 1: The Miracle and the Sleeper - 4
Caught In A Web - 4
Panic Attack - 4
Forsaken - 4
Take the Time - 3
The Spirit Carries On - 3
Misunderstood - 2
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 02, 2009, 02:30:03 ÖÖ
Bu turnede yeni albümden sadece 1 ya da 2 şarkı çalınıyor konserlerde. Awake ve Images and Words'den baya fazla şarkı var. Turnede şimdiye kadar çalınan şarkı sayıları ve almanya konseri şöyle:

2009-06-24 - Amphitheater - Gelsenkirchen, GER (w/ special guest Neal Morse)
1. In The Presence Of Enemies, Pt. 1
2. Beyond This Life
3. Take the Time
4. A Rite of Passage
5. Hollow Years (extended)
6. Caught in a Web
7. Erotomania
8. Voices
9. Solitary Shell (extended)
10. Forsaken
11. As I Am
-----------
12. Medley:
I. Metropolis, Pt. 1: The Miracle and the Sleeper
II. Learning To Live
III. A Change of Seasons: VII. The Crimson Sunset

Song Count
A Rite Of Passage - 11
Erotomania - 10
Voices - 10
Beyond This Life - 10
In The Presence Of Enemies, Pt. 1 - 10
Hollow Years (extended) - 9
Solitary Shell (extended) - 8
Constant Motion - 8
Metropolis/Learning To Live/The Crimson Sunset - 7
As I Am - 6
Pull Me Under - 4
Metropolis, Pt. 1: The Miracle and the Sleeper - 4
Caught In A Web - 4
Panic Attack - 4
Forsaken - 4
Take the Time - 3
The Spirit Carries On - 3
Misunderstood - 2
Size iyi eğlenceler dostlar, ben Dream Theater hakkımı bundan önceki konserde kullandım. Bu arada Jordan Rudess'in albümüne şöyle bir kulak kabarttım ama bir süre sonra  kendimi Richard Cleydarman dinliyor gibi hissettim. Kısacası akustik piano seansları beni pek açmadı, bünye bangır bangır rock sounduna alışmış çok mıy mıy geldi bu albüm bana.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 02, 2009, 09:21:10 ÖS
Genellikle İtalyanlarla pek haşır neşir değilimdir ama şu sıralar dinlediğim ' Il bacio Della Medusa'nın yakın zamanlarda çıkan nefis albümü ' Discesa Agl'inferi D'un Giovane Amente beni İtalyan sularına doğru yakınlaştıracak gibi gözüküyor. Yeni menşeeli bir grup olmasına rağmen retro progressive tarzını tercih etmişler. Müziklerinde 70'li yıllara gönderme babında bolca hammond kullanılmış. Bunun yanında Jethro Tull'vari tınlayan flütler nefis vokaller, başarılı besteler, ortaya 'dinlemede yanında yat ;D' tarzı nefaset bir albüm çıkarmış. İtalyancılara özellikle tavsiye edilir ;).
Gökhan,
Hazır İtalyan gazı almışken sana eskilerden taa 1972'den bir öneride bulunayım izninle. Önemli italyan klasiklerinden olan ama pek fazla bilinmeyen Latte E Mielle'nin "Passio Secundum Mattheum". Çok hoş bir albüm, 70'ler İtalyanlarının en zarif ve önemli örneklerinden biri.
Title: Re: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 02, 2009, 11:54:26 ÖS
[Gökhan,
Hazır İtalyan gazı almışken sana eskilerden taa 1972'den bir öneride bulunayım izninle. Önemli italyan klasiklerinden olan ama pek fazla bilinmeyen Latte E Mielle'nin "Passio Secundum Mattheum". Çok hoş bir albüm, 70'ler İtalyanlarının en zarif ve önemli örneklerinden biri.
Önerini hemen değerlendirmeye aldım Hasan ağbi ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 14, 2009, 04:05:46 ÖÖ
Anglagard geri dönüyor arkadaşlar. Yeni materyaller üzerinde çalışıyorlarmış. Bu arada çok değil 2.5 hafta sonra bir sürprizin haberini vericem.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 14, 2009, 01:27:43 ÖS
Anglagard geri dönüyor arkadaşlar. Yeni materyaller üzerinde çalışıyorlarmış. Bu arada çok değil 2.5 hafta sonra bir sürprizin haberini vericem.
Anglagard'ın geri dönüş haberi sevindirici, bu arada süprizi merak ettim gerçekten. Neyse, bekleyip göreceğiz artık.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 16, 2009, 02:41:21 ÖÖ
Yakın dönemlerde çıkan, Progressive Rock'a modern bir bakış atan yapımcı ' Paul Cusick'in albümü 'Focal Point' içinde barındırdığı birbirinden nefis on parçasıyla göz kamaştırıyor. Hemen hemen tüm enstrümanları çalan Cusick'e  Alex Cromarty ve Andy Edwards (Frost, IQ) eşlik ediyor. Sounduyla yer yer Porcupine Tree'yi anımsatan albüm, önemli müzik eleştirmenlerinden övgü dolu krıtikler almakta ve Paul Cusick'in gitar tekniği Steve Rothery, Steve Hackett gibi önemli gitar ustalarına benzetilmekte. Bu nefis albümü, geç kalmadan dinleyin derim nacizane.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Temmuz 17, 2009, 04:08:46 ÖS
Anglagard geri dönüyor arkadaşlar. Yeni materyaller üzerinde çalışıyorlarmış. Bu arada çok değil 2.5 hafta sonra bir sürprizin haberini vericem.
Anglagard'ın geri dönüş haberi sevindirici, bu arada süprizi merak ettim gerçekten. Neyse, bekleyip göreceğiz artık.

Geri dönüşlerden biraz çekiniyorum ben.Hele ki çok özel yerlere koyduğumuz grupların müziğindeki yeni yönelimler bazen hayal kırıklıklarına neden olabiliyor.Bekleyip görelim..İyi haber elbette..Heyecanlandırdı da..

Kısa bir süre sonra da benim bir sürprizim olacak :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 18, 2009, 02:22:57 ÖÖ
Kısa bir süre sonra da benim bir sürprizim olacak :)
Süprizler arka arkaya gelecek demek, pek gizemli bir forum oldu burası hadi bakalım... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 18, 2009, 11:57:02 ÖS
Takip edenler bilir bir ara Fransız progressive rock gruplarına kötü anlamda musallat olmuş, eleştirip durmuştum. Onlardan başta 'Skeem' ( Bu arada grubun ismide Fransızlara söylediğim sözlere küfürlü cevap gibi ;D) olmak üzere çok beğendiğim bir iki sağlam grup kapak misali gelince Fransız bahsini kapatmış, yeni hedef olarak Amerikalı progressive rock gruplara saldırmış, 'bunlarda iş yok, çok teknikler duygudan yoksun müzik yapıyorlar' salvolarına başlamıştım. Amerikalılardan, bana yollanmış bir tekzip grup'da Phideaux olarak tezahür etti. Grubun son albümü 'Number 7' bünyesinde barındırdığı müzikal zerafeti ve kalitesiyle beni utandıracak derecede iyi yapılmış bir albüm. Demekki neymiş efendim, bundan sonra hiç bir ülke müzisyenine önyargı ile bakmıyor, hep birlikte el ele barış ve kardeşliğe kucak açıyormuşuz ( 23 nisan bayram mesajı tadında cümle ile yazıyı bitirdim, güzel oldu ama ;D)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 19, 2009, 09:52:21 ÖS
Takip edenler bilir bir ara Fransız progressive rock gruplarına kötü anlamda musallat olmuş, eleştirip durmuştum. Onlardan başta 'Skeem' ( Bu arada grubun ismide Fransızlara söylediğim sözlere küfürlü cevap gibi ;D) olmak üzere çok beğendiğim bir iki sağlam grup kapak misali gelince Fransız bahsini kapatmış, yeni hedef olarak Amerikalı progressive rock gruplara saldırmış, 'bunlarda iş yok, çok teknikler duygudan yoksun müzik yapıyorlar' salvolarına başlamıştım. Amerikalılardan, bana yollanmış bir tekzip grup'da Phideaux olarak tezahür etti. Grubun son albümü 'Number 7' bünyesinde barındırdığı müzikal zerafeti ve kalitesiyle beni utandıracak derecede iyi yapılmış bir albüm. Demekki neymiş efendim, bundan sonra hiç bir ülke müzisyenine önyargı ile bakmıyor, hep birlikte el ele barış ve kardeşliğe kucak açıyormuşuz ( 23 nisan bayram mesajı tadında cümle ile yazıyı bitirdim, güzel oldu ama ;D)
Gökhan, he he sen yaşlanıyorsun galiba... Phideux'un yeni albümünü henüz dinleme fırsatım olmadı daha ama nasıl bir sonuç ortaya çıkacağını kestiriyorum. Senin eğer dinleme fırsatın olmadıysa "Doomsday Afternoon", "The Great Leap"... gibi eski albümlere de bir göz at istersen.

Fransızlar, İtalyanlar, Kanadalılar, Amerikalılar şakaya gelmez adamı fena çarparlar...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 19, 2009, 10:47:28 ÖS
[Gökhan, he he sen yaşlanıyorsun galiba... Phideux'un yeni albümünü henüz dinleme fırsatım olmadı daha ama nasıl bir sonuç ortaya çıkacağını kestiriyorum. Senin eğer dinleme fırsatın olmadıysa "Doomsday Afternoon", "The Great Leap"... gibi eski albümlere de bir göz at istersen.

Fransızlar, İtalyanlar, Kanadalılar, Amerikalılar şakaya gelmez adamı fena çarparlar...
Şimdi Phideux'un öbür albümlerini   yazınca hatırladım Hasan, diğer albümlerini dinlemiştim Phideux'un ama Amerikalı olduklarını ıskalamışım. İşin doğrusu haddinden fazla grubu tam anlamıyla hazmedemeden dinlemeye başladığım yaklaşık iki senelik zaman içerisinde kulaklarıma yağmur gibi yağan mp3 formatlı albümlerin yan etkilerine maruz kaldım. Bunun üstüne birde bahsettiğin yaşın ilerlemesi durumları eklenince her şeyi birbirine karıştırmaya başladım. Artık şemsiyeyi açıp biraz aramı versem acaba ;D.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Temmuz 20, 2009, 02:47:37 ÖÖ
Uzun zamandan sonra tekrar selamlar forum ahalisi. Fransa dendiginde aklima ilk gelen üc sey;

1. Fransiz Ihtilali
2. Amélie Filmi
3. Lazuli


Bu grup bir baska. Simdi de ücüncü albümleri Réponse incongrue à l'inéluctable internet üzerinden yayimlanmaya baslamis.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 20, 2009, 02:20:32 ÖS
phideaux'un son albümü "number seven"ı dinleyin dinletin. en iyi albümleri olarak görmeye başladım neredeyse. müthiş bir konsept ve bütünlük var işin içerisinde. son zamanlarda böyle güçlü bir albüm dinlememiştim. ağıt bu ağıt. ;)

lazuli'den ise en avant doute der... çekilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 20, 2009, 08:45:27 ÖS
phideaux'un son albümü "number seven"ı dinleyin dinletin. en iyi albümleri olarak görmeye başladım neredeyse. müthiş bir konsept ve bütünlük var işin içerisinde. son zamanlarda böyle güçlü bir albüm dinlememiştim. ağıt bu ağıt. ;)

lazuli'den ise en avant doute der... çekilirim.
Lazuli  dedin ve çekildin Enchant  bunun üzerine Casiopea dinlemeye başladım. Bende Thork "Nula Jedan" diyeyim ve çekileyim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 21, 2009, 03:10:44 ÖÖ
Günümüzde, geleneksel Progressive Rock kalıplarına sadık bir müzik üretmeye devam eden bir çok gruptan farklı olarak  taklitçi olmayıp, özgün işler ortaya koyan ve oldukça başarılı enstrümantalistlerden oluşan Hollandalı topluluk Mangrove geçtiğimiz günlerde üçüncü stüdyo albümü 'Beyond Reality'i piyasaya sürdü. Bu grubla ilgili garip bir takıntım var, grubun enstrümantal parçaları vokalli parçalarından daha fazla dikkatimi çekmiştir nedense. Bu albümdende 'Reality Fades' isimli enstrümantel çalışma son zamanlarda en fazla dinlediğim şarkıların başında geliyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 21, 2009, 11:57:37 ÖS
astra yeni bir topluluk olmasına rağmen giyimleriyle yaptıkları müzikleriyle 70'leri yaşıyor. grubun ilk albümü ise yeni çıktı sayılır ve müzik tam anlamıyla pink floyd kokuyor. eğer floyd dinleyicisiyseniz bu gruba bir bakmalısınız ya çok seveceksiniz ya da bir daha dinlemeyeceksiniz, öyle bir his verdi bana. pink floyd'un gilmour döneminin etkisi büyük grupta. orglar moog melodileri mellotronlar... dinleyin kararı siz verin. :)

astra - the weirding

(http://www.fluffload.com/graphic/images/2009/May/08/2316_4A043D01.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 22, 2009, 05:38:11 ÖS
Number 7 nedir böyle... ilk turları atıyorum "Storia Senti" beni benden aldı... Dinleyin dinletin...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Al on Temmuz 22, 2009, 07:09:29 ÖS
astra - the weirding

(http://www.fluffload.com/graphic/images/2009/May/08/2316_4A043D01.jpg)
Albüm kapağından dolayı bana Yes gibi geldi daha çok.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 22, 2009, 08:08:46 ÖS
Banada İkinci albümleriyle aynı adı taşıması vesilesiyle Asia grubunu çağırıştırdı Astra.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 22, 2009, 09:41:56 ÖS
evet kapak olarak roger dean'ın tarzını çağrıştırıyor ama müzik direkt pink floyd. beğenmekle beğenmemek arasında kaldım ama daha zamanı var. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 23, 2009, 01:16:39 ÖÖ
Haberler kısmında Indukti'nin yeni albümünden bahsetmiştim.Bugün dinledim ve tam bir hayal kırıklığı yaşadım.Önceki albümden neredeyse tamamen farklı bir albüm olmuş. Dinlerken, çoğu zaman, farklı bir grubun albümünü dinliyormuş hissine kapılıyorsunuz.Belki SUSAR albümüde çoğu kişiye çok iyi bir albüm gibi gelmemiş olabilir ama Idmen ilk albüme göre yerlerde sürünüyor  :-\
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 23, 2009, 02:05:51 ÖÖ
"idmen" mükemmel ötesi bir albüm. ben anlayabilmek için defalarca dinledim ve şu kanıya vardım. ben böyle deneysel bir post metal albümü dinlemedim. grubun önceki hali malum ama bu ultra progresif bir grup bir sonraki albümde ne yapacağı hiç belli değil o yüzden her albümünü ayrı ayrı değerlendirmek lazım. idmen'de müzik aşırı derecede kompleks hatta bazen beyininizi bile yorabiliyor ama defalarca dinlemek lazım. birde bu kadar deneysellik arasında albümde saz bile kullanmışlar bu bile artı bir nokta. adamların bir çaldığı melodiyi pek kullanmamış çok detaylı melodiler iç içe geçmiş valla grubu kutlamak istiyorum ben. bir ara yazarım kritiğini.

tabii sevmeyenlerde olabilir ama grubun yaptığı basit bir müzik değil. king crimson, tool benzeri birşeyler sezdim ben bu albümde. bazı bölümleri oldukça sert yapmışlar. world müzik, hatta bazen pop melodileri, akustikler, viyolinler ve inleyen bir vokal. bunları birleştirmek kolay olmasa gerek.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 23, 2009, 08:00:59 ÖS
Haberler kısmında Indukti'nin yeni albümünden bahsetmiştim.Bugün dinledim ve tam bir hayal kırıklığı yaşadım.Önceki albümden neredeyse tamamen farklı bir albüm olmuş. Dinlerken, çoğu zaman, farklı bir grubun albümünü dinliyormuş hissine kapılıyorsunuz.Belki SUSAR albümüde çoğu kişiye çok iyi bir albüm gibi gelmemiş olabilir ama Idmen ilk albüme göre yerlerde sürünüyor  :-\
Bu albüm konusunda seninle aynı fikirdeyim Koray, senden farklı olarak ilk albümünde bana hitap etmediğini söyleyebilirim. Anlaşılan bu grup benim beğeni sınırlarım içine girmiyor fazla zorlamamak lazım . Zevk ve tercih meselesi tüm bunlar sonuçta. Bu arada albümü beğenip sitede değerlendirmesini yazan enchant'ı tebrik ederim, çok sağlam bir krıtik yazısı yazmış.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 23, 2009, 08:46:36 ÖS
Evet, bencede enchant abi iyi bir yazı hazırlamış yine. Msn de söylemiştim ama burda da dile getireyim dedim :)

Ayrıca ben albümü biraz daha dinleyeceğim. Belki sonuç değişir...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 23, 2009, 11:38:00 ÖS
Yok ya, ne kadar dinlesemde olmuyor. En iyisi zorlamamak. Sonuç pek değişmedi. Başka albümlere vakit ayırsam daha iyi. Son zamanlarda bahsettiğiniz phideaux ve astra albümlerine bakacağım...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 23, 2009, 11:39:24 ÖS
Uzun zamandan sonra tekrar selamlar forum ahalisi. Fransa dendiginde aklima ilk gelen üc sey;

1. Fransiz Ihtilali
2. Amélie Filmi
3. Lazuli


Bu grup bir baska. Simdi de ücüncü albümleri Réponse incongrue à l'inéluctable internet üzerinden yayimlanmaya baslamis.


Biraz geç oldu ama tekrar hoşgeldin hakan_el :) (Yani benim açımdan cevap vermek geç oldu, yanlış anlaşılmasın :D )
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 26, 2009, 09:55:41 ÖS
Günümüzde, geleneksel Progressive Rock kalıplarına sadık bir müzik üretmeye devam eden bir çok gruptan farklı olarak  taklitçi olmayıp, özgün işler ortaya koyan ve oldukça başarılı enstrümantalistlerden oluşan Hollandalı topluluk Mangrove geçtiğimiz günlerde üçüncü stüdyo albümü 'Beyond Reality'i piyasaya sürdü. Bu grubla ilgili garip bir takıntım var, grubun enstrümantal parçaları vokalli parçalarından daha fazla dikkatimi çekmiştir nedense. Bu albümdende 'Reality Fades' isimli enstrümantel çalışma son zamanlarda en fazla dinlediğim şarkıların başında geliyor.
Hollandalı 4'lü Mangrove  "Beyond Reality" albümü ile çok sağlam bir çalışma yapmış herşeyin hakkını veriyorlar. 2005 yılında yapmış oldukları "Facing the Sunset" albümünü hala keyifle dinlerim ancak bu yeni albümleri ile bayağı önemli ilerleme kaydetmişler ve kendi yollarına girmişler.

Hollandalılar pek çok konuda oldukları gibi nadide grup/nadide albüm çıkarma işinde de çok usta olduklarını ispat ediyorlar bu çalışma ile...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 28, 2009, 02:07:35 ÖÖ
Danimarka civarlarından, kuruluşu yakın zamanlara tekabul etsede müzikleri 60 sonu 70'ler başlangıcı tınlayan Rock, Blues, Metal, Psychedelic, Progressive, tonlarda esen sert bir rüzgar...Causa Sui... En kısa zamanda dinlemenizi tavsiye ederim eminimki sarsıcı bir rock sounduyla şöyle bir titreyip kendinize geleceksiniz.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 05, 2009, 10:52:44 ÖS
Astra'nın albümünü birkaç gündür dinliyorum. Ben sevmeye başladım. Enchant abinin dediği gibi Pink Floyd etkilenimleri var. Özellikle Beyond To Slight The Maze parçasında sözler girdikten sonra bir süre Echoes dinliyor gibi hissettim ben. Ama bunu olumsuz bir yorum olarak algılamayın. Yeni çıkan toplulukların eski gruplardan etkilenerek yola çıkmaları bence son derece güzel. Çünkü o moog, melletron melodilerini şuan yeni çıkıpta dinlediğimiz kaç grupta var? Ben bunlara ek olarak şöyle birşeyde söylemek istiyorum. Albüm genelindeki gitar tonunu Atmosfer grubunun Ağaçların Öyküsü albümündeki gitar tonuna yakın buldum ben (yanlış hatırlıyorda olabilirm) . Zaten orada da çok beğenmiştim gitarın tonunu.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 07, 2009, 11:08:11 ÖS
Birkaç gündür Phideaux'un son albümünü dinliyorum.Gerçekten harika ve birazda farklı. Merak edip arşivdeki albümlere göz attım ve 2006'da çıkardıkları The Great Leap albümünü buldum. Şuanda da onu dinliyorum. Sanırım bu grupta takip edilmeğe değer...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 09, 2009, 03:13:17 ÖÖ
http://www.siyahbeyazonline.com/

naçizane böyle birşey yaptım. tabii eksikler çok fazla fakat yine de yararlı olabilir diye düşündüm. üç bölüm olarak yayımlanacak. ilk bölümde sadece tatnıtım amaçlı ama asıl olay 2. ve 3. bölümlerde olacak. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 09, 2009, 04:24:54 ÖÖ
http://www.siyahbeyazonline.com/

naçizane böyle birşey yaptım. tabii eksikler çok fazla fakat yine de yararlı olabilir diye düşündüm. üç bölüm olarak yayımlanacak. ilk bölümde sadece tatnıtım amaçlı ama asıl olay 2. ve 3. bölümlerde olacak. :)
Külüstür bilgisayarım yüzünden dergiyi inceleme fırsatım olmadı, eğer incelemeyi becerebilirsem fikirlerimi paylaşacağım ama anladığım kadarıyla oldukça emek verilmiş sağlam bir online dergi ile kaşı karşıya olduğumuzu söyliyebilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ağustos 09, 2009, 02:45:48 ÖS
http://www.siyahbeyazonline.com/

naçizane böyle birşey yaptım. tabii eksikler çok fazla fakat yine de yararlı olabilir diye düşündüm. üç bölüm olarak yayımlanacak. ilk bölümde sadece tatnıtım amaçlı ama asıl olay 2. ve 3. bölümlerde olacak. :)

Dergiyi çok beğendim emeği geçen herkesin eline sağlık. Yalnız indirmek istediğimde 1.0 kb/sn hızında indiriyor. 2-3 saate denk geliyor bu da. Her zaman böyle mi eğer değilse başka bir zaman indireceğim. Böyleyse de indiririm gerçekten güzel olmuş, devamını bekleriz.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 09, 2009, 11:15:57 ÖS
Ben iki-üç gün önce okumuştum. Çok iyi yazmışsın Baha Abi Progressive Rock tarihini. Ya da birinci bölüm çok sağlam olmuş diyelim. Ayrıca Amorphis hakkında da ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz önceki sayılara bakın derim. Ama hangi sayıydı hatırlamıyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 10, 2009, 02:07:17 ÖÖ
teşekkürler düşünceleriniz için, yaptık işte naçizane bir şeyler. derginin yavaş açılması evet biraz da bağlantıyla ilgili. ama açıp 5-6 dakika beklerseniz tamamını rahatça okuyabiliyorsunuz. yazının ilk bölümü biraz tanıtım amaçlı oldu ama 2. bölüm daha da kapsamlı 60-70 sayfadan fazlaya tekabül edecek yazılar ve gruplar mevcut. 3. bölüm de aynı şekilde olacak. almanya, italya, iskandinav, amerikan, polonya, ispanya ve diğer ülkelerin prog gruplarına yer verilecek. en sonunda ise yeni dönemden isimler yer alacak. böyle bir şey işte. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 10, 2009, 10:20:17 ÖS
Astra grubunu forum üyeleri arasında -sanırım- en son dinleyen olarak bende kısaca görüşlerimi aktarayım; Öncelikle albümü beğendiğimi, son dönemlerde sıkça dinlediğim Genesis, Yes hattına sapmış yeni dönem gruplar yanında , Astra'nın erken dönem Pink Floyd ( Metafiz'in, grubun bazı şarkılarındaki Echoes şarkısı esinlenmeleri konusundaki görüşlerine kesinlikle katlıyorum bu arada) ve 70'ler Alman senfonik progresif sounduna öykünür bir müzik yapmaları, kendilerini bir ölçüde ayrıksı kılmış. Bunun yanında bu soundun bir çok benzeri 30 yıl önce zaten yapılmıştı diyenlere itirazım olmaz ama yeni grupların sevdiğimiz soundları, yeni bestelerle ve bir takım çağdaş yaklaşımlarla yeniden ortaya koymalarına da pek fazla bir itirazım olmaz açıkcası. Hammondlar, mellotranlar, buram buram emek ve kalite kokan gitar soundları, hafiften saykodelik dokunuşlar ve sağlam besteler hangimizin gönlünü çelmezki sonuçta?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 11, 2009, 02:05:47 ÖÖ
Daha önce bahsetmiştim, doymak bilmez download vampiri olarak  sayısını unuttuğum oranda albüm dinliyorum, bu yüzden bazı zamanlar bir kısmınızın farkettiği gibi dinlediklerimi unutuyor yada birbirine karıştırıyorum :). Burada bahsettiğim gruplar,  özellikle dikkatimi çeken dinlediğim sayısız grubun çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Nedenmi? Buna tek cevabım; yenilerin çoğunda görülen; tekrar, tekdüzelik, yeni soluk getirmekten uzak ucuz bir taklitçilik daha da beteri müzikal bir ruhsuzluk. Bu gün yüzlerce yeni grup çıkmasına rağmen halen eski göz ağrımız gruplardan aldığımız keyifleri mumla arıyorsak ortada büyük bir müzikal tıkanma problemi vardır dostlar bence. Benim gibi nostaljik yönlerle alakası olmayan hatta geçmiş güzellemelerini abartılı bulduklarıyla cebelleşen bir kişinin bu yorumları yapması ayrı bir çelişki ya neyse :). Dinlediğim bir çok grubun arasından bir önceki entrym'de bahsettiğim 'Astra' grubu gibi sıyırılıp burada kendisi hakkında bir kaç satır karalamamı sağlayan bir yeni grupta Norveçli topluluk ' Airbag' ve onların çok yakın bir zaman önce çıkan 'Identy' isimli albümleri . İsmi Radiohead'in 'O.K. Computer 'albümünün açılış şarkısına göndermemidir bilemem ama soundlarında Radiohead'e pek çok gönderme olduğu çok açık. Klasik kuzey grubu melankolisi, gizemli bir sound ve bunu destekleyen damardaki kan gibi soğuk ve sakin akan e-bow geçişleri. Siz, Radiohead, Gazpacho, Pieapple Thief ve benzeri grupları sevenler hislerim beni yanıltmıyorsa Airbag grubunuda çok seveceksiniz ve bu bunaltıcı yaz akşamlarında melankoli girdaplarında debeleneceksiniz, tıpkı benim gibi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 11, 2009, 02:30:42 ÖÖ
Phideaux'u da birkere daha hatırlatmakta fayda var ve Sıfır Km.'yi de :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 11, 2009, 11:04:41 ÖÖ
Moongarden "A Vulgar Display of Prog" dinleyelim dinletelim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 15, 2009, 12:35:42 ÖÖ
Moongarden "A Vulgar Display of Prog" dinleyelim dinletelim...
Aynı şekilde 'No Name' grubunun yakın zamanlarda çıkan albümü '20 Candles'i dinleyip dinletmekte fayda var diye düşünmekteyim... ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 16, 2009, 01:13:10 ÖÖ
Enchant'ın kapsamlı Progressive Rock dosyasının giriş bölümünü nihayet inceleme imkanı buldum. Bu konuyla ilgili kısırlığını çektiğimiz sağlam bir kaynak olarak, progressive severlere ve bu müziği dinlemeye yeni başlayanlara çok önemli bilgiler aktaran şimdiye kadar genelde sanal ortamda gördüğümüz Progressive Rock ile ilgili yerli incelemeler arasında belkide en doyurucu olanı, tebrikler...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 18, 2009, 03:19:23 ÖÖ
Saat gecenin neredeyse 2.30'u ve ben hala A Farewell To Kings albümünü bırakamıyorum. Bayılıyorum bu Rush'a. Gün içinde başka iyi albümlerde dinledim ama bu albüm buram buram kalite kokuyor. O kadar kusursuz bir albüm ki henüz dinlemediklerimin bile bu kalitede olduğunu hissedebiliyorum. Yavaş yavaş, sindire sindire sırayla gidiyorum albümleri dinlemeye. Bakalım daha ne maceralar, ne kusursuz albümler çıkacak karşımıza...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 20, 2009, 02:45:16 ÖÖ
Psychodelic uzun zamandır uzaklaştığım bir tarz oldu diyebilirim. Yalnız şu sıralar dinlemekte olduğum günümüzden 60'lar sonu 70'ler başı Psychodelic sounda gizemli bir gönderme niteliğindeki 'The Assemble Head In Sunburst Sound' grubunun -'When Sweet Sleep Returned' isimli nefis albümü anılarımda kalmış pyschodelic sedaları yeniden canlandırdı. Farkında olmasamda bir taraftan özlemişim bu soundu, bu albümü dinleyince ilk farkettiğim bu durum oldu.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 28, 2009, 01:26:40 ÖÖ
Az önce Satellite'ın Evening Dreams konserini izledim, müthişti. Sahnede o kadar zevk alarak çalıyorlarki... Birde bu progressive yapan grup elemanları bence çok iyi bir zekaya sahipler. Çünkü bir parçanın içinde o kadar çok ritim değişiyor ve o kadar çok solo var ki, hepsini nasıl akıllarında tutuyorlar şaşırıyor insan. Tabiki bu onların mesleği olduğu için gece gündüz çalışıyorlardır konser öncesi. Ne olursa olsun çok fazla yeteneğe ihtiyaç var bence. Gitarist zaten kendi alanında işini çok iyi götürdüğü yetmiyormuş gibi birkaç parçada davula geçti ve onuda konuşturdu. Seyircilere gelince, karanlıkta gördüğüm kadarıyla, yaş ortalaması oldukça yüksekti. Sanırım Polonya da bu müziği dinleyen kitle sayısı çok. Zaten öyle olmasa Polonyadan o kadar grup çıkar mıydı? Hep söylemişimdir; Satellite ,ne yaparlarsa yapsınlar, ölünceye kadar dinleyeceğim gruplar içinde ön sıralarda yer alıyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 31, 2009, 01:29:25 ÖÖ
Britanya adasından, Prog Folk sedalarından yer yer Strawbs'ı anımsatan bünyede; gizemli, buruk, melankolik bir huzur yaratan tatlı bir esinti... Pererin-Haul Ar Yr Eira ( Sun On The Snow). Önemle tavsiye olunur.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 31, 2009, 03:36:31 ÖS
yazının ikinci bölümü de yayımlanmıştır. düşünceleriniz için teşekkürler. ;)

http://www.siyahbeyazonline.com/

yahu bu eloy ne kadar gizemli bir grup. yeni albüm hakkında 2 senedir dedikodular dönüyordu ve bu uğurda hiçbir bilgiye ulaşamadık. en sonunda albüm haberi geldi fakat yine ne şarkılar hakkında bir bilgi var ne de grup elemanları ve konsept hakkında. sadece yeni sitelerini hazırlamış ve fanlara sunmuşlar. en azından bir bilgi falan verseler de bir rahatlasak, hep böyle iki arada bir derede bu grup. ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 08, 2009, 02:18:18 ÖÖ
60 ve 70'li yıllarda birbirinden önemli gruplarla parlayan Krautrock gibi bir terimi progressive rock alemine kazıyarak ekol olmuş Almanyadan 90'lı yıllardan itibaren Everon, Martigan ve oldukça başarılı olarak nitelendirebileceğimiz son albümü geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan Sylvan gibi Neo Progressive, Progressive Metal arası bir yerlerde müzik icra eden önemli gruplar çıkmaya devam ediyor. Dikkate değer yeni dönem Alman gruplarından bir taneside vokalistinin ses tonu Fish'e benzeyen, grubun genel soundu ilk dönem Marillion, Arena biraz zorlanırsa Rush esintili diyebileceğimiz Jack Yello. Grubun yeni albümü Xeric'e henüz ulaşamadım ama 2003 yılında çıkan Thorns of Anger birbirinden başarılı bestelerle dolu kıyıda köşede kalmış saklı hazinelerden biri bence.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: megamefta on Eylül 08, 2009, 04:05:25 ÖÖ
bende var yeni albümün linki mesajla attım isteyene de atarım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 11, 2009, 12:33:58 ÖÖ
Yakın zamanda çıkan oldukça başarılı iki albüm var. İlki İngiltereden 'Darwin's Radio' dan Neo Prog ziyafeti 'Template For A Genaration', ikincisi Atlantik'in diğer kıyısından A.B.D diyarlarından ( Neee !!!Amerikamı??? ;D) Ajalon'dan , ' This Good Place'. Yılın en iyilerinden olmaya aday iki albüm daha anlaşılan Progressive Rock açısından bir hayli bereketli geçen 2009 yılında genel bir değerlendirme yapma konusunda oldukça zorlanacağız. Sırada Porcupine Tree'nin son albümü var daha...Onu'da iyice bir sindirelim diğer entry'de bahsini açarız artık. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 19, 2009, 02:31:05 ÖS
Ortalarda Gentle Giant'ın yeniden birleşme söylentileri dolanıyor, haber kesinleşirse site haberler bölümüne ekleyeceğim, hadi bakalım hayırlısı...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Eylül 23, 2009, 10:59:56 ÖS
2007 yılından, Polonya'lı Mindfields grubunun "One" isimli albümü. Biraz 70'ler, biraz neo-prog ama bayağı bir Pink Floyd. Alışıldık Polonyalı karanlığından uzak melodik hoş bir albüm ve gitarist Martin Kruczek hemen dikkati çekiyor. Hoş ve keyifli bir albüm  tavsiye ederim...

Porcupine Tree "The Incident" nasıl desem bilemiyorum aslında güzel albüm ama klavyeler ön planda olmayınca ben pek tad alamıyorum, bir kez dinleyip sonra unutuyorum...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 24, 2009, 12:41:48 ÖÖ
Bende anasayfada bahsettiğim Believe grubunun This Bread Is Mine albümünü dinlemenizi tavsiye ederim. Hasan Abi özellikle senin dikkatini çekeceğinden eminim. Çünkü Believe'nin* geçen sene çıkan albümünden konuşmuştuk yanlış hatırlamıyorsam. Yine keman ağırlıklı parçaların içine flüt melodileri serpiştirilmiş, genel havası gayet sakin olan bir albüm. Yakında "Polonya'dan babam çıksa dinlerim!" konumuna düşeceğim sanırım :) Yakın zamanda kurulan gruplar arasında bana en yakın Polonyalılar geliyor. Çoğunun müzikleri birbirine yakın olsada ben hepsini beğeniyorum.  

* Eğer dikkat ettiyseniz artık yabancı kelimelere gelen ekleri Türkçe okunuşuna göre yazıyorum :) Bir Türkçe öğretmeninden öğrendiğime göre böyleymiş. Şimdiye kadar bu konuya hiç dikkat etmemiştim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 24, 2009, 12:47:15 ÖÖ

Porcupine Tree "The Incident" nasıl desem bilemiyorum aslında güzel albüm ama klavyeler ön planda olmayınca ben pek tad alamıyorum, bir kez dinleyip sonra unutuyorum...
' The İncident' hakkında genel ahali ikiye bölünmüş durumda, bir kesim albümü vasat bulurken diğer kesim dört ya da beş yıldızı anında yapıştırıvermiş :). Porcupine Tree seven ama öyle büyük bir hayranı  olmayan bendeniz, albümü ilk dinleyişte önceki albümleri kadar başarılı bulmadım ama biraz daha dinleme antremanı yapıp nihai kararı öyle vermek gerek.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 24, 2009, 12:50:42 ÖÖ

Porcupine Tree "The Incident" nasıl desem bilemiyorum aslında güzel albüm ama klavyeler ön planda olmayınca ben pek tad alamıyorum, bir kez dinleyip sonra unutuyorum...
' The İncident' hakkında genel ahali ikiye bölünmüş durumda, bir kesim albümü vasat bulurken diğer kesim dört ya da beş yıldızı anında yapıştırıvermiş :). Porcupine Tree seven ama öyle büyük bir hayranı  olmayan bendeniz, albümü ilk dinleyişte önceki albümleri kadar başarılı bulmadım ama biraz daha dinleme antremanı yapıp nihai kararı öyle vermek gerek.

Bende en yakın zamanda, hatta hemen albüme bakacağım. Müzik dinlemeye çok ara verdim bu sıralar, hemen normale dönmeliyim...Düşüncelerimide yazarım mutlaka.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 24, 2009, 02:42:53 ÖÖ
Amerika'dan şahsıma kapak gruplar gelmeye devam ediyor ;D. Lands End ismindeki Birleşik Devletler çıkışlı topluluk Pyschodelic Space, Neo Progressive nağmelerle yüklü bir müzik icra ediyor. 1994-2005 arası birbirinden başarılı beş stüdyo iki konser albümü çıkarmışlar, vokal, gitar ve klavye performansları dinleme de yanında yat cinsinden. Zaman zaman Pink Floyd, zaman zaman Eloy'u anımsatan uçuk dokundurmalarla dolu, sözün özü güzel müzik yapan adamlardan oluşmuş güzel bir topluluk dinleyin sizde güzelleşin ;D.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 26, 2009, 01:33:34 ÖÖ
Biraz ön yargı olacak ama ben ilk cd de bıraktım The Incident'i dinlemeyi. Çok uzun albümler sıkıyor beni.Daha sonra belki tekrar denerim dinlemeyi. Halbuki önceki albümü çok beğenmiştim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 03, 2009, 01:40:15 ÖS
Küba'dan bir grup Anima Mundi. 2008 yılında yayınlanmış oldukları "Jagannath Orbit"  isimli albümlerini bu hafta çok sık dinledim. Bayağı bir YES çakması olarak görünmekle beraber son derece güçlü ve güzel bir albüm olarak kafamda yer etti sıklıkla dinleyeceğim bu albümü...

Hehe bu arada "çocuk üye" seviyesinden "adam olmuş üye" seviyesine eriştim of be en mutlu bana...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ekim 03, 2009, 08:58:38 ÖS
Birkaç gündür J.M.Jarre'nin Equinoxe albümünü dinliyorum. İçinde gitar olmayan albümleri sevemem düşüncesiyle yaklaşmama rağmen dinledikçe albüm güzelleşti. İnsana hoş şeyler hissettiren, farklı ve güzel melodiler barındırıyor albüm. Tabi bu albümü daha yeni dinleyen ilk kişi benimdir herhalde sitede :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 03, 2009, 11:18:03 ÖS
Birkaç gündür J.M.Jarre'nin Equinoxe albümünü dinliyorum. İçinde gitar olmayan albümleri sevemem düşüncesiyle yaklaşmama rağmen dinledikçe albüm güzelleşti. İnsana hoş şeyler hissettiren, farklı ve güzel melodiler barındırıyor albüm. Tabi bu albümü daha yeni dinleyen ilk kişi benimdir herhalde sitede :)
Tüm yaptıklarını bir kenara bırakalım, bu gün ülkemizde -nedense- el üstünde tutulan mercan dede'nin sufi müzik ile elektronik müziği sentezleme denemelerini yirmi seneden fazla bir zaman önce (... mercan dede kundaktayken) yanına Kudsi Ergüner'i alarak gerçekleştirmesiyle ayrıca dikkate değer bir müzisyen J.M. Jarre... ( bkz. Revelations albümündeki aynı ismi taşıyan şarkı ).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 15, 2009, 01:24:12 ÖÖ
Yahu babalar ne yapmış böyle???...Önce kadroya bir göz atalım; Robert Fripp, Maynard James Keenan, John Wetton, Adrian Belew, Annake Van Giersbergen...şimdi bu isimlere bakınca ' ne kadar güzel eski babalar yanlarına yeni kuşaktan elemanları almışlar çatır çatır progressive rock-metal kırması bir şeyler yaparlar artık' diye düşünürken kadro da U-G-O ( kendisi rapçi'dir ??? )görünce ve albümün kısa kayıtlarını dinleyip hip-hop, gothic, endüstriyel rock-metal karışımı bir sound ile karşılaşınca ne diyeceğimi ne düşüneceğimi şaşırdım, sizde dinleyin bakalım, şaşkınlığınız benimki kadar uzun sürmez bir şeyler dersiniz belki. Unutmadan bu ilginç projenin ismi 'The Human Experimente'.

http://www.thehumanexperimente.com/
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Ekim 16, 2009, 03:11:18 ÖS
Merhaba arkadaşlar,  geçen sene bilmediğim bir sebeple ertelenen Adrian Belew konseri Uluslararası Eskişehir Festivali kapsamında bu defa 12 Kasım 2009 tarihinde olacak gibi.Biletler de satışa çıktı tam 12,öğrenci 6 tl..Bekleriz efendim bu taraflara..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 17, 2009, 02:10:04 ÖÖ
Merhaba arkadaşlar,  geçen sene bilmediğim bir sebeple ertelenen Adrian Belew konseri Uluslararası Eskişehir Festivali kapsamında bu defa 12 Kasım 2009 tarihinde olacak gibi.Biletler de satışa çıktı tam 12,öğrenci 6 tl..Bekleriz efendim bu taraflara..
Keşke fırsat olsa da gelsek. Gel görki, yıllık izne yanlış zamanda çıkmışız, bu işin imkanı yok sevgili Erdem  :-[. Bu arada hep yeni grupların yeni albümlerinden bahsediyoruz ama bir taraftan babaların yeni albümleri piyasaya çıkıyor. Tangerine Dream, Gong, Strawbs gibi efsaneler yeni albümlerini çıkarttılar, Jethro Tull 1978 yılı konser kayıtlarını dvd ve konser formatında piyasaya sürdü, vakit kaybetmeden izlemek dinlemek lazım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Ekim 23, 2009, 01:05:13 ÖS
İki tane albümden bahsetmek istiyorum.Öncelikle belirteyim ki bu albümleri henüz dinleyemedim ama bunları sizlerle paylaşmak istedim. The Flower Kings benim epeydir takıntılı olduğum gruplardan biri.Sadece Tfk değil grup elemanlarının ve bugüne kadar birlikte çalmış kişilerin de gerek solo projeleri gerekse başka gruplar altında yaptıkları işler heyecan verici.Bir zamanlar turkrock'ta Tfk friend&reklatives diye bir başlıkta da bunlardan söz etmiştik.Tfk'nın beyni Roine Stolt kadar heyecanla takip ettiğim diğer bir ismi de grubun baslarını üstlenen Jonas Reingold.Çok yönlü bir müzisyen olan Reingold'un farklı projelerde de yer almış olduğunu biliyoruz ki bunlar arasında Karmakanic adını taşıyan kendi grubuyla da çok "dolu" bir müzik yapıyorlar.Reingold bir süredir bazı kayıtları kendi stüdyosunda yapmaktaydı.Şimdi bunu bir adım daha ileriye taşıdı ve Reingold Records adı altında albümler çıkarmaya başladı.Başladı diyorum,henüz iki albüm yayınladı ve umarım arkası gelir.Her ikisi de fusion albümleri ki bu heyecanımı biraz daha artırıyor.
Albümlerden bir tanesi Lalle Larsson'ın Weaveworld adını taşıyan çalışması.Dinlemiş olanlar Karmaknic'te klavye çaldığını hatırlayacaktır.Bu albümde basları da Reingold çalmış,yine söyleyeyim henüz dinlemedim ama büyük ihtimalle sağlam bir iş yaptıklarını düşünüyorum.
Ama esas bahsetmek istediğim albüm bu değil.Benim için esas olay 3rd World Electric adı altında Kilimanjaro Secret Brew adını taşıyan albüm.İsim pek birşey ifade etmiyor olabilir ama personeli saymak anlam katacaktır.Bas-Jonas Reingold, Gitar-roine Stolt (bu adam fabrika gibi oldu artık), Davul görevini iki ayrı isim görmüş; bir tanesi Tfk'dan da aşina olduğumuz Zoltan Czörz (ki kendisi bir süredir cazla da epey haşır neşir durumda) ve Dave Weckl (kariyeri hakkında yorum yapmaya bile gerek yok) var. Klavye Larsson'a emanet.Perküsyon ve sax çalan elemanları tanımıyorum.Basın bülteninde Weather Report ile Return to Forever referansları verilmiş albüm için.
Her ikisine, özellikle de 3rd World Electric'e kulak kesilmekte yarar var.Dinledikten sonra tekrar konuşalım bunları..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 23, 2009, 02:17:11 ÖS
3rd World Electric'i biraz dinleyebildim ama tam anlamıyla dinleyebildiğimi söyleyemem. ilk izlenimim çok yaratıcı bir albüm olduğu yönünde. davullar aşmış zaten. stolt'un gitarına ise birşey demiyorum adam çevresine bakmadan kimlerin neler yaptığına aldırmadan işine bakıyor üretiyor.

saksafon çalan eleman ise daha önce pat metheny ile de takılmış. yani ne kadar korkunç bir albüm olduğuna dinleyin siz karar verin. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 06, 2009, 08:33:26 ÖS
Daha öncelerden bir kere dinleyip kenara attığım Close To The Edge albümünü tekrar dinlemeye başladım.Yavaş adımlarla albümün içine girmeye çalışsamda, bir hayli zaman alacağa benziyor.Çünkü cidden zor bir albüm.Ondan sonrada sıradaki albümler var tabi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 09, 2009, 10:58:05 ÖS
Genesis'den sonra müzik kariyerinde sessiz ve derinden işler yapan usta gitarist Steve Hackett'in son albümü Out of The Tunnel's Mouth üstadın kariyerine yakışır bir şekilde sessizce piyasaya çıktı. Muhtemelen Flemenco'dan, oryantalist dokunuşlara uzanan oldukça başarılı ve zengin müzikal içeriğiyle, tamamlamak üzere olduğumuz seneye derinden  iz bırakacak bir kayıtla karşı karşıyayız. Bu arada albümün kapanış şarkısına ismini veren 'İstanbul'a kalkacak son tren', Hackett ustayı buralara konser vermeye getirecek son trendir umarım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 09, 2009, 11:00:46 ÖS
Merhaba arkadaşlar,  geçen sene bilmediğim bir sebeple ertelenen Adrian Belew konseri Uluslararası Eskişehir Festivali kapsamında bu defa 12 Kasım 2009 tarihinde olacak gibi.Biletler de satışa çıktı tam 12,öğrenci 6 tl..Bekleriz efendim bu taraflara..
Site'de haberini vermiştik Adrian Belew İstanbul'a da uğruyor, ondan önceki gün God Is An Astronout konseri var. Peki bu konserlerden herhangi bir tanesine aramızdan gidecek olanlar varmı?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Kasım 10, 2009, 11:24:21 ÖÖ
Belew konseri yaşadığım şehirde özellikle de komik bir fiyata olduğu için burada gideceğim. God is an Astronout konserine ise hafta içi olması sebebiyle ve maddi sebeplerden dolayı gelemiyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 11, 2009, 12:53:01 ÖÖ
Belew konseri yaşadığım şehirde özellikle de komik bir fiyata olduğu için burada gideceğim. God is an Astronout konserine ise hafta içi olması sebebiyle ve maddi sebeplerden dolayı gelemiyorum.
Ben de İstanbul da gerçekleşen bu iki konsere zaman sorunu ve maddi sıkıntılar,  sebebiyle gidemiyorum bu faktörlerden en azından biri olmasaydı, yine yapardık bir şeyler ama hal böyleyken bu etkinliklere katılma durumu olmuyor maalesef. Konserlere gidecek arkadaşlara iyi eğlenceler dilerim bu arada.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 12, 2009, 01:25:16 ÖS
adrian belew'e istanbul'dakiler de hazır olsun. ;) yarın, yarın.

http://www.adrianbelew.net/index.php?option=com_content&view=category&layout=blog&id=34&Itemid=56
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 18, 2009, 02:49:32 ÖÖ
IQ cephesindeki önemli bir gelişmeyi siteye haber olarak düştüm, ayrıca burada da paylaşmak istedim; Büyük üstad Paul Cook, IQ'ya geri döndü. Ne yalan söyliyeyim, görevini yapan ama üstüne ekstra bir şeyler koyamayan misafir davulcu Andy Edwards'ın performansından memnun değildim bu vesileyle yaratıcı davulcu Paul Cook'un geri dönmesi çok çok iyi oldu. Umarım bir diğer kurucu üye  Martin Orford'da en kısa zamanda gruba geri döner. Gerçi Mark Westworth IQ'da çok iyi işler yapıyor ama Orford'un gönlümüzdeki yeri ayrıdır her zaman.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 18, 2009, 06:52:33 ÖS
IQ cephesindeki önemli bir gelişmeyi siteye haber olarak düştüm, ayrıca burada da paylaşmak istedim; Büyük üstad Paul Cook, IQ'ya geri döndü. Ne yalan söyliyeyim, görevini yapan ama üstüne ekstra bir şeyler koyamayan misafir davulcu Andy Edwards'ın performansından memnun değildim bu vesileyle yaratıcı davulcu Paul Cook'un geri dönmesi çok çok iyi oldu. Umarım bir diğer kurucu üye  Martin Orford'da en kısa zamanda gruba geri döner. Gerçi Mark Westworth IQ'da çok iyi işler yapıyor ama Orford'un gönlümüzdeki yeri ayrıdır her zaman.
Vayy bu güzel haber. Cooky gerçekten iyi bir davulcudur...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Kasım 21, 2009, 05:12:34 ÖS
Pink Floyd - Anilmals albümü neymiş öyle! Bir türlü dinleyip zevk alamazdım. Çözemezdim büyüsünü şarkılarının ama bu sefer olayı bitirdim  :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 21, 2009, 07:45:15 ÖS
Animals albümüne başta bende soğuk bakmıştım ama içine girdikçe güzelleşen bir albüm.Gökhan Abi'ninde melankolik akşamlarına eşlik etmiş albümler arasındadır yanlış hatırlamıyorsam :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Kasım 21, 2009, 10:26:20 ÖS
O şarkıların bir listesini isteriz Gökhan Abi :) Böyle yavaş yavaş keşfetmekle olmuyor ama :P
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 22, 2009, 02:32:07 ÖÖ
Animals gerçekten özel bir albümdür benim için, bunun yanında Pink Floyd tarihinde bir kesim tarafından lanetlenen The Final Cut, albümlerini de çok severim. Madem siz istediniz alın size işte alkol destekli uzun ve karanlık gecelerimin melankolik, daha da ötesi dibe vurdurucu oranda iç acıtan depresif albümler listesi ;D. Bu albümleri ard arda dinlemeyin ruhunuzu fazla incitmeyin uyarısıyla listeme geçiyorum ;).

-Animals-Pink Floyd
-The Final Cut-Pink Floyd
-Script For A Jester's Tears-Marillion
-Kid A-Radiohead
-Harbour Of Tears-Camel
-Immortal-Arena
-Together-Jane
-Dawn-Eloy
-Disintegration-Cure
-Pawn Hearts-V.D.G.G
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Kasım 22, 2009, 09:10:53 ÖS

-Animals-Pink Floyd
-The Final Cut-Pink Floyd
-Script For A Jester's Tears-Marillion
-Kid A-Radiohead
-Harbour Of Tears-Camel
-Immortal-Arena
-Together-Jane
-Dawn-Eloy
-Disintegration-Cure
-Pawn Hearts-V.D.G.G


Gökhan abinin listesi böyle uzar gider iste. :) Daha okurken icim karardi. Abi seninle söyle bir icki masasinda güzel bir gece yapalim biz. Listede bu albümler, sende de o karanlik ruh varken daha sabah etmeden tavana ip sarkitir asarim kendimi. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 22, 2009, 10:13:29 ÖS

-Animals-Pink Floyd
-The Final Cut-Pink Floyd
-Script For A Jester's Tears-Marillion
-Kid A-Radiohead
-Harbour Of Tears-Camel
-Immortal-Arena
-Together-Jane
-Dawn-Eloy
-Disintegration-Cure
-Pawn Hearts-V.D.G.G


Gökhan abinin listesi böyle uzar gider iste. :) Daha okurken icim karardi. Abi seninle söyle bir icki masasinda güzel bir gece yapalim biz. Listede bu albümler, sende de o karanlik ruh varken daha sabah etmeden tavana ip sarkitir asarim kendimi. :)

Dediğin şartlar mevcutken liste sona ermeden, sen üçüncü albümde aramızdan ayrılrken ben ise seni oralarda yalnız ve rahat bırakmamak adına beşinci albümde yanına gelerek ikimiz birlikte uhrevi aleme yolculuk yapmış oluruz herhalde ;D.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 23, 2009, 03:48:01 ÖÖ
hadi pink floyd'lar neyse de marillion'un psuedo silk kimono girdiğinde ve ardından kayleigh ve lavender ile beyni sersemletme seansını düşündüm de bir an, korkunç! harbour of tears zaten başlıbaşına içme sebebidir. zaten ilk önce harbour of tears ardından da eloy'un dawn'ı geldi mi artık kendinizi kaybettiniz demektir. o eloy var ya o eloy offff! :( :(

bu arada arena butterfly man'i de unutmuyorum tabii. :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 23, 2009, 10:10:42 ÖS
hadi pink floyd'lar neyse de marillion'un psuedo silk kimono girdiğinde ve ardından kayleigh ve lavender ile beyni sersemletme seansını düşündüm de bir an, korkunç! harbour of tears zaten başlıbaşına içme sebebidir. zaten ilk önce harbour of tears ardından da eloy'un dawn'ı geldi mi artık kendinizi kaybettiniz demektir. o eloy var ya o eloy offff! :( :(

bu arada arena butterfly man'i de unutmuyorum tabii. :(
Bayağı öldürücü bir liste olmuş değilmi? Zaten bunları aynı gece içinde ard arda dinlemeye, listeyi hazırlayan kişi olarak ben bile cesaret edemem. Sürünmek için her geceye bir albüm yeterde arta bile ötesi aşırı doz olur, çok fena olur :). Unutmadan Immortaldaki destansı şarkı movidrome'da da, yer yer fena halde iç acıtıcı pasajlar var ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 01, 2009, 08:42:54 ÖS
İki gündür Transatlantic dinliyorum, gerçekten şahaneymiş. Özellikle Hasan Abi'nin bahsettiği Is It Really Happening parçasındaki davullara dikkat ettimde Portnoy gerçekten müthiş çalmış. Genelde uzun albümler pek hoşuma gitmez ama bu albüme direneceğim, dinledikçe güzelleşeceğe benziyor :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 04, 2009, 08:44:11 ÖS
Bu hafta sonunu kendime Eloy, Magma ve Tangent bayramı ilan ettim. Pazartesi beni bir zahmet kontrol edin ne olacağım mechul... :-)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 05, 2009, 01:34:14 ÖÖ
Jethro Tull, Strawbs gibi devlerin açtığı yolun müzikal izlerini takip eden yakın tarihin Progressive Folk topluluklarından Mostly Autumn, Abel Ganz gibi başarılı grupların yanına kısa bir zaman önce keşfettiğim Red Jasper grubunu da eklemek istiyorum. Özellikle birbirinin devamı niteliğindeki 1993 çıkışlı 'A Midsummer Night's Dream' ve 1994 çıkışlı 'A Winter's Tale' isimli iki mükemmel albüme imza atan grubun bu albümlerdeki 'Sonnet' üçlemesi için Pink Floyd'un Another Brick In The Wall üçlemesinden bu yana duyduğum en mükemmel üçleme tanımını yapabilirim rahatlıkla.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Aralık 05, 2009, 05:07:46 ÖS
Genesis'in Selling England by the Pound albümü dışında başka herhangi bir albümünü dinlememiştim (Firth of Fifth şarkısı hariç). Geçtiğimiz hafta Nursery Cryme'ı dinledim. Genesis'in grup olarak sahip olduğu müzikal dehaya saygı duyuyorum artık. Muhteşem bir albüm olmuş. Genesis'te hoşuma gitmeyen tek şey Phil Collins'in vokali. Fish ile aynı ses rengine sahip fakat teknik olarak Fish'in yanından geçemez. Favorilerim the Musical Box ve Return of the Giant Hogweed.

Transatlantic'in albümünü 2 aydır (promo versiyonu çıktığından beri) dinliyorum. Is it Really Happening? benim de favorim. Şarkının başlangıcında biraz Pink Floyd havası var, daha sonra ise Roine Stolt'un muhteşem gitar solosuyla alıyor başını gidiyor. Tek kelimeyle muhteşem bi albüm olmuş.

Anekdoten'in Chapters adlı Compilation/EP'si de çıkmış. Sadece A Time of Day albümünü dinlediğimden bu compilation'ı edindim :). Anekdoten'in eski albümleri de güzel gözüküyor. Fakat A Time of Day kesinlikle en iyi şarkılara sahip albüm. Bu EP'de 30 pieces'in flütsüz demo kaydı da var. Flütün ne kadar önemli olduğunun göstergesi bence bu şarkı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Aralık 05, 2009, 05:43:29 ÖS
Lazuli grubunun üc üyesi gectigimiz günlerde domuz gribine yakalanmis ve konserler iptal olmustu. Ama grupla ilgili bir söylenti de grubun dagildigi yönünde. Umarim sadece söylentiden ibaret kalir cünkü gercekten cok üzülürüm. Progressive Rock'tan elimi ayagimi cektim ama Lazuli beni hala bu tarza bagli tutan 3-5 gruptan bir tanesidir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 06, 2009, 02:21:52 ÖÖ
Genesis'in Selling England by the Pound albümü dışında başka herhangi bir albümünü dinlememiştim (Firth of Fifth şarkısı hariç). Geçtiğimiz hafta Nursery Cryme'ı dinledim. Genesis'in grup olarak sahip olduğu müzikal dehaya saygı duyuyorum artık. Muhteşem bir albüm olmuş. Genesis'te hoşuma gitmeyen tek şey Phil Collins'in vokali. Fish ile aynı ses rengine sahip fakat teknik olarak Fish'in yanından geçemez. Favorilerim the Musical Box ve Return of the Giant Hogweed.

Yanlış anlamadıysam, Peter Gabriel's Genesis'den bahsediyorsun. Bu dönemde Phil Collins geri vokaldedir Peter Gabriel'in gruptan ayrıldığı 1975 yılına dek Collins'in söylediği tek bir şarkı vardır onun dışında tüm vokaller Peter Gabriel'e aittir. Fish'in en büyük hayranı olduğu isim Peter Gabriel'dir vokal tekniğinde Gabrielden büyük oranda esinlenmeler vardır. Kısacası Fish kendisinin de kabul ettiği gibi vokal, bestecilik ve sahne şovları yönünden Peter Gabriel'in çırağıdır. Bunun yanında, boynuz kulağı geçermiş şeklinde ki yoruma da belli bir oranda katılabilirim orası ayrı konu.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Aralık 06, 2009, 04:02:25 ÖS
Wow diyorum, başka da birşey demiyorum. Bunu bilmiyordum. Ama boynuz kulağı geçmiş kesinlikle.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 08, 2009, 01:22:07 ÖÖ

Anekdoten'in Chapters adlı Compilation/EP'si de çıkmış. Sadece A Time of Day albümünü dinlediğimden bu compilation'ı edindim :). Anekdoten'in eski albümleri de güzel gözüküyor. Fakat A Time of Day kesinlikle en iyi şarkılara sahip albüm. Bu EP'de 30 pieces'in flütsüz demo kaydı da var. Flütün ne kadar önemli olduğunun göstergesi bence bu şarkı.
Anekdoten'i bu albüm vesilesiyle yeniden anımsamak çok güzel. Grubun üzerine çok da fazla söylenecek bir şey yok. Yeni jenerasyon Progressive Rock gruplarının en özel, en ayrıcalıklı ve King Crimson dersini en iyi hatmetmiş gruplarından kendileri. Yeni besteleriyle kulaklarımızın pasını atmaları dileğiyle şimdilik bu compilation ile yetinmek durumundayız, bu arada albümdeki nefis melletron, flüt dokunuşları, benzersiz bir müzikalite ile idare edelim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 11, 2009, 11:24:40 ÖÖ
Genesis'in Selling England by the Pound albümü dışında başka herhangi bir albümünü dinlememiştim (Firth of Fifth şarkısı hariç). Geçtiğimiz hafta Nursery Cryme'ı dinledim. Genesis'in grup olarak sahip olduğu müzikal dehaya saygı duyuyorum artık. Muhteşem bir albüm olmuş. Genesis'te hoşuma gitmeyen tek şey Phil Collins'in vokali. Fish ile aynı ses rengine sahip fakat teknik olarak Fish'in yanından geçemez. Favorilerim the Musical Box ve Return of the Giant Hogweed.

Transatlantic'in albümünü 2 aydır (promo versiyonu çıktığından beri) dinliyorum. Is it Really Happening? benim de favorim. Şarkının başlangıcında biraz Pink Floyd havası var, daha sonra ise Roine Stolt'un muhteşem gitar solosuyla alıyor başını gidiyor. Tek kelimeyle muhteşem bi albüm olmuş.

Anekdoten'in Chapters adlı Compilation/EP'si de çıkmış. Sadece A Time of Day albümünü dinlediğimden bu compilation'ı edindim :). Anekdoten'in eski albümleri de güzel gözüküyor. Fakat A Time of Day kesinlikle en iyi şarkılara sahip albüm. Bu EP'de 30 pieces'in flütsüz demo kaydı da var. Flütün ne kadar önemli olduğunun göstergesi bence bu şarkı.

Sevgili seyfoyun,şahsen Phil Collins'in Genesis'in yönünü kötü yönde etkilediğini düşünüyorum.Belki Collins severler de vardır aramızda ama keşke sadece davul çalmaya devam etseydi,Gabriel'ın yerini doldurmak elbette zor olacaktı ama yine o kalibrede ve grubun saçmalamasını önleyecek birilerini bulabilirlerdi belki.Onun için diyorum ki -biraz ağır oluyor böyle söyleyince ama- Gabriel sonrası Genesis ile pek ilgilenmiyorum.Hele o 80'ler,evlerden uzak olsun mümkünse.

Transatlantic'in son albümünü doğru dürüst dinleyemedim,ama dinlediğim kadarıyla yine deyim yerindeyse top notch bir iş yapmışlar.Hem kendi gruplarından hem de 70'lerin yoğun etkisiyle büyülü bir yere gidiyor Transatlantic.Açıkçası Stolt ve Morse'un o gruptaki önderliğinden çok memnunum.Tabii Portnoy'un da son yıllardaki davul çalma alışkanlığı yerine Transatlantic ve LTE'deki performanslarını çok daha kendime yakın buluyorum.

Anekdoten,çok özel bir grup.Biraz içine girdiğinde etkileşimlerini,hissettiklerini ve yansıtmaya çalıştıklarını daha da iyi anlayabiliyor insan.Bu satırları da "From Within" albümünü dinlerken yazıyorum.Umarım Anekdoten serüvenin geriye doğru da aynı heyecanla devam eder.Çok yakın,sıcak gelen bir öğe var bana onların müziğinde ama bunu ifade etmek kolay değil. Öte yandan ilk zamanlarından bu yana evrilmeleri ama bunu yaparken tüm albümlerinin dinlenilirliğini kaybetmemesi ayrıca hoşuma gidiyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 11, 2009, 01:13:54 ÖS

Anekdoten,çok özel bir grup.Biraz içine girdiğinde etkileşimlerini,hissettiklerini ve yansıtmaya çalıştıklarını daha da iyi anlayabiliyor insan.Bu satırları da "From Within" albümünü dinlerken yazıyorum.Umarım Anekdoten serüvenin geriye doğru da aynı heyecanla devam eder.Çok yakın,sıcak gelen bir öğe var bana onların müziğinde ama bunu ifade etmek kolay değil. Öte yandan ilk zamanlarından bu yana evrilmeleri ama bunu yaparken tüm albümlerinin dinlenilirliğini kaybetmemesi ayrıca hoşuma gidiyor.
Duyguları tam anlamıyla ifade etmek usta edebiyatçıların altından kalkabileceği bir durum, bu yüzden Anekdoten grubunu neden sevdiğin ile ile ilgili ifade edilemeyen duygularını bir ölçüde anlıyabiliyorum Erdem. Sonuçta müzik bize ifade yeteneğimizin ötesinde duygular yaşatan bir sanat dalı. Bir grubu neden çok sevdiğimiz ya da başka bir gruba neden bir türlü ısınamadığımız senin o muğlak cümlende saklı yine de.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Aralık 12, 2009, 06:33:59 ÖS
Collins konusunda katılıyorum. Zaten Genesis'i dinlemek için geç kalmamın nedeni, 80'ler döneminde bir iki şarkı dinlememden kaynaklanıyor ilk olarak.

Anekdoten konusuna gelince, bir organizatör getirsin şunları ya, hakikaten muhteşem bir grup.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 15, 2009, 06:56:32 ÖS
Klavyenin bolca kullanıldığı, ruhu okşayan flüt nağmelerinin dokunuşlarıyla kalite seviyesi artan Jazz-New Age öğeli albüm, 1976 çıkışlı 'In Search Of The Ancient Gods' ve bu albümü kaydeden kadrosunda Bill Bruford'u barındıran topluluk Absolute Elshewer'i kafasını dinleyip, ruhunu dinlendirmek isteyenlere tavsiye ediyorum. Bilgi kaynağım Focus başlığında bahsettiğim, Progressive Rock sözlüğünün yazarı Cem Metin'dir bu arada. 'Absolute Elshewere' gibi kıyıda köşede kalmış bir çok enfes topluluğu tanıttığı ve beni yeniden 70'lere ısındırdığı için kendisine teşekkürlerimi sunmayı borç bilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 15, 2009, 07:57:30 ÖS
Gelelim 70'lerden günümüze... Bu yorumumu yakın zamanda açacağım '2009 yılı Progressive Rock albüm değerlendirmeleri' başlığının ısınma turu olarak da nitelendirebilirsiniz. Yakın zamanda çıkan iyi ve kötü örnek olarak nitelendirebileceğim iki konser kaydını mercek altına almak istiyorum. Önce iyi olan ile başlayalım. The Tangent'in konser kaydı 'Down And Out In Paris And London' tüm Progressive Rock site yorumcularından aldığı beş yıldızlık övgüleri sonuna kadar hakediyor. Mükemmel bir gruptan, mükemmel bir performans ötesinde söylenecek bir söz gerçekten. Bunun aksine Galahad'ın son konser kaydı 'Sleepless In Phoenixville-Rosfest Live' tam bir hayal kırıklığı. Özellikle 'Sidevinder' şarkısında solist 'Stuart Nicholson'un yüz kızartan detone olma durumları ve grubun genel performansı 'keşke hiç konser vermeseler ya da en azından bu konser kayıtlarını  yayınlamayıp dinleyene eziyet etmeseler' düşüncesi uyandırdı bende.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 16, 2009, 01:13:09 ÖÖ
karnataka'nın yeni albümü the gathering light nihayet yolda. çok sevindirici bir haber.

ben de yaparım bir sıralama prog rock konusunda.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 16, 2009, 02:19:12 ÖÖ


ben de yaparım bir sıralama prog rock konusunda.
Senin ve tüm dostların 2009 yılı Progressive albümler listelerini ve genel değerlendirmelerini bekliyoruz Enchant. İlgili başlık bu ayın son haftası açılacaktır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 16, 2009, 06:41:34 ÖS
The Tangent'in albümü konser değil stüdyo albümüymüş bu arada  ::). Albümün ismi bende konser albümü çağırışımı yarattı nedense, öyle tutturduk öyle gidiyoruz ama dinledikçe mevzuya-biraz geçte olsa- uyandım ;D.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Aralık 20, 2009, 03:22:51 ÖS
The Tangent'in albümü konser değil stüdyo albümüymüş bu arada  ::). Albümün ismi bende konser albümü çağırışımı yarattı nedense, öyle tutturduk öyle gidiyoruz ama dinledikçe mevzuya-biraz geçte olsa- uyandım ;D.

Ben de ilk gördüğümde 'Tangent Live albüm çıkarmış.' diye düşünmüştüm. Sadece 2 albümünü edindiğim için (A Place in the Queue ve World That We Drive Through), Live albüm çok da ilgimi çekmemişti. Burada albümün stüdyo albümü olduğunu duyunca önce siteden sample'ları, daha sonra da albümü dinledim. Tangent her albümde kendini daha da aşıyor. Eskiden kötü olan kayıt kalitesi, sound kaliteli hale gelmiş, oturmaya başlamış. Müzikal olarak Tangent'ı sorgulamıyorum zaten.

Şu Not as Good as the Book'u da kitabıyla beraber alayım ben en iyisi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 27, 2009, 01:53:18 ÖÖ
Steve Thorne son dönemlerde takibe aldığım önemli müzisyenlerden biri. Besteci-Multi Enstrümantalist müzik adamı, 2005ve 2007 yıllarında çıkan 'Emotional Creatures - Part One' ve 'Emotional Creatures - Part Two' isimli iki başarılı albümünün yanına yakın zamanda çıkan 'Into the Ether' albümünü ekledi. New Prog özellikli bir müzik icra eden müzisyen Steve Thorne müzisyenler nezdinde de çok tutulan ve saygı gören bir isim olmalı ki, son albümünün konuk müzisyenler listesinde dudak uçuklatıcı isimler yer almakta;

Steve Thorne.- Vocals, Guitars
Pete Trewavas (Marillion / Transatlantic / Kino).-´bass
Nick D'virgilio (Spocks Beard).- drums
Gavin Harrison (Renaissance / Porcupine Tree / King Crimson).- drums
Tony Levin (King Crimson / Peter Gabriel / Liquid Tension Experiment).- bass
John Giblin (Peter Gabriel / Brand X / Fish / Jon Anderson / Alan Parsons / Kate Bush).- keyboards
John Beck (It Bites / Alan Parsons Project / Kino).- keyboards
John Mitchell (Arena / Frost* / It Bites /Kino / John Wetton).- guitars
Gary Chandler (Jadis).- guitars, vocals

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 31, 2009, 10:50:49 ÖS
Az ama öz katılımcılarıyla, fikir ve bilgi paylaşımında bulunmaktan büyük mutluluk duyduğum tüm üyelerimizin yeni yılını kutlarım. İyiki varsınız... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Aralık 31, 2009, 11:05:00 ÖS
Ben de bir başlık açacaktım ama geç kaldım. Olsun böyle daha iyi. Herkesin yeni yılını evimden kutlarım :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 01, 2010, 12:56:15 ÖÖ
saat 23:55 ve blackmore's night geceye eşlik ediyor güzelce... :) yeni yıl sağlık mutluluk en önemlisi de şu anda huzur getirir inşallah inşallah.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 01, 2010, 02:23:50 ÖÖ
Herkesin yeni yılı kutlu olsun...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 01, 2010, 06:21:40 ÖS
Herkese iyi yıllar dilerim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Ocak 02, 2010, 05:10:37 ÖS
İyi yıllar..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: emrah on Ocak 02, 2010, 10:30:59 ÖS
mutlu, verimli, progresif yıllar...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 19, 2010, 05:15:06 ÖS
Şu sıralar dinlediğim oldukça iyi bir gruptan, oldukça iyi bir kayıt; Half Past Four'un, ' Rabbit In The Vestibule' albümü. Albüm kapağının, son zamanlarda rastladığım en başarılı çalışma olduğunun altını özellikle çizmek istediğim, kaydın soundunun özellikle gelenekselcileri daha fazla memnun edeceğini düşünüyorum ;).

