Progturk.com Forum Sayfaları

Genel-Müzik => Müzik-Genel => Topic started by: bay.c on Ekim 02, 2008, 02:08:52 ÖÖ

Title: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ekim 02, 2008, 02:08:52 ÖÖ
En son The Verve'ün son albümüyle ile ilgili bir iki kelam etmiştik, fena bir albüm olmadığını özellikle açılış parçasının çok vurucu olduğunu söylemiştik (Tabii hepsi gümledi o ayrı). Onun dışında son zamanlarda bu cepheden fazla albüme rast gelmedim, heyecan verici gelişme maalesef gidemiyecek olduğum R.E.M konseri dışında kaydadeğer bir şey yok ha, birde yeni Oasis ve Cure albümleri var özellikle Oasis'in albümü için çok iyi bir geri dönüş albümü yapmışlar denmekte ama henüz dinleme şansım olmadı. Benden havadisler bu kadar sizlerde neler var bakalım.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ekim 02, 2008, 01:42:16 ÖS
Biraz utanarak sikilarak itiraf etmem gerekir ki The Verve'ün meshur Bitter Sweet Symphony parcasindan baska bildigim birsey yok. Tabii bir de Ashcroft'un UNKLE'in Psyence Fiction albümündeki Lonely Soul parcasina yaptigi harika vokali. Biraz daha yakindan tanisam iyi olacak Verve'ü. R.E.M konserine gidememen kötü olmus bay.c hele ön grup olarakta Spiritualized varken. Dilegim artik bir daha ki sefere. Bu ay cikacak olan albümler gercekten heyecan verici. The Cure bunlarin basinda geliyor benim icin. Mogwai'den de yeni albüm geliyor. Bu defa tamamen enstrümental bir albüm olacakmis aldigim bilgilere göre. Bunun disinda Hello Blackbird albümüyle 26 Ekim'de müzikseverlere yeniden merhaba diyecek olan Mercury Rev'i heyecanla bekliyorum. Gecen ay tesadüfen rastladigim Yerself Is Steam isimli albümlerini aldim ve beklentilerimin cok üstünde harika bir albümle karsi karsiya oldugumu ilk dinleyiste farkettim. Cok sevdigim iki gruba -The Flaming Lips ve Sparklehorse- cok yakin buldum tarzlarini. Son günlerde sikca dinlemekteyim bu albümü. Massive Attack'in yeni albümü ne zaman cikiyor veya cikti mi biliyor musun bay.c? Hope Sandoval, Elizabeth Fraser gibi isimlerin vokal yapacagini okumustum bu albümde ve 100th Window gibi karanlik olacagi yazilmisti. Henüz rastlayamadim albüme. Muhtemelen yine harika bir albüm. (Post-Rock'i da bu baslikta konussak daha iyi olur sanki.)
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ekim 02, 2008, 03:45:46 ÖS
Selamlar, hakan_el, uzun bir aradan sonra yazışmaya başlamamız iyi oldu.Düet'e devam, zamanla trio yada çok sesli koroya dönüşmemiz temennisiyle tabii. Yazdıklarınla ilgili cevap ve yorumlarımda sondan başa doğru gidelim istersen; Post Rock'ın bu başlıkta konuşulması bencede mantıklı ama türler iç içe geçtiği aralarındaki keskin ayrımların yumuşadığı yeni müzikal ortamlarda Progressive Rock başlığındada konuşabiliriz tabii. Bildiğim kadarıyla Massive Attack'in yeni albümü henüz çıkmadı benimde heyecanla beklediğim bir albüm, bu adamlar ne yaparsa yapsın çığır açıcı işler ortaya çıkar çünkü. Mercury Rev en fazla tuttuğum gruplardandır eğer dinlemediysen Deseter's Song ve All Is Dream albümlerini tavsiye ederim mükemmel albümlerdir. Mogwai çok fazla olmasada sevdiğim gruplardandır, onlardan  yeni bir albüm gekmesi güzel bir haber. R.E.M ve mükemmel alt grupların yer aldığı İstanbul konserine gidemiyecek olmam cüzdansal talihsizliğimden kaynaklanıyor, o kadar fazla para vermeyi göze alamıyorum doğrusu. Tamam R.E.M severim lafım yok ama, mali durumuma göre, bu kadar yüksek bir konser ücretini taptığım gruplar için verebilirim Camel Ve Marillion aklıma gelen ilk örnekler mesela ;).
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ekim 02, 2008, 04:06:04 ÖS
Düete devam bay.c  ;D Mercury Rev'in bahsettigim albümünden baska hicbir albümünü dinlemis degilim ama bütün albümleri listeme ekledim. Hepsini bir bir edinmem gerekiyor simdi. Basima yine is aldim. :D Massive Attack'i bir süre daha bekleyecegiz anlasilan. Ben de ayni sebepten dolayi R.E.M'e gidemedim, kendini yalniz hissetme sakin. Buradaki konserlerinde ön grup olaran Elbow cikmisti. Post-Rock'in burada konusulmasini en cok su yüzden istiyorum; en basitinden örnegiyle Mogwai'yi ele alirsak bu grubun bana göre Alternative yönünün cok daha agir bastigini, etkilendikleri isimler arasinda Pixies gibi alternatif cepheye damgasini vurmus bir grubun olmasi bu baslikta konusmamiz icin önemli sebeplerden biridir.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ekim 05, 2008, 12:01:50 ÖÖ
Dün firsat bulmusken arkadasin arsivine daldim ve The Verve'ün son albümünü kapiverdim. Dinler dinlemez ilk izlenimlerimi paylasacagim. 
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ekim 05, 2008, 12:55:42 ÖÖ
Dün firsat bulmusken arkadasin arsivine daldim ve The Verve'ün son albümünü kapiverdim. Dinler dinlemez ilk izlenimlerimi paylasacagim. 
Bekliyoruz,bakalım. ;)
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: enchant on Ekim 15, 2008, 02:39:45 ÖS
MIKE MILLS'İN KOVBOY ŞAPKASI

R.E.M.'i sevmek onları dinlemek bir ayrıcalık bence. Genelde insanlar onları hep popüler şarkılarıyla tanıdılar bildiler ama şu da bir gerçek ki bana göre vasat bir şarkısı bile olmayan bir topluluk.Sadece tek bir şarkıyla "Losing My Religion" ile kendilerini dünyaya tanıttılar. Oysa ki "Out Of Time"dan önce ne albümler çıkarmış, ne şarkılar bestelemişlerdir. Bu konserde de onları dinleme şerefine ulaştığımız için kendimi mutlu ve şanslı sayıyorum. R.E.M. Amerika'nın çıkardığı belki de en demokratik topluluklardan birisi. Stipe'ın muhalif şarkı sözleri bir yana çevreci kuruluşlara verdiği destekler, yardım kuruluşlarına yaptıkları sonsuz yardımlar bu grubu gözümde daha da iyi yerlere getiriyor. Bütün izlediğim konserler bir tarafa, 4 Ekim günü yaşadıklarım kelimelerle tarif edilemez. Bende çocukluğumdan itibaren dinlemeye başlamıştım ve hala da dinlemekten bıkmadığım, "bir zamanlar biz de dinlerdik" demediğim gruplardan birisi olan R.E.M.'i izlemenin keyfi de bir başkaydı. Sivil Toplum örgütlerinin de katılımıyla gerçekleşen konserde aralardaki konuşmalar yaşları küçük izleyicileri biraz sıksa da orada o günün anlamı büyüktü. Konsere gelen kitle bana göre R.E.M.'i tam anlamıyla tanıyamamış keşfedememiş bir kitleydi. Son albümden şarkılar çalarken en azından eşlik edilse, eski şarkılara ilgi gösterilse eminim çok daha zevkli geçebilirdi konser. "Losing My Religion", "The One I Love", "Man On The Moon", "Imitation Of Life" gibi popüler R.E.M. şarkıları dışında pek bir eşlik göremedik. Benim asıl şaşırdığım "Disturbance at the Heron House" gibi bir şarkının çalınmasıydı ki çok mutlu oldum. Genelde çok nadiren çalarlar bu şarkıyı. Ama konserin en güzel anı "Fall on Me"yi çalmaları oldu. Bir çok eski dinleyici bu şarkının güzelliğini bilir, onun için umutla bekledik ve bizi çok sevindirdiler. Mike Mills'in vokallere geçtiği "Don't Go Back To Rockville" ise bir başka güzellikti. Onun şarkılara yaptığı geri vokaller tarif edilemez bir güzellikte. Kovboy şapkası ise çok yakışmıştı kendisine. "Sweetness Follows" yine konserlerde az çaldıkları şarkılardan birisiydi. Aynı şekilde Reagan karşıtı politik şarkı "Ignoreland"ın yorumuna hayran kaldım. Şarkı içerisinde Stipe'ın vurguladığı küfürlerde cabasıydı. Nightswimming'in çalındığına da hala inanamıyorum, bu beni baya duygulandırdı, gözler doldu aniden. Bunlar dışındaki R.E.M. eserleri bilindik şarkılardan oluşuyordu. Stipe çok enerjikti. Bu sefer Blade Runner makyajı yoktu ama... Şakalaşmalar harikaydı. Mike Mills süperdi, Peter Buck ise her zamanki gibi cool tavırlarını sergilemekten çekinmedi. Ben onlardan "The Sidewinder Sleeps Tonite", "Near Wild Heaven", "I Wanted To Be Wrong", "Boy In The Well" ve şahane yol şarkısı "Cuyahoga"yı yorumlamalarını da bekledim ama maalesef onları başka kayıtlardan dinleyeceğiz. Çalsalardı müthiş olacaktı ama buna da şükür. 2 saat 5 dakika sahnede kaldılar. Bizim için önemli bir sınavdı, sanırım onları memnun edebildik. Keşke şarkılara daha canlı eşlik edebilseydik daha da muhteşem olacaktı.

4 Ekim İstanbul R.E.M. Konseri Şarkı Listesi

Living Well Is The Best Revenge
So Fast, So Numb
What's The Frequency Kenneth?
Drive
Man-Sized Wreath
Ignoreland
Disturbance At The Heron House
Hollow Man
The Great Beyond
Electrolite
Sweetness Follows
Bad Day
Horse The Water
(Don't Go Back) To Rockville (Vokal: Mike Mills)
She Just Wants To Be
The One I Love
Fall On Me
Nightswimming
Let Me In
I'm Gonna Dj
Imitation Of Life
Orange Crush
Supernatural Superserious
Losing My Religion
-------------------------------------------------------------------
Walk Unafraid
It's The End Of The World As We Know It (I Feel Fine)
Man On The Moon
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: Moog on Ekim 15, 2008, 03:42:13 ÖS
İlginç bir konserdi ama özellikle konserin ortalarında bayağı bir sıkıldım. Sıkılmam da izleyicilerinde büyük rolü vardı tabiki, ben kendi adıma oraya müzik dinlemeye gelmiştim ama çoğunluk piyasa için, lak lak yapmak için oradaydı. İzlediğimiz yer pek önlerde değildi gerçi, Virgin Radyo çadırının yakınlarında idi anlamsız gürültünün çoğunluğu da oradan geliyordu bir ara çakmağı iyice ısıtıp patlayacak kıvama getirip oradaki lavukların aralarına  atmak geçti içimden.

REM konserinde, sağlam bir rock müzik konseri ile popüler bir grubun konseri arasındaki seyircinin yaklaşımlarını çok iyi gözlemledim. Yazdığım gibi büyük bir çoğunluk oraya müzik için değil piyasa için gelmiş. Ama sağlam rock müzik gruplarının konserlerine bu işten gerçekten keyif alan müzik dinlemeyi bilen insanlar geliyor ve ağzının tadı ille olayın keyfini çıkarabiliyorsun. Neyse, ne olursa olsun REM'i ülkemizde görmek te güzeldi ama...
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ekim 16, 2008, 01:03:21 ÖÖ
Para yok, huzur yok, zaman yok... Sonuç olarak konser  yok.. ;D .R.E.M severim sevmesine özellikle Green, Out Of Time, Automotic ..dönemlerini ama o kadar parayı verip konserine gidecek kadar değil. Bu arada ilginç bir konser gerçekleşti geçenlerde Krautrock'ın efsane isimlerinden Faust garaj istanbulda gayet cüzi bir meblağ ( 20 ytl ) karşılığı bir konser verdi ona'da zamansızlık ve kraut'un uç örnekleri ( Can, Neu, Faust) karşısında duyduğum iştahsızlık yüzünden gidemedim yalnız tanıtım broşüründen okuduğum kadarıyla gayet ilginç bir konser gerçekleşmiş olduğunu düşünüyorum.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 12, 2008, 11:36:31 ÖS
Hala tam olarak dinleyebilmis degilim The Verve'ü ama dinledigim birkac parcadaki ilgimi ceken seylerden biri gitarlarin yarattigi kaos dolu sound oldu. Bu benim özellikle cok sevdigim bir tarzdir. Grup bana Oasis, Suede gibi Britpop gruplarindan cok müzikleri kirlilik ve karmasasiyla bana 90'li yillarin basindaki shoegazerlari daha cok animsatir oldu. Dinlemeye deger süphesiz.
Su siralar dinledigim iki grup var ki, ikisi de Indie-Rock ve Post-Punk tarzlarini öyle güzel harmanliyor, araya öyle güzel elektronik ögeler serpistiriyorlar ki, bu iki grubu dinledigimde kendimi 80'li yillarda üzerimde ince, dar gömlek ve yirtik blujinle neon isiklar altinda sariya, pembeye, turuncuya boyanmis kabarik, permali saclariyla hos kizlarla dans ederken, bazen de günümüzde kendimi prize kaptirmis gibi havaya dikik saclarim ve karsimda uykulu gözleriyle pek mahmur (her an kollarima düsüverecekmis gibi) tatli bakisli kizlarin oldugunu hayal edebiliyorum. (Yemin ederim iceceklerine gizliden birsey atacak degilim :) ) Simdi bu iki grubun ismini duymakta sabirsizlandiginizi hissediyorum ve sizleri ( foruma yazmayip okumayi tercih edenleri ayriyetten ) daha fazla merakta birakmadan bu iki grubun The Rapture ve She Wants Revenge oldugunu acikliyorum.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Kasım 13, 2008, 12:01:31 ÖÖ
Oasis'in son albümü beni pek sarmadı, psychodelic modlara girmişler ama pek becerememişler. Bunun yanında Mogwai'nin son albümünde tek ilgimi çeken albümün içerdiği sound değil, ilk şarkının ismi oldu...' I'm Jim Morrison, I'm Dead' ;D ( Aynı zamanda albümün en iyi şarkısı bence). Mogwai'nin daha önceki albümlerde bulduğu şarkı isimleri gibi basit, espirili ve ironik. Sanırım yeniyetmelerin rock klişesi Jim Morrison kendisine değil ama onun için yaratılan tuhaf fenomene hafif bir sallama durumu var bu şarkı isminde ( Bir şarkı isminden nerelere geldim yahu, allahtan adamlar enstrümantel müzik yapıyorlar yoksa şarkı sözleri hakkında kitap yazardım herhalde ;D). Son dönemlerde bu tarzdan Bloc Party, The Stone Roses ve basçıları John Square'nin The Seahorses projesine takılıyorum, iyi gidiyor. ;)
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 13, 2008, 12:16:09 ÖÖ
Ben genel olarak The Hawk Is Howling albümünü begendim. Mogwai cizgisinden hicbir zaman sasmayacak gibi zaten. Ayrica grup elemanlari asiri birer Celtic Glasgow fanatigi olup Glasgow Rangers, Blur ve Graham Coxon'dan nefret ederler. ( Gereksiz bilgi kaynagi Hakan :) ) Daha Pazartesi günü burada konser verdiler ve ben bilet fiyatlarinin bu kadar yüksek olmasindan gidemedim.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Kasım 13, 2008, 12:30:52 ÖÖ
Ben genel olarak The Hawk Is Howling albümünü begendim. Mogwai cizgisinden hicbir zaman sasmayacak gibi zaten. Ayrica grup elemanlari asiri birer Celtic Glasgow fanatigi olup Glasgow Rangers, Blur ve Graham Coxon'dan nefret ederler. ( Gereksiz bilgi kaynagi Hakan :) ) Daha Pazartesi günü burada konser verdiler ve ben bilet fiyatlarinin bu kadar yüksek olmasindan gidemedim.
Çok bayılmam ama Blur iyidir aslında yahu ( Gerçi nefret edilmesinide anlıyorum bir taraftan, bıçak sırtı bir soundları var bu adamların.) Brit-pop'un ezli rekabet zamanlarında ( Blur-Oasis çekişmesi) Oasis'den Gallagher biraderler'de hiç sevmezdi bunları, devamlı sallayıp dururlardı. Graham Coxon'u pek takip etmiyorum ama Damon Albarn'ın son zamanlarda, başta Gorillaz olmak üzere imza attığı  projelerle müzik dünyasından bayağı takdir topladığı bir gerçek. Adam abartıp Çin operası bile yapmış yahu, Noel Galleghar'ın son röportajında söylediği gibi buna ne gerek varsa artık ;D. ( Gereksiz bilgi kaynaklığında, Hakan'a alternatif bir mecra yaratmayı hedefleyen Gökhan ;D)
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 13, 2008, 12:41:01 ÖÖ
Ben de Blur'u severim ama bir yere kadar. Oasis ile hic tahammül edemedigim, zamaninda -dillere destan- Blur ile cekisip durmasinin akabinde uzun bir süreden beri de Radiohead'e musallat oldular. Zaten cok antipatik buldugum bir gruptu, simdi ben de onlardan nefret eder oldum. (Nefret ettigim takimi da sen tahmin et bay.c :D ) Pek magazinsel oldu bu mesajlar ya. :) Kim, nerde, kiminle, ne zaman gibi.  :P 
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Kasım 13, 2008, 12:52:13 ÖÖ
Ben de Blur'u severim ama bir yere kadar. Oasis ile hic tahammül edemedigim, zamaninda -dillere destan- Blur ile cekisip durmasinin akabinde uzun bir süreden beri de Radiohead'e musallat oldular. Zaten cok antipatik buldugum bir gruptu, simdi ben de onlardan nefret eder oldum. (Nefret ettigim takimi da sen tahmin et bay.c :D ) Pek magazinsel oldu bu mesajlar ya. :) Kim, nerde, kiminle, ne zaman gibi.  :P 
Ne yapalım forumlar bu haliyle ilgi çekmiyor kimse ilgilenmiyor belki magazine dalarsak ilgiyi canlandırırız...Başlayalım o zaman; Şok, şok, şok!!! Liam Galleghaer'ın eşi hangi ünlü pop müzik yıldızının eski eşiydi??? Damon Albarn'ın  Elestica grubu solisti  justine Frischmann  bar çıkışında eski sevgilisi Damon Albarn ve onun uğruna boynuzladığı Brett Anderson ile ilgili şok açıklamaları, ve ilgili ikilinin Frishmann'a sert cevapları azzzz sonra... ;D ;D ;D
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 13, 2008, 01:21:50 ÖÖ
Bu arada Bloc Party'den söz etmissin bay.c. Yeni albüm cikardilar, ben daha dinleyemedim. TV On The Radio da yeni bir albüm cikardi. Zaten tarz ve karakter olarak birbirlerine benziyordu bu iki grup simdi ikisi de yeni albüm cikardilar. Tesadüf mü bilemicegim artik. Cikan yeni albümlerden The Cure'un 4:13 Dream albümünü de dinleyemedim. Su siralar ne firsatim ne de param oluyor yeni albümler icin. Ay basinda toptan bir alis veris sart. :D
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Kasım 13, 2008, 01:28:34 ÖÖ
Bu arada Bloc Party'den söz etmissin bay.c. Yeni albüm cikardilar, ben daha dinleyemedim. TV On The Radio da yeni bir albüm cikardi. Zaten tarz ve karakter olarak birbirlerine benziyordu bu iki grup simdi ikisi de yeni albüm cikardilar. Tesadüf mü bilemicegim artik. Cikan yeni albümlerden The Cure'un 4:13 Dream albümünü de dinleyemedim. Su siralar ne firsatim ne de param oluyor yeni albümler icin. Ay basinda toptan bir alis veris sart. :D
Abooo!!! Cure'un yeni albümü piyasaya çıktımı??? Bu haberi ilk senden duydum ve çok sevindim :D. Bloc Party'nin son albümünü bende dinlemedim bu arada eskileriyle idare ediyorum, yalnız bu çocuklarda çok iş var bunu rahatlıkla ifade edebilirim. Son olarak yazmamayı tercih ettiğim ama zaman zaman yazılanları okuyarak takip etmeye devam ettiğim Turkrock forumlarından keşfettiğim The Cardiacs isimli İngiliz topluluk gerçekten çok ilginç bir müzik yapıyor. Elemanlar bir biriyle alakasız hatta düşman iki tarzı Progressive ve Punk'ı aynı potada birleştirmişler. Kafalardaki müzikal sınırları ve önyargıları yıkan şablonun yaratıcılarından olmaları sebebiyle ayrıca sempati duydum bu topluluğa. Birde Punkda Progressive boyut yakalayan The Stranglers vardı onlarında çok sağlam parçaları vardır mesela unutulmaz klasik Golden Brown gibi.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 13, 2008, 01:35:45 ÖÖ
Abooo!!! Cure'un yeni albümü piyasaya çıktımı??? Bu haberi ilk senden duydum ve çok sevindim :D. Bloc Party'nin son albümünü bende dinlemedim bu arada eskileriyle idare ediyorum, yalnız bu çocuklarda çok iş var bunu rahatlıkla ifade edebilirim.

