İletileri Göster

This section allows you to view all posts made by this member. Note that you can only see posts made in areas you currently have access to.


Topics - enchant

Pages: [1]
1
Bu site içerisinde böyle bir başlığı uygun gördüm aradaki tartışmaları önlemek için. Sevmeyen kişi zaten başlığa uğramaz. Seven insan da buradan ayrılmaz mantığıyla hareket geçmişten ve günümüzden bu duygulu müziği konuşmak isteyen her arkadaşa dosta açıktır burası. Günümüzden ve geçmişten albüm paylaşımları, youtube linkleri ve tavsiyeler de de bulunabiliriz. İlk başta bu müziğin türkiye'deki en çok sevenlerinden birisi olan "evohan" nick'li arkadaşımın AOR yazısı ile başlamak istiyorum. O gerekli açıklamaları çok iyi belirtmiş. Bize de bundan sonra konuşmak ve bu müziği yaşatmak düşüyor.


                                                             
                                                              Tanımı Ve Gelişimi


AOR'ın açılımı "Adult Oriented Rock" tır .Amerikan radyoları tarz için bu tanımlamayı uygun görmüştür çünki AOR yetişkin duygulara hitap eder ve Rock ın bir olgunluk halini yansıttır , tabi bunun yanında Rock müziğin sanatsal açıdan yükseldiği Melodic Rock eserler için kullanılan bir tanımlamada olmuştur, bu yüzden AOR, Melodic Rock la birlikte anılır hep. Türün müzikal açıdan en belirgin özellikleri vokallerin yüksek perdeli ve mükemmel notasyonda olması , gitarlarında orta serlikte, heycan verici ve virtüöz yapıda olmasıdır , ayrıca klavye kullanımıda önemli bir nokttadadır. AOR bazı yerlerde "Album-Oriented Rock" olarakta geçmektedir , ilk zamanlarda bu tür müzik yapan grupların stüdyo grubu olması nedeniyle böyle söylendiği vurgulanır ancak tarzın oturmaya başlaması ile "Adult Oriented Rock" tanımı uygun görülmüştür. AOR 70 lerde ve özellikle 80 lerin başında kendini göstermeye başlamıştır ancak bu tür çok daha önceden serbest form da yayın yapan radyolarca tanımlanmıştır. Bütünlüğünü sonradan sağlamasına karşın kapsam olarakta incelendiğinde Rock müziğin ana dallarında biri oluduğu görülecektir. Gelişim döneminde Classic , Prograssive ve Hard Rock arasında da çok güzel bir bağlantı yakaladığını söyleyebilirz.

Burdaki ayrıma bakdığımızda daha çok Hard Rock a yakın eserlerin Melodic Rock olarak adlandırıldığı görülür ama bu çok ince bir ayrım çizgisi değildir kesinlikle. AOR ı Classic ve Prograssive gibi türlerden ayıran temel özellikler ise melodilerin daha coşkulu ve duygulu , ritimlerin daha akıcı olmasıdır, bu nedenle tür genel olarak Hard Rock a yakındır. "Gaz" diye tanımlanan müzik tarzıda tamamen AOR için biçilmiş kaftandır, özellikle 80 lerdeki film soundtrack larını oluşturan parçaların hemene hepsi AOR türündedir. Bu gaza getiren sound ın esas özelliği , gitarların yüksek gürültüde olmadan , gereken sürükleyiciliğin bass , melodik yapı ve özellikle vokal ile kazandırılmasıdır . ( Survivor - "Burning Heart" dersek şimdilik yeterli olur herhalde ) Bunlar haricinde AOR ı diğer Rock türlerinden ayıran belirgin bir özellikte genellikle lirik lerin daha şiirsel olmasıdır . Verilen duygularda tamamen insan ruhunu okşamaya yöneliktir.

AOR Ve Duygu Yükü

Duygulara gelmişken bu tarzın dinleyici kitlesi kimlerden oluşur veya kimler bu tazı sever ? Konusunda değinmek lazım sanırım. ( Okurken , Survivor - "Oceans" ve Journey - "Message of Love" dinlenirse çok daha iyi olur ) AOR/Melodic Rock tutkunlarının genel mizacına baktığımızda söyleyebiliriz ki bu müzik tam doğa ve aşk insanlarının tarzıdır. Harika bir doğa manzarasına defalarca bakmaktan sıkılmayan , yolculuklardan hoşlanan, yollarda çoşkulu olmayı seven , hırs ı sadece zorlukları aşmak için kullananlardansanız AOR dinlemek tam size göre diyebilirm. Tabi bunlarla beraber türün çoşkulu ritimleri arasında saklı hüzünleride atlamamak gerekir, işte AOR ın en önemli noktalarından biride budur sizi hüzünlendirirken aynı anda çoşturabilir. Kısacası hüzünleri ile yıkılmayı, içe kapanmayı değilde onlarla yaşamayı ve öğrenmeyi bilen insanların da hoşlanacağı bir müzik türüdür.

Örneğin "Rocky IV" filminden Robert Tepper in "No Easy Way Out" parçası çok güzel bir örnek olmuştur bunun için , parça her nekadar kanı kaynatan ve tüyleri diken diken eden cinsten olsada çoşkunun yanında verdiği hüzünü, iç burukluğunu Rocky nin arabaya atladığında tüm hayatını film şeridi gibi gözlerininin önünden geçirmesi ile rahatlıkla anllayabilirz. Robert Tepper in o ağlamaklı , çatallı vokali de işin içine girer tabi. En güzelide bu karmaşık duygular içinden tekrar çoşku ve hırs içinde çıkılmasıdır. Bu özellik AOR Ballad larda da sıkça görülür , aslında çoğu yerde "Power Ballad" olarak geçerler, tabi bunun nedenide anlattığımız heyecan verici yapılarıdır , birde bu Balladların Hair Metal/Glam grupları ile bir gelişim geçirmiş olduklarını unutmamak gerekir tabi ama özünde Melodic Rock olduktan sonra birbirlerinde ayrılmalarıda pek gerekli değil zaten.

