Recent Posts

Pages: [1] 2 3 ... 10
1
Genel / Reborn
« Last post by b4usleep on Eylül 28, 2017, 09:56:38 ÖS »
Hadi çeteyi tekrar topluyoruz :)
2
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Genesis
« Last post by bay.c on Kasım 10, 2016, 02:39:39 ÖÖ »
Emeğine sağlık, teşekkürler  ;)
3
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Genesis
« Last post by Aptullah Kalınparmak on Ekim 25, 2016, 05:21:33 ÖS »
Genesis - Harold the Barrel Çevirisi ve Analizi.



Nursery Cryme albümünün 5. Şarkısı olan bu şarkı Foxtrot albümündeki “Get em out by Friday” şarkısında olduğu gibi adeta bir sesli tiyatro izlenimi yaratıyor dinleyicilerde. Parça 3 dakika gibi kısa bir süreye sahip olmasına rağmen içine oldukça fazla şey sığdırılmış. Peter Gabriel tarafından yazılan şarkı sözleri onun aslından halkın içinden birisi olduğunu ve bulunduğu toplumu ne kadar iyi irdelediğini gösteriyor bizlere. Şarkı Harold Barrel ya da kasaba tarafından bilinen adıyla Varil Harold isimli bir restoran işletmecisinin acıklı hikayesini konu alıyor. Harold 3 çocuk sahibi ve bizlerden farklı olmayan hayata sahip bir insan. Yaşı ilerledikçe hayatın acımasız yönlerini gittikçe ağırlaşarak görmeye başlıyor ve bu psikolojisini olumsuz yönde etkiliyor. Harold mutlu rolü yapmak yerine bu sahneyi terketmeyi seçiyor ve bu tiyatronun daimi izleyicileri olan İngiliz halkı Harold’dan bir süre daha faydalanmak ve tüketmek için ona engel olmaya çalışıyorlar. Başarabiliyorlar mı görelim;

Varil Harold

[Haberler;] (1)
Bu sabah erken saatlerde Bognor’lu meşhur restoran sahibi kayıplara karıştı. (2)
En son üzerinde kahverengi bir palto ile görüldü,
İyice kamufle olmuş şekilde,(3)
Onu trene yetişmeye çalışırken gördüler.

[Caddedeki bir adam] (4)
Üç çocuk babası birde, rezil herif.
Ne küstahca bir hareket!
Varil Harold ayak parmaklarını kesti ve onları çay yanında ikram etti.
Fazla uzağa gidemez, o fazla uzağa gidemez.
Ayakta duracak bir bacağa bile sahip değil.
Fazla uzağa gidemez.

[Köşedeki adam] (5)
Ana meydandaki bir kapının yanında duruyorum.
Gerilim artıyor.
Öfkeli insanların bulunduğu huzursuz bir kalabalık var.

[Belediyeden bir adam]
Daha önce görmediğimiz kadar kalabalıklar
Güvenliği artırmamız lazım.
Kasabadaki yüksekçe bir yerden
Konuşma yapmak için belediye başkanı hazırdır.

[Belediye Başkanı] (6)
Şüpheli kişilik, daha fazla dayanamazsın,
İngiliz halkı arkamızda.

[İngiliz Halkı] (7)
Daha fazla dayanamaz, kesinlikle daha fazla dayanamazsın.
Bu adama güvenilmeyeceğini söylemiştim değil mi ?
Bunun kardeşide aynı bunun gibiydi!
Daha fazla dayanamazsın!

[Harold Barrel]
Eğer buradan kilometrelerce uzakta olsaydım,
Bir tekne ile denize açılıyor olurdum,
Bunun yerine tüm dünyanın aşağıda kaldığı (8 )
bir pencere çıkıntısının üstündeyim.
Bu pencerenin üstünde
İşte burada..

[Bay Plod]
Sana yardım edebiliriz

[Bay Plod’un grubu]
Sana yardım edebiliriz

[Bay Plod]
Biz hepimiz senin arkadaşlarınız,
Aşağı in ve bizimle konuş evlat.

[Harold Barrel]
Şaka yapıyor olmalısınız
Atlamayı tercih ederim.

[Anlatıcı]
Kalabalık gittikçe kuvvetleniyordu ve bizim Harold’umuz gittikçe güçsüzleşiyordu;
İleri, geri, sağa ve sola doğru sallanarak
En korkunç şeyin başına gelmesini bekliyordu.
Onlar Harold’un annesini onun bulunduğu pencere çıkıntısına getirdiler.
Annesi son bir istekte bulundu.

[67 yaşındaki Bayan Barrel] (9)
İn çabuk aşağıya, eğer baban seni bu halde görseydi çok çok çok üzülürdü.
Atlayamazsın, orada öyle durup atlayamazsın.
Kıyafetlerin pislik içinde, bak şurada B.B.C’den bir adam var
Atlayamazsın!

[Bay Plod]
Sana yardım edebiliriz

[Bay Plod’un grubu]
Sana yardım edebiliriz

[Bay Plod]
Biz hepimiz senin arkadaşlarınız,
Aşağı in ve bizimle konuş Harry. (10)

[Harold Barrel]
Şaka yapıyor olmalısınız
Atlamayı tercih ederim...... (11)

1) Harold’u tüketmek isteyenlerin başında gelen kuruluşlardan birisi de Medya, onun yaşadığı kötü olayları umursamaksızın sadece reyting ve kazandığı para uğruna Harold’u tüketilebilecek bir malzeme olarak kullanıyorlar ve tüketim çılgını olan İngiliz halkının önüne fırlatıyorlar zavallı Harold’u.

2) Bognor; İngiltere’de bir sahil kasabası

3) Toplum baskısı, medya baskısı ve daha nice kötülüklerden kendini saklamak için kamufle olmaya çalışıyor.