(http://www.halfpastfour.com/uploaded/product_image/thumb_l_431.jpg)

Bahsetmek istediğim bir nefaset albümde 1967 sonlarında yılında kurulan, günümüzde devam etmekte olan zorlu 'Genesis' liginde  8) mücadele eden yüzlerce gruptan biri olan Crucible grubunun 1998 çıkışlı Tall Tales albümü. Son zamanlarda dinlediğim en iyi kayıtlardan biri olarak mücadele ettiği kulvarda üst sıralarda bulunmayı hakediyor. Dinleyelim dinletelim... ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 26, 2010, 11:14:19 ÖS
iki gündür The Tangent'in son albümünü dinliyorum ve çok beğendim. İlk defa The Tangent dinliyorum. Eski albümleride müthiştir sanırım. Sırada ise; Galahad-Empires Never Last ve Cairo - Conflict And Dreams var ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 26, 2010, 11:22:51 ÖS
Bu arada Moğollar'a da sardım bu aralar. Bizimde çok güzel müziklerimiz, müzisyenlerimiz ve özellikle kaliteden ödün vermeden bizler önüne çıkan müzisyenlerimiz olduğunu birkez daha farkettim. Ama malesef son zamanlarda Moğollar'ın yaptığı işler pek hoşuma gitmiyor. Son albümü dilememiş olsamda gruba Emrah Karaca'nın katılması hiç hoşuma gitmemişti. Babası öldükten sonra birsürü polemik yaşandı(umarım yanlış hatırlamıyorumdur).Şimdide çıkmış ah babam vah babam havasında onun adından faydalanıyor. Bilmiyorum yanlışta düşünüyor olabilirim. Eğer öyleyse bu sözlerimi hemen geri alabilirim. Grubun havasını bozdu gibi sanki. Ayrıca Engin Yörükoğlu'nun hastalığı dolayısı ile gruba katılamamasıda üzüntü verici.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 27, 2010, 12:34:18 ÖÖ
Sitedeki yorumlarımızın tavsiyelerimizin takip edilmesi sevindirici. Böylelikle ' havaya mı yazıyorum yoksa?' hissinden kurtuluyor insan. Tanıtımda bulunmak kadar, tanıtım okuması da aynı oranda güzel olduğu için, sizlerinde albüm yorumlarınızı görmek isteriz bu arada ;). Moğollara gelecek olursak, grubun son albümüyle ilgili görüşlerimi yakın zamanda Moğollar başlığında yazmıştım, tembelliğimin kusuruna bakmazsanız buraya da kopyalayacağım. ;D

''Moğollar'ın yeni albümü; 'Umut Yolunu Bulur' piyasaya çıktı. Son iki albümdür büyük form düşüklüğü yaşayan yerli efsanemizin bu albümü için nispeten 'eli yüzü düzgün' bir çalışma tanımlaması yapılabilir. Büyük enstrümantalist ve şarkı yazarı 'Cahit' baba vokalinin olanca kötülüğüne ve yeni bir vokalist gelmesine rağmen, lead vokal yapma -kötü- huyunu devam ettirmiş maalesef. Yeni vokalist demişken Cem Karaca'nın oğlu Emrah Karaca'yı çok da yeterli bulmasamda, Taner Öngür ve Cahit Berkay'ın vokali karşısında buna da şükür diyorum yine de. Albümde dikkatimi en fazla çeken şarkı albümle aynı adı taşıyan ' Umut Yolunu Bulur' ve güzel bir taşlama örneği olan ' Kriz Bastı' şarkıları oldu bu arada.''
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 27, 2010, 01:37:29 ÖÖ
iki gündür The Tangent'in son albümünü dinliyorum ve çok beğendim. İlk defa The Tangent dinliyorum. Eski albümleride müthiştir sanırım. Sırada ise; Galahad-Empires Never Last ve Cairo - Conflict And Dreams var ;)

the tangent her zamanki gibi müthiş bir albüm yapmış zevkle dinleniyor. galahad'ın albümü de iyi. cairo için söyleyebileceğim fazla bir şey kalmadı bitirdi beni bu herifler. 2-3 sene ara vererek dinliyorum ama her seferinde günlerdir şarkı listesinden inmiyorlar. keşke devam etseler. mutlaka dinle, öyle klavye melodilerini her albümde bulamazsın. ;)

bu arada yukarıdaki half past four'un kapağı müthişmiş grup "beni mutlaka takibe alın" diye bas bas bağırıyor. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 27, 2010, 01:52:18 ÖÖ


bu arada yukarıdaki half past four'un kapağı müthişmiş grup "beni mutlaka takibe alın" diye bas bas bağırıyor. :)
Müziklerinin de en az albüm kapakları kadar iyi olduğunu rahatlıkla söyliyebilirim enchant.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 27, 2010, 07:55:45 ÖS
Tabiki takip ediyoruz Gökhan Abi ;) Hiçbirşey boşa gitmiyor bu sitede merak etme. Cairo ve Galahad'ı tam anlamıyla dinledikten sonra görüşlerimide yazarım mutlaka.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 06, 2010, 03:20:39 ÖÖ
'Marillion'un, 'Steve Hoghart' dönemi takipçisi olduklarını, icra ettikleri müziklerinin genel karekteristiği ve yakın zamana kadar benim için sıradan konumdaki bir Marillion şarkısı olan 'Waitin' to Happen'ı orjinalinden daha fazla sevdirecek oranda mükemmel bir şekilde yorumlamış olmalarıyla gösteren 'Harvest' grubu'nun 2009 çıkışlı, 'Underground Community' albümünü 'Hararetle tavsiye edilecekler' listeme eklemiş durumdayım, ilgililere duyurulur ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 10, 2010, 01:41:33 ÖÖ
Polonyanın unutulmaz gruplarından, 'Collage'in gitaristi 'Mirek Gil'in, solo Projesi Mr. Gil'in yeni albümü 'Skellig' kısa bir zaman önce piyasaya çıktı. Yine yürek yakan boyutta hüzünlü, insanı bambaşka alemlere götürecek oranda gizemli bir sound ile karşı karşıyayız. Tadı kulaklarımızda kalmış 'Collage' efsanesi, bir şekilde format değiştirmiş olsada, 'Mr. Gil', 'Sattellite' gibi gruplar ile devam ediyor diyebiliriz. 'The Watch'ın yeni albümü Planet Earth'de piyasaya (en azından net aleminde) çıktı bu arada, dinledikten sonra izlenimlerimi paylaşacağım...

Gailba uzun zamandan beri süregeldiği gibi, kendi kendime olacak bu paylaşım bu arada. Baksanıza, solo-blog formatına döndük yine. Konu ile ilgili son tepki olarak şunu söylemeden kendimi alamıyacağım. Bir kaç istisna isim hariç, bu site ve forumlar bir takım imkansızlıklar sebebiyle bir kez daha kapanırsa, daha önceleri rastladığımız gibi  kimse 'progturk nerelerde?' diye serzenişte bulunmasın rica ederim. Faaliyetimizi sürdürüken kimsenin elini taşın altına koyup, en azından bir şeyler paylaşma zahmetinde bulunmadığı bir oluşumun başına bir şey geldiğinde timsah gözyaşları dökmek bir hayli samimiyetsiz bir durum oluyor çünkü.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 10, 2010, 02:44:09 ÖÖ
Gökhan Abi siteminde gerçekten çok haklısın.Bu durumda bende üzerime alınıyorum, çok haklısın çünkü. Ama kendi adıma konuşacak olursam eskisi gibi müzik dinleyemiyorum, birşekilde vakit kalmıyor. Ancak burda sizlerin yazdığı albümlerden dikkatimi çekenleri bulup dinleyebiliyorum. Şimdi çok sıradan bir laf olacak ama çalışma hayatı bitiriyor insanı hele de özel sektör olursa.Daha iyi bilirsin benden. Elimden geleni yapacağım diyeceğim ama yalancı çıkmak istemiyorum. Eskisi gibi katkıda bulunamıyorum. Tam hevesleniyorum birşeyler engelliyor bir şekilde. Diğerlerinin eminimki benzer nedenleri vardır.

Polonya dedin yine akan suları durdurdun bende. Mirek Gil'in yeni albümü çıktığından haberim yoktu hemen takibe alıyorum ve iyice dinledikten sonrada mutlaka birşeyler yazarım. progarchives'e bile ne zamandır girmiyordum. Son yazın soğuk duş etkisi yarattı bende,biraz silkelenmek lazım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 10, 2010, 10:06:35 ÖÖ
Foruma katkı konusunda çok ama çok haklısın Gökhan. Metafiz iş hayatının insanı bitirdiğinde bahsetmiş, aslında ne için çalışıyoruz hayatımızı düzgün olarak sürdürebilmek için ama iş bir noktadan sonra öyle bir terse dönüyorki çalışmak için yaşıyoruz ve koşturuyoruz. Sen birkaç kez denk geldin beni aradığında nerelerden karşına çıktığıma şahit oldun, 2009 Mart-Aralık ayları arasında araba ile 42300km yol yaptım, Bu satırları da İzmir'den, otelden çıkmaya hazırlanırken yazıyorum şu an. Gün içi koşturması içinde onlarca telefona cevap vererek bir kaç tane de işim için önemli kararlar alacağım. Bu tempo içinde kendimiz için ne yapabilirsek kar sayıyorum ama zaman darlığından, stresten olamıyor bazı şeyler (bu arada Marillion biletlerini bile alamadım)... Hayat denilen medarı maişet motoru işte bunun adı...

Umarım 2009 ve 2010 kritiklerini 4 Mart gecesi yaparız...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 10, 2010, 02:20:40 ÖS
Arkadaşlar merhaba
Yaklaşık 1 haftadır Turkrock sitesindeki Prog başlığını okuyorum. 137 sayfa okudum, okudum ki ben de bir ucunu bulup konuya girebileyim, daha önce konuşulanları tekrar etmeyeyim diye. Bir de ne görelim kimse kalmamış. Sanırım kavga çıkmış (tamam bazı yerleri okumadan atladım). E sürekli levye falan olacağı buydu. "Some other time some other place" (Denk geldi şimdi çalıyor)
İşte o some other time bu saat some other day bugünmüş.
Sanırım herkes burada bayc, moog onları gördüm. MrC rütbe almış hayırlısı olsun. Bir de hatırladığım enchant, man erg , ve bilek olacaktı. Onlar da burda mı? İyiler mi, bir şeye ihtiyaçları var mı?

Ben aralık ayından beri prog archivesde geziniyorum. Güzel yer ne ararsan var. Hırlısı, hırsızı, yenisi, eskisi. Başta biraz şaşırdım tabi adamlar neredeyse herşeyi kapsamışlar. Örneğin Madonna Crossover progmuş (yok bu şaka). Dediğim gibi herkesi toplamışlar prog demenin açıkça tuhaf kaçacağı durumlarda "bu çocuklar prog related" deyip sıyırmışlar. Ama ben anladım neden öyle olduğunu. Şunu da anlatayım (sebepleri aynı) söylerim.
Orda top 100 prog albüm listesi var, biliyorsunuzdur işte. İnsan ister istemez merak ediyor değil mi? Örneğin ben baktığım zaman Harmonium 9. sıradaydı (şimdi 11. beter olsun). E yemedik içmedik edindik bu albümü. Bilirsiniz işte Fransızca yazmak zor uzun bir ismi var. Kapağı da güzel. Lakin albüm olmamış. Değil dokuzuncu doksandokuzuncu yazsan yine olmaz. Bende hayal kırıklığımı kitlelere ileteyim paralarını boşa harcamasın çocuklar diye PA top 100 listesinde şişirilmiş albümler diye bir başlık açıp bu albümü de yazdım. 5 yıldızlıların hücumuna uğradım. Negatif konu başlığı olur muymuş, insanların kişisel tercihlerine saygım yokmuş v.b canımı zor kurtardım şart olsun.

İşte bunu neden yapıyorlar sonra anladım. Efendim bunlar affiliate marketing yapıyorlar. Yani ordan linke tıklıyorsun tak amazon veya ebay den albümü satın alıyorsun. Bunlarda komisyon alıyorlar. O yüzden ne kadar bol albüm o kadar iyi. Bir albümü istediğin kadar övebilirsin ama hoop negatif fikir cık cık çok ayıp. Neden? Çünki salağın biri şu albüm kötü diyecek olsa insanlar etki altında kalıp satın almıyorlar v.s. Burda da affiliate durumları var mıdır, bilelim ki ona göre kafamızı gözümüzü yarırmayalım.
Uzun oldu neyse görüşmek üzere. Bizim avatar neden görünmüyor acep?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 11, 2010, 01:21:10 ÖÖ
Öncelikle hoşgeldin diyelim, b4usleep :). İsmini andıklarından Enchant dostumuz burada, fikirleri, yorumları ve röportajlarıyla bize destek veriyor sağolsun. Bunun yanında gözlemlediğin gibi turkrock'da başlayıp, buralarda devam eden çekişmeler sonucu artık burada yazmayı tercih etmeyenler var. Varlıklarıyla burayı ya da konu ile ilgili diğer forumları bilgileriyle besliyecekleri kesin ama bildiğim kadarıyla hiç bir yerli forumda yazmıyorlar. Haklı olarak forum olayından soğumuş olabilirler diye düşünüyorum. Biz ise kalan sağlar bizimdir mantığıyla yola devam ediyoruz. Ara sıra, neden kimse ses etmiyor diye hayıflanıp bozuk çaldığımız oluyor ama uzun zamandan beri bilgi paylaşımında bulunduğumuz ve  paylaşımlarımızı sanal forumların dışına taşımaktan büyük keyif aldığımız dostlarımız sayesinde devam ediyoruz. Başımıza gelen defalarca kapanma, en kötüsü yaklaşık iki yıl kadar süren ilk forum yorumlarımız, açtığımız başlıklar vs geri gelmeyecek bir şekilde İnternet ortamının derinliğine gömülmesine rağmen,bundan vazgeçmeye niyetli gözükmüyoruz (Bir çeşit progturk üyesi inatçılığı :)). Yeri gelmişken rütbe olayına bir açıklık getireyim, o rütbe  zorunlulukdan, bir zamanlar porno botların forumları basması sonucu bir nevi temizlik harekatı yapıp elimizde büyüyen progturk oluşumuna sahip çıkma isteğinden geldi. Onun dışında rütbelerin ne benim için ne de diğer üyeler için hiç bir önemi yok, belli sınırların dışına çıkılmadıkça o rütbenin hatırlanacağı da yok. Son olarak Progarchives'de bahsettiğin durumun burada yaşanmasının imkanı olmadığı, herkesin amatör kaygılarla ve bu müzik tarzına olan büyük sevgisiyle paylaşımda bulunduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. En az kendim kadar, çoğu dostum olan diğer üyelerimize de kefilim çünkü. Bu vesileyle negatif (sanırım bir tanesini Camel başlığında yapmışsın zaten, devesever damarıma da basmadın değil hani ;D) pozitif her türlü yorumunu gönül rahatlığıyla yapabileceğini belirterek, tekrar hoş geldin diyorum.

Dostlara küçük bir not: Hasan, Koray serzenişlerim sizin ile ilgili değildi, sizlerin bu oluşuma maddi - manevi desteklerine tanık olan bir kişi olarak sözlerimin sizi hedef almasının imkanı yok. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 11, 2010, 03:22:10 ÖS
Progresif Rock tarihi ile ilgili bir konuda fikirlerinizi almak isterim. Bilindiği üzere bu müzik 60'ların sonunda başlamış ve 70lerin ortasında en yüksek noktasına ulaşmış ve 70'lerin sonunda kaybolmuş veya biçim değiştirmiş. Şimdi şu grupları inceleyelim Yes, King Crimson, ELP, Genesis, Pink Floyd ve Jethro Tull. Yani Progresif Rock'ın dev altılısı.
Yes: 71 de "The Yes Album" ve "Fragile", 72 de "Close to the Edge", 73 te "Tales from topographic oceans" 74 te "Relayer"'ı çıkarıyor. Hepsi çok güzel albümler. Sonra 77 ye kadar ses yok (live albumları saymıyoruz). Sonra 77 de "Going For the One" hadi o da kısmen güzel albüm. Sonrasını toptan çöpe atabilirsiniz. Tamam arada güzel parçalar olduğunu kabul ediyorum (2 bilemedin 3 tane) ama kimse bu saydığım albümlerin seviyesine tekrar ulaşılabildiğini söyleyemez.
King Crimson: 69 "In the Court of the Crimson King", 70 "In the Wake of Poseidon" ve "Lizard", 71 "Islands", 73 "Larks' Toungue in Aspic", 74 "Starless and the Bible Black" ve "Red" yine hepsi çok güzel albümler, sonra? Sonra grup dağılıyor taa 1981'e kadar. Ve tabi asla eski seviye tutturulamıyor.
Genesis: 70 "Tresspass", 71 "Nursery crime", 72 "Foxtrot", 73 "Selling England By the Pound", 74 "The Lamb Lies Down on Broadway". Hepsi inanılmaz güzellikte. Bu ne zenginliktir. Sonra? Sonra Peter Gabriel bey nedendir bilinmez "Ben sizle oynamıyorum, tek başıma oynıcam" diyor. Genesis onsuz 76 da 2 albüm daha çıkarıyor. Bunlar da fena değil diyelim. Sonra Steve Hacket beyi de yolcu ediyorlar. Kalanların süre gelen durumu başka bir konu başlığına daha uygun. 
Emerson Lake and Palmer: 70 Debut, (Terminolojiye tanıdık olmayan okuyucular olabileceği düşüncesi ile debut teriminin başlangıç ya da ilk albüm demek olduğunu açıklamak isterim. O yıllarda topluluklar "Dur bakalım ne olacak" gibisinden düşünüp ilk albümlerine ayrı bir isim vermezler ve bu albüm grubun adıyla anılırdı. Yes'in Yes, Camel'ın Camel, Emerson Lake and Palmer'ın Emerson Lake and Palmer v.b), 71 Tarkus, 72 "Trilogy" ve "Pictures at an Exhibition" (Pictures at an Exhibition konser kaydı olmakla beraber burdaki parçaların stüdyo versiyonu olmadığı için listeye almak zorunda kaldım. Mussorsky nin bu eserinden faydalanılmış ELP parçasının stüdyo versiyonu yıllar sonra 94 albümü "In the Hot Seat" te yeralmıştır. Bana sorarsanız konser kaydının daha güzel olduğunu söylerim), 73 "Brain Salad Surgery". Kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel albümler. Bundan sonra grubun geçirdiği "beyin ameliyatının" etkisinden kurtulması 4 yıl sürer. Ancak ameliyat kötü geçmiştir ve hastanın durumu giderek kötüleşmektedir. 77 "Works 1", ve "Works 2" hadi neyse dedirtir ama 78 de "Love Beach" i çıkardıklarında hayranların sabrı kalmamıştır. Grup üyeleri yakalanıp linç edilmemek için bir daha stüdyoya veya plaja gidemezler. Bu utançtan kurtulmaları 7 yıl (Palmer'ın utangaçlığı sürmeye devam eder) sürecektir. Ama 3'ünün tekrar bir araya gelmesi 14 yıl alacaktır.
Jethro Tull :  71 "Aqualung" (Bu albümü şahsen hiç sevmem ama seveni çok), 72 "Thick as a Brick", 73 "A Passion Play". Tamam eşi benzeri bulunmaz albümler ama ne olduysa 74 yılında "War Child" albümü çıkmıştır. Nerde önceki saydıklarım nerde war Child. 75 "Minstrell in the Gallery", 76 "Too Old to Rock and Rolll Too Young to Die" ve 77 "Songs From the Wood" iyi albümler olmakla beraber eski seviyede değildir. Sonrası ise bilmemek çok da birşey kaybettirmez.

Bu muhteşem altılının son ayağı Pink Floyd'un gidişi yukardakilerden farklıdır ve belkide ayrıca incelenmelidir. Ancak 70 "Atom Heard Mother" 71 "Meddle" 72 nispeten daha az sevilen "Obscured by the Clouds" 73 "The Dark side of the Moon" 75 "Wellcome to the Machine" 77 "Animals" gibi şaheserler yaptıktan sonra "konsept albüm" anlayışını korumakla beraber müzik biçimini bir miktar değiştirmiş ve 79 da "The Wall"u çıkarmıştır. Bundan sonraki yolculuğu benim dikkat çekmek istediğim konu için şimdilik ilginç değil.

Peki birden bire ne olmuştur? İnsanların Progresif Rock'a ilgisini değiştiren ortaya yeni tarzların çıkması mıdır? Açıkçası değişim sadece dinleyicilerde değildir. Sanatçılar da bir değişmiş bir tuhaflaşmıştır. Deniz bitmiş midir? Peter Gabriel neden misketlerini alıp gitmiş ama bir daha 70-74 arası yapılan müziğin yanından bile geçememiştir. ELP neden 73 ten 77 ye kadar ıslık çalmış ve ondan sonra da keşke ıslık çalmaya devam etseydi dedirtmiştir?. King Crimson tanrı gibi iken neden 74 yılında komaya girmiştir. Yes 74-77 arası boş oturup sonrasında neden bıraktığı yere dönememiştir. Bu büyük değişimin, düşüşün nedenlerini konuşalım isterim. 1970 li yıllarda 20 yaş civarındaki gençlerin dinlediği müziğe bakın bir de şimdiki 20 li yaşa bakın. Bu sosyal değişim üzerine kimse birşeyler yazıp fikir yürütmüş müdür? Bilen var mıdır? Fikri olan var mıdır? arsa söylemek isteyen var mıdır?

Bu vesileyle negatif (sanırım bir tanesini Camel başlığında yapmışsın zaten, devesever damarıma da basmadın değil hani ;D) pozitif her türlü yorumunu gönül rahatlığıyla yapabileceğini belirterek, tekrar hoş geldin diyorum.

Deve ben de seviyorum ancak bu dinozorların arasında deve kısa kalıyor. :)



Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 11, 2010, 05:47:04 ÖS
Bu konuda aslında kitap falan yazılabilir. Rock müziğin en elit tarafının yıllar içerisinde bu kadar değişime uğraması ve bu müziğin baba dinleyicilerinin “progresif rock 60 sonları ve 70’lerin başlarında yapıldı” gibilerinden söz söylemeleri bence çok doğru söylenmiş bir sözdür. Bazı gruplar 1960’ların ortalarında falan başladı ama bu müziğin gerçek yılları 1970 ve 1974 arasıdır bence. En büyük albümler –yani prog müziğin kilometre taşları- o yıllar arasında çıkmış. Sonra bir bakıyorsunuz 75 yılından itibaren soundlarda bir değişme ve o zamanki moda olguların müziği ele geçirmesi yüzünden başkalaşım da kaçınılmaz oluyor. 70’lerin başlarında çıkan albümlerin her şarkısı iyi iken 75 sonrası albümlerde ancak teker seçip “şu iyi bu kötü” diye ayırıyorsunuz.

80’lerde ise bir facia aslında. 80’li yıllarda pop ve heavy metal müziğin daha çok atak yapması sonucunda prog rock’da bundan payını aldı ve hi-tech  sound denilen mekanik bir yönelime geçildi. Depeche mode, the cure gibi topluluklardan etkilenimler bile vardı. King crimson mesela arka arkaya baş yapıtlardan sonra “three of a perfect pair”i çıkardı. Bu albümün nasıl bir müzikalite içerdiğini hepimiz biliyoruz. Keza rush öyle. “signals” albümünü dinleyin ve sounda bakın o kadar farklı ki? Sırf o dönemin getirdiği müzikal etkileşimler ve stüdyoların artık –o dönemde- bu soundlarda diretmesi sonucunda böyle bir gereksinime sahip oldu. Aynı olayı genesis, ELP, jethro tull bile albümlerinde hissettirmiştir. Bir de bu konuda önemle arzedilmesi gereken bir diğer konu da kadro değişiklikleridir. Yes’in ilk dönem kadrosuyla oluşturduğu albümlere bakın, “tales from the topographic oceans” sonrası patrick moraz girdikten sonraki soundlara bakın fark ortada. Yani müzisyen değişikliği bile bir farklılık yaratmıştır. Prog rock’da klavye çok önemli olduğundan her klavyecinin seçtiği ve işlediği sesler farklıdır bunları da albümlerdeki bestelere adapte ederek değişiklik yaratmışlardır. King crimson Robert fripp’in mükemmeliyetçiliği ve ego problemleri sonucunda o müzisyeni çıkarıp yerine başka tarzda çalan müzisyeni koyarsa albüm de elbette farklı olur ve crimson ilk dönem hariç bunu hep yaşamıştır. Her grupta bir tane çıban vardır ve grubu o yönetir. Yapılan değişikliklerden sonra bir de üstüne o yılların moda soundunu eklediğinizde ortaya bu sonuç çıkar. Floyd hakkında konuşmak istemiyorum. Çok büyük bir grup olsa da bana pek hitap etmiyor. Ha, çok dinledim zamanında çoğu albümünü de biliyorum ama onların müzikal değişimleri ne yönde olmuştur onları neler etkilemiştir çok daha iyi ifade edecek dinleyiciler vardır. Bu konuda yurt dışında çıkan bazı kitaplar var onlar da incelenebilir ama aşağı yukarı böyle bir şey yaşanmıştır.

Ayrıca 1980’lerden sonra yine kadro değişiklikleri olmuş ve 90’lı yıllarda hatta 2000’li yıllarda da çok başarılı prog rock albümleri ortaya çıkmıştır. Yes, jethro tull, king crimson ve rush benim bildiğim dönemin sıkı soundlarını birleştirerek 80’li yıllarda yaptıklarından daha nitelikli albümler ortaya sürmüştür. Bir de son dönem gruplarının bazılarında 70’li yıllara yönelik çalışmalarda bulunanlar vardır onları da dikkate almak lazım.

1970’li yıllarda 20’li yaşlardaki gençlerin dinlediklerini tahmin edebiliyorum. Bu konuda Almanya çok önemli bir öneme sahiptir. O zamanki yaşanılan öğrenci olayları ve komünal yaşamlar sonucunda bunun önemli bir getirisi de müziğe oldu ve çok ayrıksı yaşamlar yaşandı. Hippi kültürü, “savaşma, seviş” olayları ve sol düşüncenin öğrenciler arasında yaygınlaşması, müzikal alanda grateful dead’in sözcülüğünü üstlendiği bir jam band kültürü de prog rock ve dinleyiciler ile ilişkili konulardandır. O dönem 20’li yaşlarla bu dönemin 20’li yaşları karşılaştırılamaz bile. Şimdiki gençler nereden geldiği belli olmayan bir emo halet-i ruhiyesi içinde. Heavy metal almış başını gidiyor. Korn, slipknot v.b grupların yanında metallica ve thrash metal fırtınası bu dönemki gençleri esir almış durumda. Prog rock’ın esamesi bile okunmuyor. Sadece prog’mu, blues bile pek dinlenmiyor. Gençler müzikte bir sertlik arayışı içerisinde. Orjinalliğe bakmadan bir sürü taklitçi grupları dinleyip duruyor. Adam gitarsitlerden bahsediyor john petrucci’nin, kirk hammett’in ismini sayıyor ama bilmiyor ki steve hackett, steve howe, Robert fripp ve alex lifeson zamanında neler yapmış? Aralarında ilgilenenler var fakat bunlar çok azınlık bir kitle. Davulcuları say desen o da tam bir facia. Peart, bruford ve palmer yerine portnoy falan diyor adam. Yani burada biraz da araştırıcı olamamak var. Davula ne kadar sert vurursa iyi ve bir de karşısına çıkan ilk örnek o olunca onu tanıyor adam ne yapsın.

Bu zamanda her şey çok çabuk tüketiliyor. Teknolojinin tavana vurması sonucunda da her şeye kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Bunun etkisi de yaşamımıza ve dinlediklerimize dek uzanıyor. :)

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 11, 2010, 06:32:41 ÖS
Bu konuda aslında kitap falan yazılabilir.

Peki saklamaya gerek yok benim niyetim de bu konuda kitap yazmak. Kitap yazma fikrini oluşturan birden çok neden var? Öncelikle özellikle ülkemizde progresif müzik türlerini seven dinleyen kesim tarihsel gelişim hakkında fikir sahibi değil. Bunun ne sakıncası var söyleyelim:
örneğin Marillion sever bir gencimizi düşünün, gerçekten çok var ve gerçekten güzel müzik yapar bu arkadaşlar. Ancak Marillion'un müziğini onun öncüllerini  özellikle Genesis'i bilmeden değerlendirmemiz idrak etmemiz mümkün değildir. Neden bu müziğe Neo-Progresif diyorlar bunu anlamamız da öyle. Hadi bu arkadaşımız Genesis adını duydu meraktan gidip bir albümünü alayım dedi ve tesadüfen eline "We can't dance" geçti. Adam şaşırmaz mı? Bu muymuş Marillion'a esin kaynağı olan grup diye düşünmez mi. Hep Genesis örneğini verdik ama diğer tüm gruplar için benzer şeyler söylenebilir. Tabi internette her bilgi mevcut, aramasını biliyorsanız biraz da ingilizce tabi.

Neyse beni kitap yazma düşüncesine vardıran sebeplerden biri de bu müziğin 70 li yılların ortalarında tüm dünyada en çok yapılan müzik olduğunu öğrenmek oldu, pop müziği sanatçıları bile grup kurup progresif rock yapmaya başlamışlar (Örnek: Todd Rundgren, Utopia). Sonra ne olduysa durum değişmiş. İşte bu "ne olduysa" kısmını arıyorum. Şimdilik okuyorum ve bilgi biriktiriyorum. Bir cevap bulabilirsem kitap olarak yazacağım, ama yayınlatmak ayrı mesele. Yayınlatamazsam eşe dosta ayetler şeklinde dağıtacağım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 12, 2010, 12:07:27 ÖÖ
Yukarıda çok güzel muhabbetler dönmüş,  b4usleep sağolsun 'ıssızlığın ortasındayız çağrılarımıza' cevap verdi, hızır gibi yetişti, ortalığı şenlendirdi ;). Aynen devam... :).

'70'ler süperdi ondan sonrasını at çöpe...' şeklinde özetlenecek genelde kemik 'Progressive Rock' sever tayfanın savunduğu fikre, muhalefet şerhimi koyarak gerekirse bu konuyla ilgili fikirlerimi -bir kez daha- ortaya koyacağımı taahhüt ederek 'The Watch'ın son albümü ile ilgili- aslında bir ölçüde krıtiği yapılan konu ile ilgili- görüşlerimi aktarayım.

Şimdi, bu albümde içine, 'Peter Gabriel' kaçmış vokalist Simone Rossetti'nin (Aslında The Watch'ın içine komple Genesis kaçmış diyebiliriz... ;D) ve grup üyelerinin genel beste ve yorum performansını gözlemlediğimizde, 'Genesis'in yaklaşık 40 yıl önce yaptığı müziğin tekrarının ne anlamı var?' gibi sorular beynimizi kurcalasa da, bir taraftan 'Genesis dağıldı onu seviyoruz ve özlüyoruz bu tip yüzlerce grup bu özlemimizi bir şekilde dindiriyor, 'Genesis' özlemiyle dolu bünyelere iyi geliyor' şeklinde ifade edilebilecek yaman çelişkilerle boğuşuyoruz. 'The Watch'ın müziği gibi ismi de hiç bir orjinallik taşımayan 'Planet Earth' albümü, yeryüzünde en çok benzerini yaratan grubun Genesis olduğunu bir kez daha ortaya koymaktan başka pek bir işlev taşımıyor, maalesef. Sen git 40 yıl öncesinin soundunu ısıt ısıt önümüze koy, sonra da hiç bir orjinallik taşımayan taklitçiliğin, kopyacılığın ismi ilericilik olsun...Olmasın kardeşim olmasın, ne kadar kastırsan da olmuyor zaten.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 12, 2010, 01:13:00 ÖÖ
Prog rock konusunda kitap yazmak çok özveri isteyen sabır isteyen bir şey. Ben de bir zamanlar böyle bir şey yapmaya yeltenmiştim hatta bazı yazı örnekleri duruyor bazılarını da yayınladım ama yine de yapsan etsen mutlaka bir şeyler eksik kalıyor. Yurt dışında yayımlanan kitaplar bile öyle. Belli bir döneme kadar gelinmiş fakat son dönem gruplar falan yer almıyor. Yer alsa bile sen o kitabı yazana kadar 100 grup daha çıkıyor ortaya. :) Ama böyle bir şey yapmak Türkiye için önemli olabilir çünkü yeni nesil gençler yetişiyor ve bu müziği okuyarak onun hakkında bilgi edinmek isteyenler de var.

The watch’ın son çalışmasına pek alışamadım. Sadece “vacuum” albümünü çok sevmiştim onun dışında genesis konusunda ne desen haklısın bayc.

Bu arada karnataka ailesi de çok iyi çalışıyor. Son albüm “the gathering light”dan sonra o aileye mensup müzisyenler panic room adı altında iki albüm ürettiler. Albümlerin birincisi 2008’de çıkmıştı. İsmi de “visionary position”. Karnataka seviyorsanız bu grubu da sevmemeniz için bir sebep yok. 2010’da da yepyeni albüm “satellite” ile karşımızdalar. Pek derinlemesine dinleyemedim ama iyi gibime geldi. Anne marie helder isimli vokalistin sesi de bayağı iyi. Sessiz sedasız çıkan albümlerden biri.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 12, 2010, 01:30:52 ÖÖ
Bende dünden beri Mr.Gill Skellig dinliyorum bay.c nin hatırlatması üzerine. Sevdiğim klasik polonya melodileri; sakin, hüzünlü, dibe vurucu. Ama gitarın tonu bazı parçalarda çok kötü gelmiş. Eminimki bilerek yapmıştır Gill ama sanki ucuz gitarlardan gelen sesler gibiydi. Dinlenebilecek bir albüm. Sakin ve uzun kış gecelerinde size iyi eşlik edecektir ;)

Bunun dışında bir yandan blues dinliyorum. Belkide progrocka çok vakit ayıramamam bu yüzdendir ;D

Gerçekten yukarıda çok güzel şeyler yazılmış.Hepsini tek tek itina ile okudum. Çok güzel özetler yapılmış. Bu müziğe yeni başlayanlar için fikir verici nitelikte. b4usleep iyiki geldin siteye. Bu sayede bilgi paylaşımıda artacaktır. Öğreneceğim daha çok şey var. Bu sitenin çaylağı benim diyebilirim ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 12, 2010, 03:32:06 ÖÖ

Bu arada karnataka ailesi de çok iyi çalışıyor. Son albüm “the gathering light”dan sonra o aileye mensup müzisyenler panic room adı altında iki albüm ürettiler. Albümlerin birincisi 2008’de çıkmıştı. İsmi de “visionary position”. Karnataka seviyorsanız bu grubu da sevmemeniz için bir sebep yok. 2010’da da yepyeni albüm “satellite” ile karşımızdalar. Pek derinlemesine dinleyemedim ama iyi gibime geldi. Anne marie helder isimli vokalistin sesi de bayağı iyi. Sessiz sedasız çıkan albümlerden biri.

Panic Room'un son albümü Sattellite son zamanlarda dikkatimi çeken albümler arasında. Yalnız, 'Panic Room'un çıkarttığı son albüm Karnakata'dan farklı olarak  folk yönelimli olmaktan uzak bir albüm olmuş. Yanlış anlaşılma olmasın, bu özellikleri olumsuz anlamda sıralamayıp bu albümü beğendiğimi belirtmek isterim. Aynı müzisyenlerin farklı üsluplarda grup ve projler oluşturup albümler yaratması sanatçı ayrıcalığının ve çok yönlülüğünün göstergesidir bence. Bu elemanlarda bir kez daha bu durumu kanıtlıyorlar sonuçta.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 12, 2010, 06:56:56 ÖS
Prog rock konusunda kitap yazmak çok özveri isteyen sabır isteyen bir şey. Ben de bir zamanlar böyle bir şey yapmaya yeltenmiştim hatta bazı yazı örnekleri duruyor bazılarını da yayınladım

E nerde bunlar? Nerde yayınlandı? Nasıl okuyabiliriz?

Ayrıca sözünü ettiğim 70li yılların ortasında progresif müziğe sanki bir yerden emir almış gibi verilen aranın nedenleri hakkında kimse birşey söylemedi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 13, 2010, 01:59:19 ÖÖ

Ayrıca sözünü ettiğim 70li yılların ortasında progresif müziğe sanki bir yerden emir almış gibi verilen aranın nedenleri hakkında kimse birşey söylemedi.
Progresif müziğe ara verildi çünkü dinleyici kitlesinin talepleri doğrultusunda piyasanın tercihleri değişmeye başladı. Ara verildi çünkü en önemlisi Punk akımı patladı. Bizlerin pek sevdiği müzikal yönde teknik üstünlük ve derinlik arayışının cılkının çıktığı ruhsuzluk ve sıkıcılık boyutuna vardığı, Rock'ın bir kenara sıpıtılıp Progressive boyuta dalan müzisyenlerin yarı-tanrılar gibi arz-ı endam ettiğini Rockı seçkinlerin takip ettiği bir salon müziği haline getirdiklerini düşünen İngilteredeki önemli bir kitle ( özellikle İşçi sınıfı yada işsiz gençler) kendince haklı sebeplerle Progressive Rock'a ve Yes, ELP, Pink Floyd gibi gruplara duydukları nefreti yüksek sesle dillendirmeye başladı. Saman alevi gibi parlayıp sönen Punk 80'lerin başı ile birlikte yerini new-wave, elektro-pop, post punk akımlarına bıraktı. Gençler artık saatler süren kavramsal temelli, detaycı bir müzik istemiyordu. İşin pop boyutunda olanlar dansedip eğlenmek, Rock-isyan boyutunda olanlar Rock'ın basit temellerine dönmek istiyordu. Sonuç olarak tarihsel- diyalektik gelişimin doğal bir sonucuydu bu. 'Demeee bilirim o dediğin nesnenin önünde başımla eğilirim ama bu yürek, bu yürek o dilden anlamaz pek (N. Hikmet)' dizelerinde olduğu gibi progressive Rockçıların bu gelişime yürekleri elvermesede mantıkları ve ticari durumları sonucu piyasaya uymak zorunda oldukları için, plak şirketlerinin dürtmeleriyle 80'li yıllardaki garabet albümleri çıkardılar. Muhabbet ilerlediği oranda devamını yazarım, şimdilik cevabım budur... ( Nihat Genç gibi bitirdim... ;D)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 13, 2010, 05:16:44 ÖS
Bu yarı tanrı gibi davranma veya ruhsuzluk-sıkıcılık gibi konularda örnek olarak gösterilecek malzeme var mı elimizde? En iyisi bu dönemim devleri ile yapılmış röportaj falan bulup okumak. Mesela Fripp, Gabriel, Anderson, Emerson veya Wakeman gibi. Wakeman ile bir röportajı prog archives de okudum çok faydalı oldu. Yes'ten ayrılma nedeninin solo albüm yapmak için olmadığını anlatıyordu. Bu konuda bir link verebilecek arkadaşım olursa makbule geçer.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 14, 2010, 02:06:05 ÖÖ
'Yarı tanrı, ruhsuzluk ve sıkıcılık' tanımlarını naklederken daha çok o dönem Progressive Rock'a karşıt müzikal akımları ( Punk rock) yaratan kitlenin düşüncelerini ifade etmek istemiştim. Peki benim bu düşüncelere katıldığım noktalar yokmu, var. Onu da ifade edeyim; Saygımız sonsuz ama çoğu 'ELP' albümü teknik kapasitesinin süper olması yanında ruhsuz, çoğu 'Yes' albümünü ise albümün sonunun bir an önce gelmesini bekleyecek oranda  oldukça sıkıcı bulurum ( Genesis ve King Crimson'a lafımız olmaz orası ayrı...). Bunun yanında bir kısım Progressive Rock müzisyenlerinin dinleyicilerle aralarına mesafe koyması, muhteşem virtüöz, enstrüman sihirbazı edelarıyla burunları kaf dağında eski çağ kralları gibi pelerinlerle arz-ı endam etmeler vs, aşırı ciddi gözükelim derken komik durumlar yaratmış ve genelde itici gelmiştir bana. Yeni nesil Progressive Rock müzisyenleri bu tepkileri dikkate almış olacaklar, daha sıcak, daha mizahi, dinleyicileriyle daha fazla bütünleşmiş bir görüntü sunuyorlar konserlerinde.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 14, 2010, 12:00:45 ÖS
Saygımız sonsuz ama çoğu 'ELP' albümü teknik kapasitesinin süper olması yanında ruhsuz, çoğu 'Yes' albümünü ise albümün sonunun bir an önce gelmesini bekleyecek oranda  oldukça sıkıcı bulurum ( Genesis ve King Crimson'a lafımız olmaz orası ayrı...).
Bu ruhsuz bulduğunuz çoğu ELP ve oldukça sıkıcı bulduğunuz çoğu Yes albümlerinin isimlerini yazmanızı rica ediyorum. Bunları incelemek  araştırmama ışık tutacak gibi görünüyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Şubat 14, 2010, 09:37:41 ÖS
Belki bunları yorumlama düzeyinde bilgi sahibi değilim ama yine de fikrimi yanlış da (ki yanlış gibi duruyor) olsa belirtmek isterim. ELP, King Crimson, Yes, Jethro Tull, Pink Floyd gibi prog rock'ın temellerini oluşturan grupların 75'ten sonralarında niye kaliteli albüme imza atmayışlarını -yukarıda da bahsedilmişti sanırım- teknolojik gelişmelere ve ardından gelen yeni akımların dinleyici kitlesini yeni akımlara çektiği için prog rock yapan adamların da bu dinleyici kitlesini geri kazanmak için prog rock dışında deneysel albümler yaptığını düşünüyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 14, 2010, 10:44:23 ÖS
Saygımız sonsuz ama çoğu 'ELP' albümü teknik kapasitesinin süper olması yanında ruhsuz, çoğu 'Yes' albümünü ise albümün sonunun bir an önce gelmesini bekleyecek oranda  oldukça sıkıcı bulurum ( Genesis ve King Crimson'a lafımız olmaz orası ayrı...).
Bu ruhsuz bulduğunuz çoğu ELP ve oldukça sıkıcı bulduğunuz çoğu Yes albümlerinin isimlerini yazmanızı rica ediyorum. Bunları incelemek  araştırmama ışık tutacak gibi görünüyor.
Fernando Pessoa'nın iki dizesiyle yanıtıma başlıyayım ( İbrahim Sadri tadında şiir ve duygu adamı oldum bu aralar, Ezel dizisinde ki dayıdan mı etkilendim acaba? hadi hayırlısı... ;D);
.........................

Sevenin neyi sevdiğini, niçin sevdiği
ve sevginin ne olduğunu asla bilmemesidir.

Sonu olmayan bir masumiyettir sevmek
Tek masumiyet de hiç düşünmemek...

Çünkü nedenleri düşünmeye başladığın anda aslında sevmiyorsundur, sevmeye koşulluyorsundur kendini ( Bu da benim yorumum)...

Müzik ile ilgili yaklaşımımda bu yönde olmuştur hep, bir grubu niye sevdiğimi ya da niye sevmediğimi anlamak, bunun yanında anlatmak istememişimdir pek. Bir grup içimde kelimelerle tarifi zor çok özel duygular yaratıyorsa daha ilk notalarından 'tamam bunlar benim adamım derim', ya da tam tersi durumlarda ruhumda yaprak kımıldatmıyorlarsa kendimi zorlasamda olmaz, bir türlü sevemem o 'x' grubunu...

Uzun yıllar boyu, Yes ve ELP'nin hemen hemen tüm albümlerini dinleyip kendimi sevmek için çok zorlamama, bu iki gruba karşı olan sevgisizliğimi prensiplerim dışına çıkıp irdelemeye çalışmama rağmen, buzdan sevgisizlik duvarımı bu güne dek eritemedim. Genelde hiç bir albümleri bana hitap etmemiştir. 'Sevmedim, sevemedim işte diyerek kestirip atmaktan başka bir çare bulamam sonuç olarak'. ELP'nin, 'Tarkus' onun yanında 'Lucky Man' ve 'From The Begining' şarkılarını severim diyebilirim. Söylediğim gibi komple sevdiğim bir ELP albümü ismi veremiyeceğim maalesef ama bana tam anlamıyla kabus gibi gelen bir ELP albümü ismi verecek olursam 'Brain Salad Surgery' derim. Bu albümü teknik kapasitesi çok yüksek ama ruhumda hiç bir hissiyat yaratmayan bomboş bir albüm olarak görürüm . 'Yes' içinde aynı şekilde düşünüyorum; 'Close To The Edge' Roundabout, Awaken iyi şarkılardır lafım yok ama onun dışında çiftli bir albümleri var 'Tales From Topographic Oceans', o kayıt, tam bir vakit kaybıydı benim için. Benim durumum ayrıksı bir durum aslında, Progresif Rock ile ilgilenip bu iki dev grubu sevmemek spesifik bir durum gibi gelebilir. Bunun yanında, araştırman ile ilgili daha nesnel bulgulara ulaşmak için 70'ler ortası ve sonu dönemini konu olan Rock müzik ile ilgili dökümanlara ulaşabilirsen bu durum benim öznel durumumdan, daha fazla faydalı olacaktır sana, diye düşünüyorum.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 14, 2010, 11:53:05 ÖS
Belki bunları yorumlama düzeyinde bilgi sahibi değilim ama yine de fikrimi yanlış da (ki yanlış gibi duruyor) olsa belirtmek isterim. ELP, King Crimson, Yes, Jethro Tull, Pink Floyd gibi prog rock'ın temellerini oluşturan grupların 75'ten sonralarında niye kaliteli albüme imza atmayışlarını -yukarıda da bahsedilmişti sanırım- teknolojik gelişmelere ve ardından gelen yeni akımların dinleyici kitlesini yeni akımlara çektiği için prog rock yapan adamların da bu dinleyici kitlesini geri kazanmak için prog rock dışında deneysel albümler yaptığını düşünüyorum.

Neden yanlış olduğunu düşünüyorsun tam tersi gayet akla yakın hatta bir çok makale buna yakın şeyler yazıyor. Benim merakım hep somut göstergeler ve kanıtlar bulmak. Türkiyedeki prog severlerin düşüncelerine bilgilerine ulaşmak.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 15, 2010, 12:15:29 ÖÖ
Bay C arkadaşım ben sizi bir prog sever olarak doğrudan ELP ve Yes sever olarak kabul etme hatasında bulundum. Sandım ki sevdiğiniz bu grupların sonradan bazı albümlerinin sıkıcı ve ruhsuz buldunuz. Bu yüzden araştırmam için ilginç bir nokta yakalamış gibi bir fikre kapıldım. 70 lerde yayınlanan süreli müzik yayınlarına uluşmam gerektiği doğrudur. Bu konuda Türkiyede yayınlanmış olanları (Hey gibi) güvenilir bulmuyorum. Örneğin Türk Hafif Müziği için Hey'den faydalanılabilir ki Prog müziğin Türkiye ayağı için buna başvuracağım. Yabancı dergilere internet üzerinden ulaşmayı deniyorum. Tabi para ile üye olunan siteler çıkıyor karşıma v.s

Ayrıca Yes ve ELP den hoşlanmayan çok prog severle karşılaştım. Sadece Yes'ten veya Sadece ELP den ya da ikisinden birden aynı anda hoşlanmayan çok insan var. Yani az rastlanan bir durum değil. Ben kendim için de böyle durumlardan bahsedebilirim. Harmonium örneğini vermiştim. Bir başkası da Caravan. Hiç ama hiç zevk alamıyorum. Frank Zappa ise tam bir örnek. Hot rats'i çıkarırsak geriye 2-3 parça kalır diğerleri (aşağı yukarı 70-80 albümü var) benim için mevcut bile değil. (Ama Hot Rats olağan üstü güzel).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 15, 2010, 01:08:37 ÖÖ

Ayrıca Yes ve ELP den hoşlanmayan çok prog severle karşılaştım. Sadece Yes'ten veya Sadece ELP den ya da ikisinden birden aynı anda hoşlanmayan çok insan var. Yani az rastlanan bir durum değil. Ben kendim için de böyle durumlardan bahsedebilirim. Harmonium örneğini vermiştim. Bir başkası da Caravan. Hiç ama hiç zevk alamıyorum. Frank Zappa ise tam bir örnek. Hot rats'i çıkarırsak geriye 2-3 parça kalır diğerleri (aşağı yukarı 70-80 albümü var) benim için mevcut bile değil. (Ama Hot Rats olağan üstü güzel).
Frank Zappa ve Harmomium, konularında sana katılabilirim ama Caravan'ı çok severim. Görüldüğü gibi kişisel zevk renk durumları, çok da fazla kurcalamaya gerek yok aslında ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 16, 2010, 01:26:28 ÖÖ
Her ne kadar baba grupların 70'ler sonrası dönemde iyi albümler üretemediği gibi yorumlar yapılsa da bu görüşe karşıt kanıt olarak sunulabilecek albümler de var bence. Mesela King Crimson'un '80' Dönemi üçlemesi albümleri ( Dicipline, Beat, Three Of A Perfect Pair) soundunun oldukça farklılaşmasına rağmen hiç de kötü olarak nitelendirilecek albümler değildir mesala. Aynı 'King Crimson' 2003'de çıkan son albümleri 'Power to The Believe' ile tam anlamıyla muazzam bir kapanış yapmışlardır. Her ne kadar müziklerine oldukça uzak olsamda 'Yes'in şimdilik son albümü olan 'Magnification' 70'li yıllardaki performansını aratmayacak derecede iyi bir albümdür bence ve genel otoritelerce. 'Pink Floyd'un 'Pulse' albümü yine 90'lar da çıkan son 'Floyd' şahaseridir belkide. 'Jethro Tull' 80 sonu ve 90 başı 'Crest of A Knave' ve 'Rock Island' gibi iki muazzam albüm çıkarmıştır şahsi kaanatimce. Enchant'ın daha önce belirttiği gibi 'Camel' özellikle 90'lar başında itibaren üst düzey kalitede albümler çıkarmıştır ( Dust And Dreams, Harbour Of Tears, Rajazz, A Nod And A Wink). Kısacası 70'ler ile birlikte her şey bitti düşüncesini en başta çıkarttıkları birbirinden başarılı albümlerle 70'lerin büyük grupları çürütmüştür diye düşünüyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 16, 2010, 04:36:55 ÖÖ
king crimson'ın 80 dönemi üçlemesinin iyi olduğuna ben de katılıyorum. her ne kadar 70'lerden eser kalsa da o albümlerde beste bazında düşünüldüğü zaman belli bir kalitenin üzerindedir diye düşünüyorum. bu arada belirtmeden geçmemek lazım sadece yes "magnification", camel son 4 albüm dışında asia'nın "silent nation"ı da bariz progresiftir ve üst düzey bir albümdür. ve ayrı bir parantez de rush'a açmak gerekiyor. 80'lerde oluşturduğu farklı soundu ile kendilerini hep yenilediler ve 90'larda counterparts, test for echo ve daha sonradan da snakes & arrows gibi kalite kokan bir albümle hala yüzbinleri peşinden sürüklüyorlar. son olarak ise magma demek istiyorum. onlar da bayağı iyi albüm yapmış. tam takdirlik. prog müzik bana kalırsa her dönemde kaliteli eserler üretmiştir. 70'ler falan orası ayrı olaylar tabii de bu olaya fazla kıt görüş bakmamak lazım. geniş düşünüldüğü zaman gerçek ortada. bir de roine stolt olayı var da oraya hiç girmeyim. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 16, 2010, 01:01:16 ÖS
Yazdıklarımın ana fikri "70 lerden sonra büyük topluluklar iyi albüm çıkarmadılar" değildi. Ayrıca 70'lerin ortasından sonra prog rock öldü gibi bir görüşüm de yok. Sizin (Yani BayC ve enchant) saydıklarınızdan farklı olsa da her döneme ait orta, iyi, çok iyi albümler sayabilirim. Ama benim işaret etmek istediğim ve nedenlerini merak ettiğim şey genel olarak 1973 ile 1977 arasındaki büyük boşluk. Bunu ilk yazdığımda özetlemiştim. Başı çeken Altı topluluğu örnek vermiştim ama bu genişletilebilir de. Camel, Van Der Graaf Generator, Gentle Giant, Premiata Forneria Marconi, Banco del Mutuo Soccorso da bu anlamda benzerlikler gösterir. Sadece bu boşluk bazılarında 1-2 sene kaymıştır. (Alman topluluklar ile ilgili bilgim yok).

Belkide benim bakış açım müzikseverlere ilginç gelmemektedir (öyle ya ne olduysa oldu ben dinlediğim müziğe bakarım yaygın bir düşünce) ve ben sosyologlarla konuşmalıyım. (Hatta daha ısrarcı olursam onlar da yetmeyecek ve psikologlarla konuşmam gerekecektir :))

Enchant arkadaşımın "Fazla kıt görüşlü bakmamak lazım" demesini ise (her kime dediyse) kınıyorum. Bu, samimi arkadaşlar arasında kullanılabilecek bir tarz olabilir ancak forum içinde dikkatle sakınmamız gereken bir şey.  
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 16, 2010, 02:58:43 ÖS
ben o lafı kimseyi hedef alarak söylemedim ki bu müziği yıllardan beri dinlemiş olan kişilerin genel görüşüdür bu. bu durumu genellikle 70'lerden başka grupları dinlemeyen ve sonraki dönemleri yok sayan acımasız eleştiriler yapan dinleyicilerde aynen görebilirsin. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Şubat 21, 2010, 02:15:08 ÖS
Harmonium'dan bahsedilmiş burada. Harmonium'u neden sevemediğinizi merak ettim. ELP, Yes gibi grupların sevilmemesini anlıyorum ama Harmonium'da rahatsız eden şeyler neler?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 21, 2010, 07:51:19 ÖS
Harmonium'dan bahsedilmiş burada. Harmonium'u neden sevemediğinizi merak ettim. ELP, Yes gibi grupların sevilmemesini anlıyorum ama Harmonium'da rahatsız eden şeyler neler?
ELP,Yes gibi grupların sevilmemesini anlayabilmeni açıklarsan sanırım cevap kendiliğinen ortaya çıkar. Harmonium'u rahatsız edici bulmuyorum sadece dinlememi sağlayacak hiçbir ilginç unsur yok. Sadece bir kere dinleyip vazgeçmedim ama tat alamıyorum. Bu sevinerek söylediğim birşey değil. Ne kadar çok sanatçı ya da gruptan hoşlanılırsa o kadar iyi benim için. Hiçbir grubun fanatiği olmayı da gerekli bulmuyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Şubat 21, 2010, 08:59:24 ÖS
Hani ELP teknik, Yes'in içine girmesi zor vs. denilebilir. Harmonium için ne denilebilir, onu merak etmiştim. Harmonium melodik, seveni o yüzden seviyor herhalde.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 23, 2010, 08:46:04 ÖS
Ben Harmonium için sıkıcı diyorum
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 24, 2010, 11:02:13 ÖS
Ben Harmonium için sıkıcı diyorum
Harmonium neye göre sıkıcı, kime göre sıkıcı bu çok subjektif bir konu, kişi ile ilgili... Örn. bana göre 1975 tarihli "Si On Avait Besoin D'Une Cinquième Saison" albümü grubun magnum opus sayılabilecek nitelikte ve benim ilk 10 albümüm içinde yer alıyor. Harmonium'un da içinde olduğu Manegie, Pollen gibi "French-Canadian" grupları yabana atmayalım lütfen...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 24, 2010, 11:08:21 ÖS
Bazı albümler vardır daha ilk mezürünü duyduğunuz anda kalitesini anlarsınız. Belçikalı Midgames grubunun "MMX" albümü de böyle. Mingdames daha önceki iki albümleri gibi (isimlerini şimdi hatırlamıyorum) gerçekten çok iyi çıkarmış. Her ne kadar bazı parçaların tempolarında ufak tefek düşmeler olsa da albüm kendini keyifle dinletiyor özellikle kapanış parçası "The Pendulum" ağızda hoş bir tad bırakıyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 24, 2010, 11:35:22 ÖS
Ben Harmonium için sıkıcı diyorum

Tabi ki subjektif. Zaten aynen öyle demişim. "Ben Harmonium için sıkıcı diyorum". O sözünü ettiğiniz albümü defalarca dinledim, yok bana hiç birşey söylemiyor. Böyle şeyler olur. 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 25, 2010, 12:28:40 ÖÖ
'Karnataka', 'The Gathering Light' albümü ile çok sağlam bir iş çıkarmış gerçekten. Şimdiden 2010 yılı listeme aday grup ve albüm olarak bir köşeye not ediyorum kendilerini.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 25, 2010, 12:54:32 ÖÖ
'Karnataka', 'The Gathering Light' albümü ile çok sağlam bir iş çıkarmış gerçekten. Şimdiden 2010 yılı listeme aday grup ve albüm olarak bir köşeye not ediyorum kendilerini.

aynı fikirdeyim. vokalist de çok iyi. zamanla bu grubu mostly autumn'dan daha çok tutmaya başladım. heather'da gitti zaten. karnataka'nın daha önceki albümleri var mı sen de dinlemiş miydin?

bir de eski vokalisti de the reasoning diye bir grupta söylüyor ama karnataka'dan daha sert bir müzik tabii. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 25, 2010, 01:24:08 ÖÖ

aynı fikirdeyim. vokalist de çok iyi. zamanla bu grubu mostly autumn'dan daha çok tutmaya başladım. heather'da gitti zaten. karnataka'nın daha önceki albümleri var mı sen de dinlemiş miydin?

bir de eski vokalisti de the reasoning diye bir grupta söylüyor ama karnataka'dan daha sert bir müzik tabii. :)
Karnataka'nın önceki albümlerini üstünkörü dinlemiştim ama dinlediğim bu son albüm kadar etkilememişti diğer albümler beni. Kıyaslamak ne kadar doğru bilmem ama, Mostly Autumn'un beğendiğim en az iki üç albümünü sayabilirim, Karnataka'nın şimdilik tek albümü var beğeni listemde o yüzden Mostly Autumn'un bir adım önde olduğunu söyleyebilirim. Annie Haslam'dan sonra yeni aşkım olan Heather'ın gitmesi çok kötü oldu tabii, grubun gelişiminin olumlu ya da olumsuz hangi yönde olacağı yeni albüm ile açığa çıkacaktır sanırım. Büyük ihtimalle The Reasoning'i de dinledim ama müziklerinin nasıl bir şeye benzediğini unuttum  ;D ( Albüm denizinde boğulmanın yan etkileri bu maalesef ::)).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 01, 2010, 12:58:20 ÖÖ
bu karnataka'nın son albümü beni fena çarptı bayc. daha önceki albümlerini çok detaylı dinlemiştim ama bu çok farklı olmuş. bir de "tide the fall" diyorum. bu şarkıda klavyeler o kadar güzel kullanılmış ki arabik tatlar bile var. son vokalisti çok tuttum ah ah. :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 02, 2010, 01:00:13 ÖÖ
bu karnataka'nın son albümü beni fena çarptı bayc. daha önceki albümlerini çok detaylı dinlemiştim ama bu çok farklı olmuş. bir de "tide the fall" diyorum. bu şarkıda klavyeler o kadar güzel kullanılmış ki arabik tatlar bile var. son vokalisti çok tuttum ah ah. :D
Sanırım Karnataka'nın tüm albümleri arasında, işin folk boyutunu biraz daha arka planda tutup progressive öğelere en fazla ağırlık verdikleri albüm bu albüm olmuş. Gerçekten çok başarılı bir albüm. Bu arada, vokalist konusunda sana tamamiyle katılıyorum enchant.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 07, 2010, 02:46:53 ÖÖ
yazıldı mı hatırlayamadım ama almanya'dan eureka diye bir proje var bu hani çok enstrüman çalabilen müzisyenlerden frank bossert'in oluşturduğu bir grup. böyle hafiften neo-prog havaları mike oldfield benzeri klavye geçişleri falan var. 2009 yılında çıkan "shackleton's voyage" albümünü dinledim de çok tanıdık soundlar falan var içerisinde. amcam hafiften celtic melodileri de koymuş bu sebeple biraz camel "harbour of tears" havası da sezinledim biraz. albümün geneli entrümantal fakat bir iki şarkıda da vokaller var. billy sherwood bir şarkıda vokalleri üstlenmiş. bu tarz müzik meraklıları bakabilir. konsept güzel bir albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 08, 2010, 12:03:44 ÖÖ
yazıldı mı hatırlayamadım ama almanya'dan eureka diye bir proje var bu hani çok enstrüman çalabilen müzisyenlerden frank bossert'in oluşturduğu bir grup. böyle hafiften neo-prog havaları mike oldfield benzeri klavye geçişleri falan var. 2009 yılında çıkan "shackleton's voyage" albümünü dinledim de çok tanıdık soundlar falan var içerisinde. amcam hafiften celtic melodileri de koymuş bu sebeple biraz camel "harbour of tears" havası da sezinledim biraz. albümün geneli entrümantal fakat bir iki şarkıda da vokaller var. billy sherwood bir şarkıda vokalleri üstlenmiş. bu tarz müzik meraklıları bakabilir. konsept güzel bir albüm.
Bahsettiğin albümdeki, Mike Oldfield göndermeleri sonucu, bu albüm beni de cezbetmişti. Son zamanlarda saçma sapan albümler yapan Oldfield'in en formda zamanlarını anımsatmıştı bu albüm bana, bu vesileyle bu başlığın 16. sayfasında şunları karalamışız. Yeri gelmişken copy-paste tekniği sayesinde benimde unuttuğum yorumlarımı yeniden hatırlayalım bakalım  :).

" Uzun zamandır 'Mike Oldfield'den doğru düzgün bir albüm gelmiyor' diye benim gibi şikayetçiyseniz, ondan değil ama onun başarılı dönemlerine yakın tarzda müzik üreten Eureka'nın yeni çıkan albümü ' Sahackleton's Voyage' ile içinde bolca İrish havalar barından prog-folk sularında gezinen kayıt sayesinde Oldfield özlemini bir ölçüde dindirebilirsiniz. "
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 12, 2010, 03:50:21 ÖÖ
Daha önce yazdıysam unutkanlığıma ve bu akşam 'And We're Not Here After All' isimli albümlerine olan çarpılmamın heyecanına verin ilgili albümün sahibi Finlandiyalı topluluk Overhead ile ilgili kısa bir bahis açacağım;

Grubun adını andığım albüm haricinde, "Zumanthum" ve "Metaepitome" isminde iki albümü daha var...

Müzikleri için "Pink Floyd", "King Crimson" isimleri öncelikli olarak referans verilebilir...

Soundlarında zaman zaman "Progressive Metal'e göz kırpan bir sertlik var, bunun yanında flütün belli belirsiz ama yerinde ve anlamlı kullanımı grubun müziğini bambaşka yönlere çekiyor...

Kuzeyli olduklarını, müziklerindeki oldukça karanlık, hüzünlü ve kasvetli tonlarla belli ediyorlar...

Son olarak grubun solisti ve yer yer flüt çalan elemanı "Alex Keskitalo'nun sesi feci şekilde 'Sylvan' grubunun vokalisti "Marco Glühmann'a benziyor. Bu benzerlik, "Glühmann'ın vokaline hayran olan bendenizi "Overhead'e daha da fazla yakınlaştırmış durumda.


Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 21, 2010, 11:45:01 ÖS
Harmonium ve Yes esintili French-Canada kırması ( Sanırım buna quebec diyorlardı)  bir topluluk, 'Sense'. Şimdi sen Harmonium'u pek bilmezsin, Yes'i de pek sevmezsin o zaman 'Sense' grubundan ne diye bahsedersin şeklinde bir soru yöneltirseniz ( Hani kimse yazmıyor ya kendi kendime soru cevap usulü taklıyorum, yeniden hoş geldin şizofren ruhum, bu zamana dek nerelerdeydin ;D), bilmemki bu elemanların müzikleri bir şekilde hoşuma gitti, soundlarındaki bas gitarın aktif durumu, uçurucu flüt sedaları, yer yer kullandıkları folk öğeleri, başarılı vokal kombinasyonları vs beni cezbetti bu yüzden bahsetmek istedim şeklinde cevap verebilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 22, 2010, 12:20:08 ÖÖ
( Hani kimse yazmıyor ya kendi kendime soru cevap usulü taklıyorum, yeniden hoş geldin şizofren ruhum, bu zamana dek nerelerdeydin ;D),

Ben gayet yazmak istiyorum ancak forumun takipçisi çok az ve o takipçiler içinden de fazla yazan çıkmıyor. Yazılanlar da çoklukla uzatılmaya elverişli değil (kendi yazdıklarımı dışında tutuyorum :)). Biri 2 laf etse de uzatıp gitsek
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 22, 2010, 01:23:27 ÖÖ
( Hani kimse yazmıyor ya kendi kendime soru cevap usulü taklıyorum, yeniden hoş geldin şizofren ruhum, bu zamana dek nerelerdeydin ;D),

Ben gayet yazmak istiyorum ancak forumun takipçisi çok az ve o takipçiler içinden de fazla yazan çıkmıyor. Yazılanlar da çoklukla uzatılmaya elverişli değil (kendi yazdıklarımı dışında tutuyorum :)). Biri 2 laf etse de uzatıp gitsek
Bakmayın, zaman zaman ortaya çıkan mizahi ya da ciddi serzenişlerime, forumun ve sitenin bu haline alıştım artık. Önemli olan bu oluşumun bir şekilde ayakta durması, ilgilenen bir kaç kişi yeter de artar bile. Bu arada forumun amacına uygun bir tartışma konusu fena olmaz gerçekten de...Ben bir denemede bulunayım mesela;  Gerçek anlamda Progressive Rock nedir? Ne olmalıdır? Ne yöne gitmelidir? Dilimize, ilerlemeci, gelişimci şeklinde çevirebileceğimiz bir tarzı, 70'ler prototip Progressive Rock sounduna sadık gruplara sarılarak yada sadece 'müzik 70'lerde bitti, artık yeni bir şeyler dinlemesem de olur' yaklaşımıyla takip ederek  gerçek anlamda ilerici mi, olunur yoksa tutucu mu? Progressive Rock dinleyicisinin önemli bir kısmına, müzikal tercihleri konusunda ödün vermez tavırları sonucu dogmatik ve bağnaz düşünceli kişiler tanımlaması yapmak, ne derece de doğru olur? Yoksa bu durum gerçek anlamda Rock ve Progressive Rock kültürünü çok geç belkide bir çok yanlış önyargıyla öğrenmiş, Türk dinleyicisine has bir durummu? vs, vs, vs....
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 22, 2010, 02:13:25 ÖS
Anladığım kadarıyla "70'li yılların müziği de müziği" diye tutturan insalar var ve bu insanlara kaşı da bir tepki var. Elbette belli bir dönemde saplanıp kalmanın imrenilecek bir tarafı yoktur. Artık hepimiz "eski bayramlar başkaydı" diye başlayan bir konuşma duyduk mu oradan sıvışmaya çalışıyoruz, bunları çok dinledik. Yeniyi eskiyle karşılaştırıp burun kıvırmak tutuculuktan başka birşey değildir. Bunun biraz yaşla ilgili olduğunu da eklemem gerekir. Sanırım insanlar yaşlandıkça kendi sağlıklı ve enerjik oldukları dönemlere sadık kalmak istiyorlar. Bugün progresif rock dinleyen en genç kesim çok çok 70'lı yılların sonunda doğanlar. Bu müziğe Marillion gibi 2. kuşak toplulukları dinleyerek başlayanlar ve özellikle "metal"urjistler (bu tabiri ben uydurdum, metal severler anlamında) 70'lerin müziğine daha mesafeli duruyorlar ve önemli bir kısmı bunu modası geçmiş buluyor. Bir de 50 'li 60'lı yıllarda doğanlar var. Onların da önemli bir kısmı kemikleşmiş progçu, varsa yoksa 70 diyenler. Bunların  arasında 78 ve 79 sayılarını bile sevmeyenler var 77 ise Pink Floydun Animals'ı sayesinde kurtulmaktadır.

Zamanla beraber müzik de yaşam da değişmektedir. Aman keşke değişmeseydi demek doğru olabilir mi? Yeniler eskilerin sindirilmesiyle onların üzerine büyür. Yenilerin koşulları değişmiştir eskiler gibi olmasını beklemek herşeyden önce akla aykırıdır. Eskiyi sevmeyelim ya da yeni daha kıymetlidir sonucu çıkmaz bundan. Eskiye tutunmaya çalışmak ne kadar yanlışsa yeni çıkan herşeye sarılmak da öyledir. Zaten yeniler sayısızdır onlar çıkar durur bunların çok azı ortada kalır. Küçük bir anımı anlatmak istiyorum, okulu bitirdikten yıllar sonra (6-7 yıl) bir arkadaşımla birlikte işle ilgili olarak okulu ziyaret etmemiz gerekti. Bizim zamanımızdan çok farklı bulduk okulu  öğrencilerin davranışları kıyafetleri kantinleri hep değişmişti. Eski hocalarımızdan çok sevdiğimiz biri ile konuşuyorduk. Arkadaşım "Hocam şimdiki öğrenciler ne kadar cüretkar biz böyle değildik baksanıza onlar pek bir rahat" dedi. Demeye çalıştığı yeni öğrenciler bizim size gösterdiğimiz saygıyı göstermiyor. Hocamız epey bir kahkaha attı, "her nesil" dedi "yeni nesil için aynı şeyi söyler".

Şimdi gelelim işin diğer yüzüne. Progresif rock'ın 1969 da başladığını kabul edelim, şöyle elinizdeki albümlerin kabaca bir listesini yapın sonra da çok sevdiklerinizi ayırın. Bulabilirseniz bunların yayınlandıkları tarihleri bir kenara yazın. Eğer koleksiyonunuz başından sonuna tarihsel gelişimi takip ediyorsa benim hiç kuşkum yok ki en çok isabeti 1972 ya da 1973 almıştır. Ona yakın olanlar yine 70 li yıllardır 75'e kadar. Bunun dışında aklınıza gelen çok verimli yıllar var mıdır? (Belkide vardır, o zaman ilk verdiğim zaman aralığı ile kıyaslayın.) Örneğin 1983, ya da 96? 2007'ye ne dersiniz? Olmuyor değil mi? 69-75 zaman aralığındaki yoğunluk bir daha hiç yakalanamamış. Üstelik teknoloji çok daha gelişmiş  ve çok daha fazla dinleyici olduğu halde. 70'li yıllara yapılan övgünün de boşuna olmadığı ortada. Ben bu anketi hiç üşenmeden Prog Archives de yaptım (meraklısı için http://www.progarchives.com/forum/forum_posts.asp?TID=65115 (http://www.progarchives.com/forum/forum_posts.asp?TID=65115)) cevaplardan bir tanesi şöyleydi "2010, ben elimde olanlara övgü göstermektense, bundan sonraki "Selling England by the Pound" ile ve günümüz ile daha çok ilgileniyorum ve bununla heyecan duyuyorum"

İlericilik bu değil, bu olsa olsa nankörlüktür :) Kökleri anlayıp sindirmeden bir karış ileri gidilemez. Yanlış anlaşılmasın yenilik yapmak için eskiyi bilmek gerekmez ama eskinin ilerisine geçmek için önce yolun neresinde olduğunu bilmek gerekir. Yoksa yeni diye daldığın yol yana ya da geriye bile gidiyor olabilir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 23, 2010, 12:51:22 ÖÖ
Progressive Rock'ın altın çağı olarak nitelendirilen 69-75 arası dönem içerisinde çıkan gruplar için ceketin önünü ilikleyip, saygı duruşunda bulunmaktan başka ne gelir ki elden. Günümüzde bu tarzın takipçisi olan pek çok topluluğun bu yıllardan bir şeyler aldığı ya da bire bir o dönemin soundunu kopyaladığı aşikar. Müzisyeni de, dinleyicisi de o yılların dev grup ve albümlerinin bir daha geri gelmeyeceğini biliyor. O yıllardan o kadar büyük bir müzikal miras kaldı ki, tercih olarak sadece o damardan beslenmeyi seçenlere bir sözüm yok. Sorun bu tercihde bulunan bir kesim dinleyicinin o yılların soundu dışına çıkanları yok sayıp tarihin derinliklerinde mutlu mesut uyumaları, uyandıkları dönemlerde de, günümüzün grup ve soundlarına saçma sapan bir şekilde sallayıp durmaları. Örneğin, özellikle tutucu metalci ve tutucu progressivecilerde gördüğüm ( bu iki kesimi birbirine çok benzetirim bu arada) Radiohead'i lanetleme durumu. Tabii ki kimse Radiohead sevmek zorunda değil ama bu grubun müzik dünyasında yaratmış olduğu 70'li yılların gruplarının o yıllarda yaratmış olduklarına yakın devrimi yok saymak bana çok da mantıklı gelmiyor. Benim için gerçek anlamda ilericilik tamamen özgün bir tarz yaratmak, geçmişten alınan mirası başarılı bir şekilde öğüterek farklı ve yenilikçi bir müzik ortaya koymaktır. Böyle düşünmesem, aynı şeylere kafa sallayan, müzikte en ufak bir yumuşamayı ihanet sayan, en sert müziğin en iyi müzik olduğunu zanneden şaşkın bir metalci olurdum buda pek hoş bir durum olmazdı hani ;D.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 23, 2010, 02:14:04 ÖÖ
Bende yakın bir zamana kadar sadece 70leri dinlemek yeterli diye düşünürdüm.Çünkü bugünkü kötü örnekleri gördükten sonra insan sadece orda huzur buluyordu.Ama araştırıp dinledikçe dedimki günümüzün teknolojisini kullanarak harikalar yaratan gruplar varmış.Tıpki o zamanlarda sevdiğimiz grupların onlardan önce gelenlerden sonra yaptığı gibi. Ve bu yeni grupların böyle başarılı olmasının sebebide tabikide geçmişi çok iyi sindirmiş olmaları. Birbaşka sebepte bu işi sırf para kazanmak için değilde gerçekten büyük bir aşkla yapmaları.Ama o yıllara takılıp kalmayı nasıl tanımlarsınız bilemem, ister tutucu deyin ister başka birşey insan ister istemez takılıp kalıyor dönem dönem. Müziklerinin büyüsüne kapılıp gidiyor.Camel, Pink Floyd, Eloy, Genesis hepsinin birbirinden farklı tatları var.Ama ilk cümlemdede söylediğim gibi günümüzdede ilerde hala dinlemekten bıkıp usanmayacağımız gruplarda var.Her albüm çıkarışlarında heyecanla dinlediğimiz gruplar.Ama şuda bir gerçekki her güzel şeyin birgün sonu geliyor...Müzik aşkı kendini başka şeylere bırakıyor.Bunlar geçmişte yaşandı günümüzde ve gelecektede yaşanacak...Onlardan geriye sadece 5-10 tane sağlam albüm kalıyor.Bizlerde onlarla yetiniyoruz.Keşke dahada uzun sürse ama mutlaka er yada geç bitiyor.Tekrar toparlanmak için girişimlerde bulunulsada ip inceldiği yerden kopunca bidaha eskisi gibi olmuyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 23, 2010, 08:11:37 ÖS
E herkes aşağı yukarı aynı fikirde olursa tartışma olmaz ki :)
Bu durumda benim önerim, daha önce de belirttiğim konuya dönmek. 70'lerden sonra ne değişmiştir. Müzisyenler mi, dinleyenler mi ? Ne?
70'lerdeki patlamaya sebep olan hangi koşul(lar) ortadan kalktı da bu coşku azaldı.
Yok bundan sıkıntı geldi derseniz unutalım gitsin.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 23, 2010, 09:01:28 ÖS
Bence 70lerden sonra herkes ve herşey değişmiştir. Dinleyici ve müzisyen kalitesi düşmüştür. Bunlara dünyanın sonu olmayan bir kara çukura doğru gitmesininde büyük bir etkisi var. İnsanlar duyarsız olmuş ve bu duyarsızlık sadece müziğe değil her alana yansımıştır. Ama bizi ilgilendiren kısmı müzik olduğu için bunu konuşmalıyız. Benim yaşım forum ortalamasının altında olduğu için az çok yorumlarımıda ekleyerek düşüncelerimi dile getireceğim.Yoksa görmüş geçirmiş pekte bir şeyim yok.Bu düşüncelerimi dünya tarihinin akışına bağlamak istiyorum biraz.60lı yılların sonu ile 70li yıllarda dünya savaşının yada savaşların üstünden çok gibi görünsede az bir zaman geçmişti. Dünyada ülkelerin rejimleri yeni yeni oturmaya başlamış ve bunun yanında teknolojik gelişmeler sıkı çekişmeler içinde sürmekteydi. Bu durumlardan etkilenenler ve düşüncelerini dile getirmek, insanları bilgilendirmek isteyen kesimler ya eline kalemi aldı yada müzik aletini.Yazarlar müzisyenlerden, müzisyenler yazarlardan ve iki grupta günlük yaşamdan çokça etkilendi. Bunların yanında en önemli şeylerden biri olan sevgi ise çok daha saftı. İnsanlar dünya görüşlerinin yanında sevgilerini de dile getirdiler. Bunların yanında kısıtlı olan teknoloji yüzünden çalışmalar daha sıkı yapılıyordu. En basitinden düşünürseniz şuanki müzisyenler geri al-ileri sar baştan çal gibi şansları varken o zamanlarda belkide tek seferde kayıt yapmak zorundaydılar. E bunun sonucunda da dediğim gibi çok çalışmaları gerekiyordu (yeteneği bir kenara bırakıyorum). Başka bir etkende hayal gücü bana göre. Günümüzde hayal gücü güçlü olan çok az insan var. Yada var da dışa vuramıyorlar yada ben körüm. Tekrar eskiye döndüğümüzde; müzisyenlerin önünde doğru düzgün örnekte yoktu hayal güçleri çokta güçlüydü. Bunların beraberinde de üretimler meydana geldi. Çoğu grup dinlediğimiz müziğin öncülüğünü yaptı. Özgürlüklerini hem müziklerinde hem de sözlerinde olabildiğince kullandılar. Ama zaman geçtikçe özgürlükler kendini şirketlerin isteklerine, duyarlılık yerini duyarsızlığa, kısıtlı teknoloji kendini ileri teknolojiye bıraktı. Bana kalırsa bilimsel keşiflerin bile etkisi vardı müziğe.
Sonucu buradan sonra nereye bağlayacağımı bilemiyorum ama dünyada ve insanların iç dünyasında olup biten her şey müziği etkilemiştir. Ama ne yaptıysa insan kendine yaptı. Aç gözlülüğü, para hırsı, ego düşkünlüğü gibi etmenler her şeyi yerle bir etti ve artık o zamanlarda yapılan müzikler hiçbir zaman birdaha yapılamayacak. Sebebi mi? Sebeplerin bir kısmı bunlar işte bana göre. Ama en önemlisi insanlığın insanlıktan çıkarak kendini b.k çukuruna doğru götürmesindendir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 24, 2010, 12:37:32 ÖÖ
Metafiz'in yorumlar pek karamsar olmuş yahu, beni de sollamış geçmiş karamsarlık konusunda :). Aslında yaşlı gezegenimizin durumu pek de iç açıcı değil gerçekten de ama bu durumun müzik ile bağını kurup, günümüz insanının ruhlarının bozulması ve yaratıcılığının körleşmesi sonucu artık iyi müziklerin üretilmediği fikrine katılamıyacağım maalesef. Aksine dünyanın gittikçe daha da fazla berbat bir yer haline gelmesine en estetik tepkileri- sadece progressive alt başlığıyla sınırlamazsak- Rock grupları koymuştur belkide. Bunun yanında, '70'lerde neden arka arkaya büyük başyapıtlar çıktı?' sorusunu bende Erkin baba gibi çözemediğim için ondan yaptığım bir alıntı ile durumu açıklamaya çalışayım. ' 70'ler de, uzayda bir elektrik hasıl oldu, ondan sonra bir daha gelmedi o elektrik' demiş baba ;D. Evet o dönem özel olarakmı üretildiler, ne oldu ne bitti anlamam mükemmel yeteneklere sahip bir müzisyen jenerasyonu mükemmel albümler ürettiler sonra da yavaş yavaş müzik sahnesinden çekildiler. Geriye muazzam bir müzikal miras kaldı bizden sonra en az elli kuşağa yeter de artar, kimisi bu mirasdan faydalanıp yeni oluşumlara yelken açıp yeni soundlar yakalar takipçileri onları dinler, kimisi bana bu kadar yeter der nostaljik sulara dalar, tercih meselesi bunlar sonuçta.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 24, 2010, 12:48:10 ÖÖ
Muhabbet arasında dikkatimi çeken gruplar tanıtımına devam edeyim; Bu aralar ne zaman bir grup hoşuma gitse Kanada topraklarından çıkıyor ( Kanada gruplarına kötü bir laf da etmedik, herhangi bir kapak durumu yok tesadüf sadece... ;D). Grubun ismi Kaos Moon, elemanların yormayan, kasmayan hem melodik hem -dozunda- teknik, iç ferahlatıcı, Light Progressive şeklinde tanımlayabileceğim bir sound'u var. Hatta daha da ileri gidip daha da saçma sapan bir benzetme yaparak Progressive Rock'ın Maroon Five'ı bile diyebilirim ??? bu elemanlar için. Neşeli, oynak, kıpır kıpır bir Progressive sound icra ediyorlar. Son zamanlarda güzelleşen havalar sonucu iyimserleşen ruh hallerimiz itibariyle bu müzikal tarzları ile fena da gitmiyorlar hani ( yeter be, hep kasvet hep karamsarlık, harap ettik bünyeyi arada sırada sütlaç tadında şeyler de lazım bünyeye değilmi? ;D).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 24, 2010, 01:05:17 ÖÖ
Gökhan Abi ben eskisi gibi müzik üretilmediği konusunda sayıca demek istemiştim. Artık daha seyrek kaliteli albümler çıkıyor. Asıl değinmek istediğim buydu. Geçmişe dönüp baktığımızda aynı yıl içinde çok daha fazla sayıda kaliteli albüm çıkarılmış. Yani kaliteli albüm yoğunluğu daha fazlaymış. Valla bunun sebeplerini bir çözebilirsek, kesin ve net bir şekilde, susup otururum :) Ayrıca umudu kaybetmemek lazım ama insan her alanda karamsar olmadan da edemiyor...Belkide bunları yazmamın sebebi şu aralar içinde bulunduğum ruh halimde olabilir :) Yalnız şöylede bir durum var. Buna benzer şikayetler belki taa o zamanlarda bile yapılıyordu. Sadece formatları farlıydı, kimbilir...Buna en iyi cevabı eskiler verecek tabi...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 24, 2010, 02:20:58 ÖÖ
Sözün özü, bilge abilerimiz demişlerki; ' Geçmiş hafıza, gelecek ise rüya önemli olan anın gerçekliği. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 24, 2010, 09:26:05 ÖÖ
        Metafiz arkadaşımızın yaptığı analize büyük oranda katılıyorum, aslında  katılmadığım sadece bir tek nokta var o da günümüz müzisyenlerinin kalitesinin görece düşük olduğu görüşü. Yani günümüzde yapılan (hatta büyük ölçüde 1980'lerden sonra yapılmaya başlanan) müziğin karşılaştırmalı olarak bize o dönemlerin zevkini vermediği ortada ancak bunun müzisyen kalitesi ile ilgili olmadığının da kocaman bir delili var. Bizzat o dönem şahaserler yaratmış müzisyenler de bugüne kadar aktiftiler ve  onların da müzikleri bizler için doyurucu olmaktan uzaktı.
       