AOR/Hard'n Heavy Ballad

Bunların içinde klasik sound lı AOR Ballad ları göz önüne alırsak , REO Speedwagon - "Keep On loving You" / "Can't Fight This Feeling" parçaları en iyi örnekler olacaktır. Toto , Chicago , Spin Gallery gibi grublarda bu tarzın çok güzel örneklerini vermişlerdir ilerde değiniriz. Bad English" - "Price Of Love" , Loverboy - "Heaven In Your Eyes" , Damn Yankees - "High Enough" ise 80 lere birazdaha uygun olan AOR Ballad örnekleridir . Yine tarza uygun ama tam olarak Ballad diyemiyeceğimiz bir çok parçada mevcuttur AOR içinde , özellikle Asia ( "Only Time Will Tell" , "The Hunter" ) ve Foreigner ( "Hand On My Heart" , "I Want To Know What Love Is") in bir çok parçasından söz edilebilir. Ayrıca benim favorilerimden "Steve Perry" - "Captured By The Moment" parçasınıda örnek gösterebilirz , işin içine "Steve Perry" vokali girince gerçekten muhteşem bir eser çıkması kaçınılmaz oluyor ve tabiki 80 lerin büyük hitlerinden Cutting Crew - (I Just) Died In Your Arms Tonight , anlatılmaz dinlenir yani öyle parçalardır bunlar. Biraz daha Harden Heavy olan örneklere gelirsek... Kiss - "Forever" , Winger - "Miles Away" , Firehouse - "When in Look İnto Your Eyes" , Europe - "Open Your Hearts /Prisoners In Paradise/Carrie" , Whitesnake - "Is This Love" , House Of Lords - "What's Forever For"... yenilerden ise Firenote - "My Love Will Never Die" en güzel örnek olacaktır sanırım.

Not : Müzikteki "Ballad" terimi basit bir hikayenin anlatımı ve melodik yapı ile yavaş şarkılara uyarlanması sonucu ortaya çıkmıştır ancak çok geniş bir alana yayıldığı için genelde müzikal kısıma bakarak değerlendiriliyor ve o şekilde ayrıştırılıyor.

Hard'n Heavy

Harden Heavy ye neden değindiğimizide anlatalım , bu tanımlama genelde 80 lerde hard ve heavy ögeleri harmanlayan gruplar veya akım için kullanıldı. Melodic Rock/Metal ise bunların içinde sıkça yer alarak bir bütünlük oluşturmuştur. Birde bu kapsamda Heavy Rock olarak adlandırma yapılan gruplar vardır ki bu bazen AOR ın yerine kullanılır , bazende çok yakın etkileşimde olan gruplar için. Ayrıca Melodic Hard Rock gruplarıda bu tanımlama içinde yer alır ( bazı 80s Glam Rock gruplarıda zaman zaman bu şekilde adlandırılmıştır, onlarada ayrıca değiniriz ) , haliylen bu tarz çalışmalar Melodic Rock severlerin hoşuna gitmektedir. ( "Bon Jovi" ve "Danger Danger" ın açılış albumleri... Gruplardan "Tyketto" , "Fire House" ,"Treat" ... Bunlara ayrıca değinirim zaten bir çoğu Melodic Rock grubu olarakda anılır ve hit parçalarıda genelde AOR dinleyicisine hitap eder. Parça bazında birazdaha genel olarak ele alırsak , Van Halen - "Dreams/Love Walks In" , Cheap Trick - "Mighty Wings" , Giant - "Innocent Days" , Tyketto - "Wings" , Treat - "Outlaw"/"Ready For The Taking" , Bon Jovi - "Burning For Love"/"Only Lonely" , Scorpions - "Rhythm Of Love" , Black Sabbath - "No Stranger To Love" gibi sevilen birçok Melodic Rock parça bulabiliyoruz. Bu arada "Glen Hughes" ın "Phenomena" çalışmalarınıda unutmamak lazım , özellikle 2. album "Dream Runner" da "John Wetton" da grupda yer alıyor ve AOR adına çok güzel bir çalışma yapıyorlar ( örneğin "Did It All For Love" Asia parçalarını anımsatan mükemmel bir AOR hiti olmuştur ). Durum böyle iken AOR ın değişik tarzlarınıda incelemek lazım ...


Lite AOR / Westcoast :
Bu tanımlamalar genel olarak Hard Rock sound ından tamamen uzaklaşan gruplar için kullanılır , Soft Rock ve Pop Rock ağırlıklı AOR diyebilirz yani "Glass Tiger" için sıkça kullanılır bu tanım , "Age of Faith" in "Heart of the Young" albumu benim en sevdiklerimden birdir. "Lava" , "Pages" ve "1927" adlı tarzın sağlam gruplarıda diğer önerilirm olsun ve tabi "The Outfield" ın da bu tarzda kalisk olmuş harika parçaları vardır( örn: "Say It Isn't So"). Ayrıca "Player" grubunun da "Chicago" ile birlikte "Westcoast" müziğin mimarı olduğunu söyleyebilirz , 70 lerden başlayan harkulade albumleri vardır bu gurubun. Mr. Mister - "Broken Wings" da bu kapsamda değerlendirilmiştir çoğu yerde , Mr. Mister ın vokalisti "Richard Page" bu tarzın önde gelen sanatçılarından birdir , bir çok sağlam AOR albumunde rol almıştır. Peter Cetera , Benjamin Orr , John O`Banion ve John Farnham ın solo çalışmaları ile "Little River Band" grubuda bu tarz içinde yer alır. Yalnız John Farnham soundtrack larda çokdaha sıkı AOR parçalar çıkarmıştır onuda belirtelim, ilerde değiniriz.