4) Tüketim çılgını İngiliz halkı, Medya’nın onları hiç tanımadıkları bir adama karşı nefretle doldurması sayesinde sinir küpüne dönüşmüşlerdir, Kendilerinin topluma uyumlu olduklarını kanıtlamak için Harold’u bulup ona nefret kusmalıdırlar, toplumdan dışlanmamak bunu gerektirir. Kitle kontrol cihazı olan ve herkesin evinde muhakkak bulunan bu gizli silah Televizyon’un ne kadar korkunç birşey olduğu vurgulanıyor bu satırlarda.

5) Tiyatrodaki robotlaştırışmış seyircilerden birisi de bu köşedeki adam, gerilimin artmasını ve Harold’un gittikçe daha çok acı çekmesini adeta bir aksiyon filmi edasında izliyor.

6) Figuranlardan, sahneden, perde arkasından, seyircilerden, medyadan ve diğer tüm unsurlardan sorumlu olan Belediye Başkanı, tiyatronun başarılı bir şekilde sonlanmasını ve bundan elde edebilecekleri maksimum geliri elde etmek istiyor. Başkan sahnedeki yerini alarak İngiliz halkının nefretini körükleyecek bir konuşma yapıyor. Medya artan reytinglerden oldukça mutlu. Karışık duygular içindeki seyirciler ise zevkten çıldırıyor.

7) Onları temsil eden başkanlarının yaptığı konuşma ile milliyetçilik duyguları kabaran İngiliz halkı artık bu olayı vatan millet olayına dönüştürür ve daha da ağır kelimeler ile Harold’a saldırmaya devam ederler. Başkan yaptığı başarılı konuşma ile İngiliz halkını kendi kopyasına dönüştürmüştür. Medya,Başkan ve İngiliz Halkı bütünleşerek yok edilemez bir silaha dönüşüyor.

8 ) Harold aşağıda onu yok etmek isteyen topluluğu tüm Dünya’nın bir yansıması olarak görüyor çünkü bu düzen tüm Dünya’da aynı, bu düşünceler içinde olan Harold artık o ve onun gibi insanların gerçekten mutlu olabileceği bir yer kalmadığını anlıyor.

9) En korkunç şeyin başına gelmesini bekleyen Harold sonunda bununla yüzleşiyor. Belki de o anda onu hayata döndürebilecek tek kişi olan annesinin de artık bu robotlaştırılmış topluluğun bir parçası olduğunu görüyor. Oğlunun kirli kıyafetleri yüzünden televizyonda rezil olma korkusu içinde olan annesi oğlunu biraz olsun düşünmüyor.

10) Bir süredir Harold’u umursuyormuş gibi gözüken Bay Plod’u Harold’un adını Harry olarak yanlış telaffuz ederken görüyoruz.

11) Artık onun için mutlu olunabilecek bir yer kalmadığını anlayan Harold, Peter Gabriel’ın sondaki muhteşem vokali ve Tony Banks’ın hüzünlü piyanosu eşliğinde atlayıp bu acımasız düzeni terk ediyor.
4
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Genesis
« Last post by Aptullah Kalınparmak on Ekim 20, 2016, 08:53:31 ÖS »
Genesis - Watcher of the Skies çeviri ve analizi.

“Foxtrot” albümünün ilk parçası olan “Watcher of the Skies” bilim kurgu romanından fırlamış bir hikayeye sahip. Şarkı sözleri Tony Banks ve Mike Rutherford tarafından İtalya – Napoli’de verecekleri konserden hemen önce yazılmış. Konser verdikleri alanın kurak ve çölümsü yapısı onların akıllarına eğer bir uzaylı insanlığın yok olduğu Dünya’ya gelip gözlem yapsaydı düşünecekleri ne olurdu sorusunu getirmiş. Şarkının isminin John Keats’in 1817 yılında yazdığı “On First Looking into Chapman’s Homer” isimli şiirinden geldiği düşünülüyor. O şiirde geçen kısım ise şu;
Then felt I like some watcher of the skies
When a new planet swims into his ken
   
Şarkı sözlerinin esinlenildiği düşünülen Arthur C. Clarke tarafından yazılmış iki adet hikaye var. İlki “ Rescue Party” isimli kısa hikaye ikincisi ise “Childhood’s End” isimli roman. “Rescue Party” hikayesinde Dünya yok olmaya 2 saat kala başka gezegenden gelen bir uzay gemisi Dünya yakınlarından geçerken Dünya’dan gelen radyo sinyallerini alır ve olası zeki yaşam formlarını incelemek için gözatmaya gelirler. Umduklarını bulamayan uzaylılar, insanların meydana getirdiği binalar ve araçların yıkıntıları dışında birşey bulamazlar. Uzaylılara göre bir zeki yaşam formunun radyo teknolojisinden uzay araçları yaratıp uzaya açılma teknolojisine ulaşması yaklaşık 1000 yıl sürermiş ve bu yüzden tüm insanlığın yok olduğu sonucuna varırlar. Güneşin patlayıp sistemindeki tüm gezegenleri yok etmeye dakikalar kala uzaylılar dünyayı terkederler ve kendi gezegenlerine doğru yola çıkarlar. Yolculuk esnasında inanamayacakları bir manzara ile karşılaşırlar, güneş sisteminin dışında yol alan insanlar tarafından yapılmış binlerce uzay gemisi, uzaylılar insanların radyoyu keşfetmesinden 200 sene sonra bu teknolojiye ulaşmalarına inanamazlar. Henüz ışık hızı teknolojisine ulaşamamış insan ırkı yaşayabilecekleri yeni bir gezegen bulma umuduyla yolculuklarına devam ederler ve hikaye burada sonlanır. Hikayeyi okumak isteyenler bu linkten ulaşabilirler; https://www.baen.com/Chapters/0743498747/0743498747___1.htm

Ayrıca sesli kitap olarak da dinleyebilirsiniz; https://www.youtube.com/watch?v=jLPEIQeiQig