        Sayın Erkin Koray da iyi bir müzisyen olmakla birlikte hiç iyi bir düşün adamı olmamıştır, (entellektüel altyapı eksikliği bizim müzisyenlerin ortak sorunu) o yüzden arabeske bulaşmakta da bir sakınca görmemiştir zaten. Elektrik vardı da ondan oldu esprisi onun düşünce düzeyine gayet uygun.

        Benim bu konudaki görüşüm "Deniz bitti" teorisi olarak adlandırabileceğimiz bir şey. Progressive Rock 70'lerde yeni keşfedilmiş ve ellenmemiş girilmemiş bir çok bölgesi olan okyanuslara benziyordu. Bu okyanusta yolculuk eden kaşifler çok iyi birer denizciydiler ve bir çok yerleşim bölgesi, ada, şelale v.s buldular. Ancak zamanla bunlar tükendi. Öyle ya dünya sonsuz değil ki bugün 400-500 yıl önceye göre hem çok daha iyi denizciler hem de çok daha gelişmiş teknolojik olanaklar var ama bulunacak bir yer yok. Çünki deniz bitti. Zaman zaman ortaya çıkanlar ise küçücük adacıklar işte. Onun dışında günümüzün denizcileri sadece bu o zamanlar keşfedilen yeni yerlere turistik gezi düzenliyorlar o kadar.

        devam edecek

       

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 24, 2010, 12:09:24 ÖS
        Belki de Peter Gabriel'in gördüğü buydu ve belkide yaratamamaya ya da yarattıklarını beğenmemeye başlamıştı ve kulvar değiştirme kararı aldı. 90'lardaki iskandinav hareketine bakalım, güzeldir ben de severim ama icra var da yaratıcılık yoktur işte. Eski denizlere yolculuk düzenleyen yeni denizcilerdir.

        Ben 3 kuruşluk punk müziğinin koskoca progresif rock müziğini ortadan sildiği görüşünü inandırıcı bulmuyorum. Buna ne müziği ne felsefesi yeter. Disco'ya gelince onu biraz daha incelemek gerekir. Şöyle ki Metafiz'in dediği dinleyicilerin yozlaşması burda aklımıza gelir. 70 lerin gençliği entellektüel düzey olarak arkasından gelen nesillerden çok daha ileriydiler. Ticari kaygılar henüz herşeyden önemli hale gelmemişti 12 eylül döneminden önce öğrenci olup okullarını o dönemden sonra bitirenler bunu çok iyi bilir. işte disco müziğinin en zararlı etkisini burda görüyoruz. Müzik aynı zamanda bir düşünme aracıdır disco laneti müziğin elinden aklını almıştır bir daha ne kadar uğraşılsa o akıl geri konulamamıştır.

        Bir de işin ticari boyutu var arkadaşlar. Müzik endüstrisi denildiğinde yıllık 100 milyar dolar civarında bir paradan söz ediyoruz. (Sadece CD DVD satışlarından söz ediyorum). Tabii ki bu büyüklük herkesin ağız sularını fışkırtıyor. Disco müziğin aklını aldı dedik ya Ticari kaygılarda müziğin kalitesini. Sadece progresif müzikten söz etmiyorum. Düşünün 70'leri ve ondan önce çıkan albümleri. O zamanlar bir albüm boyu güzellik diye bir kavram vardı. Bir çok albüm vardır ki tüm parçaları şahaserdir. Ya şimdi? 1 ençok 2 parça koyarlar gerisi dolgu maddesidir. Eldeki güzellikler diğer albümlerde kullanılmak üzere bekler bir köşede.

        Aklımı ve kalitemi geri istiyorum.
       
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 24, 2010, 11:51:37 ÖS
Türkiyede Rock müziği takipçilerinin bir çoğunun yanlış önyargılarla dolu bir kültüre sahip olduğundan dem vurmuştum. Bunun öncelikli sebebi bizim topraklarımıza ait olmayan bir müziğin ve kültürün 70'lerde Rock müzik anayurdu olan İngiltere ve Amerika da dolu dolu yaşanırken, dönem itibariyle, dışa kapalı ve tutucu bir iklimde yaşayan ülkemizde bu müzik, ilk önceleri yurtdışından gelen eşin dostun getirdiği, ya da limanlara demirlemiş yabancı bandrollü gemilerden temin edilen plaklarla en önemlisi de bu müziği takip eden radyocuların programlarıyla ufaktan ufaktan özellikle 'Beatles' hayranlığı ile yerleşmeye başlamıştır. Sonrasını biliyorsunuz önce aranjmanlar, sonra kendi folklorik öğelerimizi katarak ortaya çıkardığımız Anadolu Pop-Rock vs. Gerek icracısı, gerek takipçisi çok kısıtlı bir kesime hitap eden ve marjinal kalan bu tür 80'ler ile beraber bazı dergi ve kitapların da, bilgi bombardımanıyla ve özellikle Heavy Metal tarzının yurt sahtında büyük ilgi görmesi sonucu dinleyici allanını daha da fazla genişletmeye başladı. Müzik yayınlarının bilgi bombardımanından bahsettik bu bombardıman iyi hoştu ama yanlışlarla doluydu maalesef. Yazarların gerçeklikten kopuk kendi kafalarında yarattığı Rock müzik imajını özellikle 80 kuşağına empoze etmeleri sonucu, Türk usulü bir Rock kültürü çıktı ortaya.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 25, 2010, 12:21:44 ÖÖ
80'lerde, Türk rock müziği ile dergi yayıncılığında bir ' Stüdyo İmge' gerçeği vardır, müzik kültürümüze katkıları asla yadsınamaz ama 'Stüdyo İmge' yayınları adına çıkan, Rock Müzik tarihini incelediği iddaa edilen, bunun yanında Pink Floyd incelemesi içeren kitaplar ( Bu kitaplardaki yanlış bilgi facialarından bir örnek; bir Pink floyd inceleme kitabı, Syd Barret'ı gerçek tarihinden yaklaşık 15 sene önce öldürerek,  benimde dahil olduğum, yanlış bilgilendirdiği bir çok Rocksever'i, uzun bir süre sonra Syd Barret'ın halen yaşadığı şokuna maruz bırakmıştır. :)), kusura bakmasınlar ama, Orhan Kahyaoğlu, Burak Eldem, İzzet Eti gibi yazarların tüm iyiniyetine rağmen tam bir faciadır. Bu kitaplara göre Rock Müzikte sadece 70'ler iyidir, Punk kötüdür, Heavy Metal kötüdür, bambaşka bir şekilde incelememiz gereken dönemin disko müziği-ki-yine bu tarzın Rock müzik ile  büyük bağlantısı vardır, gençlerin beynini boşaltmaya ve sadece dansettirmeye yönelik ( bu arada eğlenmenin ya da dansetmenin nesi kötü olabilir orası ayrı bir soru işareti...) rezil bir türdür vs. Bu yazarlar bir çok dinleyicinin bilinç altına feci şekilde etki etmiş olmalılarki, günümüzde pek çok dinleyiciden hemen hemen aynı yorumları dinliyoruz; 'Rock iyi-Punk kötü, disko ve pop müziği rezalet...Allahtan arada Heavy Metal kendini kurtardı, bu ağır abilerden itibar gördü metalciler müteşekkirdir kesin :).  Rock müzik ile ilgili herkesin kendine göre bir kalite ve zeka anlayışı ve arayışı vardır. Bir kesim müzikte teknik kapasitenin makbul müzisyenliğin üst düzeyde olduğu, beyin fırtanası yaratan sözlerle bezeli kavramsal albümlerin havalarda uçuştuğu Progressive Rock'ı, kendince üst düzey kalite içerdiği için tercih ederken diğer bir kesim Rock müziği salon müziği haline getiren boya ve süslerin sadece ve sadece komedi olduğunu, sahtelikten başka zerre kadar zeka kırıntısı içermediğini düşünerek bu müziğin özüne dönülmesi gerektiğini, dinleyici ve müzisyeni birbirine yabancılaştırmanın Rock Müziğin ruhuna uymadığını bu müziğin kültüründe öncelikli olarak, dürüstlük, basitlik, isyan, dans ve eğlence (ne ayıp, Rockçı adam dans edermi... :)) olduğunu düşünerek, gönlünü Punk'a, Motown'a, Alternative ve elektronika tarzlarına kaptırmıştır. Onlar için de müzik asıl olarak 70'lerin ortasından itibaren başlamıştır. Sonuç olarak bunlar öznel tercihlerdir ama özellikle bu müziğin anavatanı sayabileceğimiz İngiltere de, gayet ciddi ve zeki müzisyenlerin, müzik yazarlarının ve dinleyicilerinin Punk eğilimli olduğu düşünüldüğünde, bu tarzları kolayca çöpe atmanın pek de mantıklı bir yaklaşım olmadığı görülecektir. Önyargılardan sıyrılmak için algı ayarlarını bir parça daha genişletmek, at gözlüğü takıp sadece tek bir hedefe kitlenmeden, farklı düşünce açılımlarını, sevmeden de olsa anlamaya çalışmak, bizi belli başlı ezberlerden, önyargılardan kurtaracaktır diye düşünüyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 25, 2010, 01:58:16 ÖS
Bu kitaplara göre Rock Müzikte sadece 70'ler iyidir, Punk kötüdür, Heavy Metal kötüdür, bambaşka bir şekilde incelememiz gereken dönemin disko müziği-ki-yine bu tarzın Rock müzik ile  büyük bağlantısı vardır, gençlerin beynini boşaltmaya ve sadece dansettirmeye yönelik ( bu arada eğlenmenin ya da dansetmenin nesi kötü olabilir orası ayrı bir soru işareti...) rezil bir türdür vs. Bu yazarlar bir çok dinleyicinin bilinç altına feci şekilde etki etmiş olmalılarki, günümüzde pek çok dinleyiciden hemen hemen aynı yorumları dinliyoruz; 'Rock iyi-Punk kötü, disko ve pop müziği rezalet...Allahtan arada Heavy Metal kendini kurtardı, bu ağır abilerden itibar gördü metalciler müteşekkirdir kesin :).  Rock müzik ile ilgili herkesin kendine göre bir kalite ve zeka anlayışı ve arayışı vardır. Bir kesim müzikte teknik kapasitenin makbul müzisyenliğin üst düzeyde olduğu, beyin fırtanası yaratan sözlerle bezeli kavramsal albümlerin havalarda uçuştuğu Progressive Rock'ı, kendince üst düzey kalite içerdiği için tercih ederken diğer bir kesim Rock müziği salon müziği haline getiren boya ve süslerin sadece ve sadece komedi olduğunu, sahtelikten başka zerre kadar zeka kırıntısı içermediğini düşünerek bu müziğin özüne dönülmesi gerektiğini, dinleyici ve müzisyeni birbirine yabancılaştırmanın Rock Müziğin ruhuna uymadığını bu müziğin kültüründe öncelikli olarak, dürüstlük, basitlik, isyan, dans ve eğlence (ne ayıp, Rockçı adam dans edermi... :)) olduğunu düşünerek, gönlünü Punk'a, Motown'a, Alternative ve elektronika tarzlarına kaptırmıştır. Onlar için de müzik asıl olarak 70'lerin ortasından itibaren başlamıştır. Sonuç olarak bunlar öznel tercihlerdir ama özellikle bu müziğin anavatanı sayabileceğimiz İngiltere de, gayet ciddi ve zeki müzisyenlerin, müzik yazarlarının ve dinleyicilerinin Punk eğilimli olduğu düşünüldüğünde, bu tarzları kolayca çöpe atmanın pek de mantıklı bir yaklaşım olmadığı görülecektir. Önyargılardan sıyrılmak için algı ayarlarını bir parça daha genişletmek, at gözlüğü takıp sadece tek bir hedefe kitlenmeden, farklı düşünce açılımlarını, sevmeden de olsa anlamaya çalışmak, bizi belli başlı ezberlerden, önyargılardan kurtaracaktır diye düşünüyorum.

        Açıkçası bu yazının anafikrini anlamakta zorlandım, uzun ve karmaşık cümle yapısından ve bütün fikirleri tek bir paragrafta anlatmaya çalışmaktan kaçınmalıdır derim. Bir de yukarda kırmızıyla işaretlediğim üzere birbirine ters düşen cümleler varsa gerçekten anlamak zorlaşıyor.

        Daha önce bir yazımda Türkiye'de güvenilir bir müzik yayını olmadığını söylemiştim. Ne yazık ki yok. Stüdyo İmge (ya da hangi yayın, kitapsa) Syd Barrett'ı erken öldürerek büyük bir yanlışlık yapmış gerçekten. Varsın 70'ler cici gerisi kaka desin. Bizler onlardan çok dinledik çok biliyoruz.

        Disco müzik ise yanlış anlaşılmasın kafaları boşaltmaz, kafası boşaltılmış kişilerin yapabildiği ve anlayabildiği "üst düzey" bir müziktir. Disco ile birlikte Punk'ı da savunmanın adresi burası değildir. Öyle ya Progturk'teyiz. Gerçekte dans etmek kötü değildir, kötü olan sadece dans etmek ve sadece dans etmeyi düşünmektir. Benim de sevdiğim ve zaman zaman dinlediğim birçok punk ve disco parçası var. Ama "21st century schizoid man"i anlatan adamların benim sıralamamdaki yeri "Shake yer booty, pump it up" diyenlerden gerek zeka gerekse kalite olarak çok yukarılardadır.

        Dinleyici ve müziği (yukarda yeşille işaretledim) birbirine yabancılaştırmak konusunu hiç anlamadım, bunu kim yapmış progresif rock mı?. Ben bir yabancılaşma hikayesi anlatayım değişimin büyüklüğünü görelim. Hepimiz 1969 daki Woodstock festivalini biliriz. Ben görüntülerini de seyrettim. Yağmur yağarken konserlere ara verilmiyor. Dinleyiciler naylonlara sarılmış dinliyorlar arada şöyle bağırıyorlar "we want rain". Bu konserlerin devamı sonraki yıllarda yapılmaya çalışılmış biliyorsunuz, onlardan da bir görüntü var aklımda yağmur yağıyor ve kaçışan dinleyiciler.

        Ayrıca ben düşman kazanmak değil,  şurda yazıştığım 3-5 kişiyle mümkün olduğunca hoş sobet yapmak istiyorum.  Onları dar kafalılıkla, önyargıyla, at gözlüğüyle v.b şeylerle eleştirmek yerine usulca fikrimi belirtmek, yeri gelirse espri yapmak ya da yapılan espriye gülmek niyetindeyim. En geniş görüşlü, en bilgili, en akıllı, en üstü en olan benim görüşünde değilim. "Ulan zibidiler..." diye ders vermek peşinde de değilim. Lütfen siz de yapmayın.
             
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 25, 2010, 06:26:20 ÖS
E herkes aşağı yukarı aynı fikirde olursa tartışma olmaz ki :)
Bu durumda benim önerim, daha önce de belirttiğim konuya dönmek. 70'lerden sonra ne değişmiştir. Müzisyenler mi, dinleyenler mi ? Ne?
70'lerdeki patlamaya sebep olan hangi koşul(lar) ortadan kalktı da bu coşku azaldı.
Yok bundan sıkıntı geldi derseniz unutalım gitsin.

Ben de bu tarihlere göre kalitenin artması azalması olayını merak edenlerdenim ama pek giremiyorum bu aralar internete. Ya da girsem de bu başlıktaki yazıları okuyup cevap yazacak kadar kalamıyorum.

Progressive rock 69 yılında oluşmaya başladı şeklinde kabul edersek, 69-75 yılları arasında patlamaya sebep olan şey progressive rock daha müziğin yeni olması ve eser birikiminin olmamasıdır diye düşünüyorum. Buna ek olarak o zamanlarda da müzikalitesi yüksek grupların olmasından dolayı yapılabilecek birçok şeyin, verilebilecek birçok eserin verilmiş olmasından dolayı bahsi geçen tarihlerden sonra yaşanan o patlama yerini daha sakin bir döneme bırakmıştır fikrindeyim.

Tabii yine teknolojinin etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. İnsanın bakış açısını değiştiren bir şey sonuçta teknoloji. Müzik de insanın bakış açısından doğar bir yerde.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 25, 2010, 10:58:52 ÖS
        Ayrıca ben düşman kazanmak değil,  şurda yazıştığım 3-5 kişiyle mümkün olduğunca hoş sobet yapmak istiyorum.  Onları dar kafalılıkla, önyargıyla, at gözlüğüyle v.b şeylerle eleştirmek yerine usulca fikrimi belirtmek, yeri gelirse espri yapmak ya da yapılan espriye gülmek niyetindeyim. En geniş görüşlü, en bilgili, en akıllı, en üstü en olan benim görüşünde değilim. "Ulan zibidiler..." diye ders vermek peşinde de değilim. Lütfen siz de yapmayın.
             

Son paragrafa katılıyorum. Benim amacım da savunduğum fikirler doğrultusunda, ' Mutlak doğru budur' gibi didaktik, sağa sola çatan bir üslup ile insanlara saldırmak değil. Tonlamalarda yanlış anlaşılan bir sertlik var ise yanlış anlaşılmamasını temenni ederek, dağınık yazım tarzım ile ilgili ayrıca hoşgörünüze sığınarak daha derli toplu bir şeyler karalamaya çalışayım.

Öncelikle burada Punk savunulmaz fikrine katılmıyorum. Yanlış anlaşılmasın Punk öyle aman aman sevdiğim ve savunmaya çok meraklı olduğum bir tür değildir ama Progturk yapısı gereği, Rock ve alt türlerine, bunun dışında belli bir kalite çıtasını aşmış her türlü müzik tarzına hoşgörü ile yaklaşan bir oluşumdur. Bu yaklaşım Progressive Rock dışındaki diğer türler için forumda açılmış başlıklar vesilesiyle gözlemlenebilir.

Bir önceki yazımda kendi fikirlerimden çok Progressive Rock tarzına karşı çıkan kitlenin fikirlerini aktarmaya çalıştım. Progressive Rock'ın, Rock müziğin özüne ihanet ettiği onu salon müziği haline getirip icracı ile dinleyiciyi birbirine yabancılaştırdığı fikri ilk olarak Punk Rocker'lara aittir. Bu tez karşısında, kişisel görüşümü belirtmem gerekirse bu fikirlere kısmen katıldığımı Punk Rocker'ların müzikal değil ama düşünsel kaygılarını bir ölçüde paylaştığımı belirtmek isterim.

70'ler döneminin Disko müziğini iredelediğimizde, müzikal yapı olarak hiç de iddaa edildiği gibi kalitesiz bir müzik ile karşılaşılmadığını, aksine 'Motown' tarzı yani siyahların Rock müziğe yedirdikleri, soul, groove ve funky öğeleriyle ortaya çıkan oldukça kaliteli ve keyifli bir soundun dönemin diskoteklerinde çınladığını, dansın da özünde bir isyan olabileceğini bunu caz ve ilk dönem Rock'n Roll müziğinde gözlemleyebileceğimizi bu danslı isyanın egemen kesimleri oldukça rahatsız ettiğini ve bir alt-karşı kültür ürünü olduğunu belirtmek isterim.

Son olarak dinlenen müzik tarzı ile zeka seviyesinin bizi çok da sağlıklı sonuçlara götürmeyeceğini düşünmekteyim. Bu yönde tam anlamıyla kanıtlanmış bilimsel verilere sahip değiliz. Sonuçta Klasik Müzik dinleyinin Caz dinleyicilerinden, Caz dinleyinin Rock dinleyicilerinden, Rock dinleyicilerin, Punk dinleyicilerinden daha zeki olduğunu ispatlayacak bir kesin veri olmadığı sürece, Progressive Rock dinleyinenin de zeka olarak üstün ve ayrıcalıklı bir kesim olduğuna katılmam mümkün değil.

Kendi görüşlerimi tam anlamıyla  özetlemek maksadıyla daha önce turkrock'da yazdığım şu yorumlarımı burada bir kez daha paylaşarak yazıma şimdilik son veriyorum;

Meselem Rock; Asiliğiyle, efendiliğiyle, coşkusuyla, melankolisiyle, saldırganlığı veya sakinliğiyle, derinliği yada üç akora sığdırılmış sığ tarafıyla, yüzümüze patlayan enerjisiyle, yada en derinlerimize nüfus edişiyle. Bu duygu ve düşüncelerim sebebiyle,  kendi adıma dinleme mezhebimi hep geniş tutarım. ilk gençliğimde yaşadığım takıntı ve önyargılarla, kendini dinledikleriyle farklı gösterme kasılmalarına çokdan elveda demiş durumdayım. Geldiğim konum itibariyle, geniş Rock ailesinin her ferdine hoş görüyle bakar, her birinde ayrı tat bulurum. Progressive Rock'ın; derin, araştırmacı, insanı başka alemlere çeken gizemli yanını, Punk'ın ayaklarımızı yere indiren, bu dünyanın acımasız tarafını haksızlığı adeletsizliği ve buna duyulan öfkeyi anlatan, yüzümüzde basınçla patlayan üç akora sığdırdığı coşku ve isyanı, Heavy Metalin yarattğı gençlik ve tazelik duygusunu, Alternative Rock'ın minimalist yapısını, basitteki derinliğini, Rockı doğuran hüzün sağanağı blues'u, hepsini evet hepsini çok severim. Hepsinde ayrı bir tat bulurum. Bu yüzden mesele derin mesele , mesele Rock meselesi,takıntılara, önyargılara, sadece tek bir tarza hapsedilemiyecek oranda devasa bir mesele.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 26, 2010, 12:39:27 ÖÖ
Farkındaysanız konu elimizden kaçtı. 70'lerin müziğinin akıbetinin nedenleri üzerine muhabbet edelim derken başka yerlerde buluverdik kendimizi.
Türler bir yana bırakılırsa konu daha bir açıklığa kavuşur sanırım. Ben müziğin "art" olduğu döneme övgü yapıyorum "business" olduğu zaman gözümdeki değeri azalıyor. 70'lerde "business" olabilmesi için (ticari başarı kazanabilmesi için)  "art" yolundan geçip gelmesi gerekirdi, şimdi öyle değil işte benim sıkıntım budur.  Bunca satır kekemeleyip durmam bundandır. 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 26, 2010, 01:02:33 ÖÖ
Farkındaysanız konu elimizden kaçtı. 70'lerin müziğinin akıbetinin nedenleri üzerine muhabbet edelim derken başka yerlerde buluverdik kendimizi.
Türler bir yana bırakılırsa konu daha bir açıklığa kavuşur sanırım. Ben müziğin "art" olduğu döneme övgü yapıyorum "business" olduğu zaman gözümdeki değeri azalıyor. 70'lerde "business" olabilmesi için (ticari başarı kazanabilmesi için)  "art" yolundan geçip gelmesi gerekirdi, şimdi öyle değil işte benim sıkıntım budur.  Bunca satır kekemeleyip durmam bundandır. 
Yalnız şöyle bir durum var, tamam 70'lerin başında trend olan Rock müziğin Progressive kanadı "Art" olmasına "Art" idi ama işin içine "business" girdiği durumlarda işin yozlaşması da kaçınılmaz bir sonuçtu. Punk'ın isyanı da tam bu nokta da başlıyordu aslında ve adamların " Art" olup olmamak ötesinde başka sıkıntıları vardı ve temelde bu "Art" mevzusunun cılkının çıkarılmasına karşı çıkıyorlardı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 26, 2010, 04:46:10 ÖS
        Bu "art" "business" işini tekrar edeyim. Öyle iddia ediyorum ki müzik dünyasında 70'lerde de insanlar para kazanma derdindeydi ancak bunu gerçekleştirmenin biricik yolu sanatçı olmaktan geçiyordu. Tabi progresif rock için konuşuyorum.

        Bu yetenekli müzisyenler kendilerini sınırlayan 3 akor- bir nakarat 3 dakikalık parça yapmaktan sıkılmışlardı, ne yapalım ne yapalım diye söylenirken bir baktılar progresif rock çıkmış ortaya (konumuz nasıl çıktığı değil ya böyle kısa geçelim). Bu yeni keşif engin bir denizdi, müzisyenlerin de hoşuna gitti. Büyük bir enerjiyle üretmeye başladılar. Yaratıcılıklarını ortaya koymak zorundaydılar bu yeni müzik kolay ve öyle herkesin yapabileceği birşey değildi. Para kazanmak için sanat yapmalıydılar. Dinleyici de onlardan bunu bekliyordu. 5-6 yıl böyle geçti. Bu sürede belki yüz yıla yetecek üretim yapıldı.

     Herhalde bugün gelinen nokta müzisyenlerin suçu değildir. Dinleyiciler değişmiştir. Onlar hafiflemiştir dolayısıyla dinledikleri müzikte hefiflemiştir. Ben burda zekadan bahsetmek istemiyorum. Zeka ile müzik arasında bir ilişki olup olmadığını bilmiyorum. Daha önce söylediğim "21st century....." ile "pump it up" karşılaştırması zeka yarıştırma anlamında doğru değildir (her nekadar o yazıda zekayı da içine kattıysam). Olsa olsa derinliğe verilen önem olarak bir kıyaslama yapabiliriz. Türkiye için konuşuyorum, herkes benim gibi düşünse ortada Tarkan diye biri olmaz, İlhan İrem'in ördeği sazlıklardan hiç havalanmaz, Safinaz üniversiteye gider belki de doktor olur, Emekli Salih öğretmen başka hikayeler anlatırdı. Ama değil işte.

       Budur insanlığın sorunu
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 30, 2010, 01:21:18 ÖÖ
İnsanlığın bence en büyük sorunu hep söylediğim gibi duyarsızlaşmadır.Herşeyden korkmalarıdır.Yolda yürürken sürünen insanı görmezden gelip yanından gelip geçmesidir. Müziktede olduğu gibi herşeye yüzeysel önem vermesidir, bu olayın yada bu şarkının derinliklerinde ne var dememesidir. Bence bunlara 12 Eylülün büyük bir etkisi var, eminim sizde katılacaksınız bana. Ne alakası var demeyin bence var. Tam olarak açıklayamıyorum ama var işte.

b4sleep'in dinleyicilerin değişmesi saptamasınada katılıyorum ama müzisyenlerinde suçu yok değil. Yada gerçekten suçlularmı bilmiyorum. Yukarıdaki satırlarda dendiği gibi elde malzeme kalmadı gibi birşey. Denizlerde keşfedecek koy kalmadı. Neredeyse herşey yapıldı gibi. Daha sonra çıkanlar o sağlam temellerin üzerine birkaç kat çıktı biryere kadar. Ama bunun yanında özgün şeylerde mevcut. Ama az, zaten şikayetimizde buradan kaynaklanıyor. Özgün eserlerin azlığı.

Bende bu aralar,hatta uzun zamandır, yeni albümleri az dinleyip eski albümleri daha çok dinlemeyi tercih ediyorum. Yada dinlediklerimi tekrardan dinlemeyi. Blues dan vazgeçemiyorum. Dire Straits'i ilk albümünden itibaren dinlemeye başladım. Rush'ta Roll The Bones albümüne kadar geldim. The Tangent'in son albümünü dinledim. Hepsi şahane albümler.Unutmadan söyleyeyim Mark Knopfler'ın True Love Will Never Fade isimli konser albümünü dinledim. Bootleg de olabilir. Dinlemenizi tavsiye ederim. Baştan sona kalite kokuyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 30, 2010, 02:55:40 ÖÖ
İtiraf etmem gerekirse, " Ahhh ahhh...Nerede o eski bayramlar ? " tarzı, serzeniş dolu nostaljik anlam arayışları ilgi alanımın oldukça dışında artık. Dünya'ya ve insanlığa ait, müzik, edebiyat, spor, politika, etik değerler gibi unsurlar da değişiyor haliyle. Bu değişimi iyi ya da kötü olarak değerlendirebilirsiniz. Bakış açısına göre değişen durumlar bunlar. Geçmişe saplanıp kalarak hayıflanmak yerine olan biteni takip etmek daha fazla ilgimi çekiyor, çünkü arada -iyi ya da kötü- ilginç şeyler oluyor gerçekten. Geçmişe saygı duyarım, gelecek de olacaklar adına meraklanırım ama asıl derdim anın gerçekliğiyle...Herkese saygılar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 30, 2010, 12:27:30 ÖS
        12 eylül üzerine çok konuşabilirim ancak sanırım burası yeri değil. Yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim: 12 Eylül (Tabii ki progresif rock üzerine etkileri Türkiye ile sınırlıdır) tahribatları sayısız alandadır. Sığ bir gençlik (ki böylece gençlerin siyasetle ilgisi kesilecek dolayısıyla öğrenci olayları, silahlı mücadele hep kökünden halledilmiş olacaktı, işte böyle komik düşünüyordu paşalar) yaratma çabası YÖK ile vücut bulmuştur. Saygıyla anamayacağımız sayısız işlerin başında, eleştirel akıl sahibi çok yönlü insan yetiştirme gibi "tehlikeli" yollardan sakınılarak imam-hatip zihniyetiyle - üstelik devletin ve demokrasinin bekası için - kol kola girilmiş olması gelir. Belki de bu konuda ayrı bir başlık açılmalıdır.
         

         
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Nisan 01, 2010, 09:37:15 ÖS
YÖK'ün fabrika çıkışlı düz insan modeli üretmesi ne zaman son bulacak en çok merak ettiğim noktadır. Sanırım eğitim sistemini kökünden değiştirdikten sonra. Tabii başkaları değiştirecek. Mevcut kadro değil. Onlardan beklenmesi yanlış olur.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 07, 2010, 07:30:58 ÖS
Polonya ekolünü sevenlere Riverside, Sattellite candır diyenlere iki grup önerim var...

-Votum
-Osada Vida

Bu iki taş gibi grup, Polonyanın müzikal şanına yakışır bir müzik icra ediyor bize de keyifle dinletiyorlar. Dinleyin, büyük ihtimalle bana hak vereceksiniz.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 08, 2010, 01:15:44 ÖÖ
osada vida ve votum tipik polonya ekolüne bağlı müzik yapan iki grup. sadece votum'daki sert vokallere alışamadım ama diğer yerler gayet iyi. bu arada polonya demişken onların en köklü grubu s.b.b.'yi de atlamamak gerekiyor. prog, fusion, blues ve jazz etkileşimli bir müzik yapıyorlar ve 70'lerde nasıl ortalığı dağıtmışlarsa şimdi de saçlarına beyazlar düşmüş olsa bile hala ayaktalar ve taş gibi albüm çıkartıyorlar. ben daha önce nasıl yazmadım bunları atlamışız demek ki.

s.b.b. bir albüm canavarı grup. stüdyo albümleri kadar konser kayıtları da müthiş. dinlemenizi tavsiye ederim. öncelikle "SBB", "nowy horyzont", "pamięć", "jerzyk" çok iyi. bunlar 70'lere ait kayıtlardır. son albümleri ise "iron curtain" adını taşıyor ve diyorum ki bir göz atın. polonya'nın farklı bir yüzü bunlar.

(http://4.bp.blogspot.com/_GRzn1GYxTM0/RhAORRrM0tI/AAAAAAAAAiQ/w1cmJ6zTRAU/s400/sbb.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 08, 2010, 01:33:43 ÖÖ
Polonya, Rock ve Progressive Rock açısından gerçekten çok büyük hazinelere sahip bir ülke. Özellikle 90'lar itibariyle patlama yapmış gibi gözükselerde bu işin kökenleri 60'ların sonuna dayanıyor ve 70'lerde birbirinden muazzam topluluklar ortaya çıkıyor. SBB'de bunlardan bir tanesi. O dönemlerde Polonya'da yaşanan baskıcı rejim'in etkisiyle arada kaynayan gruplar ve genel olarak Polonya Progressive Rock'ı için ayrı bir yazı yazmak lazım, zamanında bunun taahhütün'de bulunmuştum zaten. Gel gör ki, ciddi bir araştırma ve ön hazırlık çalışması gerektiren bu mevzu ile ilgili gerçek anlamda konuya dalıp bir şeyler karalamak için yeterli zamana sahip değilim maalesef. Yalnız, Polonya grupları mükemmel müzikleriyle bu hızla Progressive Rock dünyasına damga vurmaya devam ederlerse benden önce birilerinin, başta Progarchives'da olmak üzere "Polish Prog Rock" isimli bir alt tür açıp gerekli araştırma yazılarını kaleme alacağına eminim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 08, 2010, 01:58:24 ÖÖ
Polonya'dan, ada'ya geçelim bir parça oraların folk sedalarından bahsedelim. Bilirsiniz Andrew Latimer bir dönem A.B.D'ye yerleşmişti sonraları memleket hasretinden olsa gerek, buram buram ada folku kokan bir sound ile Camel'ın yönünü hafiften prog-folk'a çevirdiği "Harbour Of Tears" isimli nefaset albümü yapmış, sıla hasretini müzik ile yenemediği için memleketi ingiltere'ye geri dönmüş, sonrasında amansız bir hastalığın pençesine düşmüştü ( çokmu dramatize ettim... :) neyse...). Bahsedeceğim grup Tempest'de A.B.D'de yaşayıp memleketlerini özleyen İngiliz ve İrlandalılardan oluşan bir grup. Müziklerinde kıyısından köşesinden progressive sosa bulanmış, esasen folk rock tarzında bir sound mevcut. benim gibi Irish havalardan keyif alıyorsanız Tempest'in birbirinden leziz albümlerine kulak kabartmanızda fayda var derim.

Son eklemeler;


Bir Tempest daha var İngiltere'den, daha ağır Prog havalarda, 70'lerden. Onun ile karıştırtmayın, -bizim ???- Tempest 90'lardan... ;D

Bir de bahsettiğimiz-bizim :P- Tempest'in Abel Ganz ile özellikle vokalist paslaşmaları var onu da ayrıca belirteyim...Ben fok molk dinlemem, 70'ler severim Heavy Prog severim derseniz öbürüde -sizin- Tempest olsun daha ne diyeyim... ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 08, 2010, 02:59:49 ÖÖ
Polonya lafı geçiyor yine buralarda :) En yakın zamanda göz atmalıyım bu albümlere.Eminimki yine o polonyanın hüzünlü, melankolik melodileri baştan sona sarmıştır albümleri...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 08, 2010, 01:44:42 ÖS
bayc, bahsettiğin iki tempest'i de çok severim ama amerika'daki bana biraz daha yakın gelmiştir hep. hatta benim için çok değerlidir onların imzalı bir cd'sine de sahibim. amerika çıkışlı tempest'in vokalisti lief sorbye aslen norveçli ve albümlerde bazen norveççe de söylüyor. bizim beat'de çok sever bunları. :) genellikle jethro tull etkileri falan var müziklerinde, sonra geleneksel folk müziklerinden esintiler falan çok tatlıdır müzikleri. fairport convention'ların daha sert hallerini düşünün işte. tavsiye edebileceğim albümleri ise;

turn of the wheel
the gravel walk
shapeshifter
double-cross

the gravel walk'daki "bonnie lass of anglesey" şarkısını duyupta şıkır şıkır oynayası geliyor insanın. ;D çok melodik besteleri var grubun ama yine hep kendi dinleyicilerine çalıp söylüyorlar. devamlı folk festivallerinde dolaşıp konser veriyorlar. bu aralar yeni albümleri çıkacak ona da bakmak lazım. yine mandolinler dile gelecek. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 08, 2010, 02:08:28 ÖS
bayc, bahsettiğin iki tempest'i de çok severim ama amerika'daki bana biraz daha yakın gelmiştir hep. hatta benim için çok değerlidir onların imzalı bir cd'sine de sahibim. amerika çıkışlı tempest'in vokalisti lief sorbye aslen norveçli ve albümlerde bazen norveççe de söylüyor. bizim beat'de çok sever bunları. :) genellikle jethro tull etkileri falan var müziklerinde, sonra geleneksel folk müziklerinden esintiler falan çok tatlıdır müzikleri. fairport convention'ların daha sert hallerini düşünün işte. tavsiye edebileceğim albümleri ise;

turn of the wheel
the gravel walk
shapeshifter
double-cross

the gravel walk'daki "bonnie lass of anglesey" şarkısını duyupta şıkır şıkır oynayası geliyor insanın. ;D çok melodik besteleri var grubun ama yine hep kendi dinleyicilerine çalıp söylüyorlar. devamlı folk festivallerinde dolaşıp konser veriyorlar. bu aralar yeni albümleri çıkacak ona da bakmak lazım. yine mandolinler dile gelecek. ;)
Demek ki, sende bizim Tempest diyenlerdensin enchant. ;D. Yorumlarına harfiyen katılıyorum bu bahsettiğin albümleri yakın zamanlarda sırasıyla dinledim, müziklerinden aldığım keyif gün be gün artınca burada paylaşmak istedim. Elemanları ne zaman dinlesem bünye Irish havalar ile coşuyor, Braveheart'ı arka arkaya 10 kez izlemiş gibi oluyor, özgürlükkk!!! diye haykırmak istiyor ;D. Bu vesileyle yakın zamanlarda piyasaya çıkan ya da çıkacak olan yeni Tempest kaydı takibimizde olacaktır ;). Yazımı birlik beraberlik mesajı ile noktalamak isterim;

Gelin progçular bir olalım... Ayrılık gayrılık yok, İngilizi, Amerikanı yok, Heavy progu, Prog folku yok, bizim sizin yok, bütün -Tempestler- birdir gözümüzde... ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 08, 2010, 02:46:49 ÖS
bizim tempest ya ;) bir de yaz günlerine girerken mükemmel gidiyor bu grup. ayrıca grupla ilgili bir şey daha yazmak lazım. jethro tull'ın "to cry you a song" adlı tribute albümü vardır bilenler bilir o albümde bu grubun vokalisti "mother goose" şarkısını yorumlamış. grup olaraksa "locomotive breath"i söylemişler. hiç fena yorumları yok gayet beğendim. candır can bu grup. :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Nisan 08, 2010, 03:23:18 ÖS
SBB Iron Curtain 10 numara bir albümdür. Dinleyelim dinletelim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 08, 2010, 09:59:47 ÖS
bizim tempest ya ;) bir de yaz günlerine girerken mükemmel gidiyor bu grup. ayrıca grupla ilgili bir şey daha yazmak lazım. jethro tull'ın "to cry you a song" adlı tribute albümü vardır bilenler bilir o albümde bu grubun vokalisti "mother goose" şarkısını yorumlamış. grup olaraksa "locomotive breath"i söylemişler. hiç fena yorumları yok gayet beğendim. candır can bu grup. :D
Tribute albümleri severim, bahsini açtığın tribute albümü ekstradan severim ;). O albümdeki 'Magellan'ın, "Aqualung" ve 'John Wetton'un, "Nothing Is Easy", yorumları favorilerimdir bu arada.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 08, 2010, 10:04:06 ÖS
SBB Iron Curtain 10 numara bir albümdür. Dinleyelim dinletelim...
Bu tavsiyene ilk uyacaklardan biri olacağım, sonrasında büyük ihtimalle bu albümü neden 2009 değerlendirmelerimde ıskaladım diye hayıflanacağım. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 11, 2010, 02:48:28 ÖS
        Bu SBB reklamı nedeniyle adını ne zamandır duyduğum ama bir türlü dinleyemediğim SBB yi öne aldım. Moog'un tavsiyesi üzerine önce "Iron Curtain"a yöneldiysem de bunun son albümleri olduğunu öğrenince, 70'lerden beri faaliyette olan  bir grubu tanımaya  en sondan başlamanın doğru olmayacağını düşünerek "Pamiec"i seçtim. Sanırım grubun en çok konuşulan albümü bu. Evet gerçekten güzel albüm. Bir parçada sesini bağlamaya çok benzettiğim bir enstruman da var, belki de bağlama ama bu verilen bilgiler arasında yeralmıyor. Iron Curtain'ı da edinip dinleyeceğim.

        SBB nin düzeyi bana ülkemizde müziğe bakış açısının ne düzeyde olduğunu ve mevcut müzik geleneğimizin ne kadar ayrı bir kulvarda olduğunu bir kez daha hatırlattı. Polonya 90'lı yıllara kadar anti kapitalist ülkeler arasında yeralmış bir ülke. Bunun Polonya müziği açısından anlamı, kapitalizmin diğer bütün kültür ürünlerine uygulanan denetleme, baskı ve yasağın 40-50 yıl süre ile egemen olduğudur. Bugün müzik eleştirmeni, müzisyen olan insanların o dönemlerde ne düzeyde müziğe izin verildiğini (Klasik müzik serbest ve dinlenilmesi çok makbul ve ucuz ama pop dinleyecekseniz Abba ya da Adriano Celentano dinleyebilirsiniz ve bütün eski sovyet memlektlerinde inanılmayacak kadar meşhur bu iki isim.) okuyarak öğrendim. Müzik, deniz aşırı sefere gidenlerin gizlice getirdikleri LP lerin kasetlere çoğaltılarak el altından dağıtılması ile takip edilebiliyormuş. Yaşı uygun olanlar TRT denetleme kurulunu hatırlayacaktır. İşte bu işi daha sert önlemlerle polislerin yaptığını düşünün.

       Ancak işte bir yerde güzellik varsa insanların eninde sonunda buna ulaşmasına engel olamıyorsunuz. Bütün baskı ve yasağa rağmen Polonya'dan SBB gibi bir grubun çıkması mümkün olabiliyor. Ya da Macaristan'dan Omega. (Daha başkaları da var adını duyuyorum). Peki ülkemizin durumu neden böyle? Şöyle uzun soluklu istikrarlı uluslararası düzeyde takip edilen gruplar, müzisyenler neden çıkmıyor. Biliyorum şimdi bazı isimler sayacaksınız öyleyse hadi adnını koyayım neden SBB düzeyinde müzik yapan grup yok, var olanlarda 1 ya da çok çok 2 albüm yapıp kayboluyor ve o albümleri de sadece biz biliyoruz?

        Sebeplerden heralde birisi müziğin bizim kültürümüzde saygın bir yerinin olmayışıdır. Müziğe sanat olarak bakan çok az sayıda insan vardır. Yaygın olarak müzisyenlik, kötü yola düşmüş insanların hayatta kalma mücadelesidir. Bu mücadeleyi de çok az insan başarıyla tamamlar ancak o zaman adam yerine konabilirsin. Zeki Müren, Gönül Yazar, Muazzez Abacı olabilirsen ki o zaman bile bunun için ödendiği düşünülen namus bedeli çok yüksek olarak görülür. Sanat böyle birşey sanılır (öyle ya adı Türk Sanat Müziği) ve "aman aman ne Şam'ın şekeri ne arabın yüzü" mantığıyla bankacı, avukat, doktor olmaya çalışılır. Müziğin yeri düğün salonlarıdır, pavyonlar ve meyhanelerdir. Davulcuya ve zurnacıya da kız verilmez.

       Okay Temiz yıllarca isveç'te yaşamış müzik yapmıştır. Hala orda mı yaşar bilmiyorum. "İsveçte" der "müzik toplulukları müzik derslerinde ilkokullara gider öğrencilerle sohbet eder, onlarla birlikte ders yapar, ben ise okula ağız armonikası götürdüğüm için öğretmenden dayak yemiştim".

       SBB mi o da ne hiç duymadım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Nisan 13, 2010, 12:13:12 ÖÖ

        Sebeplerden heralde birisi müziğin bizim kültürümüzde saygın bir yerinin olmayışıdır. Müziğe sanat olarak bakan çok az sayıda insan vardır. Yaygın olarak müzisyenlik, kötü yola düşmüş insanların hayatta kalma mücadelesidir. Bu mücadeleyi de çok az insan başarıyla tamamlar ancak o zaman adam yerine konabilirsin. Zeki Müren, Gönül Yazar, Muazzez Abacı olabilirsen ki o zaman bile bunun için ödendiği düşünülen namus bedeli çok yüksek olarak görülür. Sanat böyle birşey sanılır (öyle ya adı Türk Sanat Müziği) ve "aman aman ne Şam'ın şekeri ne arabın yüzü" mantığıyla bankacı, avukat, doktor olmaya çalışılır. Müziğin yeri düğün salonlarıdır, pavyonlar ve meyhanelerdir. Davulcuya ve zurnacıya da kız verilmez.


Yukarıda yazdıklarının içinde "müziğin bizim kültürümüzde saygın bir yerinin olmayışıdır" düşüncene katılmam pek mümkün değil sevgili b4usleep. Özellikle Osmanlı döneminde müzik çok saygındı ve hatta birkaç Osmanlı padişahı da müzik ile yakından ilgili idi. Ancak tüm tarihimiz boyunca bir gerçek olan "Divan Edebiyatı ve Halk Edebiyatı" çekişmesi müzikte de "Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği" çekişmesi olarak günümüze kadar geldi. Birisi elitleri diğeri ise her zaman sıradan halkı temsil etti. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ise detaya girmeden Çok Sesli Müzik diyebileceğimiz tarzlar elitizmin bir göstergesi haline geldi.  Sonraki dönemlerde ise ortaya çıkan tarzlar ise bugün gelinen noktanın da zaten göstergesidir.

Niye bu durumdayız diye soracak olursak olay tamamen maddi, ülkemizde müzik daha yeni yeni bir endüstri haline geldi. Tatmin edici bir ticari getiri olmayınca insanlar ne yapsın, iyi ticari gelirden sonra insanlar keyiflerine göre birşeyler yapabilir. Bunun en güzel örneği Gürol Ağırbaş'ın yaptığı "Bas Şarkıları" albümüdür mesela Gürol Ağırbaş yıllarca stüdyo müzisyeni olarak kazandığını kaliteli müziğe yatırma cesareti gösterebilmiştir ayrıca son dönemlerde "Sıfır km" grubun yaptığıda benzer bir şeydir. Ama en traji komik olanı da Hardal'ın yaptığıdır, yıllar boyunca Fatih, Aksaray, Şehzadebaşı'da düğün salonlarında hayatını sürdürmek için müzik yap, dişinden tırnağından arttırdığını da rock müziğe yatır ve bir fenomen haline dönüş işte bunun adı ala turka dır maalesef.

Bunlar kişisel gayretler, bunun yanında devletin sanatçıya nasıl destek olduğu da önemli tabiki. Nordic gruplardan bahsederiz burada sık sık. Adamlar acaip müzik yapıyorlar yaparlar tabiki arkalarında destek hortum gibi. Okay Temiz, Muvaffak Falay  neden yıllarca orada yaşadı, burada bulamadığını orada fazlasıyla aldılar hem maddi hem manevi... Neyse çok uzatmayayım çok su kaldırabilecek bir konu çünkü...

Doğu bloku ülkelerinde bir güzel örnek daha vereyim yeri gelmişken Indexi'nin "Modra Rijeka" isimli albümü de çok sağlamdır... Ha birde SBB'nin "Memento..... " isimli bir albümü daha vardır o da çok dikkat çekicidir...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 13, 2010, 12:46:03 ÖÖ
'Ülkemizden neden "SBB" ve benzerleri gibi, kelimenin hakkını veren progressive rock grupları çıkmıyor?' sorusunun cevabı; Türkiye de müziğe-genel anlamda- gerektiği oranda değer verilmiyor'dan çok daha önce bahsettiğim batı çıkışlı-özel anlamda- Rock müzik ve kültürü'nün bizim gibi yüzünü önemli ölçüde doğuya dönmüş bir ülkede çok geç benimsenmesi ile ilgili bir durumdur bence. İşin özü, bu topraklarda geçmişten günümüze Rock müziğin hakkını gerçekten veren Rock grupları bir elin parmağını geçmezken, Progressive alanda ki fecaat durumun oluşması gayet doğaldır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Nisan 13, 2010, 11:16:46 ÖÖ
'Ülkemizden neden "SBB" ve benzerleri gibi, kelimenin hakkını veren progressive rock grupları çıkmıyor?' sorusunun cevabı; Türkiye de müziğe-genel anlamda- gerektiği oranda değer verilmiyor'dan çok daha önce bahsettiğim batı çıkışlı-özel anlamda- Rock müzik ve kültürü'nün bizim gibi yüzünü önemli ölçüde doğuya dönmüş bir ülkede çok geç benimsenmesi ile ilgili bir durumdur bence. İşin özü, bu topraklarda geçmişten günümüze Rock müziğin hakkını gerçekten veren Rock grupları bir elin parmağını geçmezken, Progressive alanda ki fecaat durumun oluşması gayet doğaldır.
Birde kulak meselesi var Gökhancığım. Bizler doğduğumuz andan itibaren çoğunlukla tek sesli müzik duyuyoruz, sonraları ise 9/8'lik göbek atma ritmlerine maruz kalıyoruz. Bu da kulaklarımızı tek tip müziğe alıştırıyor. Batılı insan hayatının ilk dönemlerinden itibaren çok sesli koral müzik ile tanışıyor ve müziği sadece bizler gibi eğlenme aracı olarak algılamıyor daha farklı boyutları ile algılıyor ve düşünüyor.

Bize gelince, kültüründe protest kavramların yok denecek kadar az olduğu bir toplumda rock müzik açısından başka ne olmasını bekliyoruz ki. Daha önce de yazmıştım sanırım sene 1969 civarları Erkin Koray bizim mahelleden geçiyordu uzun saçlarını savura savura rahmetli Abdi amca elinde kırbaç ile kovalamıştı "karı gibi buralarda dolaşmayın" diyerek. Toplumsal gelişim ve değişim için 40-50 yıl gibi süreler pek uzun dönemler değil hele hele bizim gibi değişime direnen toplumlar için.

Bunları göz önüne aldığım zaman hayalini çok kuruyorum bizimde SBB gibi bir grubumuz  olmasını ama sonra da pek hayıflanmıyorum olmadığı için çünkü bu ülkede yapılan iyi şeyler hiçbir zaman gereken değeri bulamamış ya insanlar lanet olsun deyip köşelerine çekilmiş (örn. Gökçen Kaynatan) ya da çekip gitmiş buralardan (örn. Murat Ses) bir ton örneği var bu şekilde... Bu konuda örn. Fazıl Say gibi  çalışan insanlara ihtiyaç var ama başarının tek parametresi yok maalesef işin PR boyutu, finansman boyutu.... dedim ya bu iş bir endüstri artık ve gereğini yapmadan  başarı da gelemiyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: relics on Nisan 13, 2010, 11:34:30 ÖÖ
Merhaba arkadaşlar. Bende uzunca süredir progressive rock la ilgilenen geniş arşiv yapan biriyim. Ayrıca İzmir de uzun süredir beraber çalıştığım bir grubumda var. Adı Relics...Daha çok Pink Floyd, Eloy, Anathema parçaları çaldık bugüne kadar. Demo dinlemek isterseniz relics.rockmekan.com da birçok demomuz mevcut...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: relics on Nisan 13, 2010, 11:40:28 ÖÖ
Son zamanlarda indirdiğim ama pek fazla bilinmeyen çok beğendiğim birkaç grubun ismini yazmak istiyorum..

Violeta de Outono
Epidaurus
The Tangent
Bo Hansson
 
Daha birçok grup var böyle. Keşfettikçe hepsini yazıcam..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 13, 2010, 12:22:47 ÖS
1969 civarları Erkin Koray bizim mahelleden geçiyordu uzun saçlarını savura savura rahmetli Abdi amca elinde kırbaç ile kovalamıştı "karı gibi buralarda dolaşmayın" diyerek.

       Buna çok güldüm. Abdi amcanın mahalle namusunu koruma eylemine ve özellikle "karı gibi gezme" söylemine. Biraz sonra buna tekrar değineceğim.

       Ben yazacağımı tasarlarken kültürel farklılıktan da sözetmeyi düşünmüştüm. Bizde o ülkelerdeki gibi bir yasak olmadığı halde ortaya doğru dürüst bir oluşum çıkamamasına sebep olarak Türk insanının ve Avrupalının (evet Türkleri Avrupadan ayırıyorum) kulak alışkanlıkları arasındaki farktan söz etmeyi planlamıştım. Öyle ya bize kalan miras Dede Efendi Polonyalıya kalan Chopin. Bunu bir aşağılama olarak yazmıyorum sadece evrensellik açısından ele alın lütfen. Bunları düşünmüştüm yazmak içim ama yazı elimden kaçmış bir yere sıkıştıramamışım.

       Bu protest boyutun eksikliği ise gerçekten önemli. Aslında olay eksiklik değil de farklılık. Bizim protesto ettiğimiz şeyler ve etme yöntemlerimiz farklı. Bakın Abdi amcaya, Erkin Koray üzerine benzin döküp yaksa çıtını çıkarmaz ama ortalıkta "karı gibi" gezince nasıl protest yanı geliyor aklına. Bizim protestomuz çoğunlukla "kahpe felek"e, "kavanoz dipli dünya"ya ve "yad ellerin aldığı yar"a dır.

      Odaklandığımız konudan farklı olmakla birlikte ilginç olduğunu düşündüğüm bir saptamadan bahsetmek için bu "karı gibi" meselesine dönmek istiyorum. Bizim insanımız uzun saçlı erkeği ve homoseksüelleri hiç sevmez ve her zaman bunları dışlamıştır değil mi. Ama öyle 2 insan vardır ki bunları 7'den 70'e, fakirden zengine, dindardan ateiste herkes bağrına basmış benimsemiştir. Barış Manço ve Zeki Müren. Onlar "karı gibi" gezebilmişlerdir.




Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 13, 2010, 12:25:09 ÖS
Merhaba arkadaşlar. Bende uzunca süredir progressive rock la ilgilenen geniş arşiv yapan biriyim. Ayrıca İzmir de uzun süredir beraber çalıştığım bir grubumda var. Adı Relics...Daha çok Pink Floyd, Eloy, Anathema parçaları çaldık bugüne kadar. Demo dinlemek isterseniz relics.rockmekan.com da birçok demomuz mevcut...

Merhaba hoşgeldin,

Kendi adıma eteğinde biriktirdiklerini ortaya dökmeni sabırsızlıkla bekliyorum. Demolarınızı dinlemek için verilen adrese gittim ama üye olmak gerekiyormuş
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 22, 2010, 12:40:22 ÖÖ
Bu gruba;

Sky Architect,

ve bu albümlerine;

Excavation Of The Mind...Azami derecede dikkat... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 24, 2010, 03:30:11 ÖÖ
Bilen bilir, güzel ve şirin İngiliz beldesi "Canterbury" ve orada üretilen müziği ( Özellikle Caravan'ın ürettiklerini ) sevenlerdeniz. Bizim gibi "Canterbury" seven ve bu ekolü yaptıkları lezzetli müzik ile yaklaşık 40 yıldır başarı bir şekilde temsil eden Fransız topluluk, ' Moving Gelatine Plates'i,  "Canterbury, candır gözümüzde" diyen herkese tavsiye ederim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: seyfoyun on Nisan 24, 2010, 04:35:40 ÖS
Progarchives'da 2010 yılının en iyi albümü olarak gözüken(şimdilik), Motorpsycho'nun Heavy Metal Fruit adlı albümünü dinledim. Gerçekten de bu senenin en iyi albümü olmaya aday. Norveç'ten harika gruplar çıkıyor gerçekten. İlle bir alt türe yerleştirme geleneğine uyuyorum, ve bu gruba Psychedelic/Eclectic Prog Rock diyorum.

Daha sonra 2008 çıkışlı Little Lucid Moments albümünü dinledim, o da aynı güzellikte. Hatta albümün adını taşıyan Little Lucid Moments şarkısı ile Heavy Metal Fruit'ten daha iyi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 26, 2010, 07:14:11 ÖS
Bilen bilir, güzel ve şirin İngiliz beldesi "Canterbury" ve orada üretilen müziği ( Özellikle Caravan'ın ürettiklerini ) sevenlerdeniz. Bizim gibi "Canterbury" seven ve bu ekolü yaptıkları lezzetli müzik ile yaklaşık 40 yıldır başarı bir şekilde temsil eden Fransız topluluk, ' Moving Gelatine Plates'i,  "Canterbury, candır gözümüzde" diyen herkese tavsiye ederim.

        Elimde sadece 2 adet canterbury albümü var, Caravan "In the Land of Gray and Pink" ve Soft Machine 3. Symphonic, Eclectic, Schizophrenic ne kadar alt tür varsa severim. Klasik jazz, Fusion gibi dallarda da epey yol almışlığım vardır. Lakin bu iki albümden sonra bir daha bu Canterbury'e dokunmak gelmedi içimden. Hele bu 2 albümün de ilgili grupları dinleyenlerce en yukarılarda sayıldığı dikkate alınırsa.

        Caravanda solistin sesini ve müziği çok tekdüze buluyorum ve kısa sürede sıkılıyorum. Oysa bol bol solo var. Soft Machine'in albümünü ise 4-5 kere daha dinlesem sevebilecekmişim gibi geliyorsa da şimdilik çok dağınık buluyorum henüz ana fikrini kavrayamadım. Bu türün isim yapmışlarından Gong'u hiç dinlemedim.

        Aslında durumun bundan kötü olduğu 2 tür daha var. Krautrock ve Zeuhl (Daha doğrusu Magma). Amon Düül II "Yeti"ve Can "Tago Mago" albümlerinden hiç birşey anlamadım. Ha Keza Magma "Mekanik Destruktiv Kommandoh". Bir de öyle ki bu saydığım albümleri anlata anlata bitiremiyorlar. Bizim bilmediğimiz bişey mi var. Yoksa bizde hormon eksikliği falan mı var nedir. Doğru yolu gösterecek biri yok mudur? Her ne kadar literatürde Zeuhl diye geçiyorsa da Dün'ü çok beğendim, gerçi Magma'nın müziği ile ilgisi yok.
 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 27, 2010, 12:10:52 ÖÖ
bilek buralarda olsaydı bu türlerle ilgili bir sürü şey döktürürdü :) Özellikle Krautrock ile ilgili :) belkide buralardadırda biz bilmiyoruzdur, uzaktan takip ediyordur. Bende Magma'yı merak edip son çıkardıkları albümü dinledim. Bana çok ilginç geldi, fazla dinlediğimi hatırlamıyorum. Sanırım bu türler progrockta en son gelinebilecek noktalar. İçine girenlerde çıkamıyorlar sanırım. Ama ben daha giremedim bile :) Gerçi Eloy da krautrock grubuna giriyor alman olduklarından dolayı ama yinede tam olarak emin değilim. Yine bu türden Cosmic Jokers'ı beğenmiştim ama dinlemeyeli uzun zaman oldu.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 27, 2010, 09:03:10 ÖÖ
        Prog Archives Hazretleri Eloy için Psychedelic/Space Rock buyurmuş. Gerçi Eloy ile de pek içli dışlı olduğum söylenemez ama onlar gayet makul müzik yapıyorlar.
        Sahi ne olmuştur Bileğe. Ben Türk Rocktaki prog forumunu okudum tam 137 sayfa. Orda çok aktif ve katılımseverdi. Merakımdan baktım Prog Archives'e de girmiyor epeydir. 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 27, 2010, 10:11:23 ÖS
Magma'nın son albümüm Ëmëhntëhtt-Ré'yi dinledim bugün. Hiç de komondoya benzemiyor ucube değil, anlaşılabilir (yani dil olarak değil de müzik olarak) ve sevilebilir bir albüm. Ayrıca yine bugün elime geçen ve türkrocktaki forumu takip ederken yanlış hatırlamıyorsam Moog tarafından tavsiye edilen Niacin grubunun "Organik" albümünü tüm Jazz Rock/Fusion severlere tavsiye ediyorum. Dopdolu bir albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 29, 2010, 02:01:35 ÖÖ
Marillion, Pendragon, Pallas, IQ -nam-ı diğer dört büyükler- ve benzeri Neo-Progresive Rock gruplarının özellikle melankolik yönlerini üzerinde toplayan, Hollanda çıkışlı bir topluluk; Like Wendy. Benim gibi öncelikli tercihi Neo-Progressive olanlar kaçırmasın. Diskografilerine bakarsak az buz albüm yapmamış adamlar, o kadar emek harcamışlar dinlemek lazım sonuçta ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 29, 2010, 03:03:47 ÖÖ
neo-prog her zaman tercihimizdir. :) melankolikse tabii daha da iyi olur bakmak lazım. hollanda'dan başka bir neo-prog grubu ise silhouette. ilk albümünü dinlemedim ama 2009 yılında çıkan "moods" albümünde gayet eski tarz takılmışlar tavsiye ederim. albümde şarkılar çok fazla tam bir müzikal ziyafet diyebilirim. bu arada karnataka'dan(ah ah) tanıdığımız vokalist rachel cohen'in olduğu grup the reasoning'de yeni ürünü "adverse camber"ı piyasaya sürdü. albüm progarchives'de üst sıralarda ona da bakmak lazım.

son olarak asia'nın son albümünü de beklemekteyim. kadro müthiş. carl palmer ne yapmış bir bakalım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 29, 2010, 04:35:47 ÖÖ

son olarak asia'nın son albümünü de beklemekteyim. kadro müthiş. carl palmer ne yapmış bir bakalım.
Asia'nın son albümü Omega ( Kusura bakmayın ben sabırsız adamım albüme bir şekilde ulaştım... ;D) ile ilgili ilk izlenimlerim, bu albümün ilk üç albüm (Asia, Alpha, Astra) izinde bir kayıt olduğu yönünde. Kadro zaten müthiş ve bu kadro hatta şu anda yerini orjinal kadroya bırakan ikinci alternatif kadro benim gibi müzikte -melodici- olan bir adamı can evinden vuracak güzellikte melodiler yazıyor, varsın tam anlamıyla değilde kıyısından köşesinden ( şu prog related dediklerinden... ;D) Progressive ile alakalı olsun, sözün özü iyi müzik işte daha ne olsun?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 29, 2010, 01:29:26 ÖS
        Jazz Rock / Fusion severlere yeni tanıdığım bir grubu tavsiye etmek istiyorum. Kanada Quebec'ten bir grup "Sloche". Daha önce herhangi bir forumda adını duymamıştım. Yeni dinledim ama grup yeni değil. 70'lerde 2 muhteşem albüm yapıp kaybolmuşlar. 1975 "J'un Oeil" ve 1976 "Stadacone". Grupta bir takım ruhu var herhangi bir enstrumana yüklenilmemiş.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 29, 2010, 05:36:35 ÖS
Bu arada alt türler ile ilgili (usulca) yeni yapılan düzenlemeleri olumlu bulduğumu söylemeliyim. Daha önce King Crimson başlığında birkaç mesajlık konusu geçmişti. Özellikle artrock bölümünde King Crimson ve Rush'ın yan yana durması dikkat çekiyordu. Art rock tanımlaması çok hoşuma gitmediği için Diagonal'i grup tanımlamalarına eklemekten vazgeçmiştim. Yeni eklenen alt türleri görünce Diagonal'i ekleyiverdim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 29, 2010, 10:14:33 ÖS
Asia yı çok merak ettim, dinliyorum şuanda. Parçalar çok dinamik (sakin parçalar dışında) bay.c nin dediği gibi prog related olmuş albüm. Asia'nın dinlediğim ilk albümü. Kesinlikle öncekilerede bakmalıyım  :) Prog ile pek ilgisi olmayan rock dileyicisininde beğenebileceği tarzda diyebilirim
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 29, 2010, 10:30:45 ÖS
           Asia'nın prog ile relate'i elemanlarının evvelce prog müziğin devleri olan gruplarda çalmış olmalarından gelir. Bu gruplar Yes, King Crimson, ELP dir. Ancak dağ tavşan doğurdu misali bu kadar kalbur üstü müzisyenin Asia adı altında yaptığı müzik bu saydığımız grupların müziği ile aynı kulvarda olmamıştır.  O müzisyenlere de 3-4 beden küçük gelmektedir. Asya'ya lanet okumuyorum benim de sevdiğim Asia parçaları var. Sadece onca yeteneğe ve onca elektriğe yazık olmuş. Asya severlere kusurumu bağışlatacak şunu söyleyebilirim. Bu elemanlar adı duyulmamış müzisyenler olsaymış belki de Asya için "vay be" denirdi şimdi sadece "Tüh be" diyor bir çok prog sever. Only time will tell
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 29, 2010, 11:08:30 ÖS
Sanırım duruma, yüksek Progressive standartları ( Kısaca, Y.P.S, diyebiliriz... ;D) yönünden bakamadığım için, Asia konusunda iyimser oldum her zaman. Konuya Y.P.S cephesinden bakanların halet-i ruhiyesini anlayabiliyorum ama başta da söylediğim gibi ben o kulvarda ol-a-madım hiç bir zaman.

Bu arada Y.P.S diye bir kavram yarattım bundan sonra kullanan olursa telif hakkımı alırım ona göre... ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 29, 2010, 11:54:13 ÖS
Şimdi efenim bu YPS'yi dahada açarsak neler söyleyebiliriz? Bu YPS ciler ne yer ne içer? Nelerden beslenir acep?  ;D ;D ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 30, 2010, 12:03:18 ÖÖ
Şimdi efenim bu YPS'yi dahada açarsak neler söyleyebiliriz? Bu YPS ciler ne yer ne içer? Nelerden beslenir acep?  ;D ;D ;D
Mükemmelliyetçi ve detaycı oldukları kesin, müzikal arayışlarında yüksek krıterleri var ve her seferinde çıtayı daha da yükseğe koymak istiyorlar. Sanırım tercihleri bu yönde ve bu tercihlerine saygı duyuyorum ama artık ben bu yoldan devam etmek istemiyorum bu yaştan sonra yoruyor beni böyle şeyler. Ben bir grubun müziğini nasıl severim'in teorisinde değilim artık, o işi ilk gençliğimde yaptım ve yeterince yoruldum bu saatten sonra ruhuma en kısa yoldan hitap edeceklerin peşindeyim, müzik teori değil gönül işidir çünkü, en azından benim için... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 30, 2010, 12:42:45 ÖÖ
bu dinleyicilerin asia'nın bir albümü için tek kelime bile edemeyeceklerine eminim. bahsettiğim albümde "silent nation"dır. grubun kullandığı klasik popüler pasajlar bu albümde yerini karanlık progresif bir dünyaya bırakmıştır. ağır ve hüzünlü bir başyapıttır. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 30, 2010, 01:07:58 ÖÖ
bu dinleyicilerin asia'nın bir albümü için tek kelime bile edemeyeceklerine eminim. bahsettiğim albümde "silent nation"dır. grubun kullandığı klasik popüler pasajlar bu albümde yerini karanlık progresif bir dünyaya bırakmıştır. ağır ve hüzünlü bir başyapıttır. ;)
'Silent Nation'un başyapıt olması hakkında görüşlerine katılamasam da, bu albüm'ün alternatif "Asia", kadrosunun yapmış olduğu en iyi kayıtlardan biri olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında, "Y.P.S" tayfası'nın bu albüm hakkında tek kelime bile edemiyecekleri konusunda senin kadar emin değilim. Özellikle araştırmadım ama, Progarchives'de, genel olarak bu albüme en fazla üç yıldız vermişlerdir büyük ihtimalle ( Kemik progressive'cilerin,  genel olarak Asia'ya küçümser tavırları var bilindiği gibi...). "Progarchives'i kim sallar benim başyapıtım beni bağlar" yaklaşımı da saygı duyacağım ve paylaşacağım bir yaklaşımdır orası ayrı konu... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 30, 2010, 01:15:16 ÖÖ
valla gerçekten progarchives'i kim sallar şimdi. :) pek oraya bakmıyorum zaten pek güvenmiyorum o siteye de. çünkü yazarları çok saçmalıyor. neo-progresif'ten anlamayan birisi gelip o tarzda albüm için ahkam kesebiliyor saçmalayabiliyor. ben en çok dprp'yi takip ediyorum yıllardır da en çok oraya bakarım. asia silent nation içinse son görüşüm şudur. kemik prog kitlesine en çok yaklaştıkları albüm o sanırım. diğerleri biraz popidik kaçıyor. :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 30, 2010, 01:20:12 ÖÖ
valla gerçekten progarchives'i kim sallar şimdi. :) pek oraya bakmıyorum zaten pek güvenmiyorum o siteye de. çünkü yazarları çok saçmalıyor. neo-progresif'ten anlamayan birisi gelip o tarzda albüm için ahkam kesebiliyor saçmalayabiliyor. ben en çok dprp'yi takip ediyorum yıllardır da en çok oraya bakarım. asia silent nation içinse son görüşüm şudur. kemik prog kitlesine en çok yaklaştıkları albüm o sanırım. diğerleri biraz popidik kaçıyor. :D
Boşver "popidik" olsun da Asia'dan olsun, en kötü kaliteli pop sonuçta... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 30, 2010, 04:11:15 ÖÖ
Şimdi efenim bu YPS'yi dahada açarsak neler söyleyebiliriz? Bu YPS ciler ne yer ne içer? Nelerden beslenir acep?  ;D ;D ;D
Mükemmelliyetçi ve detaycı oldukları kesin, müzikal arayışlarında yüksek krıterleri var ve her seferinde çıtayı daha da yükseğe koymak istiyorlar. Sanırım tercihleri bu yönde ve bu tercihlerine saygı duyuyorum ama artık ben bu yoldan devam etmek istemiyorum bu yaştan sonra yoruyor beni böyle şeyler. Ben bir grubun müziğini nasıl severim'in teorisinde değilim artık, o işi ilk gençliğimde yaptım ve yeterince yoruldum bu saatten sonra ruhuma en kısa yoldan hitap edeceklerin peşindeyim, müzik teori değil gönül işidir çünkü, en azından benim için... ;)
Bende önceleri çok katıydım Gökhan Abi ama artık daha esneğim. Progresif değilse bilgisayara dahi sokmazdım o albümü.Ama artık zevkler yavaş yavaş değişiyor. Progresif dinlemekten sıkılmadım, vazgeçmemde ama kulağıma hoş gelen ve tabiki yine belirli sınırlar dahilinde progresif dışındada müzik dinliyorum.