Hi-Tech AOR :
Bu tarz tanımlama elektronik enstruman kullanımı gelişmiş AOR grupları için kullanılır ve aslında çok geniş bir kapsamı vardır çünki 80 lerin Hi-Tech , Synth Pop ve New Wave akımı ile iç içe girmiştir , bu tarzlarda Rock altyapısına sahip bazı gruplara Hi-tech AOR tanımlamasıda getirldiği görülür , ayrımı anlamak için dinlemek şart . Hi-tech AOR da Device in - "22B3" albumu en güzel örneklerdendir , harika parçalar vardır... Albume "Holly Knight" eli değimiştir tabi etkisi görülüyor haliylen, Dominoe "Keep in Touch" da iyi bir örnektir , 80 lerin hiti olmuş bir iki tane parça da vardır bu albumde. Dominoe sonradan Hard Rock a yakın çok güzel Melodic Rock albumler çıkartır onuda belirtelim. Distance - "Under the One Sky" , Frank Ryan - "You You" , Mindwork - "Inside Out" , Echo Park - "Pretty Lies" , başkaca album örnekleridir.

Not : Bazı yerlerde "Lite AOR" ın kapsamı daha geniş tutulurak "Hi-Tech AOR" ı da içine alır ve diğer Soft Rock grupları içinde "Westcoast AOR" tanımı kullanılmışır.

Prog/AOR :
Bu tarz Prograssive Rock ı tam olarak bırakmadan AOR a geçiş yapan grupların önderliğinde oluşmuştur , ( "Kansas" , "Yes" , "City Boy" vb. ) "Asia" ise bu gruplardan bayrağı devralmış ve AOR ile bütüleşmiştir, "Steve Howe" ın "Yes" den sonra "Asia" da çalmaya başlamış olmasıda tarzlarında etkili olmuştur şuphesiz. "Arc Angel" , "Jeff Cannata" nın grubu ve onun diğer çalışmaları, "Styx" in vokalistlerinden "Lawrence Gowan" ın "Gowan" adıyla çıkardığı albumler ve yeni gruplardan "Vox Tempus" da bu tarz içinde gösterilebilcek güzel örneklerdir. Burda "Styx" i de incelemek lazım , zamanın radyolarında "Suite Madam Blue" ve "Lorelei" gibi parçaların yeni AOR format ı olarak değerlendirildiği söylenir. Grubun "Melodic Rock a kaydığı albumlerde olmuştur (örn: 90 çıkışlı "Edge of the Century" ) , grup üyelerinden "Tommy Shaw" da solo çalışmlarında çok güzel AOR albumlere imza atmıştır. Journey in de 70 lerde Prog/AOR yaptığı söylenebilir. Bu grup 70 lerin sonunda o muhteşem AOR sound ına oturmuştur. Yine 80 lerde Steve hackett (Genesis) ve Steve Howe'un (Yes) gibi iki sağlam gitaristin in kurdugu AOR grubu "GTR" yide bu kapsamda değerlendirebilirz.

Classic Rock ve AOR
Amerikada özellikle 70 lerin sonunda Classic Rock radyolarının çıkışı ile AOR bir bütünleşme yaşar , bu bir tarz olarak görülmesede bazı Classic Rock/Hard rock gruplarının AOR a geçiç evrelerini ayrı değerlendirmek gerek ... Fleetwood Mac , Jefferson Starship , Reo Speedwagon bunlardan en önemlileridir. J.S ve R.S tam olarak AOR a geçiş yapmayı başarmış gruplardır. Özellikle J.S sadece "Starship" olarak müzik yapmaya başladığında harika AOR hitlere imze atmıştır "Wild Again" ( "Cocktail" Sountrack ın da yer almıştır) , "Tomorrow Doesn't Matter Tonight" , "It´s Not Enough" gibi... ayrıca Pop Rock sound ına bir geçiş olsada "We Built This City" adlı parçayıda untumayalım, zaten bu grup okadar çok evrim geçirmiştirki müziklerini sınırlandırmak gerçekten çok zordur, bazı yerlerde Hi-Tech AOR yaptıklarıda söylenir. J.S zamanından önerilerim ise "Sorry Me, Sorry You" "Save Your Love" , "Mary" , "Jane". Reo Speedwagon ise 70 lerde AOR u en iyi temsil eden ekiplerdendir , hızlı parçaları ile dikkat çeker ( R.E.O. (1976) albumunu özellikle tavsiye ederim ... The Key , Girl With The Heart Of Gold , Stillness Of The Night gibi safkan AOR örnekleri verebilirz bu gruptan ) onun haricinde AOR balladları ile de çok konuşan bir grup olmuştur REO ilerde değineceğiz , "Fleetwood Mac" ise kendi özünü kaybetmeden AOR a geçiş yapan gruplardandır böylece ortaya eşi benzeri olmayan bir sound çıkar. Bunda AOR u çok iyi bilen "Lindsey Buckingham" ın payı büyüktür şüphesiz. Özellikle "Rumors" ve "Tango in The Night" AOR ağırlıklı albumlerdir , 80 ler müziğini az buçuk bilenlerinde mutlaka duymuş olacağı hit parçalar barındırır.