Şarkı sözleri bana göre “Rescue Party” hikayesinden esinlenilmiş, “Chilhood’s End” Romanıyla pek bağdaştıramıyorum. Bu roman daha çok Pink Floyd ve Marillion’n aynı isimli şarkılarına ve Van Der Graaf Generator’ın “Childlike Faith in Childhood’s End” şarkılarıyla bağdaştırılıyor.  Göz atmak isteyenler için bu roman 3 bölümlük bir kısa dizi olarak yayınlanmış. John Lennon’ın “Imagine” isimli şarkısının gerçekleşmiş halini görüyoruz dizide. Bilim kurgu filmlerini seviyorsanız oldukça seveceğiniz bir kısa dizi olacaktır. Buradan izleyebilirsiniz;
http://www.dizibox.com/childhoods-end-1-sezon-1-bolum-izle/

Şarkının en dikkat çekici yerlerinden birisi şüphesiz girişteki mellotron kısmı. Tony Banks aslında birçok notanın bozuk ses verdiği çok eski bir mellotron ile çalışırken bu şarkının girişindeki büyülü sesleri elde etmiş. Bu şarkıyı bozuk mellotron ile kaydetmişler ve daha sonra başka hiç bir mellotrondan o bozuk mellotronun verdiği sesi alamadığını belirtiyor röportajında. Bir konser zamanı Tony Banks bu şarkının giriş kısmını çalarken bu notaların Steve Hackett’e büyük bir uzaylı gemisinin konser alanına iniş yaptığı hissini verdiğini söylüyor röportajında. Gerçektende şarkının ilk 1:30 dakikalik kısmındaki yüksekten başlayıp alçalan notalar bir uzay gemisinin dünyaya iniş yaptığı hissini vermiyor değil. Dakika 1:30’dan şarkının sonuna kadar devam eden Phil Collins’in düzensiz bateri ritimleri şarkıyı olduğundan daha da fazla ilginç kılıyor. Bu düzensiz ritimlerin Gustav Holst’un Mars isimli bestesinden esinlenildiği söyleniyor. Buradan dinleyebilirsiniz; https://www.youtube.com/watch?v=Jmk5frp6-3Q

Peter Gabriel kostümleri arasında en çok beğenilen bu şarkıda kullandığı uzaylı kostümü. Rengarenk parlak pelerini, başının üzerindeki yarasa kanadı eklentisi, yüzündeki fosforlu makyaj ve bu kostüm içerisinden sergilediği gizemli bakışlar ona gerçekten dünya dışı birisi havası katıyor.


Göklerin Gözcüsü
Göklerin gözcüsü hepsinin gözcüsü
Kendi başına bir gezegen, hiçbir gezegen ona ait değil
Hayatın artık kendisini şaşırtmadığı birisi o,
Gözlerini yükselterek bilinmeyen bir gezegeni gözler.

Canlılar bu gezegenin toprağına hayat verdi,
Artık onların devrinin sonu geldi,
Yaşam yine bir yaşamın sonu mu oldu,
Başka yerde oyunlarını oynamaya devam mı ederler
Çocuk oyunlarından başka birşey bilirler mi?
Belki kertenkele kuyruğunu değiştirir,
Bu İnsan’ın Dünya ile uzun birlikteliğinin sonudur.

Boş kalıntılarına bakarak yargılama bu ırkı
Yarattığı canlılar ölünce Tanrı’yı yargılar mısın ?
Şimdilik, kertenkele kuyruğunu değiştirir
Bu İnsan’ın Dünya ile uzun birlikteliğinin sonudur.

Yaşamın tekilliğinden Hayatın bütünlüğüne,
 Hayattaki yolcuğunun sonlandığını düşünme
Gemin sağlam olsun, denizin merhameti yoktur,
Varoluş okyanusunda hayatta kalabilecek misin ?
Kadim çocuklar gelin ve dediklerimi dinleyin
Bu sizi yolunuza uğurlayacağım ayrılık konseyidir.


Ne yazık ki umutlarınız yıldızlara dönük artık
Bizim yaşadığımız yere hiçbir zaman gidemeyeceğinizi biliyorsunuz
Göklerin gözcüsü hepsinin gözcüsü
Bu yalnız sizin kaderiniz, bu kader sizin.

İlginç bir konu ile bitirmek istiyorum. Steve Hackett “Watcher of the Skies;Genesis Revisited” albümü ile ilgili bir röportajında bu şarkının 1:30 dakikasından sonuna kadar devam eden Phil Collins’in düzensiz bateri ritimlerinin aslında Phil Collins tarafından tasarlanan bir mors kodu olduğunu yazmış. Dün şu site üzerinden mors alfabesini öğrenmeye çalıştım fakat başaramadım, aramızda mors alfabesinden anlayan varsa bu gizli mesajı çözebilirse çok güzel olur. Barclay James Harvest’in “Nova Lepidoptera” şarkısının başındaki mors kodunun tercümesi “UFO” imiş. Watcher of the Skies şarkısında da bu tarz ilginç bir yazı çıkacağını düşünüyorum. Yardımcı site; http://morsecode.scphillips.com/translator.html







5
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Marillion
« Last post by metafiz on Haziran 22, 2016, 05:36:21 ÖS »
Facebook grubumuzdan sevgili Hakan Taşan'ın, Kayleigh incelemesi.
----------------------------------------------------------------


KAYLEIGH


Hatırlıyor musun oyun alanının duvarında eriyen tebeşirden kalpleri
Hatırlıyor musun ayın yıkadığı kolej koridorlarından şafak vakti firarlarını (Not 1)
Hatırlıyor musun Pazar Meydanı’ndaki kiraz çiçeğini (Not 2)
Onu saçımızdaki konfeti diye düşündüğümü hatırlıyor musun
Bu arada kalbini kırmadım mı? (Not 3)
Lütfen bağışla beni,Asla kalbini kırmak istemedim
Çok üzgünüm,Asla kalbini kırmak istemedim
Ama sen benimkini kırdın.