Iki hafta kadar oldu albüm cikali ama Türkiye'de Avrupa'yla ayni anda piyasaya sürülüyor mu onu bilmiyorum. Ben daha ne albümü dinledim ne de albüm kritigini okudum. Bloc Party'ye gelince benim de dikkatimi cok cekmis genc bir topluluk. Silent Alarm ve A Weekend in the Party albümleri var bende. Hafif Interpol yolunda gibi gözüküyorlar.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 20, 2008, 04:21:46 ÖS
Son olarak yazmamayı tercih ettiğim ama zaman zaman yazılanları okuyarak takip etmeye devam ettiğim Turkrock forumlarından keşfettiğim The Cardiacs isimli İngiliz topluluk gerçekten çok ilginç bir müzik yapıyor. Elemanlar bir biriyle alakasız hatta düşman iki tarzı Progressive ve Punk'ı aynı potada birleştirmişler. Kafalardaki müzikal sınırları ve önyargıları yıkan şablonun yaratıcılarından olmaları sebebiyle ayrıca sempati duydum bu topluluğa. Birde Punkda Progressive boyut yakalayan The Stranglers vardı onlarında çok sağlam parçaları vardır mesela unutulmaz klasik Golden Brown gibi.

Garip bir grupmus dogrusu.  ;D Dinlememek olmaz.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Kasım 28, 2008, 03:56:17 ÖÖ
Playlistimde defalardır bir albüm dönüp duruyor.Bu albüm Rolling Stone dergisinin yılın en iyi albümleri kategorisinde sanırım üçüncü sıradaydı ondan öte grubun esas adamının 'yetmişleri hatmettim' demesi ve kırılgan içedönük yapısını itiraf etmesi en önemli referans kaynağı olmuştu benim için ve kısa sürede albüme ulaştım. İlk cümlemden anlaşılacağı üzere beklentilerim boşa çıkmadı neyse  lafı daha fazla uzatmadan açıklıyorum  sözünü ettiğim, Fleet Foxes'ın kendisiyle aynı ismi taşıyan debut albümü. Bu genç grupta fazlasıyla önemsediğim çok önemli bir özellik var ; özgünlük. Mükemmel melodiler bulmuşlar, çok iyi şarkılar yazmışlar ve bunu daha ilk albümden kendilerine özgü bir soundla kaynaştırmışlar...Daha ne olsun?
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Aralık 14, 2008, 02:32:46 ÖS
Fleet Foxes isminden cok bahsettiriyor. Bu grubu daha tam kendimi vererek dinleyemedim ama bu yorumlardan sonra daha dikkatli dinleyecegim. Son günlerde arkadas tavsiyesine uyup Shearwater isimli Folk-Rock grubunun son albümü Rook'u dinliyorum. Shearwater, Okkervil River üyeleri Will Sheff ve Jonathan Meiburg tarafindan 2001'de kurulmus ve bu yil besinci albümleri olan Rook'u yayimlamistir. Tarz bakimindan Fleet Foxes'a da pek yakin olduklarini söyleyebilirim.
2008 yilinin en iyileri listesini bir de bu baslikta yapsak hicte fena olmaz hani.

Simdilik aklima gelenler;
The Notwist - The Devil, You + Me
Portishead - Third
Ladytron - Velocifero
Nouvelle Vague - Band a Part
MGMT - Oracular Spectacular

Hemen daha genis bir liste hazirliklarina basliyorum. :)




Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Aralık 16, 2008, 12:40:31 ÖÖ
Ben bu aralar 70'lerin Motown sounduna sardırdım, ağırlıklı olarak Jackie Brown soundtrackinde ilk dinleyişte vurulduğum 'Across 110th Street' adlı mükemmel şarkı, başta olmak üzere Boby Womack şarkıları dinliyorum . Zencilerin Rock müziğe bakış açısı bu olsa gerek, Rock var soul var bambaşka bir sound var. Bu şarkıları dinledikçe akılma 70lerdeki Amerikanın karanlık, fakir sokaklarında geçen b sınıfı polisiye filmleri getiriyorlar . Liste olayında  Alternative tarzdan 2008 yılı  için kafamda çok fazla isim yok ama kafamı toplayınca onluk bir liste çıkartırım sanırım.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Aralık 18, 2008, 04:50:56 ÖS
Post Rock:

Yilin en iyi 3 Post Rock albümü;

1. Daturah - Reverie

2. Lights Out Asia - Eyes Like Brontide

3. Sigur Ros - Med Sud I Eyrum Vid Spilum End



Diger önemli albümer;

God Is An Astronaut - God Is An Astronaut
Mogwai - The Hawk Is Howling
This Will Destroy You - This Will Destroy You
Gregor Samsa - Rest
Caspian - The Four Trees
A Silver Mount Zion - 13 Blues For Thirteen Moons
Maybeshewill - Not For Want Of Trying
pg.lost - It's Not Me, It's You!
Laura - Yes No Maybe
UpcDownCLeftCRightCABC+Start - And the Battle Is Won
The American Dollar - A Memory Stream
Ef - I am Responsible
Hammock - Maybe They Will Sing for Us to


Alternative/Indie/Electro


En iyi 3;

1. Portishead - Third

2. The Notwist - The Devil, You + Me

3. Sun Kil Moon - April



Diger basarili albümler;

MGMT - Oracular Spectacular
Shearwater - Rook
Bon Iver - For Emma, Forever Ago
Bloc Party - Intimacy
Ladytron - Velocifero
Nouvelle Vague - Latenighttales
Audrey - The Fierce and the Longing
The Cure - 4:13
Beach House - Devotion
M83 - saturdays=youth
Cut Copy - In Ghost Colours
My Brighteset Diamond - A Thousand Shark's Teeth
Portugal. The Man - Censored Colors
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Aralık 19, 2008, 12:55:16 ÖÖ
Gayet geniş kapsamlı bir liste olmuş teşekkürler, Hakan. Listende adı geçen grupların çoğu hakkında bir fikrim yok ama not aldım, yavaş yavaş inceleyeceğim....

Edit:Verdiğin listeden Post Rock ile ilgili olanların bir kısmını dinledim Hakan ( Lights Out Asia, The American Dollar, Daturah, Gregor Samsa) beğendim beğenmesine de  şunu eklemeden geçemiyeceğim. Şu post rock türü iyi hoş ama bu türden  dinledim grupların tarzları o kadar çok birbirine benziyorki sanki aynı grubu dinlemiş gibi oluyorum çoğu zaman. Farkını koyan iki yada üç grup var bu tarzda bence onlarda, GSYBE, Mogwai, Sigur Ros, God İs A Astranout diğerleri bu saydıklarımın " " işareti gibi.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Aralık 26, 2008, 02:13:27 ÖS
Post-Rock icra eden gruplarin tarzlarinin birbirine cok benzedikleri hep söylenir ve dogrudur da. Hele bir de grup sadece enstrümental caliyorsa benzerlik daha da artiyor ve bu tarz müzik yapan o kadar cok grup var ki, gittikce daha da fazlalasan, insanin "bu kadari da gereksiz" diyesi geliyor. Bu durumda gruplarda kendi soundlarini yaratmak, farklilik olusturmak icin bütün yaraticiliklarini ve hünerlerini ortaya koyup Post-Rock'i Ambient, Shoegaze, Hardcore, Indie, Electronica gibi türlerle harmanlayip hem "kapsama alanlarini" genis tutuyorlar hemde dinleyicilerinin ilgilerini bu farklilikla üzerlerine cekiyorlar. Dinlemeye tenezzül edilmeyecek ne cok grup var cünkü. Bence öyle adi sani pek duyulmamis gruplar var ki, bu tarzin öncüleri GY!BE, Mogwai, Sigur Ros'a tas cikarirlar.

Bir de Post-Rock üzerine söyle bir site var;  http://thesilentballet.com/dnn/Default.aspx

Bu arada Fleet Foxes'in albümünü internetten iki defa dinledim bay.c. Üzerine yazilanlar kadar varmis. Bir zamanlar müzikteki kirliligi Nirvana, Soundgarden gibi Grunge gruplarinin albümlerini yayinlayarak destekleyen Sub Pop Records'un su son yillarda Fleet Foxes, Iron & Wine, Band of Horses gibi Indie, Folk türlerine egilimi ilginc. Sub Pop aslinda bir bakima kirlilige yine destek veriyor ama bu defa müzikle alakali degil bu kirlilik, müzisyenlerde.  ;D
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Aralık 27, 2008, 02:18:11 ÖÖ
Fleet Foxes gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmış bahsettiğin gibi Sub Pop'un önceleri yırtıcı Grunge sounduna destek atmasından sonra birdenbire daha sakin folk sulara yönelmesi ilginç. Yazdıklarından anladığım kadarıyla Grunge tarzına pek sıcak bakmıyorsun anlaşılan. Bende öyle aman aman bayılmam ama başta Nirvana olmak üzere Pearl Jam, Soundgarden gibi grupların hakkının teslim edilmemesine de en azından kendi adıma dayanamam. Bu saydığım isimler, Grunge öncesi dönemde ortalıkta cirit atan Rock'ı kendileriyle birlikte karikatürleştirmeye başlamış çoğu niteliksiz ve kıt zekalı Hair- Glam Metal grubundan daha haysiyetlidirler en azından. Elemanlar saçmalamaya başlayan rock dünyasına sağlam bir tokat çaktılar biraz silkelediler bu arada kendileride telef oldu ama taşlar bir ölçüde yerine oturdu iyi oldu. Nevermind albümü de gaz albümdür, palak şirketi baskıları sebebiyle biraz ticari makyajlı olsada çatır çatır, çiğ ve harbi Punk Rock'dır, Smells Like Teen spirit ile Come As You Are ile Lithuim ile bir zamanlar az çoşmamıştır bu deli bünye, neyse...Grunge mevzularını bırakıp Post rock'a gelelim senin verdiğin gruplardan Laura'nın 'Yes No Maybe' isimli az ama öz iş çıkarttıkları EP'sini çok tuttum Hakan, bu elemanlardan çok iş çıkar. Senin dışında, bu tarzdan bir grup tavsiyeside site kurucu admini megamefta'dan geldi grubun ismi Grails onlarda sağlam elemanlar yeni çıkan 2008 albümleri gerek kapağı gerekse efekt ve sounduyla korku filmi tadında beni hafif tırsıtsada ;D  çok başarılı bir albüm. Son olarak bu aralar tüm bunlardan alakasız şekilde 80'ler başı New wave, New Romantics akımı gruplarını yani Japan'ı, Ultravox'u, Gary Numan'ı dinlediğimi belirterek ve sizlerde 'sen nasıl bir adamsın bu kadar alakasız şeyleri nasıl dinliyorsun?' tarzı şüpheler uyandırarak huzurlarınızdan ayrılıyorum ;D
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Aralık 29, 2008, 10:08:23 ÖS
Grunge'i pek hazmedemiyorum dogrusu ama bir basyapit olan Nevermind bizi de bir zamanlar costurmus, kudurtmustur. 70'lerin sonunda punklarin yaptiklarini 90'li yillarda kirli soundlari ve isyankar haykirislariyla Grunge topluluklari yapip Rock müzigine yön verdiler. Yalniz Kurt Cobain'in intihari Nirvana'nin cok önüne gecti diye düsünüyorum hatta grubun dünya capinda taninmasina sebep oldu.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Aralık 30, 2008, 12:19:00 ÖÖ
Nirvana'nın asıl patlaması ve tanınması Nevermind albümü ile oldu. Kimsenin en önemlisi kendilerinin beklemediği bu olağanüstü başarı zaten pek dengeli olmayan Cobain'in iyice dengesini bozdu, sonuç malum. Burada sağda solda defalarca okuduğumuz gibi Kurt Cobain güzellemesi yapmayacağım, Rock dünyasının Jİm Morrison, Jimi Hendrix yada Sid Vicious gibi ölü bir ikona ihtiyacı vardı ( Rock dinleyeni genelde biraz ölü sevicidirde ;D) bu ihtiyacıda Cobain karşıladı. Rock camiasının abarttığı oranda olmasada Rock tarihinde mühim bir isimdir diyip geçelim Kurt için. Bu arada Cobain'in ölümünden sorumlu olduğu düşünüldüğü için genelde çoğu kimse hazetmez  ama eşi Courtney Love'ın da bir kaç sağlam parçası vardı onuda belirteyim aklıma gelmişken.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: polski on Aralık 30, 2008, 06:30:07 ÖS
Bir zamanlar ne dinlerdik Nirvana' yı. O zamanlar Alice In Chains' i sevmezdim. Geçen sene dört beş albümünü indirdim. Ne güzel parçaları varmış. Özellikle Unplugged albümleri çok hoşuma gidiyor.  Bir de dinlemekten hiç vazgeçemediğim Therapy? - Troublegum albümü vardır. Hala severek dinliyorum yahu. Albümdeki gitar tonları bazı riff'ler acayip güzeldir. Besteler 1994 yılına göre oldukça ilerici. Tabii bu dediklerimi iyice anlamak için albümü sindirmek gerekiyor. Merak edenler şuradan bakabilite :

 http://www.therapyquestionmark.co.uk/discography/albums/troublegum.php

Turn, Nowhere, Hellbelly, Die Laughing, Isolation, Unbeliever... yok böyle besteler :)
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Aralık 31, 2008, 11:57:49 ÖS
Layne Staley'nin ani ölümü sebebiyle Alice In Chains de Nirvana'nin kaderini paylasmis oldu. Therapy? grubunu söyle bir dinledim de pek sert geldi bana. Faith No More, Helmet tarzinda bir grup.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ocak 01, 2009, 12:29:30 ÖÖ
Layne Staley'nin ani ölümü sebebiyle Alice In Chains de Nirvana'nin kaderini paylasmis oldu. Therapy? grubunu söyle bir dinledim de pek sert geldi bana. Faith No More, Helmet tarzinda bir grup.
Tam Faith No More'dan bahsedecektim benden önce davrandın ;) Yalnız farklı müzikal tarzları bir potada eriten bir nevi çığır açıcı bir müzik icra etmişti Faith No More zamanında, gerçi yaptıklarını yalnış algılayanlar Linkin Park, Limb Bizkit gibi garabetleri çıkarmışlardı ama Hip Hop, Soul, Hevy Metal gibi alakasız tarzları çorbaya döndürmeden en güzel şekilde kaynaştırmıştır Faith No More. Angel Dust albümleri bunun en güzel örneğidir bence.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ocak 01, 2009, 12:45:11 ÖÖ
Layne Staley'nin ani ölümü sebebiyle Alice In Chains de Nirvana'nin kaderini paylasmis oldu. Therapy? grubunu söyle bir dinledim de pek sert geldi bana. Faith No More, Helmet tarzinda bir grup.
Tam Faith No More'dan bahsedecektim benden önce davrandın ;) Yalnız farklı müzikal tarzları bir potada eriten bir nevi çığır açıcı bir müzik icra etmişti Faith No More zamanında, gerçi yaptıklarını yalnış algılayanlar Linkin Park, Limb Bizkit gibi garabetleri çıkarmışlardı ama Hip Hop, Soul, Hevy Metal gibi alakasız tarzları çorbaya döndürmeden en güzel şekilde kaynaştırmıştır Faith No More. Angel Dust albümleri bunu en güzel örneğidir bence.

Alternative müzigin efsane isimlerinden biri süphesiz. Bu kadar birbirinden farkli tarzlari dedigin gibi corba yapmadan kaynastirabilen sayili gruplardandir Faith No More. Alternatif etiketini de sonuna kadar hakederler bu yüzden. Bir tek Angel Dust'i biliyorum ben. Sürekli degil öyle ara sira bir FNM dinleme istegine kapildigimda Angel Dust en iyi dostum olur.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ocak 06, 2009, 09:25:16 ÖS
2008 yılında alternatif mecrada oldukça popüler oldular adlarından söz ettirdiler ve aldıkları tüm övgüleri sonuna kadar hakettiler bence. Bahsettiğim grup The Last shadow Of Puppets, geçtiğimiz senenin en iyi albümlerinden birine imza atmış elemanlar, hele o arka plandaki yaylılar yokmu, beni daha ilk dinleyişte tavlamaya yetti de arttı bile.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: megamefta on Ocak 08, 2009, 07:36:00 ÖS
morrissey'in yeni albümü years of refusal ı da ısrarla tavsiye ediyorum..
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ocak 27, 2009, 03:04:21 ÖÖ
Hakan_el ile son buluşmamızda bana Electroclash akımına sardırdığından bahsetmişti. Bende bu akımın atalarına yani 80'lerin synth- Electro pop gruplarına sardırdım. Ultravox, Devo, Camouflage, Depeche Mode, Wolfsheim (megamefta sağolsun), Gary Numan, Japan, yeni gruplardan Norveçli, İn Vein (megamefta sağolsun... part 2 ;))...Son zamanlarda bana gayet iyi geldi bu abiler kısacası.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Mart 06, 2009, 12:12:02 ÖÖ
Yarin Pure Reason Revolution'in "prog dünyasinda" hayal kirikligi yaratan ikinci albümü Amor Vincit Omnia piyasaya cikiyor ve heyecanla yarini bekliyorum. Onun disinda Electroclash'e cok fena takmis durumdayim. Özellikle Fransa'nin Vive La Fete ve Yelle gibi Electro-Pop icra eden isimleri günlük listemin basini cekmekteler. Bu arada Electroclash tarzini biraz acmak gerekirse 80'lerin Post-Punk ve New Wave tarzlarinin günümüzün elektronik dans müzigiyle uyarlanmasi, yirtici bayan vokallerle "sex, drugs and rock'n'roll" felsefesi sözler bu tarzda ilk göze batan seyler olacaktir. Müzigin icine girdikce, her bir girintiyi su gibi doldurdukca bir dans müziginin aslinda ne kadar karanlik olabilecegi görülecektir. Ayrica Pure Reason Revolution'in da yeni tarzidir ve bir zamanlar Period Paints adli bir punk grubunun vokalisti olan Chloe Alper'in de kendini kaptirdigi tarzdir Electroclash.


Baslica gruplar;

Robots In Disguise, Ladytron, Zeitgeist, Fischerspooner, Client, Miss Kittin, Peaches, Electrocute, Chicks On Speed, Crystal Castles....
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Mart 06, 2009, 12:56:44 ÖÖ
Sevgili Hakan, ben internetin nimetlerinden faydalanıp erken davranıp o albümü dinledim ve sana bir tiyo vereyim, bence çok sağlam bir albüm ve yılın en iyilerinden biri olmaya aday. Sen boş ver progarchives'in, yaşından çok bayatlamış ruharı itibariyle bu sıfatı hakeden tutucu moruklarını, seninde bildiğin gibi pek bir şeyden anladıkları yok onların. ;D. Müzik evriliyor gelişiyor bambaşka mecralara akıyor müzisyenler duruma çoktan uyandı, bir avuç kadar kalmış muhafazakar dinleyici amcalar henüz 70'lerden bu tarafa ışınlanamamış durumdalar maalesef. ;D
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Mart 16, 2009, 12:36:34 ÖÖ
U2'nun son albümü beni çok sardı bu aralar. Fazla bayıldığım bir grup değildir ama büyük ( Efsane) grup olduklarının hakkını teslim etmem gerek ve son albümleriyle büyük iş çıkarmışlar gerçekten. Tabii bunda prodüktör-müzisyen deha isim Brian eno'nun payı büyük.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Nisan 05, 2009, 02:24:00 ÖS
2008 yılında alternatif mecrada oldukça popüler oldular adlarından söz ettirdiler ve aldıkları tüm övgüleri sonuna kadar hakettiler bence. Bahsettiğim grup The Last shadow Of Puppets, geçtiğimiz senenin en iyi albümlerinden birine imza atmış elemanlar, hele o arka plandaki yaylılar yokmu, beni daha ilk dinleyişte tavlamaya yetti de arttı bile.


Bu mesajin gözümden kacmis bay.c. Yanilmiyorsam Arctic Monkeys elemanlarindan birinin yan projesiydi bahsettigin The Last Shadow of Puppets. Ne kadar dinlemediysem de ciktigi zaman isminden cok söz ettirdigini biliyorum bu grubun. Arctic Monkeys grubu bana hitap etmiyor ama müzigi irdelendiginde kesinlikle bos bir grup olmadigi görülüyor, bu yüzden saygiyi hakediyorlar bence. Ayrica ilk albümle alternatif dünyasina bomba gibi düsüp ikinci albümle zirvede tutunabiliyorsa ve en az Arctic Monkeys kadar ilgi ceken bir de yan proje grup olusturulabiliyorsa ortada tartisilacak birsey yok demektir.

Jeniferever uzun bir aradan sonra ikinci albümleri Spring Tides'i yayinladi bu arada. Daha tam odaklanarak dinleyemedim ama genelde iyi bir albüm diyebilirim sanirim. Choose a Bright Morning albümüyle beni can evimden vurmuslardi.