1970-80 Arası AOR un gelişimine katkı sağlayan "Steely Dan" , "Foreigner" , "Boston" , "Chicago" , "Heart" , "Toto" , "Genesis" , "Pat Benatar" , "Billy Squier" gibi başkaca gruplar , sanatçılarda sayılabilir ki bunlardan Boston ve Chicago AOR/Melodic Rock ın büyük babaları olarakda kabul edilir. Chicago nun Ballad olayının mimarı olduğunuda rahatlıkla söyleyebilirz. "You're The Inspiration" , "I Don't Want To Live Without Your Love" gibi çok harika ballad çalışmaları vardır bu grubun. "Foreigner" ve "Heart" ise zaten 80 lerle beraber AOR tanımlamasına giren gruplardan olmuşlardır. "Toto" nun AOR/Melodic Rock ın en köklü gruplarından biri olduğunuda belirtelim. Şimdi AOR grup ve vokalistlere birazdaha yakından değinip , daha sade bir katagorize yapmaya çalışayım.

( Yukarda belirttiğim bazı grupları AOR ı büyük ölçüde müziklerine kattıkları kısımlarla değerlendiriyorum )

Klasik AOR normlarında müzik yapanlar :
Journey , Toto , Survivor , Asia , Reo Speedwagon , Chicago , Boston , Starship ,Thrills , The Babys , 707 , Styx , Prism , Cannata , The Outfield , Glass Tiger , Franke & The Knockouts , Russ Ballard , Arc Angel , GTR , Charlie , The Koo , Stingray , I-Ten ...
90 ve sonrası gruplardan : Hugo , Mastedon , Final Frontier , Terra Nova , Broke N Blue ,101 South , The Storm , Street Talk , Spin Gallery , Shadowman , AOR ...

Not : "AOR" adlı grup 2000 de kuruldu ve 2009 a kadar 6 albume imza attılar, "Bill Champlin"( Chicago ), "Steve Overland" ( FM ) gibi isimleride bünyesinde barındıran çok geniş, devasa bir kadro ile kurulmuştur. Son albume kadar daha çok Lite AOR / Westcoast tarzı müzik yaptıklarını söyleyebilirm. Ama özellikle son album "Journey To L.A." (2009) , AOR un kökenlerini de incelemek açısından önemlidir. Özellikle Kansas , Chicago , Journey , Toto , FM gibi grupları sevenler kaçırmasın.

AOR/Melodick Rock normlarında müzik yapanlar :
FM , Foreigner , Loverboy , Kansas , Magnum , Alien , Heart , Dare , Crown Of Thorns , Harem Scarem , Strangeways , Shooting Star , Romeo's Daughter , Harlan Cage / Fortune , Signal , Unruly Child , Kind Kobra , Honeymoon Suite , Shadow King , Return, Drive She Said , Phenomena , Haywire , Zeno , Bad English , Mark Free , Robert Tepper , John Waite , Stan Bush , Van Stephenson , Gary Hughes , David Glen Eisley ...
"Pure AOR" ( bu tanımlama "kusursuz" AOR parçalar ve albumler için kullanılır ve genelde az bilinen gruplar için söylenir ) : Atlantic , Boulevard , Reffuge , Casanova , White Sister , Outside Edge , Fate , B.E. Taylor , Beau Geste , Urgent , Venus & Mars , Icebreaker , Fighter , RIO , Agent , Dalton , Joe Lamont , John Warren ... Bu listedeki gruplar yazmakla bitmez tabiki yavaş yavaş değiniriz umarım.
90 ve sonrası gruplardan : H.E.A.T , Heartland , Ten , From the Fire , Pride of Lions , Alyson Avenue , Change of Heart , Newman , Last Autumn's Dream , Radioactive , 91 Suite , Frontline , Places Of Power , W.E.T , The Promise , Work of Art ...


Melodic Hard Rock/Harden Heavy normlarında müzik yapanlar :
Tyketto , Stage Dolls , Fire House , Treat , Night Ranger , Europe , Fair Warning , Talisman , Frotline , Sha-Boom ,Tower City , Saraya , House Of Lords , Craaft , Stryper , Icon , Hardline , Giant , Praying Mantis , Autograph , TNT , Bonfire , Shy , Sunstorm , Joe Lynn Turner , John Norum , Klaus Luley ... Bonjovi , Dokken , Scorpions gibi gruplarıda album ve parça bazında incelemek gerekir ...

bunlar haricinde birazdaha Metal yönleri öne çıkan Bloodgood , Kane Roberts , Sinner , Pink Cream 69 , Crystal Ball , Cornerstone , Jaded Heart , Brother Firetribe vb. gruplarda Melodic Rock severlere hitap ediyor. Ben bu tarzda özellikle yeni çalışmaları pek takip etmiyorum ama "Brother Firetribe" i severek dinlediğimi söyleyebilirm zaten bazı yerlerde Power AOR gibi yeni tanımlamalar bu grup için , aslında Journey in son albumunude göz önüne alırsak yannış bir tanımlama olmadığı görülecektir , umarım tarzı benimseyen bir çok grup görürüz. Bu arada grup Finlandiya kökenlidir ve şu anda AOR/Melodic Rock ı en güzel temsil edenlerinde İskandinav ülkeleri olduğunu düşünüyorum.