Kayleigh üzgünüm demek için çok mu geç?
Ve Kayleigh birlikte olabilir miyiz yine?
Ben sadece doğal bir sonmuş gibi davranamam

Kayleigh,ah seni özleyeceğimi hiç düşünmemiştim
Ve Kayleigh daima arkadaş olacağımızı düşünmüştüm
Aşkımız sonsuza dek sürecek derdik
Peki bu acı son nasıl geldi?

Hatırlıyor musun kayan yıldızlarla çimlerde yalınayak
Hatırlıyor musun yerlerde seviştiğimizi Belsize Park’ta
Stilettoyla karda dansımızı hatırlıyor musun  (Not 4)
Hatırlıyor musun hiç anlamadığını gitmem gerektiğini
Bu arada kalbini kırmadım mı?
Lütfen bağışla beni,Asla kalbini kırmak istemedim
Çok üzgünüm,Asla kalbini kırmak istemedim
Ama sen benimkini kırdın.

Kayleigh sadece üzgünüm demek istiyorum
Fakat Kayleigh telefon açamayacak kadar korkmuştum
Yıkılmış yuvamızı onaracak başka bir sevgili bulduğunu duyarım diye

Kayleigh hala bu aşk şarkısını yazmaya çabalıyorum (Not 5)
Kayleigh gitmiş olman benim için çok önemli
Belki bu haklı olduğumuzu kanıtlayacak
Ya da benim hata yaptığımı.
(Hatalıydık,ah çok hatalı.) (Not 6)


 
GİRİŞ : Kayleigh hakkında konuşmaya başlamadan önce Fish’e kulak verelim,bakalım bu parçanın da içinde bulunduğu Misplaced Childhood albümü öncesinde hangi ruh hali içindeymiş? Böylece efsanevi Kayleigh ve yine efsanevi Misplaced Childhood albümünün hangi şartlarda hayat bulduğunu daha iyi anlayabiliriz belki.Şöyle diyor Fish;  ‘‘Ailemden,sevdiğim kişiden ve evimin sığınağından uzakta, medya ve dalkavuklarla çevrelenmiş bir koza içinde hapsedilmiş, gezici bir sirkteydim.Olağanlık ve akıl sağlığını korumaya çalışma günlük rutinlerdi……Bedel ödüyordum.Büyük ilişkim sonunda bitmişti,arkasında sisler bırakarak, kendi kutsal kasemi arayış kariyerimin bitişi gibi.’’

ÖNSÖZ : Progressive Rock veya Rock müzik hayranı olsun olmasın, Marillion ismine aşina olan her müzik dinleyicisinin aklına düşen ilk parça tartışmasız Kayleigh’dir;keza Marillion’ı ilk olarak bu parça ile tanıyanlarda hayli fazladır. Bu parça aynı zamanda grubun tarihinde İngiltere müzik listelerinde en yükseğe çıkan parçasıdır.(Single listelerinde 2 numaraya dek yükselmiştir.)
  Misplaced Childhood albümü ise İngiltere Müzik Listelerinde 1 numaraya kadar yükselmiş (Listelerde 1 numaraya ulaşan tek Marillion albümüdür) ve toplam 41 hafta albüm listelerinde yer almayı başarmıştır.

PARÇA HAKKINDA GENEL BİLGİLER : Günümüzde dahi bir fenomen olan Kayleigh ismi aslında Fish tarafından oluşturulmuştur.Fish parçanın ismi konusunda eski kız arkadaşı ‘’Kay Lee’’ den esinlenmiş ve ‘‘Lee’’nin yerine farklı bir ifade ile ‘‘Leigh’’ getirilerek Kayleigh ismi meydana gelmiştir.(Fish telefon ederek bu düşüncesi ve niyetinden Kay’i haberdar etmiştir.) Fakat Fish’in Kay ile olan ilişkisini bilen grubun diğer üyeleri Kayleigh ismini çok kişisel bularak itiraz etmişler ve bu parçaya Katherine,Jennifer gibi isimler önermişlerdir.
İskoç inatçılığı ve ısrarı neticesinde Fish bu önerileri reddederek şarkının isminin Kayleigh olmasını sağlamıştır.
  Parçanın yazım ve kayıt aşamalarında Fish’in liriklere dair fikirleri günden güne değişir.Fish yalnızca Kay değil tüm birliktelik yaşadığı eski kız arkadaşlarıyla olan ilişkilerini, tecrübelerini, yaşanmışlıkları ve pişmanlıklarını düşünerek bu hayali karakteri ortaya çıkarır.Dolayısıyla Kayleigh ismi Fish’in o ana dek hayatında yer alan tüm kadınları anlatır.
  Kayıtlar esnasında Fish hala parçanın sözlerini tamamlayamamıştır ve sonunda albümün prodüktörü Chris Kimsey devreye girer; Kimsey grubun diğer üyelerini akşam yemeği için dışarı çıkarır,Fish’i stüdyoda yalnız bırakır ve sözleri tamamlamadan stüdyodan çıkmamasını söyler.Bir kaç şişe alkolün de yardımıyla Fish iki saat sonra şarkının sözlerini tamamlar ve aynı gece vokal kayıtları da yapılır.
  Marillion’ın bu en bilinen parçasının müzikal altyapısı ise Steven Rothery imzasını taşır.Bir gece Rothery’nin eşi ondan bir parçayı gitarıyla nasıl oluşturduğunu öğrenmek ister ve Rothery eşine bir şeyler çalarken ortaya Kayleigh’nin giriş riffleri çıkar.
  7 Mayıs 1985 tarihinde Kayleigh Single olarak piyasaya sürülür ve Avrupa’da büyük başarılar elde ederek İngiltere listelerinde 2. sıraya yükselir.(Bkz.Not)
  BBC Radio 1’de en çok çalınan single olur. Aynı zamanda Amerika Billboard Hot 100 listesine giren ilk ve tek Marillion Single’ı olmayı da başarır.
  Kay Lee’nin alternatif  söylenişi olan Kayleigh,  bu parçanın hit olmasından sonra bir çok anne adayı için doğacak kızlarına isim olarak seçilmiştir.Günümüzde de Kayleigh ismi,İngiltere’de yayınlanan ‘’doğacak çocuklara isimler’’ v.b. başlıklarla piyasada bulunan kitaplarda yer almakta ve ‘‘Marillion adlı müzik grubuna ait bir parçanın adı’’ olarak açıklanmaktadır.
 Fish bu konuyla ilgili olarak,yıllar sonra bir söyleşi esnasında duygularını şu şekilde ifade etmiştir; ‘‘13 yaşındaki Kayleigh adında çocuklara imza vermeye alıştım.’’
  Parçanın videosu Berlin’de çekilir ve Robert MEAD  Fish’in çocukluğunu canlandıran oyuncu olarak boy gösterir.(Robert MEAD, Marillion’ın albüm ve single kapaklarını hazırlayan ressam  Mark WILKINSON tarafından keşfedilmiştir ve WILKINSON’ın yan komşusunun oğludur. MEAD aynı zamanda Misplaced Childhood albümü,Kayleigh,Lavender ve Heart Of Lothian Single’larının  kapaklarında yer alır.Lavender dışındaki kapak tasarımlarında o bildik kırmızı üniforması ile görülür.)
  Videoda boy gösteren bir diğer kişi de daha sonra Fish’in eşi olacak olan Tamara NOWY adlı Alman kadındır.(2003 yılında ayrılırlar.)
(Not) Misplaced Childhood albümünün İngiltere listelerinde 1 numaraya yükselmesine rağmen Kayleigh’nin listelerde 2 numarada kalmasını ilginç bulmuştum.Konuyu derinlemesine inceleyince şöyle bir durumla karşılaştım;11 Mayıs 1985’de,yani Kayleigh’nin single olarak yayınlandığı günlerde İngiltere Bradford City’de bir futbol maçı esnasında stadyumda yangın çıkar ve 56 kişi ölür.Bu olayda ölen ve yaralananlara yardım amacıyla,aralarında ünlü müzisyen,aktör,TV starları  gibi kişilerinde bulunduğu The Crowd adlı bir topluluk meydana getirilir ve ‘’You’ll Never Walk Alone’’ adlı bir single kaydedilip yayınlanır,doğal olarak da hızla 1 numaraya yükselir.
 Muhtemel ki,stadyum kurbanlarına yardım amacıyla piyasaya sürülen bu Single,bu özelliğiyle listelerde 1 numarada kalarak Kayleigh’nin 1 numaraya yükselmesine engel olmuştur.