Gecenin bu saatinde Minfields'ın 2008 çıkışlı One isimli albümünü dinliyorum. Sanırım Hasan Abi tavsiye etmişti bu albümü uzun süre önce.İlk dinlediğimdede çok beğenmiştim. Çok farklı bir atmosferi var albümün,tavsiye ederim. Minfields Polonya çıkışlı bir grup. Bu ara çok bahsi geçen "Prog Related" tarzda bir albüm :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 30, 2010, 12:38:10 ÖS
Bende bu müziği yeni dinlemeye başladığımda çok katıydım, başka türlerden bir şey hoşuma gider gibi olduğunda bilinç altıma "sevmeyeceksin, beğenmiyeceksin, çünkü o Rock değil, Progressive değil, sakın haaaa..." şeklinde baskılar uygulardım. Yaş ilerledikçe olaylara daha esnek bakmaya başladım. Bir tarzın dogmatik şekilde savunulucuğunu yapmak yerine sadece iyi müziğin peşine düştüm. Kime göre mi iyi? Tabiiki bana göre... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 30, 2010, 02:30:45 ÖS
        Rock müzik severlerin çoğuna olmuştur bu. Diğer müzik türlerini reddetmek daha da ilerisi küçümsemek. Benim de böyle dönemlerim oldu. Bir gün geliyor içnde bulunduğunuz elbise size yetmiyor orasından burasından yırtılıyor. O zaman daha büyük bir elbise ediniyorsunuz. Böyle olduğunda Jazz ile tanıştım sonra klasik müzik. O kadar büyük zannediyordum ki kendimi bu müzikleri dinlemeyen, anlamayan insanlar bir böcek gibi görünüyordu gözüme. Bedensel büyüme 20'li yaşlarda bitse de ruhun büyümesi hiç bitmiyor. Bir gün geldi hiç müzik dinlemez takip etmez oldum. Sağdan soldan kulağıma çalınanlarla geçti uzunca bir süre. Sonra diğer müzik türleriyle de barıştım, hepsiyle. Müzik sizin ruh durumunuzun aldığı bir içecek gibidir. Ne kadar geniş bir içki koleksiyonunuz varsa ruhunuz o kadar zengin bir depodan beslenebilir. Müzik "ruhsal ortamdan" başka birşey değildir diğer bir deyişle. İçinde bulunulan fiziksel ortam da ruhumuzu şekle sokan önemli bir faktördür. Örneğin meyhanede yes dinlemeye çalışmak beyhudedir. Sabah huzurunu heavy metalde bulamazsınız. Dostlarınızla hafif bir muhabbet içeren akşam yemeği için King Crimson değil de örneğin Keiko Matsui deneyin. İyi bir müzik dinleyicisi (ya da müzisyen) keskin hatlarla belirlenmiş çizgileri olan dar bir alanda volta atan birinden çok bütün akımlardan beslenmiş, bulabildiği her kapıyı açıp incelemiş ve burdan bir bileşime ulaşmış kişidir.  "Dünyanın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine açık olmak" çok da fazla insanın beceremediği bulunmaz bir hazinedir.

        Şöyle birşey hayal edelim. Pele, Maradona ve Cruyff (Yaşı Cruyff'u futbolcu olarak seyretmeye yeterli olmayanlar en azından Barcelona teknik direktörü olarak hatırlıyordur.) takımlarından ayrılıp yeni bir takım kuruyorlar (Hala fiziksel güçlerinin olduğunu kabul edin). Ne kadar heyecan verici değil mi? Oysa bir bakıyorsunuz bunlar bizim bildiğimiz futbolu değil de plaj futbolu  oynuyorlar. İşte benim Asia ile ilgili haya kırıklığım bunun gibi birşey yoksa müziklerini küçümsemiyorum. Örneğin Yes deyince aklıma o gelmez ama 90125 albümünü de severim. "Silent Nation"a gelince beğendiğimi söyleyemem, kimi parçalar Foreigner çizgisinde. (Foreigner severim). Prog Archives deki ratingini biri konu etti diye bilgi olarak belirteyim "Silent Nation" 3 yıldız almış (5 üzerinden aldığı not 3.30). Tüm Asia albümleri 3 yıldız almış ona bakarsanız. Bu rating yıldız işine pek aldırmak doğru değil evet. Ayrıca Prog archives'i de kim takar demek neden? Kimse "takmak" zorunda değildir o ayrı ama alanında en geniş platform şimdilik o. Ayrıca bu not "Bu site progarchives.com'dan esinlenerek hayata geçirilmiştir. " sevgili sitemizin giriş sayfasında hergün karşımıza çıkmaktadır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 01, 2010, 02:02:19 ÖÖ
"Progarchives'i kim takar" derken amacım o siteye sallamaktan çok, son kararın dinleyici'nin kendisinde olduğunu kendisine iyi gelen bir şeyin -çoğunluk uymasa- bile peşinden gitmesi gerektiğini belirtmek idi. Bunun yanında Progarchives'de eleştirilebilir, herhangi bir oluşumu dokunulmaz konuma yerleştirip eleştirilemez ya da kendisiyle mizahi bir dille eğlenilemez etiketi yapıştıramıyacağımıza göre, oradan esinlensek de lafımızı esirgemiyebiliriz. Asia mevzusuna tekrar dönecek olursak, müzisyenlerin dinleyicilerin fersah fersah önünde koştuğunu bu arada dinleyicinin arkadan alkışladığını ya da homurdandığını savunan bir kişi olarak; Asia'yı oluşturan bu kadar büyük müzisyen yıllardan beri bu grupta müzik yapıp, kendi aralarında " Yahu, biz Yes, ELP, King Crimson gibi efsanelerde çatır çatır progressive rock yapardık şimdi bu sütlacımsı kıvamda müziği yapmamız biraz ayıp olmuyormu, Progarchives üyeleri alınmasın sonra? ;D" şeklinde düşünmeyip en az otuz yıldan beri bu grubun içersinde bulunup, bu müziği yapmaktan keyif alıp fanlarına keyif verdiklerine göre ortada çok da fazla rahatsız olacak bir durum yok sanırım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mayıs 01, 2010, 03:38:25 ÖÖ
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 02, 2010, 03:45:09 ÖÖ
  • Yahu müziği yapan razı dinleyen razı kime ne söz düşer. Biz sadece "tüh" dedik onu yüze tükürük olarak almayınız.
    Ayrıca o Yes'le ELP ile çalmış arkadaşlar yeteri kadar para getireceğini bilseler Gülşah düğün salonunda göbek havası çalar da sonra basına "halkla kucaklaştık" derler.
    Prog Archivesi değil eleştirmek yerden yere vursan aferin çocuğa derim. Ancak ben kendi adıma koskoca progturk admininin "kim takar"dan daha fazla eleştirel bir çaba içinde olmasını tercih ederim.
Ben eleştirileri yüze tükürük olarak algılamadım. Kaldı ki yapılan eleştiriler beğendiğim bir grup olan Asia için yapılıyor. Bir Asia üyesinin muhtemelen gülümseyerek karşılıyacağı eleştiriler, bir dinleyen olarak beni neden hüzün ve öfke girdabına sürüklesin ki? Kendi çapımda fikirlerimi ifade ediyorum sadece umarım bu cevaplar da yüze tükürük olarak algılanmaz, burası lamalar cenneti Peru değil sonuçta... :)

Sevdiğimiz müzisyenleri bu kadar küçümsemeseydin keşke. Bu büyük müzik adamlarının para için bu kadar da aşağı durumlara düşeceklerini zannetmiyorum şahsen. Yalnız, "Gülşah düğün salonun'da göbek havası" iyi bir fantezi olmuş orası ayrı konu... :)

Koskoca (!) Progturk admini'nin üslubu böyle maalesef. Bir kişinin üslubu, başka bir kişinin beklenti ve tercihlerine göre değişmeyeceğine göre "daha eleştirel çaba" içinde olacak yeni bir admin gelene dek şimdilik bu şekilde idare etmek zorundayız sanırım... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mayıs 02, 2010, 01:56:15 ÖS
Sayın Admin,

        Çok rica ediyorum üslubunuzu gözden geçiriniz. Bunu bütün samimiyetimle yazıyorum. Benim yazdıklarımı da şöyle gözucuyla bir daha okuyun. Yazdıklarımda Asia grubunun elemanlarına bir küçümseme yok tam tersine bir yüceltme var. Adamlarda şimdi yaptıkları müziğin 3-4 beden daha büyüğünü yapma kapasiteleri var diyorum. Bu nasıl bir küçümseme oluyor. Onları futbolun Pele'si Maradona'sı Cruyff'u mertebesine koymuşum bu mu küçümseme oluyor. Nereden uyduruluyor bu küçümseme. Lütfen yazdıklarıma dikkat edin. Belli ki biri Asia ile ilgili küçük de olsa bir eleştiri getirse daha önce başka şekillerde tartıştığınız kişilerin kalıbını raftan çıkarıp onlara cevap verir gibi yazdınız. Gerkesiz çekişmeler, yazışmalara imkan verecek şeyler yazmaktan karşılıklı olarak çekinelim. Diyelim ki Asia'yı yerden yere vurdum, kaldı ki bunca yıllık birikimle bunu dile getirme hakkım da her zaman var. Bu, ne Asia'ya ne de onu sevenlere bir zarar verir. Asia beni duymaz bile sevenlerde sevmeye devam eder. Bundan birtek ben etkilenirim, fikirlerimi dile getiriş biçimim bana bu fikirlere maruz kalanların gözünde bir yer edindirir. Bu iyi veya kötü bir yer olabilir. Kaldı ki işte mesajlarım orda duruyor ben ne söylemişim küçümseyici.

        Ama gerçekten üzülerek belirtiyorum. Senin yazdıklarında küçümseyici bir sürü unsur bulmak mümkün. Bak hemen bir örnek vereyim. "Senin eleştirilerine kulak bile asmam güler geçerim neden kızacakmışım" diyorsun ama az sonra  "sevdiğimiz müzisyenleri bu kadar küçümsemeseydin keşke" diye ekliyorsun. Benim eleştirilerime gülüp geçmek beni küçümseme oluyor burda, ardından gelen keşke'li laftada kızgınlık gizli. Ya da YPS tanımlaması, kemikleşmiş progçu. Daha eskiden konusu geçen sabit fikirli, at gözlüğü, algının kapıları. Bunlar zaman zaman küçümseme değil de hakaret grubuna bile girebilir.

        Bunu neden yapıyorsunuz arkadaşım. "Ben böyle adminim işinize gelirse" ne demektir. Bir adminin sorumluluğu nedir gerçekte bilmiyorum ama eminim ki forumda keskin, negatif davranışlar sergilemek değildir. Biri çıkıp düzgün bir lisanla  X grup hakkında fikir beyan ettiğinde adminin göstereceği tepki, bu kişi "X grubu aşşağılıktır onun dinleyenler de aşşağılıktır" demiş gibi gösterip "bunu da kim takar" demek olmamalıdır. Aktif üyelere laf koymak peşinde olmak onun A dediğine B demeye çalışmak ne keyif verir anlayamıyorum.

        "Keşke sevdiğimiz müzisyenleri bu kadar küçümsemeseydin" diyen BayC ye sesleniyorum. Yukarda küçümsemediğimin altını çizdim. Tekrar hatırlatıyorum lütfen dikkat edin. Ayrıca Turkrock forumlarına bir göz atın, örneğin ELP başlıklı foruma. Kimi diyor ELP şöyle güzel, kimi diyor böyle harika. Sonra BayC gelip ELP için şöyle diyor "Nefret ettiğim grup". Buyrun nedir şimdi bu, bir gruptan nefret etmek gayet doğal. Dinlemezsiniz olur biter. Hayranlarının arasına girip "ben bundan nefret ediyorum" diye bağırmak neye yol açıyor. O insanlar ELP den topluca nefret mi etmeye başlıyor? Hayır sadece BayC den nefret etmeye başlıyorlar. İşte bir negatifliğe yol açıyor. Kaçınılması gereken budur. Özellikle de adminseniz daha dikkatli olmalısınız. Adam körlemesine ELP sever olabilir ya da başka bişey, "kemikleşmiş" prog sever de olabilir, bırakınız olsun. Size bundan bir zarar gelmez. Bahsedilen şey hepi topu müzik işte. Ayrıca bu forumda daha fazla insana ihtiyacımız var, bırakınız isyen istediğini söylesin, uygun biçimde söylemesi yeterli.
  
        Bu da benim bir hatam. Eskiden beri aynı hatayı yineleyip dururum. Sanki insanların hatasını yüzlerine vurursam onlar da hata yaptıklarını anlar ve "haklısın, ne kadar yanlış düşünmüşüz" derler. Oysa tam da o anda  (eğer daha önce cephe almadıysalar bile) insanlar cephe almaya savaş ilan etmeye başlar. 47 yaşındayım ve hala bunun nasıl yapılacağını öğrenemedim. Bu mesajdaki üslubumu da sert buldum ve tekrar bu üslubu kullanmaktan kaçınacağım. Bunun için tüm samimiyetimle özür dilerim. Hepsini bi kenara bırak, herşeyi unut ve iki progsever  ya da daha iyisi iki müzik sever olarak aynı platformda var olabiliriz diye düşünüp zeytin dalının her zaman bir elimde olduğunu belirtmek isterim. Öbür elim ise boş ve tokalaşmak üzere uzatıyorum. Yazarken azıcık dikkatli olursak daha huzurlu ve daha güçlü oluruz. Benim de dişlerim var ama kimseyi ısırmak peşinde değilim. Yok savaş istiyorum diyorsan vallahi ben yokum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Al on Mayıs 02, 2010, 06:55:53 ÖS
Bence gene Radiohead konusundaki gibi gereksiz bir alınganlık söz konusu olmuş. İnternet ortamında olunca sadece yazılan cümlelerle diyaloglar ilerleyince, karşındakinin mimiklerini göremiyoruz, sözleri negatif algılayabiliyoruz.

Konuya dönecek olursam, ben şahsen Asia'nın çizgisini çok hoş buluyorum. Hatta böyle efsane bir kadronun başka bir kulvar izlemiş olması daha da hoşuma gidiyor, müziğe at gözlüğü ile bakmamı engelliyor. Aslında elemanlar kendi gruplarındaki çizgilerini Asia'da da korumuş olsalar bana sanki çok yavan bir şeyler ortaya çıkarmış gibi geliyor. Şahsen bir başka Yes, ELP ya da King Crimson klonu dinlemek istemezdim. Ha tabi ki bilemem; elemanlar tüm birikimlerini Asia'ya aktarmış olsa neler olurdu? Ama bana sanki orjinal bir şeyler üretemezlerdi gibi geliyor. Ki Asia bu haliyle gayet orjinal ve dinleyene hoş vakit geçirten bir yapıya sahip. Sonuçta sanat güzeli gösterme amacı taşır, gönlü hoş tutmaya ve insanı düşündürmeye çabalar. Ben Asia ile kendi iç dünyamda düşüncelere dalabiliyorsam, benim için yaptıkları müzik olmuştur.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 02, 2010, 10:26:41 ÖS
İlginç...Asla ima etmek istemediğim şeyler ile itham ediliyorum, üstüne başka forumlarda ki yıllar önceki mesajlarım mercek altına alınıyor, bu yorumlar başka yöne çekiliyor, bu durum aleni olarak ilgili tartışma da üstün duruma geçmek için yapılıyor sonra da zeytin dalı uzatılıyor. 

Ben sizin dostunuz da değilim düşmanınız da sizinle aynı forumu paylaşan sizinle eşit şartlarda olan bir üyeyim. Kör gözüm parmağına sürekli ön plana çıkardığınız adminlik durumum sizi neden bu kadar rahatsız etti pek anlamadım bu arada, kaldı ki ilk geldiğiniz zamanlar bunun bir tercih değil zorunluluk sonucu ortaya çıktığını ifade etmiştim ( Bu mesajlarımı da takip edin lütfen...). Bunun yanında adminlik durumum ile ilgili memnun olmadığınız bir yan var ise site kurucusu megamefta'ya gerekli şikayetlerde bulunabilirsiniz, durum onun takdirine göre şekillenir.

Bunun dışında benim ile ilgili herhangi bir sorununuz ya da takip ettiğiniz diğer eski mesajlarım'da kafanıza takılan başka hususlar var ise özelden mesaj atabilirsiniz. Buraları daha fazla meşgul etmemiz diğer üyelerimizin zaten kaçan keyfini daha da fazla bozabilir sonuçta.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 06, 2010, 12:16:57 ÖÖ
(http://userserve-ak.last.fm/serve/252/39414445.jpg)

Marillion, Twelfth Night, Pallas, The Enid, Galahad, Ars Nova, Moongarden, Gazpacho, Three Friends, Solstice, Sylvan...vay babam vay !!! katılan gruplara bak...orada olmak isterdim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 07, 2010, 02:00:17 ÖÖ
İngiliz arabeski'nin önemli isimlerinden ( Diğerleri için bkz; Radiohead, Fish dönemi Marillion, Waters dönemi Pink Floyd gibi ruhumuzu acı ile yoğuran isimler... :)) 'Anathema'nın sıkı takipçilerinden biri olduğumu söylersem yalan olur. Sanırım kuşak farkı durumlarından olacak genç dinleyicilerin pek bir sevdiği, yurdumuzu sık sık ziyaret eden bu topluluğu ıskaladım diyebilirim. Kariyerlerinin ilk yıllarında gençlik rüzgarları ile death metal, burital vokal takılan grup zaman ile bu işleri bırakıp yaşları ile birlikte olgunlaşan ayakları yere daha sağlam basan bir müzik yapmaya başladı. Değişmeyen tek şey ise asla huzur ve aydınlık bulamayan ruhlarıydı. Bu yüzden zaman zaman müziklerinde depresyon ve melankoli'nin cılkını çıkarmaya başladığını düşündüğüm topluluk, son albümleri "We're Here Because We're Here" ile kariyerlerinin en sağlam işlerinden birini yapmış gözüküyor. Ajitasyon yok, dozajı kaçmış ağlaklık seviyesine varan melankolik mod yok her şey tam kıvamında yerli yerinde. Radiohead, Porcupine Tree sevenler bu albümü kaçırmasın diyerek sözü, konuyu ve grubu daha iyi bilen gençlere bırakıyorum. Sürç-i lisan ettiysek affola... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 13, 2010, 02:19:13 ÖÖ
Yüzlerce "Genesis" kopyası grup arasında yer alan  "Unifaun" farklı bir yönü ile dikkatimi çektiği için durumu sizlerle paylaşmak istedim. Her Genesis çakması grupta görmeye alışık olduğumuz durumun bu sefer tersi olmuş ve vokalist Nad Sylvan kardeşimiz, Peter Gabriel klonu olması beklenirken Phil Collins klonu olmuş. Sylvan'ın sesi bire bir Collins gibi tınlarken grubun müziği 76-80 arası Collins'li Genesis dönemi soundu içeriyor. Besteler gayet iyi takip etmekte fayda var diyerek, grubu ilginize sunuyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mayıs 15, 2010, 09:19:29 ÖS
the pineapple thief'in 9. albümü "someone here is missing" çıktı. çok fena çok.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 21, 2010, 03:17:16 ÖÖ
Modern Progresif Rock'ın tartışmasız en önemli isimlerinden biri olan Neal Morse'nin yakın dönemlerde çıktığı Avrupa turnesi konser kayıtlarından oluşan, " So Many Roads" isimli albüm son zamanlarda dinlediğim en iyi "Live" albümler arasında en üst sıralara tırmanmış durumda. Üstad'ın geçmişte ya da günümüzde üyesi olduğu büyük gruplardan, Spock's Beard'de, Transatlantic'te ve solo çalışmaların'da yer alan birbirinden mükemmel bestelerinin başarılı yorumları ile bezeli bu nefaset albümü konser performansı takipçilerine gözü kapalı tavsiye ediyorum. Muhteşem seyirci korosunun eşlik ettiği bir Transatlantic balladı olan " We All Need Some Light" albümün doruk noktalarından biri olarak dikkat çekiyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Mayıs 21, 2010, 11:42:00 ÖÖ
"So Many Roads" kesinlikle dinlenesi gibi duruyor.Senin yazdığını gördükten sonra setlist neymiş diye bakayım dedim,çok "feci" duruyor gerçekten,bakacağımdır..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 24, 2010, 12:05:14 ÖS
Dünya kupası sponsorlerin'den Nike'ın son dönemlerde ekranlarda dönen reklamlarında 'Focus'un , 'Hokus Pocus' şarkısı kullanılıyor. Progresif Rock rüzgarları Hollanda civarlarından, Güney Afrika'ya doğru esmeye başlamış anlaşılan. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mayıs 24, 2010, 07:51:15 ÖS
evet o reklama ben de dıkkat ettım. kotu de olmamıs hanı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 29, 2010, 02:37:20 ÖÖ
Yakın zamanlarda Arjantin civarlarından bomba gibi bir debut albüm geldi. 'Arjantin'in önemli "Progresif Rock" topluluklarından 'Nexus'un klavyecisi 'Lalo Huber'in, "Lost in Kali Yuga" isimli ilk solo albümü tam bir tuşlu çalgılar ziyafeti. Üstadın sihirli parmaklarında hayat bulan, moog'dan, Hammond'a, klavye'nin her bir tonu'nun mükemmel nağmeleri müzikal hazzı tavana vurduruyor. Sonuç olarak, "2010" yılı sonunda ortaya çıkacak "Progresif Rock" listelerinde üst sıralarda yer alacağına inandığım bu albümü tüm progseverler'e, özellikle de moog'a tavsiye ediyorum. ;)




Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 03, 2010, 06:11:31 ÖS
rush yine "çok iyi" bir albümle geri gelecek gibi. şu yeni çıkan şarkılar çok başarılı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 04, 2010, 12:17:55 ÖÖ
2010 yılı, bombalarından bir tanesi de Spock's Beard'den geldi. Grup 10. stüdyo albümleri olan "X" de ismi gibi on numara bir iş çıkarmış, belki de kariyerleri'nin en iyi albümlerinden birine imza atmış. Kısacası "anlatılmaz dinlenir" kategorisindeki bu albümü bu yılın en iyileri değerlendirmem'de en üst sıralara şimdiden yazıyorum. Özet ile, kötü üslubum için affınıza sığınarak ifade etmek isterim ki... Resmen, yardırmış adamlar yahu !!! :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: ahmetkemalyildiz on Haziran 04, 2010, 01:17:07 ÖS
İlk sayfalarda nazari dikkatimi celbetti de, “bir Dire Straits albümü kadar sıkıcı ne olabilir ki” denmiş bir filmde. Gerçekten cahilane cüretle edilmiş bir sözdür bu, hatta ne sözü, laf ü güzâf tır bu resmen. Dire Straits öyle zorlama, kasma bir müzik değildir dostlarım. Samimi, içten ve bir o kadar da dinlemesi basit, zevkli bir müzik icra ederdi. Artık Dire Straits müzik yapmıyor tabii. Sevinebilirler. Lakin bu amcalar geçmişte yapılacakları, söylenecekleri söylemişler. Neymiş efendim, işte gitsinler Telegraph Road u, Sultans of Swing in canlı versiyonunu, Private Investigations u Alchemy i dinlesinler, Brothers In ARms albümünü vs., ve müzisyenlik nedir, öğrensinler….

Son zamanlarda, -dikkat ettim de, bu başlıkta en çok Marillion dan bahsedilmiş nedense- Marillion'ın Misplaced Childhood albümüne takıldım. Fish li dönemden tek dinlemediğim albüm buydu, bunu da çok şükür dinlemiş bulunduk. Albümdeki klavye kullanımı tek başına yetiyor insana yahu. Bitter Suite ne güzel bir bestedir öyle. Son saniyelerde gelen klavye partisyonlarına hasta oldum, ruhum şenlendi. Bir konsept ancak bu kadar güzel inşa edilebilirdi. FLAC formatında bulabilsem, akustik eserlerin bulunduğu yeni LESS IS MORE albümünü bir şekilde edinecektim ama kalitesiz bir formatta dinlemek istemiyorum bu albümü.

Marillion'ın Fish'li dönemi benim için, tabiri caizse kutsal olmakla birlikte, Hogarth lı dönemden sadece SEASONS END i dinledim ve severim de bu albümü. Bu uzunçlarda en çok hoşuma giden eser,finalde gelen ...The Space tir. Bu şarkıyı akustik olarak yorumladıklarından ötürü, yeni albümü (Less is more) merak etmekteyim.

Bu başlıkta sanırım TANGERINE DREAM konuşulmuyor. Açıkçası ben de TD’in öyle aşırı die-hard fanlarından değilim ama Forve Majeure ve Cyclone benim için önemli bir yere sahiptir. Bu albümlerin yorumlarını da yapmıştım. Ama bir türlü kısmet olmadı ki diğer albümlerini dinlemeye sıra gelsin. Ne hikmetse bu iki klasik albümdeki müzikalite hepsine bedel gibi maşallah. Sürekli dinlediğim bir müzik grubu olmasa da sevilesidir.

MAGMA serüvenim maalesef K.A ile sınırlı kaldı, devamını getiremedim. Aslında başarılı bir müzik bu, ama bazı itici yanları geldi bana nedense. K.A albümü açısından söylemiyorum bunu. Başka albümlerinden dinlemeye çaba gösterip de sevemediğim bir iki şarkısından ötürü diğer albümleri yarıda kestiğim olmuştur, o yüzden yani.

Krautrock var bir de… Michael Göttsching, Ashra Tempel… Maalesef bunlar da benim bir türlü sırası tam manasıyla gelmemiş, tekamül ettiremediğim, yahut ettiremeyeceğimiz derecede zor bir müzik icra ediyorlar. Karanlık ve bu türün derin yönleri temsil ediyorlar olsa gerek. Açıkçası bu yaşıma dek dinlediğim hiçbir müzikte King Crimson dinlerken yaşadığım, hissettiğim asaletli kaliteyi hiçbirinde rastlayamadım. (Adnan Şenses babanın rastlayamadım şarkısıyla selam ederim:D)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 04, 2010, 09:15:12 ÖS
spock's beard'ın açıkçası ilk üç albümü benim için en üst düzeydedir. sırasıyla gidecek olursam ilk albüm the light, sonraki beware of darkness ve diğeri kindness of strangers en iyi ilk üç SB albümlerimdir. 4. sıraya ise kesinlikle bu son albümü eklemek lazım. bayc'nin dediği gibi kariyerlerinin en iyi işlerinden birisine imza atmışlar. neal morse gittikten sonra aslında korkmamak lazımdı. çünkü grupta nick d'Virgilio gibi şaheser bir müzisyen mevcut. helal olsun valla. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 04, 2010, 10:53:34 ÖS
spock's beard'ın açıkçası ilk üç albümü benim için en üst düzeydedir. sırasıyla gidecek olursam ilk albüm the light, sonraki beware of darkness ve diğeri kindness of strangers en iyi ilk üç SB albümlerimdir. 4. sıraya ise kesinlikle bu son albümü eklemek lazım. bayc'nin dediği gibi kariyerlerinin en iyi işlerinden birisine imza atmışlar. neal morse gittikten sonra aslında korkmamak lazımdı. çünkü grupta nick d'Virgilio gibi şaheser bir müzisyen mevcut. helal olsun valla. :)
Ben bir de bu abilerin, 'V' albümlerini çok severim. Bu albümde yer alan, 'At the End of the Day' favori şarkılar listemde üst sıralardadır. Önce V, sonra X. Spock's Beard'ün albümlerinde olan sevgi basamağımda, beşer beşer atlama mantığı ile gidersek grubun XV. albümü'de en sevdiğim çalışmalarından biri olacak büyük ihtimalle :). Unutmadan, 'Nick D'Virgilio' tabii ki büyük bir isim ama bu son albümün en büyük yıldızlarından biri müthiş klavye dahisi 'Ryo Okumoto' bence.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Haziran 15, 2010, 12:43:14 ÖS
Bu aralar Royal Hunt'a sarmış durumdayım. Şu an son albümleri olan X albümlerini dinliyorum. Şöyle bir dinledim her şarkısı güzel. Army of Slaves'ten gelen wah pedal sesleri mest etti beni.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 16, 2010, 04:39:17 ÖS
Kanada'nın neo progresif kanattan sağlam ataklar yapan, Neo progresif tarzın en büyük handikapı olarak görülen 'özgün olamama' sorununu asla yaşamadıklarını gözlemlediğimiz güzide topluluklarından, 'Mystery', yakın bir zaman önce çıkan, 'One Among The Living' isimli albümlerinde oldukça başarılı kariyerlerine yakışır bir şekilde bomba bir albüm ile yılın en iyileri listesine şimdiden aday oldular bence... ( Özeleştiri parantezi; Benim en büyük sorunumda, uzun, karmaşık ve devrik cümle kurma hastalığımdan sıyrılamamak sanırım... ;D).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Haziran 18, 2010, 04:24:55 ÖS
2010 yılı, bombalarından bir tanesi de Spock's Beard'den geldi. Grup 10. stüdyo albümleri olan "X" de ismi gibi on numara bir iş çıkarmış, belki de kariyerleri'nin en iyi albümlerinden birine imza atmış. Kısacası "anlatılmaz dinlenir" kategorisindeki bu albümü bu yılın en iyileri değerlendirmem'de en üst sıralara şimdiden yazıyorum. Özet ile, kötü üslubum için affınıza sığınarak ifade etmek isterim ki... Resmen, yardırmış adamlar yahu !!! :)

neal morse sonrası en iyi albümleri desek abartmış olmayız sanırım..zamanla,aynı şeylere de saplanmadan ya da deneme adı altında saçmalamadan -ki bunlar çok göreli olabilir- daha iyiye giden grupları ayrıca bir seviyorum..işte "progression"..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Haziran 18, 2010, 04:34:00 ÖS
bir de, spock's demişken 2007 tarihli Alan Morse albümü Four O'Clock and Hysteria albümünü de prog rock ve ayrıca fusion da seven arkadaşlara şiddetle tavsiye etmekteyim. Umarım çok beklemeden bir tane daha albümle daha karşımıza çıkar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 19, 2010, 08:37:51 ÖS
ryo okumoto hakikaten iyi çalıyor da kullandığı tonlar beni biraz rahatsız ediyor yoksa gayet iyi bir klavyeci. virgilio ise prog rock tarihinde eşi benzeri zor görülen yeteneklere sahip. journey'in davulcusu deen castronovo gibi davul çalarken eşsiz vokal yapma yeteneğine ve beste yapabilme özelliklerine sahip. bu açılardan sanırım spock's beard'daki en önemli elemandır gözümde. bu arada mystery adlı gruptan bahsedilmiş. son albüm kesinlikle dinlenmeli ama biraz journey tarzı melodik rock kokuyor bundan bahsetmek lazım. önceki albümleri de çok iyiydi bu da gayet keyifli bir çalışma olmuş.

son olarak royal hunt'dan bahseden gavin harrison'a cevap olarak diyorumki, royal hunt'ın son albümü "fear"dan bu yana çıkardıkları en iyi iş. sounda hasta oldum. son derece progresif bir çalışma olmuş. eski tonlar falan çok iyi yedirilmiş. yeni vokalist mark boals ise opera eğitimli bir tenor vokalist. onun sayesinde de şarkılar müthiş ilerliyor ve keyifle dinleniyor. royal hunt klasik deyimle "değeri verilmemiş" bir grup. bir şans verildiği ve dikkatli dinlendiği takdirde sizi sarmalamaması imkansız. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 20, 2010, 01:27:46 ÖÖ
virgilio ise prog rock tarihinde eşi benzeri zor görülen yeteneklere sahip. journey'in davulcusu deen castronovo gibi davul çalarken eşsiz vokal yapma yeteneğine ve beste yapabilme özelliklerine sahip. bu açılardan sanırım spock's beard'daki en önemli elemandır gözümde. bu arada mystery adlı gruptan bahsedilmiş. son albüm kesinlikle dinlenmeli ama biraz journey tarzı melodik rock kokuyor bundan bahsetmek lazım. önceki albümleri de çok iyiydi bu da gayet keyifli bir çalışma olmuş.

Açıkçası Virgilio ilgi alanım dışında bir davulcu idi ancak x albümündeki performasını dikkatlice dinlediğimde ona hayranlığım müthiş bir şekilde arttı.

Mystery'nin yanında La Maschera Di Cera, Disperse, Unitopia, Kinetic Element gibi grupların yeni albümlerine de dikkat lütfen...


 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 20, 2010, 03:15:53 ÖÖ

Açıkçası Virgilio ilgi alanım dışında bir davulcu idi ancak x albümündeki performasını dikkatlice dinlediğimde ona hayranlığım müthiş bir şekilde arttı.

Mystery'nin yanında La Maschera Di Cera, Disperse, Unitopia, Kinetic Element gibi grupların yeni albümlerine de dikkat lütfen...


 
Sevgili Moog, Bu saydığın gruplardan Unitopia'nın, Artificial albümü gerçekten çok sağlam. Bana göre şimdiye kadar yaptıkları arasında en iyisi. Bu albüm notlarım arasında site'nin ana sayfasında, bir süre devam edeceğim Türk Progresif Rock toplulukları'nın albüm krıtiklerinden sonra ayrı bir değerlendirme yazacağım bu albüm için ama benden önce yazacak ve beni bu külfetten kurtaracak olan dostların yorumlarını okumak ayrı bir keyif olur tabii... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Haziran 20, 2010, 02:11:03 ÖS
virgilio ise prog rock tarihinde eşi benzeri zor görülen yeteneklere sahip. journey'in davulcusu deen castronovo gibi davul çalarken eşsiz vokal yapma yeteneğine ve beste yapabilme özelliklerine sahip. bu açılardan sanırım spock's beard'daki en önemli elemandır gözümde. bu arada mystery adlı gruptan bahsedilmiş. son albüm kesinlikle dinlenmeli ama biraz journey tarzı melodik rock kokuyor bundan bahsetmek lazım. önceki albümleri de çok iyiydi bu da gayet keyifli bir çalışma olmuş.

Açıkçası Virgilio ilgi alanım dışında bir davulcu idi ancak x albümündeki performasını dikkatlice dinlediğimde ona hayranlığım müthiş bir şekilde arttı.

Mystery'nin yanında La Maschera Di Cera, Disperse, Unitopia, Kinetic Element gibi grupların yeni albümlerine de dikkat lütfen...


 

mystery,unitopia ve disperse benim de takibimde bir süredir..diğerlerine de bakacağım..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 20, 2010, 09:53:57 ÖS
la maschera di cera ve mystery dışında diğerlerini dinlemedim bir ara bakacağım, teşekkürler.

bu arada anket şeklinde değil de en sevdiğiniz, şarkılarını keyifle dinlediğiniz son dönem polonyalı grubun ismini rica edeceğim sizden. hangi grubu en çok seviyorsunuz bayağı merak ettim. :)

benimki açık ara satellite. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 20, 2010, 10:36:10 ÖS
Satellite-Evening Games
Satellite-Don't Go Away In Silence
Collage-One Of Their Kind
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 20, 2010, 11:26:26 ÖS
Son dönem Satellite ama genel anlamda SBB....
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Haziran 21, 2010, 03:39:24 ÖS
polonyalı gruplarla çok içli dışlı oldum bir süredir ve tek isim vermek de zor ama -yakın zamanlarda en fazla sıklıkla dinlediğim için- quidam diyeceğim..
sbb'yle pek ilgilenemediğimi de belirtmeliyim..ama yakındır;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 24, 2010, 01:20:01 ÖÖ
Classic Rock dergisi bu ay ki sayısında, 'Çerçevelettir duvarına as' tadında ( Ben öyle yapacağım en azından... :)) 1966 yılından günümüze genel olarak Progresif Rock müzisyenleri ağırlıklı olmak üzere Rock müzisyenlerinin kendi arşivlerinden seçtiği -ilginçtir aralarında Alice Cooper'da var-en iyi 50 progresif rock albümünü kapakları ve açıklamaları ile poster mantığıyla tam bir sayfaya basmış. Sayfanın arkasında yine, 'şu sıralar Progresif Rock büyük ölçüde değişerek de olsa yeniden altın çağını yaşıyor' gibi oldukça iddialı başlığında, progresif rock'ın başlangıç yılı olarak kabul edilen 1966 yılından günümüze bu tarza damgasını vurmuş gruplardan bahsediliyor. Liste ile ilgili pek çok eleştiri yapılabilir, Ben özellikle 1980'li yıllar seçkilerine katılmadım mesela. Hadi Pendragon, Pallas, Twelfth Night'ı geçtim, Yes'in kendi hayranları tarafından bile en rezil albümü olduğu kabul edilen 90125'in olup, IQ'nun herhangi bir albümü'nün olmadığı bir 80'ler seçkisinde büyük bir sakatlık var bence. Sonuçta oldukça yüzeysel de olsa şöyle ilginç bir liste çıkmış ortaya...

60's

1966-Freak Out!-The Mothers of Inventıon
1966-Pet Sounds_Beach Boys
1967-Sgt Pepper's...-The Beatles
1967-Procol Harum-Procol Harum
1967-The piper At...-Pink Floyd
1967-Days of Future Past-The Moody Blues
1967-The Thoughts...-The Nice
1969-In The Court...-King Crimson
1969-Liege & Lief-Fairport Convention
1969-Volume Two-The soft machine

70's


1970-Air Conditioning-Curved Air
1970-The Least We Can...-VDGG
1970-Magma-Magma
1971-Once again-BJH
1971-Aqualung-Jethro Tull
1971-In The Land...-Caravan
1971-Tarkus-ELP
1971-Moving Waves-Focus
1971-Fragile-Yes
1972-Foxtrot-Genesis
1972-Octopus-Gentle Giant
1973-Dark Side...-Pink Floyd
1973-Tubular Bells-Mike Oldfield
1973-Birds Of fire-Mahavihnu Orchestra
1973-Seeling England...-Genesis
1973-Brain salad surgery-ELP
1973-Angels Egg-Gong
1974-Journey To The...-Rick wakeman
1974-Crime Of the century-Supertramp
1974-Eldorado-ELO
1974-Autobahn-Kraftwerk
1975-Warrior On the...-Hawkwind
1975-Sheherazade And...-Renaissance
1975-Moonmadness-Camel
1976-Tales of...-APP
1976-Leftoverture-Kansas
1977-A Farewell-Rush
1978-Peter Gabriel-Peter Gabriel
1978-The Kick inside-Kate Bush

80's

1982-Asia-Asia
1983-90125-Yes
1985-Misplaced Childhood-Marillion
1988-Operation Mindcrime-Queensryche
1989-When Dream and...-Dream theater

90's

1997-OK Computer-Radiohead

2000's

2001-Blackwater Park-Opeth
2003-Deloused In...-The Mars Volta
2005-Deadwing-Porcupine Tree
2006-Black Holes...-Muse
2009-Crack The Skye-Mastodon



Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Haziran 24, 2010, 11:42:21 ÖÖ
bu mastodon iyi bi şey mi dinleyelim mi bide sludge metal kimdir nedir?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 24, 2010, 12:19:22 ÖS
bu mastodon iyi bi şey mi dinleyelim mi bide sludge metal kimdir nedir?
Mastodon'u dinlemedim ama, Classic Rock yukarda bahsettiğim hediyelik ekinde bu grubun üstünde önemle durmuş. 40 yıllık progresif Rock listelerine Mastodon'u koymaları bu gruba verilen önemin ayrı göstergesi. Progarchives'e göre, Mastodon, Tech Extreme- Post Metal, kategorisine giriyor. Bu tarzdan dinlemeye çalıştığım (Mesela son zamanlarda dinlediğim "Fen") bir kaç grup'dan edindiğim yüzeysel fikirler ışığında, post rock'ın daha da sertleşmiş halinin üstüne burital vokal yapan vokalistlerin yer aldığı, death metal'in bir parça daha kompleks hali gibi duruyor yorumunu yapabilirim. Bunun yanında bu tarz da, Oldukça karamsar bir ruh hali ile karşılaştığımı söyleyebilirim. Sözün özü özellikle vokal tercihleri itibari ile bana oldukça uzak bir tarz olduğunu belirtmek isterim. Heavy Metal'in uç tarzlarına yakın Progresif dinleyicilerinin söyleyebileceği çok daha fazla şey vardır büyük ihtimalle. Sludge Metal ile ilgili hiç bir fikrim yok bu arada...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 24, 2010, 09:17:06 ÖS
yine müzik tarzı konusunda biraz saçmalıklara gebe konularla karşılaşıyoruz. sludge metal'de bana göre tarz/tür yaratma konusunda ustalaşmış kapitalist müzik medyasının ürettiği bir terimdir. açıkçası bu tarz konusunda diyebileceğim tek bir söz var o da "çorba". sebze çorbası gibi içinde bir sürü materyal mevcut. southern rock'tan tutun stoner rock'a oradan prog müziğe kadar herşeyi içerisine alıyor. bazı gruplar daha fusion takılıyor ama geneli sert müzik yapıyorlar. bu tarz gruplar içerisinde en direkt en dinlenmesi zevkli olan müziği isis adlı grup icra ediyordu ama maalesef onlar da dağıldılar. mastodon'u da pek sevmem. bu grubun çorba müziğini de kulaklarım almıyor maalesef. herkes prog falan diyor ama ben neden böyle dediklerini pek anlayamadım. zaten bugün birçok tanımsız grubun müziklerine "progressive" kulpu takmak bayağı popülerleşti. örnek between the buried and me adlı grup. bu topluluk basbayağı alternatif süslü bir müzik yapıyor ama içerisinde birkaç aksak ritim ve inişli çıkışlı melodiler girdi diye hemen prog metal deniyor, bu çok komik. bir de bu gruplar çok abartılıyor, aha işte liste mastodon'un 2009 albümü listeye girmiş. tamam listeyi kimse takmayabilir önemli değildir ama yıl sonunda yapılan bütün rock listelerinde bu gruplara rastlıyorsunuz. abartı politikası yürüyor duruyor. progarchives bu tarz gruplara technical/extreme prog metal diyor. çok fazla içerisine girerseniz alakasız birçok topluluğa bu ismi taktıklarını görürsünüz. bana göre de hiçbirisi bir indukti etmez. ;) (bazı kült gruplar dışında)
post rock ile sevişen türler ve tarzlar bayağı iyidir ama bu teknikle yoğrulmuş müzik yapan bazı grupların ne yaptıklarını çözemiyorum. çözmekte istemiyorum. neyse ben satellite'a devam... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Haziran 24, 2010, 11:06:27 ÖS
ahh..yine liste davaları..oldum olası şu listeleme işine soğuk ve uzağımdır..çeşitli zamanlarda dile getirdim de bunu..hele ki sıralama yapılan listeler ve bu şekilde seçme olan listeler..
şimdi buradakini kim yapmış bilemiyoruz;bir ekibin yazdıklarından mı çıkardılar,oylama mı oldu ne yapıldı bilemiyorum ama..gerçekten eleştirilecek çok şey var..kabaca baktığımızda listeye mesela koca 90'lardan bir de OK Computer mı var...nerede o kadar tonla grubu etkilemiş ve prog metale yön vermiş Dt albümlerinden mesela I&W ya da bir Awake..Mesela nerede 90'larda resmen prog dirilişine örnek gösterilecek Anglagard..sonra evet, 90125 niye orada..Rush'ın yok mu başka albümü..Cynic nerede..tabii IQ nerede..70'ler biraz daha kurtarıyor ama..90'lar ve 00'lar hiç olmamış bence...örnekler çoğaltılabilir..
aslında nicel veriler olmadan böyle listeler açıkçası bana birşey ifade etmiyor..ki nicel veriler de etmiyor..mesela satışlar dese,liste dese yine anlarım hiç umurumda olmasa da..
gereksiz olmuş.

öte yanda,günümüzde tabii çok karıştı tarzlar.ticari bir tarafı olduğunu kabul etmekle birlikte aramızda konuşurken ya da bir yerde görünce en azından fikir vermesi açısından yararlı olabiliyor ama yine de "açık" olup fırsat vermek lazım bence gruplara..
mastodon da hiç fena değildir bu arada ya;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 05, 2010, 01:50:22 ÖÖ
Spock's Beard ın son albümü X'i dinliyorum bugün itibariyle...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 06, 2010, 03:05:01 ÖS
X albümü gerçekten müthiş olmuş. Daha ilk parçadan on küsür dakikada tüm enerjilerini harcamışlar mı yoksa derken arkadan The Emperor's Clothes isimli ikinci şaheser giriyor. Bu parçada bence en çok dikkati çeken vokaller olmalı. Tabi keman ve üflemelileride unutmamak lazım. Tam olarak adını bilemedim üflemelinin :) Arkadan gelen gümbür gümbür bas içinizi hoplatıyor.Parçalardaki bu iniş çıkışlar, ani değişimler çok hoşuma gitti ve hiçbir zamanda kulağınızı tırmalamıyor. Geçişler çok iyi bağlanmış birbirine.Derken...birden Kamikaze giriyor araya.Az öncekilerin aksine burada vokal kullanmamışlar.Parçada en çok klavyeler dikkatinizi çekecek. Daha doğrusu klavye-gitar atışmaları. Çok iyi bir Spock's Beard dinleyicisi değilim ama albüm çok hoşuma gitti. Yukarılarda Gökhan Abi 2010'un en iyi albümlerinden bir olmaya aday demiş. Bu görüşe bende katılıyorum. Öyle aşırı sayıda albüm çıkmadı daha.Yıl sonuna çok zaman var ama iyi albüm kendini belli ediyor. Sanırım From the Darkness isimli dört bölümden oluşan dördüncü parçada kalmıştık.Yani albümün en uzun parçası.The Darkness, Chance Meeting, On My Own, Start Over Again bölümlerin isimleri. Her uzun parça dinletmez kendini, sıkar. Ama burada öyle bir iş var ki, can kulağıyla bir sonraki melodi nasıl olacak diye dinletiyor adamlar size. Çok övdüm değil mi albümü? Ama uzun zamandır böyle güzel bir albüm dinlememiştim :) Bir sonraki parça Quiet House ama pekte öyle sessiz sakin oldukları söylenemez.Yine gümbür gümbür bas gitar ve elektrogitar melodileriyle süslenmiş parça. Dördüncü dakikanın sonlarına doğru biraz duruluyorlar aslında ama bu durgunluk en fazla iki dakika sürüyor. Sonra yine başını alıp yürüyor parça.Evet, sıradaki ilginç girişli parçamız Their NamesEscape Me…biraz alakasız olacak parça arasında ama bu adamlar gerçekten işlerini çok iyi yapıyorlar. Albümü dinlemeyenler için söyleyeyim, bu düşünceme daha ilk parçadan katılacaksınız.Her neyse, vokaller, enstrümanların kullanımı yine üst düzeyde bir parça karşınızda yine. Albümün bütünü için konuşuyorum, her dakikanın, her saniyenin hakkını vererek yapmışlar parçaları.Yedinci ve sondan ikinci parçamızda sıra; The Man Behind the Curtain…Eğlenceli bir melodi ve arkadan şahlanan gitar ile başlıyor parça. Bu parçada da yine inişler çıkışlar mevcut.52. saniyede buna şahit olabilirsiniz. Birden gitar ile vokal yalnız başına kalıyor. Ama arkadan diğerleri bizde varız dercesine onlara eşlik ediyorlar. Aralarda, girişteki o eğlenceli melodiyi duyabilirsiniz. Daha sonra, parça akustik vokal eşliğinde sonlanıyor. Artık yavaş yavaş sona doğru yaklaşıyoruz. Albümün ikinci uzunluktaki son parçası Jaws of Heaven. Bu parçada yine dört bölümden oluşuyor. Homesick for the Ashes, Words of War, Deep in the Wondering, Whole Again…Eğer biraz dikkatli dinlerseniz parçanın kapanış parçası olduğunu hissedeceksiniz. Ayrıca yan flütünde kullanıldığı tek parça.Kısa ama yinede parçanın havasını değiştirmeye yetiyor. Şunu da ek olarak söylemeden geçemeyeceğim; benim en sevdiğim parça şimdilik bu. Tabi ki albümü dinledikçe fikirler değişebilir.

Aynı şeyleri tekrar tekrar söylemek istiyorum.2010 yılında dinleyebileceğiniz en iyi albümlerden bir tanesi bana kalırsa. Bu yorumu daha çıkmamış albümlere rağmen söyleyebiliyorum. Neden bu kadar ısrarcı olduğumu albümü dinledikten sonra anlayacaksınız. Haydi, şimdi tekrar albümü başa alıp dinleme zamanı…  
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Temmuz 06, 2010, 05:32:25 ÖS
Bu parçada bence en çok dikkati çeken vokaller olmalı. Tabi keman ve üflemelileride unutmamak lazım. Tam olarak adını bilemedim üflemelinin :) Arkadan gelen gümbür gümbür bas içinizi hoplatıyor.Parçalardaki bu iniş çıkışlar, ani değişimler çok hoşuma gitti ve hiçbir zamanda kulağınızı tırmalamıyor. Geçişler çok iyi bağlanmış birbirine.Derken...birden Kamikaze giriyor araya.Az öncekilerin aksine burada vokal kullanmamışlar.Parçada en çok klavyeler dikkatinizi çekecek. Daha doğrusu klavye-gitar atışmaları. Çok iyi bir Spock's Beard dinleyicisi değilim ama albüm çok hoşuma gitti.

Üflemelinin biri trombon diğerini de Albümün kapağından okunduğuna göre Fransız Kornosu. E onu insan görse tanıyamaz bırak sesinden ayırdetmeyi.

Spock's Beard benim ısınamadığım gruplardan biri. Ne Neal Morse'lu ne de Morse'suz. X albümü güzel olmuş, benim için makbul olan ne varsa hepsi var bu albümde. Olumsuz olarak söyleyebileceğim tek şey vokal yapısının sıradan bir rock (yani progresif olmayan) ya da pop parçasında olduğu gibi olması. Sadece vokal kısmını ayırıp dinleyin "çok satan" (main stream demek istiyorum ama Türkçe tam karşılığını bilemedim) bir Rock parçası kalır elimizde. Enstrumental bölüm başladığında evet sizi allak bullak ediyor, hayranlık uyandırıyor. Bu durum sadece bu albüme özgü değil ve belkide başkaları için bu grubu sevme sebebidir kimbilir. Yoksa "Kamikaze"den hoşlanan birinin Yes ve ELP 'den hoşlanmaması nasıl açıklanabilir. Dinleyin bakın Kamikazenin içinde Hem Yes hem ELP var. Albüm güzel olmuş benim en iyi bulduğum parça ise anlaşılacağı üzere Kamikaze ancak bir bütün olarak da güzel albüm. Spock'ın sakalına aferin.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 06, 2010, 07:57:43 ÖS
Trombon ve Fransız Kornosu için teşekkürler b4usleep ;) Kamikaze için cidden iyi bir tespitte bulunmuşsun.Bu parça için kafamdaki soru işaretlerini gidermiş oldun. Gerçektende ELP Yes tarzında klavyeler. Ama sakın yanlış anlaşılmasın ortada herhangi bir kopya durumunun falan olduğunu söylemiyorum. Sadece b4usleep'inde dediği gibi onları andırıyor melodiler ;)

Ama vokaller konusundaki yorumuna katılamayacağım...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Temmuz 16, 2010, 11:44:59 ÖS
birkaç gündür transatlantic-official bootleg dvd'ye takılıyorum.adamlar çok güzel eğleniyorlar.turnede kendi çektikleri görüntülerden oluşuyor genel olarak, ses kalitesi falan pek iyi değil sahnede oldukları bölümlerin ama yaşadıkları,muhabbetler,içtenlikleri vb. çok keyifli gerçekten.gildenlöw'ün yanlarında uslu çocuk gibi takılması da ayrıca vurgulanmalı.
keyifli..insanın canı çekiyor tabii gitsek çalsak biz de diye :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 25, 2010, 01:17:12 ÖÖ
Eski araştırmacı-progcu kişiliğime yavaş yavaş dönmeye çalışırken,bugün şöyle bir 2010'da çıkan albümlere bakayım dedim. Odyssice - Silence isimli grup ve albümü dikkatimi çekti. Bir de Symphonic Prog yazınca hemen bakmak istedim. Şimdilik albümü fena bulmadım.Onun arkasından Kaipa-In The Wake Of Evolution albümü bekliyor sırada ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 25, 2010, 08:16:08 ÖS
Onun arkasından Kaipa-In The Wake Of Evolution albümü bekliyor sırada ;)

mükemmel bir albüm o. :) valla en sevdiğim kaipa albümü diyebilirim. gerçi keyholder var ama ondan da iyi geldi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 29, 2010, 11:53:35 ÖS
Onun arkasından Kaipa-In The Wake Of Evolution albümü bekliyor sırada ;)

mükemmel bir albüm o. :) valla en sevdiğim kaipa albümü diyebilirim. gerçi keyholder var ama ondan da iyi geldi.

Albümü hala dinleyemedim.Ama az kaldı ;) Onun yerine şimdilik Mystery-One Among The Living albümünü dinliyorum. Albüm 2010'da çıkmış ve grup Kanada'lı, Neo-Prog tarzında müzik yapıyor. Ben albümü fena bulmadım, bir göz atmanızı öneririm. Fakat 2010 daha bitmedi. Kim bilir yıl sonuna kadar daha ne hazineler çıkacak ortaya ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 02, 2010, 08:34:04 ÖS
Kaipa'nın albümü gerçekten muhteşem. Saatlerce dinledim bugün. Aralara serpiştirdikleri flüt melodileri ve size lunaparktaymışsınız hissi veren, çocuksu cıvıl cıvıl melodileri insanın gülümsemesine sebep oluyor. Her iki vokalde muhteşem. Yazın yolculukta orda burda dinlemekten hiç sıkılmayacağınız eğlenceli bir albüm olmuş.

Artık sıra Karnataka'da ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 04, 2010, 01:04:16 ÖS
İki gündür Karnataka'ın son albümünü dinliyorum. Çok abartılı melodilerin olmadığı,sade bir albüm ve müthiş bir ses. Bazı parçalardaki sololarda kalbinizi yerinden söküp çıkarıyor. Bazı parçalar demeyelim de çoğu parça diyelim. Baha Abi'nin bahsettiği gibi Tide To Fall parçasındaki klavye melodileri tam bir "Arabic" :) Ve yine Baha Abi'nin dediği gibi güzel bir yol parçası olabilir ama albümün tamamına baktığınızda sizi sessiz yaz gecelerinde balkonda gökyüzündeki yıldızlara bakarken yalnız bırakmayacak bir albüm ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 04, 2010, 08:23:06 ÖS
Artık sıra Karnataka'da ;)

moment in time  :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 04, 2010, 11:40:50 ÖS
Artık sıra Karnataka'da ;)

moment in time  :(

Muhteşem bir parça...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ağustos 06, 2010, 12:30:01 ÖS

Bu tombiş arkadaşı tanıdınız mı?

(http://i827.photobucket.com/albums/zz196/b4usleep/greglake.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 06, 2010, 12:43:09 ÖS
Vay be Greg Lake ne hale gelmiş, fiziken aynı fecaat durumda olan Steve Rothery var bir de. Yıllar bu üstadlara fazla kilo anlamında pek de insaflı davranmamış allahtan müzikal yetenekleri yerli yerinde...
(http://www.musicheadquarter.de/images/interview/20070224_d72i536oq/bilder/internet_2.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 06, 2010, 12:44:03 ÖS

Bu tombiş arkadaşı tanıdınız mı?

(http://i827.photobucket.com/albums/zz196/b4usleep/greglake.jpg)
Off bütün gençlik hayallerim yok oldu bu görüntü karşında... Saçlarımı bile Carl Palmer gibi gibi kestirirdim, gerçi Palmer hala fit ama ...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 06, 2010, 12:47:28 ÖS
Vay be gereg lake ne hale gelmiş, fiziken aynı fecaat durumda olan Steve Rothery var bir de. Yıllar bu üstadlara fazla kilo anlamında pek de insaflı davranmamış allahtan müzikal yetenekleri yerli yerinde...
(http://www.google.com.tr/imgres?imgurl=http://fr.academic.ru/pictures/frwiki/83/Steve_Rothery_2007.jpg&imgrefurl=http://fr.academic.ru/dic.nsf/frwiki/1452433&usg=__Z3vnRk6xxcKXBSKh2L0cFJZgk_Q=&h=2592&w=1944&sz=3295&hl=tr&start=0&tbnid=0Ql2fkUdq_VInM:&tbnh=159&tbnw=122&prev=/images%3Fq%3Dsteve%2Brothery%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN%26biw%3D1024%26bih%3D611%26tbs%3Disch:1&um=1&itbs=1&iact=hc&vpx=132&vpy=59&dur=2133&hovh=259&hovw=194&tx=146&ty=102&ei=-spbTMnyENOh4QbB5p3iAQ&oei=-spbTMnyENOh4QbB5p3iAQ&esq=1&page=1&ndsp=15&ved=1t:429,r:0,s:0)

Evet Gökhan ya o da acaip şişmiş...

Bu arada Glass Hammer'den klavyeci Fred Schendell (ki kendisini acaip severiz) geçmişte acaip dobişko biri idi şu anda adam tanınmayacak halde tığ gibi olmuş...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 06, 2010, 12:50:28 ÖS
Kendimize dönecek olursak; ben geçen yıllar ile beraber bir Steve Rothery ve Greg Lake'in kilosal değerlerine yaklaşma yolunda emin adımlar ile yürüken sen bir Carl Palmer görünümünü korumayı başarıyorsun Hasan ağbi... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ağustos 06, 2010, 12:59:55 ÖS
Aynı konserden alınmış  Carl Palmer fotoğrafı

(http://i827.photobucket.com/albums/zz196/b4usleep/Palmer.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ağustos 06, 2010, 01:03:53 ÖS
Ayrıca eklemeliyiz ki Carl Palmer 60 Greg Lake ise 63 yaşında.
Gerg Lake için değişen sadece dış görünüm değil dikkat ederseniz sesi de epey farklı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 06, 2010, 01:32:34 ÖS
Vay bee yıllar ustaları ne hale getirmiş...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 06, 2010, 01:55:31 ÖS
Kendimize dönecek olursak; ben geçen yıllar ile beraber bir Steve Rothery ve Greg Lake'in kilosal değerlerine yaklaşma yolunda emin adımlar ile yürüken sen bir Carl Palmer görünümünü korumayı başarıyorsun Hasan ağbi... :)
Oooo Gökhancığım bunu bir iltifat olarak kabul ediyorum tabiki.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 06, 2010, 02:00:51 ÖS
Ayrıca eklemeliyiz ki Carl Palmer 60 Greg Lake ise 63 yaşında.
Gerg Lake için değişen sadece dış görünüm değil dikkat ederseniz sesi de epey farklı.
Evet Lake'in sesi çok kartlaştı yıllar geçtikçe düşünsenize bir Pictures at an exhibition albümünü dinleyin adamın sesi resmen ipek gibi idi.

Yaş burada bence çok önemli değil rock davulu çalmanın gerektiği fiziksel eforu dikkate almalıyız... Konserde nasıl bir enerjisi var Palmer'ın gözlerime inanamamıştım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ağustos 06, 2010, 02:35:53 ÖS
Davul çalmanın kilo alma konusunda herkese yardımcı olmadığı ortada. Bkz rahmetli John Bonham

(http://i827.photobucket.com/albums/zz196/b4usleep/MSG_John-Bonham-01.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 06, 2010, 04:12:18 ÖS
Davul çalmanın kilo alma konusunda herkese yardımcı olmadığı ortada. Bkz rahmetli John Bonham

Ama o Bonzo rahmetli çalarken bile içerdi :-)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 06, 2010, 09:16:25 ÖS
fred schendel'e inanamadım. zamanında greg lake gibiydi adam. rothery bu arada bayağı kilo almış. carl palmer'da da göbek bölgesinde yağlanma gözleniyor fakat adam hala taş gibi çalıyor. ;) bir de yıllar geçtikçe gençleşen isimlere neil peart örnek olsun. spor nelere kadir oluyor böyle.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 15, 2010, 01:45:12 ÖÖ
İngiltere'de kuruldukları 1992 yılından günümüze dek tam 14 stüdyo albümü sığdırmış, neo progresif tarzın en verimli gruplarından biri olmalarına rağmen isimleri pek duyulmamış bir grup; Elegant Simplicity.

Camel, A.P.P, B.J.H gibi melodik dozajı yüksek bir müzik icra eden gruplardan hoşlanıyorsanız, Elegant Simplicity size de hitap edecektir . Şahsen, hammond nağmeleri arasına karışmış Andy latimer'ı çağırıştıran gitar tonlarını çok sevdim diyebilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 19, 2010, 09:06:07 ÖS
siteye girmemle blackmore's night'ın yeni albüm haberini öğrenmiş oldum. bay.c sana ne desem az, teşekkürler. :) albümün ismi de çıkacağı ay'da muhteşem. ne diyebilirim ki?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 20, 2010, 02:26:22 ÖÖ
siteye girmemle blackmore's night'ın yeni albüm haberini öğrenmiş oldum. bay.c sana ne desem az, teşekkürler. :) albümün ismi de çıkacağı ay'da muhteşem. ne diyebilirim ki?
Ne demek, rica ederim enchant... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 21, 2010, 02:12:13 ÖÖ
Seni daha fazla heyecanlandırmak için albümün kapak resmini de yollayabilirim enchant... ;)(http://www.roadrunnerrecords.com/blabbermouth.net/reviewpics/blackmoresautumnsky.jpg)

Bir de, Glass Hammer sever moog dostumuzu sevindirmek maksadıyla grubun 'If' isimli yeni albümlerinin hem haberini hem de görselini yollayalım... :)
(http://www.progarchives.com/progressive_rock_discography_covers/129/cover_293652082010.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 21, 2010, 09:29:04 ÖS
of of blackmore's night'ın kapağı çok iyiymiş. şarkıların da güzel olacağına eminim. bir önceki "secret voyage" gibi olursa tadından yenmez.
glass hammer'ın kapağıda roger dean'ın işlerine benziyor. eminim o yapmıştır. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 22, 2010, 09:18:26 ÖS
gözden kaçan 2010 albümlerine polonya'dan bir cevap. ama bu bir solo albüm. efendim ilk öncelikle collage, sonra satellite (önlerinde eğilelim :) ) believe gibi grupların gitaristliğini yapmış, en önemlisi collage'ın "moonshine", satellite'ın "a street between sunrise and sunset" gibi albümlerinin gitar soundunu oluşturmuş ve bestelerde çok önemli katkı sağlamış mirek gil'in solo albümü "skellig"i neo-prog dinleyenlere şiddetle tavsiye ederim. sound bildiğiniz polonya soundu. ama biraz yenilik içeriyor. ee tabii solo bir albüm bu. yalnız mirek gil hakikaten enfes bir albüm yapmış dinleyiniz. bu arada onun grubu believe'i de esgeçmeyiniz. 2009'da yeni albüm çıkarmışlardı.

(http://moole.ru/uploads/posts/2010-06/1275892924_1272459282_f5f5dea2ab7426814da86fa558748d94.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Ağustos 23, 2010, 12:43:52 ÖÖ
enchant,çok teşekkürler bu albümü buraya eklediğin için.böyle bir albümü atlamak iyi olmazdı..bu arada albümdeki diğer müzisyenler de believe,collage ve satellite tayfasındanmış..az sonra dinleyeceğim;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 26, 2010, 02:09:52 ÖÖ
'Ne-o Progresif? ( nedir ulan o progresif ?)' şeklindeki asabi tonlu soruları cevaplayacağınız gururla höykürerek, 'ahanda!!! işte budur o progresif' diyebileceğiniz bir grup; Lorien...( Biliyorum bu kötü kelime oyunu içerikli espri'yi daha önce de yapmıştım ama bu unutmak istediğiniz fecaat espri ile ilgili kötü anılarınızı tazelemek maksadıyla bir kez daha yapayım dedim...bu seferki son olacak, söz... ;D).

Grubun ilk ve son albümleri olan Children's Game'i, bu tarzın babası Genesis, bu tarzın evlatları Marillion, IQ Pendragon birde Jon Anderson sevenler kaçırmasın, vokalist elemanın içine fena halde Jon anderson kaçmış çünkü... :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 26, 2010, 02:43:04 ÖÖ
...vokalist elemanın içine fena halde Jon anderson kaçmış çünkü... :D

İyiki içine kaçmış Gökhan Abi  ;D Yoksa...mazallah  ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ağustos 30, 2010, 01:57:23 ÖÖ
        Aramıza yeni katılan 3 yeni arkadaş olduğunu görüyorum Vera, Mutluhan ve ex dart vader. Bu forumun ana lokomotifi olduğunu düşündüğüm bu başlıktan kendilerine hoş geldiniz diyorum. En azından 40-50 kişinin aktif olarak mesaj yazdığı bir foruma dönüşmenin beni gerçekten çok memnun edeceğini bildirmek istedim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ağustos 30, 2010, 01:59:29 ÖÖ
Hoşgeldiniz arkadaşlar :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 11, 2010, 07:15:30 ÖS
Autumn Sky albümünü dinledim bugün. İlk izlenimlerim çok güzel. Sizde bir göz atın derim albüme ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Al on Eylül 14, 2010, 02:23:13 ÖS
Önceki sayfada yazıldı mı bakmadım açıkçası ama bu sene çıkan albümlerden önerebileceğiniz bir şeyler var mı? Hiç takip edemedim 2010 senesini. Daha yeni öğrendim Gazpacho'nun yeni albüm çıkarttığını, onu dinleyeceğim az sonra. Başka önerilerde bulunabilir misiniz?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 15, 2010, 02:22:01 ÖÖ
Önceki sayfada yazıldı mı bakmadım açıkçası ama bu sene çıkan albümlerden önerebileceğiniz bir şeyler var mı? Hiç takip edemedim 2010 senesini. Daha yeni öğrendim Gazpacho'nun yeni albüm çıkarttığını, onu dinleyeceğim az sonra. Başka önerilerde bulunabilir misiniz?
Gazpacho'nun erken dönemleri ve o dönemlerde yaptıkları kısa ama vurucu şarkıları daha çok ilgimi çekiyor. İlk iki albümdeki muhteşem şarkıları örneğin; bir ' Sun God' ya da bir '117' yi dinlemek son albümü dinlemekten daha keyifli hala. 2010 ile ilgili  önerilere gelirsek;

Mystery-One Among The Living
Anathema-We're Here Because We're Here
Karnataka-The Gathering Light
Spock's Beard-X
Unitopia-Artificial
Mr.Gil-Skellig,
Tavsiyelerinde bulunabilirim...




 



Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Al on Eylül 15, 2010, 08:06:09 ÖS
Gazpacho beni Night albümüyle vurmuştu, diğer albümleri o kadar sarmasa da bilgim olsun diye dinliyorum sanki onları da. Tavsiyeler için teşekkür ederim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 18, 2010, 12:40:56 ÖS
Bende Blackmore's Night'ın Autumn Sky albümünü öneririm Al.Folk severmisin bilmiyorum ama muhteşem bir ses ve Blackmore'un artık olgunluk seviyesindeki gitar melodileri eminim hoşuna gidecektir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Al on Eylül 18, 2010, 11:47:32 ÖS
Eheh tam az önce indirmiştim albümü, sağol gene de  :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 20, 2010, 03:44:01 ÖS
Rica ederim.Güzel değil mi albüm? Genel olarak bakarsan klasik Blackmore's Night melodileri gibi görünsede bence şahane. Bu grup ayakta durduğu sürece albümleri dinlenir bana kalırsa.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Al on Eylül 25, 2010, 02:23:13 ÖS
Güzel tabii ya, Blackmore hala dinlettiriyor kendini sonuçta, biraz da bu tarzda albümlere yönelme ihtiyacım vardı bu aralar, iyi geldi :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 25, 2010, 11:26:40 ÖS
Blackmore's Night-Autumn Sky: Garp cephesinde yeni bir şey yok...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 26, 2010, 12:19:15 ÖÖ
Olsun be Gökhan Abi. Eğlenceli müzik yapıyorlar yine pek bir tarz değişikliği olmasada.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 26, 2010, 01:19:22 ÖÖ
Olsun be Gökhan Abi. Eğlenceli müzik yapıyorlar yine pek bir tarz değişikliği olmasada.
Üçüncü albümlerinden sonra eğlenceli olmaktan çıkıp bayma moduna geçtiler, o yüzden sırf bu sefer ne yapmışlar diye cılız bir merak ile dinliyorum ve her zamanki gibi sıkılmaya devam ediyorum. İlk başlarda çok keyifli gelen ama zamanla kulakta tekrara dayalı bir tuzsuzluk hissiyatı yaratan bir grup Blackmore's Night...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 26, 2010, 01:24:58 ÖÖ
blackmore's night beni ilk defa hayal kırıklığına uğrattı. aslında çoğu şarkısı iyi geldi ama en fazla 3 tanesini çok sevdim. blackmore bence elektro gitarı tamamen bırakıp folk enstrümanlarına yönelmeli. yoksa diğer albümleriyle pek farkı olmayacak. sürekli aynı sound ve tarz üzerinden gidilmeyeceği belli olsa da blackmore umarım erken uyanır ve elektro gitarı artık bırakıp folk dozu daha da yüksek çalışmalar ortaya sunar. bu düşüncelerimden "blackmore rock yapsın" diyenler hoşlanmayabilir. evet, adam folk ikonu olsun. çünkü 70'lerde gitar üzerinde yapacağını yapmış bir daha deep purple'a ya da rainbow'a dönüpte aynı şeyler çalmasın. bir de son zamanlarda özellikle blackmore's night'ın son albümü sonrası bazı sitelerde yaşlarının küçük olduğuna inandığım bir takım dinleyiciler -dinleyici mi denmeli yoksa hızlı tüketici mi?- blackmore'un artık saçmaladığını ve rock yapması gerektiğini yazıyorlar. yahu adam rock'In neredeyse tarihini yazmış gelipte sizi mi mutlu edecek artık. bırakın bu lafları.
son albümlerini daha çok dinleyince sevebilirim öyle gözüküyor ama bir önceki albüm daha da iyiydi. dediğim gibi blackmore stratocaster'ı artık bırakmalı. :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 26, 2010, 02:13:09 ÖÖ
Folk bahsi açılmışken, 70'lerin başında bir iki albüm yapıp ortadan kaybolan adalı progresif folk topluluğu Trees'i tavsiye ederim. Pentangle, Fairport Convention gibi grupları seviyorsanız en az onlar kadar iyi müzik yapmış bu topluluğu da seveceğinizi garanti edebilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 26, 2010, 11:55:09 ÖÖ
Folk bahsi açılmışken, 70'lerin başında bir iki albüm yapıp ortadan kaybolan adalı progresif folk topluluğu Trees'i tavsiye ederim. Pentangle, Fairport Convention gibi grupları seviyorsanız en az onlar kadar iyi müzik yapmış bu topluluğu da seveceğinizi garanti edebilirim.


bir aralar çok dinliyordum. the garden of jack delawney'i şiddetle tavsiye edebiliriz.

bir de okyanusun öteki yakasından şili'den şahane bir neo-prog grubu tavsiye edeyim. ismi seti. tamamiyle eski tarza yakın bir anlayış sergiliyorlar ama modern melodiler de mevcut. eski marillion'u jadis'i ve yeni eloy soundunu sevenler kaçırmamalı. özellikle klavyeci'nin (claudio momberg) çok üstün bir müzisyen olduğunu belirteyim. adam martin orford gidi uçuk tonlar yakalamış. gitarist ise duygulara hitap edebilen sololarıyla sanki steve rothery olmuş çıkmış. ilk şarkı "a draconian tale"deki sololar bunun kanıtı bence. "discoveries" albümündeki tüm şarkılar çok nefis. albümü dinlemeye başlamanızla bitirmeniz bir oluyor. ikinci albümlerinde daha bu derecede bir akıcılık çok şaşırtıcı. aniden karşıma çıkan bu grup bu yılın artı hanesine yazılıyor.

(http://www.setimusic.cl/seti-thumb2.jpg)



Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 27, 2010, 07:57:06 ÖS
            Anladığım kadarıyla bu forumda sürekli yazan 8-10 müziksever arasında Zeuhl müziğine düşkün kimse yok. Orda burda karşıma çıkıyordu ben de nedir bu zeuhl diye merak edip duruyordum. Öncelikle Zeuhl kelimesinin ve bunun en önemli topluluğu olan Magma'nın logosunun bende çağrıştırdıkları bunun sanki gizli bir tarikat müziği olduğu şeklinde idi. Elimizin altında internet var merak edip kıvranmak yerine araştırıp okumak gerek.
       
       Neymiş bu Zeuhl: Fransız davulcu Christian Vander 1970 yılında bir grup kurar ve zeuhl müziği başlar. Aslında Christian Vander sadec gurup kurmamış bir roman yazar gibi hazırlık yapmıştır. Kobaia diye bir gezende kurulmuş bir medeniyet vardır. İşte bu medeniyetin dünya ve diğer gezegenlerle olan ilişkilerinin anlatıldığı konsept albümler yapılır. Daha ilginci bütün bunları anlatmak için kobaiaca denen yepyeni bir dil icad edilmiştir. İşte Zeuhl kelimesi de bu dilden gelmektedir ve "göksel" anlamındadır. Yapılan müzik ise jazz, opera, minimalizm ve modern klasik müziğin bir karmasıdır. Bas gitar ve davul baskın bir roldedir ayrıca nefesli çalgılar alt yapıda önem taşır. 
     