AOR/Melodic Rock da Başlıca Vokalistler

Erkek

Steve Perry
Jimi Jamison
Mark Free
Steve Overland
John Waite
Stan Bush
L.A. Greene
John Wetton
John Payne
Kevin Chalfant
Robert Tepper
John Farnham
Peter Cetera
Mike Reno
Terry Brock
Tommy Shaw
Lou Gramm
Jean Beauvoir
Tim Feehan
Fergie Frederiksen

Bayan

Robin Beck
Ann Wilson
Leigh Matty
Fiona Flanagan
Tone Norum
Pat Benatar
Alannah Myles
Amy Grant
Amy Hollad
Sue Saad



ayrıca her nekadar blues-rock/classic rock yönüyle öne çıkmış olsada "Stevie Nicks" hem solo çalışmalarında hemde "Fleetwood Mac" ın 80 ler döneminde imza attığı AOR ağırlıklı albumlere ses vermesi nediyle bu katagoride sayılabilir ve özellikle AOR severler tarafından mutlaka dinlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun la beraber "Cher" inde 80 lerde izma attığı harika AOR albumler olduğunu hatırlatalım o da AOR için biçilmiş kaftan bir vokaldir.

* evohan
forum.donanımhaber.

2
Yabancı Progressive Rock Grupları / Spock's Beard
« on: Ocak 04, 2013, 01:48:19 ÖS »
ilk dönemlerindeki yoğun genesis etkisini saymazsak ortaya çıkardığı muhteşem albümlerle gönülleri fetheden bir gruptu bu. bir dönem kadrosunda neal morse, nick d'virgilio gibi progresif rock müzisyenlerini barındırmış kindness of strangers, the light, beware of darkness gibi albümlerle ilk dönemini geçirmişti. sonra ikinci dönemlerinde biraz daha sert takılmışlar ve daha konsept yapıya dönerek day for night, V ve snow albümlerini çıkarmışlardır. üçüncü dönemlerinde ise daha pop vari çalışmalar görüyoruz. bu dönemle birlikte neal morse kadroda yok onun yerine vokalleri nick d'virgilio üstleniyor ve bu sayede de feel euphoria, octane, spock's beard ve neredeyse tüm dinleyiciden tam not alan X albümü. spock's beard ilginç bir topluluk. eğer tınısını yakalayabilirseniz size hayat boyu arkadaşlık edecek olan bir topluluk. grup yakın zamanda kadrosunda değişiklik yaptı ve davulcu nick d'virgilio'da artık yok onun yerine yine iyi bir davulcu olan jimmy keegan alınmıştır. hemen hemen aynı tarzda çalan davulcular bunlar zaten. bir de asıl önemli olan vokalist sorunuydu onu da enchant vokalisti ted leonard ile giderdiler. grup stüdyoya girdi ve kayıtlar hazır sonuç ise çok tatmin edici hatta mükemmel. ben çok beğendim. ted'in sesi çok iyi uymuş topluluğa. müzik ise harika. son albüm mart ayında çıkıyor ve güçlü bir şekilde geliyor grup. ted ile enchant fanlarını da toplayacakları kesin. albüm ismi brief nocturnes and dreamless sleep.


Alan Morse ile Ted Leonard gitar kayıtlarında.



albümden bazı şarkıları kısa kısa dinleyebilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=5rcnpG6Yx1E

olay budur!

3
                                                  TARİHİN TOZLU RAFLARINDA PROGRESSIVE ROCK
                                                          “ … çünkü biz rüyacıyız rüyacılar ülkesinde.” clepsydra

“Benden bir hikâye mi anlatmamı istiyorsunuz, öyleyse yolumuz çok uzun. Geçmişle geleceğin anlatıcısı kılığına girdiğim şu zamanda çok zorlu ve derin bir yola girdiğimin farkındayım ama en azından yolun sonunda yüzümün gülümseyeceğini ve bir şeylerin artık yerli yerine oturacağını da düşünüyorum. Bu yılların dışavurumu olabilir ve bir şeylere bağlılığın sonucunda “dinlemek” eyleminin hayatımızda ne kadar da önemli ve etkili bir eylem olduğunun da altı kalın kalemle çizilmelidir. Yola devam…”

            Aslında bir kitap projesiydi fakat zamanla bu isteğimden vazgeçtim ve bu yazdıklarımı internetteki bir net dergisinde vermeyi uygun gördüm. Bir de çok daha geniş kapsamlıydı ama ben yine de uçmak istemedim ve çok bilinen toplulukların aksine biraz daha bilinmeyen gruplara yönelik bir şeyler yazmaya karar verdim. Bu yazdıklarım internetteki dergi bir şekilde yayın hayatına son verince takdir edersiniz internet'in de olumsuz yönlerinden birisiyle karşılaşmış olduk ve dergi bir anda yok oldu bütün yazılanlar, o tasarım falan hepsi netten uçtu gitti ama neyse ki küçük bir dosyada saklamıştım ve onları şimdi azar azar gün yüzüne çıkarmayı uygun gördüm/görüyorum. Ben yazdıklarımı buraya fotoğraf desteğiyle (yalnızca grup hakkında yazılanlar için) aktaracağım fakat hiçbir şekilde yorumların kullanıcılar tarafından bu sayfaya yazılmasını istemiyorum bu benim isteğimdir yalnızca yazılar ve gruplar öylece dursun okumak isteyen okusundur. Yıllar ilerleyecek ve biz bir şekilde yaşlanacağız ama elimizde bir dinleyenin kaleminden haddini bilerek yazılmış ve bu müziğe gönül vermiş bu müziği tanımak isteyen genç kitlenin elinde böyle bir yazının bulunmasını da istemiştim. Umarım faydalı olur, teşekkürler.