Robert MEAD ve FISH                                             Robert MEAD


Galashiels kentindeki Market Square’in kaldırımlarına işlenmiş Kayleigh lirikleri.


2012 yılında Scottish Borders Council’ün aldığı kararla parçada geçen bazı bölümlerin Galashiels kentiyle olan bağlantısına dikkat çekmek amacıyla,şarkının sözlerinden bazı alıntılar bu kentteki Market Square’in kaldırımlarına işlenmiştir.

SÖZLERE DAİR NOTLAR

NOT 1 : Fish’in Cambridge’de bir kız okulunda okuyan  arkadaşı vardır , erkeklerin girmesine müsaade edilmeyen bu okulun civarında kız arkadaşıyla buluşabilmesi için küçük kaçamaklar yapmak gerekmektedir.

NOT 2 : Market Square Heroes parçasında bahsi geçen meydan Aylesbury kentinde idi.Bu parçada bahse konu olan meydan ise Galashiels kentindedir.
NOT 3 : Bu sözler İngiliz Şarkıcı ve söz yazarı Clifford T.Ward’ın 1973 tarihli Home Thoughts albümünde bulunan Home Thoughts From Abroad şarkısındaki "Oh and by the way, how's your broken heart?’’ dizelerine bir göndermedir.
‘‘By the way didn't I break your heart?’’  = ‘‘Oh and by the way, how's your broken heart?’’

NOT 4 : Stiletto : (İnce topuklu ayakkabı.) Galashiels’de bir kolej balosundan dönerken balo giysileriyle karda yaptıklara dansa ithafen.

NOT 5 : Hatırlayalım, Script For A Jester’s Tear parçasında şöyle bir dize vardı : ‘‘I never did write that lovesong. (Bu aşk şarkısını ben yazmadım.)
Fish burada ise ‘‘Hala bu aşk şarkısını yazmaya çabalıyorum’’ dizesiyle ilk albüme gönderme yapıyor.(Aynı gönderme Blind Curve parçasında da vardır.)

NOT 6 : We were wrong, oh so very wrong. 1987 yılında Marillion’ın Almanya Loreley’de verdiği unutulmaz konserde parçanın sonunda Fish’in bu ilave sözleri söylediği duyulur.


FISH İLE 1995 YILINDA YAPILAN BİR SÖYLEŞİDEN NOTLAR :                                             
‘‘Kayleigh ,bir çeşit özür dilemeydi,o zamanlar allak bullak bir haldeydim,biliyorsun,bir çok uzun süreli ilişkim oldu,bir çok derin ve anlamlı ilişki, aslında kariyer ve nereye varmak istediğim takıntısı yüzünden harap haldeydim.
Çok,çok bencildim ve sadece ünlü bir şarkıcı olmak istiyordum fakat sebep olduğum bazı yıkımların farkına varmaya başladım, ve Kay’de bu yoldaki kurbanlardan biriydi.
Kayleigh sadece bir kişi hakkında değildi,yaklaşık üç veya dört farklı kişi hakkındaydı.
‘‘Stiletto ile karda dans’’ Galashiels’de (İskoçya) olan bir şeydi,hatırladığım kadarıyla bir gece çıktık ve ikimizde çok sarhoştuk,ve sokak ışıkları altında dans ettik……’’

KAYLEIGH HAKKINDA BİR DİNLEYİCİ YORUMU :
‘‘ Tamamen Fish’in geçmişinden resmedilmiş ve şimdi üzerinden yirmi yıldan fazla geçmesine rağmen en ünlü ve en tanınan Marillion şarkısı. Kayleigh kırık bir aşk hikayesini ve Fish’in bu konudaki pişmanlıklarını anlatır;boş bir ümitle geçmişe dönmek ve verdiği hasarı onarmak ister gibidir. Bu canlı,yüksek tempo parça Rothery’nin neredeyse popvari gitarıyla sürüklenir,parçanın ortasında ise gayet prog rock stili bir solo bulunur. Parça o kadar ilgi çeker ki,daha önceki iki albüm ve Single’ların yapamadığını yaparak listelerde iki numaraya çıkar…..’’
 