     Konu müzik olunca okuyarak biryere varılamıyor ille de dinlemek lazım. Magma'nın adına ençok gürültü kopartılan albümü MDK'yı (Mekanik Destrutiw Kommandoh buna yakın bir yazılışı var) edinip dinledim. Aman tanrım buda ne. Yukarda gizli tarikat müziği dedim ya ben daha müziği dinlemeden bilmişim. Evet ilkel medeniyetleri anlatan bir filmde rahatlıkla insan kurban edilen bir sahnede müzik olarak kullanabilirsiniz. Kullanılan dil için ise eğer önceden okumamış olsaydım hiç düşünmeden Almanca derdim. Sonradan öğrendim ki Christian Vander beyin geçmişinde bir Almanlık da varmış. Bu, uydurma dilin neden Almanca'ya benzediğini açıklıyor. Bu albümden sonra derhal zeuhl sevdasından vazgeçtim. Bir süre sonra hadi bir şans daha vereyim diyerek 2009 albümleri  "Ëmëhntëhtt-Ré" yi  dinlemeye koyuldum. Çok fazla değişen birşey olmadı. Bazı güzel anlar olmakla birlikte bu kadar sıkıntıyı çekecek bir durum olmadığına karar verdim. Çok uzun süre zeuhlden söz etmedim. Zaten söz konusu müziği yapan topluluk sayısı çok fazla değil.

      Derken Dün ile tanıştım ve aman allahım o ne müzik öyle. İlk dinlediğim andan itibaren resmen büyülendim. Gerçi 1981 tarihli "Eros" albümünün Magma müziği ile hiç ilgisi yoktu. Bana kalsa avante-garde jazz olarak tanımlamak daha doğru idi (artık böyle düşünmüyorum). Ben onları zeuhlden ayırdığım için yine zeuhl namına elimde birşey yoktu. Zaten Dün de ne yazık ki tek albümlük bir gruptu.  Bir kaç ay sonra tesadüfen Weidorje diye yine tek albümlük (ve yine ne yazık ki) bir grupla tanıştım. Bunlar Magma dan ayrılan 1-2 müzisyen tarafından kurulmuş bir grup. 1978 de aynı isimli tek albümlerini yapmışlar. Vokal içermediği (ya da çok az içerdiği) için operal kısmı saymazsak kağıt üstünde zeuhl ile ilgili tanımlanan herşeyi bulmak mümkün. Weidorje'yi dinleyince Dün'ün yeri ve zeuhl müziği kafamda daha  belirginleşti. Çok beğendiğim bir albüm oldu.
      Bundan 1 ay kadar sonra ise yine tesadüfen Eskaton ile karşılaştım. İlk albümleri 1979 tarihli "4 Visions". Onlarda Fransız ve onların da içinde Magma tohumu var. Magma'dan farkı (bana kalırsa anlamsız olan) Kobaiaca değil de Fransızca kullanmaları. Ancak Magmaya göre cazip olan tek yanları bu değil. Müzikteki o "gizli tarikat" havası yok. Bas muhteşem iş yapıyor ve kızların vokalleri çok güzel. Albümü öyle beğendim ki grubun başka bir albümünü hemen ele geçirdim. 1983 tarihli Friction. (Uyarı bunlar Fransız albüm isimlerini okurken -şın şeklinde değil de -siyon şeklinde okumalı. Fransızca hiç bilmem ama kulağıma hep hoş gelmiştir. Kızların vokali bu yüzden mi etkiledi beni acaba). Anak bu albümün ilki kadar başarılı olduğunu söyleyemem. En azından ilk dinleyişte beni etkilemedi.   
     
      ikisi tek albümlük 4 ayrı gruptan söz ettim. Hepsi Fransız. işin ilginç yanı zeuhl müziğinin mucidi Magma'dan hoşlandığımı söyleyemem ama diğerlerini oldukça beğendim. Ayrıca bu müziği yapan bir kaç Japon topluluğu olduğunu duyduysam da dinleme fırsatım olmadı.

      İşte zeuhl maceram böyle.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Eylül 27, 2010, 09:13:13 ÖS
Sevgili b4usleep zeuhl maceranı çok hoş bir şekilde anlatmışsın.

Bende kendi adıma zeuhl'un içine girebilmek için epey bir süre patinaj yaptım, özellikle kendimi Magma konusunda oldukça zorlamıştım. Bu zorlamalar ve patinalar bir süre sonra beni zeuhl'e gerçekten yakınlaştırdı, şu anda başucu albümlerim arasında birkaç adet zeuhl mevcut.

Bu türde, kişisel olarak Magma'nın yeri ayrı bende, ama diğer gruplar içinden de çok kaliteli işler çıktı zaman içinde Dün ve Eskaton önemli örnekler ama  Univers Zero, Art Zoyd, Zao gibi gruplarda yabana atılamaz. 

Evet Fransızlar zeuhl konusunda oldukça ileride (aslında çok iyi prog rock grupları da var) ve bunun temel nedeni de tabiki Magma. Magma'nın bu tarzda diğer  grupları etkileme konusunda hakkını teslim etmek gerek. Ama bu etkileşim sadece zeuhl grupları açısından  değil örn. Minimum Vital gibi bir folk grubunu da vokal tarzı konusunda etkileyebilmiştir.


Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 27, 2010, 09:16:54 ÖS
Univers Zero'yu da çok seviyorum ama onlar Zeuhl sayılmazlar değil mi?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Eylül 27, 2010, 10:02:16 ÖS
Univers Zero'yu da çok seviyorum ama onlar Zeuhl sayılmazlar değil mi?
Univers Zero, RIO/Avangarde olarak sınıflanabiliyor/sınıflanıyor ama genel olarak zeuhl ailesine  mensuptur. Zaten iki tarz da zaman zaman birbiri içine oldukça giriyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 27, 2010, 11:27:18 ÖS
ben de öyle çok fazla dinlemem zeuhl tarzını ama nedir ne değildir diye bazı grupları araştırmışızdır. magma takdir edersiniz ki zeuhl'ün en çok dinlenen ve tutulan grubu. son albümünü beğenmekle birlikte eski albümlerinin de araştırılması taraftarıyım. çünkü bayağı ilginç dilleri ve müzikleri olan bir topluluk. fransa bu tarzda başı çekiyor. japonlardan ise happy family'i dinledim onlarda fena değiller. toscco albümü dinlenebilir. kafamızı senfonik rock, neo-prog, krautrock, jazz rock ve fusion'dan kaldıramıyoruz ki zeuhl'a sıra gelsin. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 28, 2010, 12:22:56 ÖÖ
son glass hammer albümü nasıl acaba dinleyen var mı? bakalım yeni vokalist jon davison neler yapacak? bir önceki glass hammer albümünü pek sevmemiştim. culture of ascent iyiydi ama...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Eylül 28, 2010, 01:03:37 ÖÖ
son glass hammer albümü nasıl acaba dinleyen var mı? bakalım yeni vokalist jon davison neler yapacak? bir önceki glass hammer albümünü pek sevmemiştim. culture of ascent iyiydi ama...

Dinlediğim ilk Glass Hammer albümü ve ben çok başarılı buldum. Ama malesef önceki albümlerle karşılaştıramayacağım.Klavye melodilerine bayıldım diyebilirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 30, 2010, 01:55:29 ÖS
Bu aralar sıklıkla dinlediğim, vokal handikaplarına rağmen, yaratmış olduğu farklı sound ile beğenimi kazanan Jeff Hamel'in tek kişilik İngiliz proje grubu Majestic'i ( aynı isimli isveçli prog metal grubu ile karıştırmayınız lütfen.), neo-new prog severlere tavsiye ediyorum ( Yine de kendine yeni bir vokalist bulmalısın bence jeff ağbi yada kardeş her neyse...  :)).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 02, 2010, 06:15:16 ÖS
yıllardır insekt ve man made machine gibi değeri yeterince verilmemiş albümleriyle dinlediğimiz isveçli grup carptree yepyeni albümü "nymf" ile yine ustalığını konuşturuyor. kabul, biraz soğuk müzik yapıyorlar ama dinlemeye değer tabii. bu sefer belki dinleyicilerin biraz daha kalbini çalabilirler.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 02, 2010, 07:31:01 ÖS
Başta forum üyelerimizin bildiği üzere, İsveç'ten müziğin her tarzından kaliteli gruplar ve albümler ortaya çıkmıştır. Progresif Rock özeline geldiğimizde bu tarzın geleneksel değerlere yaslanmış Anglagard, The Flower Kings gibi grubların dışında Progresif Rock'ın yönünü daha farklı ve taze soundlar ile geleceğe yönlendiren başta Anekdoten olmak üzere yenilikçi kanat müzisyenlerde ortaya çıkmıştır. Geçmişin Progresif Rock değerlerini günümüzün alternatif, elektronika soundları ile harmanlayan müzikseverlerce crossover ya da new prog ismi konmuş bu tarzın Radiohead, Gazpacho, Pineapple Thief, Archive gibi temsilcileri var. Bu türün İsveç temsilcilerinden Koi bu yıl içerisinde çıkarmış oldukları  In Tomorrow Hid Yesterday isimli albümleri ile progresif müziğin yalnızca, Yes Genesis, Pink Floyd, King Crimson soundunu taklit etmek olmadığını gidilecek bambaşka mecralar olduğunu müjdeliyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 05, 2010, 11:54:08 ÖS
2010'un ilginç albümlerinden bir tanesi de İsrailli topluluk, "Soul Enema'dan geldi. Albümün ismi. "Thin Ice Crawling", Progarchives türüne eclectic demiş. Albüm yer yer eskilere göz kırpan yönüyle senfonik progresif, içerdiği ortadoğu motifleri ile prog folk, kısmen sertliğiyle prog metal, hatta jazz fusion, psychedelic kısacası her bir şeyi içeriyor. Ne içerdiği bir tarafa son zamanlarda esaslı bir şeyler dinlemek isterseniz bu albüme kulak kabartın derim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Ex Darth Vader on Ekim 06, 2010, 12:14:33 ÖÖ
Progressive Metal türünün efsanesi Cynic hazırladığı Re Traced Ep si ile hem ikinci stüdyo albümü Traced In Air'den 4 şarkısını remixlemiş,hem de bir tane yepyeni bir şarkı hazırlamış.Bana kalırsa 2010 yılına da damga vuracaklar çünkü her zaman ki Deneysel etkileşimli müziklerini bu sefer Progressive Metal yerine Progressive Rock türüyle taçlandırmışlar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 21, 2010, 01:52:32 ÖÖ
Bambaşka bir grup, bambaşka bir sound...Norveç'ten, Kvazar ve onların 2005 tarihli A Giant's Lullaby albümleri... Eski ile yeni'nin muazzam buluşması senfonik progressive'de farklı bir boyut... Muhakkak dinleyelim, 'yok ben dinlemiyorum' diyeni fikrini değiştirene dek taciz edelim... ;D ( Reklamı abartık gailba, gören de adamlardan para aldık zannedecek... ;D)...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ekim 21, 2010, 12:08:31 ÖS
Welcome back, my friends
To the show that never ends.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 21, 2010, 02:42:26 ÖS
Welcome back, my friends
To the show that never ends.
The Show Must Go On...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ekim 21, 2010, 08:42:37 ÖS
Bu aralar enchant'ın tavsiye ettiği Seti - Discoveries albümünü dinliyorum.Duygu bakımında biraz Satellite'yi andırıyor yani melankolik parçalar mevcut.Eğer albümü dinlerseniz klavyelere biraz daha fazla kulak kabartın derim ;)

Bu arada progturk'ün tekrardan açıldığını görmek çok güzel :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 22, 2010, 10:18:48 ÖS
İlginç bir grup müthiş  bir albüm Küba'dan Anima Mundi'nin "The Way" isimli albümü.
 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ekim 22, 2010, 10:41:31 ÖS
Dinledim. Gayet başarılı, Küba'lı olmaları ayrıca dikkat çekici
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 24, 2010, 11:22:48 ÖS
son glass hammer albümü nasıl acaba dinleyen var mı? bakalım yeni vokalist jon davison neler yapacak? bir önceki glass hammer albümünü pek sevmemiştim. culture of ascent iyiydi ama...
Genel anlamda başarılı bulduğum bir albüm Glass Hammer "If". Ancak bazı hoşuma gitmeyen yönleri de var şöyleki; Albümün ilk iki şarkısı bir senfonik prog grubuna yakışmayacak kadar mininalist bir sounda sahip. Çünkü benim tutucu senfonik prog anlayışıma göre (bir grup moog synth, church organ soundu, moog taurus bas pedal kullanıyorsa dikkate değerdir... )  soundun özellikle alt yapının bangır bangır dolu olması gerek ki ilk iki parça da bunu göremedim ya da ben farkedemiyorum. Ama albümün son iki parçası "If the Stars" ve "If the Sun" bu işin nasıl olması gerektiğini çok net olarak anlatıyor. Albüm belirgin bir şekilde a'la YES etkileşimi taşıyor ama bu beni kesinlikle rahatsız eden bir unsur da değil. GH'nin yeni kadrosu  bayağı tartışılıyor bu albüm için ama yeni vokalist Joy Davison yerine eski vokalist Sussie Bogdanovic'i ve eski davulcu Mat Mendian'ı tercih ederdim... Sonuç olarak bu yılın başarılı albümlerinin başında bence...      
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 24, 2010, 11:24:38 ÖS
Dinledim. Gayet başarılı, Küba'lı olmaları ayrıca dikkat çekici
Bu grubun bir önceki albümleri olan "Jagannat Orbit" de çok iyi idi...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ekim 27, 2010, 11:13:18 ÖS
Dinledim. Gayet başarılı, Küba'lı olmaları ayrıca dikkat çekici
Bu grubun bir önceki albümleri olan "Jagannat Orbit" de çok iyi idi...

Bu grupla ilgili tek olumsuz düşüncem vokaller. Dümdüz vokaller gerçekten güzel yapılandırılmış müziğin yanında sırıtıyor. Sanırım bu sorun günümüz prog müziğinin ortak "sıkıntısı". Benden başka yakınanı görmediğim için tırnak içinde yazdım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 02, 2010, 11:53:57 ÖS
Arkadaşlar, Lunatic Soul ve Mostly Autumn'un son albümlerine mutlaka bir göz atmalısınız.Ben hala albümleri sindirmeye çalışıyorum ve uzun sürede bırakacağımı zannetmiyorum.Dinledikten sonra ayrıca bu albümleri konuşmak isterim. Bir ara sadece eskilere takılıp kalırdım ama günümüz gruplarıda parmak ısırtacak kadar güzel işler yapıyorlar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 03, 2010, 12:34:23 ÖÖ
Arkadaşlar, Lunatic Soul ve Mostly Autumn'un son albümlerine mutlaka bir göz atmalısınız.Ben hala albümleri sindirmeye çalışıyorum ve uzun sürede bırakacağımı zannetmiyorum.Dinledikten sonra ayrıca bu albümleri konuşmak isterim. Bir ara sadece eskilere takılıp kalırdım ama günümüz gruplarıda parmak ısırtacak kadar güzel işler yapıyorlar.
Mostly Autumn son albümünü şöyle bir üstünkörü dinledim, içinde gayet iyi şarkılar mevcut ama genel anlamda albüm pek açmadı beni, Heather'ın yokluğundanmı acaba??? :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 03, 2010, 11:28:26 ÖÖ
kesin öyledir. vokalistler grubun en önemli aynası oluyor. müzik bir şekilde aynı oluyor ama vokaller değişti mi alışamıyorsunuz bir soğukluk oluyor. mostly autumn'u artık böyle dinleyeceğiz. onları sırf heather var diye dinleyen bir kitle var. karnataka gibi de mükemmel bir vokalist bulamadılar ve sanırım bulamayacaklar. ben de çok beğenmedim, ısınamadım. glass hammer vokalisti de değişti onların yeni albümüne de ısınamadım. ve ilerde yeni yes albümünü de jon anderson'sız dinleyeceğiz. tehlike çanları çalıyor.  :(

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 03, 2010, 12:05:10 ÖS
       Sözü edilen grupları hiç dinlemedim ancak şunları yazmadan duramadım. Burda önemli olan şu: grubun müziği tamamen vokalistin üzerine oturuyorsa vokalist değişikliğinde yapacak birşey yoktur. Kolay alışılamaz. O yüzden King Crimson bir çok solist değiştirebilmiştir. Jon Anderson'suz Yes albümüne gelince. Büyük bir Yes ve Anderson hayranı olarak her ikisinden de artık kayda değer bir şey beklemediğimi belirtmeliyim. Ancak Andersonsuz bir Yes albümü olan 1980 tarihli "Drama"yı çok başarılı bulduğumu da eklemeliyim. Solist değişiklikleri her zaman felaketle sonuçlanmaz.

Deep Purple : Gillan - Coverdale
Marillion : Fish - Hogarth

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 03, 2010, 01:06:18 ÖS
kimi gruplar solist değişikliklerinde başarıyı yine sürdürüyor ama 20-25 sene aynı vokalistle albümler yapmışsın ve bir kitleyi peşinden sürüklemişsin işte bu durumlarda pek şansı olmuyor grubun. mostly autumn ile heather findlay neredeyse birlikte anılıyordu ama bundan sonra pek şansı kalmayacak bu grubun. deep purple'da marillion'da falan iyi sonuçlanmıştır ama dediğimiz gibi her zaman iyi sonuç vermiyor. gruba ve dinleyici kitlesinin nasıl kendini kabul ettirdiğine/kabul ettiğine bağlı birazda.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 05, 2010, 11:24:52 ÖS
Ben bazı gruplardaki değişikliklere çoğu zaman ısınamasamda (örneğin benim için Fish'ten sonra Marillion bitmiştir) bazen şans vermek istiyorum. Şans verdiğim gruplardan birtaneside Mostly Autumn. Önceki albümler gibi değil elbet ama dinlenmeyecek gibi de değil hani, hakkını vermek lazım.Ben hala şans vermeye devam ederek dinliyorum albümü.

Bu arada Lunatic Soul'u dinleyeniniz var mı? İlk çıkardıkları albümü yine burdan Moog sayesinde duymuştum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 06, 2010, 12:38:40 ÖÖ
Ben bazı gruplardaki değişikliklere çoğu zaman ısınamasamda (örneğin benim için Fish'ten sonra Marillion bitmiştir) bazen şans vermek istiyorum. Şans verdiğim gruplardan birtaneside Mostly Autumn. Önceki albümler gibi değil elbet ama dinlenmeyecek gibi de değil hani, hakkını vermek lazım.Ben hala şans vermeye devam ederek dinliyorum albümü.

Bu arada Lunatic Soul'u dinleyeniniz var mı? İlk çıkardıkları albümü yine burdan Moog sayesinde duymuştum.
"Fish gitti Marillion bitti" demişsin kişisel görüşündür bir şey diyemem ama en az Mostly Autumn'a şans verdiğin kadar hatta çok daha fazla oranda Hoghart'a şans vermelisin bence, özellikle de Season End albümünden itibaren başlayarak...

Lunatic Soul'un yeni albümü mp3 playerımda dinlenmeye hazır bir şekilde bekliyor. İlk albümün içine girememiştim biraz fazla bayık gelmişti ama enchant'ın beğendiğini ve albüm hakkında oldukça güzel bir ktıtik yazısını sitemize gönderdiğini hatırlıyorum...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 06, 2010, 01:52:22 ÖÖ
Ben bazı gruplardaki değişikliklere çoğu zaman ısınamasamda (örneğin benim için Fish'ten sonra Marillion bitmiştir) bazen şans vermek istiyorum. Şans verdiğim gruplardan birtaneside Mostly Autumn. Önceki albümler gibi değil elbet ama dinlenmeyecek gibi de değil hani, hakkını vermek lazım.Ben hala şans vermeye devam ederek dinliyorum albümü.

Bu arada Lunatic Soul'u dinleyeniniz var mı? İlk çıkardıkları albümü yine burdan Moog sayesinde duymuştum.
"Fish gitti Marillion bitti" demişsin kişisel görüşündür bir şey diyemem ama en az Mostly Autumn'a şans verdiğin kadar hatta çok daha fazla oranda Hoghart'a şans vermelisin bence, özellikle de Season End albümünden itibaren başlayarak...

Lunatic Soul'un yeni albümü mp3 playerımda dinlenmeye hazır bir şekilde bekliyor. İlk albümün içine girememiştim biraz fazla bayık gelmişti ama enchant'ın beğendiğini ve albüm hakkında oldukça güzel bir ktıtik yazısını sitemize gönderdiğini hatırlıyorum...

Gökhan Abi çok denedim ama bir türlü başaramıyorum. Belki senin Yes'i son zamanlarda dinleyebilmen, onlara yavaş yavaş alışabilmen gibi bende alşabilirim zamanla Hoghart'a. Bir türlü Fish'teki duyguyu alamıyorum o adamın sesinde.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 06, 2010, 01:59:12 ÖÖ



Gökhan Abi çok denedim ama bir türlü başaramıyorum. Belki senin Yes'i son zamanlarda dinleyebilmen, onlara yavaş yavaş alışabilmen gibi bende alşabilirim zamanla Hoghart'a. Bir türlü Fish'teki duyguyu alamıyorum o adamın sesinde.
Benim "Yes" buhranım ile ilgili örneği verince durumu anladım. Durumun benimki ile benzer semptomları gösteriyorsa "pek ümit yok, fazla zorlama" derim çünkü sadece bir kaç çalışmasını beğendiğim Yes'i bünyem şiddetle reddediyor hala...  :)
 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 06, 2010, 10:16:10 ÖÖ
Mostly autumn, mostly Pink Floyd
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 06, 2010, 12:04:29 ÖS
fish gittikten sonra marillion bambaşka bir çehreye bürünse de bazı hogart'lı ürünler fish'li albümlerin kalitesine de ulaşıyor bence. duygu ruh durumu ile ilgili kimisi bir şarkıyı çok duygusal bulur ama aynı oranda başka birisi pek duygulu bulmaz. şöyle yalnız loş bir ortamda easter, marbles ve brave albümünün tamamı, beautiful, afraid of sunlight, one fine day, estonia dinlendiğinde durum çok daha farklı olacaktır. hogart insanın duygularını tersyüz eden bir vokalist bence. onu bambaşka ortamlarda dinlemelisiniz ki etkisi ortaya çıkabilsin.
fish gitti marillion bitti değil de anderson gitti yes bitti demek daha doğru olur sanırım. yoksa yes daha önce mi bitmişti? :o

bu vokalist durumu başka bir grupta da aynı etkiyi vermeyebiliyor. olivia sparnenn belki şimdi değil de 2-3 albüm sonra mostly severleri tatmin edebilecek. tabii besteler de iyi olması kaydıyla. ben şimdi mostly değil de mostly'nin eski albümlerini ve karnataka'yı dinliyorum. onların son albümünü geçebilecek bir albüm yaptılar mı beni karnataka'dan ve onların eski albümlerinden vazgeçirdiler mi işte o zaman olmuş derim. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 06, 2010, 12:43:35 ÖS
progressive rock içerisinde en çok eleman değişikliği karnataka, panic room, mostly autumn gibi gruplarda oluyor herhalde. ben yine bir ayrılık haberi vericem. karnataka kadrosu yine bölünmüş. son albüm "the gathering light" hakkında çok başarılı sözleri alırken niye böyle ayrılık oldu anlamadım. grubun orjinal kadrosundan sadece ian jones kalmış durumda. adam grubun patronu galiba kukla oynatır gibi 1998'den beri grubu dağıtıp tekrar toparlıyor sanırım. the gathering light kadrosundan davulcu ian harris, klavyeci gonzalo carrera ve maalesef vokalist lisa fury ayrılmış durumda. iki kişiden haberimiz yok ama lisa fury şu anda lirium isminde bir grupla çalışmaya başlamış ve vokal kayıtlarını da bitirmiş. ayrılanların yerine de karnataka'ya yeni elemenlar gelmiş ama bayan vokal tabii ki yok. sonra açıklayacaklar herhalde. ben çok üzüldüm bu ayrılık haberine ama lisa fury'nin devam etmesine de bir o kadar sevindim. çünkü lirium'da vokal yaptığı şarkılar bayağı iyi. bildiğin mostly, karnataka havası var. umarım karnataka'da bir bayan vokal bulur lirium'da bir albüm haberiyle sevindirir de bakalım. umut fakirin ekmeği. :)

http://www.myspace.com/lirium   hadi bakalım hadi :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 07, 2010, 09:35:16 ÖS
kimi gruplar solist değişikliklerinde başarıyı yine sürdürüyor ama 20-25 sene aynı vokalistle albümler yapmışsın ve bir kitleyi peşinden sürüklemişsin işte bu durumlarda pek şansı olmuyor grubun. mostly autumn ile heather findlay neredeyse birlikte anılıyordu ama bundan sonra pek şansı kalmayacak bu grubun. deep purple'da marillion'da falan iyi sonuçlanmıştır ama dediğimiz gibi her zaman iyi sonuç vermiyor. gruba ve dinleyici kitlesinin nasıl kendini kabul ettirdiğine/kabul ettiğine bağlı birazda.
Evet Heater Findlay Mostly Autumn ismi ile özdeşleşmiş bir sanatçı ama Olivia Sparnnen'de bayağı bir zamandır grupta back vokal olarak görev yapıyordu dolayısıyla doku uyuşmazlığı pek yaşanmıyor gibi düşünüyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 07, 2010, 10:56:25 ÖS

Evet Heater Findlay Mostly Autumn ismi ile özdeşleşmiş bir sanatçı ama Olivia Sparnnen'de bayağı bir zamandır grupta back vokal olarak görev yapıyordu dolayısıyla doku uyuşmazlığı pek yaşanmıyor gibi düşünüyorum.
Bu konuda haklısın, gerçekten de her ne kadar misafir sanatçı gibi gözükse de Olivia Sparnnen'de uzun zamandır grupta ve ses rengi Hether'a bir hayli benziyor ( aslında tüm Irish bayan ve erkek vokallerde ilginç bir benzerlik söz konusu ırksal bir durum söz konusu sanırım ). Yoksa dış güzelliğin aldatıcı büyüsüne kapılıp bu ablaya haksızlık mı ediyoruz? :) Aslında, sorun vokalden çok grubun beste performansında, sonuçta bu albüm olmamış Hether'da gelse pek bir şey değişmezdi büyük bir ihtimalle...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 07, 2010, 11:07:09 ÖS
her ne kadar geri vokallerde yer alsa da grubun ön vokalisti değildi sparnenn. çok nadiren duyardık sesini. ön vokal yapmakla geri vokal yapmak arasında bayağı fark var. heather ile özleşen grubun yeni vokalistle bir kaç albüme daha ihtiyacı var. evet bu albüm pek olmamış ama vokaller şarkıyı güzelleştirendir. hep alıştığımız o soundu başka bir sesle dinlemek ilk başta olumsuzluk yaratır. aynı the gathering'deki gibi. gruptan anneke van giersbergen ayrıldı gitti yerine bambaşka bir vokalist geldi. albüm güzel olmasına rağmen sırf vokallerin farklılığından dolayı bir çok kişiyi gruptan soğuttu. böyle durum da gerçek yani. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 08, 2010, 12:21:28 ÖÖ
her ne kadar geri vokallerde yer alsa da grubun ön vokalisti değildi sparnenn. çok nadiren duyardık sesini. ön vokal yapmakla geri vokal yapmak arasında bayağı fark var. heather ile özleşen grubun yeni vokalistle bir kaç albüme daha ihtiyacı var. evet bu albüm pek olmamış ama vokaller şarkıyı güzelleştirendir. hep alıştığımız o soundu başka bir sesle dinlemek ilk başta olumsuzluk yaratır. aynı the gathering'deki gibi. gruptan anneke van giersbergen ayrıldı gitti yerine bambaşka bir vokalist geldi. albüm güzel olmasına rağmen sırf vokallerin farklılığından dolayı bir çok kişiyi gruptan soğuttu. böyle durum da gerçek yani. :)
alışeldiğimiz vokalin gruptayken sounda kattığı güç, ayrılık anlarında alıştığımız sesin kaybolması ile yaşadığımız bocalama tüm bunların gerçekliğini kimse inkar edemez zaten...Roger Hudson, Fish, Roger Waters, vs gibi örneklerde olduğu gibi...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: efespilsen on Kasım 08, 2010, 08:34:11 ÖS
o zaman size güzel bir haber
Dan Britton'un yeni albümü yakında çıkıyor. Emin olun elime ilk geçtiği zaman sizinle paylaşırım
Tanımayanlar için;
http://www.myspace.com/birdsandbuildings
(Chakra Khan dinleyin bir fikir edinebilirsiniz)
sound açısından bir önceki albümde fusion'a yakındı bu albümde de sadece simple'ı dinleyebildim giriş yine aynı! çok iyi :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 08, 2010, 10:06:31 ÖS
o zaman size güzel bir haber
Dan Britton'un yeni albümü yakında çıkıyor. Emin olun elime ilk geçtiği zaman sizinle paylaşırım
Tanımayanlar için;
http://www.myspace.com/birdsandbuildings
(Chakra Khan dinleyin bir fikir edinebilirsiniz)
sound açısından bir önceki albümde fusion'a yakındı bu albümde de sadece simple'ı dinleyebildim giriş yine aynı! çok iyi :)

Don Britton, oldukça  sığ olan Amerikan prog sahnesinin en önemli isimlerinden biridir. Cerebus Effect, Deluge Grander ve Birds & Building gruplarında yapmış olduğu çalışmaları hep ilgi ile izlemişimdir. Yeni albüm haberi sevinirdi beni.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: efespilsen on Kasım 08, 2010, 10:21:30 ÖS
ilkin Abd'deki gelişmeler beni de pek sarmıyordu ama şuan gayet iyi diyebilirim özellikle Phideaux, advent, deluge grander, din within... abd ile ilgili
hatta şuan italyanlardan sonra geliyor diyebilirim..
albüm bir önceki ayarında...
simple'dan öyle gözüküyor :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 11, 2010, 08:49:29 ÖS
          Jon Anderson ile Rick Wakeman bir albüm çıkarmış, kimseler hiç sözünü etmedi. "The Living Tree". Wakeman çalmış Anderson söylemiş, başka müzisyen yok.  Kendi adıma böyle kısıtlı enstumanla (Wakeman sadece piyano ve synth çalıyor) yapılmış albümleri pek sevmediğimi söyleyebilirim. Bu albümü de büyük oranda dinledim ve ilk izlenimim biraz sıkıcı olduğu yönünde. Anderson'un sesini de biraz tuhaf buldum. Belki kayıt tekniğinden belki de artık 66 yaşında olmasından. (Merak edenler için Wakeman 61).
        
        Andersonun Vangelis ile yaptığı çalışmaların başlangıcı olan 1980 tarihli "Short Stroies" albümü ise Yes dışı Anderson'un bana göre en güzel bölümünü oluşturur. Tüm parçalarını pek severim.  (Hani kısıtlı  enstruman albümlerini pek sevmem dedim ya bu bir istisna oluşturur o bakımdan iliştiriverdim). Albüm yaygın olarak düşük rating ile anılır ancak bu, müzik çevrelerinin çok büyük bir yanlışlığıdır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 11, 2010, 09:08:54 ÖS
b4sleep ben ana sayfasında haberini vermiştim ama daha dinleme fırsatı bulamadım.Burdan da şimdiye kadar ses çıkmayınca yoksa yanlış haber mi verdim diye düşünmeye başlamıştım :) En sonunda sen açtın konuyu :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 11, 2010, 11:28:26 ÖS
          Jon Anderson ile Rick Wakeman bir albüm çıkarmış, kimseler hiç sözünü etmedi. "The Living Tree". Wakeman çalmış Anderson söylemiş, başka müzisyen yok.  Kendi adıma böyle kısıtlı enstumanla (Wakeman sadece piyano ve synth çalıyor) yapılmış albümleri pek sevmediğimi söyleyebilirim. Bu albümü de büyük oranda dinledim ve ilk izlenimim biraz sıkıcı olduğu yönünde. Anderson'un sesini de biraz tuhaf buldum. Belki kayıt tekniğinden belki de artık 66 yaşında olmasından. (Merak edenler için Wakeman 61).           
Bende dinledim ama ağzımda pek bir tat bırakmadı, ancak ilk notaları duyduğum anda piyano da Wakeman farkını hissettim ama albümün bütünü için sadece "babalar ne yapmış" merakı anlamında arşivde kalacak ve arada aklıma gelirse dinlenecek.
   
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 11, 2010, 11:54:47 ÖS
Bu arada iki adet küçük prodüksiyona sahip ama müzikal açıdan büyük iki albüm tavsiye etmek istiyorum. Bunlar;

Guy Manning "Charlestown", The Tangent ve PO90D'den tanıdığımız Guy Manning çok ilginç bir şahsiyet hemen hemen her yıl bir albüm çıkarıyor ve çıkardığı her albüm çok iyi kritikler alıyor. Bu albüm de yılın en iyi albümlerinden biri olmaya aday bence. Albümün açılış parçası "Charlestown" için tam bir senfonik prog şaheseri diyebilirim. 35dk süren parça folk ve  caz göndermeleri ve değişken tempoları 70'lere de hoş göndermeler yapıyor. Kesinlikle atlanılmaması gereken bir albüm.

David Minasian "Random Acts of Beauty" Bu albümde küçük bir prodüksiyon. David Minasian klasik piyano eğitimi almış bir sağlam bir müzisyen. Çok sakin, bol ve yüksek düzeyde klavye işçililği barındıran, bol bol Camel göndermeleri bulacağınız bir albüm ve albümün en büyük sürprizi ise açılış parçası olan Masquerade'de Andy Latimer'in konuk sanatçı olarak çok sağlam bir solosu. Albümün en uzun parçası olan "Frozen in Time" için ise ayrı bir parantez açmak gerek... Tavsiye ederim...  
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 12, 2010, 12:58:09 ÖÖ
Hasan Abi şimdiye kadar hiçbir tavsiyen boş çıkmadı o yüzden hemen gözü kapalı bulmaya çalışacağım albümleri ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 12, 2010, 01:56:52 ÖÖ
Bu arada iki adet küçük prodüksiyona sahip ama müzikal açıdan büyük iki albüm tavsiye etmek istiyorum. Bunlar;

Guy Manning "Charlestown", The Tangent ve PO90D'den tanıdığımız Guy Manning çok ilginç bir şahsiyet hemen hemen her yıl bir albüm çıkarıyor ve çıkardığı her albüm çok iyi kritikler alıyor. Bu albüm de yılın en iyi albümlerinden biri olmaya aday bence. Albümün açılış parçası "Charlestown" için tam bir senfonik prog şaheseri diyebilirim. 35dk süren parça folk ve  caz göndermeleri ve değişken tempoları 70'lere de hoş göndermeler yapıyor. Kesinlikle atlanılmaması gereken bir albüm.

David Minasian "Random Acts of Beauty" Bu albümde küçük bir prodüksiyon. David Minasian klasik piyano eğitimi almış bir sağlam bir müzisyen. Çok sakin, bol ve yüksek düzeyde klavye işçililği barındıran, bol bol Camel göndermeleri bulacağınız bir albüm ve albümün en büyük sürprizi ise açılış parçası olan Masquerade'de Andy Latimer'in konuk sanatçı olarak çok sağlam bir solosu. Albümün en uzun parçası olan "Frozen in Time" için ise ayrı bir parantez açmak gerek... Tavsiye ederim...  
Yahu ben bu David Minasian'ın albümünü dinlemiş idim ama albüm bende pek bir iz bırakmadan mp3 arşivimin( çakma arşiv :)) gayya kuyusuna benzer derinliklerinde kaybolup gitmişti. Lakin işin içinde Andy Latimer'ın olduğunu bilmiyordum senin vesilenle öğrendiğime göre o derinlerden tekrar çekip dinlemek lazım bu albümü.
Title: Ynt: Re: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 12, 2010, 07:42:36 ÖS
Gökhan ve Hakan bayağı bir esip gürlemiş kemik prog severlere, aşağıda hoş bir yazı var bir zamanlar Turkrock.com'da yazışırken elime geçmişti onu buraya kopyalıyorum...    :D


How To Be a Great Progressive Rock Reviewer
In 10 Easy Steps
===========================================


Reviewing progressive rock albums can be simple. Are you tired of agonising over the right words to use? Confused about your subject matter?
Or are you just a lazy pig? Then use the following tips, and prog rockers everywhere will believe your every word. Trust me. Each tip is followed by an example so you can see exactly how it's done.

(1) In every review, you MUST praise the Mellotron. Always describe it
using the word "wash."

"Gentile Goyim's keyboardist, Kerry Mayonnaise, treats the listener
to spectacular, warm washes of everybody's favorite Mellotron."

FOR BONUS POINTS, also mention the Hammond B-3, and imply violence.

"Greg Palmer's raw, two-fisted Hammond work pierces the listener's eardrums with sonic knives."

EXTRA BONUS POINTS if you mention either of these instruments, and they don't actually appear in the music.

"On the road, King Creampuff's keyboard setup consists of grand piano, harpsichord, and several analog synths, but strangely, no Mellotron."

(2) Any band that uses cello automatically gets a rave review. For bonus points, use the word "haunting."

"As the music fades, a haunting solo cello appears out of nowhere, accompanied by a trio of Mellotrons, washing away."

Subtract ten points if you compare the music to "Eleanor Rigby."

(3) If the music has flute in it, compare it to Jethro Tull. It doesn't matter that the music is really death metal, chanting monks, or atonal birdsong: YOU MUST MENTION TULL. For extra points, mention Camel too.

"Paraan's music features Hyperia Gomez on flute, inviting comparison to Jethro Tull or Camel, even though the flute's main use is as a handy mallet to bang several large gongs."

(4) You don't have to bother describing the music. Just list the instruments and let the reader imagine the rest.

"From out of New Zealand comes Genghis Ka-Ka, one of the finest prog bands I've ever heard. If you are a fan of acoustic guitar, haunting cello, and explosive, annihilating Hammond B-3, you MUST check out this album."

(5) Mention the length of at least one song. Extra points if you call it an "opus."

"Side 2 of the album is completely taken up by 'Ode to Bowser', a 22-minute magnum opus based on the theme from 'My Dog Has Fleas.'"

(6) Casually mention the name of an extremely obscure band that one of the musicians used to play in, making your reader feel REALLY stupid or disloyal for not knowing it.

"... featuring Sergio Blammobarpher, whom fans will no doubt recall as the charismatic ex-triangle player from ubiquitous Icelandic proggers Hund Extinctski Thirstifollicle."

THE CUNEFORM COROLLARY: put completely obscure band names in parentheses for extra points.

"Rounding out the group's sound is Bridgid Kirsch (Dootwhapper, B'nai Gwelzh) on freshly washed Mellotron."

(7) The Syn-Phonic Rule: Praise every album by calling it the "best" example of a totally contrived category. Don't forget the exclamation points.

* Museo Rubenstein, PASTAFAZOOL ($18). Possibly the ultimate Eskimo bassoon band of all time!!!!

(8) If a progressive album features very long, drawn-out, incredibly repetitive, boring instrumentals, call it "space music."

"Space rockers Mimsy Borogoves specialize in atmospheric drones that last upwards of four hours before switching notes."

(9) Use abbreviations known only to seasoned proggers.

"Zyzzyva's music is a thrilling blend of PFM, HTM, RIO, TNR, ZNR, and PDQ Bach."

(10) Every keyboard/bass/drums trio MUST be compared to ELP.
Every quiet,symphonic prog album MUST be compared to The Enid.
All raw, loud music MUST be compared to King Crimson's RED.
All counterpoint MUST be compared to Gentle Giant. Bonus points if it sounds nothing like Gentle Giant.
Every "old Genesis style" band MUST be compared to Marillion, not Genesis.
Every male vocalist with a high voice MUST be compared to Jon Anderson.
Every female vocalist, regardless of range or style, MUST be compared to Annie Haslam.
Every band that uses sudden, unpredictable tempo and time signature changes MUST be compared to Barry Manilow.??!!!

"Angled Guard, Sweden's newest prog sensation, combines the beauty of The Enid with the rawness of RED, producing a progressive, symphonic extravaganza that could only have come from Marillion.
Lead singers Jon Haslam and Annie Anderson are pictured on the album cover, inserting twin flutes up Barry Manilow's nose... taking the instrument far beyond anything Camel and Tull ever did!"

        Sıkıntıdan eski günlerde bakalım neler yazılmış diye okurken bu yukardaki yazıyı buldum yine sıkıntıdan oturup tercüme edeyim dedim. Yazı ingilizce olarak hoştu ama Türkçe'leştirirken biraz zorlandığımı ve bazı bölümleri uyarlama yaptığımı söylemeliyim. Örneğin "Washing mellotron" veya "haunting cello" gibi terimleri türkçeye olduğu gibi aktarmak sevimsiz oluyor. Zaten tercüme için "kadın gibidir" derler. Sadık olanı Güzel olmuyor, güzel olanı ise sadık olmuyor.






On Kolay Adımda
Nasıl  Önemli  bir Progressive Rock Eleştirmeni olunur


Progressive rock albümlerini eleştirmek işi artık çok kolay. Hangi kelimeyi yazayım diye kıvranmaktan bıktınız mı? Konu bölümüne ne yazacağınız konusunda kafanız mı karışık?
Yoksa sadece tembel birimisiniz?  O zaman aşağıdaki tavsiyeleri kullanın ve göreceksiniz prog rock severler her zaman her dediğinize inanacaklardır. Emin olun. Her tavsiyeden sonra bir de örnek verilmiştir ki bu işin nasıl yapılacağını daha iyi anlayabilesiniz.

(1) Her eleştiride mutlaka Mellotronu övmelisiniz,  bunun için daima “ılık” kelimesini kullanın

"Gentile Goyim in klavyecisi , Kerry Mayonnaise, dinleyicilere harika anlar yaşattı, mellotronun ılık nağmeleri herkesin favorisiydi."

DAHA FAZLA PUAN KAZANMAK İÇİN, şiddete gönderme yaparak Hammond B3 ten bahsedin.

"Greg Palmer’ın iki el Hammond işi dinleyicilerin kulak zarlarına ses bıçaklarıyla delikler açıyor”

DAHA DA FAZLA PUAN KAZANMAK  Bu iki enstrumandan birinin yokluğundan söz etmekle mümkündür.

"On the road, King Creampuff’n klavye kompozisyonları  piyano, klavsen ve çeşitli anolog synth uyulamaları içeriyor fakat tuhaf olan mellotronun olmaması."

(2) Çello kullanan bütün gruplar otomatik olarak övgü dolu bir eleştiri alır. Daha fazla puan almak için “emsalsiz” kelimesini kullanın.

"Müzik sona ererken, birden bire ılık bir mellotron eşliğinde emsalsiz bir çello solosu belirir"

Eğer parçayı “Elenor Rigby” ile kıyasladıysanız 10 puan çıkarın.

(3) Eğer parçada flüt varsa Jethro Tull ile kıyaslayın. Parçanın death metal, ilahi okuyan bir papaz ya da atonal bir kuş sesi olmasının önemi yoktur. TULL’DAN SÖZ EDİLMELİDİR. Daha fazla puan için Camel’dan da söz edin.

"Paraan'In müziğinde Hyperia Gomez’i flütte görüyoruz, flütün  gong tokmağı olarak sınırlı kalan bir kullanımı olmasına rağmen Jethro Tull veya Camel ile karşılaştırılması kaçınılmazdır."

(4) Müziği tanımlama işini dert etmeyin. Sadece enstrumanların bir listesini verin ve gerisini dinleyicinin hayal gücüne bırakın.

" Yeni Zelanda dışından Genghis Ka-Ka, duyduğum en iyi prog gruplarından biri. Eğer bir akustik gitar düşkünüyseniz ya da emsalsiz bir çello yahut tahripkar, yıkıcı bir hammond B3 severseniz bu albümü dinlemenizde yarar var.”

(5) En azından bir parçanın uzunluğundan söz edin.  Eğer "opus" kelimesini de kullanırsanız puanlar artar.

"Albümün B yüzü “My Dog Has Flea” nin bir temasına dayanan ve 22 dakikalık bir magnum opus olan “Ode to Bowser” dan oluşmaktadır."

(6) Zaman zaman müzisyenlerden birinin vaktiyle çaldığı adı hiç duyulmamış bir grubun adını verin . Okuyucu bunu bilmediği için kendisini aptal gibi hissedecektir.

"... Sergio Blammobarpher, hayranları hiç kuşkusuz bu karizmatik üçgen zilciyi Hund Extinctski Thirstifollicle’den hatırlayacaktır."

Daha fazla puan için bu adı duyulmamış grubun ismini parantez içine yazın.

" Bridgid Kirsch (Dootwhapper, B'nai Gwelzh) ılık  Mellotronuyla…."

(7) Syn-Phonic kuralı: Her albümü tamamen uyduruk bir kategorinin en iyi örneği olarak övün. Ünlem işaretlerini unutmayın.
* Museo Rubenstein, PASTAFAZOOL ($18). Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi Eskimo Fagot grubu!!!!

(  Eğer bir albüm çok uzun, bayıcı, tekrarlayıp duran, sıkıcı bir enstrümantalsa “Space (uzay) müziği” deyip geçin.

"Space rocker Mimsy Borogoves nota değiştirmeden 4 saatten fazla süren atmosferik vızıltılar konusunda uzmandır.”
(9) Yanlızca tecrübeli progçuların anlayabileceği kısaltmalar kullanın.

"Zyzzyva’nın müziği PFM, HTM, RIO, TNR, ZNR, ve PDQ Bach’ın heyecan verici bir karmasıdır "

(10) Bütün Tuşlu çalgılar/bas/davul üçlüsü gruplar ELP ile karşılaştırılmalıdır.
Bütün yumuşak, senfonik prog albümleri The Enid ile karşılaştırmalıdır.
Bütün yenilikçi ve gürültülü müzikler King Crimson’ın Red’i ile karşılaştırılmalıdır.
Bütün kontrpuanlar Gentle Giant’la (Grubun soundu Gentle Giant gibiyse ekstra puan) karşılaştırılmalıdır.
“Eski Genesis” stili bütün gruplar Genesis ile değil Marillion ile karşılaştırılmalıdır.
İnce sesli bütün erkek şarkıcılar Jon Anderson ile karşılaştırılmalıdır.
Bütün kadın şarkıcılar, türü ve stilinden bağımsız olarak, Annie Haslam ile karşılaştırılmalıdır.
Önceden kestirilemez, ani tempo değişikliği ve zaman ölçüsü kullanan tüm gruplar Barry Manilow ile karşılaştırılmalıdır.??!!!

"Angled Guard, İsveçin en yeni prog sansasyonu, The Enid’in güzelliği ile Red’in yenilikçiliğini karıştırarak,  ancak Marillion’un yapabileceği tarzda progresif senfonik bir fantezi müzik haline getiriyor. Şarkıcı Jon Haslam ve Annie Anderson albüm kapağında Barry Manilow’un burnuna ikiz bir flüt sokarken resmedilmiş…enstrumanı Camel ve Tull’un yaptığından çok daha ötelere taşımışlar."
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 13, 2010, 02:24:41 ÖS
Emeğine sağlık, ön sayfada albüm değerlendirmesi yaparken bu tiyoları kullanırız artık. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 14, 2010, 11:11:54 ÖS
Teşekkürler çeviri için :) Böyle çevirilere çok ihtiyacımız var. Aynen Gökhan Abinin dediği gibi anasayfadaki albüm yorumları için kullanmak gerek bu taktikleri ;

Bu arada Yessongs albümünü dinlemeye başlayacağım artık bu akşam ;) Bakalım bende nasıl bir etki bırakacak.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 19, 2010, 12:21:53 ÖÖ
İki çok sağlam albüm Big Big Train "The Underfall Yard", davulda Nick Virgilio var. Diğeri ise İtalyan Areknames "In Case of Loss" albümü... Her iki albümde kesinlikle atlanmamalı...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 19, 2010, 02:19:40 ÖÖ
Big big train’in bahsedilen albümünü dinledim gayet hoşuma gitmişti. Ben bu grubu goodbye to the age of steam ile tanımıştım o zamandan bu yana da hep gelişiyorlar. Vasat işlerini pek dinlemedim.
Daha aralık ayı gelmeden ben bu yıl çıkan dinlediğim iyi albümlerin listesini çıkardım. Prog metal/rock karışık sıralıyorum yoksa bazı arkadaşlar kabul etmiyorlar bunu nedense. :)

karnakata - the gathering light (bu albümü sıraya koymuyorum. o en öncelikli.)

1- kaipa - in the wake of evolution : kaipa’nın müzikal açıdan en iyi albümü bence. O çok sevdiğim keyholder’ı da geçtiler. İskandinav folk melodilerini daha da fazla kullandılar ve en başarılı albümlerini çıkardılar. The flower kings’in yokluğunda bu albüm ilaç gibi geldi.

2- spock's beard – x : morse ayrıldıktan sonraki en başarılı albümünü çıkaran bu grup senenin bence ilk 5’e rahatlıkla girebilecek bir albüm çıkarmasıyla dinleyicileri mest etti. Ben çok fazla dinelemedim bu albümü ama dinlediğim kadarı bana yetti. Fazla aklımdan çıkaramadım.

3-frogg cafe - bateless edge : frank zappa’nın torunları bu albümde çok ileri gitmiş ve fusion ve jazz rock’ın sınırlarını neredeyse aşmışlar. Dinlemesi çok zor bir albüm ne zaman nereden çıktığı belli olmayan melodiler var. Benim başımı fazlasıyla döndürdü.

4-the pineapple thief - someone here is missing : ingiliz grup radiohead sularında gezinen bu albümünü piyasaya sürdü. Bazı şarkıları elektronik etkiliydi ve şarkılar çok iyiydi ben çok beğendim. Eski albümleri kadar depresif değil hatta yerinizden zıplattırıyor.

5-the reasoning - adverse camber : karnataka’dan kopan bazı elemanların kurduğu bu topluluk. Vokalist rachel cohen bu grupta. Bu albüm ise öncekinden çok daha iyi hatta bayağı iyi. Tabii karnataka’nın son albümünü geçmeleri imkansız ama yine de birbirinden iyi şarkılar yapmışlar.

6-royal hunt – x : royal hunt’ın 80 soundunu bestelere yediren bu albümü senenin en iyilerinden birisiydi. Vokalist mark boals aynı john west gibi ders vermiş. Klavyeci andre andersen bestelere öyle bir sinmiş ki öyle bir ses yakalamış ki sanırsınız 80’ler geri geldi. direkt olarak progressive ve aynı zamanda kusursuz bir albüm bir başyapıt. Dinleyecek olanlar albümün girişine end of the line’a ve king for a day şarkısına dikkat etsin. Of ki ne of!

7-haken – aquarius : daha metal mi yoksa rock mı olmaya karar verememiş bir grup. Dinlediğinizde bu kanıya varıyorsunuz ama herkes bu albümden bu gruptan bahsediyor. Haken yılın en iyi çıkışını yaptı. Albümde sadece sert vokalleri pek sevemedim. Bir de hangi tarza karar verecekler merak içerisindeyim. Böyle arada kalmaları olmuyor. Fazla eklektik bir müzik bu.

8- anathema - we're here because we're here : bu albümü neden buraya aldım bilmiyorum ama çok sıcak çok iyi bir albüm. Progresif yaklaşımlarını çok sevdim. Post rock taraflarında gezinen bu albümü önceki anathema albümleriyle bir tutmamak lazım bu daha farklı daha nitelikli. E tabii ölümüne anathema fanları bu albümü anlayamadı onlar eskilerini dinleye dursun bu çalışma grubun en iyi albümü bence.

9- the watch - planet earth? : genesis klonu bu grup bence iyi iş çıkarmış. Öyle çok süper değil ama yine de dinlenebilir.

10-aspera – ripples : bu sene tanıştım bu grupla bayağı iyi çıkarmışlar. Genelde sert müzikleri var ve bir etkileşim grubu ama yine de gayet iyi.

11-myrath - desert call : tunus’tan çıkan bu topluluk symphony x, vanden plas karışımı bir müzik yapıyor. Darbuka ve etnik melodilerle süslü bu albüm bu senenin eli yüzü düzgün iyi metal albümlerinden birisiydi. Dinleyecek olanlar no turning back, tempests of sorrow gibi şarkılarına bakabilir. Vokalistin oryantal etkili bir gırtlağı var ve zaman zaman batı eksenli müzik doğuya kayabiliyor. Çok güzel.

12-resistor – rise : 10 üzerinden 10’luk bir albüm. Çok fazla kelime yazmak istemem nasıl olduğunu söylemeden dinleyin bence.

13-vanden plas - seraphic clockwork : prog metal’de senenin en iyilerinden birisi. Zaten öyle çok kayıt çıkmadı çıkanlarsa iyi bir albümle karşımıza çıktı. Christ 0 kadar başarılı değildi ama hem soundu hem besteleriyle yine can evinden vurdu.

14- seti – discoveries : bu albümü geçenlerde yazmıştım foruma. Bu sene çok beğendiğim bir albüm oldu bu dinlemeyenlere tavsiyemdir.

15- christina – broken lives and bleeding hearts : magenta’nın vokalistinin bu solo albümünü biraz geç gördüm. Magenta albümlerinden biraz farklı tabii ama bir solo albüm için bayağı başarılıydı. Grubu sevenler kaçırmamalı.

Bu sene öyle çok fazla nefret ettiğim albüm olmadı sadece bir tane hariç. O da pain of salvation’ın yeni albümü. Adamların ne yapmaya çalıştıklarını anlayamıyorum. Blues yapmaya çalışmışlar olmamış, rock yapmaya çalışmışlar o da olmamış. Yahu ben gitsem blues’u gider en iyi isimlerden dinlerim zaten bu kadar karışımın ne alemi var. Bir de mostly autumn’un son albümü ama onu da daha detaylı dinlemeye başladım belki sevebilirim ilerde çünkü iki üç şarkı dikkatimi çekmeye başladı. :)
şimdilik aklıma gelenler bunlar daha çıkarsa yazarız.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 19, 2010, 03:03:44 ÖÖ
Mükemmel bir 2010 değerlendirmesi olmuş enchant çok teşekkürler... Önümüzdeki bir ay içinde yeni eklemelerin olursa Aralık ortaları gibi açılacak, "2010 yılı grup ve albüm değerlendirmeleri" başlığında bu yazıyı yeniden görmek isteriz yoksa istemesen de bu değerlendirmeyi oraya copy-paste yapacağım... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 20, 2010, 12:00:55 ÖÖ
Çok güzel bir değerlendirme olmuş enchant, teşekkürler ;) İçlerinden 5-6 albümü bende dinledim gerçekten çok iyiler. Diğerlerine de bir göz atmak lazım ama ben Yessongs'a sardım bu ara :) O albümden kurtulunca bunlara dönmek gerekecek. Hatta dinlediklerimi baştan bir daha dinleyip bende bay.c'nin açacağı başlık altında yazmak isterim ;) Bahsettiklerinden bende kaipa, karnataka, haken, seti, spock's beard albümlerini dinledim. Hatta spock's beard'ı uzun süre dinledim ve bir inceleme yazısı yazmıştım sanırım anasayfaya. haken bana da çok ilginç geldi. İlk dinlememde hemen bir kenara atmıştım, pek hoşlanmamıştım.Şimdi sen bahsedince onada bir daha göz atmak istiyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 20, 2010, 12:39:24 ÖS
Güzel bir liste Enchant. Karnataka, Kaipa, Spock's Beard, Frogg Cafe, Seti, ve The Watch'ın albümlerini dinledim hepsi gerçekten güzel çalışmalar diğerleri ilgi alanım dışında olduğu için birşey diyemiyorum...

Bu arada Areknames "In the Case of Loss" için bir parantez açıyorum lütfen dikkatlice dinleyin...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 20, 2010, 07:06:58 ÖS
areknames hiçte fena değilmiş ama çok detaylı müzik olduğu için defalarca dinlemek gerekecek, teşekkürler. bu italyanlar bir başka alem yahu. :) daha fazla dinleyince yorumlar gelecektir. bu arada üç grup daha var. birincisi şu daha önce sözünü ettiğimiz tempest. yeni albüm "another dawn" gayet bildiğimiz tempest havasında pek bir değişiklik yok ama albüm çok iyi. ikincisi isveçli grup moon safari. senfonik prog tarzında besteler üreten grubun son albümü "lover's end"i tüm prog severlere tavsiye ederim tabii ama eski tarz müzik yapıyorlar. modern şeylerden hoşlanan dinleyiciler pek sevmeyebilir. üçüncüsü ise eski bir norveçli grup olan lucifer was. ne zaman çıkacak diye merakla bekliyordum fakat bu senfoni orkestrasıyla kaydettikleri "the crown of creation" tam anlamıyla süper bir albüm. eski albümlerinden "blues from hellah"ı geçemezler ama bu son albüm hakikaten harika. bu da eski tarz bir müzik. flüt, hammond org, viyolin falan cirit atıyor. bu albümler de listeye girecek gibi gözüküyor. unutmuşuz arada. hararetle dinleyiniz. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 20, 2010, 07:53:46 ÖS
        frogg cafe - bateless edge albümünü Moog'un bir yazısında görüp edinmiştim. Gerçekten çok iyi bir albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 20, 2010, 08:07:14 ÖS
        frogg cafe - bateless edge albümünü Moog'un bir yazısında görüp edinmiştim. Gerçekten çok iyi bir albüm.

evet, zappa coverları yapan bir gruptan da ancak böyle bir albüm beklenir. eski albümleri de çok iyi ama bateless edge'de iyice aşmışlar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 23, 2010, 12:55:07 ÖÖ
Progresif Rock camiası tarafından elektronica'ya kaydıkları gerekçesile aforoz edilen "Pure Reason Revalation" yeni kayıtları " Hammer and Anvil" ile ortodoks progresifçi tayfayı çileden çıkartmaya devam ediyor. Kanımca, Progresif Rock'ın çehresine, daha çağdaş bir görünüm kazandırarak pek de iyi ediyor. Pure Reason Revalation haricinde, aralarında Steven Wilson'un da bulunduğu ( özellikle no-man projesi ve solo albümleri) bir grup müzisyen progresif soundun içine elektronika, trip-hop, drum'n bass ve alternatif öğeler katıp yeni sound denemelerine girişiyor. İlgiyle izlediğimiz ve desteklediğimiz geleceğin Progresif Rock soundunu yaratan gelişmeler bunlar, ailecek takipteyiz... :). Bu arada, abüm mü??? Çok çok sevdiğimi söyliyebilirim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Kasım 25, 2010, 03:49:51 ÖS
Mostly Autumn, Karnataka, The Reasoning, Magenta gibi hatun vokalli prog-rock gruplarıyla çok fazla içli dışlı olmamama rağmen uzaktan da olsa takip etmeyi çalışıyorum. Tarz olarak ne diyebiliriz pek bilemiyorum-prog rock yeterli galiba ama- crossover prog galiba. Yer yer folk etkileri, hafif şiddetli caz çağrışımları,yer yer pop müziğe göz kırpan altyapılar crossover demek için uygun sanıyorum. Bir süre önce forumdan sevgili enchant sayesinde tanıdığım 'Panic Room' hakkında yazmak için böyle bir girizgah yapayım dedim. Forumda muhtemelen daha önce bahsedilmiştir belki ama farklı bir bakış açısı da olsun. Vokalde tarza aşina olanların yakından tanıdığı 'Anne-Marie Helder' var,diğer elemanlar da bas dışında Karnataka'dan ayrılan müzisyenler. Henüz iki albüm yapmışlar,bir süredir ilk albüm olan 'Visionary Position' dinlemekteydim ve çok da yeni birşey vaad etmemesine rağmen albüm akıp gidiyor. Daha çok klavye ve vokal ağırlıklı bir albüm. Bunun sebebi de 'Jonathan Edwards' elbette. Henüz bugün dinlemeye başladığım 2010 tarihli olan ikinci albüm 'Satellite' da yine ilk albümle benzer çizgide. Genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama bazı bölümler biraz sıkıcı geldi. Sanırım pop etkilerinden dolayı olsa gerek. Unutmadan söylemeliyim ,adamlar prodüksiyonları çok temiz yapıyorlar. 'Panic Room' bu çizgiden gidecek gibi diye düşünürken aslında biraz daha elektronik altyapılar, sample vb. kullansalar nasıl olur diye içimden geçirdim.Böylece belki daha farklı şeyler de ortaya çıkabilir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 25, 2010, 11:22:29 ÖS
Daha önceleri de söylediğim gibi içinde belli bir oranda kalite barındırdığı sürece pop ile herhangi bir meselem yoktur, müzik seçiminde temel anlayış olarak melodici bir adam olduğum ve pop müzikte bunu fazlasıyla verdiği için, bunun yanında genel anlamda müzik hayatının her alanına sinmiş sırnaşık şurup şeker, kurtulmanızın pek imkanı olmadığı bir tarz olduğu için, bende alerji yaratmayan bir türdür. Değerli dostumuz aynı zamanda profosyenel bir müzisyen olan beat'in, Panic Room'un yer yer pop müziğe kayan yönleri olan bir müzik yaptığı görüşüne katılıyorum ama en başta sebeplerini açıkladığım gibi bu durum beni rahatsız etmiyor, hele o hatunun bambaşka vokali yokmu beni buralardan alıp çok çok uzak diyarlara götürüyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 25, 2010, 11:36:05 ÖS
Panic Room, Satellite gibi grup ve albüm isimleri geçince bir anda acaba bu grup Polonyadan mı yoksa diye heyecanlanmıştım ama progarchives e baktım ki İngilteredenmiş. Yinede merak ettim. Zaten iki albümleri varmış. İlk fırsatta bulup dinlemeye çalışacağım bende.   
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Kasım 26, 2010, 12:53:12 ÖÖ
@bayc,pop etkileşimleri aslında bozmuyor ama biraz uzaklaştırıyor..çağrışımlarından dolayı belki de..öte yandan,dinlemesi oldukça keyifli..
@metafiz,evet ingiltere..aslında 'birleşik krallık' desek daha doğru olur sanırım..bu tarz gruplar galler tarafından da gelebiliyor..tahmin ettiğin polonyalı gruplar gibi değil 'panic room' ama bir kulak vermeni önerebilirim,keyifli dinlemeler vaat ediyor..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 26, 2010, 10:32:07 ÖS
@bayc,pop etkileşimleri aslında bozmuyor ama biraz uzaklaştırıyor..çağrışımlarından dolayı belki de..öte yandan,dinlemesi oldukça keyifli..
@metafiz,evet ingiltere..aslında 'birleşik krallık' desek daha doğru olur sanırım..bu tarz gruplar galler tarafından da gelebiliyor..tahmin ettiğin polonyalı gruplar gibi değil 'panic room' ama bir kulak vermeni önerebilirim,keyifli dinlemeler vaat ediyor..

Teşekkür ederim beat tavsiye için. Elimdeki albümleri biraz dinledikten sonrada Panic Room'a da bakacağım.

Ben dünden beri Moog'un tavsiyeleri arasında olan David Minasian'ı dinliyorum. Çok sakin huzur verici bir albüm olmuş. Latimer ilk parçada konuk sanatçı lafını duyunca hemen kulak kabartmıştım :) Bende dinlemeyen diğer arkadaşlara öneririm. Son derece güzel duygular hissettiren, dinlemeğe değer bir albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Kasım 27, 2010, 12:49:57 ÖS
6-royal hunt – x : royal hunt’ın 80 soundunu bestelere yediren bu albümü senenin en iyilerinden birisiydi. Vokalist mark boals aynı john west gibi ders vermiş. Klavyeci andre andersen bestelere öyle bir sinmiş ki öyle bir ses yakalamış ki sanırsınız 80’ler geri geldi. direkt olarak progressive ve aynı zamanda kusursuz bir albüm bir başyapıt. Dinleyecek olanlar albümün girişine end of the line’a ve king for a day şarkısına dikkat etsin. Of ki ne of!

Bu albüm gerçekten şahane.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 30, 2010, 01:17:43 ÖÖ
Progresif Rock cephesinde önümüzde günler hareketli geçeceğe benziyor. Galahad, Pallas ( Monster isimli single'ı piyasaya sürdüler), ve babaların babası VDGG kısa bir zaman sonra albümlerini piyasaya çıkarıyor ve sırada eski yeni daha pek çok grubun çıkacak albümü var...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Kasım 30, 2010, 02:49:49 ÖÖ
Ben özellikle VDGG'nin albümünü çok merak ediyorum. Bakalım ustalar bu sefer nasıl bir iş çıkaracaklar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 30, 2010, 03:06:59 ÖÖ
Ben özellikle VDGG'nin albümünü çok merak ediyorum. Bakalım ustalar bu sefer nasıl bir iş çıkaracaklar.
Babalar yeni albümleri hakkında çok iddialılar, göreceğiz bakalım... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 06, 2010, 01:40:30 ÖÖ
Bu grubu:

"The Reign of Kindo"

Ve bu albümlerini:

"This Is What Happens"

Bir kenara not edin, tartışmasız yılın en iyilerinden biri olmaya aday aynı zamanda "son dönemlerde A.B.D'de progresif müzik adına çok müthiş gelişmeler oluyor" diyenleri haklı çıkaracak bir kayıt...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 06, 2010, 09:48:16 ÖS
Bu grubu:

"The Reign of Kindo"

Ve bu albümlerini:

"This Is What Happens"

Bir kenara not edin, tartışmasız yılın en iyilerinden biri olmaya aday aynı zamanda "son dönemlerde A.B.D'de progresif müzik adına çok müthiş gelişmeler oluyor" diyenleri haklı çıkaracak bir kayıt...


evet, not edin hatta dinleyin. bunu bilir bunu söylerim amerika müziği iyi biliyor. amerika'nın taşına toprağına kurban.(bir amerikancı'dan da bu söz beklenir zaten. :D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 10, 2010, 03:14:42 ÖS
reign of kindo dinleyebildim..söylediğiniz gibi 2010 albümüne baktım..çok leziz..böyle soundları seviyorum..bu arada iki tane daha albümleri varmış..onlara da bakacağım.

bu arada,eloy toplama bir set çıkaracaktı..haber var mı? takip edebilen oldu mu?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 16, 2010, 01:51:20 ÖS
Moon safari'nin, "Lover's End" albümü de sene sonu değerlendirmelerinde listelere girebilecek bir albüm olarak gözüküyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 18, 2010, 09:33:27 ÖS
Yılın son günlerinde rock dünyası bir iyi adamını daha kaybetti Don Van Vliet (aka Captain Beefhearth) . Frank Zappa'nın has adamlarından biri olan Captain 1941 doğumluydu... 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 18, 2010, 09:46:46 ÖS
daha yeni haberim oldu. yüzü hep huzurlu, mutlu gelirdi bana. genç dinleyiciler daha onu tanımadan göçtü gitti. gittiği yerde yalnız olmayacaktır. huzur içinde yatsın.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Aralık 18, 2010, 10:17:45 ÖS
Yılın son günlerinde rock dünyası bir iyi adamını daha kaybetti Don Van Vliet (aka Captain Beefhearth) . Frank Zappa'nın has adamlarından biri olan Captain 1941 doğumluydu... 

Pezevenk Willie öldü ha  :o
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 19, 2010, 12:09:09 ÖÖ
Yılın son günlerinde rock dünyası bir iyi adamını daha kaybetti Don Van Vliet (aka Captain Beefhearth) . Frank Zappa'nın has adamlarından biri olan Captain 1941 doğumluydu... 
Müzik ve resim dünyası'nın başı sağolsun. Üstad aynı zamanda ressamdı... :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Aralık 19, 2010, 12:19:53 ÖÖ
Yılın son günlerinde rock dünyası bir iyi adamını daha kaybetti Don Van Vliet (aka Captain Beefhearth) . Frank Zappa'nın has adamlarından biri olan Captain 1941 doğumluydu...  

Pezevenk Willie öldü ha  :o
Ahhh güzel şarkıdır ama wah wah pedalı ve leslie effekti gitarı daha da değerli kılar bu parçada...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 21, 2010, 12:31:48 ÖÖ
Bie acı haber de "Barclay james Harvest" cephesinden geldi...Efsane grubun klavyecisi, Woolly Wolstenholme'u da kaybettik...60 ve 70'lerin büyük müzisyenleri birer birer aramızdan ayrılıyor, çok üzücü bir durum bu maalesef... :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Aralık 21, 2010, 12:43:01 ÖÖ
yapma ya! :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 21, 2010, 12:59:41 ÖÖ
Çok çok iyi albümler yapmasına rağmen hakettiği değeri görmemiş arka planda kalmış gruplardan biridir "Barclay James Harvest"...Neyse, bu saatten sonra bize, üstadı "Poor Man's Moody Blues" şarkısıyla uğurlamak düşer, ya da " She Said", ya da "Mockingbird" gece, alkol ve hüzün bizi nereye götürürse artık... :(
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 22, 2010, 12:20:38 ÖÖ
Ben çok geç uyandım BJH'ye..Sürekli bilir ve duyardım adını ama hiç fırsat olmamıştı.Bu senenin ilk yarısında dinlemeye başladım..Geç de olsa değeri biliniyor işte sevgili bayc,onun için klasik oluyor işte bazı gruplar..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 22, 2010, 12:29:05 ÖÖ
Ben çok geç uyandım BJH'ye..Sürekli bilir ve duyardım adını ama hiç fırsat olmamıştı.Bu senenin ilk yarısında dinlemeye başladım..Geç de olsa değeri biliniyor işte sevgili bayc,onun için klasik oluyor işte bazı gruplar..
Neyse, "geç olsun da, güç olmasın" demiş büyükler... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Aralık 22, 2010, 01:45:28 ÖÖ
;) güç olmadı.güzel oldu :))
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 22, 2010, 02:49:54 ÖÖ
;) güç olmadı.güzel oldu :))
BJH ile her şey güzel olur zaten ( Reklam sloganı gibi oldu... :))
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Aralık 31, 2010, 11:40:20 ÖS
Tüm progturk yoldaşlarının yeni yılını kutlarım... Çok fazla söze gerek yok aslında... İyiki varsınız... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Aralık 31, 2010, 11:58:30 ÖS
Herkesin yeni yılı kutlu olsun :) Bu yıldada bol bol güzel albümlerin çıkması dileğiyle :) Bir progseverin dileği de ancak böyle olur zaten :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 01, 2011, 01:24:34 ÖÖ
70li yıllar gibi olur umarım, yani müzik bereketi bakımından :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 29, 2011, 11:12:02 ÖS
Aslında genel anlamda Progresif Metal ile aramın iyi olduğu söylenemez. Bu tür ile ilgim alakam Dream Theater ve Fates Warning ile sınırlıdır diyebilirim. Paylaşım programları arasında bir şeyler aranıp, sanal belleğimin bünyesine katacağım grupların tarzlarına bakarken, avangarde, Zeuhl ile birlikte pas geçtiğim türlerden biri de Progresif Metaldir diyebilirim. Son dönemlerde morow radyoda rastlayıp sevdiğim Progresif Metal icra ettiği söylenen Hollandalı The Aurora Project topluluğu, bu tarz ile arama koyduğum mesafeyi bir ölçüde aştı diyebilirim. Aslında, Arena ve Porcupine Tree'nin yaptığına ne kadar progresif Metal denilebilirse-diyenler var- The Aurora Project topluluğunun sounduna da o kadar Progresif Metal denilebilir. Yormayan, kasmayan, progresif metal gruplarında sıklıkla rastladığımız kafa ütüleyici enstrüman cambazlıklarına prim tanımayan başarılı bir sound içeriyor neo progresif ile progresif metal arası geziniyor topluluğun müziği. Yukarıda ki tarife uyan topluluklardan hoşlananlar varsa The Aurora Project'den de hoşlanacaktır diyerek söze burada bir nokta koyalım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ocak 30, 2011, 12:50:41 ÖÖ
Arena için neo prog kategorisi uygun da PT için tam prog metal diyemiyorum ben. İlk başlarda çok tutardım PT'yi ama sonradan biraz yapay gelmeye başladı açıkçası. Queensryche güzel grup mesela ama bir süre sonra yine sıktı beni. Nadiren açıp dinleyince güzel ama sürekli playlist'te durunca sıkıyor gerçekten. Prog metali ben de pek dinlemiyorum aslında.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 30, 2011, 10:27:12 ÖS
Arena için neo prog kategorisi uygun da PT için tam prog metal diyemiyorum ben. İlk başlarda çok tutardım PT'yi ama sonradan biraz yapay gelmeye başladı açıkçası. Queensryche güzel grup mesela ama bir süre sonra yine sıktı beni. Nadiren açıp dinleyince güzel ama sürekli playlist'te durunca sıkıyor gerçekten. Prog metali ben de pek dinlemiyorum aslında.
Porcupine Tree ile ilgili düşüncelerine bir ölçüde katılıyorum. Ben de bu grubu ilk dinlediğim zamanla büyük bir iştahla müziklerine sarılmıştım ama zamanla kulağımda garip bir tuzsuzluk hissiyatı yaratmaya başladı. İstanbulda konserini dört gözle beklediğim gruplardan biri yine de...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 04, 2011, 01:03:48 ÖÖ
Büyük progresif Rock emektarı, Steve Hackett'ın yakın bir zaman önce piyasaya çıkan 2010 yılı konser performanslarından oluşan çiftli " Live Rails" albümünü konser performansı takipçilerine tavsiye ederim. Gizemli ve destansı bir müzik kariyerinin muhteşem bir özeti bu albüm...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 10, 2011, 04:53:53 ÖS
Facebook'ta Hasan Abinin verdiği haber üzerine hemen Magic Pie'nin son albümü The suffering joy'u dinlemeye başladım. Dinlemeyenlerinde en kısa zamanda bir göz atmasını tavsiye ediyorum. Bildiğiniz üzere Circus of Life isimli albümleriyle gönlümüzde taht kurmuştu Magic Pie 2007 yılında. Şimdi kadroda küçük değişikliklerle bıraktıkları yerden devam ediyorlar yollarına.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 21, 2011, 04:03:06 ÖS
Il Tempio Delle Clessidre'nin aynı isimli albümünü dinliyorum.

Museo Rosenbach'ın 1974 tarihli albümü Zarathustra'da albüme adını veren parçanın son bölümünün ismi de "Il Tempio Delle Clessidre"dir. bahsedilen grup ismini burdan almış olmalı. Zarathustra albümü eni konu çok güzeldir, bu albümü ise dinlemedim dinleyenler neden anlatmıyor?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 22, 2011, 01:49:47 ÖÖ
Il Tempio Delle Clessidre'nin aynı isimli albümünü dinliyorum.