Gregor Samsa, uzun zamandir hakkinda yazmak istedigim bir gruptu. Franz Kafka'nin Dönüsüm adli hikayesini okuyan, hikayenin baskahramani Gregor Samsa'nin bir sabah uyandiginda dev bir böcege dönüstügünü hatirlayacaktir. Iste ben de ne zaman Gregor Samsa dinlesem kendimi bir böcege - bir uc uc böcegine dönüstügümü hayal ediyorum. Huzur ve hayat vericidir Gregor Samsa. Kalbinizin catlayip kurumus kabugu dökülür, altindan taze, pembe, bebek teni gibi yumusacik bir doku ortaya cikar gibidir. Belki de omuzlarinizda iki kücük kanat coktan cikmis, cennetin yolunu tutmussunuzdur. Göklerde yolunuza eslik eden melekler her yaninizdadirlar ve kulaginiza ninniler fisildarlar. Hic bu kadar huzurlu hissetmemissinizdir kendinizi. Yolun sonunda Sirat Köprüsü'nü nasil gececegim telasiniz bile yoktur cünkü siz hic olmadiginiz kadar hafifsinizdir ve kalbinizde kötülük icin oyulmus kücücük bir oyuktan bile yoksunsunuzdur. Yalnizlik melankoliklerin en yakin dostudur. Cennetin kuytu bir sokagini mutlaka mesken edineceksinizdir. Bir zamanlar haksizca elinizden alinmis askin, bir gece acik pencereden iceri giren hirsizlarca kalbinizin salonundan sökülüp calinmis duygularinizin acisi, mutlulugun anavataninda bile hislerinize baskin cikacaktir. Sükunet dolu sonsuzluk ne kadar da korkutucuymus. Ve yine bir sabah tedirgin düslerden uyanan Gregor Samsa, devceleyin bir böcege dönüsmüs buldur kendini.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Nisan 06, 2009, 01:36:51 ÖÖ
Hakan bu sefer son yazında bahsettiğin gruplarla ilgili yorumda bulunmayacağım, çünkü oldukça etkileyici üslubuna takıldım. Grubu şiir gibi cümlelerle tanımlamış kelimenin tam anlamıyla döktürmüşsün. Bu yazılarını sitedeki albüm tanıtımları bölümünde görmek temennisiyle.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Nisan 12, 2009, 01:51:54 ÖÖ
Evet, müziğe dönelim...Pet Shop Boys'un son albümü Yes'i çok beğendim, synth-pop'un kralları kendilerine yakışan kalitede oldukça başarılı bir albüm yapmışlar. Gelelim elektronik müziğin son dönemde en fazla tuttuğum gruplarından biri olan Norveçli Röyksopp'a. Roll dergisinde okuduğum kısa söyleşilerinde 'Junior' isimli son albümlerindeki 'Röyskopp Forever' şarkısında 70'lerin Vangelis, Tangerine Dream, Pink Floyd ve King Crimson gibi ustalarına selam ettiklerini söyleyen topluluk, bu son albümünde yine döktürmüş.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: enchant on Nisan 12, 2009, 03:32:33 ÖS
güzel gruplar konuşulmuş burada gregor samsa v.b. gibi...
röyksopp'un son albümünü bende çok beğendim. sanırım bir süre sonra bir albüm daha çıkaracaklarmış. synth pop tarzında da bugünlerde iyi albümler çıkıyor. pet shop boys'un behaviour albümünü takılmaya başlamıştım ki son albüm "yes" aniden çıkıverdi, o da gayet iyi bir albüm.
synth-pop tarzında birde eski dönemlerden paradise lost var. "host" albümünü şiddetle tavsiye ederim. grup bu albüm dışında heavy metal, gothic metal, doom tarzlarında müzik yapıyor ama "host" gerçektende depeche mode kırması gibi.
eski synth pop nave wave grubu simple minds'da yeni albüm çıkaracaklardan. ismi de graffiti soul olacak. simple minds'ın da black & white, cry gibi son dönem albümlerini de tavsiye ederim. :)
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Nisan 13, 2009, 12:58:59 ÖÖ
Konu konuyu açar demişler; Simple Minds ile aynı sularda yüzen Avustralyalı bir topluluk daha vardı Midnight Oil. U2 ile birlikte aynı kulvarlardan ilerlemişler, U2 aralarından sıyrılıp efsane grup ünvanını bileğinin hakkıyla elde ederken bu iki grup biraz daha geri planda kalmışlardı. Bu durum ikisininde gayet sağlam topluluklar olduğu ve bir dönemin ruhunu temsil ettikleri gerçeğini gölgelemez tabiiki.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Nisan 21, 2009, 02:17:58 ÖS
Doves, müzik yaşamına atıldıkları andan itibaren dikkatimi çeken, müziklerine daima güvendiğim ve bu güvenimi asla boşa çıkarmayan topluluklar arasında yer alıyor. Yakın zamanda çıkardıkları 'Kingdom Of Rust' albümleri ve özellikle albümle aynı ismi taşıyan şarkılarında grubun yaratıcılığı tavan noktasına vurmuş durumda . Son zamanlarda bu kadar mükemmel, halet-i ruhiyetimi hoş bir melankolik sadayla allak bullak eden bir şarkıya rastlamadım desem yeridir. Yaklaşık üç dakikalık şarkıda, yarım saat teknik kapasite mastürbasyonu yapıp hiç bir şey ifade etmeyen grupların yaptığı prog-egosal şarkıların kat kat fazlasını hissettirmek. Az, derin ve öz... Makbul müzisyenlik dedikleri bu olsa gerek.
Title: Re: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Temmuz 05, 2009, 01:17:15 ÖÖ
Archive grubu ve onların arşivlik albümlerine son zamanlarda bir yenisi  eklendi. 'Controlling Crowds' isimli albüm tıpkı bir önceki Lights ve daha öncekiler gibi oldukça başarılı bir çalışma. Hem Progseverlerin hemde, elektronika- trip hop bağımlısı alternative mecradakilerin gönlünü çalmayı başarmış bu ilginç ve özgün grubu takibe almanızda büyük fayda var derim nacizane.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: megamefta on Temmuz 17, 2009, 02:48:53 ÖS
dave matthews band'ın yeni albümü piyasaya çıktı kaliteli pop dinlemek isteyenler için iyi bir tercih olacaktır :) dave matthews'ı ilk nokia reklamındaki space between şarkısıyla tanımıştım ondan sonra da pek takip etmedim ama amerikalıların bu adamı neden bu kadar sevdiğine anlam verememiştim taa ki albümü dinleyinceye kadar..

(http://i212.photobucket.com/albums/cc283/Willempie46/61KDI8-.jpg)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Temmuz 20, 2009, 03:04:12 ÖÖ
Son iki haftadir bagimlisi oldugum bir grup ve onun son albümü Junior. Sayfalari karistirdigimda, daha önce burada  bay.c ve enchant tarafindan kaleme alinmis Norvecli elektronik müzik grubu Röyksopp. Bu albüm bence elektronik müzigin en iyi örneklerinden biri olarak gösterebilecegimiz, yer yer New Wave, Trip-Hop ve Ambient tarzini barindiran nadir albümlerden biridir.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ağustos 15, 2009, 12:44:49 ÖÖ
İlk göz ağrım A-ha'nın son albümü, 'Foot of the Mountain', kendi çapında oldukça sevimli az ama öz muhteviyatta bir albüm olmuş. Bir nevi geri dönüş albümü tınlayan albümde 80'ler havasını koklamak mümkün. Bu albümü dinlerken çoktan 12-13'lü yaşlardaki ilk gençlik dönemime, yani Modern Talking ( evet itiraf ediyorum bu iğrenç grubu bende  dinlerdim ::)), Duran Duran, Spandau Ballet, Michael Jackson, Madonna ve Wham dinlediğim günlere döndüm bile ;D.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ağustos 20, 2009, 03:51:57 ÖÖ
Bir zamanlar beni benden alan gruplari tekrar dinlemeye basladim su günlerde. Parlak olmayan okul dönemim, sonradan basima is acacak ask-mesk hayatim, sigaraya bu kadar bagimli olabilecegime asla inanamayacagim o güzel günler, ayagimi bir daha kesemeyecegim gece klüplerine ilk defalar girmenin verdigi heyecan.... Gecenin bu saatinde fena nostaji oldu. O günler dinlerken ne kadar keyif aldiysam, ayni keyfi simdi de fazlasiyla alabiliyorum. Yasasin Alternatif Genclik...  :)

The White Stripes, The Strokes, Garbage, NIN, Placebo, A Perfect Circle, Tiamat, Metric, Radiohead, PJ Harvey, Muse, Sonic Youth, Interpol.....
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: megamefta on Ağustos 29, 2009, 06:18:55 ÖS
90ların en büyük gruplarından oasis dağıldı. Noel kardeşi Liam'a daha fazla dayanamayınca gruptan ayrılmıştı. Şimdi tamamen dağılmışlar..
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ağustos 30, 2009, 02:35:15 ÖÖ
90ların en büyük gruplarından oasis dağıldı. Noel kardeşi Liam'a daha fazla dayanamayınca gruptan ayrılmıştı. Şimdi tamamen dağılmışlar..
İsabet olmuş, artık doğru düzgün albümler üretemiyorlardı zaten.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ağustos 30, 2009, 03:30:43 ÖÖ
90ların en büyük gruplarından oasis dağıldı. Noel kardeşi Liam'a daha fazla dayanamayınca gruptan ayrılmıştı. Şimdi tamamen dağılmışlar..


Kesinlikle tahammül edemedigim bir gruptu Oasis, hatta o antipatik grup üyelerine karsi nefret bile duyuyordum. Sonuc olarak grup dagildi, nefret devam ediyor. Darisi U2 ve Coldplay'in basina diyelim.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: megamefta on Ağustos 30, 2009, 05:16:27 ÖÖ
coldplay'i oasis ve u2 ile karşılaştırmam bile. coldplay britanyanın gelmiş geçmiş en kötü müzik grubu. ama oasis iyidir, eskiden ben de önyargılıydım adamlara karşı, dinledikçe sevdiğim bir grup oldu. b-side ları hele enfestir, suede gibi bir b-side bolluğu var adamlarda.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ağustos 31, 2009, 12:28:57 ÖÖ
Oasis iyidir be Hakan. Standart zevk renk, kişisel nefret durumları söylenecek pek bir şey yok ama ben severim bu adamları hatta buram buram ukalalık ve cahil cesareti ile bezenmiş olsada İngiliz işçi sınıfı mizahının en canlı örnekleriyle dolu röportajlarını müziklerinden daha fazla tutarım ;D. U2 fena değildir en azından sağlam 10 parçası çıkar ama bono'nun samimiyetsizlik ve şov kokan şaklabanlıklarına katlanmak zor mesele orası ayrı...Coldplay'e gelirsek...Neyse en iyisi hiç gelmeyelim Coldplay'e ;D...Yok biraz gelelim... ilk albümden hafiften Jef Buckley apartması Shever parçaları iyidir bunların gerisini sormayın gayri... ;D.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: enchant on Ağustos 31, 2009, 03:42:08 ÖS
oasis'e bende tahammül edemiyorum ama U2 ve coldplay için aynı şeyleri düşünmüyorum. U2 iyi bir grup. eski albümleri göz önüne alınırsa bayağı iyi işler ortaya çıkarmıştır. coldplay içinde aynı şeyleri düşünüyorum. ben bazı şarkılarını çok severim en azından işlerini ciddiyetle yapıyorlar, o popidik gruplardan değiller. britanya için çok daha kötü gruplar var ama eğer coldplay için söylüyorsanız sizin için ingiliz grupları vahim durumdadır. :D
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Eylül 01, 2009, 03:57:07 ÖÖ
Dinleyici profilini ve sağdan soldan apartma müziklerini göz önüne aldığımızda en azından zihniyet olarak popidik tanımını en fazla hakeden gruplardan biri Coldplay olmasın bu arada aman dikkat... ;D
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Eylül 10, 2009, 11:34:32 ÖS
Son dönemin önemli topluluklarından Arctic Monkeys'in yeni albümü ' Humbug' yakın zamanda piyasaya çıktı. Bu kadar genç yaşta bu kadar iyi müzik yapmak, her yeni albümde üstüne bir şeyler koymak her babayiğidin harcı değil. Sonuç olarak bu gençler bir arada kalmayı başarırlarsa ilerleyen yıllarda Rock müziğin efsane grup adaylarından biri olarak gözüküyor.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Eylül 13, 2009, 03:52:54 ÖS
Benim Oasis, U2, Coldplay nefretim aslinda tamamen kisisel sebeplerden ileri geliyor. Radyolarda calinmasalar bu gruplarin nasil müzik yaptiklarini bilmeyecegim bile. O yüzden müzikleri hakkinda bir yorum yapamam. Önyargilarimi kiramiyorum bu gruplara karsi. Dergilerde yüzlerini görmemek icin sayfa atlarken söyledikleri sarkilari nasil dinleyebilirim ki...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ekim 17, 2009, 11:34:04 ÖS
Bu aralar Maps, Kins Of Convience ve Air'in son albümleri çıktı bu albümler için kısa cümlelerle...

Maps-Son albüm, İlk albümleri kadar başarılı değil.
Kings Of Convience-Her zamanki gibi mırıldanıp tıngırdıyorlar ( Zaten bu adamların olayı da bu değilmi diyenlere itirazım olmaz)
Air-Son albüm çok sarmadı açıkcası...

şeklinde yorumlar yapabiilirim....
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ekim 24, 2009, 12:19:09 ÖÖ
Bu aralar Maps, Kins Of Convience ve Air'in son albümleri çıktı bu albümler için kısa cümlelerle...

Maps-Son albüm, İlk albümleri kadar başarılı değil.
Kings Of Convience-Her zamanki gibi mırıldanıp tıngırdıyorlar ( Zaten bu adamların olayı da bu değilmi diyenlere itirazım olmaz)
Air-Son albüm çok sarmadı açıkcası...

şeklinde yorumlar yapabiilirim....




Maps; Ilk albümlerini de pek tuttugumu söyleyemeyecegim kendi adima.
Kings Of Convience; agizlariyla kus tutsalar isinamayacagim bir grup. Dinleyenlerine saygi duyarim, o ayri...
Air; Uzun süredir ihmal ettim bu grubu. Talkie Walkie albümünü günler boyunca dinledigimi hatirlarim.

Bu ay icinde cikan iki yeni albümü de ben sunayim o halde. Her ikisini de cok begendim bu albümlerin ve ciktiklarindan itibaren sürekli dinlemekteyim.
Bunlardan biri Piano Magic'in Ovation isimli albümü... Grup bence en olgun ve en oturakli albümünü yapmis diyebilirim. Iki parcanin vokalini Dead Can Dance'den tanidigimiz Brendan Perry üstlenmis. Bu parcalar dahil albümün genel havasi Dead Can Dance'in ilk dönemini cagiristiriyor. 80'li yillarda Cocteau Twins ve Dead Can Dance'in sirtladigi ipi günümüzde Piano Magic basariyla cekiyor.
Diger albüm ise Post-Punk'in günümüzdeki bence en basarili temsilcilerinden Editors'ün In This Light And On This Evening isimli ücüncü stüdyo albümü. Grup bu albümünde gözle görülür, elle tutulur derecede müzikal gelisim göstermis, elektronik müzige dadanmis, synthesizer nimetinden bolca faydalanmis, önceki albümlerinden alistigimiz lirik ve enerjiden zerre kaybetmeden ortaya harika bir albüm cikarmislar. Grup böylece en iyi ve en zengin albümünü yayimladi bana göre. Yere göge sigdiramayacagim bu grubu...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ekim 24, 2009, 01:56:38 ÖÖ





Bu ay icinde cikan iki yeni albümü de ben sunayim o halde. Her ikisini de cok begendim bu albümlerin ve ciktiklarindan itibaren sürekli dinlemekteyim.
Bunlardan biri Piano Magic'in Ovation isimli albümü... Grup bence en olgun ve en oturakli albümünü yapmis diyebilirim. Iki parcanin vokalini Dead Can Dance'den tanidigimiz Brendan Perry üstlenmis. Bu parcalar dahil albümün genel havasi Dead Can Dance'in ilk dönemini cagiristiriyor. 80'li yillarda Cocteau Twins ve Dead Can Dance'in sirtladigi ipi günümüzde Piano Magic basariyla cekiyor.

Sevgili Hakan, buluştuğumuz zaman da konuştuğumuz gibi, Cocteau Twins'in ilk albümü Garlands, grubun diskografisi içinde en ayrıksı albüm olarak ön plana çıkmıştı. Vokallerden, albümün genel sounduna kadar sinmiş uzak, yabancılaşmış ve karanlık hava Rock tarihinin en ilginç debut albümlerinden birini çıkarmıştı ortaya, ha keza Dead Can Dance'in ilk albümüde hemen hemen aynı özellikleri taşıyan kasvetli atmosferin yanında tedirgin edici ve gerilimli ruh katmanlarını buram buram hissettiren arıza ötesi bir albümdü. Kısacası, Refaransı bu iki grup ve albüm olan Piano Magic'e benim gibi karanlık ve arıza şeylerden hoşlanan bir adamın kayıtsız kalması düşünülemez değilmi? .  ;)

Unutmadan, en azından benim adıma üzücü bir haberle yazıma son vereyim. İlk gençlik takıntılarımdan, A-ha'da dağılmaya karar vermiş . Onlarla beraber geçmişimin bir parçası da dağıldı sanki...  :-[ ( Çok duygusal bir sonmu girdim yoksa ?  ;D).
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Ekim 24, 2009, 04:37:21 ÖS
Bence de senin gibi karanlik ve ariza seylerden hoslanan adamlarin kayitsiz kalmamasi gerek Piano Magic'e. En azindan su son albüme bir göz at derim. Sana öneride bulunmak haddime degildir belki ama Piano Magic'i begenirsen, The Troubled Sleep Of Piano Magic, Artists' Rifles, Part Monster albümlerini de dinlemelisin. Bu arada 4-5 saatlik sohbetimizde icimi hicbir müzigin, hicbir albümün karartamayacagi kadar kararttin ya, sana bu albümler kahve yaninda bir dilim üzümlü kek gibi gelir... :D

A-ha'nin dagiliyor olmasi hayranlarini cok üzücektir sanirim.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Ekim 24, 2009, 10:34:44 ÖS
Bence de senin gibi karanlik ve ariza seylerden hoslanan adamlarin kayitsiz kalmamasi gerek Piano Magic'e. En azindan su son albüme bir göz at derim. Sana öneride bulunmak haddime degildir belki ama Piano Magic'i begenirsen, The Troubled Sleep Of Piano Magic, Artists' Rifles, Part Monster albümlerini de dinlemelisin. Bu arada 4-5 saatlik sohbetimizde icimi hicbir müzigin, hicbir albümün karartamayacagi kadar kararttin ya, sana bu albümler kahve yaninda bir dilim üzümlü kek gibi gelir... :D

A-ha'nin dagiliyor olmasi hayranlarini cok üzücektir sanirim.
Kaytıtsız kalmadım ve albümü hemen dinledim zaten ;). Senin de söylediğin gibi büyük ölçüde Dead Can Dance'in ilk albümü havalarında oldukça başarılı bir kayıt. Bu vesileyle, asıl hedefi tam on ikiden vuran önerilerine uymamak haddime düşmediği için sözünü ettiğin diğer albümleride hemen listeye ekliyorum :). Zamanında Roger Waters için bir müzik yazarı tarafından yapılmış ' Bir at sineğini bile bunalıma sokabilecek kapasitede insan' tanımlamasını benim içinde yapmak gerek sanırım. Bu yüzden senede bir kez görüşmemiz senin adına daha hayırlı olacak gibi ;D Ben zaten kararmışım bir de seni karartmayalım iyice ;D. Birde bu günkü bazı entrylerinizde ilk başlarda kim olduğunuzu çıkaramadım duruma sonradan uyandım. Neden herkes nickini değiştirmiş, bilmediğimiz durumlarmı var yoksa? :D
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: megamefta on Kasım 05, 2009, 04:25:51 ÖÖ
The Smiths ile ilgili kapsamlı bir yazı yazdım. Umarım beğenirsiniz http://www.tramvayduragi.com/?p=775.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Kasım 05, 2009, 01:41:18 ÖS
The Smiths ile ilgili kapsamlı bir yazı yazdım. Umarım beğenirsiniz http://www.tramvayduragi.com/?p=775.
Güzel bir inceleme emeğine sağlık, orada yorum yapan elemanın da dediği gibi şimdi bir Morrisey tanıtım yazısı bekliyoruz senden... ;)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: hakan_el on Kasım 22, 2009, 09:26:21 ÖS
The Smiths ile ilgili kapsamlı bir yazı yazdım. Umarım beğenirsiniz http://www.tramvayduragi.com/?p=775.

Ellerine saglik sevgili megamefta. Gecenlerde okumustum yazini. The Smiths hakkinda cok genis kapsamli bir yazi olmus. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Aralık 05, 2009, 03:40:20 ÖÖ
Flaming Lips üyeleri,  son albümleri Embryonic'de ucu krautrock'a dokunacak oranda uçarak kariyerlerinin belkide en zor nüfuz edilecek, en deneysel albümlerinden birine imza atmış. Genel olarak severim ben bu çatlak adamları son albümlerini de anlayabildiğim oranda seveceğim sanırım ;D.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Aralık 05, 2009, 05:48:53 ÖS
The Flaming Lips'in gecen yilin sonlarinda yayimladigi Chrismas On Mars filmi de cok deneysel ve ucuktur.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Aralık 10, 2009, 02:01:27 ÖS
Daha önce Post -Rock türünü kısmen sevdiğimi ama bu tarzda müzik icra eden grupların hepsi sanki aynı soundu icra ediyormuş gibi dinleyen bünyede (en azından benimkinde) tekdüzelik hissiyatı yarattığından dem vurmuştum. Bu tekdüzelik zincirini bir ölçüde kıran Mono'nun yakın zamanlarda çıkan 'Hymn To Immortal Wind' oldukça başarılı bir çalışma olmuş gerçekten, bu türü sevenlere tavsiye ederim.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Aralık 10, 2009, 03:49:10 ÖS
Mono'yu ilk olarak Great Expectations filminin sonunda calan Life in Mono adli parca ile kesfettim. Sonra hemen albüm arayislarina giristim ve bu parcanin Formica Blues albümde yer aldigini ögrendim. Formica Blues, elektronik müzik cikisli, oldukca Trip-Hop bir albümdü. (Sonradan bu albümdeki bayan vokalin zamaninda Robin Guthrie ile Violet Indiana adli projede de vokallik yapan Siobhan De Maré'in oldugunu ögrenecektim.)
Formica Blues'dan sonra Mono'nun diger albümlerini de yavas yavas edinmeye, dinlemeye basladim. One Step More and You Die, Under The Pipal Tree, Walking Clouds and Deep Red Sky ve You Are There...