SONSÖZ :   Bu büyük hit parçaya ilham kaynağı olan Kay  Ekim 2012’de hayata veda eder ve 24 Ekim 2012 tarihinde Marillion Facebook sayfasından Kay’in ölüm haberi şu şekilde verilir ; ‘‘Sad news via Fish - Kay - who inspired our song Kayleigh - has sadly died. RIP Kay’’

Hakan TAŞAN



6
Başlığı sembolik olarak en azından 100. sayfaya tamamlasaydık, ha gayret...:-)
7
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Marillion
« Last post by metafiz on Haziran 07, 2016, 03:32:25 ÖÖ »
Facebook grubumuzdan sevgili Hakan Taşan'ın, Script For A Jester's Tear kapak incelemesi.
--------------------------------------------------------------------------------------
SCRIPT FOR A JESTERS TEAR



Progressive Rock’ın yeniden canlanmaya başladığı 1980’li yılların ilk döneminde öne çıkan en önemli gruplardan biri de hiç kuşkusuz Marillion’dır.
   Punk furyasının İngiltere’yi kasıp kavurduğu yıllarda ortaya çıkıp, 70’lerdeki gücünü ve ruhunu kaybetmeye başlayan Progressive Rock  bayrağını devralarak, dönemdaşı olan diğer birkaç grup ile Neo Prog adı verilecek yeni bir tarzın en önde  gelenlerinden biri haline gelecek olan bu grup dikkatleri ilk olarak 1982 tarihli ‘‘Market Square Heroes’’ Single’ı ile üzerinde toplamıştı.Takip eden 1983 yılı içinde, ilk albümün habercisi olarak yayınlanan ilk Single ‘‘He Knows You Know’’ da piyasaya sürülmüştü.
   Bu iki Single ve sonrasında yayınlanan 1983 tarihli ilk albüm ‘‘Script For A Jesters Tear’’  müzikal altyapısı ve sanatsal lirikleri ile olduğu kadar, alışılmışın dışında ve ince detaylar içeren kapakları ile de ilgi ve merak toplamış, kısa süre içinde bir kült haline gelecek olan ‘‘Jester’’ karakterini de müzik piyasası ve müzik severler ile buluşturmuştu.

  Fish dönemi Marillion Albüm ve Single’larının tamamının ressamı olan Mark Wilkinson’ın grupla tanışması tamamen tesadüf eseridir. Londra’da aynı evi paylaştığı birkaç arkadaşı ile bir akşam barda takılan Wilkinson, Torchlight isimli bir tasarım ofisinin, EMI ile yeni sözleşme yapmış bir müzik grubuyla çalışmak üzere bir ressam aradığını işitir.Böyle bir fırsat aramakta olan Wilkinson ertesi gün Torchlight firmasına giderek Jo Mirowski ile görüşür ve portfoyündeki çalışmaları gösterir.İşe kabul edilen Wilkinson’a sadece iki Single için birlikte çalışacakları söylense de, grup üyelerinin beğenisi neticesinde bu çalışmalar uzun bir birlikteliğe dönüşür.

  İlk albüm olan Script For A Jesters Tear’in kapak görseli için çalışmaya başlamadan önce Fish ve Wilkinson bir araya gelerek görüş alış verişinde bulunurlar.Fish’in kafasında, daha Marillion’a katılmadan evvel yer bulan ‘‘soytarı kılıklı, perişan görünümlü bir yazar’’  namı diğer ‘‘Jester’’  konsepti artık ete kemiğe bürünmek üzeredir.

Şimdi, kapakta yer verilen ve açıklamaya muhtaç bazı ayrıntı ve simgeleri açıklamaya çalışalım.

- Duvardaki iki adet poster, Marillion’ın ilk albüm öncesi yayınladığı iki Single’a ait kapak görselleridir. Debut Single ‘’Market Square Heroes’’ ve ilk albüme ait bir Single olan ‘’He Knows You Know’’.

- Zemindeki pikabın yanında bulunan dört adet albüm/single şunlardır.
 A Saucerful Of Secrets - Pink Floyd (Lp . 1968)
 Do You Dream In Colour? - Bill Nelson (7’’ Single . 1980)
 He Knows You Know – Marillion (12’’ Single . 1983)
 Market Square Heroes -  Marillion (7’’ Single . 1982)



NOT : Görüldüğü üzere, albüm yayınlanmadan önce piyasaya çıkan her iki Single’a hem duvardaki posterler hem de yerde bulunan albüm/Single’lar vasıtasıyla bir selam gönderilmek istenmiş (ki , gayet anlaşılabilir bir durum.)

- Yer yatağının üzerindeki neşriyatlar ise Kerrang! ve Sounds dergileri ile Daily Mirror gazetesidir. Bu neşriyatların, ‘‘Hayali Kahramanımız’’ tarafından okunması muhtemel yayınlar olduğu düşünülmüştür.
Daily Mirror’ın ön sayfasında , ‘‘Yorkshire Ripper’’ adı ile anılan ve 1975-1980 yılları arasında 13 kadını öldürmekle suçlanan bir seri katile ait haber göze çarpmaktadır.