                                                               BAŞLAYALIM MI?

            İlk tohumlarını 1960’lı yıllarda ekmiş, kelime olarak “gelişen, ilerleyen, ilerici” anlamına gelen, kendi içerisinde barındırdığı ciddiyet ve virtüözite ile çok gelişkin bir yapı geliştiren, dolayısıyla birçok alt dala ayrılan, aslında tek olarak bir şey ifade etmeyen fakat bazı ana akım müzik türleriyle birlikte anlam bulan çok geniş bir çerçevedir. Bir şarkı veya genel olarak ifade edersek herhangi bir müzik türü çok net bir şekilde progressive olabilir, bu onun içerisinde barındırdığı farklı ritimlerle, doğaçlama formuyla ve şarkı içerisinde işlediği hikâye ve konuyla açıklanabilir. Daha net olarak açıklarsak bir etnik müzik bestesi veya bir pop şarkısı, beste formunun farklılığından dolayı progressive olabilir ve bu onun çok açılımlılığını gösterir, bu bir tavırdır. Progressive rock müziğinde ise bu yazılan düşüncelerle birlikte konsept (kavramsal) albüm kavramı da ortaya çıkmaktadır. Bu düşüncede çok uzun yazılan kompozisyonlar, epik hikâyelerle desteklenen yapı ve gerçeküstü - gelecekçilik kavramlarının bile çokça işlendiği, bilim kurgu hikâyelerinin anlatıldığı kozmik evren ve meditasyon dünyasıyla yakından ilgilendiği rock müziğinin en önemli sanatsal yanıdır. Gerektiğinde en protest lirikler bu tarzı icra eden topluluklar tarafından yazılır. Üretilmiş bir albüm içeriğinde bir hikâyenin anlatıldığı çalışmalar genellikle progressive rock toplulukları tarafından oluşturulur. Bunun en büyük sebebi de beste formlarının bir hikâyeyi anlatmaya çok uygun olması ve üretilen eserin geniş çerçevede çok açılımlı olmasından kaynaklanır. Progressive rock bünyesinde başta caz ve klasik müzik olmakla beraber blues, folk, elektronika, psychedelic, pop ve bilimum deneysel müzik çalışmalarını barındırır.



                                                                    Progressive Rock Dinleyicisi

            Eğer bir progressive rock dinleyicisiyseniz ucundan kıyısından bu müziğe gönül vermişseniz hayatınızda var olan önceliklerin bir kısmını da arka plana atmışsınız demektir. Bekârsanız evlenmek istemez, evliyseniz aile hayatınızı bir daha gözden geçirirsiniz. Bu hemen hemen çoğu ciddi dinleyicinin yaşadığı bir gerçektir. Artık sizin için hayatınızda gerekli öncelikler yerine bir adet cd çalıcı, en iyisinden bir pikap, düzinelerce cd ve plaklar, dvd’ler, konser kayıtları, posterler, dergiler ve festivallere gidiş bileti gereklidir. Hoş şu zamanda bir mp3 çılgınlığı yaşanıyor fakat bir progressive rock dinleyicisi de çok sevdiği bir topluluğun albümünü aniden görünce almadan edemez. Bu her müzik tarzının dinleyicisinin yaptığı bir şey gibi görünse de bir progressive rock dinleyicisinin hastalığına erişemez. Albüm alınınca kapaklar ve sözler dikkatle incelenir, içerisindeki bilgilere bakılıp bir süre etkisinde kalınır ve bu yüzden de progressive rock dinleyicisi her şeyiyle onu yaşar, ondan zevk alır. Bu uğurda sevdiğimiz grupları her gün daha çok dinlemeye başlar, genel olarak ona bağlanır, benzer toplulukları da inceler ve takip etmeye başlarsınız ve bir bakmışsınız ki elinize farkında olmadan yüzlerce materyal geçmiş. Birde progressive rock ile arası iyi olmayan dinleyiciler vardır ki onlar ise bu müzikten oldukça uzaktırlar. Sorun anlayamamaktan kaynaklanmaz, gerçek sorun uzun pasajlı, 20–25 dakikayı aşan bestelere karşı ön yargılı olmaları, onları dinleyememeleri ve hemen sıkılmalarından kaynaklanır. Caz, klasik müzik, elektronik veya diğer tarzlarla içli dışlı olmak progressive rock dinlemeyi kolaylaştırır, aksi takdirde bu müziğe tahammül bile edemezsiniz. Günümüzde bilgisayardan müzik dinlemek epey revaçta, bu sebeple bir 20 dakikalık progressive rock eserini dinleyebilmek için onu gerçekten sevmeniz gerekiyor, yoksa her üç dört dakikada diğer şarkılara atlayabilirsiniz.