Ama dogru gitmeyen birseyler vardi. Formica Blues ile diger albümler arasinda cok büyük fark vardi. Formica Blues dedigim gibi cok elektronik ve parcalar vokalliydi. Diger albümlerse tamamen enstrümental, bastan sona gitar melodileriyle bezenmis, orkestral destekli oldukca melankolik ve cok uzun parcalardan olusuyordu. (Sonradan buna Post-Rock deniyor oldugunu ögrenecektim.) Ben Mono'nun bu albümlerini daha cok begenmistim.

Bir zaman sonra Formica Blues'un Mono'suyla benim Mono'mun ayni Monolar olmadigini ögrendim. Biri Ingiltere'den, biri Japonya'dan iki grup sonradan kesfettigim kadariyla benim gibi kac kisiyi dumura ugratmis.

Bildigim kadariyla Hymn To The Immortal Wind albümünün prodüktörü olan Steve Albini ayni zamanda Nirvana ve PJ Harvey gibi isimlerle de calismis.

En begendigim albümleri You Are There'dir.

Bu arada 2009'un en iyi albümlerini artik yavas yavas listelesek diyorum. :)


Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Aralık 10, 2009, 10:42:05 ÖS
Kişisel 2009 yılı listeleri için bu ayın son haftasını bekliyordum, özellikle Progressive Rock 2009 albümleri ile ilgili ayrı bir başlık açıp, kısa bir değerlendirme yazısı sonrası kişisel listemi yazıp, dostlarımızın liste ve fikirlerini paylaşmayı düşünüyorum. Alternative tarz ile ilgili olarak da, bu daha çok senin alanın olduğu için topu öncelikle sana bırakmayı düşünüyorum Hakan, ardından ben ve diğer dostlar sana yetişecektir tabiiki. ;).
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Aralık 16, 2009, 12:24:01 ÖÖ
Ben liste hazirliklarina simdiden basliyorum. Genis bir liste olacak sanirim ve bir-iki güne kadar burada sizinle paylasmak istiyorum. Liste biraz daha Indie ve elektronik müzige dönük diyebilirim cünkü Alternative mecrada bu yil tam bir sessizlik hakimdi. Yilin en iyi albümleri, en iyi parcalari, en iyi cikis yapani, (maalesef) hayalkirikligi yaratanlari, yilin grubu/sanatcisi vs. MTV Müzik Ödülleri gibi oldu ama bir cok dalda genis bir liste. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Aralık 16, 2009, 06:35:29 ÖS
Özellikle yurdumuzda, ve Avrupanın bir çok yerinde hemen her şey Çin çakması olabilir ama bu elemanların müziği isimlerindeki gibi Çin çakması değil orjinal ve sağlam bir sound :). 'Everyting Is Made In China'...Bu gruba dikkat.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Ocak 02, 2010, 02:27:32 ÖÖ
En son bir-iki gün sonra cikaracagim listeyi paylasacagimi söylemistim. Aradan ne kadar zaman gecti bilmiyorum, saymadim cünkü. Bildigim tek sey 2009'un lanetli koca bir yil oldugudur. Giderken benden cok sey aldi da öyle gitti 2009. Yeni yil icin mutluluk ve saglik mi? Güldürmeyin beni... En iyisi hep beraber isimize bakalim ve gönülden baglandigimiz müzikle devam edelim...


Post-Punk'in günümüzdeki basarili temsilcilerinden Editors, bu yil icinde cikardigi 3. albümleri In This Light And On This Evening ile sound'unda degisime gitmeyi tercih etmis, revacta olan elektronik müzige ayak uydurmaya karar vermis. Bu yüzden grup olumlu elestiriler aldigi kadar olumsuz elestirilere de maruz kaldi. Bir yanda yakalanmis basarilari tekrar tekrar yineleyip meyvelerini yemek varken neden elini tasin altina koyup risk alasin ki? Bunun bir tek nedeni büyük insanlarin, büyük takimlarin, büyük gruplarin kendilerine olan öz güvenleridir diye düsünüyorum. Kolay alinacak bir risk degil cünkü bu. Bilincsizce yapildigi sürece isleri eline yüzüne bulastirmanin olasiligi kacinilmazdir. Bu noktada büyük grup olan Editors'ün üyeleri ciddi ve bilincli bir bicimde icra ettikleri bu albümde, girdikleri yükün altindan kalkmayi basardiklarinin bir kanitidir. In This Light And On This Evening, grubun en iyi albümüdür bence ve grubun gelecegi icin yeni ufuklar acildiginin bir göstergesidir. 


The Knife'in olmazsa olmazi, Röyksopp'un bu yilki flas albümü Junior'da This Must Be It ve Tricky, Tricky parcalarina yaptigi volallerle tüm dikkatleri üzerine ceken Karin Dreijer-Andersson, Fever Ray isimli solo calismasinin ilk meyvesi olan 'Fever Ray' albümü 2009 yilina damgasini vurdu. Albüme hakim olan elektronik yapinin üstü Karin'in ilginc yorumu, yer yer rüya aleminden gelen korolar, donuk tonlarda geri vokaller, synthesizer dokunuslariyla süslenmis ve ortaya hem cok karanlik, hem de cok eglenceli bir calisma cikmis. Dinledigim en iyi albümlerden biri oldugu kesin. Bir Kid A ya da bir The Eraser ayarinda, tamamen cigir acan bir calismadir Fever Ray. Nasil deniyordu, Art-Rock mu? Ben buna sadece Art diyorum.


Elektronik müzik bu yila damgasini vurduysa bunda önemli rol oynayanlarin Soguklar Diyari'ndan, Iskandinav ülkelerinden oldugu gözardi edilemez. Elektronik müzigin günümüzdeki en iyi temsilcilerinden olan Norvec cikisli Röyksopp, Junior albümüyle listeleri alt-üst etti, bizleri mest etti. Kimileri müzigin sadece enstrümanlarla icra edildigini savunur, bilgisayarlarla, elektronik cihazlarla yapilanin müzik olmadigini düsünür, dolayisiyla bu islerle ugrasanlara müzisyen yerine teknisyen demeyi tercih ederler. Oysa bircok diger örnekle beraber Junior'in nasil üstün bir müzik anlayisiyla ortaya ciktigi, "El emegi, göz nuru" bir calisma oldugu bu tezi utandiracak kadar acik ve net. Tek bir saniyesinin bile bos olmadigi, incecik ayrintilara dahil ne kadar dikkat edildigi, vokallerden ritimlere, orkestrasyondan elektronik beatlere, bastan sona kült bir albüm kesinlikle.


Cilgin sahne performansi, kiyafetleri ve gözlerine cektigi siyah kalemlerle kendine has tarzi ve üslubu olan, Sneaker Pimps'in kurucu üyelerinden Chris Corner, IAMX adli solo projesiyle bu yil 3. stüdyo albümü Kingdom Of Welcome Addiction'i yayimladi. 80'lere duyulan özlemle günümüzün müzigini yapmanin en iyi örneklerinden birini bu albüm ile dinleyicilerine sunuyor sevgili Chris. Frou Frou'dan tanidigimiz Imogen Heap ile düet yaptigi My Secret Friend parcasi albümde bir adim öne cikiyor. Her ne kadar "Agir Abi" rolünde olursaniz olun IAMX'in seksi ve cilgin sahne sovu karsisinda maymun gibi oradan oraya hoplayip ziplar, "I love you, I hate you!" diye avaziniz ciktigi kadar bagirir, ufak tefek olsaniz dahi ayaklar altinda ezilme pahasina seyirciyle korkusuzca 'Pogo' yaparsiniz. Benden uyarmasi...


"Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatim degisti." diye basliyor Orhan Pamuk Yeni Hayat romanina. Bu cok sevdigim cümleyi kendim icin uyarlamam gerekirse "Bir gün bir grup dinledim ve bütün hayatim degisti." diye olurdu sanirim. Gecen yila kadar haberdar olmadigim Piano Magic'i sevgili dostum Ozan (eger okuyorsan foruma katilip bir-iki sey yazmani cok isterim) grubun albümlerini bir cd'ye doldorup bana verene kadar hersey normal, gündelikti benim icin. Ben bu albümleri bir bir dinleyip grubu tanidikca yeni bir illete kapildigimi hissettim. Soguk kis geceleri sokaklarda, kulakliklarimi takmis Piano Magic'i dinleyerek yürüdügümü, üsütüp birkac günü yatakta gecirdigimi biliyorum. (Bunun hesabini sorarim sana Ozan :) ) Bu yil 10. stüdyo albümü Ovations'i yayimlayacaklarini aciklayan grup üyeleri, albümde yer alan parcalardan ikisinin vokallerini Dead Can Dance'in efsane ismi Brendan Perry'nin üstlenecegini de duyurdu ve böylece heyecanim ikiye katlanmis oldu. Hem Piano Magic, hem Brendan Perry. Ikisi bir arada! Iki ay kadar bir sürenin ardindan yayimlanan Ovations, beklentilere güzel bir yanit niteligindeydi.


Gecen yil gittigim bir konser vardi. IQ'nun headline olarak cikacagi konserde genc, dinamik ve catir catir calan genc bir grup sahnedeydi. Elektronik beat'ler, synth'ler havada ucusuyor, yer yerinden oynuyordu. Muazzam bir performansti anlayacaginiz. Genc yeteneklerin hakki verilmeli, hele sergiledikleri bu performansla. Gelin görün ki, "normali varken bu zibidiler niye" zihniyetinin doldurdugu bir mekanda sekilcilik bas gösterdi. Sekilciler icin bir grubun nasil caldigi degil, ne caldigi önemlidir. Sarki esnalarinda ulumalar, konusmalar, dalga gecmeler aldi basini gitti. Grup ciliz alkislar disinda sahneden sonunda defolup yerini IQ'ya birakacak diye adam gibi bir alkis alabildi. Sira IQ'ya geldiginde grup, vokalleri Peter Nicholls'dan yoksun sahneye cikinca oradaki kalabaliga "Oh olsun size inekler." dedim icimden. Bahsettigim konserdeki ön grup Pure Reason Revolution'di. Bu yil Amor Vincit Omnia ile müzikal yapisinda köklü degisiklikler yapan bu grup, ilk albümle yakaladiklari basariyi ikinci albümleriyle de pekistirerek yollarina emin adimlarla devam ediyorlar. Biraz Ahmet Hakan'in üslubu gibi olacak ama; genc bir grup bu kadar yaratici ve kulaklari disa kapaliysa, hele hele daha ikinci albümünde böyle bir risk alabilmisse, basarili da olmussa, o grup gelecegi parlak, ilerisi icin vaad eden bir gruptur.


Büyük gruplarin kendilerine olan güvenleri ve müzikal becerileriyle tüm riskleri göze alarak soundlarinda ciddi degisime gidebildiklerini konusmustuk. Bu öyle büyük bir risktir ki, yeni ufuklara acilmayi hayal ederken sahip oldugun dinleyici kitlesini de bir anda kaybedebilirsin. Dinleyici kötü olani cok cabuk algilar. 2005 yilinda cikardiklari And The Glass Handed Kites albümüyle Mew, o dönem beni cokca mesgul etmisti. Bu albüm alternative mecrada 'konsept albüm' tanimlamasina girecek ilk albümlerden biridir -hala- bana göre. Aradan gecen dört yillik süre icinde gruptan bir ses cikmadi. Yeni bir And The Glass Handed Kites ile dönmelerini diledigim ve özledigim bir gruptu Mew. Bu yil No More Stories Are Told Today Sorry... ile tekrar aramiza dönen Mew, cikista olan elektronik müzik sularina dalmayi tercih etmis. Editors ve Pure Reason Revolution gibi ellerini tasin altina koymuslar ama oradan geri alamamislar ellerini. Itiraf etmeliyim ki, albümü bastan sona dinlemis degilim. Albümün yapisi buna müsaade etmiyor nedense. Ne zaman dinlemek istesem, bir sans daha vermek istesem sira sira degistiriyorum parcalari ve her birini en fazla birer dakika dinleyebiliyorum. Belki sadece bana öyle geliyordur, bilemiyorum. Okudugum kadariyla cok olumlu elestiriler de almis No More Stories Are Told Today Sorry... Ama ben 'bence' diyorum ve bu yil bana hayal kirikligi yasatan grubun Mew oldugunu söylüyorum.


The Bedlam In Goliath ile cilginliktaki son noktaya varan The Mars Volta bu yil tam tersine oldukca sakin, hüzün dolu bir calismayla, Octahedron ile herkesi sasirtti. Omar Rodriguez-Lopez'in dedigi gibi "insanin 'Keyif' alarak dinleyecegi ilk The Mars Volta albümü" olmus Octahedron. Burada Keyif'ten kasti ütü yaparken veya raflari silerken arka planda calinabileceginden bahsetmis. Öyle de olmus. Daha gecen yila kadar matematik islemi gibi parcalar yapan grup, bu yil "Bizim akustik albümümüz böyle olur." diye giristikleri is sonucu ortaya harika bir calisma cikarmis. Bu kadar gel-git arasinda olan bu adamlarin ruhlarindan gercekten endise ediyorum.


Bu yilin en ilginc albümü Grizzly Bear'den geldi. Sunu söylemem gerekiyor ki, Veckatimest icine girilmesi cok zor olan bir albüm. En azindan benim icin böyle oldu. Bir yaratik düsünün ki karsiniza cikmis size bakiyor, burnunu yavas yavas size yaklastirip kokluyor, etrafinizda dönüyor ve koca disleriyle sizi isirip yemeye basliyor. Veckatimest de aynen böyle bir yaratik gibi kurbanina yaklasiyor. Fleet Foxes Veckatimest icin "en iyi 00 albümü" yorumunda bulunuyor.


Jeniferever, Spring Tides ile bu yil kalbime en yakin, ruhsal halime en uygun düsen grup oldu. Grup, önceki calismalarina göre daha karamsar bir hava icine girmis, Indie'nin durgun sularindan bir nebze olsun cikip daha isyankar ve daha serte kacan tonlar kullanmis. Günümüzde Joy Division'in karsiligi Editors ise The Cure'un karsiligi Jeniferever'dir bana göre.


Ilk 3


3. Ovations - Piano Magic
(http://backtomono.files.wordpress.com/2009/11/piano-magic-ovations1.jpg)

2. Junior - Röyksopp
(http://sundayoutfit.files.wordpress.com/2009/01/royksopp-junior.jpg)

1. 'Fever Ray' - Fever Ray
(http://theremoteview.files.wordpress.com/2009/02/fever-ray-cover_medium-360x360.jpg)


2009 EP'leri, Single'lari, ivir zivirlari...

Oceansize  Home And Minor Cok seviyorum bu grubu. 6 sarkilik bu mini albümle kendilerine olan sevgimi ikiye katladilar kesinlikle.

Massive Attack  Splitting The Atom Pek begenmedim acikcasi. Massive Attack her zaman cigir acan islere imza atmis olan bir grup. Bu kücük albüm bana pek vasat geldi. Grubun 2010'un Subat ayinda cikacak olan 5. stüdyo albümü Heligoland icin pek iyi sinyaller vermiyorlar. Günahlarini da almak istemiyorum ama...

Thom Yorke   Feeling Pulled Apart By Horses / The Hollow Earth Müzik anlayisima yön vermis adam, her zaman cok sevdim, seviyorum, sevecegim...

Elizabeth Fraser  Moses Acaba? Göklerin prensesi, cennetin melegi 2010'da bizlere sürpriz yapar da rengarek sesinin küllendirdigi buruk kalbimize sonunda bir albüm bahseder mi acaba?

Beach House  Norway Harika bir albüm yolda. Norway inanilmaz hos bir parca...



2009 cikisli, göz atilmasi gereken birkac önemli albüm daha;

Arms And Sleepers  Matador Albüm bastan sona büyük bir keyifle dinlenir, o da yetmez bir daha bastan almak istenir. Simone'a dikkat!

A Place To Bury Strangers  Exploding Head Enerjik, dinamik, bombastik, gürültü dolu, kirli kokulu, eglenceli, neseli, hirsli, sinirli... Ismindeki gibi patlatir kafayi, ondan korumali akli...

Mono  Hymn To The Immortal Wind Melankoli Imparatorlugu'nun son krali vahsete kaldigi yerden devam ediyor, acisi olan siginacak delik arar...

Do Make Say Think  Other Truths Bravo cocuklar, nihayet sevebildim sizi...

Archive  Controlling Crowds En iyi albümleri kesinlikle...

The Horrors  Primary Colours Sizi p.cler, yine yapmissiniz yapacaginizi...




Ingiltere cikisli The xx, XX adli debüt albümleriyle bu yilin en iyi cikis yapan grup ünvanini haznesine coktan yazmistir. Herbiri 90'larin basinda dogmus olan bu gencecik yeteneklerin ortaya koyduklari müzik, dinleyenleri hayretler icinde birakiyor. Grubun müziginde 80'lerin Post-Punk, New Wave havasi oldukca hakim. Bununla birlikte elektronik ve R'n'B (!!!) elementleri tuvale cok iyi yedirilmis. Ortaya cok hos, dinledikce daha cok dinlenesi bir calisma cikmis. "Yolunuz acik olsun cocuklar!"

(http://www.alternativmusik.de/images/thexx.jpg)


Yaklasik 30 yillik gecmisiyle dur durak bilmeyen, her zaman belirli bir cizgide durmus, basladigi gibi devam etmis olan bu efsane grubun önünde egiliyor, The Eternal ile isimlerinden söz etmeden gecemiyorum. Sonic Youth = Büyük Deha

(http://jason.midside.com/hero%20pics/sonic-youth.JPG)


Karin Dreijer-Andersson gerek Fever Ray projesiyle, gerek Röyksopp'in son albümüne yaptigi katkilarla 2009'un en basarili sanatcisidir bana göre. Bir yil icinde direkt zirveye yerlesen iki albümde de büyük pay sahibi olmak sikca görülen birsey degil. Karin de sikca rastlayamayacagimiz ender sanatcilardan biri...

(http://a.imagehost.org/0919/Karin_Dreijer_Andersson.jpg)



Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 02, 2010, 01:26:30 ÖS
Ne diyebilirim el emeği, göz nuru çok başarılı bir değelendirme yazısı olmuş emeklerine sağlık Hakan. Royksopp, Pure Reason Revelation, Piano Magic, Mono hakkındaki olumlu, Mew hakkındaki olumsuz görüşlerine harfiyen katıldığımı eklemek isterim son olarak.

Ek Not I: Doves'un 'Kingdom Of Rust' albümü de 2009 içerisinde en çok beğendiğim kayıtlardan biriydi. Bilen bilir Doves'un her zaman ayrı bir yeri olmuştur bende...

Ek Not II: Bir de Flaming Lips'den Embryonic, o da fena albüm değildi bak...

Ek Not III: Arctic Monkeys-Humbug...Yeri gelmişken yinelemekte fayda var bu çocuklarda çok iş var...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Ocak 07, 2010, 01:41:42 ÖÖ
Doves, benim de begendigim bir grup. Bir zamanlar tavsiyene uyup The Last Broadcast albümlerini almistim Gökhan. Britpop'u pek sevmesem de bu albümü cok sevmistim. Öyle Blur gibi degil, cok daha kaliteli bir müzik Doves'unki. King Crimson klasigi Moonchild'in kendilerine özgün coverlariyla progressive dinleyicilerinin de ilgisini cekmisler. Son albümü dinleme firsatim olmadi ama bir yere yaziyorum bu albümü.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 07, 2010, 01:51:19 ÖÖ
Doves, benim de begendigim bir grup. Bir zamanlar tavsiyene uyup The Last Broadcast albümlerini almistim Gökhan. Britpop'u pek sevmesem de bu albümü cok sevmistim. Öyle Blur gibi degil, cok daha kaliteli bir müzik Doves'unki. King Crimson klasigi Moonchild'in kendilerine özgün coverlariyla progressive dinleyicilerinin de ilgisini cekmisler. Son albümü dinleme firsatim olmadi ama bir yere yaziyorum bu albümü.
Ne yalan söyliyeyim, şu sıralarda miadı çoktan dolmuş Brit Pop akımını severim bu yüzden söyliyeceklerimden 'Brit Pop' tarzını küçümser bir anlam çıkarılmasını istemem yinede Brit Pop tanımının Doves'a bir iki gömlek küçük geleceğini rahatlıkla ifade edebilirim.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Ocak 07, 2010, 01:58:48 ÖÖ
Doves, benim de begendigim bir grup. Bir zamanlar tavsiyene uyup The Last Broadcast albümlerini almistim Gökhan. Britpop'u pek sevmesem de bu albümü cok sevmistim. Öyle Blur gibi degil, cok daha kaliteli bir müzik Doves'unki. King Crimson klasigi Moonchild'in kendilerine özgün coverlariyla progressive dinleyicilerinin de ilgisini cekmisler. Son albümü dinleme firsatim olmadi ama bir yere yaziyorum bu albümü.
Ne yalan söyliyeyim, şu sıralarda miadı çoktan dolmuş Brit Pop akımını severim bu yüzden söyliyeceklerimden 'Brit Pop' tarzını küçümser bir anlam çıkarılmasını istemem yinede Brit Pop tanımının Doves'a bir iki gömlek küçük geleceğini rahatlıkla ifade edebilirim.