- Yerde bulunan boş kutu Coca Cola’nın üzerinde ‘‘Mark’’ , boş plastik sıvı deterjan kutusunun üzerinde ise ‘‘Jo’’ yazmaktadır. Bu isimler, kapağın ressamı olan Mark Wilkinson ve bağlı olduğu Torchlight isimli tasarım atelyesinde birlikte çalıştığı Jo Mirowski’ye aittir.
Ressam Mark Wilkinson gerçekte, Coca Cola ve Fairy sıvı deterjan kutusunu marka isimleri ile resmetmek istemiş fakat, muhtemel bir isim hakkı sorunuyla karşılaşmamak için bu isimleri kullanmamıştır.
(Jo Mirowski aynı zamanda, Fish döneminde kullanılan orijinal Marillion logosunun da yaratıcısıdır.)



- Aynı şekilde, kültablasının üzerinde kullanılması düşünülen ‘‘Fuller’s Brewery’’ (İngiltere’de bir bira üreticisi)  logosu da isim hakkı sorunuyla karşılaşmamak için kullanılmamıştır.



- Şöminenin üzerinde bulunan resim, bir 19. YY ressamı olan Sir John Millais’e ait  ‘‘Ophelia’’ isimli tablodur.
Gerçekte, bu tablo yerine, yine aynı ressama ait olan ‘’Death of Ophelia’’ (Ophelia’nın Ölümü) isimli tablonun kullanılması düşünülmüş ve tabloda bir oynama yapılarak, suda boğulan Ophelia’nın yerine John Lennon’ın kullanılması tasarlanmıştır.Fakat, bunun için Lennon’ın eşi Yoko ONO’dan izin alınması gerektiğinden ve bu iznin alınması uzun zaman alabileceğinden bu fikirden vazgeçilerek ‘‘Death of Ophelia’’  yerine ‘‘Ophelia’’ tablosu kapakta kullanılmıştır.



OPHELIA



DEATH OF OPHELIA                                                         

- Yer yatağının üzerinde bulunan yastığın sol yanındaki kurukafa silüetinin ise şöyle bir hikayesi var; kapakta yer verilmek istenen ve Death of Ophelia tablosundan esinlenilerek resmedilmek istenen  suda boğulan John Lennon çizimi gerçekleşmeyince, yine aynı tabloda bulunan ve kuru kafa olduğuna inanılan bir ayrıntıdan yola çıkılarak yastığın kenarında bir kuru kafaya yer verilir, bu şekilde Death Of Ophelia tablosuna bir gönderme yapılmış olur. (Kendi yorumum olan bu hususu ressam Mark Wilkinson ile paylaşıp doğruluğunu teyit ettim.)





Yukarıdaki resime ait olan ve kurukafa olduğuna inanılan ayrıntı

- Soytarının elindeki kuş tüyü kalem kahramanımızın bir yazar olduğunu göstermektedir. Kahramanımızın diğer elindeki keman ise onun aynı zamanda müzik ile olan ilişkisine işaret eden bir semboldur.



- Boş keman kutusunun içindeki kağıtta The Beatles’a ait  Yesterday parçasının sözleri yazmaktadır. EMI firması, bu konuda Paul McCartney’den izin almıştır.



NOT: Albüm kapağındaki Beatles’a ait tek gönderme, keman kutusunun içindeki Yesterday parçasının sözlerini içeren kağıt değildir. Aslında, Fish dönemine ait dört Marillion albümünün kapağında yer alan bir ortak nokta vardır ki, bu ortak nokta tamamıyla Beatles’ın Abbey Road albümünün kapağına gönderme yapmaktadır.
Script For A Jesters Tear ve Fugazi albümlerinin kapağında yer alan Jester (Soytarı) , Misplaced Childhood albüm kapağındaki üniformalı çocuk ve Clutching At Straws albüm kapağındaki Torch isimli kahramanlarımızın tamamı bu albümlerin kapaklarında çıplak ayaklı olarak resmedilmişlerdir. Bu şekilde Beatles’ın Abbey Road albümünün kapağına ve bu kapakta çıplak ayaklı olan Paul McCartney’e gönderme yapılması amaçlanmıştır.

- Sandalyenin üzerinde görülen bukalemun figürü, halihazırda yazılmış olan fakat Fugazi albümüne kadar kaydı yapılmayan ‘‘She Chameleon’’ parçasına ait bir görseldir.
(Sonraki iki albüm olan Fugazi ve Misplaced Childhood albümlerinin kapaklarında da bukalemun figürüne yer verildiğini hatırlamakta fayda var.)



- TV’deki görüntü, bir kukla karakteri olan Punch ve Judy’e aittir. Fugazi albümünde ‘‘Punch and Judy’’ isimli bir parça bulunduğunu da ekleyelim.



Hakan TAŞAN

8
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Genesis
« Last post by metafiz on Haziran 05, 2016, 03:34:50 ÖS »
Sevgili Aptullah Kalınparmak'ın diğer bir çevirisi Get Em' Out By Friday. Kendisine tekrardan teşekkür ediyoruz.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Peter Gabriel’in şarkı sözü konusunda uzmanlığını gösterdiği şarkılardan biri olarak gördüğüm Genesis şarkısının çevirisini yaptım, ne yazık ki internette herhangi bir çeviri bulamadım bu şahesere ait. Şarkının yazıldığı yıllarda İngiltere’de mülk sahipleri kiracılarına çektirebileceği her türlü zulümü fazlasıyla yerine getiriyorlardı bu şarkıda genel olarak bu konu eleştirisel açıdan işlenmiş. Şarkıda 3 ana 3 de yan karakter bulunmakta, Gabriel her karakter için farklı ses tonları kullanarak şarkıyı oldukça eğlenceli bir hale getiriyor, sanki bir tiyatro izliyormuş hissi veriyor. Şarkıdaki karakterlerden kısaca bahsedeyim;

John Pebble; amacı sahibi olduğu apartmanlar sayesinde olabildiğinde çok para kazanmak, bu amaçla kurulu “Styx” isimli bir firmada yer alıyor.