                    Bu müzik tavrının genel yapısındaki oluşumunda belirli kıstaslar vardır ve bu sebeple bu tartışmalar sürer gider. Bunlardan birincisi bu müzikteki eski-yeni tartışmasıdır. Progressive rock’ın diğer müzik türlerinde olduğu gibi 70’li yılları temel alıp bunu 80’lerle 90’larla ve 2000’li yıllarla karşılaştırmak sorunsalı hep olagelmiştir. Kimi dinleyici bu müziğin doğuşuna tekabül eden yıllardaki grupları temel alıp diğer dönemlerin gruplarını ve isimlerini dönem soundlarından ve müzikalitesinden dolayı dinlemez,  kimi dinleyici de vardır ki 70’li yılların progressive rock gruplarını es geçip tamamiyle 80 ve sonrasıyla ilgilenirler ve tartışmalara sebep olurlar. Bu duruma bir de geniş açıdan yaklaşan müzikseverler vardır ki kendileri de her dönemi takip edip sofistike yorumlarda da bulunabilirler. Bu kadar çeşitli düşünceler arasında 70’li yıllardan bir topluluğu 2000’li yıllarda takip eden, ondan etkilenen bir grup, anında taklitçi veya nostalji olabilir. Kıstaslardan ikincisi ise yine yukarıdaki düşünceyle bağlantılı olan progressive rock’ın diğer tarzlardan üstünlüğüne inanan dinleyici tipidir ki kendileri kalitesiz olduğuna inandığı müzikleri direkt olarak reddeder, kendileriyle bu durumu tartışamazsınız, hem de hiç!

                     Yolumuz çok uzun demiştik, evet şu zamana kadar progressive rock denilince ilk olarak akla nelerin geldiğini, dinleyicilerin genel özelliklerini, bu müziğin ana hatlarını açıklamaya çalıştık. Bundan sonra ise bu müzik türünün icra edilmesinde en büyük paylara sahip olan Hammond Org, Moog Synthesizer ve Mellotron hakkında biraz bilgi verip bu müzik türü içerisinde yer etmiş bazı ana alt dalları gözden geçireceğiz. Daha sonra ise büyük progressive rock gruplarından şöyle bir bahsedip tarihin tozlu raflarına doğru, pek bilinmeyen, dağılıp gitmiş, dağıldıktan sonra tekrar devam eden, tek albüm çıkarıp ortalıktan kaybolmuş ve bunun yanında etki de bırakabilmiş toplulukları açıklamaya ve size hatırlatmaya tanıtmaya çalışacağız. Bu yolda elbette eksiğimiz çok olacak fakat en azından yazdığımız kadarının da yararlı olacağının kanaatindeyim.

                                                   HAMMOND ORG, MOOG SYNTHESIZER ve MELLOTRON

               Eğer bahsettiğimiz progressive rock ise çok önemli konudur. Aslen bir mühendis olan Laurens Hammond’un 1930’lu yıllarda tasarladığı Hammond Org aslında çok daha önceleri kiliselerde kullanılan Pipe Organ’a (Kilise Orgu) alternatif olarak üretilmiştir. Bu üretimin asıl sebebi ise kilise orgunun o zamanlarda çok büyük ve ağır olmasıydı. Çalıştırmak için de insan gücü kullanılırdı ve bu klasik müzik için de biçilmez kaftandı. Hammond Org ise 1930’larda tasarlanıp üretilmesinin ardından rock müzikte kullanılması ancak 60’lı ve 70’li yıllara rastlar. Daha çok caz, gospel (kilise müziği), blues ve rock müzikte kullanılan bu çalgı aletinin B-3 ve C-3 olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır. Rock müzikte ise daha çok B-3’nin etkisini gözlemlemekteyiz. Progressive rock tavrı içerisindeki gruplarca çok kullanılmaya başlanan bu müzik çalgısının dinleyicileri etkisi altına alması bir tarafa, içerisinde sadece bu çalgı var diye albüm alan dinleyicilerde bulunmaktadır. Ve bu anlayış içerisinde Hammond Org’un progressive rock’taki en önemli müzik çalgılarından birisi olduğunu yazabiliriz.



Moog da üniversite eğitimini elektrik ve fizik mühendisliği dallarında almış olan Robert Moog tarafından üretilen analog bir synthesizer’dır. Robert Moog bunu Leon Theremin isminde bir Rus bilim adamının yaptığı Theremin adlı enstrümandan etkilenerek oluşturmuştu. Daha çok elektronik müzikte kullanılan bu synthesizer’ın progressive rock içerisindeki önemi yadsınamaz. Aynı şekilde caz, pop ve bazı film müziklerinde de kullanılmıştır. Birçok modeli bulunmakta olup bunların içerisinde mini moog, multi moog, modular moog, moog prodigy gibi çok kullanılanları vardır. Sesinin neye benzediğini ise tarif edemeyeceğim bu synthesizer’ın müziğin derinlik kazanmasındaki en önemli unsur olduğunu belirtmeliyim.



Mellotron ise modern synthesizer gibi suni bir sesi olmayan genellikle rock, psychedelic, punk ve post rock gruplarınca kullanılan ve İngiltere’de üretilen bir klavyedir. Mellotron’un 60’ların ve 70’lerin progressive rock gruplarınca kullanılır olması ve moog ile birlikte çok iyi bir ikili oluşturması sebebiyle onlara bir kardeş gözüyle bakabiliriz. Mellotron sayesinde çok iyi bir ses örneklemesi yapabilir birçok synthesizer’ın yapamadığını yapabilirsiniz.




                                                                       BAŞLANGIÇLAR…

                   Yazının başlangıcında 1960’larda ilk tohumlarının ekildiğini belirttiğimiz progressive rock’ın öncelikle blues rock ve folk rock türleriyle harmanlanan psychedelic rock ile ilişkisini göz ardı etmememiz gerekir. 1960’larda en yetkin ürünlerini veren Cream, The Nice ve The Byrds gibi toplulukların oluşturduğu karakteristik müzik ile mükemmel ötesi müzik yapan Amerikalı GRATEFUL DEAD ve İngiliz The Beatles topluluğunun o dönem yaratılan çoğu müzik türlerini etkilediği de doğrudur. Psychedelic rock’ın muhteviyatındaki blues esintileri, gitar efektleri ve deneysel dediğimiz doğaçlama formlarına yakın oluşu da bir anlamda bu duruma etki eden diğer bir faktördür. Progressive rock ise bu etkilerden nasibini o yıllarda bir şekilde almış olup The Beatles’ın çok önemli bir hamle göstererek progressive rock’a bir köprü oluşturduğunu da dile getirebiliriz. The Beatles’ın “Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band”(1967) albümü psychedelic yapısıyla ilk progressive rock örneği olduğunu bize gösterir.