Britpop denince aklima hemen Oasis, Blur gibi gruplar geliyor benim. Ama daha kapsamli arartirilinca Suede, Pulp gibi cok özel gruplari da bu janr'in icinde görebiliyoruz. Benim icin Suede ile Blur arasinda koca bir ucurum vardir. Ama bu etiketleme isini kim hangi kriterlere göre yapiyorsa 'Britpop' diye kaliyor iste. Doves'un da bir 'Britpop' grubu olmasa da öyle olmasini buna bagliyorum.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 07, 2010, 02:20:23 ÖÖ
Brit pop akımına dahil edilip kişisel kanaatimce son derece özgün bir sound yaratmayı başarmış bir grup daha vardı; Pulp...Kendileri sevip saygı duyduğum bir topluluk olarak alternatif mecradaki favorilerim arasındaki yerlerini korumuşlardır, özellikle Hi's 'n' Her's isimli albümleriyle.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Ocak 07, 2010, 02:28:47 ÖÖ
Pulp, Jarvis Cocker gibi bir dehayi bünyesinde barindirmis bir grup. Saygilarimiz sonsuzdur.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 11, 2010, 11:39:17 ÖS
Duruşumuz gereği 'A.B.D' ye karşı bir kaç istisna, kişi, grup ve edebi akım hariç negatif tavrımız vardır, hele hele kapitalizmin simgesi dolardan hiç hazzetmeyiz. Post Rock tarzında müzik icra eden 'The American Dollar' grubu 'Atlas' isimli oldukça başarılı albümüyle ilk defa Amerika'ya ve Dolara sempatiyle bakmamı sağladı. Gerçekten çok başarılı bir kayıt ortaya çıkarmış elemanlar, bir de şu kötü grup ismi seçimleri olmasa :).
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Mart 04, 2010, 01:27:39 ÖÖ
Duruşumuz gereği 'A.B.D' ye karşı bir kaç istisna, kişi, grup ve edebi akım hariç negatif tavrımız vardır, hele hele kapitalizmin simgesi dolardan hiç hazzetmeyiz. Post Rock tarzında müzik icra eden 'The American Dollar' grubu 'Atlas' isimli oldukça başarılı albümüyle ilk defa Amerika'ya ve Dolara sempatiyle bakmamı sağladı. Gerçekten çok başarılı bir kayıt ortaya çıkarmış elemanlar, bir de şu kötü grup ismi seçimleri olmasa :).


Yeni albümü dinlemedim ama bu grubun The Technicolour Sleep albümü benim icin Post-Rock kulvarinda ilk ona girer. Grubun ismi konusunda sana katiliyorum bay.c ama cok daha kötü örnekler de verilebilir. Mesela Deutsch-Amerikanische Freundschaft, (Alman-Amerikan Dostlugu?!) Neyi ifade ediyor bilmiyorum. Müzigi fena sayilmasa da isminden dolayi üstünü cizdigim bir gruptur ama.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 04, 2010, 01:35:46 ÖÖ
Bu aralar saklı efsanelerden Blonde Redhead'e yeniden sardırdım hakan. Bu elemanların 'Misery Is A Butterfly' albümleri tam bir başyapıt.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Mart 04, 2010, 01:53:16 ÖÖ
Blonde Redhead cok cok özeldir be Gökhan. Simdi söyledin de hemen bir acip dinleme ihtiyaci duydum kendimde. Ayrica ben de Mistery Is A Butterfly'in 23'den cok daha iyi bir albüm oldugunu düsünenlerdenim. Ne zaman farkettim bunu...senin tavsiyene uyduktan sonra. :)

Yeri gelmisken iki albüm vardir dinlerken hep sana minnettar kalirim;

1. Galaxie 500 - On Fire  (Tavsiyen olmasa bu gruba ulasmam cok zor olurdu heralde. On Fire benim basucu albümlerimden biridir.)

2. Ikincisi de yukaridaki özel grubun cok özel albümüdür. (Senin deyiminle Kelebek Etkisi :) )
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 04, 2010, 02:57:35 ÖÖ
Misery Is A Butterfly tamamiyle mükemmel bir albümdür ama albümde özellikle iki parça var ki, ne zaman dinlesem yerden yere vurur beni..

Messenger
Falling Man

Bu iki şarkı için yorum yerine felsefe alıntısı yapacağım, kelimelerin sınır noktasındayım çünkü...

''Üzerinde konuşulmayan konusunda susmalı.''...Ludwing Wittgenstein.


Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 21, 2010, 11:50:32 ÖS
Öyle aman aman ayılıp bayılıp, ısrarla takip ettiğim bir proje değildir ama ne zaman bir şeyler yapsalar bir şekilde ilgimi çekerler, Kimler mi? Gorillaz projesinde yer alan abiler. Son albümleri Plastic Beach'de fena olmamış hani, konuk listesi de göz kamaştırıcı, Rock'a alternatif boyuttan bakanlara tavsiye olunur.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Nisan 03, 2010, 05:22:30 ÖS
Indie camiasini yasa bogan bir intihar haberi geldi gecen ay. Duydugumda cok üzüldüm. Sparklehorse'un önderi Mark Linkous, 6 Mart'ta silahi kalbine nisan alarak ateslemis ve hayatina son vermis. 1996'da ilk intihar girisimi basarisiz olan Mark Linkous bu defa istedigine kavusmus anlasilan. Yeni albüm söylentileri vardi gecen yil. Yeni bir albüm beklerken bu ani ölümü ile sevenlerini cok sarsti kendisi.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Nisan 03, 2010, 09:56:50 ÖS
polis intihar notu falan bulamamış. kişilik problemleri yüzünden kendini öldürdüğü sanılıyor. kalbine silah dayamak ve o tetiği çekmek çok cesaret isteyen bir iş olmalı. kimbilir sorunları ne kadar güçlüydü ki gözü birşey görmedi. bu ölüm bana geçtiğimiz senelerde elliott smith'in ölümünü hatırlattı. o da kalbini bıçaklamıştı. diyecek pek birşey yok. hayatında ona yardım elini uzatabilecek birileri falan yok muydu acaba? yoksa herkes kendi dünyasında o kendi dünyasında yalnız mıydı? yalnız mı bırakıldı? bu kadar kolay mı kendini öldürmek? çok acı. büyük kayıp.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Nisan 04, 2010, 01:54:18 ÖÖ
Çok üzücü bir haber...Albert Camus'ün de belittiği gibi "çözülemeyen tek felsefi problem olan intahar" hakkında, yaşamına son verme iradesini gösteren bir kişi ile ilgili övücü ya da yerici bir beyanda bulunamıyorum. Bu olay yaşamayı tercih edenleri aşıyor sonuçta.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: roland on Nisan 06, 2010, 01:50:17 ÖÖ
kafabidünya
dinledim hakiki kafam bi dünya oldu ya la
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: megamefta on Mayıs 05, 2010, 12:19:00 ÖS
the bird and the bee'ye sardım şu sıralar. hani grup için baldan tatlı desem yerinde olacak. nasıl bir şey diye soracak olanlar için hall & oates coverları yaptıkları son albümlerinden shirley manson destekli maneater şarkısı için : http://www.youtube.com/watch?v=LzmM85wnM8k
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ekim 21, 2010, 02:10:05 ÖÖ
Uzun zamandır, bolca miktarda neo prog, new prog, crossover prog ( o da ne demekse artık... :)) tarzlarına sardırdığımdan alternatif mecrayı bir hayli boşladık. Malum hakan-el  progresif mevzulardan fazla hazzetmediğinden forumlardan uzaklaştığı, enchant'da pek yazmadığı  için bu başlık bir hayli çorak kaldı... Şöyle bir bakayım bu aralar neler olmuş bu alternatif sularda dediğimde Röyksopp, Arcade Fire, Blonde Redhead'in yeni albümleri ile karşılaştım ( ama henüz hiç birini dinleme fırsatı bulamadım... ;D) bunun yanında yeni tanıyıp dinlediğim The Fouls isimli bir grup arz-ı endam etmiş kendilerini pek bir sevdim, o funky baslar, o gitarlar, james-vari vokaller, 'bu elemanlarda gerçekten iş var dedim'...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Kasım 19, 2010, 12:46:36 ÖÖ
Kıvamında bir melankoli, kıvamında bir iyimserlik ve bol miktarda naiflik..."Belle and Sebastian" dendiğinde aklıma ilk gelen bunlar. Oldum olası sempatiyle baktığım bu grup yine pek sempatik olan "Write About Love" albümünü piyasaya sürerek aşk sarhoşu romantik bünyeleri şenlendirmiş durumda...  :D
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Kasım 19, 2010, 01:14:17 ÖS
geçtiğimiz sayfalarda bahsi geçti mi hatırlayamadım ama earth diye bir topluluğun 2008 yılı the bee made honey in the lion's skull albümü var böyle slow core, post rock taraflarında gezinen. bayağı da iyi müzik yapıyorlar. ama öyle hareketli bir müzik değil böyle ağır ve melankolik. 2009'da da bir sürü dergiden tam puan almışlardı.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Moog on Aralık 05, 2010, 05:54:59 ÖS
Bizim Ege sürekli bir Bant dergisi okuyucusu o vesile ile arada bende göz atıyorum. Fakat orada kritikleri yapılan gruplar ve türler bugüne radar kapsama alanıma hiç giremedi ve hiç bir şekilde bilgi sahibi de değilim. Bu arada dergi de bahsedilen bazı türler var ilk kez duydum ve merak ettim "İtalo disco", "witch house", "screwgaze", "cave crunk", "horror wave", "haunted house"....  gibi nedir bunlar bilgisi olan arkadaşlar aydınlatırsa çok sevinirim...   
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Aralık 05, 2010, 09:06:42 ÖS
evet, devamlı okuduğumuz bant dergisinde yer alan bazı gruplarda böyle müzik alt dalları görülebiliyor. aslında yazılan türler bunlardan sadece birkaçı. ve o kadar çok var ki bazen ne anlama geldiğini ve nasıl bu ismi almış merak edebiliyoruz. bahsettiğiniz türlerden italo disco aslında bir disco alt dalı. ve 1970'ler ve 80'lerde avrupanın bazı yerlerinde çokça tutulmuş türlerden birisi.
witch house bildiğim kadarıyla haunted house ile birlikte müzik türlere yeni katılmıştır. elektronik müzik ile alakalıdır. bir diğer tür ise progressive house'dur ve tahmin edersiniz bu da bayağı karmaşık ve kafayı iyice yoran bir müziktir. ama witch house ve haunted house'un ayrıldığı noktalar nedir o kadar detaylı bilmiyorum sadece elektronik/house müzik alt dalıdır. hatta ve hatta industrial müzik diye tabir edilen ve ucu hip-hop'a kadar da çıkabilen geniş bir yelpazedir.
cave crunk ise bildiğim kadarıyla amerika'nın arizona kentindeki cave crunk şehrinden çıkma bir tür ve genellikle elektronik müzik ile sentez yapmaya yarıyor. aslında türün ismi crunk.
screwgaze'de bir industrial müzik türüdür. hip-hop etkileri vardır ve drum machine'ler falan kullanılır. yapı olarak bu witch house, haunted house gibi altdallarla da ilgisi vardır.

daha böyle çok var shoegaze, drag (aslında yukarıda bahsettiğimiz türlerin ana kaynağı da budur.), noise, drone, horrorcore gibi altdallar mevcuttur. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Moog on Aralık 05, 2010, 09:22:33 ÖS
evet, devamlı okuduğumuz bant dergisinde yer alan bazı gruplarda böyle müzik alt dalları görülebiliyor. aslında yazılan türler bunlardan sadece birkaçı. ve o kadar çok var ki bazen ne anlama geldiğini ve nasıl bu ismi almış merak edebiliyoruz. bahsettiğiniz türlerden italo disco aslında bir disco alt dalı. ve 1970'ler ve 80'lerde avrupanın bazı yerlerinde çokça tutulmuş türlerden birisi.
witch house bildiğim kadarıyla haunted house ile birlikte müzik türlere yeni katılmıştır. elektronik müzik ile alakalıdır. bir diğer tür ise progressive house'dur ve tahmin edersiniz bu da bayağı karmaşık ve kafayı iyice yoran bir müziktir. ama witch house ve haunted house'un ayrıldığı noktalar nedir o kadar detaylı bilmiyorum sadece elektronik/house müzik alt dalıdır. hatta ve hatta industrial müzik diye tabir edilen ve ucu hip-hop'a kadar da çıkabilen geniş bir yelpazedir.
cave crunk ise bildiğim kadarıyla amerika'nın arizona kentindeki cave crunk şehrinden çıkma bir tür ve genellikle elektronik müzik ile sentez yapmaya yarıyor. aslında türün ismi crunk.
screwgaze'de bir industrial müzik türüdür. hip-hop etkileri vardır ve drum machine'ler falan kullanılır. yapı olarak bu witch house, haunted house gibi altdallarla da ilgisi vardır.

daha böyle çok var shoegaze, drag (aslında yukarıda bahsettiğimiz türlerin ana kaynağı da budur.), noise, drone, horrorcore gibi altdallar mevcuttur. :)
Teşekkürler Enchant, karışık bir konu galiba... Dinlemediğim için nasıl bir yorum yapacağımı bilemiyorum bu durumda ana akım Rock olmak kaydıyla bildiğimiz konulara devam...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Aralık 05, 2010, 09:30:13 ÖS
çok karışık bir konu. yani bir sample olayıyla veya değişik bir melodi açılımıyla tür değişime uğruyor. genelde disco, industrial ve house müzikte bu altdallar çok. en iyisi bunları gençlere bırakmak. ben de ucundan kıyısından dinlemiştim bir rus arkadaşım vardı ve hep bunları dinliyordu oradan biraz altyapım var yoksa hiç anlamam. :) biz dediğin gibi rock müzikten jazz'dan devam ...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 17, 2011, 02:34:27 ÖÖ
The Coral...Yıllar boyunca dipten ve derinden ama oldukça şık bir müzik icra etti ve bende onları gizliden takip ettim ve onlarda beni ve benim gibi takipçilerini mükemmel şarkılar içeren 2010 yapımı "Butterfly House" albümleri ile ödüllendirdi darısı bu müzikal ödülleri alamayanların başına... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 02, 2011, 02:13:52 ÖÖ
Özü itibari ile arıza-rahatsız kategorisinde bir grup olan The Flaming Lips kendi besteleri yanında Pop ya da Rock klasiklerini oldukça garip bir şekilde coverlamaları ile -bu garip sıfatının, kişiye göre iyi ya da kötü olduğu değişir-müzik dünyasının dikkatini çekmiştir. Sonuç olarak, arıza doğalarına yakışır bir şekilde coverladıkları Pink Floydun efsane kaydı "Dark Side Of The Moon" un son halini dinlediğinizde iyi ve kötü olmuş düşünceleri ötesinde "tuhaf.. bu gerçekten çok tuhaf olmuş..." deme ihtimaliniz kuvvetle muhtemel. Bana soracak olursanız tuhafın ötesinde tatlı-kaçık, özgün ve iyi bir cover olmuş diyebilirim...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Mart 26, 2011, 04:09:25 ÖS
Gecen yildan beri müzigi cok bosladim. Yeni cikan albümlerden haberim bile olmadi. Radiohead'in yeni albümünü bile dinlemis degilim. Üc-bes grupla koskoca bir yili gecirdim diyebilirim. 2010 karanlik bir yildi ve müzik yolunda Bauhaus, Rome ve Dead Can Dance bana eslik ettiler.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Mart 26, 2011, 04:38:15 ÖS
evet, devamlı okuduğumuz bant dergisinde yer alan bazı gruplarda böyle müzik alt dalları görülebiliyor. aslında yazılan türler bunlardan sadece birkaçı. ve o kadar çok var ki bazen ne anlama geldiğini ve nasıl bu ismi almış merak edebiliyoruz. bahsettiğiniz türlerden italo disco aslında bir disco alt dalı. ve 1970'ler ve 80'lerde avrupanın bazı yerlerinde çokça tutulmuş türlerden birisi.
witch house bildiğim kadarıyla haunted house ile birlikte müzik türlere yeni katılmıştır. elektronik müzik ile alakalıdır. bir diğer tür ise progressive house'dur ve tahmin edersiniz bu da bayağı karmaşık ve kafayı iyice yoran bir müziktir. ama witch house ve haunted house'un ayrıldığı noktalar nedir o kadar detaylı bilmiyorum sadece elektronik/house müzik alt dalıdır. hatta ve hatta industrial müzik diye tabir edilen ve ucu hip-hop'a kadar da çıkabilen geniş bir yelpazedir.
cave crunk ise bildiğim kadarıyla amerika'nın arizona kentindeki cave crunk şehrinden çıkma bir tür ve genellikle elektronik müzik ile sentez yapmaya yarıyor. aslında türün ismi crunk.
screwgaze'de bir industrial müzik türüdür. hip-hop etkileri vardır ve drum machine'ler falan kullanılır. yapı olarak bu witch house, haunted house gibi altdallarla da ilgisi vardır.

daha böyle çok var shoegaze, drag (aslında yukarıda bahsettiğimiz türlerin ana kaynağı da budur.), noise, drone, horrorcore gibi altdallar mevcuttur. :)

Bkz. Nihilist Suicide Pop

Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 27, 2011, 01:14:52 ÖÖ
Gecen yildan beri müzigi cok bosladim. Yeni cikan albümlerden haberim bile olmadi. Radiohead'in yeni albümünü bile dinlemis degilim. Üc-bes grupla koskoca bir yili gecirdim diyebilirim. 2010 karanlik bir yildi ve müzik yolunda Bauhaus, Rome ve Dead Can Dance bana eslik ettiler.
Müziği boşlamışsın ama buraları boşlama hakan-el. En azından hafızanda biriktirdiklerini konuşalım, eski forum muhabbetlerimizi özlemiyor değilim hani.. ;)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Mart 27, 2011, 07:39:34 ÖS
Sagol bayc, ben de oldukca özledim eski forum muhabbetlerimizi. Artik firsat buldukca buradayim. Müzigi bosladigimi söylemistim ama gecen yil cikan bir albüm vardi ki, bütün yazi gece gündüz o albümü dinleyerek gecirdim. Böyle mistik kokan, lokum gibi bir calisma. Hani dinlerken düsüncelerimden bogulup efkarlanir miyim yoksa düsüncelerim huzura mi erer, kestiremezsin. Sicak bir yatak yorgan gibidir. Bazen de sabahin körü bos bir sokakta yürürken tir tir titreten bir ayazdir. Cok yasasin Brendan Perry, Ark gibi büyük eserleri bizlerden esirgemesin.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 28, 2011, 01:42:36 ÖÖ
Sagol bayc, ben de oldukca özledim eski forum muhabbetlerimizi. Artik firsat buldukca buradayim. Müzigi bosladigimi söylemistim ama gecen yil cikan bir albüm vardi ki, bütün yazi gece gündüz o albümü dinleyerek gecirdim. Böyle mistik kokan, lokum gibi bir calisma. Hani dinlerken düsüncelerimden bogulup efkarlanir miyim yoksa düsüncelerim huzura mi erer, kestiremezsin. Sicak bir yatak yorgan gibidir. Bazen de sabahin körü bos bir sokakta yürürken tir tir titreten bir ayazdir. Cok yasasin Brendan Perry, Ark gibi büyük eserleri bizlerden esirgemesin.
Bu güzel yorumlardan sonra bize düşen en kısa zamanda bu albümü edinmektir o zaman. Serde "Dead Can Dance" hayranlığımız varken çok geç bile kaldığımız söylenebilir... ;)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Haziran 02, 2011, 03:38:05 ÖÖ
Karanlık, arıza, buhranlı, sert ve cool bir konserdi Interpol konseri. Kısacası son zamanlarda tanık olduğum en iyi konserlerden biriydi, sende oradaydın bir şeyler söylesene hakan_el... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Haziran 05, 2011, 09:15:06 ÖS
Evet bay.c, memleket meseleleriyle icimi kararttigin o son bulusmamizdan iki yil sonra bu defa Interpol konserinde bulusmak cok güzeldi. Konser öncesi ayakta edilen sohbetler, konser esnasi yaratilan bunalimli ama cool hava ve konser sonrasi eve dönüs yolunda akort espirisi... Cok güzel gecti hersey. En kisa zamanda bunu tekrarlamaliyiz bence. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Haziran 06, 2011, 03:00:37 ÖÖ
Evet bay.c, memleket meseleleriyle icimi kararttigin o son bulusmamizdan iki yil sonra bu defa Interpol konserinde bulusmak cok güzeldi. Konser öncesi ayakta edilen sohbetler, konser esnasi yaratilan bunalimli ama cool hava ve konser sonrasi eve dönüs yolunda akort espirisi... Cok güzel gecti hersey. En kisa zamanda bunu tekrarlamaliyiz bence. :)
Benim bunalım bombardımanıma ancak iki senede bir tahammül edebildiğin için buluşma tarihimiz  "2013" yılı olarak gözüküyor sanırım... ;D
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Haziran 17, 2011, 10:50:28 ÖS
HEDEF 2023. :) Bu arada Mor Ve Ötesi sahneye Peter Murphy ile cikmis, birkac parca beraber söylemisler. Bunu duydugumda alnimda ENAYI yazili oldugu hissi dogdu icime. Ben 2 yildir buralara gelse de görsem diye beklerken yanibasimizdaymis haberimiz olmamis. Cok koydu bu bana. MVÖ sahnede PM ile calarken bizim disarida sohbet arasinda "PM de burada yasiyor" cümlesi bile gecmisti Gökhan hatirlarsan. Hakikaten de orada yasiyormus. :) Bu arada Peter Murphy'nin cikacagi sahneye Interpol ön grup cikar, Istanbul'da durum tam tersine.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Haziran 18, 2011, 12:58:27 ÖÖ
HEDEF 2023. :) Bu arada Mor Ve Ötesi sahneye Peter Murphy ile cikmis, birkac parca beraber söylemisler. Bunu duydugumda alnimda ENAYI yazili oldugu hissi dogdu icime. Ben 2 yildir buralara gelse de görsem diye beklerken yanibasimizdaymis haberimiz olmamis. Cok koydu bu bana. MVÖ sahnede PM ile calarken bizim disarida sohbet arasinda "PM de burada yasiyor" cümlesi bile gecmisti Gökhan hatirlarsan. Hakikaten de orada yasiyormus. :) Bu arada Peter Murphy'nin cikacagi sahneye Interpol ön grup cikar, Istanbul'da durum tam tersine.
Peter Murphy, Ankara'da yaşıyor bildiğim kadarıyla, e bir ayağı da İstanbul da tabii. O akşam sana da söylediğim gibi benim kendisi ya da grubu Bauhaus ile pek alakam yoktur, o yüzden ayak üstü buzlu biralama muhabbetinin bölünmediğine pek üzülmedim açıkcası :). Senin adına üzgünüm ama kiminle çıkarsa çıksın M.V.Ö'sinin çakma müziği ve Harun denen elemanın ukala samimiyetsiz tripleri hiçmi hiç çekilmez derim... ;D.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 26, 2012, 04:03:20 ÖS
gelelim post-punk'a... şimdi burda önereceğim gruplar ve albümler var. bakın ben yani bilgi külliyatı olarak sıradan biriyim ama prog'u hayatımda savunmadığım şekilde senelerce savundum, punk'tan nefret ettim 1977'de bir progsever nasıl davrandıysa 20. yüğzyılın son yıllarında öyle davrandım diyeyim :)

ama hata yapıyoruz beyler bayanlar.. hep o ramones sex pistols gibi işi ticarete dökmüş punk'ın mesaj kaygısını gütmeyen adamlar ön planda olduğu için önemsemedik yıllarca.. oysa ki punk dönemin ingiliz politik kaosunda çıkmış gerekli mesajları veren bir türdü. aslında prog grupları da dönemi okuyup pf ve birkaçı hariç politik konulara yer verebilseydi aynı dönemde, bu kadar bir antipatiklik oluşmamış olacağını tahmin ediyorum. animals bu açıdan çıktığı zaman açısından da çok yerinde bir albüm olmuştur mesela...