Museo Rosenbach'ın 1974 tarihli albümü Zarathustra'da albüme adını veren parçanın son bölümünün ismi de "Il Tempio Delle Clessidre"dir. bahsedilen grup ismini burdan almış olmalı. Zarathustra albümü eni konu çok güzeldir, bu albümü ise dinlemedim dinleyenler neden anlatmıyor?
Forumlarda genel anlamda, katılımcı olmaktan çok izleyici olma ya da en ufak bir şeyde kırılıp küsme anlayışı hakim, ondandır. Bu arada sözü geçen albümü dinledim ama fikir beyan edecek oranda hatırlamıyorum maalesef. Bu durum İtalyan ekolünün bana pek hitap etmemesi ile alakalıdır büyük ihtimalle...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 22, 2011, 07:53:32 ÖS
Il Tempio Delle Clessidre'nin aynı isimli albümünü dinliyorum.

Museo Rosenbach'ın 1974 tarihli albümü Zarathustra'da albüme adını veren parçanın son bölümünün ismi de "Il Tempio Delle Clessidre"dir. bahsedilen grup ismini burdan almış olmalı. Zarathustra albümü eni konu çok güzeldir, bu albümü ise dinlemedim dinleyenler neden anlatmıyor?
Forumlarda genel anlamda, katılımcı olmaktan çok izleyici olma ya da en ufak bir şeyde kırılıp küsme anlayışı hakim, ondandır. Bu arada sözü geçen albümü dinledim ama fikir beyan edecek oranda hatırlamıyorum maalesef. Bu durum İtalyan ekolünün bana pek hitap etmemesi ile alakalıdır büyük ihtimalle...
İtalyan ekolü iyidir ve candır... Zarathustra albümünü uzun zamandır dinlemedim ve şu anda da İstanbul dışındayım dönünce ilk iş tekrar dinlemek olacaktır. Ancak İtalyan'lar içinde ki bilirsiniz derya dır bu gruplar ilk 3 veya 5 albüm içinde sayabilirim.

Il Tempio Delle Clessidre albümünü ise dinlemekte geçikmişim. Gerçekten çok hoş bir albüm, açılış parçası herşeyi ile İtalyan tınılarına sahip atalarından müthiş esinlenmişler köklerini çok iyi takip ediyorlar ve eski ile yeni çok iyi sentezlemişler. İtalyan esintilerinin yanında özellikle ikinci parçadan itibaren net olarak sezilen bir Anglagard esintisi de mevcut. Yani Anglagard ve italyanların karşımı güzel çok güzel...

Bayağı zamandan beri yazmayı düşünüpde bir türlü elimin deymediği Magic Pie "Suffering Joy" içinde birşeyler yazayım. Öncelikle atlanmaması gereken bir albüm, beklettiklerine deydi ama diğer albümler den özellikle sertlik ve klasik rock temalarını kullanma açısından farklar var. Eskiden  klasik okula daha bağlılardı şimdi özgürlüklerini ilan etmişler ama köklerden de uzaklaşmıyorlar. Teknik bir albüm olmuş zaman zaman prog metal'e göz kırpıyor ama sıkmıyor, bol miktar da unison ve düet insanı mest ediyor. Bir de gitar ve klavye atışmaları var ki... Gitar boyna ortamı zorlayıp sertleştirmeye çalıştıkça klavyelerde aksine ortamı yumuşatıp daha melodik bir hava katıyor. Güzel gerçekten nefes kesen bir albüm...       
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 23, 2011, 10:12:01 ÖÖ
İtalyan ekolü iyidir ve candır... Zarathustra albümünü uzun zamandır dinlemedim ve şu anda da İstanbul dışındayım dönünce ilk iş tekrar dinlemek olacaktır. Ancak İtalyan'lar içinde ki bilirsiniz derya dır bu gruplar ilk 3 veya 5 albüm içinde sayabilirim.

Ben de en sevdiğim 5 İtalyan albümünü listeleyim dedim

1. Per Un Amico - Premiata Forneria Marconi
2. L'Isola Di Niente - Premiata Formeria Marconi
3. Darwin - Banco Del Mutuo Soccorso
4. Uomo Di Pezza - Le Orme
5. Palepoli - Osanna
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 23, 2011, 10:26:03 ÖS
İtalyan ekolü iyidir ve candır... Zarathustra albümünü uzun zamandır dinlemedim ve şu anda da İstanbul dışındayım dönünce ilk iş tekrar dinlemek olacaktır. Ancak İtalyan'lar içinde ki bilirsiniz derya dır bu gruplar ilk 3 veya 5 albüm içinde sayabilirim.

Ben de en sevdiğim ilk 5 İtalyan albümünü listeleyim dedim

1. Per Un Amico - Premiata Forneria Marconi
2. L'Isola Di Niente - Premiata Formeria Marconi
3. Darwin - Banco Del Mutuo Soccorso
4. Uomo Di Pezza - Le Orme
5. Palepoli - Osanna
O listede ki "Darwin" albümü benim de favori albümlerim arasındadır...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 24, 2011, 02:41:07 ÖS
Hazır İtalyanlardan bahis açılmışken taze taze dinlediğim "Delirio Sonoro" isimli topluluğun müziğinin çok sağlam bir sound ihtiva ettiğini söylemek isterim. Vokallerin İngilizce olması benim için artı puan, kulak alışkanlığı meselesi... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 25, 2011, 10:22:15 ÖS
Nemo - Si Partie 1 dinliyorum inanılmaz güzel. Ben yeni keşfettim belki bu konuda konuşmak isteyen vardır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 26, 2011, 12:16:39 ÖÖ
Nemo - Si Partie 1 dinliyorum inanılmaz güzel. Ben yeni keşfettim belki bu konuda konuşmak isteyen vardır.
Si Partie I bitsin sıra Si Partie II'ye ve sonra da Barbares'e  gelsin başına neler geleceğini o zaman göreceksin sevgili b4usleep.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 26, 2011, 12:41:29 ÖÖ
Nemo - Si Partie 1 dinliyorum inanılmaz güzel. Ben yeni keşfettim belki bu konuda konuşmak isteyen vardır.
Tek söyliyeceğim Nemo'nun, son zamanların en kayda değer topluluklarından biri olduğu. Fransa'dan çıkan cevherlerden, moog'un da söylediği gibi "Barbares" nefis bir albüm...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 26, 2011, 04:21:24 ÖS
E bu güne kadar neden kimse lafını bile etmedi? Ne kadar ayıp..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Şubat 26, 2011, 10:01:26 ÖS
E bu güne kadar neden kimse lafını bile etmedi? Ne kadar ayıp..
http://www.progturk.com/smfforum/index.php?topic=223.msg1871#msg1871    :-))
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 26, 2011, 11:14:20 ÖS
E bu güne kadar neden kimse lafını bile etmedi? Ne kadar ayıp..
http://www.progturk.com/smfforum/index.php?topic=223.msg1871#msg1871    :-))
Sevgili Moog, durumu belgelerle açıklayan Kılıçdaroğlu misali soruya cevap vermiş... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Şubat 27, 2011, 10:43:08 ÖÖ
Ben de onu söylüyorum bu mesajda Nemo değil Magma vurgulanmış, diğerlerinden sadece kulakta hoş bir tad bırakmasından söz edilmiş. Oysa şimdi deniyor ki "sen şunu şunu dinle başına geleceği gör". Çok geç dostum çok geç :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 03, 2011, 09:18:34 ÖS
Combination Head "Museum" pek uzun olmayan ama çok güzel tıpkı su gibi içilen bir albüm. İlk parçadan itibaren sarıp sarmalayacak sizi ve modern prog budur dedirtecek...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 04, 2011, 12:04:35 ÖÖ
Yine Polonya, yine iyi müzik...

Millenium'un sene başında çıkan albümü "White Crow" oldukça başarılı bir kayıt olmuş, özelde Polonya ekolü genelde Neo Progresif takipçilerine tavsiye ederim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 04, 2011, 02:31:22 ÖÖ
Bir tatlı hüzün almaya geldik Lynn Stokes & Sol Surfers'dan... :)

Birleşik Devletler pasaportlu topluluğun 2008 yılında çıkan ilk ve şimdilik tek albümü olan "Terra Nocturne" bolca Pink Floyd esintili, flüt ve saksafon nağmelerinin, gizem ve melankolinin dinleyeni sarıp sarmaladığı mükemmel bir kayıt. Çıkış tarihinden yaklaşık üç sene sonra bir şekilde yakaladığım bu albümü sizler ıskalamayın, sonra çok pişman olursunuz benden söylemesi... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 05, 2011, 11:57:36 ÖÖ
Haken "Aquarius" 2010 yılında çıkmış zaman zaman prog metal'e göz kırpan ama bana daha çok The Tangent çağrışımları yapan muhteşem bir albüm. Zaman zaman sertleşen, arada bir brutal vokalleri (sadece solist çok dik sesler kullanıp sınırlarını zorluyor bu biraz yoruyor beni), zaman zaman caz ve funk öğeleri de duyabileceğiniz çok sağlam bir modern progressive albüm. Dinleyin pişman olmayacaksınız. 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 10, 2011, 02:50:10 ÖÖ
Şimdi, "İtalyan ekolü ile pek aramız yoktur" diye sağda solda atar dururuz ama şu sıralar dinlediğimiz "Odissea" grubunun kendisi ile aynı ismi taşıyan "1973" çıkışlı albümü'nün dönemini fersah fersah aşmış bir müzikal kaliteye sahip olduğunu belirtmezsek ayıp etmiş oluruz... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 10, 2011, 03:42:05 ÖS
Trettio Ariga Kriget...1970'lerin başından beri müzik yapan İsveç ekolünün öncülerinden olan bu grubu takibe almakta fayda var. İlginçtir bu grubu ilk dinlediğimde İtalyan topluluklarına benzettim bu arada...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 17, 2011, 01:04:06 ÖÖ
70'lerin, hammond ve gitarlı Hard-Progressive Rock soundunu, Black Sabbaht ve Deep Purple'ı, bol flüt nağmeli besteleri, Jethro Tull'u özleyenler...Bu saydığım referans isim ve soundlara gönderme niteliğindeki, kısa bir zaman önce piyasaya çıkan Kanadalı  "Blood Ceremony" grubunun "Living With The Ancients" isimli leziz albümüne kulak kabartsınlar derim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 17, 2011, 08:56:02 ÖÖ
Il Tempio Delle Clessidre'nin aynı isimli albümünü dinliyorum.

Museo Rosenbach'ın 1974 tarihli albümü Zarathustra'da albüme adını veren parçanın son bölümünün ismi de "Il Tempio Delle Clessidre"dir. bahsedilen grup ismini burdan almış olmalı. Zarathustra albümü eni konu çok güzeldir, bu albümü ise dinlemedim dinleyenler neden anlatmıyor?
Il Tempio Delle Clessidre grubu hakkında küçük bir detay Museo Rosenbach'ın solisti Stefano "Lupo" Galifi bu grupta şarkı söylüyor. Albümün başarı sırlarından biri de bu...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 19, 2011, 12:47:57 ÖS
Aaa Bay C rica ederim senden önce başkası bunu yapmış. Aşağıdaki mesaj yine aynı başlıktan (Camel Canterbury?) alınmadır ancak hayalini kurduğun gibi malzeme çıkmış değil, bu mesaja aldıran olmamış.

In my opinion also some King Crimson's albums are 'Canterbury Scene' style...
 
...also because for me Canterbury is only a 'Psychedelic Jazz in Rock'  style!


Madem sözü açılmış öyleyse medar-ı iftiharımız sitemizde King Crimson neden Art Rock başlığı altında sınıflanmıştır diye sorayım. Bu başlıktaki diğer gruplara baktığımızda Rush, Supertramp ve Radiohead'i görüyoruz. Bütün bu grupları aynı alt türe koymak çok uygun değilmiş gibi geliyor bana. Örneğin Prog Archives'e bakarsak

King Crimson, Van Der Graaf Generator, Psicotropia, East of Eden Eclectic Prog
Rush, The Mars Volta, Anekdoten, 2112 Heavy Prog
Supertramp, Radiohead, Dredg, Autograph, Paatos Crossover Prog
Blacfield Prog Related

olarak sınıflandığını görürüz. Söz konusu sitenin dediğini kanun kabul etmek elbette gerekli değildir. Ancak makul bir sistematik oluşturmak faydalıdır diye düşünüyorum.


Progarchives'in hakkını vermek lazım. Progressive Rock ile ilgili en önemli sitelerden biri -belki de en önemlisi- olma özelliğini koruyor. Yalnız, yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi, bu alt tür işini gereksiz yere çorbaya çevirmiş durumdalar bence ve şu anda işin içinden onlarda çıkamıyorlardır büyük ihtimalle. Gereksiz yere çıkarılan alt türler, ( Crossover prog, Eclectic prog, atmosferik bilmemne prog ;D vs...) bu gereksiz alt türlere, alakısız grupları monte etme kasılmaları bana beyhude bir çaba gibi geliyor. Esinlendiğimiz site böyle bir dipsiz kuyunun içine düşme yanlışını yapmışken, biz progturk olarak bu hatadan ders alalım bu işlere çok da derinlemesine dalmayalım diyorum. Belki progarchives de öyle olmayabilir ama bir çok alternatif kaynakta 'King Crimson', 'Art Rock' kategorisine dahil edilir bu arada, evet diğer gruplar ile aynı kategori de olması biraz tuhaf kaçmış olabilir ama dedim ya, genel olarak bu alt tür mevzusuna çok fazla girilmediği için kategorileri hazırlayan arkadaşlar çok da fazla kurcalamamış olabilirler.


Eskilere bakıyordum da şu kategori işi yine çıktı. Son zamanlarda Dredg dinliyorum (3-5 güne kadar sıkacak gibi bakalım) tarzları burda Crossover Prog olarak geçmiş (Bence öyle pek bir prog grubu değil. Daha çok alternatif). Crossover Prog nedir ne değildir kafamda bir şey canlanmıyor ama portal kısmında Alan Parsons Project de Crossover Prog diye geçiyordu yanlış hatırlamıyorsam. Açıkçası ben APP'den bahsetmek isteyince birine biraz elektronik altyapılı progresif bir grup deyip çıkıyorum işin içinden. Yok Eclecticmiş yok Crossover Prog'muş yok Heavy'ymiş. Prog rock işte yahu. Enstrumanlar biraz sertleşince başka bir şey, deneysel takılınca başka bir şey, teknik olunca başka bir şey ohoo. Öyle bakarsak Progarchives de bir işe yaramaz. Bir dünya grup var kaç tane kategori üretir bunlar.


Bir de uzun zamandır aradığım şeyi bulamıyorum halen. Son yıllarda kurulan bir grubu 1-2 aydan fazla dinleyemiyorum. Yani dinliyorum da biraz sıkmış oluyor. Nerde o eskiler muhabbeti oldu ama cidden öyle.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 20, 2011, 12:23:33 ÖÖ
Sevgili Marvin, bu yazının ana fikri nedir?
Alt tür karmaşasına hiç bulaşmadan bir ve yalnız bir prog rock (kısaca PR) türünden söz etmek yeterlidir mi?
Crossover prog nedir anlaşılamamış olması mı?
APP'nin crossover prog olarak gösterilmesine bir itiraz mı?
Dredg nin prog grubu kategorisinde sayılmasının yanlış olduğu mu?
Prog Archives' in  (kısaca PA)kendini bir şey sandığı mı?

Gerçekten açık olarak anlaşılmıyor.

Ben yukarda saydığım tüm sorulara cevap vermeye çalışayım.

Sanırım PA dan başlamak uygun olacaktır. Bunlar (resmi olarak bilmemekle beraber) amatör bir oluşum olarak başlamış ve artık kısmen profesyonel öğeler içeren (Affiliate marketing yanı sıra hedyelik eşya satışları da var) çoğunlukla gönüllü yazarlardan oluşan bir site.  Daha önce başka kaynaklarda görülmeyen bir tanımlama organizasyonuna da girmişler ki PR gibi geniş fakat yaygın olmayan bir alan için zor bir görev olduğunu kabul etmek gerekir. Örneğin senin de saydığın crossover ve eclectic tanımları PA dışında bilinen ve kullanılan tanımlar değildir. Ayrıca bu konuda uluslar arası bir federasyonlaşma ya da standartlaşma gibi bir oluşum olmadığından kimin tanımlaması kabul görür yaygınlaşırsa o kullanılmaktadır.  Her bir müzisyeni ya da grubu kesin sınırlar belirleyip hiç tartışma olmaksızın raflara dizebilmek elbette (ve özellikle PR gibi bir tarz için) mümkün değildir. PA bu konudaki en disiplinli organizasyon olarak önder konumdadır.

Tanımlama işi neden gereklidir? Nasıl uygulanmalıdır? Bu sorunun cevabını iyi bir şekilde vermek çok önemlidir. İstersen neden gereklidir kısmını geçebiliriz öyle ya insanların konuşabilmek için ortak bir dile ve tanımlara ihtiyacı vardır. Peki nasıl yapacağız bu işi? işte buna yıllar önce öğrendiğim bir tanımlama nasıl olmalıdır tanımlaması ile cevap veririm, eski kelimelerle de olsa uyaklı bir şekilde.

Ayarına mani
Efkarına cami

olacak şekilde.

Ne demekmiş: Eş anlamlı başka bir gruplama olmasına engel olacak ve diğer yandan aynı özellikte olan tüm öğeleri aynı başlıkta toplamış olacak.

Crossover prog ise sitede özetle şu tanımla verilmiş: %100 prog olmakla beraber, popüler müzikle bir bağlantı içerebilen bir tarz. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten de etkilenimler içeren. Kompozisyonlar hala yüksek bir detay düzeyi (sofistike) içerirler ancak parçalar nispeten kısa olabilirse de yine de söz nakarat köprü düzenin ötesine geçilmiştir. Melodik, harmonik ve ritmik parça yapısı daha kolay sindirilebilrse de bir prog dinleyicisinin belentisi olan müzikal doluluk korunmuştur. Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır.

Beğenilir beğenilmez orası ayrı ancak bana kalırsa üzerinde konuşulmaya değer bir konu.

 
 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 20, 2011, 03:38:02 ÖS
başka hiçbir müzik türünde böyle alt tür karmaşası yaşanmamıştır. progarchives sitesine önceleri bir albüm hakkında ne yorumlar yazılmış acaba o albüm kaç puan almış diye merak eder bakardım ama son zamanlarda pek girmiyorum çünkü işin iyice suyunu çıkarmış durumdalar. albüm kritikleri bile çok iyi değil. dprp bu konuda bir numaradır o siteye çok güveniyorum.
gelelim progarchives'in şu alt tür karmaşaşına. progressive rock zaten bir çok türü bünyesinde barındıran bir müzik türüdür açıkçası böyle anlaşılması zor en çokta telaffuz edilmesi zor alt türlere pek gerek yoktur diye ekleyeyim. eclectic prog diye bir şey var. yahu kardeşim prog müzik zaten eklektiktir sentez müziğidir bunu bir daha tanımlamaya ne gerek var. insanlar anlar ama günlük konuşmalarda sohbetlerde bu alt tür konuşmaları çok saçma durur. düşünsenize birisi size hangi grubu dinliyorsun ve o grup hangi tür müzik yapıyor diye size soru soruyor. siz de "crossover prog" müzik yapıyorlar diye cevap veriyorsunuz. işte bu o kadar elit ve o kadar gereksiz bir cevap ki bence bütün bunlara hiç gerek yok. zaten bu crossover prog, heavy prog gibi türler prograchives sitesinin çıkardığı zırvalardır ve böyle bir tür de yoktur. prograchives'de tanrı değildir o yüzden ben hiç ciddiye almıyorum. king crismon'da bana göre prog'dur asia'da arena'da los jaivas'da... ha, içinde folk öğeleri mi var folk prog der geçersin o anlamlıdır. veya deneysel prog, jazz prog der geçersin ama böylesine anlamsız tanımlamaları pek ciddiye almıyorum. kimsenin de grup tanıtırken bu topluluk crossover prog yapıyor diyeceğini de zannetmiyorum. açıkçası saçma bana göre. krautrock v.b. gibi türlerle tanımlayabilirsin ama zaten eklektik olan bir müziği eclectic prog diye tanımlamak çok saçma.
tanımlama elbette gereklidir ama bu işi suyuna kaçırmadan yapılırsa daha mantıklı olur. yoksa ortaya bayağı komik görüntüler çıkıyor. bir de o sitenin yöneticileri artık kim karar veriyorsa şu prog metal bölümünde blind guardian ve kamelot gibi grupların yanlış yerde yer aldığını anlamaları lazım. power metal gruplarını getirmişler o bölüme sokmuşlar. aslında siteyi böyle durumlarda eleştirmek lazım. progarchives sitesinde bir çok yanlışlık var bunu zaman zaman dile getiriyoruz ama adamlar bu işin piri. ne diyorlarsa kanun gibi sayılıyor. ama ben kabul etmiyorum hatta gülüp geçiyorum.

bu arada trettioariga kriget mükemmel bir topluluktur unutmadan yazayım.:)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 20, 2011, 04:46:27 ÖS
Bu kadar çok detay ve dallanıp budaklanmaya benim  kafam pek basmıyor. Tamam tanımlama gereklidir ve genel olarak kabul görmüş tanımlar da vardır ama daha detaya girip de işi  çığırından çıkartmaya gerek yoktur.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 20, 2011, 06:26:45 ÖS
Bu kadar çok detay ve dallanıp budaklanmaya benim  kafam pek basmıyor. Tamam tanımlama gereklidir ve genel olarak kabul görmüş tanımlar da vardır ama daha detaya girip de işi  çığırından çıkartmaya gerek yoktur.

işte olay bundan ibaret. eline sağlık moog. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 20, 2011, 07:35:48 ÖS
Yani Moog "kafam basmıyor" diyor beriki de alkış tutuyor bir nevi "kafan iyi ki basmıyor" diye. Bravo diyorum.
Benim de kafam basmasaydı keşke.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 20, 2011, 07:49:18 ÖS
varsın buna da kafamız basmasın çok önemli bir şey değil zaten.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 21, 2011, 02:17:15 ÖÖ
Her ne kadar uzak kalmaya çalışsak da yakamızı sıyıramadığımız bir beladır, genelde Rock müziği özelde Progresif Rock Müziği kategorilere ayırma belası. Kıvamını kaçırmadığın sürece iyidir hoştur, durumu büyük ölçüde açıklar ama o kıvamı bulmak da bir hayli zordur. Progarchives, zaman zaman eleştirsek yaptıklarını onaylamasak da progresif alemin saygı duyulan, önemli bir gerçekliğidir ama en büyük sorunlarından biri enchant'ın belirttiği gibi bu kategorize etme olayının kıvamını fena halde kaçırmaları ve zaman zaman çok da gerekli olmadığı halde alakalı alaksız grubu kendilerinin yaratmış olduğu progresif alt türlerine sıkıştırma çabalardır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 21, 2011, 10:40:36 ÖÖ
Benim demek istediğim çok çığır açan bir grup olmadıkça mevcut gruplara yeni alt kategoriler üretmenin gereksiz olduğu. Örneğin Alan Parsons Project ve Crossover Prog'u ele alalım.

Crossover Prog (CP):

Crossover prog ise sitede özetle şu tanımla verilmiş: %100 prog olmakla beraber, popüler müzikle bir bağlantı içerebilen bir tarz. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten de etkilenimler içeren. Kompozisyonlar hala yüksek bir detay düzeyi (sofistike) içerirler ancak parçalar nispeten kısa olabilirse de yine de söz nakarat köprü düzenin ötesine geçilmiştir. Melodik, harmonik ve ritmik parça yapısı daha kolay sindirilebilrse de bir prog dinleyicisinin belentisi olan müzikal doluluk korunmuştur. Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır.

imiş. APP'ye uyarlamaya çalışıyorum şimdi Crossover Prog'u. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten etkilenimler içerir tanımı APP için ne kadar doğrudur? APP'nin pop müzikten etkilenimler içerdiği doğru fazla olmasa da jazzdan etkilendiği de doğru ama klasik ve folk öğeleri pek duyamadım ben dinlediğim kadarıyla APP'de. Ama CP'nin geri kalan tanım kısmı uyuyor bir nebze. "Melodik, harmonik ve ritmik parçalar nispeten kısa olabilse de yine de söz nakarat köprü düzeninin ötesine geçilmiştir." bu doğru. Son cümlede de "Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır." denmiş. E bu cümle CP'nin tanımındaki ilk cümlesine uymuyor. İlk cümlede klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten diyordu.

APP'yi boşverdim. Dredg'i ele alalım. Dredg bir kere benim gözümde Prog grubu değil. CP tanımına zaten hiç uymuyor. Dredg kendini dinlettiren gitar riffleri kullanan, iyi melodiler üreten, ne bir jazz, ne bir klasik, ne de bir folk öğesi bulunduran zamane bir Alternatif grup. Ama bir Coldplay ne bileyim bir Linkin Park kadar saçma sapan bir grup değil. Gerçekten Alternatif kategorisinin hakkını veriyor.

Progarchives'deki Crossover Prog tanımı iki grup için de uymadı. APP için bazı cümleleri uydu bazıları uymadı. Dredg içinse hiçbiri uymadı. APP'nin eksik kalmış tanımları için başka bir X alt kategorisinden yardım alsak APP'yi tanımlarken Crossover X Prog grubu diye mi anlatacağız birbirimize? Ya da bir Y alt kategorisi daha çıkacak.

Bir tek son sorunun cevabı yok onu da vereyim. PA kendini bir şey sanıyor demek istemedim. İyi niyetle grupları alt kategorilere ayırıp düzenli bir arşiv oluşturmak istemişler ama müzik insanın kafasından uydurduğu bir şey. Tanımlar da bizim kafamızda. Dünya üzerinde Progarchives'in yazarlarının da dinlemediği bir sürü grup var -zaten insan ne kadar grup dinleyebilir hayatı boyunca-. Belki o gruplar içinden farklı alt kategori tanımlamaları gerektiren gruplar çıkacak. Bunun sonu yok gibi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Mart 21, 2011, 12:44:27 ÖS
bu festivale gidilmez de ne yapılır arkadaş..söyleyin bana  :o
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 21, 2011, 12:54:11 ÖS
Her şeyden önce PR gibi 40 seneyi aşan bir süredir mevcut olan ve sınırlarını koymanın kolay olmadığı bir alanda müziği alt türlere ayırmanın amacının karmaşa yaratmak değil daha kolay anlaşılır hale getirmek olduğunu aklımızda tutalım. Dünyada yüz yıllardır ola gelen bir şey var bunu da ıskalamayalım, nedir o: Standardizasyon alanında kalıcılık burun kıvırmanın bir sonucu değil eline kalemi alıp varsa üretilen fikirleri kolay ulaşılabilecek raflara dizmekle başlanan bir sürecin ürünü olduğudur. Böylece eldeki haritaya bakılıp karanlıkta bile olsa gidilecek yol kolaylıkla bulunabilir.

Efendim ben PA'yı (Prog Archives) şöyle buluyorum, kıllı buluyorum, süslü buluyorum, karmaşık buluyorum onun yerine şu siteyi daha takip edilir ve sözüne güvenilir buluyorum diyen arkadaşlara hiç sözüm yok, olamaz da zaten. PA yüceltmesine de gerek yok, her yerde olduğu kadar orada da kalemi eline aldığında boş laf yazan bir sürü insan var. Yeri gelmişken PA da bana etkileyici gelenin geniş bir taban ve çok ulusluluk olduğunu da belirteyim.  Öte yandan buna karşıtlık oluşturan (ve şimdi farkettiğim) bir konu ise Progtürk sitesinin kendi ülkemin insanının (diğer bir deyişle tek ulusluluk) bu konudaki "çalışmalarına" tanıklık etmemi sağlamasıdır.

Genel olarak müzik ve özel olarak PR konusunda sınıflandırma yapmak ve yapılan sınıflandırmaları irdelemek her müzikseverin doğal olarak yapabileceği bir şey değildir. Çoğu müzik sever bununla ilgilenmez bile. "Kulağına hoş gelen müzikleri" dinler ve işine bakar.  Yukarda belirttiğim alanda fikir ileri sürebilmek için müzik tarihi, gelişimi ve akımları konusunda bilgi sahibi olmak gerekir. Ha keza bu konularda fikir beyan etmek için de. Öyle ya örneğin tıbbi çalışmaları düşünürsek kitap yazanlar hastalar değil de bilim adamlarıdır.

Sınıflandırma işinin "çok da önemli değil zaten" bakışını benimseyen arkadaşlarca kavranıp gereken önemin verilmesinin altını çizme amacında değilim. İnsanlar sayamayacağımız kadar çok çeşitli. Kimi düşünürken metre ile hesap yapar berikine bu yetmez santi metre kullanır. Milimetre kullananları farkettiğinizde şaşırıyorsanız elinde mikro metre olanları hiç görmemişsiniz demektir. Bu, kendiniz için hangi ölçeği benimsediğinize bağlı olarak değişir. "Benim işim bu" diyenlere yeri gelir mikro ölçek de yetmez. Bakarsınız hayatında tam sayıdan başka bir şeye yeri olmayanlar da vardır.

Bu anlamda PA akademik bir kuruluş değil, orda alınıp verilen fikirler kural değil, kimi benim tarafımdan da anlaşılamıyor, içlerinde bu kalkıştıkları işi yapabilecek alt yapıya sahip kaç kişi var hiç fikrim yok. İleri geri konuşan, zır deli bir yığın insan da orda var (nerde yok ki?). Bana sorarsanız bu kadar geniş bir taban tam da bu yüzden ilginç. Yazılarını ciddiye alıp sürekli takip ettiğim insanlar olduğu gibi "bakalım yine ne zırvalamış" diye eğlencesine okuduğum kişiler de var. Hiç bir şeyden eksik kalmanızı tavsiye etmem bu bir hobi sonuçta mümkün olduğu kada bu konudaki oluşumları takip etmelidir.

PA de taktir ettiğim bir konu var. Bahsi geçen tüm alt türler için bir açıklama var. Bu konuda eleştiri, katkı ve düzeltme yapmak her zaman mümkün. Bazı grupların alt türleri zaman zaman değiştiriliyor.  Tabi o vakit "böyle olmamış" demekten daha fazlasına hazırlanmak gerekiyor. Tam olarak karşı çıkılan nedir hiç anlamadım. Hayati bir tehlike yaratıyorlarmış gibi eleştirip sonra "o kadar da önemli değil" derken benim kaçırdığım mantığı merak ediyorum. Yazıya başlarken Crossover Prog için de konuşayım istedim ama vaktim daraldı. Bir sonraki yazıda ona değineceğim.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 21, 2011, 01:17:27 ÖS
bu festivale gidilmez de ne yapılır arkadaş..söyleyin bana  :o
Sayısal ve süper lotoya yüklendim , inanıyorum bu sefer olacak beat ve ilk işim buradaki tüm progturk tayfasını alıp bu festivale götürmek olacak yolda bol bol alt tür, kategori tartışması yaparız...  ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 21, 2011, 02:47:23 ÖS
Bay C'nin vaadini hafızasının zayıflaması tehlikesine karşı  (kazandığını öğrendiğimiz taktirde) kendisine hatırlatmak üzere bir köşeye yazarak kaldığımız yerden devam ediyoruz.  

Teorik olarak bir sınıflandırma işine kalkışıyorsak bize sınıflandırmaya esas alacak bir temel gereklidir. Örnek: Elmaları nasıl sınıflandırırsınız?

1. Renklerine göre : Kırmızı, yeşil
2. Büyüklüklerine göre: İri, orta, küçük
3. Coğrafi bölgelere göre: Amasya, Şili v.s

uzatmayalım burda sınırımız yoktur. Bir araya getirilebilecek bir özellikler grubu oluşturduğumuzu düşündüğümüz ne kadar başlık varsa kullanabiliriz. Sonra bir gün gelebilir (şart değil) bu sınıflandırma bize yetmez olur. Renklerine göre Kırmızı diye ayırdığımız elmaları da gruplamak gerekir.
Koyu kırmızı, açık kırmızı, kınalı v.s diye alt gruplara ayırırız. Burda da bir sınır yoktur. Yukarıda belirttiğimiz gibi ne kadar ihtiyacımız varsa o kadar farklı gruba ayırabiliriz. Temel kural şudur ki bu detaylandırma durduk yere yapılmaz. Yani yapılan sınıflandırma kimsenin ilgisini çekmiyorsa zaten bu işle kimse de ilgilenmez. Yapılış sebebi de bu konuda konuşan herkesin aynı dili konuşmasını sağlamaktır.

Bu batağa ne oranda gireceğinizi seçmek de size kalıyor. Konuyla ilişkisi manavdan elma seçmekten ibaret olan bir kişinin daha kaba bilgiye, elma lezzeti gelişmiş birinin daha çok bilgiye, botanik öğrencisinin daha detaylı bilgiye, elma konusunda araştırma yapan bir akademisyenin çok daha detaylı bir bilgiye ihtiyacı vardır. Hal böyleyken birinin "Elma işte, ne uğraşıyorsunuz" demesi şaşırtıcı olur.

Gelelim PA da adı geçen alt türlerin yarattığı "zarara". Her şeyden önce PA bir hobi alanı, akademik bir ortam değil, o yüzden bakış ciddiyetimizi buna göre ayarlamalıyız. Orda yazıp çizerek gerçekte müzik dinlemekten aldığımız zevki çeşitlendirmekten başka bir şey yaptığımızı söylemek mümkün değil. Aynı şey çok sevgili sitemiz için de geçerli değil mi?

Müzik, türler, alt türler, onun da alt türleri müzik tarihçisi, müzik tarih severi, akademisyen, müzik okuru, müzisyen ve şimdi aklıma gelmeyen belkide bir çok grup insan için ilgi çekici olduğu kadar gerekli de bir şeydir. Bu insanlara sorarsanız bu konuda düşünmeli, okumalı ve yazmalıdır. Bir oluşum ne kadar çok detaylandırılırsa dışardan bakıldığında o kadar karmaşıklaştırılmış gibi gelir oysa gerçek bunun tam tersidir. Bu oluşumu öğrenmenin bu konuda konuşmanın ve buradan hareketle yeni görüşlere ulaşmanın en sağlam ve hızlı yolu budur. Bilimsel yol budur. Karmaşa tam da bunun tersidir.

Hayallah Crossover için yine konuşamadık.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 21, 2011, 08:29:41 ÖS
Benim demek istediğim çok çığır açan bir grup olmadıkça mevcut gruplara yeni alt kategoriler üretmenin gereksiz olduğu. Örneğin Alan Parsons Project ve Crossover Prog'u ele alalım.

Crossover Prog (CP):

Crossover prog ise sitede özetle şu tanımla verilmiş: %100 prog olmakla beraber, popüler müzikle bir bağlantı içerebilen bir tarz. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten de etkilenimler içeren. Kompozisyonlar hala yüksek bir detay düzeyi (sofistike) içerirler ancak parçalar nispeten kısa olabilirse de yine de söz nakarat köprü düzenin ötesine geçilmiştir. Melodik, harmonik ve ritmik parça yapısı daha kolay sindirilebilrse de bir prog dinleyicisinin belentisi olan müzikal doluluk korunmuştur. Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır.

imiş. APP'ye uyarlamaya çalışıyorum şimdi Crossover Prog'u. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten etkilenimler içerir tanımı APP için ne kadar doğrudur? APP'nin pop müzikten etkilenimler içerdiği doğru fazla olmasa da jazzdan etkilendiği de doğru ama klasik ve folk öğeleri pek duyamadım ben dinlediğim kadarıyla APP'de. Ama CP'nin geri kalan tanım kısmı uyuyor bir nebze. "Melodik, harmonik ve ritmik parçalar nispeten kısa olabilse de yine de söz nakarat köprü düzeninin ötesine geçilmiştir." bu doğru. Son cümlede de "Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır." denmiş. E bu cümle CP'nin tanımındaki ilk cümlesine uymuyor. İlk cümlede klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten diyordu.

APP'yi boşverdim. Dredg'i ele alalım. Dredg bir kere benim gözümde Prog grubu değil. CP tanımına zaten hiç uymuyor. Dredg kendini dinlettiren gitar riffleri kullanan, iyi melodiler üreten, ne bir jazz, ne bir klasik, ne de bir folk öğesi bulunduran zamane bir Alternatif grup. Ama bir Coldplay ne bileyim bir Linkin Park kadar saçma sapan bir grup değil. Gerçekten Alternatif kategorisinin hakkını veriyor.

Progarchives'deki Crossover Prog tanımı iki grup için de uymadı. APP için bazı cümleleri uydu bazıları uymadı. Dredg içinse hiçbiri uymadı. APP'nin eksik kalmış tanımları için başka bir X alt kategorisinden yardım alsak APP'yi tanımlarken Crossover X Prog grubu diye mi anlatacağız birbirimize? Ya da bir Y alt kategorisi daha çıkacak.

Bir tek son sorunun cevabı yok onu da vereyim. PA kendini bir şey sanıyor demek istemedim. İyi niyetle grupları alt kategorilere ayırıp düzenli bir arşiv oluşturmak istemişler ama müzik insanın kafasından uydurduğu bir şey. Tanımlar da bizim kafamızda. Dünya üzerinde Progarchives'in yazarlarının da dinlemediği bir sürü grup var -zaten insan ne kadar grup dinleyebilir hayatı boyunca-. Belki o gruplar içinden farklı alt kategori tanımlamaları gerektiren gruplar çıkacak. Bunun sonu yok gibi.

Crossover crossover deyip durdum çok önemli bir tarz olarak benimsediğimden değil Marvin'in çıkış noktasını oluşturduğu içindir. Sanırım PA'nın hayatımıza kazandırdığ bir "alt-tür" Crossover prog (CO). Müzikal bir tarz değil, yani bir parçayı dinleyip bir çırpıda "haa bu CO" diyemezsiniz. Ya da birinin ortaya "Ben CO" yapacağım diye çıktığını sanmıyorum. CO bir tarz değil de doğru kelime olacak mı bilmiyorum ama bir yöntemdir ve bu tanım için aksayan yer bana sorarsanız burasıdır. PA da olan Prog Related bölümü buna başka bir örnektir, eserin müzikal havasından kaynaklanan bir tür ayrımı değil de düşünce yoluyla varılmış bir kategoridir. Ana dalı PR olmayan ama ucundan kıyısından bulaşmış gruplar için uydurulmuş. Bütün bunlar çok geniş bir alana şemsiye tutmaya çalışmaktan kaynaklanmaktadır. Bu bir başlangıçtır zaman içinde değişik görüşler ortaya daha geniş kitlelerce benimsenen sınıflandırmalar koyabilir.  Bir çok insan için bunlar ilgi duyulan ve oyalanmaktan hoşlanılan bir oyundur diyelim.

Neo-Prog diye bir şey olur mu? Var.  Tahminim müzik yazarının biri Marillion için böyle yazmış adı kalmış. Oysa o zaman Neo ismi de müzikal havasından yola çıkarak uydurulmuş değil. Ama bugün böyle bir tarz oturmuştur, çıkış noktasının önemi kalmamıştır, yoksa 30 yıl oldu hala neo diyoruz. Alt türler uygulayıcıları olursa varlığını sürdürür.

Bob Dylan bir albümüne elektro gitar koydu diye yine bir gazeteci folk-rock diye bir şey uydurdu. Bu iş böyledir biri uydurur , bu kök salıp takipçileri olursa alt tür şekillenir. Yoksa unutulur gider.

Benim itibar etmediğim uygulayanları sevemediğim için ilgilenmediğim alt türler mevcut. Post rock/math rock, Experimental/post metal, Tech/extreme prog metal, Prog Metal gibi alt türlerin uzağında duruyorum. Yapılan müziği zırva bulduğum için "ne sınıfa soksam" endişesini de ilgilenenlere bırakıyorum.

APP ve CO konusuna dönersek Marvin'in bu konuyu yanlış anladığını düşünüyorum. Tanımda "klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten" derken bunların tamamı kullanılıyor anlamını çıkarmak doğru değil. İstersen orayı ve yerine veya kullanarak oku. O zaman sorun ortadan kalkıyor sanıyorum. Diğer grup için "bence prog değil" demen hiç şaşırtıcı değil. Benim bildiğim bir grup değil bu yönde bir yorum yapamayacağım ama "bence prog değil" cümlesi bir çok kişi tarafından bir çok sanatçı/grup için söyleniyor.

Diğer bir husus bir grup ya da sanatçı için PA da tek bir alt tür den söz edilmesidir. Örneğin Frank Zappa için RIO/Avant Prog yazar. Oysa kendisi zaman zaman Jazz yapar, Fusion yapar, Rock yapar, Avant garde yapar v.s. Başka örnek Genesis'tir. Onların bütün albümleri için Symphonic Prog yazar ama Duke'ten sonrakiler için pop albümü bile diyebilirsiniz. Hani Dredg için belki de böyle bir durum söz konusudur.

Sevgili Marvin yanlış anlamanı istemem ama söylemeden konuyu kapatmak da istemiyorum. Bu konuyla ilgilenmeni takdir ediyorum ancak daha önce belirttiğim gibi müzik sever olmak PR gibi görece karmaşık bir oluşumda teorik irdelemelere girişmek için yeterli değildir. Çok genç bir arkadaşım olarak taşların yerine oturması için araştırmanı, okumanı ve dinlemeni tavsiye ederim. Zamanla müzik akımları, türler , alt türler iyice şekillenmeye başlar o zaman daha sağlıklı girişimlerde bulunabilirsin. Bak, bu konuda bilgisinden hep faydalandığımız Moog bile "kafam basmıyor" diyerek bir köşeye çekiliyor.

PA'da Gabriel dönemi Genesis'i bire bir taklit eden The Watch'un, Symphonic Prog yerine Neo Prog olarak anılması ise belkide Enchant'ın "gülüp geçiyorum" dediği tuhaflıklardan biridir.    


            
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 22, 2011, 02:37:19 ÖÖ
Efsane topluluk "Van Der Graaf Generator" heyecanla beklediğimiz yeni albümleri "A Grounding In Numbers" ile yine üst düzey beklentilerimizi boşa çıkarmamış. Albüm çok çok iyi olmuş olmasına da, bir de kulaklarım nefeslileri, David jackson'u aramasaydı her şey daha da güzel olacaktı...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 23, 2011, 10:50:20 ÖÖ
Siteye kendi kendine sayfa yenileme özelliği mi geldi? O kadar yazdım şimdi hepsi birden gitti.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 23, 2011, 10:05:59 ÖS
Siteye kendi kendine sayfa yenileme özelliği mi geldi? O kadar yazdım şimdi hepsi birden gitti.
Böyle bir özellikten haberim yok, yalnız aynı problem site sayfasında albüm kritiği yazarken de çıkabiliyor. Benim de başıma geldi gerçekten çok sinir bozucu bir durum, önlem olarak ne olur ne olmaz yazdıklarınızın bir kopyasını alın derim. Bu tip beklenmedik kötü süprizlere karşı benim çözüm yolum bu... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mart 23, 2011, 10:14:00 ÖS
Ben yazarken bazen 1 saat kadar açık duruyor, arada gelip yazıyorum şimdiye kadar böyle bir şey olmadı. Ancak tecrübeli bir kullanıcı olarak gönder tuşuna basmadan önce copy yapıyorum. Sayfa görüntülenemiyor hatasına karşı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 24, 2011, 11:06:11 ÖS
Benim demek istediğim çok çığır açan bir grup olmadıkça mevcut gruplara yeni alt kategoriler üretmenin gereksiz olduğu. Örneğin Alan Parsons Project ve Crossover Prog'u ele alalım.

Crossover Prog (CP):

Crossover prog ise sitede özetle şu tanımla verilmiş: %100 prog olmakla beraber, popüler müzikle bir bağlantı içerebilen bir tarz. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten de etkilenimler içeren. Kompozisyonlar hala yüksek bir detay düzeyi (sofistike) içerirler ancak parçalar nispeten kısa olabilirse de yine de söz nakarat köprü düzenin ötesine geçilmiştir. Melodik, harmonik ve ritmik parça yapısı daha kolay sindirilebilrse de bir prog dinleyicisinin belentisi olan müzikal doluluk korunmuştur. Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır.

imiş. APP'ye uyarlamaya çalışıyorum şimdi Crossover Prog'u. Klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten genel pop müzikten etkilenimler içerir tanımı APP için ne kadar doğrudur? APP'nin pop müzikten etkilenimler içerdiği doğru fazla olmasa da jazzdan etkilendiği de doğru ama klasik ve folk öğeleri pek duyamadım ben dinlediğim kadarıyla APP'de. Ama CP'nin geri kalan tanım kısmı uyuyor bir nebze. "Melodik, harmonik ve ritmik parçalar nispeten kısa olabilse de yine de söz nakarat köprü düzeninin ötesine geçilmiştir." bu doğru. Son cümlede de "Kısaca popüler müzik elementlerini baskın olarak kullanan progressive müzik sanatçılarıdır." denmiş. E bu cümle CP'nin tanımındaki ilk cümlesine uymuyor. İlk cümlede klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten diyordu.

APP'yi boşverdim. Dredg'i ele alalım. Dredg bir kere benim gözümde Prog grubu değil. CP tanımına zaten hiç uymuyor. Dredg kendini dinlettiren gitar riffleri kullanan, iyi melodiler üreten, ne bir jazz, ne bir klasik, ne de bir folk öğesi bulunduran zamane bir Alternatif grup. Ama bir Coldplay ne bileyim bir Linkin Park kadar saçma sapan bir grup değil. Gerçekten Alternatif kategorisinin hakkını veriyor.

Progarchives'deki Crossover Prog tanımı iki grup için de uymadı. APP için bazı cümleleri uydu bazıları uymadı. Dredg içinse hiçbiri uymadı. APP'nin eksik kalmış tanımları için başka bir X alt kategorisinden yardım alsak APP'yi tanımlarken Crossover X Prog grubu diye mi anlatacağız birbirimize? Ya da bir Y alt kategorisi daha çıkacak.

Bir tek son sorunun cevabı yok onu da vereyim. PA kendini bir şey sanıyor demek istemedim. İyi niyetle grupları alt kategorilere ayırıp düzenli bir arşiv oluşturmak istemişler ama müzik insanın kafasından uydurduğu bir şey. Tanımlar da bizim kafamızda. Dünya üzerinde Progarchives'in yazarlarının da dinlemediği bir sürü grup var -zaten insan ne kadar grup dinleyebilir hayatı boyunca-. Belki o gruplar içinden farklı alt kategori tanımlamaları gerektiren gruplar çıkacak. Bunun sonu yok gibi.

Crossover crossover deyip durdum çok önemli bir tarz olarak benimsediğimden değil Marvin'in çıkış noktasını oluşturduğu içindir. Sanırım PA'nın hayatımıza kazandırdığ bir "alt-tür" Crossover prog (CO). Müzikal bir tarz değil, yani bir parçayı dinleyip bir çırpıda "haa bu CO" diyemezsiniz. Ya da birinin ortaya "Ben CO" yapacağım diye çıktığını sanmıyorum. CO bir tarz değil de doğru kelime olacak mı bilmiyorum ama bir yöntemdir ve bu tanım için aksayan yer bana sorarsanız burasıdır. PA da olan Prog Related bölümü buna başka bir örnektir, eserin müzikal havasından kaynaklanan bir tür ayrımı değil de düşünce yoluyla varılmış bir kategoridir. Ana dalı PR olmayan ama ucundan kıyısından bulaşmış gruplar için uydurulmuş. Bütün bunlar çok geniş bir alana şemsiye tutmaya çalışmaktan kaynaklanmaktadır. Bu bir başlangıçtır zaman içinde değişik görüşler ortaya daha geniş kitlelerce benimsenen sınıflandırmalar koyabilir.  Bir çok insan için bunlar ilgi duyulan ve oyalanmaktan hoşlanılan bir oyundur diyelim.

Neo-Prog diye bir şey olur mu? Var.  Tahminim müzik yazarının biri Marillion için böyle yazmış adı kalmış. Oysa o zaman Neo ismi de müzikal havasından yola çıkarak uydurulmuş değil. Ama bugün böyle bir tarz oturmuştur, çıkış noktasının önemi kalmamıştır, yoksa 30 yıl oldu hala neo diyoruz. Alt türler uygulayıcıları olursa varlığını sürdürür.

Bob Dylan bir albümüne elektro gitar koydu diye yine bir gazeteci folk-rock diye bir şey uydurdu. Bu iş böyledir biri uydurur , bu kök salıp takipçileri olursa alt tür şekillenir. Yoksa unutulur gider.

Benim itibar etmediğim uygulayanları sevemediğim için ilgilenmediğim alt türler mevcut. Post rock/math rock, Experimental/post metal, Tech/extreme prog metal, Prog Metal gibi alt türlerin uzağında duruyorum. Yapılan müziği zırva bulduğum için "ne sınıfa soksam" endişesini de ilgilenenlere bırakıyorum.

APP ve CO konusuna dönersek Marvin'in bu konuyu yanlış anladığını düşünüyorum. Tanımda "klasik, jazz ve folk öğelerine ilaveten" derken bunların tamamı kullanılıyor anlamını çıkarmak doğru değil. İstersen orayı ve yerine veya kullanarak oku. O zaman sorun ortadan kalkıyor sanıyorum. Diğer grup için "bence prog değil" demen hiç şaşırtıcı değil. Benim bildiğim bir grup değil bu yönde bir yorum yapamayacağım ama "bence prog değil" cümlesi bir çok kişi tarafından bir çok sanatçı/grup için söyleniyor.

Diğer bir husus bir grup ya da sanatçı için PA da tek bir alt tür den söz edilmesidir. Örneğin Frank Zappa için RIO/Avant Prog yazar. Oysa kendisi zaman zaman Jazz yapar, Fusion yapar, Rock yapar, Avant garde yapar v.s. Başka örnek Genesis'tir. Onların bütün albümleri için Symphonic Prog yazar ama Duke'ten sonrakiler için pop albümü bile diyebilirsiniz. Hani Dredg için belki de böyle bir durum söz konusudur.

Sevgili Marvin yanlış anlamanı istemem ama söylemeden konuyu kapatmak da istemiyorum. Bu konuyla ilgilenmeni takdir ediyorum ancak daha önce belirttiğim gibi müzik sever olmak PR gibi görece karmaşık bir oluşumda teorik irdelemelere girişmek için yeterli değildir. Çok genç bir arkadaşım olarak taşların yerine oturması için araştırmanı, okumanı ve dinlemeni tavsiye ederim. Zamanla müzik akımları, türler , alt türler iyice şekillenmeye başlar o zaman daha sağlıklı girişimlerde bulunabilirsin. Bak, bu konuda bilgisinden hep faydalandığımız Moog bile "kafam basmıyor" diyerek bir köşeye çekiliyor.

PA'da Gabriel dönemi Genesis'i bire bir taklit eden The Watch'un, Symphonic Prog yerine Neo Prog olarak anılması ise belkide Enchant'ın "gülüp geçiyorum" dediği tuhaflıklardan biridir.   


           



Gruplandırmak, en ince detayına kadar inmek bence de güzel ve konu ne olursa olsun daha sağlıklı öğrenmemize yarayan bir şey. Benim demek istediğim prog müzik -prog müziği de geçtim sadece müzik- bir bilim değil, o yüzden isteyen herkes öznel olarak şu grup "x" tarz şu grup "y" tarz diyebilir. Kimse de sen yanlış biliyorsun o grup bu alt kategoriye ait değil diyemez. Çünkü bunlar kafamızda yarattığımız tanımlar. Progarchives bu konuda bu yüzden öne çıkıyor sanki. Yani bir alttürü destekleyen en çok insan progarchives'te var.

Bu arada neden yanlış anlayayım zaten öğrenmek değil mi amacımız burada. Ama benim düşüncem bu. Belki ilerde daha iyi idrak ederim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 24, 2011, 11:32:28 ÖS
Efsane topluluk "Van Der Graaf Generator" heyecanla beklediğimiz yeni albümleri "A Grounding In Numbers" ile yine üst düzey beklentilerimizi boşa çıkarmamış. Albüm çok çok iyi olmuş olmasına da, bir de kulaklarım nefeslileri, David jackson'u aramasaydı her şey daha da güzel olacaktı...

Son albümü henüz dinlemedim ama David Jackson'ı kesinlikle arar gözler. Linkteki A Place to Survive saksofon solosuz öksüz kalmış gibi.

http://www.youtube.com/watch?v=J9UbGMCaKYk
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 25, 2011, 10:09:48 ÖÖ
karnataka'da işler tıkırında gidiyor. sadece klavyeci ve vokalist eksik kalmıştı onu da tamamladılar. yeni vokalist hayley griffiths. yeni klavyeci ise bir türk. ismi çağrı tozluoğlu. şimdi ise the gathering light sonrası yeni albüm hazırlığındalar. yalnız vokalistin sesi bayağı iyiymiş. grup bomba gibi gelecek anlaşılan. güzel gelişmeler bunlar.

http://www.youtube.com/watch?v=6lhUFcu5hu4
http://www.youtube.com/watch?v=yUAW4PrK2rM

(http://i51.tinypic.com/15xjxog.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 25, 2011, 01:17:00 ÖS
Karnataka gibi takdir ettiğimiz bir grupta memleketten bir müzisyenin olması hoş bir durum. Hatunun vokali konusunda sana katılıyorum bana Magenta'nın vokalisti Christina'yı hatırlattı zaman zaman...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 25, 2011, 09:14:52 ÖS
Gerçekten güzel gelişmelermiş bunlar. Bakalım bir sonraki albüm nasıl olacak. Ayrıca bay.c nin dediği gibi bizim memleketten bir müzisyenin çok sevdiğimiz taktir ettiğimiz gruplar içinde görmek gurur verici bir durum. Biraz klişe bir cümle oldu galiba ama bu tür olaylar görünürde küçük olsada bizlerin gözünde büyük olaylar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Mart 26, 2011, 12:21:34 ÖS
bir de eren başbuğ diye 20 yaşlarında ve şuan ankara'da bir üniversite şeflik yapan bir klavyeci vardı. bu arkadaş kurduğu bir toplulukla dream theater'ın six degrees of inner turbulence albümünü senfoni olarak yorumlamıştı. jordan rudess'de bunu youtube'dan görüp kendisiyle tanışmış. Sonra jordan'nın konser haberlerinde ismi geçmeye başlamıştı, hatırladığım kadarıyla kasım aralık aylarıydı.

bir de kc'nin albüm haberine karşı ne yapacağımı bilemedim şimdi, ayrıca levin ve garrison var müthiş bir şey olucak galiba.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: hakan_el on Mart 26, 2011, 04:00:50 ÖS
Son günlerde uzun zamandir bosladigim progresif müzige tekrar yöneldim. Fish'in ilk solo calismasini su siralar sikca dinlemekteyim. Yok böyle bir albüm. Yayli enstrümanlar Rock müziginde hicbir zaman bu kadar kullanilmamistir sanirim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mart 26, 2011, 07:30:46 ÖS
Karnataka gibi takdir ettiğimiz bir grupta memleketten bir müzisyenin olması hoş bir durum. Hatunun vokali konusunda sana katılıyorum bana Magenta'nın vokalisti Christina'yı hatırlattı zaman zaman...
Aynen katılıyorum... Çağrı Tozluoğlu ismi ise gerçekten çok hoş bir durum, kendisi İngiltere'ye yerleşmeden önce İStanbul'da Mavera ve Time  Crash isimli gruplarda çalmış.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 27, 2011, 01:17:58 ÖÖ
Son günlerde uzun zamandir bosladigim progresif müzige tekrar yöneldim. Fish'in ilk solo calismasini su siralar sikca dinlemekteyim. Yok böyle bir albüm. Yayli enstrümanlar Rock müziginde hicbir zaman bu kadar kullanilmamistir sanirim.
Fish'in ilk iki solo albümü çok çok iyidir. Özellikle ilk solo albümdeki "The Company" şarkısındaki yaylıların kullanımı mükemmeldir... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 27, 2011, 03:21:47 ÖÖ
vokalistin değişmesi kötü yönde etki edebilir diye düşünmüştüm ama yanılmışım. hoş alan reed iyiydi ama bu yeni vokalistte başarılıymış. albüm karanlık notalara gebe bırakılmış ve the dreams of men sonrası arka arkaya bombalamaya devam ediyorlar. klasik pallas soundu. çok beğendim. derin bir albüm yapmışlar. ismi XXV.

(http://www.pixshock.net/pic_b/869a47b1cd09fbd969202ef5f1aab6fd.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 29, 2011, 01:29:29 ÖS
Progresif Rock alemi şu sıralar Phideaux'un son albümü Snowtorch'u konuşuyor. Özellikle klasik Progresif Rock öğelerinin değiştirilmesinden pek hoşlanmayanların takibe alması gereken oldukça başarılı bir kayıt olmuş "Snowtorch" albümü.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 02, 2011, 04:18:33 ÖS
clive nolan o kadar yoğun ki kendisi cevap bile veremedi. rose isminde bir tanıdığı mesaja cevap verdi. ekim aynında arena'nın son albümü çıkıyormuş hadi hayırlısı. ismi de tinder box.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 03, 2011, 01:00:39 ÖS
clive nolan o kadar yoğun ki kendisi cevap bile veremedi. rose isminde bir tanıdığı mesaja cevap verdi. ekim aynında arena'nın son albümü çıkıyormuş hadi hayırlısı. ismi de tinder box.
Son zamanlarda duyduğum en güzel haber... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 07, 2011, 01:52:09 ÖÖ
Blackfield-Welcome To My DNA diye bir albüm çıkarmış yakın bir zamanda. Bakalım önceki albüm kadar başarılı mı. Bir önceki BlackfieldII albümü, mp3 çalarımda en uzun süre kalan albümlerden birisi olmuştu. Hele birde bu bahsettiğim albüm sizi uygun ruh halinizde yakaladığı zaman bir türlü bırakmıyor yakanızı haftalarca.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 07, 2011, 02:22:59 ÖÖ
Blackfield-Welcome To My DNA diye bir albüm çıkarmış yakın bir zamanda. Bakalım önceki albüm kadar başarılı mı. Bir önceki BlackfieldII albümü, mp3 çalarımda en uzun süre kalan albümlerden birisi olmuştu. Hele birde bu bahsettiğim albüm sizi uygun ruh halinizde yakaladığı zaman bir türlü bırakmıyor yakanızı haftalarca.
Bu albümü, yalnızca 1 (bir) kez dinleyerek edindiğim izlenim:

II'nin ardından nal toplar...

şimdilik düşüncem böyle ileride düşüncelerimde ne gibi değişiklikler olur bilinmez...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 08, 2011, 04:31:09 ÖS
2011 YILININ NEO PROGRESSIVE BOMBARDIMANI

Bu sene neo-progressive türünde bambaşka topluluklar ortaya çıktı. avrupa'nın çeşitli ülkelerinden çıkan bu gruplar takdir edersiniz ki genesis, marillion ve artık kemikleşmiş polonya neo-progressive müziğinden büyük etkiler taşımakta. aşağıdaki albümlere gönül rahatlığıyla bakabilirsiniz. bunlardan geri kalmayalım yenlilikleri yeni toplulukları yeni albümleri takip edelim. ;)

PENDRAGON - PASSION
(http://i53.tinypic.com/wwcldv.jpg)

RUSYA'DAN QUORUM - KLUBSKIN'S VOYAGE
(http://i51.tinypic.com/maigqp.jpg)

İSVEÇ'TEN INTROITUS - ELEMENTS
(http://i53.tinypic.com/n54l5f.jpg)

THE WATCH - TIMELESS
(http://i56.tinypic.com/mj3d35.jpg)

HOLLANDA'DAN LEAP DAY - SKYLGE'S LAIR
(http://i55.tinypic.com/11763at.jpg)

KANADA'DAN THE D PROJECT - BIG FACE
(http://i52.tinypic.com/15iawcz.jpg)

PROGRESSIVE METAL SÜSLÜ JOLLY - THE AUDIO GUIDE TO HAPPINESS PART 1
(http://i55.tinypic.com/juirk0.jpg)

HOLLANDA'DAN NINE STONES CLOSE - TRACES
(http://i53.tinypic.com/2jexp54.jpg)

POLONYA'DAN MILLENIUM - WHITE CROW
(http://i52.tinypic.com/2e6dngi.jpg)

YİNE POLONYA'DANLOONY PARK - STRAW ANDY
(http://i56.tinypic.com/2qss2lc.jpg)

FRANSA'DAN OUTSIDE - LIMIT
(http://i54.tinypic.com/2pydxj5.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 09, 2011, 11:25:40 ÖS
Tavsiyelerin için çok teşekkürler Enchant, aralarında isimlerini ilk kez senden duyduğum, Quorum, Nine Stones Close, Loonypark, Outside gibi gruplar var. Progarchives ve DPRP'den sonra yeni bir bilgi kaynağı olarak bu tip tavsiyelerini sık sık görmek isteriz... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 09, 2011, 11:27:45 ÖS
enchant tavsiyeler için bende çok teşekkür ederim. Araştırmaya fırsat bulamadığım şu günlerde böyle tavsiyeler bizi müzikten kopmamamızı sağlıyor. Özellikle Polonya taraflarındaki albümleri çok merak ediyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 09, 2011, 11:46:14 ÖS
sadece neo-progressive değil bu müziğin diğer alt türlerinde de yeni ve isimleri duyulmamış gruplar var onları da zamanla paylaşacağım. metafiz, polonyalı gruplar evet fena değil ama sakın collage, satellite tarzı melankoli bekleme. çok çok süper gruplar değil ancak gelecekleri olduğu bir gerçek. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Nisan 11, 2011, 01:42:29 ÖS
blackfield'ı pek sevemedim. şu son günlerde post rock süslü long distance calling, sonra dredg gibi isimler yani çok modern şeyler prog müzikte kafamı bulandırıyor. geleneksel şeyler daha iyi gibime geliyor.
son çıkan albümler arasında senfonik prog albümler arasında kuzey prog müziğinin önemli ismi pär lindh project time mirror, italya'dan syndone "melapesante" isimli albümüyle ve amerika'dan psychedelic progressive rock grubu kudzumind'de "travel songs for the new and improved future" adlı çalışmasıyla son çıkanlar arasında. dinleyiniz.

caravan'ın biricik klavyecisi david sinclair'de sadece flüt, klavye ve piyano ile kaydettiği "pianoworks I - frozen in time" ve ayrıca "stream" adlı çalışması da hiç fena değil.

van der graaf generator'ın son albümünü dememe gerek yok herhalde.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 11, 2011, 02:17:17 ÖS
blackfield'ı pek sevemedim. şu son günlerde post rock süslü long distance calling, sonra dredg gibi isimler yani çok modern şeyler prog müzikte kafamı bulandırıyor. geleneksel şeyler daha iyi gibime geliyor.
son çıkan albümler arasında senfonik prog albümler arasında kuzey prog müziğinin önemli ismi pär lindh project time mirror, italya'dan syndone "melapesante" isimli albümüyle ve amerika'dan psychedelic progressive rock grubu kudzumind'de "travel songs for the new and improved future" adlı çalışmasıyla son çıkanlar arasında. dinleyiniz.

caravan'ın biricik klavyecisi david sinclair'de sadece flüt, klavye ve piyano ile kaydettiği "pianoworks I - frozen in time" ve ayrıca "stream" adlı çalışması da hiç fena değil.

van der graaf generator'ın son albümünü dememe gerek yok herhalde.
Enchant'da yavaş yavaş gelenekselcilerin arasına katılıyor demek :). Bende tam tersine geleneksel progresif soundundan uzaklaşmaya başladım. Progresif müziğin elektronica, alternatif, post-rock ile flörtü daha fazla hoşuma gitmeye başladı sanki. Bende genel forum ahalisine ve yaşıma ters bir durum mevcut durumda anlayacağınız... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 21, 2011, 10:58:08 ÖS
Hamadryad-Alien Spheres...Genesis ve Gentle Giant soundunun mükemmel bir bileşimini içeren bambaşka bir kayıt...( Bu gruptan haberdar olmamı sağlayan üstad Ünal Gökaydın'a bir kez daha saygı ve selamlarımı yolluyorum...)

Hamadryad - Converstaion of Mass albümünü bu mesaj sayesinde edinip dinledim. Oldukça beğendim ancak şunu eklemek istiyorum Genesis ve Gentle Giant soundundan daha baskın bir Yes soundu var. Elebette tamamen Yes klonu değil ama içinde Yes barındıran bir albüm, bazı parçaları sanki Jon Anderson söylüyor. Kaynağa teşekkür ederiz.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 22, 2011, 12:34:57 ÖÖ



Hamadryad - Converstaion of Mass albümünü bu mesaj sayesinde edinip dinledim. Oldukça beğendim ancak şunu eklemek istiyorum Genesis ve Gentle Giant soundundan daha baskın bir Yes soundu var. Elebette tamamen Yes klonu değil ama içinde Yes barındıran bir albüm, bazı parçaları sanki Jon Anderson söylüyor. Kaynağa teşekkür ederiz.
Yes etkisi doğrudur. Yes ile oldukça sorunlu ilişkim yüzünden bilinçaltım Hamadryad içindeki Yes kırıntılarını ayıklamış olmalı. Bunun yanında vokalde Jon Anderson'dan çok Peter Gabriel etkisi sezdim ama bu da algıda görecelikle ilgili bir durum olmalı... ( Kısacık yorumu psikoloji bölümü bitirme tezine çevirdim ya artık helal olsun bana... :D)...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 22, 2011, 12:58:56 ÖÖ



Hamadryad - Converstaion of Mass albümünü bu mesaj sayesinde edinip dinledim. Oldukça beğendim ancak şunu eklemek istiyorum Genesis ve Gentle Giant soundundan daha baskın bir Yes soundu var. Elebette tamamen Yes klonu değil ama içinde Yes barındıran bir albüm, bazı parçaları sanki Jon Anderson söylüyor. Kaynağa teşekkür ederiz.
Yes etkisi doğrudur. Yes ile oldukça sorunlu ilişkim yüzünden bilinçaltım Hamadryad içindeki Yes kırıntılarını ayıklamış olmalı. Bunun yanında vokalde Jon Anderson'dan çok Peter Gabriel etkisi sezdim ama bu da algıda görecelikle ilgili bir durum olmalı... ( Kısacık yorumu psikoloji bölümü bitirme tezine çevirdim ya artık helal olsun bana... :D)...

Zaten iki ayrı vokalist var.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 22, 2011, 01:46:58 ÖÖ


Zaten iki ayrı vokalist var.
Vokallerde, Jean-François Désilets ön planda gözüküyor, Peter Gabriel esintili dediğim eleman bu. Diğerleri back vokallerde, ön plana çıkıp bir iki şarkı söylemişseler bile yine bilinçaltım, "Jon Anderson" ile ilgili hemen her şeyi sansürlediği için onları görmezlikten gelmiş sanırım... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 25, 2011, 02:05:14 ÖÖ
Phideaux - Snowtorch albümü konuşuldu mu tam hatırlayamadım ama çok şahane bir albüm olmuş. Destan gibi nerdeyse. Snowtorch part I ve II de geçişler ilmek ilmek örülmüş sanki. O piyano geçişleri muhteşem. Parçaların her bölümünde başka bir maceraya gidiyor gibi oluyorsunuz. Valla ben çok beğendim, herkesin dinlemesini isterim. Şu kısıtlı müzik dinleme vaktimde beni çok etkiledi gece gece.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 27, 2011, 11:42:29 ÖÖ
Phideaux - Snowtorch albümü konuşuldu mu tam hatırlayamadım ama çok şahane bir albüm olmuş. Destan gibi nerdeyse. Snowtorch part I ve II de geçişler ilmek ilmek örülmüş sanki. O piyano geçişleri muhteşem. Parçaların her bölümünde başka bir maceraya gidiyor gibi oluyorsunuz. Valla ben çok beğendim, herkesin dinlemesini isterim. Şu kısıtlı müzik dinleme vaktimde beni çok etkiledi gece gece.

Albümün ismi bu başlıkta şöyle bir geçti. Başka mecralarda da çokça övüldüğünü duydum. Phideaux hiç bilmediğim bir grup (grup denirse) olduğundan başlangıçta uzak durdum. Hatta daha önce 2007 albümü "Doomsday Afternoon" bulup dinledim. Hiç fena olmadığını gördüp Snowtorch'u edindim. Çok güzel albüm olmuş. Vokalleri bir yana bırakırsak bir "golden era" albümü olmuş. Renaissance, Genesis, Jethro Tull kokuları her yere bulaşmış. Bravo.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 27, 2011, 10:41:11 ÖS
Ben ilk parçanın biryerlerde Emerson'un agresif tavırlarını hisseder gibi oldum sanki. Söylediğin gibi bir çok tat var bu albümde.

Ayrıca Uriah Heep'in son albümü Into The Wild'i dinledim. Adını çokça duymuştum ama bir türlü dinlememiştim. Tarz olarak hangi kategoriye giriyorlar bilmiyorum ama progrock'ın biraz sert hali olmuş. 69den beri faaliyette olan bir grupmuş. Albüm çok hoşuma gitti ama eminim daha iyi albümleri vardır. Nede olsa bu grupta 70ler döneminin içine giriyor ;)

Sırada The Pineapple Thief-Someone Here Is Missing ve VDGG-A Grounding In Numbers var ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Nisan 27, 2011, 11:34:40 ÖS

Sırada The Pineapple Thief-Someone Here Is Missing

Bu güzel bir albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Nisan 27, 2011, 11:37:51 ÖS
Ayrıca Uriah Heep'in son albümü Into The Wild'i dinledim. Adını çokça duymuştum ama bir türlü dinlememiştim. Tarz olarak hangi kategoriye giriyorlar bilmiyorum ama progrock'ın biraz sert hali olmuş. 69den beri faaliyette olan bir grupmuş. Albüm çok hoşuma gitti ama eminim daha iyi albümleri vardır. Nede olsa bu grupta 70ler döneminin içine giriyor ;)

Uriah Heep klasik dönemden beri faaliyette olan çok eski bir topluluktur. Tabi bir sürü kadro değişikliğine uğradı. Son albümlerinde orijinal kadrodan sadece emektar gitarist Mick Box kalmış. Prog Arrchive'ciler onları heavy prog kategorisine koyuyorlar. işin gerçeği UH'nin yolu zaman zaman prog ile kesişse de 1973 tarihli "The Magicians Birthday" albümünden sonra prog içinde yer aldıkları söylenemez.

Yukarda saydığım albümden başka en önemli eserleri olağan üstü senfonik prog parçası olan 1971 tarihli Salisboury'i de içeren aynı isimli albümdür.  Özellikle bu iki albüm edinilmelidir. Benim çok benimsemediğim ama grubu sevenlerce pek tavsiye edilen bir diğer albümleri 1972 tarihli Demons and Wizards'tır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 29, 2011, 01:12:24 ÖÖ
Salisboury...Nefeslilerin zerafeti, müzikal hazların doruğu. Unutulmayacak bir başyapıt muhakkak dinlenmeli...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 29, 2011, 02:52:27 ÖÖ
Birleşik devletlerden Jethro Tull'ın 90'lı yıllar versiyonu "Yoke Shire", Tull severler, Anderson'un sihirli flütünün görkemli günlerini özleyenler şifa niyetine dinleyebilirler. Öyle çakma diyerek kestirip atılacak bir grup değiller üstelik, keyifle dinlenilecek kaliteli bir müzik icra etmişler sonuçta. Özellikle 2007 çıkışlı "The Witching Hour" albümleri önemle tavsiye edilecekler listesinde bir kayıt... Kayıtsız kalmayın derim. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mayıs 10, 2011, 05:17:36 ÖS
Yeniden kavuştuk.
Wobbler albüm çıkarmış bu yıl, haberler bölümünde izine rastlayamadım. ilk 2 albümlerini pek sevmiştim bakalım bu nasıl?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mayıs 10, 2011, 11:53:34 ÖS
Bende sadece bir önceki albümü Afterglow'u dinlemiştim. Bakalım bu albümün tadı nasıl birde ona bakalım ;) Bu arada forum geri gelmiş, hoşgelmiş :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 11, 2011, 01:09:18 ÖÖ
Neo Prog grubu Credo'nun yakın bir zaman önce çıkan albümü, "Against Reason" oldukça başarılı bir kayıt olmuş. Tavsiye ederim... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 14, 2011, 02:02:36 ÖÖ
Yeniden kavuştuk.
Wobbler albüm çıkarmış bu yıl, haberler bölümünde izine rastlayamadım. ilk 2 albümlerini pek sevmiştim bakalım bu nasıl?
Ağırlıklı olarak "Yes" esinlenmeleri ile yüklü, 70'lere zarif bir selam niteliğinde, geleneksel progresif anlayışla kotarılmış, nefis bir retro-progresif kayıt...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mayıs 14, 2011, 09:30:55 ÖS
Yeniden kavuştuk.
Wobbler albüm çıkarmış bu yıl, haberler bölümünde izine rastlayamadım. ilk 2 albümlerini pek sevmiştim bakalım bu nasıl?
Ağırlıklı olarak "Yes" esinlenmeleri ile yüklü, 70'lere zarif bir selam niteliğinde, geleneksel progresif anlayışla kotarılmış, nefis bir retro-progresif kayıt...

tam bana göre olmuş. eski tarz prog rock sevenlere ilaç gibi gelecek.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 15, 2011, 01:54:10 ÖÖ


tam bana göre olmuş. eski tarz prog rock sevenlere ilaç gibi gelecek.
Hasan ağbi duruma face'den uyandırdı. Yakın bir zaman önce piyasaya çıkan aynı hattan ( 70'ler, Yes, retro progresif ) ilerleyen bir albüm daha var. Par Lindth Project'in, Time Mirror albümü. Muhtemelen dinlemiş ve grubun vokalistinin içine Jon Anderson kaçtığını hayretle gözlemlemişsindir. Önceki işleri pek ilgimi çekmemişti ama bu albümlerini beğendim, oldukça incelikli bir iş çıkarmışlar.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mayıs 15, 2011, 02:15:08 ÖS
Wobbler'in albümlerini bir türlü edinemedim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mayıs 17, 2011, 12:57:26 ÖÖ
Bir grup çıkardığı üç albüm ile (ki biri EP uzunluğunda) klasik olabilirmi ? Eğer bu Wobbler ise cevabım evet olur. İlk iki albümleri, çıktığından beri benim başucu albümlerim kategorisinde. İlk iki albümde beni çeken ne idi? Öncelikle kullanılan enstrumanlar (benim için bir grup moog, mellotron, moog taurus vs kullanıyorsa kulak kabartılmaya değerdir), sonra melodiler hele hele birazda  kadim melodilere göz kırpılıyorsa of of.