           Bu düşünceyi sağlam müzik eleştirmenleri de kabul ederler. Albümün o kadar görkemli olmasının sebebi de müzikle resim yapıldığının ilk örneği olmasından ve şiirsel yapısıyla herkese hitap eden bir yönü olduğundandır. İlk konsept albüm(kimileri bunu kabul etmez.) özelliği de taşıyan bu çalışmada o güne kadar ki rock müzikte pek kullanılmayan mellotron da “Strawberry Fields Forever” adlı bestede kullanılmıştır. Bu çok önemli bir bilgidir ve bu sayede de albümün neden progressive sınırlar içerisinde gezindiğinin de bir anlamda açıklaması olur. İlk olarak İngiltere’de yeşeren progressive rock tavrına zaman içerisinde İngiliz grupları damgasını vurur. Pink Floyd, YES, ELP, Jethro Tull, Genesis, King Crimson, Renaissance, Pentangle, Camel, The Moody Blues, Caravan, Hawkwind, Gentle Giant ve Van der Graaf Generator gibi topluluklar dışında Almanya’dan Eloy, Amon Düül I-II, Tangerine Dream, Kraftwerk, NEU!, Faust ve Can, Kanada’dan Rush, İtalya’dan Premiata Forneria Marconi, Banco del Mutuo Succorso, Fransa’dan Magma, İsveç’ten Kaipa, Samla Mammas Manna ve Finlandiya’dan Wigwam ise progressive rock tavrının majör örnekleri olarak sayılır.

                  Tabi 60’ların sonunda ve 70’li yılların başlarında kurulmuş ve albüm yayınlamış o kadar çok topluluk var ki bunlar sadece yukarıda saydığım gruplar kadar etki bırakamamıştır. Biz sadece en çok bilinen isimleri saydık. Bu topluluklar progressive rock janrı içerisinde kendi aralarında alt türlere ayrılır. Bu alt türlerin nasıl oluştuğu da bu grupların müziklerindeki stillere bağlıdır. Bir topluluk birçok alt türe girebilir, bunun sebebi de müzikal etkileşimlere girdiği müzik tarzlarına bağlı oluşuyla açıklanabilir. Ama bir topluluk genel olarak bir alt türün bütün stillerini müziklerinde barındırdığı için o alt türe girer.

            Müzikleri böylesine sınıflandırmak ve kesin olarak bir isim koymak aslında doğru mudur tartışılabilir ama çok geniş çerçevede ele alırsak, progressive rock gibi sonu belli olmayan, her noktası değişik yerlere çıkan koskoca bir dünya içerisinde yer alan farklı ülkelerin farklı yaşam tarzları ve özellikleri olması gibi bir mantığa oturtulabilir. Gerçekten de bu müzikte kimi grubun sınırları daha geniştir ve kültürleri farklıdır, kimi topluluğun ise daha dar ve daha küçüktür. Caz ve folk müziklerden oldukça etkilenmiş bir rock grubu için progressive rock janrı içerisinde “bu grup sadece rock yapıyor” şeklinde bir cümle sarfedilmesi onun yetersiz bir şekilde anlamlandırılmasıdır. Bunun için belirli sınırlar konmuştur. Bu sınırlar belki bugünün bazı müzik yazarlarınca daha da dallandırıp budaklandırılmaktadır (crossover, eclectic v.b gibi) bu da yanlıştır. Ama müziği böylesine geniş bir çerçevede işleyen bir tavrın da yerlerine doğru oturtulması için ayakları yere basan bazı kategorilere ihtiyaç duyulmaktadır: Prog folk, neo-prog, zeuhl, psychedelic space rock, canterbury progressive rock v.b. gibi…

4
Yabancı Progressive Rock Grupları / Pentangle
« on: Ekim 16, 2011, 09:39:28 ÖS »
ingilizlerin efsanevi prog folk grubu pentangle'ın efsanevi müzisyeni, kalbi kısaca her şeyi olan bert jansch uzun süredir savaştığı kansere yenik düştü. çok önemli bir müzisyendi. bob dylan'dan neil young'a herkes ondan bir parça bir şeyler almış kendisinden onurla bahsetmişti. sadece pentangle ile değil solo çalışmaları da nefisti ve genellikle folk eserler üretiyordu. 2006 yılında çıkan black swan ise onun son solo albümü olarak tarihe geçti.
pentengle ile çok iyi zamanlar geçiren bert jansch 1960'ların sonundan itibaren prog folk, folk jazz müziğe çok önemli besteler kazandırmıştı. özellikle 1969'daki basket of light albümü gerçekten de efsane kategorisindedir. çok uzaklar göçüp giden bu müzisyeni genç kuşak arkadaşlar mutlaka tanımalı ve takip etmeli. huzurla uyu büyük müzisyen, şarkıların dinlendikçe unutulmayacaksın. çok kişiye yol açtın çok kişinin hatıralarına girdinşarkılarınla , unutmayacağım onları.



http://www.youtube.com/watch?v=dBVxFV_O56Y 
http://www.youtube.com/watch?v=RqjUWJtH88c

Pages: [1]