neyse gelelim post-punk gruplarına şimdi aslında sentetik bir sofistike durum söz konusu burda ama güzel kılan da bu post-punk olayını öncelikle the velbvet underground derim 1969'daki albümlerini dinlemenizi öneririm özellikle.. sonrasında prog'un egemen olduğu dönemde zaten lou reed ve john cale'ın kendi solo albümleri dışında, ki punk tavrı olarak bile sınıflandıramayız belki cale'ınkileri, pek bir öne çıkan albüm yok. 1976'da the modern lovers var. gerçekten çok iyi bir albüm. 1977'de television var. bakın television gelmiş geçmiş en iyi debut diyorum. bence kulak verin.

sevgili progger'lar ben de hasta progger'dım hayatımı dahi elimde sahip olduklarımı prog'a borçlu olduğumu düşünürüm hala. ama punk'ın altkollarında post-punk ve new wave de yabana atılmayacak kadar iyi işler var. hem camel bile new wave yapmadı mı sanki zamanında? :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 27, 2012, 12:25:47 ÖÖ
The Velvet Underground'un ilk albümü çok iyidir, biraz zorlarsa ortalama bir progger bile sevebilir aslında bu albümü. Onun dışında Television başta olmak üzere, Ramones olsun Patti Smith  olsun Amerikan Punk'ı bana pek hitap etmedi ama düşünsel yaklaşımlarını beat'çilerle dirsek temaslarını konserlerinde Rimbaud'dan, Blake'den pasajlar okumalarını takdir ederim. İngiliz cephesine gelirsek, Rotten bence çok hınzır adam ticari yaklaşımı bile olsa bunu sonuna kadar dürüst ve mizahi şekilde yapıyor, adam yıllar sonra Sex Pistols'un yeniden bir araya gelmesinin sebebini soran medyaya "sizin paracıklarınızı almak için" diyebiliyor, bunun yanında egemen kurumlara Sex Pistols kadar saldıran bir grup genel anlamda Rock tarihinde pek görülmemiştir yine Rotten  "asıl sorun Kraliçenin kar beyazı kıçında" dediğinde, albümlerinde kraliyet kurumuna saldırıp, albüm kapaklarında İngilizlerin cici kraliçelerin ağzına çengelli iğneleri taktığında, kutsallarına bu denli bir saldırıyı ilk kez gören muhafazakar İngilizler çıldırmıştı. Bir de Clash var o da ayrı bir mevzu, anlatacak bir şeylerimiz var daha yeni başladık aslında, zamanla konu konuyu açar misali devam ederiz.. ;)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 12:14:23 ÖÖ
Buranın devamı gelirse bay.c burası progressive forumu olmaktan çıkar, ben ne kadar prog metal görmeme hakkımı savunuyorsam progger'ların da en doğal hakkı punk/post-punk/new wave görmemek burda :) yönetici sizsiniz ben devam ediyorum eğer müsaitse, tepki gelirse silersiniz :)

şimdi New York'ta 1976 civarı The Modern Lovers grubu albüm çıkarıyor mesela o albümü mutlaka öneririm dinleyin. Özellikle The Velvet Underground hayranları dinlemeliler. Television'ın Marquee Moon albümünü yine ısrarla öneriyorum. Her müzik severin dinlemesi gereken bir albüm o. Mesela Ohio'dan Pere Ubu grubu var, experimental punk olarak tabir edilecek bir türleri var gayet başarılılar. Bu arada David Bowie'nin Berlin Trilogy'sini unutmayalım. Low, Heroes ve Lodger hatta 1976'daki Station To Station'ı da ekleyelim...

Aslında Fleetwood Mac'in Tusk albümünü de tüm bu müzikal gelişmelerin Lindsay Buckingham tarafından çokça iyi gözlendiği kanısındayım. Tusk'taki çoğu parça Rumours sevenlerin beğenmeyeceği türdendi sanırım Rumours'taki ticari başarıyı yakalayamamalarının sebebi de bu oldu. Tusk, Rumours'tan çok daha deneysel bir albümdü. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 12:20:37 ÖÖ
Buranın devamı gelirse bay.c burası progressive forumu olmaktan çıkar, ben ne kadar prog metal görmeme hakkımı savunuyorsam progger'ların da en doğal hakkı punk/post-punk/new wave görmemek burda :) yönetici sizsiniz ben devam ediyorum eğer müsaitse, tepki gelirse silersiniz :)

şimdi New York'ta 1976 civarı The Modern Lovers grubu albüm çıkarıyor mesela o albümü mutlaka öneririm dinleyin. Özellikle The Velvet Underground hayranları dinlemeliler. Television'ın Marquee Moon albümünü yine ısrarla öneriyorum. Her müzik severin dinlemesi gereken bir albüm o. Mesela Ohio'dan Pere Ubu grubu var, experimental punk olarak tabir edilecek bir türleri var gayet başarılılar. Bu arada David Bowie'nin Berlin Trilogy'sini unutmayalım. Low, Heroes ve Lodger hatta 1976'daki Station To Station'ı da ekleyelim...

Aslında Fleetwood Mac'in Tusk albümünü de tüm bu müzikal gelişmelerin Lindsay Buckingham tarafından çokça iyi gözlendiği kanısındayım. Tusk'taki çoğu parça Rumours sevenlerin beğenmeyeceği türdendi sanırım Rumours'taki ticari başarıyı yakalayamamalarının sebebi de bu oldu. Tusk, Rumours'tan çok daha deneysel bir albümdü. :)
Dediğin albümlerden Marquee Moon'u dinledim ama ne yalan söyliyeyim bünyem pek kabul etmedi dediğim gibi gerek İngiliz gerekse Amerikan olsun Punk nüfus edemediğim bir alan sonrasında gelen post-punk, new wave, new romantics, synth pop ondan sonrasında gelen modern rock diye adlandırılan stone roses'ların, inspiral carpets'ların dönemi arada trip hop, drum'n bass 90 ortası brit-pop grupları ve bilumum iyi şeyler yapan indie grupları ilgi alanımda oldu...David Bowie'ye saygı duyarım efsane isimdir ama bir kaç şarkısı haricinde benim adamım olmadı hiç bir zaman..
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 12:24:56 ÖÖ
Buranın devamı gelirse bay.c burası progressive forumu olmaktan çıkar, ben ne kadar prog metal görmeme hakkımı savunuyorsam progger'ların da en doğal hakkı punk/post-punk/new wave görmemek burda :) yönetici sizsiniz ben devam ediyorum eğer müsaitse, tepki gelirse silersiniz :)

şimdi New York'ta 1976 civarı The Modern Lovers grubu albüm çıkarıyor mesela o albümü mutlaka öneririm dinleyin. Özellikle The Velvet Underground hayranları dinlemeliler. Television'ın Marquee Moon albümünü yine ısrarla öneriyorum. Her müzik severin dinlemesi gereken bir albüm o. Mesela Ohio'dan Pere Ubu grubu var, experimental punk olarak tabir edilecek bir türleri var gayet başarılılar. Bu arada David Bowie'nin Berlin Trilogy'sini unutmayalım. Low, Heroes ve Lodger hatta 1976'daki Station To Station'ı da ekleyelim...

Aslında Fleetwood Mac'in Tusk albümünü de tüm bu müzikal gelişmelerin Lindsay Buckingham tarafından çokça iyi gözlendiği kanısındayım. Tusk'taki çoğu parça Rumours sevenlerin beğenmeyeceği türdendi sanırım Rumours'taki ticari başarıyı yakalayamamalarının sebebi de bu oldu. Tusk, Rumours'tan çok daha deneysel bir albümdü. :)
Dediğin albümlerden Marquee Moon'u dinledim ama ne yalan söyliyeyim bünyem pek kabul etmedi dediğim gibi gerek İngiliz gerekse Amerikan olsun Punk nüfus edemediğim bir alan sonrasında gelen post-punk, new wave, new romantics, synth pop ondan sonrasında gelen modern rock diye adlandırılan stone roses'ların, inspiral carpets'ların dönemi arada trip hop, drum'n bass 90 ortası brit-pop grupları ve bilumum iyi şeyler yapan indie grupları ilgi alanımda oldu...David Bowie'ye saygı duyarım efsane isimdir ama bir kaç şarkısı haricinde benim adamım olmadı hiç bir zaman..

O zaman benim favori albümlerimden Depeche Mode - A Broken Frame öneriyim dinlemediyseniz, bunu beğenirseniz o yönden devam ederiz bu başlık altında :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 12:29:31 ÖÖ
Ultravox'a ne dersin ilk dönemleri gitar ağırlıklı post punk tınlardı sonraları işi synth-pop'a döndürmeye başladılar her yönüyle severim ben bu grubu...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 12:37:02 ÖÖ
Ultravox'a ne dersin ilk dönemleri gitar ağırlıklı post punk tınlardı sonraları işi synth-pop'a döndürmeye başladılar her yönüyle severim ben bu grubu...

Ultravox hastasıyım ki :) Midge Ure öncesinin de sonrasının da :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 12:44:50 ÖÖ
Ultravox'a ne dersin ilk dönemleri gitar ağırlıklı post punk tınlardı sonraları işi synth-pop'a döndürmeye başladılar her yönüyle severim ben bu grubu...

Ultravox hastasıyım ki :) Midge Ure öncesinin de sonrasının da :)
Bir konuda daha anlaştık o zaman... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 12:50:15 ÖÖ
Ultravox'a ne dersin ilk dönemleri gitar ağırlıklı post punk tınlardı sonraları işi synth-pop'a döndürmeye başladılar her yönüyle severim ben bu grubu...

Ultravox hastasıyım ki :) Midge Ure öncesinin de sonrasının da :)
Bir konuda daha anlaştık o zaman... :)

Systems of Romance ve Vienna gibi albüm var mı ya. Bakın yine 1978 synth'i söz konusu, elimde değil :)

bu arada dayanamadım Systems of Romance'i açtım, bundan da Tubeway Army'e geçerim artık :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 01:00:00 ÖÖ


Systems of Romance ve Vienna gibi albüm var mı ya. Bakın yine 1978 synth'i söz konusu, elimde değil :)

bu arada dayanamadım Systems of Romance'i açtım, bundan da Tubeway Army'e geçerim artık :)
70'ler sonu, 80'ler başı Synth dedinde aklıma geldi. Depeche Mode severim ama ilginçtir onun Alman çakması Camouflage'ı biraz daha fazla severim...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 01:06:11 ÖÖ


Systems of Romance ve Vienna gibi albüm var mı ya. Bakın yine 1978 synth'i söz konusu, elimde değil :)

bu arada dayanamadım Systems of Romance'i açtım, bundan da Tubeway Army'e geçerim artık :)
70'ler sonu, 80'ler başı Synth dedinde aklıma geldi. Depeche Mode severim ama ilginçtir onun Alman çakması Camouflage'ı biraz daha fazla severim...

Eyvah China Crisis ve It Bites da seversiniz gibi geliyor hatta, eğer öyleyse muhteşem, öyle değilse de mutlaka öneririm.

Valla bilerek demiyorum ama ben de Depeche Mode'un 1981-1982'deki alümlerini seviyorum. Yani bence A Broken Frame bir başyapıt ama sonrasındakilere ısınamıyorum işte.. sorun bende çoktan kabullendim :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 01:21:40 ÖÖ


Eyvah China Crisis ve It Bites da seversiniz gibi geliyor hatta, eğer öyleyse muhteşem, öyle değilse de mutlaka öneririm.

Valla bilerek demiyorum ama ben de Depeche Mode'un 1981-1982'deki alümlerini seviyorum. Yani bence A Broken Frame bir başyapıt ama sonrasındakilere ısınamıyorum işte.. sorun bende çoktan kabullendim :)
İlginçtir, It Bites'ı senin pek sevmediğin neo progressive akımına da dahil edenler olmuştur. Ben pek sevemedim, gitaristleri John Mitchell'in diğer grubu Arena'yı aşırı derecede severim. China Crisis'i ilk kez senden duyuyorum takibe alacağım bu arada bahsettiğimiz bu synth soundun yaratıcılarından babalarından biri de Gary Numan'dır sen ne dersin ?
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Ocak 29, 2012, 01:39:55 ÖÖ


Eyvah China Crisis ve It Bites da seversiniz gibi geliyor hatta, eğer öyleyse muhteşem, öyle değilse de mutlaka öneririm.

Valla bilerek demiyorum ama ben de Depeche Mode'un 1981-1982'deki alümlerini seviyorum. Yani bence A Broken Frame bir başyapıt ama sonrasındakilere ısınamıyorum işte.. sorun bende çoktan kabullendim :)
İlginçtir, It Bites'ı senin pek sevmediğin neo progressive akımına da dahil edenler olmuştur. Ben pek sevemedim, gitaristleri John Mitchell'in diğer grubu Arena'yı aşırı derecede severim. China Crisis'i ilk kez senden duyuyorum takibe alacağım bu arada bahsettiğimiz bu synth soundun yaratıcılarından babalarından biri de Gary Numan'dır sen ne dersin ?


Aynen katılıyorum derim, Tubeway Army derim. John Foxx, Midge Ure derim Plaza derim :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Ocak 29, 2012, 02:12:36 ÖÖ
İlk gençliğimi 80'lerde yaşadığım için işin pop tarafında olan Duran Duran, A-ha, Pet Shop Boys, Spandau Ballet gibi gruplarıda severim, halen bile özellikle başta A-ha olmak üzere bu gruplara sempatiyle bakarım, pop olsunda bunlar gibi olsun derim. Mesela yakın dönemlerde çıkan 80'lerdeki sounduna bir parça gönderme yaptıkları Duran Duran'ın son albümü gayet hoş bir nostalji duygusu yaşattı bana...

Mesela A-ha'nın ikinci albümü Scoundrel Days'de ki synth sounduda çok iyidir bence...

ha, unutmadan bir de Talk Talk vardır o ayrı bir efsane...hüzünlü bir efsane...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 02, 2012, 04:21:09 ÖS
Mesela Magazine'i öneririm 1979'daki Secondhand Daylight albümünü tüm progseverlere. Post-Punk'ın aslında Prog'dan nasıl da etkilendiğini gözler önüne seren bir albüm. Hatta Public Image Ltd'in yine 1979 tarihli Metal Box albümü, Krautrock sevip de o albümü sevmemek snob'luktan başka bir şey değildir bence.

(üzerine alınan olmasın sadece kendi fikrim)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 03, 2012, 02:32:51 ÖÖ
The Stranglers'ın müziği için de "Punk'da Progressive boyut" nitelemesi yapanlar vardır bu arada. Elemanlar kadın düşmanıdır, ırkçıdır bu yönleriyle uyuz olabilirsiniz ama iyi müzik yaparlar her şeyin ötesinde artık klasikleşmiş "Golden Brown" yeter...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 22, 2012, 11:04:22 ÖÖ
Punk ile Prog'u birleştiren gruplar da var. Cardiacs mesela tavsiye ederim çok tatlı gruptur. 1988'de A Little Man and a House and the Whole World Window ve 1989'daki On Land and in the Sea albümlerini öneririm, bana oldukça hitap etmekte umarım size de eder :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 22, 2012, 11:26:43 ÖS
Punk ile Prog'u birleştiren gruplar da var. Cardiacs mesela tavsiye ederim çok tatlı gruptur. 1988'de A Little Man and a House and the Whole World Window ve 1989'daki On Land and in the Sea albümlerini öneririm, bana oldukça hitap etmekte umarım size de eder :)
Cardiacs dinledim ne yalan söyliyeyim bana pek hitap etmedi açıkcası. Bu arada senin hoşlanmadığın neo progresif tarzın ilk gruplarından Twelfth Night'in, Pendragon, Pallas, IQ ve Marillion'dan ayrı bir özelliği var bu da senin ilgini çekebilir bence. Diğer dört grup Genesis mirasından yola çıkarken, Twelfth Night'ın gerek görünümlerinde gerekse müziklerinde özellikle vokal itibari ile 80'ler new romantics, new wave havası vardır dinlemediysen bir kulak vermeni tavsiye ederim.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 23, 2012, 02:11:53 ÖÖ
Punk ile Prog'u birleştiren gruplar da var. Cardiacs mesela tavsiye ederim çok tatlı gruptur. 1988'de A Little Man and a House and the Whole World Window ve 1989'daki On Land and in the Sea albümlerini öneririm, bana oldukça hitap etmekte umarım size de eder :)
Cardiacs dinledim ne yalan söyliyeyim bana pek hitap etmedi açıkcası. Bu arada senin hoşlanmadığın neo progresif tarzın ilk gruplarından Twelfth Night'in, Pendragon, Pallas, IQ ve Marillion'dan ayrı bir özelliği var bu da senin ilgini çekebilir bence. Diğer dört grup Genesis mirasından yola çıkarken, Twelfth Night'ın gerek görünümlerinde gerekse müziklerinde özellikle vokal itibari ile 80'ler new romantics, new wave havası vardır dinlemediysen bir kulak vermeni tavsiye ederim.


Aslında new wave ile prog'un içiçe geçtiği çok albümler var 80'lerin başında mesela rush'ın moving pictures'ı saga'nın worlds apart'ı gentle giant'ın civilian'ı buna örnek olabilecek albümler öyle değil mi? :)

Evet, Twelfth Night o açıdan bana daha çok hitap ediyor Fact and Fiction'ı dinlemiş sevmiştim ben de sanırım 1982 sonrası en iyi gruplardan biri diyebilirim bana göre :)

The Sea Nymphs'i de önerebilirim avant-garde sevenler için hafif prog'dur parça sürelerine bakmadan dinlemenizi öneririm :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 23, 2012, 02:29:29 ÖÖ


Aslında new wave ile prog'un içiçe geçtiği çok albümler var 80'lerin başında mesela rush'ın moving pictures'ı saga'nın worlds apart'ı gentle giant'ın civilian'ı buna örnek olabilecek albümler öyle değil mi? :)

Evet, Twelfth Night o açıdan bana daha çok hitap ediyor Fact and Fiction'ı dinlemiş sevmiştim ben de sanırım 1982 sonrası en iyi gruplardan biri diyebilirim bana göre :)

The Sea Nymphs'i de önerebilirim avant-garde sevenler için hafif prog'dur parça sürelerine bakmadan dinlemenizi öneririm :)
Evet Saga'nın ilginç bir soundu var, ortododoks progger'lar bahsettiğin new wave yönelimleri yüzünden bu gruba dudak büker, ben çok bayılırmıyım? hayır ama kendilerine has bir şeyler yaptıklarının hakkını teslim ederim. The Sea Nymphs'i de takibe alacağım daha önce de belirttiğim gibi benim için önemli olan şarkıların süresi değil işlevidir... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Şubat 23, 2012, 03:27:04 ÖÖ
saga'yı pek sevmem ama worlds apart'ı dinlemişliğim var ve o dönem soundunu ve new wave'i sevdiğimden o albümün de hakkını veririm. rush moving pictures, gentle giant civillian hepsi iyidir. yalnız bunlar dönem soundunu çok iyi temsil ediyorlar.
twelfth night'ı da çok severim. bir taraftan yoğunlukla new wave ile bir taraftan da çok azıcık neo-prog ile ilişkileri de mevcut onların. 86 yılı aynı adlı albümü baya iyidir.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 23, 2012, 11:37:19 ÖÖ
Cardiacs'ın yan projesidir The Sea Nymphs, ayrıca Mr & Mrs Smith & Mr Drake adıyla bir yan projeleri daha var. Çok üretkendir Cardiacs Art Punk veya Progressive Punk (Pronk) sanırım onları gayet güzel tanımlar. Umarım Cardiacs belki değil de bahsettiğim yan projeler ilginizi çeker :)

Punk, Post-Punk'a geçişim daha çok avant-garde gruplarla olmuştı benim. Mesela Art Bears'in 1979'un Winter Songs'u çok severim.