Wobbler bu aletleri kullanıyor ve eski melodilerle uğraşıyor, zaman zaman kullanılan ezgiler sizi alıp ortaçağa taşıyor ki o dönemin müziği hele barok öncesi dönem üzerinde oldukça kafa yorduğum bir tarz. Çok detaya girmeyeceğim erken Ortaçağ Avrupasında bizim aşıkların karşılığı olan  Minstrel ve Troubadour denilen halk ozanları var bunlar çalıp söyleyip gezerek kilise veya şatolarda hayatlarını devam ettiriyorlar. Sonrasında bunlar busker (umarım aklımda yanlış kalmadı) denilen medieval yaylılar, medieval nefesliler, klavsen, lute ailesi ve medieval vurmalılardan oluşan  ve lute ailesinden theorbe denilen aletin sürekli bas ritmi ile ölçülendirdiği şarkılar ile 7-8 kişilik gruplar halinde barok öncesi müziğini oluşturuyorlar. İşte Wobbler'de özellikle önce Hinterland ve sonra da Afterglow albümleri ile bu geleneği devam ettirmişti. Yani sadece bu anlattıklarım bile benim Wobbler'i duyduğum anda saygı ile ayağa kalkmama neden olabilecek unsurlar.

Yeni albüm "Rites at Dawn" beni çok şaşırttı çünkü yeni albüm yayınlayacaklarını duyduğum anda beklentim tam olarak bu anlattıklarım yönün de idi çünkü "Afterglow" albümü çok kısa idi ve tadı damağımda kalmıştı ve böylesi iki albümden sonra açıkçası rota değiştirecekleri hiç ama hiç aklıma gelmemişti. Bu albümde 70'lere bolca romantik göndermeler var müzik bir miktar  Yes çizgisine oturmuş ama bazı gitar pasajları dışında copy-cat değil, dikkatlice dinlendiğinde ilk iki albümden soluklarda çok net duyuluyor ama mellotron kullanımı biraz daha azalmış  olmasına rağmen kullanılan analog seslerde keyif veriyor. Yeni solist Andreas Prestmo ise vokale yeni bir soluk getirmiş daha duygusal bir ses ve iyi bir teknik. Ne diyeyim başka dinleyelim dinletelim bu albümü...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 17, 2011, 01:14:40 ÖÖ
Bir grup çıkardığı üç albüm ile (ki biri EP uzunluğunda) klasik olabilirmi ? Eğer bu Wobbler ise cevabım evet olur. İlk iki albümleri, çıktığından beri benim başucu albümlerim kategorisinde. İlk iki albümde beni çeken ne idi? Öncelikle kullanılan enstrumanlar (benim için bir grup moog, mellotron, moog taurus vs kullanıyorsa kulak kabartılmaya değerdir), sonra melodiler hele hele birazda  kadim melodilere göz kırpılıyorsa of of.

Wobbler bu aletleri kullanıyor ve eski melodilerle uğraşıyor, zaman zaman kullanılan ezgiler sizi alıp ortaçağa taşıyor ki o dönemin müziği hele barok öncesi dönem üzerinde oldukça kafa yorduğum bir tarz. Çok detaya girmeyeceğim erken Ortaçağ Avrupasında bizim aşıkların karşılığı olan  Minstrel ve Troubadour denilen halk ozanları var bunlar çalıp söyleyip gezerek kilise veya şatolarda hayatlarını devam ettiriyorlar. Sonrasında bunlar busker (umarım aklımda yanlış kalmadı) denilen medieval yaylılar, medieval nefesliler, klavsen, lute ailesi ve medieval vurmalılardan oluşan  ve lute ailesinden theorbe denilen aletin sürekli bas ritmi ile ölçülendirdiği şarkılar ile 7-8 kişilik gruplar halinde barok öncesi müziğini oluşturuyorlar. İşte Wobbler'de özellikle önce Hinterland ve sonra da Afterglow albümleri ile bu geleneği devam ettirmişti. Yani sadece bu anlattıklarım bile benim Wobbler'i duyduğum anda saygı ile ayağa kalkmama neden olabilecek unsurlar.

Yeni albüm "Rites at Dawn" beni çok şaşırttı çünkü yeni albüm yayınlayacaklarını duyduğum anda beklentim tam olarak bu anlattıklarım yönün de idi çünkü "Afterglow" albümü çok kısa idi ve tadı damağımda kalmıştı ve böylesi iki albümden sonra açıkçası rota değiştirecekleri hiç ama hiç aklıma gelmemişti. Bu albümde 70'lere bolca romantik göndermeler var müzik bir miktar  Yes çizgisine oturmuş ama bazı gitar pasajları dışında copy-cat değil, dikkatlice dinlendiğinde ilk iki albümden soluklarda çok net duyuluyor ama mellotron kullanımı biraz daha azalmış  olmasına rağmen kullanılan analog seslerde keyif veriyor. Yeni solist Andreas Prestmo ise vokale yeni bir soluk getirmiş daha duygusal bir ses ve iyi bir teknik. Ne diyeyim başka dinleyelim dinletelim bu albümü...
Bu nefis yorum için çok teşekkürler... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 18, 2011, 02:02:15 ÖÖ
Double albümler çıkarmak gibi bir adeti olan Neal Morse'un yeni double albümü "Testimony 2" yakın bir zaman önce piyasaya çıktı. Albüm ile ilgili izlenimlerim ilk aşamada olumlu ama daha sağlıklı değerlendirme için, bir kaç dinleme antremanı yapmam gerekecek gibi gözüküyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mayıs 18, 2011, 09:10:33 ÖS
wobbler hakkında çok güzel yorumlar bunlar. ben bu grubu bayağı ayrı tutarım özellikle ikinci albümlerinden sonra. sadece ve sadece anglagard ile karşılaştırabilirim. başka grup kesmez.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 20, 2011, 02:25:58 ÖÖ
2011 Progresif Rock açısından bir hayli bereketli geçiyor. Gerek gelenekselciler gerek yenilikçiler birbiri ardına mükemmel albümler çıkarıp tabir-i caiz ise kulaklarımıza bayram ettiriyor. Yenilikçi kanattan sayabileceğimiz, geçmiş ile geleceği şimdiki zamanda birleştiren gruplardan Paatos'un sene başında piyasaya çıkan albümü "Breathing"; içinde Björk benzeri vokaller, mükemmel bir bas ve davul performansı, kuzeyin karanlık elementlerini barındıran oldukça başarılı bir kayıt olarak göze çarpıyor. Sadece Progresifçilere değil, farklı ve iyi müziğin peşinde koşan herkese önemle tavsiye ederim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mayıs 20, 2011, 02:33:21 ÖÖ
Blackfield-Welcome To My DNA diye bir albüm çıkarmış yakın bir zamanda. Bakalım önceki albüm kadar başarılı mı. Bir önceki BlackfieldII albümü, mp3 çalarımda en uzun süre kalan albümlerden birisi olmuştu. Hele birde bu bahsettiğim albüm sizi uygun ruh halinizde yakaladığı zaman bir türlü bırakmıyor yakanızı haftalarca.
Bu albümü, yalnızca 1 (bir) kez dinleyerek edindiğim izlenim:

II'nin ardından nal toplar...

şimdilik düşüncem böyle ileride düşüncelerimde ne gibi değişiklikler olur bilinmez...
Kendimi tekzip etmek amacı ile kendime alıntı yaptım... :) Albümü dinledikçe, zaman ile düşüncelerimde değişiklik oldu, son görüşlerim;

"II'nin ardından nal toplar..." sert bir ifade olmuş.

Favorim halen "Blackfeld II" olsa da, "Welcome To My DNA" dinledikçe kendini sevdiren mütevazi, naif, tatlı bir melankoli ile harmanlanmış oldukça başarılı bir kayıt, dinlemek ve dinletmek gerek... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mayıs 20, 2011, 09:40:27 ÖS
İşte bu son yorum çok daha iyi oldu Gökhan Abi ;) Dinledikçe güzelleşen kendini daha uzun süre dinlettiren bir albüm olmuş. Hele gecenin ilerleyen saatlerinde ortalık sakinken tadnından yenmiyor bu Blackfield albümleri.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Mayıs 21, 2011, 10:29:49 ÖÖ
Dinlemek sabır gerektiren bir iş ancak sonunda alınan keyif herşeye değer... 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Mayıs 31, 2011, 09:19:11 ÖS
Saecula Saeculorum
Brezilya'dan.
1976 tarihli.
Tek albümlük.
Piyano ve Keman iyi çalışmış.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 03, 2011, 08:23:15 ÖS
mystery vokalisti benoit david'li YES'in yeni albümü "fly from here" çıkıyor bakalım beğenecek miyiz? bana sanki yes'ten çok asia ya da mystery arası bir şeyler gelecek gibi gözüküyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Haziran 04, 2011, 09:37:26 ÖS
Satellite grubunu geçen yılı evening games albümü ile tanımıştım ve pek sevememiştim. ama dün trt 3'te 2007 yılındaki albümlerinden 3 parça çaldılar ve baya hoşuma gitti. şimdi 2007'deki albüm ile yeniden dinlemeye çalışıcam.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 04, 2011, 09:56:03 ÖS
satellite ihmale gelmez bir gruptur aman diyeyim. ne kadar albümü varsa dinlemeye çalış. mutlaka seveceğin bir çok şarkı çıkacaktır.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 04, 2011, 10:05:14 ÖS
Ah ah...Satellite bulunmaz bir hazinedir. İçine girdiğiniz anda çıkmazsınız.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 07, 2011, 02:18:26 ÖÖ
mystery vokalisti benoit david'li YES'in yeni albümü "fly from here" çıkıyor bakalım beğenecek miyiz? bana sanki yes'ten çok asia ya da mystery arası bir şeyler gelecek gibi gözüküyor.
Youtube'a düşen ilk kayıtlardan edindiğim izlenim, soundun 80 model Yes sounduna benzediği yönünde, o dönemlerdeki gibi ticari bir iş çıkarmışlar sanki. Bundan sonrasında bana "Yes fanları daha iyisini bilirler" diyerekten bir kenara çekilmek düşer... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 15, 2011, 09:34:45 ÖÖ
İyi bir İtalyan dinlemek istiyorsanız Pandora'nın bu yıl çıkan "Sempre e ovunque oltre il sogno" albümüne bir göz atın lütfen. Çok sağlam bir çalışma, tipik İtalyan'dan Genesis'e oradan Prog-Metal'de uzanan tınılar hele bir de kısa bir Cinema Show adaptasyonu var ki...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Haziran 15, 2011, 11:00:17 ÖS
İyi bir İtalyan dinlemek istiyorsanız Pandora'nın bu yıl çıkan "Sempre e ovunque oltre il sogno" albümüne bir göz atın lütfen. Çok sağlam bir çalışma, tipik İtalyan'dan Genesis'e oradan Prog-Metal'de uzanan tınılar hele bir de kısa bir Cinema Show adaptasyonu var ki...

Şimdi 2. kere dinliyorum. Çok beğendim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 16, 2011, 01:35:29 ÖÖ
Geçmişi özleyenler, ille de 70'ler diyenler...O yılların günümüz retro versiyonu çakma grup ve albümlerden değil o yılların ta kendisinden yıllanmış şarap tadında asla eskimiyecek bir albüm...


Junipher Greene-Friendship ( 1971 )...

Not: Grup Norveçli, ilginçtir aynı ülkeden çıkan Titanic gibi yaptıkları müziğin ülkeleri ile alakası yok, soundları o dönemin İngiliz grupları gibi tınlıyor...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Haziran 20, 2011, 02:32:10 ÖÖ
bir süredir müzik dinleyebilmek için kısıtlı zaman bulabiliyorum. bu zamanı da pink floyd ve porcupine tree dinleyerek geçiriyorum. bu ay sonu gireceğim yaz tatili için 2 liste yaptım kendime.

ilk olarak progressive türünden dinlemek istediğim fakat hep ertelediklerim
1.spock's beard - x (yaklaşık 1 yıldır erteliyorum)
2.paatos - breathing (hastasıyım petronella'nın sesine)
3.phideaux xavier - snowtorch (çok övülmüştü)
4.haken - aquarius (çok övülmüştü)
5.king crimson - a scarcity of miracles (ilk radyoda dinlemiştim, onlarca kez dinlemek istiyorum bu albümü)
6.satellite - into the night (bunu da radyoda dinlediydim)

ikincisi genel olarak alternative tarzından dikkatimi çeken fakat hiç dinleyemediklerim
1.nick drake - five leaves left / pink moon
2.jeff buckley - grace
3.blackfield - blackfield / blackfield 2
4.norah jones - not too late / the fall
5.radiohead - ok computer (radiohead grubunu zamanında dinleyip bu ne ya demiştim, utanıyorum)

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 20, 2011, 01:24:19 ÖS
bir süredir müzik dinleyebilmek için kısıtlı zaman bulabiliyorum. bu zamanı da pink floyd ve porcupine tree dinleyerek geçiriyorum. bu ay sonu gireceğim yaz tatili için 2 liste yaptım kendime.

ilk olarak progressive türünden dinlemek istediğim fakat hep ertelediklerim
1.spock's beard - x (yaklaşık 1 yıldır erteliyorum)
2.paatos - breathing (hastasıyım petronella'nın sesine)
3.phideaux xavier - snowtorch (çok övülmüştü)
4.haken - aquarius (çok övülmüştü)
5.king crimson - a scarcity of miracles (ilk radyoda dinlemiştim, onlarca kez dinlemek istiyorum bu albümü)
6.satellite - into the night (bunu da radyoda dinlediydim)

ikincisi genel olarak alternative tarzından dikkatimi çeken fakat hiç dinleyemediklerim
1.nick drake - five leaves left / pink moon
2.jeff buckley - grace
3.blackfield - blackfield / blackfield 2
4.norah jones - not too late / the fall
5.radiohead - ok computer (radiohead grubunu zamanında dinleyip bu ne ya demiştim, utanıyorum)


Güzel liste, bunları dinlersen müzikal yönden yer yer buruk ve hüzünlü olsa da iyi bir yaz tatili geçireceğini taahhüt edebilirim... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Haziran 20, 2011, 01:39:17 ÖS
bir süredir müzik dinleyebilmek için kısıtlı zaman bulabiliyorum. bu zamanı da pink floyd ve porcupine tree dinleyerek geçiriyorum. bu ay sonu gireceğim yaz tatili için 2 liste yaptım kendime.

ilk olarak progressive türünden dinlemek istediğim fakat hep ertelediklerim
1.spock's beard - x (yaklaşık 1 yıldır erteliyorum)
2.paatos - breathing (hastasıyım petronella'nın sesine)
3.phideaux xavier - snowtorch (çok övülmüştü)
4.haken - aquarius (çok övülmüştü)
5.king crimson - a scarcity of miracles (ilk radyoda dinlemiştim, onlarca kez dinlemek istiyorum bu albümü)
6.satellite - into the night (bunu da radyoda dinlediydim)

ikincisi genel olarak alternative tarzından dikkatimi çeken fakat hiç dinleyemediklerim
1.nick drake - five leaves left / pink moon
2.jeff buckley - grace
3.blackfield - blackfield / blackfield 2
4.norah jones - not too late / the fall
5.radiohead - ok computer (radiohead grubunu zamanında dinleyip bu ne ya demiştim, utanıyorum)




Alternatif listene bir önerim var. Karate - Karate albümü. Tam alternatif değil biraz indie tarzı. Ama kof gruplardan değil. Çok sıcak gitar tonları, melodileri vardır.

Birinci liste 6 albüm ikincisi neden olmasın?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 20, 2011, 10:29:00 ÖS
spock's beard, paatos, haken, king crimson ve phideaux çok iyi isimler albümleri de harika. ama satellite içinse ilk albüm a street between sunrise and sunset'i tavsiye ederim. hepsi iyi de bu bambaşka.
ikinci listede ise nick drake ve buckley fazlasıyla hüzünlü. yazları pek dinleyemiyorum ama kışın drake iyi gider. blackfield ve norah jones bana pek hitap etmiyorlar ama radiohead'in o yazdığın albümü her ne kadar bazı dinleyiciler tarafından beğenilmese de müzik tarihinde önemli bir yer tutar.

wobbler'in son albümü gayet iyi onu da dinleyebilirsin. bir de prog metal grubu zero hour ve enchant davulcusu sean flanegan'ın başrollerde olduğu cynthesis diye bir topluluk var. daha yeni ilk albümünü çıkardı ismi de DeEvolution. onu da tavsiye ederim. müzik metal değil, aksine atmosferik, teknik ve ruhani. inanılmaz deneysel şeyler çıkmış ortaya. ona da bakabilirsin.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Haziran 21, 2011, 12:55:14 ÖÖ
alternatif liste biraz hüzünlü, depresif gözüküyor. prog. listeyi dengeleyeceğini düşündüm ben. öneriler için sağolun, wobbler'in son albümünü prog. listeye ekledim. alternatif listede bazılarına 2 albüm yazdığım için (beğenmeme ihtimaline karşı yaptım) 5 tane değiller bu arada. karate ve cynthesis için de tatilden sonra dinleme sözü veriyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 21, 2011, 10:13:32 ÖÖ
alternatif liste biraz hüzünlü, depresif gözüküyor. prog. listeyi dengeleyeceğini düşündüm ben. öneriler için sağolun, wobbler'in son albümünü prog. listeye ekledim. alternatif listede bazılarına 2 albüm yazdığım için (beğenmeme ihtimaline karşı yaptım) 5 tane değiller bu arada. karate ve cynthesis için de tatilden sonra dinleme sözü veriyorum.
Sean Filkins - "War And Peace & Other Short Stories" listeye ekle derim ben...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Haziran 21, 2011, 10:28:12 ÖS
alternatif liste biraz hüzünlü, depresif gözüküyor. prog. listeyi dengeleyeceğini düşündüm ben. öneriler için sağolun, wobbler'in son albümünü prog. listeye ekledim. alternatif listede bazılarına 2 albüm yazdığım için (beğenmeme ihtimaline karşı yaptım) 5 tane değiller bu arada. karate ve cynthesis için de tatilden sonra dinleme sözü veriyorum.
Sean Filkins - "War And Peace & Other Short Stories" listeye ekle derim ben...

youtube'dan 6 dk'lık tadımlığına baktıktan sonra bunu da tatil sonrası dinlerim diye düşünmüştüm. ardından The English Eccentric parçasını dinledim ve albümü arıyorum şuan. wobbler ve bununla birlikte prog liste de 8 oldu. liste artık gözüme büyük geldiği için yeni bir şey ekleyebilceğimi sanmıyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Haziran 22, 2011, 11:28:21 ÖS
steven wilson'nın yaklaşık 40'ar dk'lık ve 2 cd halindeki yeni solo albümü eylül gibi çıkabilirmiş. isimleri Deform to Form a Star ve Like Dust I Have Cleared From My Eye.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 22, 2011, 11:38:19 ÖS
steven wilson'nın yaklaşık 40'ar dk'lık ve 2 cd halindeki yeni solo albümü eylül gibi çıkabilirmiş. isimleri Deform to Form a Star ve Like Dust I Have Cleared From My Eye.
Bu adamda ki üretkenlik nasıl bir şeydir, akıl alır gibi değil vallahi...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Haziran 23, 2011, 12:01:59 ÖÖ
üretkenlik konusunda roine stolt'un eline kimse su dökemez ama evet wilson'da sağlam işler yapıyor ara sıra. yeni albümü beni pek heyecanlandırmıyor ama yine bakarız çıkınca neler yapmış.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Haziran 23, 2011, 12:05:23 ÖÖ
üretkenlik konusunda roine stolt'un eline kimse su dökemez ama evet wilson'da sağlam işler yapıyor ara sıra. yeni albümü beni pek heyecanlandırmıyor ama yine bakarız çıkınca neler yapmış."
Ben de roine stolt isimli elemanın yaptığı işlerden zerre kadar hazzetmiyorum bir şeyler yapsa "bakarız" bile demiyorum, göreceli işler bunlar enchant...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Haziran 25, 2011, 08:23:38 ÖÖ
FROM.UZ  "Quartus Artifactus" Jazz-Rock Fusion için çok hoş bir örnek sağlam bir albüm yapmışlar atlamayın lütfen...

NEMO "Révolu$ion" bu da güzel bir albüm, metal ve fusion'a göz kırpan yılın başarılı albümlerinden biri... 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Haziran 26, 2011, 02:06:23 ÖÖ
Hala tam anlamıyla dinleyemedim ama Wobbler'in son albümü müthiş olmuş.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 16, 2011, 02:02:52 ÖÖ
Kuzeyden esen, sert, karanlık, melankolik rüzgarların getirmiş olduğu bir grup daha, Finlandiya'dan "Orne" ve onların 2006 tarihli, "The Conjuration by the Fire" albümü. Referans kaynakları iki karanlık grup Pink Floyd ve VDGG demem grubu takip edecekler için yeterli olur herhalde... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 16, 2011, 11:07:09 ÖS
iskandinavların prog müzikteki elit yaklaşımları bitmek bilmiyor. 70'li yılların kült iskandinav(isveç) gruplarından birisi olan kebnekajse'nin 2011 albümü parıl parıl parıldıyor. literatürde kebnekajse veya kebnekaise olarak geçen grubun 73 ve 75 yılı albümlerini dinlemiştim. grup senfonik rock sularında hafiften folk ve jazz fusion'a kayan kaliteli bir müzik üretiyor. 2011 albümünün ismi ise "idioten". kalite kokuyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Temmuz 17, 2011, 11:56:34 ÖS
Prog Folk cephesinden Iona gayet sağlam bir albüm ile yeniden arz-ı endam etti. Çiftli "Another Realm" isimli albüm, benim gibi ada folkundan hoşlananlar için biçilmiş bir kaftan...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 18, 2011, 01:15:18 ÖS
Az önce Glass Hammer'in Culture Of Ascent albümünü dinlemeye başladım. Bilgisayarda albüm çalarken bende başka şeylerle ilgileniyorum odada.Albüm başlar başlamaz kulağıma tanıdık melodiler gelmeye başladı. İlk başta bir türlü hatırlayamadım. Sonra vokalin sesini kafamda parçadan çıkarıp yerine Jon Anderson'unkini koydum.Heh dedim Yes in parçasını yorumlamışlar :) Bence hoş olmuş. Şimdide devam ediyorum dinlemeye.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 18, 2011, 09:49:25 ÖS
Az önce Glass Hammer'in Culture Of Ascent albümünü dinlemeye başladım. Bilgisayarda albüm çalarken bende başka şeylerle ilgileniyorum odada.Albüm başlar başlamaz kulağıma tanıdık melodiler gelmeye başladı. İlk başta bir türlü hatırlayamadım. Sonra vokalin sesini kafamda parçadan çıkarıp yerine Jon Anderson'unkini koydum.Heh dedim Yes in parçasını yorumlamışlar :) Bence hoş olmuş. Şimdide devam ediyorum dinlemeye.

glass hammer ayakları sağlam yere basan bir topluluk. shadowlands'de güzeldi, cultur of ascent'de iyi albüm bence. güzel seçim yapmışsın.

Prog Folk cephesinden Iona gayet sağlam bir albüm ile yeniden arz-ı endam etti. Çiftli "Another Realm" isimli albüm, benim gibi ada folkundan hoşlananlar için biçilmiş bir kaftan...

mükemmel bir çalışma. zaten ada folku dedin mi ben de nabız birden fırlıyor. iona'yı da her zaman takip ederiz. huzur müziği.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 21, 2011, 01:12:25 ÖS
Az önce Glass Hammer'in Culture Of Ascent albümünü dinlemeye başladım. Bilgisayarda albüm çalarken bende başka şeylerle ilgileniyorum odada.Albüm başlar başlamaz kulağıma tanıdık melodiler gelmeye başladı. İlk başta bir türlü hatırlayamadım. Sonra vokalin sesini kafamda parçadan çıkarıp yerine Jon Anderson'unkini koydum.Heh dedim Yes in parçasını yorumlamışlar :) Bence hoş olmuş. Şimdide devam ediyorum dinlemeye.
Glass Hammer'in tüm külliyatı dinlemeye değerdir Metafiz, erken dönemlerinde Lord of the Rings temalı çok güzel çalışmaları da vardı...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 21, 2011, 02:42:15 ÖS
Moog, bahsettiğin albüm journey of the dunadan albümü mü?Eğer oysa onuda başladım az önce dinlemeye :) Emin olmak için sorayım dedim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 21, 2011, 05:07:20 ÖS
glass hammer'ın lord of the rings temalı dinlediğin journey of the dunadan ve the middle earth album var. bir de folk dozu yüksek incocsolable secret'i de sayabiliriz. ama inconsolable secret'in ikinci cd'sinde folk yönü kuvvetliydi diğer cd normal. bana göre bu grubun ilk albümü biraz vasat ama diğer albümleri çok iyidir. 2010 yılında çıkan "if"i de sevdim ben. british prog rock'ı hakkıyla yapan amerikalı gruplardan bir tanesi. tıpkı cairo, echolyn gibi ... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Temmuz 21, 2011, 09:45:37 ÖS
Moog, bahsettiğin albüm journey of the dunadan albümü mü?Eğer oysa onuda başladım az önce dinlemeye :) Emin olmak için sorayım dedim.
Metafiz, isimlerinden de anlaşılacağı gibi Journey of the Dunadan ve Middle Earth albümlerinde yoğun olarak LOTR temalarının kullanılmakta ama diğer albümlerinde de bu temalar direk olarak kullanılmasa da fantastik dünyadan yoğun olarak etkilenir GH bunun örneği albüm kapaklarında da görülmektedir. Bunun  yanında GH'nin kullandığı diğer bir konsept ise dinsel göndermelerdir bu açıdan zaman zaman Christian Rock tanımı içinde de değerlendirilmektedir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 21, 2011, 10:01:33 ÖS
Teşekkürler bilgiler için. Şu anda Journey of the Dunadan albümünü dinlemeye devam ediyorum. Bundan sonrada Middle Earth albümünü dinleyeceğim. Hazır LOTR serisini baştan izliyorken üzerine güzel gider bu albümleri dinlemek :) Bu arada LOTR serisini ara ara vakit buldukça izlemek lazım, muhteşem. Ayrıca If albümü dinlediğim ilk albümleriydi. Baya oldu dinleyeli. Tekrardan bir dönüş yapmak istedim Glass Hammer'e.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Temmuz 21, 2011, 10:17:51 ÖS
eski mostly autumn vokalisti güzeller güzeli heather findlay'in 5 adet güzide beste içeren the phoenix suite adlı EP'si çıkmıştır. tarzından bir parça uzakta seyreden bu kısa çalışmayı beğendim. bu arada heather findlay demişken karnataka cephesinden de yakında haberleri vereceğim. şimdilik grubun yeni vokalisti hayley griffiths kendi solo albümünü de çıkardı ama grup olarak ileride hareketlenmeler başlayacak.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Temmuz 24, 2011, 10:31:18 ÖS
Glass Hammer'in Journey Of The Dunadan ve The Middle Earth Album'lerini dinledim.Gerçekten şahaneler.Yani folk severler için tabiki. Özellikle The Middle Earth Album başlar başlamaz Shire'deki eğlenceler aklına geliyor insanın.Havai fişekli, danslı, bol yemeli içmeli eğlenceler :) Ama If'ten hatırladığım kadarıyla müzikal anlamda ileriki albümlerde değişiklikler meydana gelecek.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 02, 2011, 01:30:55 ÖÖ
Asia'nın efsane isimlerle dolu ilk kadrosunun yeniden bir araya gelip iki yeni albüm yapmasına o kadar da sevinmeyen ender grup takipçilerinden biri de benim herhalde. Neden mi? John Payne'li ikinci dönem Asia'nın yaptığı işleri belki de ilkinden daha fazla sevmişimdir çünkü. Bu ikinci dönemin kadrosu Asia'dan kibarca yollandıktan sonra "GPS" isimli bir grup oluşturdular kadroda Asia'nın üç elemanı John Payne, Jay Schellen, Guthrie Govan ve Spocks Berad'den, Ryo Okumoto'nun yer aldığı bu oluşum 2006 yılında "Window To The Soul" isimli albümü çıkarttı. Oldukça başarılı bu albümde ikinci dönem Asia'nın AOR soundu'nun yanında Ryo Okumoto'nun etkisi ile işe progresif nağmelerin bir parça daha fazla girdiğini gözlemlemek mümkün. Window To The Soul albümünü, Silent Nation, Aura, Arena, Aria, Aqua gibi kayıtları özleyenlere, bu özlemi gidermeleri adına önemle tavsiye ederim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 02, 2011, 10:22:35 ÖS
asia'yı çok sevmiyorum ilk dönemini de pek sevmem(bir aralar çok dinliyordum.) ancak o ilk kadroyla çıkartılan son albümler phoenix ve omega biraz derli topluydu o kadar. dediğin gibi john payne ve guthrie govan'lı (geoff downes'u dışta bırakarak) asia hep bana daha güçlü gelmiştir. ki silent nation'da harikulade bir albüm. yazdığın GPS - windows to the soul ise gayet iyi. çok beğendim. şu guthrie govan denen gitarist nerede olsa dinlerim arkadaş. çok yetenekli.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 04, 2011, 05:17:44 ÖÖ
Künyeyi okuyorum;

İsim: Tasavallan Presidentti

Yaş: 1969

Tarz: Fusion ( Prog archives öyle demiş, boynumuz kıldan ince.. :))

Bölge: Kuzey Avrupa

Ülke: Finlandiya

Kişisel yorum: Çok çok fena halde iyi müzik... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 04, 2011, 11:48:04 ÖÖ
cevap veriyorum harika bir topluluk. fazla bir şey yazmak gereksiz. finlandiya'dan genelde caz etkili prog topluluklar veya solo çalışmaları olan sanatçılar çıkıyor bu da onlardan birisi. ilk üç albümü çok fena halde dinlenebilir ama aklımda kaldığı kadarıyla lambertland'ı daha çok sevdiğimi hatırlıyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 04, 2011, 01:41:56 ÖS
cevap veriyorum harika bir topluluk. fazla bir şey yazmak gereksiz. finlandiya'dan genelde caz etkili prog topluluklar veya solo çalışmaları olan sanatçılar çıkıyor bu da onlardan birisi. ilk üç albümü çok fena halde dinlenebilir ama aklımda kaldığı kadarıyla lambertland'ı daha çok sevdiğimi hatırlıyorum.
Tasavallan Presidentti ,Tasavallan Presidentti II ve Lamberlant gerçekten de çok iyi albümler
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ağustos 04, 2011, 10:39:32 ÖS
İlk albümü henüz dinlemedim ama 2 ve Lamberlant albümleri zımba gibi.
Çok sağlam bir toplulukla karşı karşıyayız çook.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ağustos 05, 2011, 02:27:48 ÖÖ
İlk albümü henüz dinlemedim ama 2 ve Lamberlant albümleri zımba gibi.
Çok sağlam bir toplulukla karşı karşıyayız çook.
Her ne kadar intiharı bol bir bölge olsa da, kuzeyde hayat var arkadaş... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ağustos 05, 2011, 09:50:31 ÖS
kuzeyden boş insan ve boş müzik topluluğu pek çıkmıyor. bunun sebebi de biraz aileler çocuklarını çok erken yaşlarda enstrüman kullanmaya itmeleridir. çocuk doğduktan sonra müzikle tanıştırılıyor ve genç yaşlara geldiğinde enstrümanı virtüöz derecesinde çalıyor. norveç, isveç ve finlandiya acayip ülkeler. emile durkheim'ın intihar adlı eserinde kuzey bölgelerdeki ülke insanlarının ne kadar çok intihara meyilli olduğundan bahseder. evet, bu çok doğru. karamsarlık, melankoli, yalnızlık gibi tema ve ambiyanslar o tarafın müziklerinde çok hissediliyor. kendi folk müziklerinde bile bir melankoli mevcut. eğitim eğitim diyoruz ya orada bundan fazlasıyla var ama bazen içlerinden istisna da çıkabiliyor. ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ağustos 06, 2011, 01:36:39 ÖS
kuzeyden boş insan ve boş müzik topluluğu pek çıkmıyor. bunun sebebi de biraz aileler çocuklarını çok erken yaşlarda enstrüman kullanmaya itmeleridir. çocuk doğduktan sonra müzikle tanıştırılıyor ve genç yaşlara geldiğinde enstrümanı virtüöz derecesinde çalıyor. norveç, isveç ve finlandiya acayip ülkeler. emile durkheim'ın intihar adlı eserinde kuzey bölgelerdeki ülke insanlarının ne kadar çok intihara meyilli olduğundan bahseder. evet, bu çok doğru. karamsarlık, melankoli, yalnızlık gibi tema ve ambiyanslar o tarafın müziklerinde çok hissediliyor. kendi folk müziklerinde bile bir melankoli mevcut. eğitim eğitim diyoruz ya orada bundan fazlasıyla var ama bazen içlerinden istisna da çıkabiliyor. ;)
Enchant'ın yazdıklarına ek olarak bu ülkelerde devletin sanata ve sanatçıya müthiş desteği var. Örn. Isildur's Bane'in Mind ... serisi albümleri bu şekilde desteklenerek ortaya çıkarılmıştı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Psychedelic_starship on Eylül 06, 2011, 10:34:39 ÖS
tasavallan presidentti ve İsildurs bane benim de yeni farkettiğim gruplardan (yeni farkettiğim son 500 civarı gruptan öne çıkanlardan yani) Henüz albüm olarak dinleme şansına erişemedim tabi tek tek parçalarını dinleyebildim ordan burdan.
Ayrıca bir de kuzey diyorsunuz ama amerikanın birleşik olmayan kısmından da çok sağlam tipler çıkıyor sanki. Malum onların geleneksel folklorü de biraz progressive e kaçtığı için peru dur, şili dir çok acaip gruplar çıkıyor oralardan da sürüyle. Kuzeylinin profesyonel epic  formatlarda mitsel batı müzisyenliği varsa (eski alman usulü) latinlerin de progressive emprovisation damarı var yani : ))
Title: Ynt: Re: Progressive Rock
Post by: Psychedelic_starship on Eylül 06, 2011, 10:52:17 ÖS
Yav Gökhan, pek merak ettiğim ama bir türlü eğilemediğim bir gruptu Pax Romana. "Trace of Light" albümünündeki Sad Song ve Ancient Queen and Modern Ladies" şarkıları nedir öyle ya adamı yerden yere vuruyorlar... of of sağol Gökhan sağol...
Bildiğim kadarıyla müzik hayatlarındaki şimdilik tek albümle progressive severleri can evinden vurmayı başarmış bir topluluk Pax Romana, gerçektende çok başarılı bir albüm.

Taa nerden alıntı,öyle denk geldi napalım. : ))

Yahu bu progarchive de de pax ın albümlerine bi bakayım dedim orda da bunlar çıktı ,pax romana ve pax cecilia diye yeni gruplar. Bir de perulu sadece pax var. (sadece yok tabi önünde) Bunlar 1972 de "May God and Your Will Land You and Your Love Miles Away from Evil" diye uzun isimli bir albüm yayınlamışlar içinde bir de smoke on the water cover ı var hatta. Başka albüm çıkarmışlar mı napmışlar sonra belli değil psychedelic rock yapıyorlar epey de acaipler. Hatta bu diğer amerikalı experimental post metal grubu olarak geçen pax cecilia da acaip yani lakin öz pax ın :) o albümünde bir de "for cecilia" diye bir parça var. (arakçı amerikanlar işte nolcak :) ) Duymayan bilmeyen varsa yutup a "pax-exorcism" diye girip bir baksın bence hiç fena değiller.  
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 08, 2011, 02:21:44 ÖÖ
tasavallan presidentti ve İsildurs bane benim de yeni farkettiğim gruplardan (yeni farkettiğim son 500 civarı gruptan öne çıkanlardan yani) Henüz albüm olarak dinleme şansına erişemedim tabi tek tek parçalarını dinleyebildim ordan burdan.
Ayrıca bir de kuzey diyorsunuz ama amerikanın birleşik olmayan kısmından da çok sağlam tipler çıkıyor sanki. Malum onların geleneksel folklorü de biraz progressive e kaçtığı için peru dur, şili dir çok acaip gruplar çıkıyor oralardan da sürüyle. Kuzeylinin profesyonel epic  formatlarda mitsel batı müzisyenliği varsa (eski alman usulü) latinlerin de progressive emprovisation damarı var yani : ))
Mp3 çağı kurbalarından biri olarak sana ne diyebilirim ki bahsetmiş olduğun bölgelerden, Arjantinden, Venezuela'sına kadar onlarca grubu dinlemişliğim var ama aklımda ne kaldı koca bir hiç !!! Yanlış anlamayın bu durumun o gruplar ile ilgisi yok aksine oldukça sağlam müzik yaparlar, mevzu mp3 bağımlılığım sonucu beynime boca ettiğim gb'lar dolusu albüm ile alakalı. Allahtan bu hastalığa yakalanmadan önce audio formatta pek çok albüm hatmettim, halen onlar idare ediyor beni...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Psychedelic_starship on Eylül 08, 2011, 05:01:39 ÖÖ
Aynı dert benim de başımda bay.c progarchives falan da olmasa bunun albümü neymiş ki ha bak iyiymiş de ne yapar bunlar ne vakit yapar falan hiç bilmiyoruz. E tabi batı grupları kadar da bilinmiyorlar başka bir şey bakarken oradan buradan tesadüf denk geliyor hep, progarchives de nanay yok bilgi milgi doğru dürüst. Nasıl kalacak ki aklında insanın. Korkuyorum sırf bu sebepten ileri teknoloji ile beyne implant chip taktıracaz bu gidişle milyon grubu unutmayalım diye, ordan ikna edecekler bizi de sayborg olmaya,malum yaşlandıkça hafıza da şaşırıyor zaten pusulayı.  : ))
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 13, 2011, 12:27:24 ÖÖ
Bahsetmiş olduğum gb'lar dolusu arşiv tb'lara doğru tam gaz koşuya başladığı için, artık bir harici hard disk almanın zamanıdır diyerekten 1,5 tb'lık bir tane edindim ve arşivi ufaktan ufaktan içine boca etmeye başladım. Bu işlem sırasında gözden kaçan grup ve albümleri de ufaktan ufaktan inceleme fırsatım oluyor bunların bir tanesi de artık aramızda olmayan büyük ihtimalle progresifin en derin ve avangard sularında yüzmeyi tercih edip buraları bir parça sığ bulduğu için bir daha aramızda olması pek mümkün gözükmeyen eski dost man-erg'in arşiv hediyelerinden Finlandiyalı müthiş topluluk Haikara. Grubun kendi ile aynı ismi taşıyan 1972 tarihli albümü kelimenin tam anlamıyla nefaset bir albüm. man-Erg'in inanılmaz mirasından daha ne hazineler çıkacak bakalım...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 13, 2011, 12:43:50 ÖÖ
.... Grubun kendi ile aynı ismi taşıyan 1972 tarihli albümü kelimenin tam anlamıyla nefaset bir albüm. ...

1972 en güzel yıl.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 13, 2011, 01:13:14 ÖÖ
.... Grubun kendi ile aynı ismi taşıyan 1972 tarihli albümü kelimenin tam anlamıyla nefaset bir albüm. ...

1972 en güzel yıl.
hımm ne var o yılda, Thick As A Brick, Close To The Edge, Foxtrot, Darwin, Octopus, Return To Forever, Prologue, Together, Waterloo Lily, albümlerinin çıktığı yıl, gerçekten de güzel bir yıl...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Eylül 13, 2011, 01:48:10 ÖÖ
Bir de Live at Pompeii var.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 13, 2011, 01:51:37 ÖÖ
Ben biraz daha ekleyebilirim

Deep Purple - Machine Head, Made in Japan
ELP - Trilogy, Pictures at an Exhibition
Focus - Moving Waves
Frank Zappa - The Grand Vazoo, Waka/jawaka
Gentle Giant - Three Friends
Le Orme - Uomo Di Pezza
Mahavishnu Orc. - Birds of Fire
Osanna - Palepoli
PFM - Per Un Amico
RTF - Light As a Feather
Santana - Caravanserai
Argus - Wishbone Ash
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: sagnymine on Eylül 13, 2011, 11:38:48 ÖÖ
grobschnitt de kendi ismini taşıyan debut albümü 1972'de çıkardı mesela.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Eylül 13, 2011, 12:34:31 ÖS
Az daha ekleyeyim.

Jane - Together
Brainstorm - Smile A While

Bir de son zamanlarda keşfettiğim tek albümlük grup Colonel Bagshot. Oh! What A Lovely War tek albümün ismi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 13, 2011, 12:53:50 ÖS
Zaten şu 5 albüme bakmak yeterli

Foxtrot
Close to the Edge
Thick as a Brick
Trilogy
Per un Amico
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 13, 2011, 06:32:28 ÖS
pentangle - solomon's seal
out of focus - four letter monday afternoon
lucifer's friend - where the groupies killed the blues
kraan - wintrup
klaus schulze - irrlicht
neu! - neu!
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Eylül 13, 2011, 08:47:28 ÖS
1972 iyi yıldır da bize birşey bırakmamışsınız arkadaşlar.

Mandrill - Mandrill
Indexi - Indeksi
Svanfridur - What' Hidden There?
Uriah Heep - Magicans Birthday
Stomu Yamashta - Floating Music
Popol Vuh - Popol Vuh
Chase - Enea
Osibisa - Head
Amazing Blondel - England
Morse Code - Transmission
Afrodith Child's - 666
Curved Air - Phantasmagoria
Renaissance - Prolouge
 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 13, 2011, 09:20:48 ÖS
1972 iyi yıldır da bize birşey bırakmamışsınız arkadaşlar.

Mandrill - Mandrill
Indexi - Indeksi
Svanfridur - What' Hidden There?
Uriah Heep - Magicans Birthday
Stomu Yamashta - Floating Music
Popol Vuh - Popol Vuh
Chase - Enea
Osibisa - Head
Amazing Blondel - England
Morse Code - Transmission
Afrodith Child's - 666
Curved Air - Phantasmagoria
Renaissance - Prolouge
 


Pek bir şey bırakmamışsınız deyip 13 albüm sıralamışsın sevgili Moog. Ancak birini düzeltmek zorundayım. Çok sevdiğim bir albüm olan "Magician's Birthday" 1973 olmalı. Gerçi 1972 ile mücadele edebilecek bir yıl daha varsa o da 1973'tür. Neler var mesela "Magicians Birthday" dışında

ELP - Brain Salad Surgery
Genesis - Selling England By the Pound
Jethro Tull - A Passion Play
King Crimson - Larks Tounges in Aspic
Le Orme - Felona e Sorona
Rick Wakeman - The 6 Wives of Henry VIII
RTF - Hymn Of The Seventh Galaxy
Yes - Tales From Topographic Oceans

Veeee

Pink Floyd - The Dark Side of the Moon

Şerefe!
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Eylül 13, 2011, 09:43:49 ÖS
b4usleep, Magican's Birthday 1972 %100 eminim. Bu yılların hepsi müthiş, kendimi çok şanslı görüyorum o günleri yaşayabildiğim için...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Eylül 14, 2011, 10:11:52 ÖÖ
b4usleep, Magican's Birthday 1972 %100 eminim. Bu yılların hepsi müthiş, kendimi çok şanslı görüyorum o günleri yaşayabildiğim için...

Evet 1972 imiş. Hatalı "düzeltme" için özür diliyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Eylül 14, 2011, 04:19:38 ÖS
İyi bir İtalyan dinlemek istiyorsanız Pandora'nın bu yıl çıkan "Sempre e ovunque oltre il sogno" albümüne bir göz atın lütfen. Çok sağlam bir çalışma, tipik İtalyan'dan Genesis'e oradan Prog-Metal'de uzanan tınılar hele bir de kısa bir Cinema Show adaptasyonu var ki...

Sitede aratınca Pandora için tek sonuç alıntıladığım grup. Biraz araştırdım bir sürü Pandora isimli grup çıktı. Bir Türk grup da çıktı hatta, neyse. Benim bugün dinlemeye başladığım Pandora İsveçli olan Pandora. 1974 tarihli Measures of Time albümü pas geçilmemesi gereken cinsten.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 18, 2011, 09:07:29 ÖÖ
karnataka stüdyoda... çağrı tozluoğlu ise en sağda. bu arada kendisinden aldığım habere göre bir EP gelebilir.

(http://i53.tinypic.com/fxcpdl.jpg)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Eylül 20, 2011, 09:26:25 ÖS
bu yıl çıkmış ve burada söz edilmemiş bir kaç albüm öneriyim

iona - Another Realm: arama yapınca ufakta olsa konuşulduğunu gördüm ama olsun yine de yazıyım. biraz da biz fanboyluk yapalım.

Three Seasons - Life's Road: bu grupta ilk albümünde yardıranlar ekolunden geliyor. isveçli hard/blues rock sound'a sahip trio. hammond org'u ile, 10 dklık şarkılarıyla sanki 70'lerden zaman makinesi ile gelmiş bir grup.

Symphony X - Iconoclast: symphony x'in de burada isminin hiç geçmediğini gördüm. dinlemeyi hep ertelediğim bir gruptu. bu yıl yeni albümlerinin çıktığını görünce artık ayıp oluyo galiba diye düşündüm. davuldan biraz hoşlanmadım ama iyi grupmuş onu anladım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Eylül 29, 2011, 09:43:14 ÖS
Bu sene progresif rock açısından oldukça bereketli bir sene, yeni çıkan albümler yağmur gibi geldiği için son bir iki ayda çıkanlara şöyle kısaca bir göz atacak olursak;

Millenium-Puzzles: Polonyalı topluluk yine oldukça iyi bir iş ortaya çıkarmış, boşuna son dönem progresif rock'ının en bereketli toprakları Polonya demiyoruz.

Steven Wilson-Grace For Drowning: Dinlemesi bir parça çaba gerektiren ama işin özü kavrandığında oldukça keyif veren bir albüme imza atmış Wilson usta.

Steve Hackett-Beyond The Shrouded Horizon: "Şu anda ne dinliyorsunuz" başlığında da belirttiğim gibi yorum yok, saygı var. Her zamanki gibi kendine yakışan iyi bir albüm yapmış üstad.

Kayak-Anywhere But Here: Eski adamlardır saygı duyarız ama tam anlamıyla ısınamadığım gruplar kategorisinden olduklarından sadece takipçilerine diyorum.

The Samurai Of Prog-Undercover: Yarı cover, yarı prog efsanelerine göndermeli ilginç bir albüm 70'lerin retro versiyonlarını merak edenlerin dinlemesinde fayda var.

Opeth-Heritage: Bir türlü yakalayamadığım gruplardan, kuşak farkından olsa gerek. Yalnızca soundlarında Steven Wilson etkisiyle bolca Porcupine Tree etkileri gözlemlediğimi söyliyebilirim.

White Willow-Terminal Twillight: Kuzeyin incisi, White Willow'un en karanlık albümlerinden biri üzerinde hassasiyetle durulması gereken albümlerden.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Eylül 30, 2011, 10:30:59 ÖS
millenium, white willow harika çalışmalara imza atmış. steven wilson'a biraz uzaktan bakmaktayım bilmiyorum sevebilir miyim ama sanmıyorum. steve hackett'da iyi bir iş çıkarmış ama opeth çok fazla 70'lerin etkisinde kalarak özgün kimliğinden uzaklaşmış. lucifer's friend'den tut black sabbath'a oradan lucifer was'a bir dolu şeyden etkilenmiş. çok fazla tuttuğumu söyleyemem, diğerlerine de bakacağım, the samurai of prog'a mesela...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 11, 2011, 11:59:21 ÖS
bir karnataka konseri olsa ister misiniz? kaç kişi gelir tahminen? kamuoyu araştırması. :)

böyle bir şey olabilir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 12, 2011, 12:04:51 ÖÖ
bir karnataka konseri olsa ister misiniz? kaç kişi gelir tahminen? kamuoyu araştırması. :)

böyle bir şey olabilir.
Hımm, buradan bir beş kişi çıkar sanırım... :), genel sayı olarak ise karamsar ve ikinci Fates Warning faciası yaşanması konusunda endişeliyim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 18, 2011, 12:29:54 ÖÖ
(http://www.progarchives.com/progressive_rock_discography_covers/27/cover_3019201392011_r.jpg)

clive nolan albüm için karanlık ve sürreal yolculuklardan bahsediyor. sanırım bu duygulara gebe kalacağız. kasım'ı bekliyoruz.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 20, 2011, 03:52:36 ÖS
İki tane yeni albüm önerisinde bulunacağım. Her ikisi de dinleyelim dinletelim kategorisinde :-))

Cosmograf "When Age Has Done It's Duty"
Anubis "A Tower of Silence"

Gökhan, bu iki albüme özellikle dikkat et lütfen, senin kalemin ikisi de.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 20, 2011, 11:56:29 ÖS
İki tane yeni albüm önerisinde bulunacağım. Her ikisi de dinleyelim dinletelim kategorisinde :-))

Cosmograf "When Age Has Done It's Duty"
Anubis "A Tower of Silence"

Gökhan, bu iki albüme özellikle dikkat et lütfen, senin kalemin ikisi de.
Hemen takibe aldım Hasan ağbi... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ekim 21, 2011, 12:31:19 ÖÖ
Bu başlığa ne hikmetse pek yazmıyorum ama şimdi yazasım geldi. Daha önce muhabbeti döndü mü bilmiyorum The Tangent'in The Music That Died Alone albümünü kesinlikle çok iyi bulduğumu söylemek istedim. Albümü dinleyince aklıma Heritage albümü geldi (konu burada sapacak). Mikael Akerfeldt böyle bir albümü yirmi yaşından beri yapmak istiyormuş. Kendisi öyle demiş. Şimdi bana en samimiyetsiz gelen sözü bu bir kere. Böyle bir albümü 20 yaşından beri yapmak istemesi. Sen senelerdir death metal yer yer black metal'e çalan brutal vokalli albümler yap sonra sene 2011 olunca "Heritage diye 70'ler esintili bir albüm yaptım ben." deyip karşımıza çık. Opeth'i hiçbir zaman "İşte bu adamlar benim için özel." konumuna getirmedim. Ama lise 1 ve 2'de neredeyse mp3 çalarımın çeyreğini kaplardı boyut olarak. Şarkılar uzun o zamanlar 512mb'lık mp3 çalarım vardı haliyle Opeth çok yer kaplıyordu. Neyse geçmişim hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra anlatmak istediğim şey Opeth benim gözümde eskiden deli gibi dinlediğim, ancak artık çok nadir açıp dinlediğim Still Life'tır, Blackwater Park'tır ne bileyim Watershed'tir ya da bir başka kendi çizgisinde olan albümüdür. Ama kesinlike Heritage değildir. Opeth'in özü ne kadar progressive rock'a (müziğe diyelim) dayanıyorsa son albümleri de o kadar 70'lere dayanıyor. Gitarı daha çok cleande çalıp brutal vokali bırakmak mıdır 70'ler? Hadi ordan. Zaten takip ettiği gruplardan sanmıyorum ki aklı başında bir müzik dinleyicisi 70'lerdeki gibi olan albümler beklesin. Çok sığ bir beklenti. Üzerinden kırk sene geçmiş artık o hava yakalanmaz, yakalama çabası da yersiz. İstediğimizde açıp en güzel örneklerini dinliyoruz zaten. Aklı başında bir müzik dinleyicisi takip ettiği gruplardan daha önce yapılmamış müzikleri yapmasını bekler. Kendi çizgisini korumasını. Opeth son albümüyle benim gözümde amiyane tabirle "sıçtı". Albüm kapağına bakın zaten http://i.imgur.com/cq9TX.jpg

Buralara başta da bahsettiğim The Music That Died Alone albümünden geldim. The Tangent gerçekten o kadar güzel yapıyor ki işini. Ne eski dönemlere benzeme çabası, ne başka bir şey. Tam da zamanlarına göre yapıyorlar işlerini. O yüzden kanım ısındı bu İsveçlilere. Dinlemeyenler için bu da benim dinleyelim dinletelim kategorimden.

Aynı şey Frogg Cafe ve Frank Zappa için de geçerli. Frogg Cafe'nin Zappa müziğine esinlendiği aşikar. O'nun gibi çok karmaşık fakat dinlenebilir, üzerinden geçtikçe ne kadar derin ve güzel olduğu anlaşılan müzikler yapıyorlar. Ama kesinlikle Zappa çakması değil. Zappa'nın çakması olmak da ayrı bir uzmanlık alanı ister ya o ayrı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 21, 2011, 01:44:41 ÖÖ
The Tangent demişken kısa bir zaman önce çıkan son albümlerini pek tutmadım bu arada. Bir süre daha dinleyip nihai kararı vermek lazım. The Tangent, peşin hükümlü olunacak gruplardan değildir sonuçta...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 21, 2011, 06:02:40 ÖS
opeth konusunda çok fazla bir şey yazmak gereksiz. akerfeldt konusu da şöyle. en basitinden adamın youtube'dan röportajlarına bakıyorum bir havalar bir üstten bakmalar ego tatminleri falan filan anında kapatıyorum adamın yüz ifadesinden ne kadar da samimiyetsiz olduğu anlaşılıyor. heritage ise bugüne kadar yaptıkları en kötü albümdür, başka bir şey yazmak istemiyorum.

the tangent, the music died alone başyapıttır. son albüme ise biraz zaman vermeli bence de.

frogg cafe zappa etkileşimli müzik yapıyorlar ama son albümde gerçekten de iyice uçmuşlar. bir kaç arkadaş beğenmiştik burada.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 21, 2011, 10:11:45 ÖS
İki tane yeni albüm önerisinde bulunacağım. Her ikisi de dinleyelim dinletelim kategorisinde :-))

Cosmograf "When Age Has Done It's Duty"
Anubis "A Tower of Silence"

Gökhan, bu iki albüme özellikle dikkat et lütfen, senin kalemin ikisi de.
Hemen takibe aldım Hasan ağbi... ;)
Albümleri bu gün dinledim, gerçekten de benim kalemim albümlermiş özellikle Anubis'in albümüne bayıldım, kesinlikle bu yılın en iyilerinden...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ekim 21, 2011, 10:51:45 ÖS
bu arada magenta'da albüm çıkarmış bulunuyor. ismi de chameleon. eleştiriler olumlu yönde. iyice bir sindirip düşünceleri yazmak lazım. önemli bir topluluk.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 22, 2011, 12:12:03 ÖÖ
bu arada magenta'da albüm çıkarmış bulunuyor. ismi de chameleon. eleştiriler olumlu yönde. iyice bir sindirip düşünceleri yazmak lazım. önemli bir topluluk.
O albümde heybede dinlenmek için sırasını bekliyor... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 22, 2011, 02:06:11 ÖÖ
bu arada magenta'da albüm çıkarmış bulunuyor. ismi de chameleon. eleştiriler olumlu yönde. iyice bir sindirip düşünceleri yazmak lazım. önemli bir topluluk.
Magenta iyi bir albüm yapmış yine.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 22, 2011, 02:07:39 ÖÖ
İki tane yeni albüm önerisinde bulunacağım. Her ikisi de dinleyelim dinletelim kategorisinde :-))

Cosmograf "When Age Has Done It's Duty"
Anubis "A Tower of Silence"

Gökhan, bu iki albüme özellikle dikkat et lütfen, senin kalemin ikisi de.
Hemen takibe aldım Hasan ağbi... ;)
Albümleri bu gün dinledim, gerçekten de benim kalemim albümlermiş özellikle Anubis'in albümüne bayıldım, kesinlikle bu yılın en iyilerinden...
Anubis'i beğeneceğini tahmin ediyordum Gökhan, IQ ve Knight Area karışımı bir çalışma olmuş. 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 22, 2011, 02:17:24 ÖÖ
opeth konusunda çok fazla bir şey yazmak gereksiz. akerfeldt konusu da şöyle. en basitinden adamın youtube'dan röportajlarına bakıyorum bir havalar bir üstten bakmalar ego tatminleri falan filan anında kapatıyorum adamın yüz ifadesinden ne kadar da samimiyetsiz olduğu anlaşılıyor. heritage ise bugüne kadar yaptıkları en kötü albümdür, başka bir şey yazmak istemiyorum.

the tangent, the music died alone başyapıttır. son albüme ise biraz zaman vermeli bence de.

frogg cafe zappa etkileşimli müzik yapıyorlar ama son albümde gerçekten de iyice uçmuşlar. bir kaç arkadaş beğenmiştik burada.
Frogg Cafe'nin "Battles Edge" ve "Fortunate Observer of Time" albümlerini biliyorum dinlemesi kolay albümler değildir ancak eğer gayret ederseniz sonunda ödülü de büyük olur.

Tangent'in son albümünün kadrosunu gördüğüm anda bayağı hayal kırıklığı yaşadım ancak bu kadro da iyi bir iş çıkarmış bence. değişikliğine gitmiş olmasına rağmen 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ekim 22, 2011, 10:41:26 ÖS
Almanya'dan bir neo-prog grubu Subsignal "Beatiful & Monstrous" ve "Touchstone" isimli iki albümleri var izlenmesi gereken bir grup.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ekim 25, 2011, 02:30:40 ÖÖ
Hollanda Progressive Rock'a gerek dinleyici gerekse İcracı olarak verdiği önemle tanınan ülkelerden biridir. Bir çok Progressive Rock grubu en başta Hollanda ve Polonyayı turnelerine muhakkak dahil eder. En başta "Focus" gibi büyük bir efsane bu ülkeden çıkmıştır. Sadede gelecek olursak, 2000'li yılların başında kurulup iki önemli albüme imza atmış Hollandalı topluluk Salmon ve onların Yes, Camel, IQ etkileşimli soundu'nun hepinizin beğenisini kazanacağını düşünüyor, dinlemeyen varsa önemle tavsiye ediyorum...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 01, 2011, 11:04:57 ÖS
Almanya'dan bir neo-prog grubu Subsignal "Beatiful & Monstrous" ve "Touchstone" isimli iki albümleri var izlenmesi gereken bir grup.

dinledim gerçekten başarılılar.:)

bu arada ben sabırsızlıkla arena'yı beklerken karşıma yeni glass hammer çıktı. nasıl dinlemiş miydin moog? iyi eleştiriler almış. albüm latince(cor cordium) isimli. ingilizcesi de heart of hearts anlamına geliyormuş. oradaki 18 dakikalık to someone isimli şarkıya takıldım. bakalım nasıl olmuş? baya merak ettim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 02, 2011, 12:55:58 ÖÖ
Almanya'dan bir neo-prog grubu Subsignal "Beatiful & Monstrous" ve "Touchstone" isimli iki albümleri var izlenmesi gereken bir grup.

dinledim gerçekten başarılılar.:)

bu arada ben sabırsızlıkla arena'yı beklerken karşıma yeni glass hammer çıktı. nasıl dinlemiş miydin moog? iyi eleştiriler almış. albüm latince(cor cordium) isimli. ingilizcesi de heart of hearts anlamına geliyormuş. oradaki 18 dakikalık to someone isimli şarkıya takıldım. bakalım nasıl olmuş? baya merak ettim.
Sadece birkaç kısa örnek dinleyebildim Enchant ancak bu örnekler Cor Cordium ile bir fikir oluşturmaktan çok uzak. Ancak Glass Hammer'in son albümlerinde Sussie Bogdanovich ve arkadaşlarının vokalini aramıyor değilim. Bayan vokallerin yokluğu önemli bir değişiklik...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 02, 2011, 01:49:18 ÖÖ
Tunuslu arkadaşların grubu Myrath'ın bolca Arap, Oryantal müziği soslu Progresif Metal albümü Tales Of The Sands'a sardırdım bu aralar. Dinlemesi oldukça keyifli ve ilginç bir Arabesk-Metal soundu, "Orphaned Land" severler bunuda sever kategorisinden... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 02, 2011, 10:39:41 ÖÖ
Tunuslu arkadaşların grubu Myrath'ın bolca Arap, Oryantal müziği soslu Progresif Metal albümü Tales Of The Sands'a sardırdım bu aralar. Dinlemesi oldukça keyifli ve ilginç bir Arabesk-Metal soundu, "Orphaned Land" severler bunuda sever kategorisinden... ;)

oldukça iyi bir albüm. defalarca dinlemiştim. bir önceki desert call albümü de iyiydi. güzel işler yapıyorlar.
--------
glass hammer albümünden sadece nothing box şarkısını dinledim ve onu da çok beğendim. müzik tamamiyle eski tarz ama vokal de dahil tamamıyla YES kokuyor. sanırım iyice hastası olucam albümün ama bayan vokalin olmaması eksiklik olabilir.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 11, 2011, 12:13:26 ÖÖ
Clive Nolan'ın en sevdiğim grubu olan Arena'nın, grubun diğer hayranları ile birlikte yaklaşık 6 yıldır beklediğimiz son albümü, The Seventh Degree Of Seperation'u bu gün dinledim. İlk izlenimlerim sonucunda Arena'nın üzerindeki o karanlık havanın hafiften kalktığını, progresif öğelerin bir miktar arkalara ötelendiğini, ortalama 4 dk'lık şarkıların yer aldığı albümün AOR, melodik, hatta stadyum Rock özellikleri taşıdığını gözlemledim. Yeni vokal geyet iyi, basçı Jon Jowitt'in katkıları oldukça olumlu melodik gücü yüksek şarkılar var ama sanki bir şeyler eksik bu albümde. O eksiklik önceki Arena kayıtlarındaki buruk ve hüzünlü tat, on parmağında on grup Clive Nolan'ın diğer projelerinde pestilinin çıkması sonucu bu sefer kendini biraz gizlemesi, gitarist Jon Mitchell'in can acıtıcı sololarını bu albümde daha az işitiyor olmamız mı acaba? Neyse, her şeye rağmen Arena candır diyerekten, albüme ilk not olarak; 10/6 verelim...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 11, 2011, 01:55:43 ÖS
Arena'nın son kaydı ile ilgili fikirlerimizin büyük ölçüde uyuştuğu enchant'ın albüm krıtikleri nefis olmuş bu arada, teşekkürler... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 13, 2011, 09:14:58 ÖS
rica ederim ne demek. :) bu arada bu senenin listesi de şekillenmiş oldu.

wobbler - rites at dawn 10
electric orange - netto 10
glass hammer - cor cordium 10
pallas - xxv 9
paatos - breathing 9
magenta - chameleon 9
arena - the seventh degree of separation 8
anubis - a tower of silence 8
van der graaf generator - a grounding in numbers 8
magic pie - the suffering joy 8
iona - another realm 8
credo - against reason 8
kebnekaise - idioten 8
beardfish - mammoth 8
phideaux - snowtorch 8
pendragon - passion 8
pär lindh project - time mirror 8
höstonaten - summereve 8
the tangent - going off on two 8
jakszyk, fripp & collins - a scarcity of miracles 8
trettioåriga kriget - efter efter 8
ozric tentacles - paper monkeys 8
steve hackett - beyond the shrouded horizon 8
karmakanic - in a perfect world 8
heather findlay - the phoenix suite (ep) 8
----------------------------------------------------------
agents of mercy - the black forest 7
transatlantic - more never is enough 7
manning - margaret's children 7
white willow - terminal twilight 7
neal morse - testimony 2 7
millenium - white crow 7
kuorum - kubskin's voyage 7
yes - fly from here 5
kudzumind - travel songs for the new and improved future 4
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 13, 2011, 10:19:03 ÖS

phideaux - snowtorch 8


Herkesin beğenisi ayrı tabi ama Snowtorch'un notunun 10 olmamasına şaşırdım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 13, 2011, 11:11:24 ÖS

phideaux - snowtorch 8


Herkesin beğenisi ayrı tabi ama Snowtorch'un notunun 10 olmamasına şaşırdım.

 :)

yes seviyorsanız 3. sıradaki glass hammer - cor cordium albümünü tavsiye ederim. eksikler falan var dedim ama son dönemde eski tarz olarak çok beğendiğim bir albüm oldu bayan vokalin yokluğuna rağmen. sanırım siz de büyük ihtimalle beğeneceksiniz. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 14, 2011, 12:03:04 ÖÖ
Yes çok severim tabi, özellikle 70'li yıllardaki Yes'i. Glass Hammer ile çok iyi geçinemesem de öneriyi derhal değerlendireceğim. Nasıl bulduğumu da sonra eklerim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Kasım 15, 2011, 08:34:44 ÖS
geçtiğimiz senelerde isveçten brighteye brison isimli grup believers & deceivers isimli albümüyle beğenilerimizi kazanmıştı şimdi de the magician chronicles part 1 albümüyle kasım ayında çıkan albümlerden birisi olarak hatırlatayım dedim. albümde 3 şarkı mevcut. 23 dakikalık süresiyle the rise of brighteye brison isimli şarkıya dikkat çekerek tüm elp, yes, gentle giant fanlarını bu albümü dinlemeye davet edeyim. iyiler ama nostaji yaşatıyorlar. orjinal bir şey beklememek lazım.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Kasım 16, 2011, 12:32:03 ÖÖ
Glass Hammer - Cor Cordium gerçekten çok güzel albümmüş. Jon Anderson'un sesi, Squire bası ve "golden era"dan haşlanan herkes hemen ilk dinleyişte sevebilir. Anderson ve Squire yanlış anlaşılmasın fiilen çalmıyorlar. 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 16, 2011, 02:24:45 ÖÖ
Guy Manning'in yakın bir zaman önce piyasaya çıkan "Margarets's Children" albümünün de oldukça kayda değer bir albüm olduğunu belirtmekte fayda var...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 17, 2011, 09:34:29 ÖS
Guy Manning'in yakın bir zaman önce piyasaya çıkan "Margarets's Children" albümünün de oldukça kayda değer bir albüm olduğunu belirtmekte fayda var...
Bu adam kötü iş yapmaz ki...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Kasım 17, 2011, 09:38:42 ÖS
Glass Hammer - Cor Cordium gerçekten çok güzel albümmüş. Jon Anderson'un sesi, Squire bası ve "golden era"dan haşlanan herkes hemen ilk dinleyişte sevebilir. Anderson ve Squire yanlış anlaşılmasın fiilen çalmıyorlar. 
Glass Hammer, benim favori gruplarımdan biri. Cor Cordium ilginç bir albüm bayağı süre dinleyip iyice özümsenmesi gerekiyor. Evet "golden era" dönemi severler için içinde müthiş materyaller barındırıyor ama zaman zaman da boşluklar sallanan birşeyler içeriyor. Bir de bayan vokallerin eksikliğini çok duyuyorum, GH'nin eski albümlerini mesela Lex-Rex, Chronometree gibi albümleri dinlerseniz farkı kolaylıkla görürsünüz...   
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Kasım 18, 2011, 12:50:09 ÖÖ
Fusion'a kuzey bakışı, karanlık sert ve arıza bir sound... Norveçli üstad Nils Petter Molvaer'in huzur kaçıran müziği tedirgin ruhlar için bestelenmiş sanki...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 01, 2012, 01:18:10 ÖÖ
Tüm progturk tayfasının yeni yılını kutluyorum... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 12, 2012, 04:46:32 ÖÖ
Almanların modern progresifçilerinden;

Sylvan'ın son albümü pek olmamış,
RPWL'nin son albümü bir parça olmuş gibi...

Bıkkın Not: Pek kimselerin yazmadığından olsa gerek artık bizimde ruhumuz tükenmeye başladı bu vesileyle bizde ya yazmaya üşeniyoruz, ya da yorumlarımızı şekilde görüldüğü gibi en minimal haliyle sunuyoruz... ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 13, 2012, 12:08:37 ÖS
Bıkkın Not: Pek kimselerin yazmadığından olsa gerek artık bizimde ruhumuz tükenmeye başladı bu vesileyle bizde ya yazmaya üşeniyoruz, ya da yorumlarımızı şekilde görüldüğü gibi en minimal haliyle sunuyoruz... ;D

Uzunca bir süredir sağlık problemleri ile uğraşıyorum. Yazacak kadar aklımı toparlayamıyorum ama her yazılanı okuyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 13, 2012, 03:49:00 ÖS

Bıkkın Not: Pek kimselerin yazmadığından olsa gerek artık bizimde ruhumuz tükenmeye başladı bu vesileyle bizde ya yazmaya üşeniyoruz, ya da yorumlarımızı şekilde görüldüğü gibi en minimal haliyle sunuyoruz... ;D
Ben de yoğun iş ve seyahat tempomdan ötürü üzücü de olsa hem müziğe ve hemde buraya pek zaman ayıramıyorum...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 13, 2012, 03:49:57 ÖS
Bıkkın Not: Pek kimselerin yazmadığından olsa gerek artık bizimde ruhumuz tükenmeye başladı bu vesileyle bizde ya yazmaya üşeniyoruz, ya da yorumlarımızı şekilde görüldüğü gibi en minimal haliyle sunuyoruz... ;D

Uzunca bir süredir sağlık problemleri ile uğraşıyorum. Yazacak kadar aklımı toparlayamıyorum ama her yazılanı okuyorum.

Geçmiş olsun b4usleep...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 13, 2012, 04:54:41 ÖS
Geçmiş olsun b4usleep...

Teşekkür ederim. Yaş ilerledikçe vücut sinyaller veriyor işte. Öyle çok ciddi bir durum olmasa da uzunca bir süre yatmak gerekti.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 14, 2012, 01:25:26 ÖÖ
Geçmiş olsun b4usleep...

Teşekkür ederim. Yaş ilerledikçe vücut sinyaller veriyor işte. Öyle çok ciddi bir durum olmasa da uzunca bir süre yatmak gerekti.

Geçmiş olsun...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 15, 2012, 12:20:11 ÖÖ
Teşekkürler BayC. Yazılarını eksik etme yazamasak da okuyoruz.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 15, 2012, 01:50:14 ÖÖ
Teşekkürler BayC. Yazılarını eksik etme yazamasak da okuyoruz.

En azından forum alemlerinin en polemikçi adamlarından biri olarak yine kapışacak birilerini bulur ilgiyi alakayı forumun üzerinden eksik etmem merak etmeyin... ;D
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 20, 2012, 02:55:33 ÖÖ
Progresif Rock'da Akdeniz esintileri....Akdenize kıyısı olan ülkerin bu denizin kokusunu taşıyan müzikal yaklaşımından hoşlananlar, İtalyan topluluk Corde Oblique'nin diskografisine bir göz atsın, Akdeniz müziği soslu prog-folk'un tadına varsın der; şu feci halde soğuk geçen kış gecelerinde akdenizi, egeyi, yazı ve tatili özleyen şezlongçu gönül...  :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 20, 2012, 12:49:19 ÖS
Burada bilmediğim bir topluluk ya da sanatçı yazılıp tavsiye edildiğinde genellikle temin edip dinliyorum. Genellikle diyorum çünki ilgilenmediğim bazı alttürler var (Prog metal gibi). Bunu yapmadan önce de araştırıyorum bakalım kimmiş, kimlerdenmiş, kimler çalarmış, hangi albümleri varmış, bunlardan en beğenilenler hangileriymiş. Elbette bunu yaparken Hz Prog Archives'e bakıyorum. Corde Oblique için baktığımda biraz şaşırdım. 2005 yılından beri tam 4 albüm çıkarmışlar ama bunlardan sadece 1 tanesi için o da sadece 1 tane not verilmiş. Diğerleri ellenmemiş duruyor. O halde dinlemeye bulabilirsem ilk albümden başlayacağım. Ha bir de her ne kadar grup olarak geçiyorsa da esasen "grup" Riccardo Prencipe'den oluşuyormuş diğerleri misafir sanatçı gibi duyurulmuş. Gerçi neredeyse hep aynı misafirler çağırılmış.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 21, 2012, 03:48:37 ÖS
Ben şimdi nerden başlayacağım müzik dinlemeye :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 22, 2012, 02:05:50 ÖS
Ben şimdi nerden başlayacağım müzik dinlemeye :)

Nerde kalmıştın?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 22, 2012, 06:40:30 ÖS
Ben şimdi nerden başlayacağım müzik dinlemeye :)

Nerde kalmıştın?
Sanırım 2011de çıkan albümlerden başlasam iyi olacak.Diğer başlıklarda sizlerin oluşturduğu güzel listeler var ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 23, 2012, 01:15:46 ÖÖ
aşağıdakileri yazabilirim belki kolaylık olur. bunlar genelde beğenilen albümler. daha var da bunlar yeter. yolun çok. :)

-pallas - xxv
-van der graaf generator - a grounding in numbers
-magic pie - the suffering joy
-beardfish - mammoth
-pendragon - passion
-discipline - to shatter all accord (bunu mutlaka dinle)
-sean filkins - war and peace & other short stories (bunu mutlaka dinle)
-glass hammer - cor cordium  (bunu mutlaka dinle)
-millenium - puzzles (bunu mutlaka dinle)
-arena - the seventh degree of separation
-royal hunt - show me how to live (mükemmel bir albüm)

biraz prog metale dalayım dersen;

-arch/matheos - sympathetic resonance
-subsignal - touchstones

yok biraz melodik rock ve kaliteli hard rock albümleri dinleyeyim dersen de eski grupların 2011 albümleri;
-magnum - the visitation
-journey - eclipse
-graveyard - hisingen blues

son olarak blues ve blues rock'tan 2011 albümleri. en kalitelisinden;
-joe bonamassa - dust bowl  
-kenny wayne shepherd - how i go  
-leslie west - unusual suspects
-chris rea - santo spirito blues
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 24, 2012, 02:11:53 ÖÖ
aşağıdakileri yazabilirim belki kolaylık olur. bunlar genelde beğenilen albümler. daha var da bunlar yeter. yolun çok. :)

-pallas - xxv
-van der graaf generator - a grounding in numbers
-magic pie - the suffering joy
-beardfish - mammoth
-pendragon - passion
-discipline - to shatter all accord (bunu mutlaka dinle)
-sean filkins - war and peace & other short stories (bunu mutlaka dinle)
-glass hammer - cor cordium  (bunu mutlaka dinle)
-millenium - puzzles (bunu mutlaka dinle)
-arena - the seventh degree of separation
-royal hunt - show me how to live (mükemmel bir albüm)

biraz prog metale dalayım dersen;

-arch/matheos - sympathetic resonance
-subsignal - touchstones

yok biraz melodik rock ve kaliteli hard rock albümleri dinleyeyim dersen de eski grupların 2011 albümleri;
-magnum - the visitation
-journey - eclipse
-graveyard - hisingen blues

son olarak blues ve blues rock'tan 2011 albümleri. en kalitelisinden;
-joe bonamassa - dust bowl 
-kenny wayne shepherd - how i go 
-leslie west - unusual suspects
-chris rea - santo spirito blues

enchant teşekkürler liste için. içlerinden indiripte dinlemediklerim varmış askerden önce.şimdi ilk önce onlarla başlayıp daha sonra listedeki albümleri tamamlamak olacak. Ama blues dinlemeyide çok özlemişim. Eve ilk geldikten sonra dinlediğim ilk albüm Hittin' the Note :) hemde iki üç kere döndü albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Ocak 24, 2012, 02:31:12 ÖÖ
Dayanamadım Glass Hammer dinlemeye başladım hemen. Albüm çok güzel gidiyor. E tabiki önceki sayfalarda söylediğiniz gibi YES'e gözden kaçmayacak şekilde göz kırpmalar var. Ama bu durum benim çok hoşuma gitti. Fena mı oluyor YES'i hatırlıyoruz yeni çıkan albümler sayesinde, tekrardan dinleme ihtiyacı duyuyoruz :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: b4usleep on Ocak 24, 2012, 01:14:36 ÖS
Yes de 2011'de albüm çıkardı ama Glass Hammer'inki kadar Yes'e benzememiştir. (Yes albümünü dinlemedim sadece tahmin)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 24, 2012, 09:25:49 ÖS
Dayanamadım Glass Hammer dinlemeye başladım hemen. Albüm çok güzel gidiyor. E tabiki önceki sayfalarda söylediğiniz gibi YES'e gözden kaçmayacak şekilde göz kırpmalar var. Ama bu durum benim çok hoşuma gitti. Fena mı oluyor YES'i hatırlıyoruz yeni çıkan albümler sayesinde, tekrardan dinleme ihtiyacı duyuyoruz :)

cor cordium inanılmaz bir albüm. gerçi ben hep eski albümlerini shadowlands, chronometree gibi albümlerini arasam da son çıkardıkları işlerde gerçekten taş gibi. tonlar mükemmel. nostalji gibi gelse de yeni bir şey sunmasalarda ne bileyim defalarca dinleme isteği getiriyor, ilginç.
son dönem gruplardan wobbler'in son albümü de çok benziyor YES'e...

Yes de 2011'de albüm çıkardı ama Glass Hammer'inki kadar Yes'e benzememiştir. (Yes albümünü dinlemedim sadece tahmin)

doğru tahmin. jon anderson olmayınca YES olamıyor. :) ama albümde 1-2 şarkı çok başarılı.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ocak 26, 2012, 12:38:12 ÖÖ
Kraut Rock ile özellikle ilgilenmem ama önümden bir şekilde önümden geçince dinleyip beğendiğimi arşivime katarım. Prog Rock blogunun birinde gezerken Second Movement diye bir gruba rastladım. Bu isimde iki grup var. Diğerini bilmiyorum ama Kraut Rock ile ilgili olanının yanılmıyorsam bir tane albümü var. Yanılmıyorsam diyorum çünkü kendileriyle isim benzerliği olup da müzikle ilgili çok şey var. Bahsettiğim albüm Blind Man's Mirror (1976) albümü. Klavye kullanımlarını bizim Türk-Fransız karması Asia Minor'ün klavye kullanımına benzettim. Gerçi Asia Minor'ün 1981 çıkışlı idi albümü. Onun dışında bas partileri, vokal epey kaliteli.

Bu arada Youtube'dan konser görüntüleri var mı diye bakarken de sağ tarafta benzer videolar kategorisinde 21.Peron  - Anne diye bir şarkının videosunu gördüm. Sonra grup hakkında bilgi edindim, eurovision'a katılmışlar elemelerde birinci olup o seneler İsrail ile Türkiye arasında olan politik sorunlar yüzünden yarışmaya gitmemiş. Böyle bir grubun o yarışmaya katılmasını da anlamadım zaten. Neyse grup hakkında bir şeyler söyleyeyim. Türkiye'de aklıma gelenlerden Kurtalan Ekspres olsun, 657 olsun, Sıfır Km olsun sırf Türk grupları olduğu için sanki olması gerekenden çok daha iyiymiş gibi gösteriliyor. Yok işte şu şundan etkilenmiş, onunla harmanlayıp über albüm yapmış. Bu gruplar tabii ki bir kesimce saygı görmüş, kalite olarak ortalamanın üzerinde olan gruplarımız fakat biraz abartıyoruz gibime geliyor. Yani bunu şöyle anlatabilirim. Ricardo Moyano'nun Yemen Elleri gitarda tek telde çalınabilir, bir de akorlarla beraber sağlam parmak kullanımının yanında iyi bir tuşe gerektirecek şekilde çalınabilir. İşte Türk grupları ile yabancı gruplar arasındaki fark da bunun gibi. Güzel albümler çıkıyor ama onların ayarında albümleri adamlar zaten çok önceden yapmışlar. En önemlisi de kendi soundunu yaratabilen grup olmaması. Nedense hep cılız gitar tonları. Ekipman hiç mi yoktu yani şu ülkede. Demek istediğim 21.Peron'un sadece iki şarkısını dinledim henüz. Dikkat ettiğim aynı iki şey özgün bir sound (tok sound da diyebilirim) olmaması ve müzik hah tam derinleşiyor yeni bir şeyler yapmışlar diyecekken tekrar eski melodisine (düzenine) dönmesi. Az sayıdaki diğer parçalarını da dinleyeceğim ama sanmıyorum ki fikrim değişsin.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 26, 2012, 01:40:09 ÖS
ya benim bir önerim olacak site çok güzel ama şu prog metal saçmalığını prog rock'tan ayrı işleyelim. başlıklarda falan ayrılsın. ben gidip symphony x, dream theater gibi grupları görmek zorunda kalmamayım keyfşim kaçmasın siteye girdiğimde veya prog rock sevenler için ayrı bir işlem gelsin gidikleri zaman prog metal gruplarını görmesinler, sınırlı üyelik gibi bir şey olsun. yeter ki görmeyeyim.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 26, 2012, 02:25:32 ÖS
ya benim bir önerim olacak site çok güzel ama şu prog metal saçmalığını prog rock'tan ayrı işleyelim. başlıklarda falan ayrılsın. ben gidip symphony x, dream theater gibi grupları görmek zorunda kalmamayım keyfşim kaçmasın siteye girdiğimde veya prog rock sevenler için ayrı bir işlem gelsin gidikleri zaman prog metal gruplarını görmesinler, sınırlı üyelik gibi bir şey olsun. yeter ki görmeyeyim.


Eyvah bu görüşler çok tartışma kaldırır... :). Şahsım adına bir iki Prog Metal grubu haricinde benimde bu alt tür ile çok alakam yoktur ama sizin kadar radikal bir antipati sahibi değilim. Bunun yanında özellikle progresif tarz dinlemeye başlayan yeni kuşağın işe Heavy Metal ya da Prog Metal dinleyerek başladığını ve halen bu türü takip etmeye devam ettiğini gözlemleyebiliriz. Başta gençleri kırmamak adına kişisel sansürünüzü uygulamanızı bu isimleri gördüğünüzde yok farzetmenizi öneririm. Biliyorum kötü fikir ama yarın öbür gün de bir başka üyemiz başka bir alt tür için ( daha yeni alternatif yaklaşımlı prog rock ile ilgili bir tartışma yaşandı...) aynı isteklerde bulunursa bunun sonu gelmez, anlayışınıza inanıyorum... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 26, 2012, 03:25:48 ÖS
tamam öyle olsun da, insanların metal'den prog'a sıçraması gerçekten üzüntü verici. tabi ki herkesin işte rock'n roll ile başlayıp pscyh'e ordan prog'a geçmesi imkansız, keşke öyle olsa da, ama yani bu metal olayı üff.. neyse.. bir şey demeyeyim. dediğiniz gibi olsun bay.c :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 26, 2012, 03:36:45 ÖS
tamam öyle olsun da, insanların metal'den prog'a sıçraması gerçekten üzüntü verici. tabi ki herkesin işte rock'n roll ile başlayıp pscyh'e ordan prog'a geçmesi imkansız, keşke öyle olsa da, ama yani bu metal olayı üff.. neyse.. bir şey demeyeyim. dediğiniz gibi olsun bay.c :)
İnancımı boşa çıkarmadığın için teşekkür ederim... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: A Saucerful of Secrets on Ocak 26, 2012, 04:22:29 ÖS
prog metal, bir çok kişi için prog rock'ın devamı olarak görülmüş bir tür. ben öyle düşünmesem de bu türün 90'lardan 2000'lerin ortasına kadar prog müzik adına önemli yapıtlar verdiğine katılıyorum. daha sonra bu türün efsanevi gruplarının çoğunun kalitesiz hatta bazılarının saçma müzikler yaptığının, kalanının da farklı mecralara kayarak iyi müziklerini devam ettirdiğini ve çok çok az da olsa hala üstüne koyarak ilerleyen grupların var olduğunu düşünüyorum. artık yeni çıkan sağlam grupların da direk prog metal etiketli değil, prog metal etkili, bu türün tatlarını da içinde barındıran gruplar olduğunu gördüğüm için de bu türün artık o kadar önemli olduğunu düşünmüyorum.

bu sitedekilerin çoğu prog metal dinlemiyor. dinleyenlerin de bir kısmı oldukça sınırlı dinliyor ve kalan prog metal dinliyicisi de tür ayrımı pek yapmayan, kendimden örnek vererek açıklamak gerekirse hard rock, blues rock ve alternatif rock takip ederken heavy/thrash metal ve death/doom metal gibi türlere kayan ve zamanla prog metal'i de takip eden kişiler.

yani diğer progresif müzikle ilgili sitelere göre burada da prog metal konuşuluyor ve hatta onlara göre daha az, daha yüzeysel bir şekilde konuşuluyor. prog rock başlığı altında diğer türlerin de konuşulması zamanında tartışmaya neden oldu ve ilerlede de olmaya devam edicek. bunu değiştirmek de bir çok üyenin bir olup emek vererek yapabileceği bir şey.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 27, 2012, 03:10:00 ÖS
prog'la ilgili en tuhaf şey kızların 70'lerde hip olduğu zamanlarda bile prog'u dinlememsi sevmemesi. steve howe'un bu konuyla ilgili bir belgeselde konserlerine hep erkeklerin gittiği kızların olmadığından bahsettiğini hatırlıyorum mesela. işin tuhaf kısmı klasik müzik jazz seven bugün bile çok kız varken, kızlar neden prog sevmiyor? tek tük var evet ama asla bir erkek gibi seveni olmuyor. cinsiyetçilik anlaşılmasın bu dediklerimden. sadece tuhaf, sebebini anlayamıyorum...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 27, 2012, 03:23:19 ÖS
kızlar prog metal dinler ama prog rock bu zamanlarda sanmıyorum. benim tanııdıklarım arasında vardı bir tane nektar falan dinliyordu ama sadece o kadar. prog metal daha çok seviyorlar.

prog metal saçmalık değil bence ayrı bir müzik türüdür yani progresif rock rock ana dalı içinde nasıl sanatsal işlevi varsa metal müzik içerisinde de prog metalin öyle bir işlevi olduğuna inanıyorum. tabii bu konu sayfalar dolusu örnekler verilerek işlenmesi tartışılması gerekli ama şu an yeri değil.

prog rock içerisinde nasıl ki pink floyd, yes, eloy, camel önem arzediyorsa prog metal'de de queensryche, dream theater, shadow gallery, vanden plas gibi klas topluluklarda o şekilde önem arzeder. öyle prog metal grupları vardır ki en can alıcı prog rock gruplarına taş çıkartır bütün deneysellikleriyle, içerdiği fusion jazz ve teknikalite örnekleriyle... neyse uzun bir konu.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 27, 2012, 03:30:18 ÖS
Kişisel olarak prog metal'e saygı dahi duymuyorum diyeyim yeterli sanırım. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 27, 2012, 03:55:50 ÖS
ben de tartışacak bir şeyimiz yok o zaman diyeyim.

Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ocak 27, 2012, 09:48:36 ÖS
Kişisel olarak prog metal'e saygı dahi duymuyorum diyeyim yeterli sanırım. :)

Saygı dahi duymamak haksızlık olur. Enchant'ın dediği gibi en can alıcı gruplara taş çıkaran prog metal grupları vardır diyecek kadar düşünmesem de asla kenara atılacak bir tür değil bence. En sevilen türler arasına girmez belki ama takip etmek, saygı duymak iyi bir müzik dinleyicisinin yapması gerekendir diye düşünüyorum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 27, 2012, 09:56:02 ÖS
Prog metal, kişisel olarak önemsenmeyebilir ancak genel anlamda dikkate alınması gereken bir alt türdür...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ocak 27, 2012, 09:58:37 ÖS
Prog metal, kişisel olarak önemsenmeyebilir ancak genel anlamda dikkate alınması gereken bir alt türdür...

Kıssadan hisse
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 27, 2012, 10:04:51 ÖS
Diğer konularda da topa gireceğim ama ne çok yazışma olmuş son günlerde böyle. Hoş birşey tabi ki ancak benim kafam yerinde değil bu ara... 
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 28, 2012, 12:36:24 ÖS
Teşekkür ederim ama genel olarak müziğin dinlediğim tüm türlerinde sound olarak 1982 sonrasına katlanamazken üstüne prog metal sevmeyi bırakın dinleyebilmem veya olumlu bir yargı öne sürebilmem imkansız...

her şey 1982'ye kadardı. 1982'den sonra yavaş yavaş azaldı ve bir gün bitecek...

bu arada yeni progressive rock gruplarını bundan ayrı tutuyorum. tamamiyle eskide değilim bugün de Änglagård, Calliope, The Sound of Animals Fighting, Drama, Echolyn, Minimum Vital, Beardfish gibi grupları dinlerim mesela. ama işte 70'lerde öyle bir cennet var ki 1980'e dahi adım atmak istemiyorum prog söz konusu olduğunda.

Teşekkürler.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Ocak 28, 2012, 02:53:45 ÖS
Diğer arkadaşlarım da aynı kanaatte. Bazısı 78’den sonra prog müzik bitti diyor bazısı da 74’den sonra ama b bu tartışmaların ötesinde her dönemin kendine özgü güzelliği vardır diyorum. Progresif rock kendi anlayışıma göre 76’dan sonra müzik tonları açısından yavaş yavaş değişime uğradı ve sonra da 80’ler geldi ve heavy metalin yükselişi ve rock müzikteki AOR ve melodik rock tınlamalarıyla prog müziği de etkisi altına aldı. Ve tabii ki o yıllarda new wave ve punk akımlarının etkisini de unutamayız. Dediğim gibi 80’lerde bile prog müziğin belli bir güzelliği olduğu kanaatindeyim. Rush’ın 70’lerde fırtına gibi estiği yıllardan sonra 80’lerde çıkardığı signals, grace under pressure’ları kim unutabilir? Aynı şekilde jethro’nun (rock island, crest of a knave) albümleri ayrıca king crimson’un bile 80’lerde bambaşka yollardan geçtiği ve o yolların benim için güzellik ihtiva ettiği doğrudur. Three of a perfect pair, beat, discipline… rush ve king crimson’ın 80’leri iyi ürünlerle geçiştirdiğini düşünüyorum. Aynı şekilde camel’ın i can see your house from here(79 olsa da) nude, stationary traveller… bunlar bence iyi albümler döneme göre. Ki bu grupların 90’larda yaptığı 2000’lerde yaptığı albümler bile şahane. 70’leri ise zaten çoğumuz takip ediyoruz. Adı sanı pek duyulmayan blackwater park, los jaivas, bokaj retsiem, xhol caravan, ash ra tempel, epidaurus, faithful breath, happy the man, wigwam, electric sandwich, tasavallan presidentti gibi grupları zamanında ininden çıkarıp dinlemişiz. Tabii bunların birazı tek albüm yapıp dağılan topluluklar olduğu için değeri büyük değeri biraz daha farklıdır. 70’lerin german rock ve krautrock gruplarını daha çok takip ettim ama tabii bu müziğin çıkış noktası ülkesi ingiltere’yi ihmal etmeden. Ama  german rock daha ilgi alanıma girdi hep. Almanların çok uçuk müzikler yaptığını düşünürüm hep. Psychedelic space’de oldukça ilgi alanıma girer.

90’larda çıkan toplulukları da her zaman takip ettim bu yeni dönemden çıkanları da. Hepsinin kendine göre belli bir tonlamaları falan var ama genelde bunlar etkilemiş grupları olduğu için bize pek bir nostalji geliyor. 90’lardan da spock’s beard, iluvatar, grey lady down, arena, enchant, the flower kings başta olmak üzere polonya ekolü gruplardan da başta collage ve satellite olmakla birlikte riverside, millenium gibi grupları takip ediyoruz. 90’larla birlikte neo-progressive akımında birçok topluluk ortaya çıktı ve bunlar genelde kaliteli müzik yapıyorlar ama tabii sizin beğeninizi ne kadar karşılar orasını bilemem. Saydığınız echolyn, änglagård, calliope… bunlarda çok canavarlar. Yani demek istediğim her dönemin kendine göre bir güzelliği var. Yoksa 90’lardan the flower kings, enchant, 2000’lerden wobbler’le nasıl karşılaşacaktık. Bazı dinleyiciler prog müzikten uzaklaştı şimdi bambaşka alakasız şeyler dinliyor. Oysa tersi olmalıydı diye düşünüyorum hep. Progresif rock müziğinden kopmak imkansız. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Moog on Ocak 28, 2012, 11:24:26 ÖS
Sonuçta hepimizin dinlediği tarz olan progressive rock 1960'lar da Beatles, Moddy Blues ve King Crimson'un ardarda çıkardığı albümler sonucunda ortaya çıktı ve bu tarz sonrasında Yes, ELP, Genesis ve tabiki King Crimson'un katkıları ile çok geniş kitleler tarafından dinlenmeye başladı. Camel, Gentle Giant ve VDGG olaya çok başka boyutlar getirdi. Sonra İtalyanların özellikle siyasal içerikli  katkıları, Almanların daha underground yaklaşımları ve Kuzeylilerin folklorik ağırlıklı yaklaşımları ile 70'leri tamamladık. Tabiki katkılar sadece bu saydığım ülkeler veya yaklaşımlar ile sınırlı kalmadı Hollandalılar, Çekoslavaklar, Yugoslavlar, Macarlar, Yunanlıları da saymadan geçmemiz gerek...

70'lerin sonundan itibaren müziğin ağır bir dönüşüm geçirdiği gerçek, bu dönüşüm sonucunda prog da punk'ın ticari açıdan ana saldırı noktalarından biri olarak ciddi bir şekilde etkilendi bu dönüşümden. Artık pazar küçülmüştü ancak bu tarzın elitleri her ne kadar ticari olarak bu saldırıdan etkilenmekle beraber kısa sürede yeni tanıma uyum sağlamak zorunda idi ve uyum sağladı da         
ki o dönemlerde çıkan birçok albüm de hepimizin bildiği sonuçları üretti.  Burada ki uyum sağlama olayını yanlış anlamadıysam yeni arkadaşımız tarz değiştirme olarak nitelemiş... Ticari olarak doğru olabilecek bir saptama tabiki, ancak ben bir die hard proger olarak olarak bu değişimin kalıcı sonuçlar oluşturduğunu da pek düşünmüyorum, bir iki albüm için yaşanmış bir durum herkesin yaşamaya hakkı var ve yaşamı sürdürmek için de para kazanmak gerek sebep sonuç ilişkisi çok basit.

New Wave ve Punk benim ilgi alanım içinde olan tarzlar değil, isimleri muhtelif topiklerde  sayılmış olan punk gruplarının hiç birini bilinçli olarak dinlemedim. Ancak içlerinde eminim kulağımın aşina olduğu şarkılar vardır, bana birisi bu şarkı şunun şarkısı derse "ha öylemi" diyebilirim dedim ya sadece kulak aşinalığı. Birçok prog severin de bu konu da benden farklı olmadığını düşünmekteyim.  Sakın olaki prog dışındaki tarzlara "tu kaka" diyorum diye anlaşılmasın, ancak genel olarak prog severlerin tarz değişiklikleri konusunda çok muhafazakar olduklarını eğer prog yok ise yerine klasik, fusion veya jazz gibi tarzları punk'a tercih edeceklerini düşünmekteyim.

   
   
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 12:01:46 ÖÖ
Benim yeni gelen arkadaş ile birlikte (  artmetaphors'un alternatif nickini yeni gelen arkadaş yaptık bu arada... :)) ikinci terchihim post-punk, alternative, indie, new wave, electronica'dan yana. Bu tarzlar ile iştigal eden müzisyenlerin minimal bir yaklaşımla nokta atışı misali oldukça zeki ve nitelikli işler çıkardığını düşünüyorum. Bunun klasik anlamda bir progger olmamamla ilgisi var sanırım. Daha önce söylediğim gibi asıl meselem tarz ve dönem mevhumuna sıkıştıramadığım Rock ve türevleri. Gönlüm ilk göz ağrım progressiv'e daha fazla kaysa da bir yandan da hercai gönüllü bir adam olduğum için kişisel kıstaslarım dahilinde iyi bir şeyler üretmiş kişi ve gruplara kulak kabartmadan yapamıyorum kendimi elit bir progresif anlayışla sınırlandıramıyorum bünyem kaldırmıyor , ne yapayım... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 12:02:11 ÖÖ
Aslında asla bir die hard progger olmadım her ne kadar 20'lerimin başlarında öyle sayılsam da pek açıkçası zaten prog konuşabileceğim bir arkadaş çevrem olmayışından vesaire sebeplerle albümleri grupları kendi kendime tartışırdım artık o kadar deli gibi savunmuyorum ancak şunu da itiraf etmek gerekir ki 1979'un en kötü prog albümü yine bugünkülerden iyi geliyor kulağa. günümüzdekilerden de iyi işler var çıkaranlar oluyor tabii ama benim dinlence zamanım kısıtlıysa mesela gidip yeni bir grubun albümünü açmıyorum, açıyorum yine Yes'in Going For The One'ı, Genesis'in A Trick of The Tail'ını, ELP'nin Works Vol 1'ı Pink Floyd'un Animals'ını ve diğer 70'lerde çıkanları açıyorum, elim kendiliğinden gidiyor o albümlere, alışkanlıktan fazlası bu...

Moog abi (sanırım benden büyüksünüz, saygıda kusur etmeyelim öncelikle saygılar) yani benim fikrim de 70'lerin sonundaki bu tarz değişimlerini anlayışla karşılamamız gerektiği. Çünkü müzik piyasası bir anda o kadar çabuk değişti ki onların yerine koyduğumuzu düşünelim kendimizi... Mesela ELP, Works turnesine orkestra ile çıktılar turne bitiminde orkestranın parasını ödeyemeyecek hale geldiler. konserlere giden sayısı azaldı vs. alt tarafı bir senede tüm bunlar olup bitiverdi neredeyse. bu yüzden Moog abiye ben de katılıyorum. o beğenmediğimiz düşüş dediğimiz albümler bile bambaşka değerde bana göre.

Mesela açıkçası gidip de 1983'ten Amenophis albümünü dinlerim ama marillion veya neo-prog albümü dinlemeden önce dur Barclay James Harvest'ın 1979'daki Eyes of The Universe'üni mü dinlesem diye bile düşünürüum en son başka canımın çektiği bir grup albüm olmazsa 80'lere geçerim. Mesela 1979 diyip geçmeyelim Steve Hackett'ın Spectral Mornings'i Tangerine Dream'in Force Majeure'ü Tony Banks'in A Curious Feeling'i hep 1979'a ait hem :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 12:08:34 ÖÖ
Aslında asla bir die hard progger olmadım her ne kadar 20'lerimin başlarında öyle sayılsam da pek açıkçası zaten prog konuşabileceğim bir arkadaş çevrem olmayışından vesaire sebeplerle albümleri grupları kendi kendime tartışırdım artık o kadar deli gibi savunmuyorum ancak şunu da itiraf etmek gerekir ki 1979'un en kötü prog albümü yine bugünkülerden iyi geliyor kulağa. günümüzdekilerden de iyi işler var çıkaranlar oluyor tabii ama benim dinlence zamanım kısıtlıysa mesela gidip yeni bir grubun albümünü açmıyorum, açıyorum yine Yes'in Going For The One'ı, Genesis'in A Trick of The Tail'ını, ELP'nin Works Vol 1'ı Pink Floyd'un Animals'ını ve diğer 70'lerde çıkanları açıyorum, elim kendiliğinden gidiyor o albümlere, alışkanlıktan fazlası bu...

Moog abi (sanırım benden büyüksünüz, saygıda kusur etmeyelim öncelikle saygılar) yani benim fikrim de 70'lerin sonundaki bu tarz değişimlerini anlayışla karşılamamız gerektiği. Çünkü müzik piyasası bir anda o kadar çabuk değişti ki onların yerine koyduğumuzu düşünelim kendimizi... Mesela ELP, Works turnesine orkestra ile çıktılar turne bitiminde orkestranın parasını ödeyemeyecek hale geldiler. konserlere giden sayısı azaldı vs. alt tarafı bir senede tüm bunlar olup bitiverdi neredeyse. bu yüzden Moog abiye ben de katılıyorum. o beğenmediğimiz düşüş dediğimiz albümler bile bambaşka değerde bana göre.

Mesela açıkçası gidip de 1983'ten Amenophis albümünü dinlerim ama marillion veya neo-prog albümü dinlemeden önce dur Barclay James Harvest'ın 1979'daki Eyes of The Universe'üni mü dinlesem diye bile düşünürüum en son başka canımın çektiği bir grup albüm olmazsa 80'lere geçerim. Mesela 1979 diyip geçmeyelim Steve Hackett'ın Spectral Mornings'i Tangerine Dream'in Force Majeure'ü Tony Banks'in A Curious Feeling'i hep 1979'a ait hem :)
Seninle ayrı düştüğümüz nokta neo progresif konusu ve 79-82 arası yapılan -bana genellikle göre kötü-prog albümlerine olan ilgin. Bunun yanında işe progresifle başlayıp, dümeni tam ters noktadaki müzikal tarzlara kırma konusunda benzer yönlerimiz var ve bu durum sadece bana sempatik geliyor geleneksel tayfa bir parça geriliyor sanırım. Önceden bana kızarlardı senin de bir parça fevri açıklamaların sayesinde hedefe sen oturdun ben artık yırttım gibi... ;D...Aman ha mizah yapıyoruz kimseye bir gönderme filan yaptığım yok, gerilmeyelim yine... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 12:19:40 ÖÖ
Aslında asla bir die hard progger olmadım her ne kadar 20'lerimin başlarında öyle sayılsam da pek açıkçası zaten prog konuşabileceğim bir arkadaş çevrem olmayışından vesaire sebeplerle albümleri grupları kendi kendime tartışırdım artık o kadar deli gibi savunmuyorum ancak şunu da itiraf etmek gerekir ki 1979'un en kötü prog albümü yine bugünkülerden iyi geliyor kulağa. günümüzdekilerden de iyi işler var çıkaranlar oluyor tabii ama benim dinlence zamanım kısıtlıysa mesela gidip yeni bir grubun albümünü açmıyorum, açıyorum yine Yes'in Going For The One'ı, Genesis'in A Trick of The Tail'ını, ELP'nin Works Vol 1'ı Pink Floyd'un Animals'ını ve diğer 70'lerde çıkanları açıyorum, elim kendiliğinden gidiyor o albümlere, alışkanlıktan fazlası bu...

Moog abi (sanırım benden büyüksünüz, saygıda kusur etmeyelim öncelikle saygılar) yani benim fikrim de 70'lerin sonundaki bu tarz değişimlerini anlayışla karşılamamız gerektiği. Çünkü müzik piyasası bir anda o kadar çabuk değişti ki onların yerine koyduğumuzu düşünelim kendimizi... Mesela ELP, Works turnesine orkestra ile çıktılar turne bitiminde orkestranın parasını ödeyemeyecek hale geldiler. konserlere giden sayısı azaldı vs. alt tarafı bir senede tüm bunlar olup bitiverdi neredeyse. bu yüzden Moog abiye ben de katılıyorum. o beğenmediğimiz düşüş dediğimiz albümler bile bambaşka değerde bana göre.

Mesela açıkçası gidip de 1983'ten Amenophis albümünü dinlerim ama marillion veya neo-prog albümü dinlemeden önce dur Barclay James Harvest'ın 1979'daki Eyes of The Universe'üni mü dinlesem diye bile düşünürüum en son başka canımın çektiği bir grup albüm olmazsa 80'lere geçerim. Mesela 1979 diyip geçmeyelim Steve Hackett'ın Spectral Mornings'i Tangerine Dream'in Force Majeure'ü Tony Banks'in A Curious Feeling'i hep 1979'a ait hem :)
Seninle ayrı düştüğümüz nokta neo progresif konusu ve 79-82 arası yapılan -bana genellikle göre kötü-prog albümlerine olan ilgin. Bunun yanında işe progresifle başlayıp, dümeni tam ters noktadaki müzikal tarzlara kırma konusunda benzer yönlerimiz var ve bu durum sadece bana sempatik geliyor geleneksel tayfa bir parça geriliyor sanırım. Önceden bana kızarlardı senin de bir parça fevri açıklamaların sayesinde hedefe sen oturdun ben artık yırttım gibi... ;D...Aman ha mizah yapıyoruz kimseye bir gönderme filan yaptığım yok, gerilmeyelim yine... ;)

Bence ilgili bir dinleyicinin 77-82 arasındaki parçaları/albümleri beğenmese dahi synthisizer sound'unu sevmesi gerekir. ben sırf o synth'i dinleyebilmek için bile açarım o albümleri gerçekten muhteşemler ya da sırf bana öyle geliyor, bilemiyorum artık :)

Mesela FM grubunun Black Noise albümünü sevenler en azından dinleyenler beni anlayacaktır, bu arada dinlemeyenler varsa öneririm :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Ocak 29, 2012, 01:37:46 ÖÖ
Ben kısacası şöyle diyeyim kendi açımdan. Eğer prog metal, new wave, neo prog türü müzikler olmasaydı prog rock'tan sıkıldım başka arayışlara gireyim demezdim. Ama saydığım türler var ve prog rock kadar sevmesem de dikkate değer, hatta çok sevilebilen müzikler çıkabiliyor. Die Hard Progger olarak saydığım diğer türlerden de çıkan özgün müzikleri takip etmeye çalışıyorum diyeyim. Tabii bu sadece rock müzik türündeki rotam. Onun dışında jazz olsun blues olsun prog rock'tan arta kalan zamanda takip etmeye çalıştığım müzik türleri. Mesela jazz müzikte de vokal jazz türünü pek sevmem ama çok kaliteli çalışmalar var. Tabii yine önceliğim o türün prog rock'ı sayılan isimleri olan John Coltrane, Wayne Shorter, Hank Mobley gibi jazzcılardır. Blues'da da öyle, dinlediğim herhangi bir türde de öyle yani işin özü kısacası en sevdiğim kısmı, çıkış noktası.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 19, 2012, 03:17:29 ÖÖ
Rush'ın Moving Pictures albüm kapağında merdivenlerde ağlayan bir kadın var ve aynı zamanda elinden meyve poşedi gibi birşey düşürmüş.Bu kadın neye ağlıyor olabilir ? Gece gece aklıma takıldı :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 19, 2012, 09:12:29 ÖS
o kapağı arena'nın the visitor albüm kapağını hazırlayan hugh syme yapmıştı. sanırım o kareler bir film aşamasından. çünkü moving pictures albüm kapağının arkasında tam da o fotoğrafla ilgili bir film seti mevcut. ön kapağında ise insanlar dikkat edersen hep hareket halinde. o insanların taşıdığı fotoğraflara dikkatle bakarsan oldukça rahatsız edici kareler mevcut ve bunları izleyen insanlar dehşete düşmüş olabilir ve kadın da o poşeti bir korkuyla elinden düşürmüş olabilir. daha sonra da zaten bağırıyorlar yani bu fotoğrafta sanırım hareket olgusunu resmetmek istemişler ve ortaya bu sanat eseri çıkmış. zaten albümün ismi de fotoğrafların hareketiyle ilgili ve orada herkes dikkatle bakarsan hareketli. kadının karşısındaki o rush logosunun ise niye orada olduğunu bilemiyorum çünkü onlar RUSH! sahneye koskoca çamaşır makinesi çıkarıp konser boyunca o makineleri çalıştırıp içinden rush tişörtü çıkaran da onlar stüdyoda duvara "biz her birimiz teker teker bir hiçiz ama bir araya geldiğimizde birer  dahiyiz yazanlar da onlar. onlar RUSH! doğaldır. :) neyse ben gideyim bir subdivisions dinleyeyim arkasından da bir tom sawyer ha! ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Şubat 20, 2012, 12:07:38 ÖÖ
stüdyoda duvara "biz her birimiz teker teker bir hiçiz ama bir araya geldiğimizde birer  dahiyiz yazanlar da onlar. onlar RUSH! doğaldır. :) neyse ben gideyim bir subdivisions dinleyeyim arkasından da bir tom sawyer ha! ;)
O yazının sansürlü versiyonunu yazmışsın, neyse ben orjinalini söylemesem de olur biliyorsundur zaten... ;).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 20, 2012, 03:02:11 ÖÖ
Açıklamalar için teşekkürler enchant ;) Askerde en çok özlediğim şeylerden biri müzik dinlemekti. Ama geldiğimden beri doğru düzgün dinleyemedim. Sebebide yok halbuki. Zaten forumada pek katılamıyorum gördüğünüz gibi buda dinlemediğimin bir göstergesi zaten.Gitar çalmakta gelmiyor içimden. Eski halime dönmem lazım bir şekilde, biryerlerden bir gaz gelmesi lazım, ama ne zaman.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Şubat 20, 2012, 07:30:21 ÖS
insanlar bazı zamanlarda bazı şeylerden sıkılıyorlar. bir de sen askerlik dönüşü yeni bir hayatın eşiğinde geleceğini düşünerek yaşıyorsun. bu uğurda eskiden yaptığın uğraşlar sonradan anlamsız gelebiliyor ya da uğraşmak istemiyorsun. bazı insanlara olur böyle ama bana hiç olmamıştı. eskiden tanıdığım insanlar sırf müzik uğruna eve plak, cd ne varsa aldılar ama maalesef kendilerine yaşayacak bir ev, eşya v.b şeyleri almayı unuttular, hatta evlenmek uğruna plak, kaset cd satanlar bile vardı. sonra ne oldu müzik dinlemekten vazgeçtiler. kimi insan uğraşlarını sürdürürken kimisi de sıkılabiliyor. oysa müzik kimileri için boşluk doldurma aracıyken kimileri içinse bir yaşam şekli hayat tarzıdır. ben kendi adıma konuşursam hiçbir zaman dinlemekten vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim de. oysa çevremdeki insanları çoğu bir bir dinlemekten vazgeçiyor. belki hayatın getirdiği bazı sorumluluklar v.s şeyler yüzünden olabilir ama müzik bu beni hayata bağlayan mükemmel alışkanlıklarımdan birisi. şöyle düşünüyorum da eğer hiç dinlemeseydim hayatımda belki büyük bir boşluk olurdu onun yerine belki de gereksiz bir ton şey yapabilirdim.

askerdeyken cd'lerimi bir yakınıma bırakmıştım zamanım olduğunda discman'e takıyor dinliyordum. bazı izin günleri bir de kasetçi bulmuş her hafta kaset çektiriyordum. bir yerden teyp buldum ve onları her gün dinlemeye başladım. ve askerlik bittiğinde ise 50'den fazla kasetim ve küçük bir kütüphanem vardı her gün dinliyordum okuyordum. ayrıldığımda da kasetleri birisine vermiştim dinlesin diye. şimdi ise onun müzik dağarcığı epey genişlemiş. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Şubat 20, 2012, 11:35:54 ÖS
Açıklamalar için teşekkürler enchant ;) Askerde en çok özlediğim şeylerden biri müzik dinlemekti. Ama geldiğimden beri doğru düzgün dinleyemedim. Sebebide yok halbuki. Zaten forumada pek katılamıyorum gördüğünüz gibi buda dinlemediğimin bir göstergesi zaten.Gitar çalmakta gelmiyor içimden. Eski halime dönmem lazım bir şekilde, biryerlerden bir gaz gelmesi lazım, ama ne zaman.

Askere gidip dönmedim ama gitar çalmak benim de içimden gelmemişti ve bir anlık ani kararla sattım ve bir sene boyunca çok doğru bir karar aldığımı düşünürken son altı yedi aydır çok da doğru bir karar almadığımı düşünmeye başladım. Doğru düzgün müzik dinleyememe hastalığı da çokça başıma gelip her seferinde iyileştiğim bir hastalık.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 21, 2012, 01:02:46 ÖÖ
insanlar bazı zamanlarda bazı şeylerden sıkılıyorlar. bir de sen askerlik dönüşü yeni bir hayatın eşiğinde geleceğini düşünerek yaşıyorsun. bu uğurda eskiden yaptığın uğraşlar sonradan anlamsız gelebiliyor ya da uğraşmak istemiyorsun. bazı insanlara olur böyle ama bana hiç olmamıştı. eskiden tanıdığım insanlar sırf müzik uğruna eve plak, cd ne varsa aldılar ama maalesef kendilerine yaşayacak bir ev, eşya v.b şeyleri almayı unuttular, hatta evlenmek uğruna plak, kaset cd satanlar bile vardı. sonra ne oldu müzik dinlemekten vazgeçtiler. kimi insan uğraşlarını sürdürürken kimisi de sıkılabiliyor. oysa müzik kimileri için boşluk doldurma aracıyken kimileri içinse bir yaşam şekli hayat tarzıdır. ben kendi adıma konuşursam hiçbir zaman dinlemekten vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim de. oysa çevremdeki insanları çoğu bir bir dinlemekten vazgeçiyor. belki hayatın getirdiği bazı sorumluluklar v.s şeyler yüzünden olabilir ama müzik bu beni hayata bağlayan mükemmel alışkanlıklarımdan birisi. şöyle düşünüyorum da eğer hiç dinlemeseydim hayatımda belki büyük bir boşluk olurdu onun yerine belki de gereksiz bir ton şey yapabilirdim.

askerdeyken cd'lerimi bir yakınıma bırakmıştım zamanım olduğunda discman'e takıyor dinliyordum. bazı izin günleri bir de kasetçi bulmuş her hafta kaset çektiriyordum. bir yerden teyp buldum ve onları her gün dinlemeye başladım. ve askerlik bittiğinde ise 50'den fazla kasetim ve küçük bir kütüphanem vardı her gün dinliyordum okuyordum. ayrıldığımda da kasetleri birisine vermiştim dinlesin diye. şimdi ise onun müzik dağarcığı epey genişlemiş. :)

enchant söylediklerinde çok haklısın.belkide bu benim için bir geçiş süreci.sadece kafam düşüncelerle dolu, neler yapmam gerektiği ile dolu. askerlikte bitti.bundan sonra artık daha ciddi işleri düşünmem gerektiği için insan farklı ruh haline giriyor.en önemlisi şuanda kpss gibi bir dert var.onu halletmeyi koydum kafama, puanlar ne kadar almış başını gidiyor olsada.dershanede çalıştığım gün sayısını azaltarak anlaşmaya gittim.diğer kalan günlerdede kpss çalışıyorum sadece.ama müzikten kopabileceğimi pek sanmıyorum.sadece şuanda farklı bir süreçteyim kendimle alakalı.en kısa zamanda yine albüm tartışmalarımıza burdan devam edeceğiz ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Şubat 21, 2012, 01:04:07 ÖÖ
Açıklamalar için teşekkürler enchant ;) Askerde en çok özlediğim şeylerden biri müzik dinlemekti. Ama geldiğimden beri doğru düzgün dinleyemedim. Sebebide yok halbuki. Zaten forumada pek katılamıyorum gördüğünüz gibi buda dinlemediğimin bir göstergesi zaten.Gitar çalmakta gelmiyor içimden. Eski halime dönmem lazım bir şekilde, biryerlerden bir gaz gelmesi lazım, ama ne zaman.

Askere gidip dönmedim ama gitar çalmak benim de içimden gelmemişti ve bir anlık ani kararla sattım ve bir sene boyunca çok doğru bir karar aldığımı düşünürken son altı yedi aydır çok da doğru bir karar almadığımı düşünmeye başladım. Doğru düzgün müzik dinleyememe hastalığı da çokça başıma gelip her seferinde iyileştiğim bir hastalık.

marvin merak etme gitar konusuda benim için öyle.yakın zamanda tekrardan başlarım.aslında konser falan izlesem iyi olacak.özellikle gilmour'u. o zaman çalma hevesi tekrar çıkıyor su yüzüne.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Şubat 21, 2012, 01:12:45 ÖÖ
Benim şu aralar öyle hadi geri döneyim şansım yok. Amfimle beraber sattım bir buçuk sene evvel. Şimdilerde aramıyor değilim ama farklı bir enstruman istiyorum. Saksofon olabilir de apartmanda ne kadar uygundur bilinmez.

Konser için de Remember That Night iyi gider.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 01, 2012, 03:32:50 ÖS
2012 yılında çıkan albümlerden dikkatimi çeken ilk albümler:

Steve Hoghart-Richard Barbieri ortak çalışması, "Not The Weapon But The Hand

Dice: Comet Highway

Steve Wilson'un konser kaydı Catalogoue Preserve Amass

Aslen bir Pete Trewavas, Eric Blackwood projesi olan, grup arkadaşlarına destek adına Marillion'un tam kadro olarak yer aldığı topluluk Edison's Children'ın, In The Last Waking Moments, kayıtları oldu...

Bu arada The Mars Volta ve Gazpacho'nun da yeni albümleri çıktı bu albümlere ulaştığım anda izlenimlerimi paylaşırım...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 01, 2012, 04:03:45 ÖS
hogart ve barbieri çalışması baya iyi gibime geldi. daha dinlemem lazım. son zamanlarda çıkan steve digiorgio ve opeth'in eski davulcusu martin lopez ile birlikte oluşturdukları soen adlı grubun son albümü de hiçte fena değil modern soundlardan hoşlanan dinleyiciler için. tool ve katatonia etkileri had safhada. albümün ismi cognitive.
dice'ı dinlemedim ama sıraya alırım. space rock etkileri var olduğunu okumuştum.
steven wilson pek ilgimi cezbetmiyor eski porcupine'lar dışında dinleyemiyorum açıkçası. marillion tayfasının her projesini dikkate almakta yarar var ama bazıları da marillon'un son albümleri gibi pek iç açıcı olmuyor. belki eden's children'a şans vermek gerek.
alman neo-prog grubu sylvan'ın son albümü pek iyi olmamış kendilerini tekrar etmişler.
amerikalı yeni progressive gruplardan after'ın EP'si edges of the world biraz alternatif soslu progressive sevenlere ilaç gibi gelebilir.
alman grup RPWL'in beyond man and town gayet iyi.
post rock soslu müzik yapmaya başlayan anathema'nın son albümü weather systems inanılmaz iyi olmuş. küresel iklim olaylarının olumsuzluklarından dem vurmuşlar.
enstrümantal progressive rock sevenler için rus grup dog drama'nın soundgraphia ve italya'nın süper gruplarından locanda delle fate'in son albümü(daha doğrusu toplama) the missing fireflies'da dikkate alınması gerek.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 02, 2012, 04:48:34 ÖÖ
hogart ve barbieri çalışması baya iyi gibime geldi. daha dinlemem lazım. son zamanlarda çıkan steve digiorgio ve opeth'in eski davulcusu martin lopez ile birlikte oluşturdukları soen adlı grubun son albümü de hiçte fena değil modern soundlardan hoşlanan dinleyiciler için. tool ve katatonia etkileri had safhada. albümün ismi cognitive.
dice'ı dinlemedim ama sıraya alırım. space rock etkileri var olduğunu okumuştum.
steven wilson pek ilgimi cezbetmiyor eski porcupine'lar dışında dinleyemiyorum açıkçası. marillion tayfasının her projesini dikkate almakta yarar var ama bazıları da marillon'un son albümleri gibi pek iç açıcı olmuyor. belki eden's children'a şans vermek gerek.
alman neo-prog grubu sylvan'ın son albümü pek iyi olmamış kendilerini tekrar etmişler.
amerikalı yeni progressive gruplardan after'ın EP'si edges of the world biraz alternatif soslu progressive sevenlere ilaç gibi gelebilir.
alman grup RPWL'in beyond man and town gayet iyi.
post rock soslu müzik yapmaya başlayan anathema'nın son albümü weather systems inanılmaz iyi olmuş. küresel iklim olaylarının olumsuzluklarından dem vurmuşlar.
enstrümantal progressive rock sevenler için rus grup dog drama'nın soundgraphia ve italya'nın süper gruplarından locanda delle fate'in son albümü the missing fireflies'da dikkate alınması gerek.
Bahsettiğin gruplardan "Soen" benim de ilgimi çekmişti. Bu arkadaşlar bana "A Perfect Circle" grubunu hatırlatmışlardı, A Perfecct Circle'ı sevdiğimden algıda seçicilik daha doğrusu benzeticilik olmuş sanırım, hepsi maynard ürünleri sonuçta.. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 02, 2012, 01:58:42 ÖS
doğru evet onları da hatırlatıyor. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Mart 05, 2012, 08:52:24 ÖS
Öncelikle uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Yaklaşık yarım saattir forum sayfalarında dolaşıyorum ve ayrı kaldığım sürede güzel paylaşımları ve olmazsa olmaz tartışmaları okudum. Soen'den gireyim ben de o zaman. Albümü 1 haftadır epeyce dinledim ve çıkmadan önce yayınladıkları 'Savia' isimli şarkıdan Tool ve APC etkileri gözle görülür bir şekilde yer alıyordu. Albüm de şaşırtmadı ve o çizgide oldu. Herkes işini güzel yapmış, uzun bir aradan sonra Lopez'i dinlemek güzel oldu. Ayrıca, Steve DiGiorgio'nun bas tonları çok hoşuma gitti. Vokal için ise söylenenler söylenmiş zaten, onlara tamamen katıldığımı belirtmeliyim. Şarkılar akıp gidiyor, tekrar tekrar dinlemek keyifli oluyor. Arkası gelir mi bilemiyorum ama belki biraz daha farklı ve deneysel bir yola girseler daha hoş olabilir. Albümü dinlerken düşündüğüm bir şeyi daha sizinle paylaşmak istiyorum. Aynı şarkıları bir Türk grubu yapsa acaba ne derdik? Biraz ağır olurdu sanırım eleştirilerimiz. Burada bir tartışma başlatmak amacında değilim ve milliyetçilik yapmak anlamında asla söylemiyorum ama bu konuda yabancı gruplara ve hatta tanıdığımız/bildiğimiz isimlere biraz kredimiz yüksek galiba diye düşünüyorum (kendimi de bu sınıflandırmaya dahil ederek)..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 06, 2012, 02:01:15 ÖÖ
Albümü dinlerken düşündüğüm bir şeyi daha sizinle paylaşmak istiyorum. Aynı şarkıları bir Türk grubu yapsa acaba ne derdik? Biraz ağır olurdu sanırım eleştirilerimiz. Burada bir tartışma başlatmak amacında değilim ve milliyetçilik yapmak anlamında asla söylemiyorum ama bu konuda yabancı gruplara ve hatta tanıdığımız/bildiğimiz isimlere biraz kredimiz yüksek galiba diye düşünüyorum (kendimi de bu sınıflandırmaya dahil ederek)..
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba, önce eski bir dostun sesini telefonda duymak sonra burada yorumlarını görmek iyi geldi açıkcası. Bu satırlarına katılıyorum demekten başka ne gelir elden. Bu birazda Oğuz Atay'lık bir durum aslında, rahmetli edebiyatçımız doğu batı arasında sıkışmışlığımızı, ne doğulu ne de batılı olamamamızı, batıya karşı kompleksimizi çok iyi anlatırdı. Bahsettiğin durumdan özelden genele genlerimize işleyen kendimizi sürekli aşağılarda görmemizle alakalı bir durum gibi gözüküyor sonuçta.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 06, 2012, 03:57:09 ÖÖ
Hoşgeldin tekrardan beat :) Diyorum...ve benim gözümde dünyanın en iyi gitaristi olan David Gilmour'un doğum gününü kutluyorum, iyiki doğdun Gilmour.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 06, 2012, 04:54:23 ÖÖ
Hoşgeldin tekrardan beat :) Diyorum...ve benim gözümde dünyanın en iyi gitaristi olan David Gilmour'un doğum gününü kutluyorum, iyiki doğdun Gilmour.
Daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi Gilmour gerçekten... Nice yıllara efsane adam...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 08, 2012, 03:09:27 ÖÖ
Steven Wilson'un son albümünü dinliyorum şu anda. Bu adam çıkardığı her albümde, etkinliği olan her grupta projede etkisini gösteriyor. Tek kelimeyle şahane. Her ne kadar yaşı yavaş yavaş almış başını gidiyor olsada bence progrock'ın parlayan yıldızlarından biri.Umarım bu üreticiliği daha uzun yıllar devam eder.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Mart 09, 2012, 01:59:44 ÖÖ
teşekkür ederim arkadaşlar..
@metafiz,wilson'ın yaptığı ve bulaştığı her iş takip edilesi gerçekten. ben de son albümü epey dinledim,şimdi bir de konser albümü çıkarmış,onu dün biraz dinledim.tekrar dinleyeceğim.
bu akşam güzel bir marillion akşamı oluyor. less is more albümünü dinliyorum,istanbul konserini anımsayarak :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 09, 2012, 03:35:42 ÖÖ
teşekkür ederim arkadaşlar..
@metafiz,wilson'ın yaptığı ve bulaştığı her iş takip edilesi gerçekten. ben de son albümü epey dinledim,şimdi bir de konser albümü çıkarmış,onu dün biraz dinledim.tekrar dinleyeceğim.
bu akşam güzel bir marillion akşamı oluyor. less is more albümünü dinliyorum,istanbul konserini anımsayarak :)
Güzel konserdi gerçekten, umarım bir kez daha bu sefer elektriklenmiş olarak gelirler biz de tüm dostlar aynı kadro orada oluruz... ;)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 10, 2012, 11:02:53 ÖS
bay.c sayesinde Blackfield ile tanışalı yaklaşık iki yıl falan oldu galiba.Akşam eve yorgun geldikten sonra beni dinlendiren gruplardan birisi oldu çıktı.Çok güzel bir yol albümüde olabiliyor.Şimdi son albümlerini tekrardan dinleyeyim dedimde gerçekten çok başarılılar. Bu günlerde Wilson beni fena etkiliyor galiba.Ya solo albümünü dinliyorum ya Blackfield yada bazen Porcupine Tree. Blackfield'ı seçmemin nedenide galiba çok basit melodilerle,sadelikle harika duygular yaratmaları.Dinlerken hiç yormuyor sizi.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: beat on Mart 11, 2012, 01:06:19 ÖÖ
@bayc,güzel dilekler..umarım gerçekleşir..
@metafiz, wilson ve elinin değdikleri gerçekten çok şey ifade ediyor benim için de. sadelik ama içinde pek çok farklı etkilerin barındığı bir sadelik. altı çok dolu gerçekten. benim de son yıllarda dönüp dolaşıp uğradığım duraklar arasında wilson ve işleri/işbirlikleri..
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 16, 2012, 10:54:01 ÖS
Venezuela'lı grup OdraReg'in God's Garden albümünü tüm progtürk kullanıcılarına tavsiye ederim. Çok hoş albüm.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Mart 17, 2012, 04:39:00 ÖS
şu blackfield, porcupine tree gibi gruplara bir türlü alışamadım yaptıkları albümler müzikler belli bir formülle yapılıyormuş gibi çok yapay geliyor bana ruhsuzca. ama tabi bana göre. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 18, 2012, 12:19:48 ÖÖ
Cardiacs konusunda anlaşamadık ama bu konuda kesinlikle katılıyorum. Lisede deli gibi Porcupine Tree ve Steven Wilson projelerini dinlerken artık takip bile edemez oldum.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 18, 2012, 01:58:36 ÖÖ
şu blackfield, porcupine tree gibi gruplara bir türlü alışamadım yaptıkları albümler müzikler belli bir formülle yapılıyormuş gibi çok yapay geliyor bana ruhsuzca. ama tabi bana göre. :)
Bu gruplar ilk dinledildiği zamanlarda çok heyecan verici ama belli bir süre sonra kulakta bir tuzsuzluk hissiyatı yaratıyorlar tabii bana göre  :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: enchant on Mart 18, 2012, 07:30:20 ÖS
2002 sonrası in absentia albümünde sonra porcupine'a bir şeyler oldu. in absentia ve önceki albümler bence birer şaheserdi ancak daha sonra wilson ne zaman ki retro prog olaylarına daldı ve eklektik bir sürü klasik prog soundlarını denedi (son albümündeki king crimson-construcKtion of light etkileri örnektir.) işte o zaman kendi kimliklerinden uzaklaştılar. ben hala eskilerini dinlerim. ha, son zamanlarda yaptıkları anesthetize mükemmel ötesi bir beste ama sadece bu kadar. diğer bütün besteleri ilk dinlenildiğinde ilginç geliyor kulağa ama kesinlikle öncekiler kadar derin bir şeyler ihtiva etmiyor defalarca dinlenmiyor. ama stupid dream, lightbulb sun, signify falan dehşet albümler. shesmovedon, russia on ice gibi şarkılardaki soundları kopya etmeye çalışan bir ton grup vardır.

blackfield'a da pek alışamadım. porcupine tree gibi gruplardan the pineapple thief (aslında çokta benzmiyorlar ama) daha iyidir bence. variations on a dream gibi albümü her babayiğit çıkaramaz. bir de riverside var onlar da ayakları sağlam basıyor yere. son çıkardıkları memories in my head EP'si gayet mükemmeldi. porcupine tree'nin bir de post rock benzeri müzik yapan bir takipçisi var ismi de labradford. bayağı karamsar bir müzik yapıyorlar. mi media naranja albümü başta olmak üzere tüm diskografisi mükemmeldir. bu saydığım gruplar porcupine'dan da blackfield'dan da iyi müzik yapıyor. tabii bana göre. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 28, 2012, 11:23:08 ÖS
Kısa bir aradan sonra vira bismillah... :)...Sanırım eski Jethro Tull elemanları özellikle Martin Barre ile arasında problem olan Anderson yepyeni bir kadro ile kendi ismi altında Thick As A Brick Part 2'yi piyasaya sürüyor nasıl bir devam albümü olacak bekleyelim görelim...

Astra'nın ikinci albümü ilki kadar hoşuma gitmedi desem...

Bir de marvin'in avatar boyutlarında bir tuhaflık mı var yoksa bana mı öyle geldi...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: Porcupine Tree on Mart 28, 2012, 11:33:56 ÖS
Site otomatik ayarlıyor diye orijinal boyutunda yüklemiştim. Ondan herhalde.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 28, 2012, 11:46:28 ÖS
Site otomatik ayarlıyor diye orijinal boyutunda yüklemiştim. Ondan herhalde.
Bu gidip geri gelme döneminde forumun otomatik ayarları artık manuel formata döndü o zaman... :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Mart 29, 2012, 01:45:08 ÖÖ
Tekrar merhaba.Artık hiçbirşey eskisi olmayacak galiba.Site ilk açıldığında böyle değildik.Hepimize bir uyuşukluk gelmiş.Ya müzikle ilgimiz kalmadı yada aynı ilgimiz devam ediyor ama yazmaya üşeniyoruz ve paylaşmayada.Kendimede kızıyorum bu konuda ama birtürlü toparlanıp birşeyler paylaşamıyorum.Ama tabiki yazanlara değil lafım.Her neyse biz yine herzamanki gibi umudumuzu yitirmeden bıraktığımız yerden devam etmeyi dileyelim.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 29, 2012, 02:25:35 ÖÖ
Tekrar merhaba.Artık hiçbirşey eskisi olmayacak galiba.Site ilk açıldığında böyle değildik.Hepimize bir uyuşukluk gelmiş.Ya müzikle ilgimiz kalmadı yada aynı ilgimiz devam ediyor ama yazmaya üşeniyoruz ve paylaşmayada.Kendimede kızıyorum bu konuda ama birtürlü toparlanıp birşeyler paylaşamıyorum.Ama tabiki yazanlara değil lafım.Her neyse biz yine herzamanki gibi umudumuzu yitirmeden bıraktığımız yerden devam etmeyi dileyelim.
Şimdiye kadar yapılanlar yeterli olmuştur zaten burada elini taşın altına koyan bir çok üye oldu muazzam bilgi paylaşımları yapıldı aslında çoktan bir rotasyon olmalıydı ama maalesef yeterli ve istekli yazar ve yönetici kadrosu gelmedi. Ben de ufaktan ufaktan forum emekliliğime doğru yol alırken en azından yöneticiliğe ciddi olarak talip olan gözümüzü arkada bırakmayacak istekliler varsa bayrağı seve seve devreceğim bir arkadaş arıyorum gönlümden en başta moog ve enchant geçiyor. Bunun dışında istekliler bana özelden yazabilir...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Mart 31, 2012, 11:31:20 ÖÖ
herkese merhaba, uzun zamandır bir problem yaşanıyordu sanırım siteye girilemiyordu, düzelmesinde emeği geçenlere çok teşekkürler.

metafiz'e katılıyorum bir uyuşukluk var ama bunun sebebi zaten her şey üzerinde yani prog'un kapsadığı hemen her şey üzerinde konuşulmuş olması. ben biraz albümler üzerine konuşmaya çalıştım ama zaten genel olarak sevilen ve sevilmeyenler o kadar kendini belli ediyor ki bu da mantıksız geliyor bir noktadan sonra. bu noktadan sonra yapılması gereken yeni türlerin başlıklarını açıp onlar üzerinde incelemelerde bulunmak bence. zaten prog seven dünyada bile sayılı insanlardanız, müzik medyası genel olarak sanat sektörü dahi 1967-1976 dönemini unutturmaya çalışıyor gençliğe. ben artık buna inanıyorum. bu yüzden ya burda prog üzerine çok iddialı ve vakit alıcı işlere girişelim ya da yavaş yavaş farklı türlere kayalım, ne üzerinde anlaşılırsa ben de uyarım :)

prog'un unutturulmaya bilerek sistemli bir şekilde çalışıldığını ciddi ciddi düşünüyorum. size beni en çok etkileyen örneklerden birini vermek istiyorum izninizle. life on mars adında bir ingiliz dizisi var. bu dizi spoiler verilmiş gibi olmasın 1973'te geçiyor, bizi ilgilendiren kısmı da bu zaten ki müzikler üzerine yoğunlaşmış bir dizi diyebiliriz. çok ön planda müzik yani. şimdi müziğin ön planda bilerek bırakıldığı, izlenildiğinde çok bariz olan bu 1973'te geçen dizinin soundtrack'lerini sizle paylaşmak istiyorum.

Season 1

David Bowie – "Life on Mars?" (Episodes 1 & 8)
Blue Öyster Cult - "Stairway to the Stars" (Episode 1)
The Who – "Baba O'Riley" (Episode 1)
Uriah Heep – "Easy Livin'" (Episode 1)
Uriah Heep – "Look at Yourself" (Episode 1)
Cream - "White Room" (Episode 1)
Thin Lizzy - "Saga of the Ageing Orphan" (Episode 2)
Paul McCartney and Wings – "Live and Let Die" (Episode 2)
Pink Floyd - "One Of These Days" (Episode 2)
Lee "Scratch" Perry and The Upsetters – "Jungle Lion" (Episode 2)
Sweet – "Ballroom Blitz" (Episode 3)
Free – "Wishing Well" (Episode 3)
Sweet – "Blockbuster!" (Episode 4)
Frankie Miller – "I Can't Change It" (Episode 4)
Thin Lizzy - "Call The Police" (Episode 5)
Thin Lizzy - "Rocker" (Episode 5)
Nina Simone – "I Wish I Knew How It Would Feel to Be Free" (Episode 5)
Louis Armstrong - "What A Wonderful World" (Episode 6)
Britney Spears - "Toxic" (Episode 7)
Peters and Lee - "Welcome Home" (Episode 7)
Pulp - "Disco 2000" (Episode 7)
Nina Simone – "Sinnerman" (Episode 7)
John Kongos – "Tokoloshe Man" (Episode 8)
Atomic Rooster – "Devil's Answer" (Episode 8)
Wizzard – "See My Baby Jive" (Episode 8)
Free – "Little Bit of Love" (Episode 8)
Lindisfarne – "Meet Me on the Corner" (Episode 8)

Season 2

Roxy Music – "Street Life" (Episode 1)
Three Degrees - "Everybody Gets To Go To The Moon" (Episode 1)
The Moody Blues – "The Story in Your Eyes" (Episode 4)
Slade – "Coz I Luv You" (Episode 4)
T.Rex – "Rock On" (Episode 4)
Gilbert O'Sullivan - "Alone Again (Naturally)" (Episode 4)
Roxy Music - "Just Like You" (Episode 4)
Electric Light Orchestra – "10538 Overture" (Episode 5)
Ananda Shankar – "Snow Flower" (Episode 6)
Thin Lizzy – "Whiskey in the Jar" (Episode 6)
Audience – "I Had a Dream" (Episode 6)
Elton John - "Rocketman" (Episode 6)
Uriah Heep – "Traveller in Time" (Episode 6)
Faces – "Cindy Incidentally" (Episode 7)
Mott the Hoople – "One of the Boys" (Episodes 7 & 8)
David Bowie - "Changes" (Episode 8))
Israel Kamakawiwo'ole - "Over the Rainbow" (Episode 8)

1973'te dizi çekiliyor ve one of these days dışında progressive bir parça çalmıyor arkaplanda plak dükkanlı bölümlerde dahi ki prog'un ticari başarısının zirvede olduğu bir yıldan ilk on albümlerde 8-9 progressive veya art rock albümü olduğu dönemden seçmece parçalar bir nevi bu şekilde yapılıyor. peki ingiltere'deki bir plak dükkanında sizce hangi albümlerin reklamı vardır sahnede kameraya takılan albümleri, duvardaki posterleri izlemeyecekler olanlar için sıralayayım.

bob dylan, jimi hendrix, david bowie'nin pin ups'ı, the velvet underground ve nico vs.

bir tane prog albümü dahi yok, plak dükkanında reklamı bile yok.

kadınlar nefret ediyor prog'dan bunu anlayabiliyorum sebebini bilmiyorum ama camel, pink floyd, eloy vs çıkarın senfonik meşhurları bir genesis, yes çok az seveni var geçmişte de sanki böyle, steve howe konserlerine o zamanlarda kadınların hiç rağbet göstermediğinden yakınmıştı bbc'deki bir prog belgeselinde. aslında gerçekten meraktayım kadınlar niye sevmiyor prog'u? yani black sabbath, deep purple ne bileyim kiss gibi maçovari grupları severken black metal death metal bile dinleyebilirken, prog'dan zerre zevk alamayışlarının sebebi ne hep merak etmişimdir.

neyse konu dağılmadan şunu son olarak söylemek isterim ki, 1973'te çekilen bir dizi bile bu şekilde bir soundtrack'le ortaya çıkıyorsa prog'un ticari başarısı dahi bu çok iyi iş çıkarılmış dizide arkaplanda tutuluyorsa ben bunda pek bir anlam bulamadım açıkçası. sene 1973 sonuçta duvarda hala velvet underground ve nico'nun ne işi var? koysanıza tales from topographic oceans, selling england by pound veya brain salad surgery. bu kadar mı zor? prog'un tüm ingiltere'yi salladığını kabullenmek bu kadar mı zor?

uff ya dolmuşum neyse kusuruma bakmayın abarttıysam ama böyle düşünüyorum :) teşekkürler :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Mart 31, 2012, 10:40:24 ÖS
Life On Mars yakın dönemde izlediğim ve oldukça beğendiğim bir diziydi. Bir ingiliz dizisi olarak her konuya, İngiliz toplumundaki çeşitli sınıfların yaşam tarzına, mizaha ve futbola ve tabii ki müziğe de tipik İngiliz mantığıyla yaklaşıyordu. Bu benim daha önce başka başlıklarda anlatmak istediğim mevzuyu bir ölçüde açıklıyor aslında. Ben Progresif Rock'ın doğduğu topraklar olan İngilterede çok kısıtlı bir zaman haricinde sevildiği düşüncesine katılmıyorum. Progresif Rock'ın en önemli grupları İngiltereden çıkmış olabilir ama bu gruplar benzetme ne kadar doğru olabilir bilemem ama İngilterenin başka ülkelere ihraç etttiği gruplardır. Bir çok İngiliz grubu anavatanından çok İtalya, Kuzey Avrupa ya da Almanya da revaçta olmuştur. İngiliz dinleyicisi için dönem dönem en önemli gruplar; Beatles, Led Zeppelin, Pink Floyd ( tuutukları tek progresif grup), Sex Pistols ve Smiths ve Radiohead'dir. Genel olarak Prog müziğin müzikal yetkinliği fazla abarttığını, snob takıldığını, samimiyetsiz olup kendini fazla önemsediğini sıkıcı olduğunu düşünürler. Onların Rock müziğe yaklaşımı farklıdır onlar için kısa ve vurucu hatta çiğ olan makbüldür, kendilerince samimiyet kriterine uyan grup ve akımları severler. Acı ama gerçek Punk her zaman için progresif Rock'dan daha önemli olmuştur İngilizler için. Benim yıllar boyunca okuduklarımdan ya da anlatılanlardan çıkardığım bunlar. Bunun yanında Progresif Rock'ın İngilterede sevilip sevilmemesi çok önemli mi bence değil ama bu tarzın İngilizler için ifade ettiği anlam bu. En başa dönecek olursak, böyle olduğu için İngiliz yaşam tarzından önemli kesitler sunan Life On Mars oldukça gerçekçi bir dizi ve soundtrack İngiliz Rock severinin gönlündeki Soundtrack aslında.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 01, 2012, 02:03:02 ÖÖ
bay.c kadar ben ayrıntı bilmiyorum ama hem kendi sınırları içinden bu kadar sağlam gruplar çıkarıp hemde bu türü dışlamak, beğenmemek çok ilginç bir durum gerçekten.Ama bu durum doğal olarakta gerçekleşmiş olabilir, diğer türleri bir şekilde dinleyicilere zorla enjekte ederek unutturma çabalarının sonucuda olmuş olabilir.İşte bu noktada benden daha tecrübeli dinleyicilerin yorumları devreye girmesi gerekiyor.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 01, 2012, 02:14:09 ÖÖ
bay.c kadar ben ayrıntı bilmiyorum ama hem kendi sınırları içinden bu kadar sağlam gruplar çıkarıp hemde bu türü dışlamak, beğenmemek çok ilginç bir durum gerçekten.Ama bu durum doğal olarakta gerçekleşmiş olabilir, diğer türleri bir şekilde dinleyicilere zorla enjekte ederek unutturma çabalarının sonucuda olmuş olabilir.İşte bu noktada benden daha tecrübeli dinleyicilerin yorumları devreye girmesi gerekiyor.
Ben bilinçli olarak prog rock'ın unutturulmak için bir çaba içerisine girildiği görüşüne pek katılmıyorum ama özellikle İngiliz müzik basınının prog rock'ı görmezden gelme durumu vardır hatta özel anlamda sadece prog rock değil genel anlamda classiz rock' da es geçilir. Kısaca özetlemek gerekirse Punk öncesi Punk'a esin kaynağı olan gruplar, Punk dönemi, Post-Punk ardından gelen modern rock, brit pop, punk ve rock soslu elektronik gruplar NME, Meleody Maker gibi önemli İngiliz müzik dergilerinin gözdeleri olmuştur ve bu dergiler rock dinleyicisinin nabzını tutar. Classic Rock tarzından Beatles, Rolling Stones, The Who gibi gruplara saygı duyarlar onun haricinde direk Punk dönemine ışınlanırlar yani onlar adına zorlama değil doğal bir süreç bu...
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: artmetaphors on Nisan 01, 2012, 12:16:40 ÖS
bay.c dediklerinize sonuna kadar katılıyorum, ingilizlerin diğer ülkelere ihraç ettiği fikrinize hatta gerçek kabul etmek gerekir bunu aynen katılıyorum. ne kadar komik ve tuhaf değil mi? psychedelia seviliyor ama ondan evrimleşen bir nevi progressive hiç sevilmiyor, dönem bitsin de eski çiğ hale dönülsün diye o dönemi the velvet underground, roxy music t-rex, david bowie, lou reed'le atlatmaya çabalamak ne eziyet verici olmuştur kimbilir onlar için. çok üzüntü verici. :)

life on mars'ın bir bölümünde marc bolan'la karşılaşıyordu ya kahramanımız. yani sevmediğin iki üç adam say deseniz bana o dönemden marc bolan ilk sırada gelir, ama amma seveni var ingiliz dinleyisicinin gözünde. şov adamlığı medyatiklik 1973'te bile prim yapıyormuş buna yanıyorum.

bir de roxy music konseri haberi vardı gazetenin birinde dizide, 1973 olduğuna göre brian eno hala grupta olmalı değerlendirmek gerek :)

roxy music'i severim de t-rex'ten marc bolan'dan nefret ediyorum. neyse ölmüş adam zaten de, böyle tipler 1973 ruhuna uymuyor keşke 70'lerin sonunda falan çıksaydı eminim kendisi de bunu isterdi. 1973'ün anlamının bozmasaydı değerini.

1970-1979 öyle verimli geçti ki her ne kadar ingilizler başlatmış olsa da tüm dünyada ingilizleri örnek alarak ama onlardan kat kat iyi grupların mükemmel albümlerini dinlemiş de oldum. ingilizlerin mükemmel grupları ilham kaynağı oldular ve diğer ülkeler bunu ileri götrübeilmeyi yeni ufuklara açılmayı oldukça dikkat çekici şekilde becerebildiler. aslında ingilizler de punk'a fazla dayanamadı bence deneysel çiü müzikler aslında ingilizlerin tam sevdiği şey. yani prog'la buluştuğu tek ufak nokta olan deyesellik ve keşif ingilizlerin istediği. punk'a dahi dayanamadıklarından, grupların kendini geliştirmesinden post-punk doğdu işte. punk'ın içine kalite ve müzisyenlik deneysellik grirince post-punk olarak nitelendirildi ki prog etkileri bile rahatlıkla görülebilir bu türde. mesela magazine'in secondhand daylight albümünü dinlemediyseniz mutlaka dinleyin mükemmeldir bu açıdan.

neyse ingilizler medya basın olarak istediği müziği pompalayabilirler, iyi kulaklar her zaman ayrımı rahatlıkla yapabilecektir sonuçta. :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 01, 2012, 12:48:33 ÖS


neyse ingilizler medya basın olarak istediği müziği pompalayabilirler, iyi kulaklar her zaman ayrımı rahatlıkla yapabilecektir sonuçta. :)
İşin özeti bu zaten, bırakın İngilizler neyi severse sevsinler bu yaklaşımı sallamayıp tek beğeni kriteri olarak şahsını baz alan yüz binlerce prog dinleyicisi var sonuçta. Bırakın onlar bir kaç istisna haricinde pek bir işe yaramaz gruplarını yağlayıp ballasınlar, popüler bir akım olmayıp gizemli bir akım olarak kalmak iyidir. Bu arada kadınlar neden Progresif sevmez konusunu atladım. Şimdi burada cinsiyetçi yaklaşım olmasın ama geçenlerde bitirdiğim Hamdi Koç'un "Melekler Erkek Olur" isimli romanında ( kitabın ismi hiç cinsiyetçi tınlamıyor değilmi... :)) "kadınlar çok kitap okur ama bir türlü doğru şeyleri okumayı beceremezler" şeklinde bir cümle vardı bu cümleyi aynen müzik için de uyarlayabiliriz aslında... :).
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: bay.c on Nisan 02, 2012, 12:49:13 ÖS
Thick As A Brick-2 olmamış...

Ne gereği varda züğürtleyen esnaf misali eski defterleri açmaya Anderson baba, olmuyorsa zorlamasaydın, klasikleşmiş albümün tadını kaçırmasaydın,

Şimdiye kadar yaptıklarınla efsaneler arasında yerini aldın zaten,

Ne gereği vardı Thick As A Brick p.2, p3...Return Of The Thick As A Brick mevzularına ?
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: klavy on Nisan 02, 2012, 03:20:41 ÖS
Mesela kadınlardan çok iyi ressam da çıkmaz, bu da hep merakımı mucip olmuştur  :)
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 02, 2012, 11:53:08 ÖS
Thick As A Brick-2 olmamış...

Ne gereği varda züğürtleyen esnaf misali eski defterleri açmaya Anderson baba, olmuyorsa zorlamasaydın, klasikleşmiş albümün tadını kaçırmasaydın,

Şimdiye kadar yaptıklarınla efsaneler arasında yerini aldın zaten,

Ne gereği vardı Thick As As Brick p.2, p3...Return Of The Thick As A Brick mevzularına ?

Ben dinlemedim ama sen ilk söylediğinde tahmin etmiştim böyle birşey olacağını Gökhan Abi.Her grup bence bazı şeyleri tadında bırakmalı. Efsane olduğu dönemlerden sonra baktın ki bir iki albüm çıkardın, hiçbirşey eskisi gibi değil, eski popülerlik yok noktayı koyacaksın.Bunu genel anlamda gruplar ve müzisyenler için söylüyorum.Malesef birgün her güzel şey bitiyor ve bitmek zorunda.Yaratıcılık denen şey bir yere kadar. Bir noktadan sonra insan kendini tekrar ediyor. İşte o  zamanı çok iyi yakalamak gerekiyor. İşler kötüye gitmeye başladıktan sonra jübileni yaparsın kenara çekilirsin.Bence mantık bu olmalı. Neden bazı grupların tüm albümlerini dinlemeyip üç-beş albümüne takılıyoruz, işte tamda bu yüzden. Çünkü o grubun altın dönemi o üç-beş albümü kapsıyor. Bu yorumum tabiki tüm gruplar için değil ama genelde durum bu malesef.
Title: Ynt: Progressive Rock
Post by: metafiz on Nisan 02, 2012, 11:56:09 ÖS
Mesela kadınlardan çok iyi r