Aslında RIO hareketinde müziğe yansımasa da pek ben punk havası almışımdır hep. 1977 itibariyle yer altına inen bu sefer prog grupları olunca plak şirketlerinin kendilerini imzalamamasından birleşip festivaller düzenlemişler. Art Zoyd gibi Univers Zero gibi gruplar kızgınlıklarını öfkelerini prog yapısıyla buluşturan enfes gruplardır mesela. 70'lerin sonundaki prog albümlerine olan sevgimden bahsederken bunların tabi ki büyük kısmı RIO gruplarına ait. 70'lerin başındaki klasik sayılan albümlerden çok daha iyilerine bile sahip olduklarını söyleyebilirim hatta bence. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 24, 2012, 04:07:15 ÖÖ
Öncelikle bu başlıkta progresif rock, prog başlığında punk ya da post punk konuşulmasını olumlu karşıladığımı belirtmeliyim. Müzik ile ilgili keskin sınırları yaratan kitlenin müzisyenler yada açık fikirli dinleyiciler değil bir takım kavram ve tarzları kafasında mitleştiren obsesif tipler olduğunu düşünüyorum.

Rio ya da Avangarde progresif mevzusuna gelecek olursak turkrock ya da burada, progturk'un  sanal depreme maruz kalmış erken dönemlerinde yazan bilek, özellikle de man-erg dostumuz bu türlerin ilk aşamada kavranmasının zor olduğunu ama gerekli çabayı gösterdikten sonra dinleyene eşsiz müzikal hazlar sunduğunu savunurdu. Kendi adıma, ilk aşamada kavranması zor olan türlerle ilgili en fazla çabayı 20'li yaşların başında pink floyd'un erken dönem saykodelik albümlerini dinlerken gösterip bu çabalardan yorulup sıkıldığım için rio ve avandgarde'a çok da fazla şans vermedim, dinlediğim bir kaç grubu da pek sevemedim açıkcası. Ben kısa yoldan sonuca gitmekten hoşlanan bir adamım beni en kısa zamanda sarıp sarmalayan soundlardan hoşlanan bir yapım var sonuçta, ""e madem öylesin neden pop dinlemiyorsun ?" diye soranlara işe yetenek ve zeka, unsuru katılması gerektiği cevabını verebilirim, bir kaç istisna harici pop müzikte böyle bir şey yok maalesef.

Rio ve Avandgarde tarzlarının punk ile teması meselesine gelince bu temas doğrudur, bu yaklaşım kraut rock grupları özellikle can ve karftwerk, neu, faust gibi gruplarda da gözlemlenebilir, gong 70'ler sonuna doğru özellikle "live floating anarchy" isimli konser kaydı ile bu teması albüm kapaklarına kadar yansıtmıştır, bu arada punkerların bütün rock dinazorlarını lanetlerken Van Der Graff Genarator'u ayrı bir kefeye koymaları Peter Hammil'e saygı duymaları enteresandır.

Şahsi kanaatimce, bütün bu örnekler, alakasız olarak nitelendirilebilecek müzik tarzları arasında ki anlamsız sınırların yaklaşık 30 yıl önce kalkmaya başladığını göstermesi açısından oldukça önemlidir.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 24, 2012, 03:30:55 ÖS
Van Der Graaf Generator'da genel olarak bir punk havası hakim zaten. özellikle ilk albümlerinde. 1975'te ise bu havayı Peter Hammill solo albümlerine yansıtmaya başladı. Nadir's Big Chance, 1977'deki Over ile nerdeyse mükemmel bir sound'a eriştiğini söyleyebilirim mesela. 1980'deki Black Box'ı da dahil edebilceğimiz ilk solo albümleri gerçek birer başyapıttır gözümde Hammill'in. prog'la punk'ı ilk birleştiren unsurlar VDGG'de görülmüştür, Hammill'de bu kıvamı solo albümlerinde çok güzel tutturmuştur.

Bu arada Godbluff'ı özlediğimi farkettim :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 25, 2012, 02:07:48 ÖÖ
Van Der Graaf Generator'da genel olarak bir punk havası hakim zaten. özellikle ilk albümlerinde. 1975'te ise bu havayı Peter Hammill solo albümlerine yansıtmaya başladı. Nadir's Big Chance, 1977'deki Over ile nerdeyse mükemmel bir sound'a eriştiğini söyleyebilirim mesela. 1980'deki Black Box'ı da dahil edebilceğimiz ilk solo albümleri gerçek birer başyapıttır gözümde Hammill'in. prog'la punk'ı ilk birleştiren unsurlar VDGG'de görülmüştür, Hammill'de bu kıvamı solo albümlerinde çok güzel tutturmuştur.

Bu arada Godbluff'ı özlediğimi farkettim :)
benim favaorim Pawn Hearts... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Moog on Şubat 25, 2012, 04:07:16 ÖS
Van Der Graaf Generator'da genel olarak bir punk havası hakim zaten. özellikle ilk albümlerinde. 1975'te ise bu havayı Peter Hammill solo albümlerine yansıtmaya başladı. Nadir's Big Chance, 1977'deki Over ile nerdeyse mükemmel bir sound'a eriştiğini söyleyebilirim mesela. 1980'deki Black Box'ı da dahil edebilceğimiz ilk solo albümleri gerçek birer başyapıttır gözümde Hammill'in. prog'la punk'ı ilk birleştiren unsurlar VDGG'de görülmüştür, Hammill'de bu kıvamı solo albümlerinde çok güzel tutturmuştur.

Bu arada Godbluff'ı özlediğimi farkettim :)
Punk ve VDGG!!!!! Yapmayın yahu, bazı punk müzisyenlerinin Peter Hamill'e saygı duyması konusu ayrı bir konudur  ama  VDGG'de punk havasının hakim olması neye istinaden belirlenmiştir. Sözler mi, melodi mi, armoni mi, kontrpuan mı? ki kontrpuan VDGG'yi eşsiz kılan unsurların başında gelir. Bunu birinizden detaylı olarak  öğrenmek isterim. Ancak bu detayları bana lütfen Wiki'den tercüme ederek aktarmayın daha özel birşeyler var ise onları tartışalım.

Şimdi durup dururken bana travmalar yaşatmayın yahu ben VDGG'yi yaklaşık 40 yıldır dinliyorum, demek ki ben bunca yıldır bilmeden punk hakimiyeti olan albümlere tapmışım....
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 25, 2012, 05:39:26 ÖS
Sevgili Moog abi, şimdi öncelikle şunu söyleyeyim punk derken aklınıza tabi ki normal olarak Sex Pistols, Ramones türevi grupların yaptıkları müzikle kıyaslamak geçiyor farkındayım ama ondan bahsetmiyoruz burdaki VDGG'nin anarşik tavrı ve müziklerinde prog altyapısıyla birlikte söylenilen iğneyici sözler tavır açısından punk'la ilgisi bulunmakta. yani daha çok bir tavır olarak diyebilirim ama emin olun müzikte de punk'ın etkilendiği gruplar arasında yer almıştır VDGG. Aynı post-punk'ın da krautrock'tan baya baya etkilenmesi gibi. :)

wiki'den değil de google'a ''van der graaf generator-punk'' yazmamla birlikte önüme çıkan yazılardan birkaçı şu şekilde, benim ingilizcem hepsini çevirmeye yeterli değil kusura bakmayın lütfen;

Whereas many of their peers continued on into ignominy after punk's year zero, Van der Graaf Generator were saved from anachronism in part by their essential nature, which was always one of discontinuity: the anarchic energy that made them unique was a double-edged sword, fueling them but also prompting interruptions in their ability to function as a band. According to Banton, "It was never hype to say that in the old days we always played very close to the edge, out on a limb -- musically and mentally -- and therefore also no coincidence that we split up several times . . . it really was very hard to sustain VdGG over long periods." Above all, it was VdGG's uncompromising pursuit of extremes that set them apart, especially live, with their willingness to leap from pastoral tranquility or brooding menace into the abyss of sonic terror (before you could say "Larks' Tongues in Aspic, Part One"): "We swung away from [prog's] multi-keyboard/acoustic guitar soundwashes and developed a far harder edge," recalls Banton.

That proclivity for cacophony and chaos, as opposed to longevity and commercial reward (they didn't break even until around 1984), and an inability to understand the word "compromise" meant that Van der Graaf Generator had a surprising amount in common with the more interesting members of the subsequent punk and post-punk generations. Punk's rejection of musicianship, artistry, and complexity might have appeared diametrically opposed to VdGG's core characteristics, which were the very things the class of '76 supposedly sought to purge. However, something in their aesthetic definitely resonated with figures like Mark E. Smith, Howard Devoto, John Lydon, and Nick Cave, all of whom have expressed admiration for the band. Most famously, during a July 1977 Capitol Radio show, Lydon treated listeners to some of his favorite tunes: alongside surprising inclusions like Captain Beefheart and Tim Buckley, Lydon included a track from Peter Hammill's 1975 solo album Nadir's Big Chance, recorded with Banton, Jackson and Evans.

In hindsight, Banton is somewhat skeptical, feeling that punk's debt to Van der Graaf Generator "may have got exaggerated following John Lydon's oft-quoted comments." He does acknowledge that "when we weren't being over-clever in counterpoint-and-jazz world, we liked nothing better than to thrash on three or four chords. Still do! There's increasing evidence of this from Peter's Nadir's Big Chance and Godbluff onwards." Interestingly, though, while some punks might have identified with those noisier, anarchic tendencies (as well as with the band's largely overlooked humor), VdGG struck more of a chord with post-punk artists, who began to explore the sort of "over-clever," complex and decidedly un-punk sonic dimensions mentioned by Banton. Indeed, as Simon Reynolds suggests in Rip It Up and Start Again, post-punk -- with its more sophisticated, bohemian pedigree -- was another point on the continuum of 1970s art-rock (along with prog), whereas punk's populist, working-class rock 'n' roll and garage nostalgia was actually an aberration in that trajectory. A striking example of that continuity can be seen in Hammill's vocals and lyrics. There was certainly a lot of Hammill in Lydon's delivery, but stronger resonances could be heard in the more challenging and inventive music following punk. Swerving away from punk's collectivist, non-metaphoric, message-oriented songs, many post-punk lyrics began to sound very different, articulating an individualistic vision, more in line with the sort of complex and allusive, often dark and tormented existential romanticism favored by Hammill. Additionally, while punk singers were for the most part unremarkable, many of their post-punk counterparts had distinctive vocal identities which, like Hammill's, were far from conventional or orthodox.


Van Der Graaf Generator. Simultaneously the Orson Welles and Ed Wood of rock—if their wailing sax/rumbling organ anti-soul dirges can be shunted into that genre. They are usually considered a prog band, but in spite of their long, winding songs, they don’t really fit the symphonic rock label. Sympathetic critics have tried to cast them as proto-punks, thanks to Peter Hammill’s nihilistic lyrics and the group’s penchant for noisy avant-rock jamming rather than delicate keyboard solos. Oh, and of course, Johnny Rotten’s famous admiration for the group—which at least made them the only prog band to survive the rise of punk with their cred (such as it was) intact.

Burdaki en önemli vurgulamam gereken şeylerden biri Sex Pistols'ın John Lydon'ı I Hate Pink Floyd t-shirt'leriyle dolaşırken, bir yandan da yazıda belirtildiği gibi VDGG'yi en önemli ilham kaynaklarından biri olarak göstermeyi de ihmal etmiyor. Hatta yazıda da aynen Hammill'in Nadir's Big Chance albümüne falan ithaf edilmiş cümleler var. Bu yazıda da kastettiğim her şey mevcut, sadece ''van der graaf punk'' yazarak google'a bu sonuçlara ulaşılabildim. Ama bu kötü bir şey değil Yani progger'ların bile Pink Floyd'dan nefret edip VDGG'yi çok sevenleri var, John Lydon gibi bir punk'ın da aynı şeyi öne sürmesi bence gayet eğlenceli :)

Ki sanırım VDGG de punk'a ilham kaynağı olmaktan gayet memnunmuş anladığım kadarıyla :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Şubat 25, 2012, 06:58:53 ÖS
Yani progger'ların bile Pink Floyd'dan nefret edip VDGG'yi çok sevenleri var

beni tarif ettin. nefret etmiyorum da çokta ısınamadım diyeyim ama vdgg'yi ise çok severim. tartıştığınız konu doğru aslında vdgg'nin tavır olarak punk müzikten ilham aldığını ben de düşünüyorum. prog müzikte bazı alman uçuk müzik yapan (krautrock, spacerock) topluluklarla birlikte en anarşik sözler vdgg'deydi. en önemlilerinden birisi de peter hammill'in sesinin tınısında var olan farklılık. onu dinlerken post punk grupları aklıma geliyor. ama tabi ki her şeyin ötesinde prog müziğin en temel taşlarından bir tanesi. çok seviyorum onları. hmmm bu arada ben de pawn hearts diyorum. :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Moog on Şubat 26, 2012, 12:57:47 ÖS
Bu durumda sadece sözler ve kısmen duruş olarak VDGG-Punk etkileşimi olması söz konusu ki buna katılabilirim. Ancak melodi, armoni ve kontrpuan konularında VDGG hala benzersizdir. Zaten temel olarak bir grubun müziğini prog  olarak belirmememizi sağlayan etkenlerde yukarıda yazmış olduğum 3 müzikal teknik terimdir.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Porcupine Tree on Şubat 27, 2012, 09:53:25 ÖS
Punk ile Prog'u birleştiren gruplar da var. Cardiacs mesela tavsiye ederim çok tatlı gruptur. 1988'de A Little Man and a House and the Whole World Window ve 1989'daki On Land and in the Sea albümlerini öneririm, bana oldukça hitap etmekte umarım size de eder :)

Cardiacs çok sevdiğim bir gruptur. Ama prog ile punk'ı birleştirmekten ziyade Progarchives'te de tanımlandığı gibi rock in opposition grubudur bana göre. Tabii hiç punk izleri yok demiyorum ama sadece prog ile punk'ı birleştiren grup deyip bırakmak olmaz.

Van Der Graaf Generator ve punk konusuna gelince de Van Der Graaf Generator punk müziğin kısa donlu halini bilir demekten başka bir şey demiyorum.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 28, 2012, 12:15:03 ÖÖ
Punk ile Prog'u birleştiren gruplar da var. Cardiacs mesela tavsiye ederim çok tatlı gruptur. 1988'de A Little Man and a House and the Whole World Window ve 1989'daki On Land and in the Sea albümlerini öneririm, bana oldukça hitap etmekte umarım size de eder :)

Cardiacs çok sevdiğim bir gruptur. Ama prog ile punk'ı birleştirmekten ziyade Progarchives'te de tanımlandığı gibi rock in opposition grubudur bana göre. Tabii hiç punk izleri yok demiyorum ama sadece prog ile punk'ı birleştiren grup deyip bırakmak olmaz.

Van Der Graaf Generator ve punk konusuna gelince de Van Der Graaf Generator punk müziğin kısa donlu halini bilir demekten başka bir şey demiyorum.

Aslında bence tam bir pronk grubu Cardiacs. Punk'tan izler oldukça taşıyor bence ve bunda utanılacak herhangi bir şey yok ki. Bakın burdaki çoğu progger'ın punk'a karşı bir duruşu vardır, bende de vardı bu. en azılı punk düşmanlarındandım diyebilirim öylesine nefret ederdim ki punk'a karşı ''punk'' tavırlar sergilemeye kadar giderdi öfkem, lisedeyken falan prog'u tahtından ettiği için insanları kaliteden uzaklaştırdığını, pespayeliğin ve yeteneksizliğin punk'çılarca yüceltildiğini ve tüm yozluğun disco ve punk temelli olduğunu düşünür/savunurdum. Ama bu büyük bir hata idi. Her şeyin değişim geçirmesi gerekiyordu vekonuyu uzatmıyım popüler müzik de kabuk değiştirdi. Bunu kabullenmemiz gerekiyordu, şahsım adına da bu çok zor olsa da eskisi gibi değilim en azından daha objektif bakabildiğimi düşünüyorum artık :)

Cardiacs'tan bahsediyorduk, şimdi sevdiğimiz grup olduğu için punk demekten kaçınmayı ben de anlıyorum, ben de bunu yediremezdim kendime ama bu grup rock in opposition falan değil, progarchives'dekiler de beğendikleri bir grubu punk'la işkillendirmemek için özellikle böyle bir şey uydurmuşlardır kesinlikle ki Cardiacs'ı ancak illa punk'sız bir şey diyelim desek desek avant-prog falan olarak tanımlayabiliriz ki bu bile tam özetleyemez, en iyi terim progressive punk olabilir bence yani kimilerince 'pronk' olarak tabir edilen tür. Ki belirtmem gerekir ki sevdiğimiz grupları türlere dahil etme çabaları ne kadar doğru o da tartışılır, bu bende de vardı neyse ki atlattım :) kendimize ihanet etmiş olabileceğimizi düşünmeyelim. Yoğun punk etkili Progressive müzik dememiz bizden hiç bir şey götürmez. Emin olun yıllarca punk'ı saçma sapan Sex Pistols, Ramones gibi grupların icraa ettiği tür sandım kendi adıma ve ne kadar yanıldığımı çok sonradan farkettim. Punk bile kendi içinde evrildi prog'dan etkilendi o kadar uçurumlar yok hepsi iç içe. Sadece boyalı basında, çıkan gruplar gerçek punk'ı yansıtmıyor, bunu lütfen hiç unutmayın. :)

VDGG çıktığında punk kısa donluydu evet, biz de Punk'ın prog grupları arasında duruş/şarkı sözü açısından VDGG'den oldukça etkilendiğini vs söyledik. Ama yok VDGG varken punk yoktu derseniz orda yanılgı olur çünkü garage grupları vardı. punk'ın doğumu da aslında prog'un doğumuyla aynı anlara denk gelir, sadece meşhur olup benimsenmesi zaman aldı :) 1975'in Godbluff ve Nadir's Big Chance albümlerinin punk üzerindeki etkisi de yadsınamaz, Peter Hammill'in bu kadar ilham kaynağı olması da gerçekten müthiş bir olay, iki akımda birden yer bulabilmek pek kişiye nasip olmamıştır heralde :)

Şimdi tam Still Life zamanıdır :)

 
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Şubat 28, 2012, 01:17:09 ÖÖ
Punk'ın kökenlerini 1950'li yıllara Rock'ın ilkel ve çiğ dönemlerine dayandıranlar çoktur öncelikle bunun adını koyalım, 60'lar sonu 70'ler başı gruplardan The Velvet Underground ve The Stooges gibi gruplar pek çok kaynağa göre Punk'ın ilk grupları olarak anılır. Bu arada Pink Floyd'un debut albümü A Piper Gates of Dawn ve Syd Barret'ın, punk rocker'ların gözünde ayrı bir yeri olduğunu unutmayalım.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Porcupine Tree on Şubat 28, 2012, 09:19:31 ÖS
Dinlediğim bir müzik türünden utanacak biri değilim. Dinlediğim punk grupları da var. Çoğu progressive müzik dinleyicisi gibi punk müziğe karşı bir duruştan ziyade seçiciliğim var diyebilirim. Azılı punk müzik düşmanı ya da punk müzikten nefret eden biri değilim sadece dinlemem. Bir şeylerden nefret etmeyi de pek sevmem fakat bu durumda nefret etmem gereken bir şey olsaydı, bu şey kesinlikle boş iş yaptığını düşündüğüm punk gruplarından ziyade onları yücelten, kendilerini bir şey sanmalarını sağlayan güruh olurdu.

"Ki belirtmem gerekir ki sevdiğimiz grupları türlere dahil etme çabaları ne kadar doğru o da tartışılır" demişsiniz. Sevdiğim grupların ne tür müzik yaptığını müziği daha iyi sınıflandırmak ve anlamak adına olabildiğince türlere dahil etmeye çalışırım. Türlere ayırarak öğrenmek sadece müzikte değil çoğu konuda etkili bir yoldur. Ayırdığımız türlerin tam olarak sınırları olmasa da olabildiğince ayırmak yeterlidir. Nasıl bir kitapçıya girdiğimizde kitaplar türlerine göre dizilmişse müzikte de aynı.

Benim de belirtmem gerekir ki benim türünü rock in opposition dediğim bir grubu, rock in opposition türünden alıp yoğun punk etkili progressive müzikten tutup pronk diye bir tür yaratıp bunun içine koymak dinlediğimiz müziği bir türe dahil etme çabasına girmekten başka bir şey değildir. Nasıl progressive rock'tan neo-progressive türü türetilmişse prog-punk (ben böyle düşünmüyorum) yapan grubu "pronk" olarak sınıflandırmak aynı şeydir. Punk müzik düzene karşı olmaktır. Rock in opposition da amaç olarak bir yerde punk ile aynı yere çıkar.

Punk hakkında çok bilgili sayılmam Sex Pistols, Ramones gibi grupların asıl punk yapan gruplar olmayacağı da doğru olabilir aynı şeyi R&B türü için ben yaşamıştım. Şurda da kimsenin ellemediği başlığı var

http://www.progturk.com/smfforum/index.php?topic=426.0

Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 29, 2012, 02:35:04 ÖÖ
Peki sevgili marvin bana Cardiacs'ın yaptığı müziği, bakın birebiri demiyorum benzerini de demiyorum ucundan köşesinden bucağından icraa eden ikinci bir rock in opposition grubu söyler misiniz? Ben de öğrenmiş olurum en azından bu şekilde.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Porcupine Tree on Şubat 29, 2012, 09:39:01 ÖÖ
Rock in opposition turunde bile birbirine benzeyen grup yokken Cardiacs a benzer grup ismi veremeyecegim maalesef. Zaten adi uzerinde.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 29, 2012, 11:12:03 ÖÖ
Rock in opposition turunde bile birbirine benzeyen grup yokken Cardiacs a benzer grup ismi veremeyecegim maalesef. Zaten adi uzerinde.


çok güzel bir işin içinden çıkma oldu :) o zaman şöyle yapalım rio grupları hangileridir mesela? Henry  Cow, Stormy Six, Samla Mammas Manna, Univers Zéro, Etron Fou Leloublan'ın yanına bir de Cardiacs'ı mı dahil ediyoruz müzikal anlamda? Buna içiniz kulağınız razı geliyor mu gerçekten?

Savunduğum/bildiğim şeyleri illa kaynak göstermek gerçekten beni üzüyor ama elimden de başka bir şey gelmiyor...

Tim Smith is credited as being the inventor of the Pronk (progressive punk) music genre; a name actually coined in the early 90s, but attributed to music critics of the late 70s "who were baffled by Cardiacs' unique sound, in order to try to place a genre label on their music". The term Pronk was said to have only been used by these music critics when trying to describe Cardiacs' very early work of the late 1970s, and that "However, Smith 'rejected' the term from the off - stating that Cardiacs are a Pop or Psychedelic act if anything".

Cardiacs' music is noted for balancing the attack and 'raw energy' of punk rock with the intricacies and technical cleverness of early British progressive rock. The band also incorporates elements of other musical forms such as ska, mediaeval music, folk music, heavy metal, hymns and corporate anthems. The music magazine Organ once commented that "one Cardiacs song contains more ideas than most other musicians' entire careers.
 
The broad combination of styles in the band's music has sometimes been referred to as "progressive punk" - or "pronk" - and has led to Cardiacs being labelled the primary exponents of this musical style. Tim Smith rejects the term, and prefers the description "psychedelic" or simply "pop". Musicians which the band have cited as Cardiacs influences include XTC, Van der Graaf Generator, Gong, early Split Enz, Gentle Giant, Alberto Y Lost Trios Paranoias, early Genesis, Deaf School and Wire.

RIO ile ilgisi alakası yok lütfen yapmayın. Felsefesiyle de müziğiyle de tamamen ilgisi yok. Yapmayın etmeyin, şakasına dediğinizi varsayıyorum :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Porcupine Tree on Şubat 29, 2012, 10:41:46 ÖS
Saydığınız gruplar içirisinden Univers Zero, Henry Cow ve Stormy Six'i dinlemişliğim var. Bu üçü bile birbirine pek benziyor diyemem. Onun dışında hiçbir türün yakınından geçmeyen Frank Zappa gerçeği var. Rock in opposition deyince benim aklıma ilk Frank Zappa gelir. İşin içinden çıkma değil. Aynen dediğim gibi. Kaynak göstermek tabii güzel bir şey. Ben kaynak gösterince benim kaynağım 'punk müziğe karşı bir duruşu olan progressive müzik sitesi progarchives' oluyor fakat siz kaynak gösterince herkesin kendinden bir şeyler ekleyebildiği Wikipedia geçerli kaynak oluyor.

Google'a pronk rock bands yazınca bir şey bulamadım nedense. Yine kaynak gösterdiğiniz Wikipedia'da pronk linkine tıkladığımda post-punk sayfasına yönlendiriliyorum ve sayfa içinde Cardiacs kelimesini arama yaptırdığımda sonuç elde edemiyorum. Bundan 30-40 sene önce bir tür yaratmış olan Cardiacs'tan başka pronk diye adlandırdığınız türe ait başka grup çıkmıyor. Çok ilginç bir türmüş gerçekten.

Her türün kendi içinde çok özgün grupları vardır bildiğiniz gibi. Bu grup da onlardan biri. Rock in opposition olarak gördüğüm Frank Zappa'yı bir müzik türüne koymaya kalksak işin içinden çıkamayız herhalde.

Ne siz Cardiacs'ı pronk olarak görürseniz bir şey olur ne de ben rock in opposition olarak görürsem bir şey. O yüzden havadan sudan sebeplerle canımızı sıkmayalım.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Şubat 29, 2012, 11:52:52 ÖS
http://www.allmusic.com/artist/cardiacs-p354981/biography

Combining the D.I.Y.-attitude of the early punk years with an affection for progressive rock acts such as Gong and Gentle Giant, the U.K. act the Cardiacs formed in late 1977 by Tim Smith, who quickly enlisted brother Jim Smith to join the fledgling outfit. The alleged fact that Jim couldn't play an instrument mattered little and the band took the moniker Cardiac Arrest. Their first actual release was a single, "A Bus for a Bus on the Bus," in 1979, which they followed with a full-length cassette release the next year, entitled The Obvious, under the truncated name the Cardiacs. They sporadically self-released material throughout the '80s, including Toy World in 1981. They landed a high-profile slot opening for Marillion in 1985 which, although they had been selected by Marillion lead singer Fish, proved to be a pairing that did not go down well with the headliner's fan base. In 1988, they released the LP A Little Man and a House and the Whole World Window, which proved to be their biggest success, spawning the Top Ten indie chart track "Is This a Life." The success was short-lived and the band found itself embroiled in a brief stir when the factions of the media mistook the relationship between Tim Smith and saxophonist Sarah Smith to be as siblings instead of man and wife. Although their audience has never been widespread, self-proclaimed admirers of the Cardiacs include Mike Patton and Damon Albarn, who arranged for them to open shows for Blur during 1995. The Cardiacs have toured regularly since their inception, even if their recorded output has been a bit more erratic.

Herhangi bir RIO tabiri yok görebildiğim kadarıyla.

Ayrıca pronk yani progressive punk olarak tabir ettiğimiz olgu sırf cardiacs'ın türünü belirtebilmek için 70'lerin sonunda müzik eleştirmenleri tarafından öne sürülüyor. Ki bence progarchives'teki elemanların sırf punk dememek için RIO sınıfına Cardiacs'ı soktukları da rahatlıkla görülebilecek bir gerçek.

Tim Smith is credited as being the inventor of the Pronk (progressive punk) music genre; a name actually coined in the early 90s, but attributed to music critics of the late 70s "who were baffled by Cardiacs' unique sound, in order to try to place a genre label on their music". The term Pronk was said to have only been used by these music critics when trying to describe Cardiacs' very early work of the late 1970s, and that "However, Smith 'rejected' the term from the off - stating that Cardiacs are a Pop or Psychedelic act if anything".

Burda da görüleceği üzere, grubun kurucusu Tim Smith 70'lerin sonunda müzik eleştirmenlerinin kendisilerine atfettiği progressive punk yani pronk işte türünde olduklarını dahi kabul etmiyor biz pop veya psychedelic grubuyuz şeklinde demeci varken progarchives'tekilerin neye göre Cardiacs'ı RIO sınıfına sokma cesaretini bulduklarını da merak etmekteyim. Cardiacs'ın punk-related avant prog şeklinde tasviri bile mümkünken RIO'da ısrar etmeleri de aslında kaynakça olarak güvenilmez bir tablo çiziyor gözümde. Elemanların kendi keyiflerine göre bu grubu sınıflandırdığı da gün gibi aşikar.

Sevgili marvin, kesinlikle can sıkılmalık bir şey yok ortada, sadece fikir teatisinde bulunuyoruz, demeye çalıştığım şu; progarchives olsun wiki olsun ordaki burdaki kaynaklara hiç güvenme. hep kulağını dinle, dinlediğine güven, ben de belki de hatalı düşünüyorum. Belki de yanılıyorum ki yanılıyorsam çok sevinirim. Belki de gerçekten RIO'dur, çünkü çok sıkıldım, müzikten de hayattan da sıkıldım. Zevk vermiyor artık sanırım ruhum yaşlandı. Ama sen benim gibi olma, sanırım 20 yaşındasın, senin yaşındayken benim bunları konuşabileceğim/tartışabileceğim çevrem hiç olmadı. Belki senelerden sonra böyle bir ortamı bulduğum için biraz hızlı gidiyorum bilmiyorum. :)

Güzeldi RIO üzerine konuşmak, çok teşekkürler çok iyi geldi :)


Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Mart 17, 2012, 04:30:51 ÖS
Post-Rock'ı 21. yüzyıldaki en doğru progressive rock türü olarak görmekteyim. aslında progressive rock'ın bir alt dalı olarak görülmeli ama öyle görülmüyor ilginç bir şekilde.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 18, 2012, 01:56:13 ÖÖ
Post-Rock'ı 21. yüzyıldaki en doğru progressive rock türü olarak görmekteyim. aslında progressive rock'ın bir alt dalı olarak görülmeli ama öyle görülmüyor ilginç bir şekilde.
... görülüyor, burada yer yer eleştirdiğimiz progarchives'da, Progressive Rock'ın alt dalı olarak Post Rock-Math Rock kategorisi var yalnız bu tarza alternatif mecra'da sahip çıkıyor muhtemelen türün icracıları da Progresif Rock yakıştırmasını pek kabul etmezler bildiğim kadarıyla...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: artmetaphors on Mart 18, 2012, 02:38:45 ÖÖ
ilkokul orkestrası kursam progarchives beni de dahil edecek zaten, neyse ki sadece varlığından haberdarım girip bir iki bir şey görsem sinirden kendimi yerdim heralde. progarchives'in katması bende şüphe uyandırdı şimdi. yanlış mı düşünüyorum acaba? sanırım prog rock altında değil gerçekten, doğru olabilir :)

evet türün icracıları da kendini prog rock altında görmüyor, gerçi millete bu zamanda küfür gibi geliyordur prog rock'la ilişkillendirilmek. eskiden sırf kızlar nefret ederdi prog'dan şimdi iyice yayıldı heralde :)

indie takılmak da günümüzün modası işte, gerçeği söyleyip prog'dan etkilendik diyemiyorlar böyle indie indie hipster takılıyorlar ne halleri varsa görsünler :))
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mart 18, 2012, 03:13:14 ÖÖ
ilkokul orkestrası kursam progarchives beni de dahil edecek zaten, neyse ki sadece varlığından haberdarım girip bir iki bir şey görsem sinirden kendimi yerdim heralde. progarchives'in katması bende şüphe uyandırdı şimdi. yanlış mı düşünüyorum acaba? sanırım prog rock altında değil gerçekten, doğru olabilir :)

evet türün icracıları da kendini prog rock altında görmüyor, gerçi millete bu zamanda küfür gibi geliyordur prog rock'la ilişkillendirilmek. eskiden sırf kızlar nefret ederdi prog'dan şimdi iyice yayıldı heralde :)

indie takılmak da günümüzün modası işte, gerçeği söyleyip prog'dan etkilendik diyemiyorlar böyle indie indie hipster takılıyorlar ne halleri varsa görsünler :))
Daha önce bir yerler de yazmıştım yine yineleyeyim şu prog ego denen olaya ne kadar karşıysam prog kompleks adını taktığım yani önüne geçen ilk fırsatta progresif rock müziğe sallayan zihniyete o kadar karşıyım. Yalnız özellikle İngiliz müzik kamuoyunda böyle bir prog karşıtı hava hakim, genelde bu türü yok sayarlar ya da çok ciddi ve kendini beğenmiş görüp bu tarzı küçümserler. Bunda Rock müzik geçmişlerini basit, çiğ bir modele dayandırmak isteyen 67-75 arasını es geçip mevzunun 75 yani punk akımı ile başladığını düşünen kitlenin payı büyük. Bu vesileyle post rock yapan müzisyenlerde esin kaynaklarını punk, post- punk ve kraut rock olarak gördükleri için progresif rock'a burun bükerler sözün özü progarchives'in bu kategorsine senden çok onlar ayar oluyorlardır... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Mayıs 25, 2012, 11:04:13 ÖS
sigur ros çok fena bir albüm yapmış yine. başyapıt.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Mayıs 26, 2012, 12:51:14 ÖÖ
sigur ros çok fena bir albüm yapmış yine. başyapıt.
Tam tersine bende Sigur Ros'un artık kendini tekrar etmeye başladığını düşündürdü bu albüm. İlk üç albümden sonra düşüşe geçti bence Sigur Ros
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Haziran 07, 2012, 01:34:03 ÖS
Sigur Ros konusunda bay.c'ye katiliyorum. Grup artik tamamen kendini tekrardan öteye gecemiyor. Buna Jonsi'nin solo calismalari da dahil.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Haziran 07, 2012, 02:17:18 ÖS
Sigur Ros konusunda bay.c'ye katiliyorum. Grup artik tamamen kendini tekrardan öteye gecemiyor. Buna Jonsi'nin solo calismalari da dahil.
Uzun bir zamandan sonra merhaba hakan...

Aslında bu tekdüzelik genel anlamda post-rock'da var bence. Arada Sigur Ros gibi bu tarza farklı bir soluk getirenler bile aynı yavanlığa düşmeye başladılar...

Artk, karanlık ve depresif albüm kapakları, uzun cümlelerden oluşan albüm isimleri gördüğüm anda o kaydın bir post-rock kaydı olduğunu kafadan anlıyorum...

yüzlerce farklı grubun post rock albümü tek bir gruptan çıkmış gibi, hep aynı müzikal yapı,

Sözün özü, sanırım bu tarz new age gibi miadını çoktan doldurdu...
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: hakan_el on Haziran 07, 2012, 03:43:50 ÖS
Selam Gökhan! Feysi de kapadiktan sonra sanal alemden iyice uzaklastim. Herseyin büyüsü bozulmus gibi, hicbir sey beni tatmin etmeye yetmiyor artik. Buna bir de pespese cikan hayalkirikligi albümler de eklenince cok sevdigim gruplardan da sogumaya basladim gibi bisey. (Radiohead, Björk, Sigur Ros..) Indie dönemi böylece kapanmistir benim icin. Birsey farkettim, müzikte entellige ne kadar yer birakilirsa hosnutsuzluk o kadar cok oluyor kendi adima. Müzik sonucta bu, ritim ruhunu hicbir sey geride birakmamali. O ruhtan yoksun müzik bana cazip gelmiyor. Uzunca bir süredir Post-Rock dinlemedigim icin cogu grubun ne o uzun uzun isimleri ne de parcalari aklimda. Miadi benim icin de dolmustur bu islerin. Cok daha kisa ve basit olan Punk'in karanlik tonlarinda kendimi buluyorum artik.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: enchant on Haziran 07, 2012, 07:13:37 ÖS
sigur ros benim hoşuma gitti tabii de sakın önceki albümlerle karşılaştırdığım sanılmasın. öncekiler bir başkaydı.

indie piyasasını ve post rock piyasasını da uzun zamandır takip ediyorum fakat özgün topluluk çıkmıyor artık olay mogwai, godspeed you! black emperor, sigur ros, explosions in the sky etrafında dönüp duruyor. hep onlara benzeyen bir ton grup var etrafta. bir ara yndi halda çıktı çok beğenmiştim ama sadece öylece kaldı pek dinleyemiyorum şimdi. ne varsa eskilerde var diyorum mesela tortoise, harikulade bir grup. sonic youth'un bütün albümlerine bakıyorum çok dolu geliyor. adamlar zamanında neler yapmış ve radiohead tabii ki. onlar ise bir derya bence.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Haziran 07, 2012, 11:31:11 ÖS
Selam Gökhan! Feysi de kapadiktan sonra sanal alemden iyice uzaklastim. Herseyin büyüsü bozulmus gibi, hicbir sey beni tatmin etmeye yetmiyor artik. Buna bir de pespese cikan hayalkirikligi albümler de eklenince cok sevdigim gruplardan da sogumaya basladim gibi bisey. (Radiohead, Björk, Sigur Ros..) Indie dönemi böylece kapanmistir benim icin. Birsey farkettim, müzikte entellige ne kadar yer birakilirsa hosnutsuzluk o kadar cok oluyor kendi adima. Müzik sonucta bu, ritim ruhunu hicbir sey geride birakmamali. O ruhtan yoksun müzik bana cazip gelmiyor. Uzunca bir süredir Post-Rock dinlemedigim icin cogu grubun ne o uzun uzun isimleri ne de parcalari aklimda. Miadi benim icin de dolmustur bu islerin. Cok daha kisa ve basit olan Punk'in karanlik tonlarinda kendimi buluyorum artik.
Benim işim bundan sonra üç akora sığdırılmış mucizelerledir diyorsun yani. Dinleyici içinde müzisyen için de farklı bir kulvar Rock'ın çatallaşmış ikiye ayrılmış yollarından biri, çiğ, karanlık, bozuk ve basit (bu kelimeler kötü anlamda kullanılmamıştır ) bir yol. Ben o yola çok fazla giremedim, daha düzgün daha cilalı, hesaplı, kitaplı yollar bana daha çok hitap etti ama kalben olamasada mantıken senin tercihini anlıyorum, keyifli dinlemeler... ;)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Haziran 07, 2012, 11:38:33 ÖS
sigur ros benim hoşuma gitti tabii de sakın önceki albümlerle karşılaştırdığım sanılmasın. öncekiler bir başkaydı.

indie piyasasını ve post rock piyasasını da uzun zamandır takip ediyorum fakat özgün topluluk çıkmıyor artık olay mogwai, godspeed you! black emperor, sigur ros, explosions in the sky etrafında dönüp duruyor. hep onlara benzeyen bir ton grup var etrafta. bir ara yndi halda çıktı çok beğenmiştim ama sadece öylece kaldı pek dinleyemiyorum şimdi. ne varsa eskilerde var diyorum mesela tortoise, harikulade bir grup. sonic youth'un bütün albümlerine bakıyorum çok dolu geliyor. adamlar zamanında neler yapmış ve radiohead tabii ki. onlar ise bir derya bence.
Dediğin gibi, mogwai, mono, sigur ros, godspeed you ! black emperor, god is a astranout gibi özgün gruplar vardı ama onlar bile yaptıklarının üstüne pek bir şey koymayıp dar bir alanda hapsolup kaldılar, ya da o bana tekdüze gibi gelen müzikal tekrarların altında farklı cevherler var ben kavrayamıyorum. Yine de , bu tarz ile çok fazla haşır neşir olmadan, yani bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olarak post-rock severlere ayıp etmiyeyim... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Porcupine Tree on Eylül 02, 2012, 11:10:05 ÖS
Calexico da iyi bir grup.
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: bay.c on Eylül 03, 2012, 12:41:06 ÖÖ
Calexico da iyi bir grup.
iyidir, iyidir... :)
Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock
Post by: bay.c on Eylül 13, 2012, 03:09:24 ÖÖ
oasis'e bende tahammül edemiyorum ama U2 ve coldplay için aynı şeyleri düşünmüyorum. U2 iyi bir grup. eski albümleri göz önüne alınırsa bayağı iyi işler ortaya çıkarmıştır. coldplay içinde aynı şeyleri düşünüyorum. ben bazı şarkılarını çok severim en azından işlerini ciddiyetle yapıyorlar, o popidik gruplardan değiller. britanya için çok daha kötü gruplar var ama eğer coldplay için söylüyorsanız sizin için ingiliz grupları vahim durumdadır. :D
Dediğim gibi gece vakti doğaçlama bir tarzda başlıklara girilen eski entryleri yeniden incelemek gibi bir huyum vardır(ayda yılda bir tabii her gece olsa bu psikologluk bir durum olurdu herhalde  ;D ) neyse...

Yıllar sonra Coldplay'in "Paradise" isimli hoş ama boş "haydi eller havaya hep birlikte nakaratı söyleyelim" içerikli stadyum popu şarkısı ve Rihanna ile düetinden sonra Coldplay ile ilgili fikirlerin değiştimi enchant ?... ;)


Title: Ynt: Alternative Rock, Brit pop, Indie, Post Rock, Punk, Post Punk, Grunge
Post by: Porcupine Tree on Aralık 25, 2012, 01:49:29 ÖÖ
(http://1.bp.blogspot.com/_QnGE1o4BKTA/TDJOPFmIFqI/AAAAAAAAC9U/o5Y3FkgtQr4/s1600/MONO+TREE+FRONT.jpg)

Albüm şahane. You Are There albümünden sonra dinlediğim ilk Mono albümü.