Mark Hall; Firma üyelerinden, diğer adı ise Winkler ( direkt çevirisi; göz kırpan), Pebble’ın istekleri doğrultusunda kiracılara “gözünü kırpmadan” zulüm eden ve çeşitli numaralarla evlerinden çıkaran kişilik.

Bayan Barrow; John Pebble’ın sahip olduğu evlerde konaklayan zavallı kiracı, çekeceği acılardan bihaber.

Cuma Gününe Kadar Onları Evlerinden Çıkarın

[ John Pebble]
Cuma gününe kadar onları evlerinden çıkarın!
Son kiracının parası bana bana akmadıkça maaşını alamazsın.
Cuma gününe kadar onları evlerinden çıkarın!
Plana uymamız önemli, herhangi bir gecikme olmamalı.

[Mark Hall]
Ben cadde üzerindeki bu ve diğer
tüm evleri satın alan işinin ehli bir beyefendiyim,
İnsanlığın menfaati için sizlerin gidebileceği daha iyi yerler bulduk.

[Bayan Barrow]
Ah hayır, buna inanamiyorum,
Ah Marry, bizi evimizden çıkarmak istiyorlar!

[John Pebble]
Cuma gününe kadar onları evlerinden çıkarın!
Eğer onlara evlerinde oturmalarına izin verirsek çok
para kaybedeceğimizi daha önce söylemiştim.
Ve eğer zorluk çıkarırlarsa, ceplerine biraz para sıkıştır
ki sorunlarımız hemen çözülsün.

[Bayan Barrow]
Bu kadar zamandan sonra, bizden gitmemizi istiyorlar,
Onlara kira ücretinin iki katını ödeyebileceğimizi söyledim.
Onların paraya olan bu doyumsuzluklarının bana neden gülünç geldiğini bilmiyorum.
O işgüzar (Mark Hall - The Winkler) bugün yine aradı, yanında getirdiği dörtyüz pound ve bize ayarladığı evin fotoğrafı ile bu sabah buraya geldi.
Doğal gazlı apartman daireleri.
Sanırım büyük zorluklar yaşayacağız.

[John Pebble]
Şimdi onları kıstırdık!
Her zaman söylemişimdir para para para herşeyi çözer.
Çaba sarfetmek ödüllendirici olabilir,
Eğer içine doğan his senin kazanmana (kazıklamana) yardımcı olan bir hediye ise. (Peter Gabriel burada excel- sell sell ile güzel bir kelime oyunu yapıyor)

[Mark Hall]
İşte geldik şuan Yeni Kasaba Harlow’dayız,
şu karşıdaki apartmanınızı farkettiniz mi, tam şuradaki,
Ne yazik ki son konuştuğumuzdan bu yana
kirayı birazcık daha yükseltmek zorunda kaldık, sadece birazcık

[Bayan Barrow]
Ah hayır, buna inanamıyorum
Ah Marry, ve biz ayrılmayı kabul ettik.

( Steve Hackett’ın hızlı gitar solosu ile hızlanan zaman Peter Gabriel’ın sakin flüt solosu ile yavaşlayarak bizi bir anda 1972 yılından 2012’ye taşır, şimdi Peter Gabriel’ın müthiş hayal gücü ve öngörü yeteneğine şahit olacağız )

18.09.2012 Televizyonlarda ve çeşitli basın yollarıyla flaş haber anons geçilir; (Anons verilirken Tony Banks’ın anons sesini klavye ile taklit edişi );

Bu Gen Kontrol şirketinin bir mesajıdır;
Ne yazık ki sizi, insansıların boylarında yarı yarıya bir kısaltma yapılacağı
konusunda bilgilendirmem gerekiyor.

( Yeni Kasaba Harlow sakinlerinin boş vakitlerini eğlenerek geçirebileceği Kasaba Bar’ı içerisinde Joe Ordinary isimli bir kasaba sakini konuşma yapar – arka planda bardan gelen sesler duyuluyor - )

Gen Kontrolü yöneticilerinin yakın zamanda satılmış olan
tüm apartmanları satın aldıklarını duydum, utanmazca riskler alıyorlar.
İnsanların boyca daha kısa olacakları söylendi, normal bir apartmana
İki katı fazla insan sığdırabilecekler. Bunun sorun yaratmayacağını söylüyorlar...
Harlow Kasabasının kiracılarından başlayarak, insanlığın menfaati uğruna olan bu yolda bizlerden bu kasabayı da terk etmemizi istiyorlar, bu kasabayıda...

( Yarı yarıya boyları kısaltılacak insansıları duyan John Pebble,sahibi olduğu değerli apartman dairelerine iki katı fazla insan sığdırmak için daha öncede evlerinden çıkarttığı Harlow kasabası sakinlerini tekrar evlerinden çıkartır, bu yeni distopik dünya düzenine hemen alışan Pebble yeni düzenin yöneticileri tarafından yüksek mertebelere yükseltilir )

[ John Pebble]
Yapacak yeni işler buldum sanırım
Düzinelerce apartman daireleri – Beş’ten alıp otuzdört’e satacağız,
Bazı dairelerde hala konaklayanlar var.
Winkler’ı ( Mark Hall ) o dairelere bir “göz atması” için yollama zamanı,
Biraz daha benimle çalışmak zorunda.

( Şarkının son satırları kimin ağzından söylendiği belirsiz olan bir bildiri ile bitiyor, Satin Peter’ın Dinsel bir bildirisi, çok fazla bilgim olmamakla birlikte bu iki satır bana kötü niyetli din adamlarının cennetten arsa satıp para kazanma olaylarını anımsattı, belki de John Pebble’ın bir sonraki planı olabilir)

Son iki satır;
Elindeki arsa ile Dünya’da mutlu olacaksın
O zaman cennet için kiliseye yatırım yapmalı...

https://www.youtube.com/watch?v=Kp-TwWnn0dk&feature=share

https://www.facebook.com/groups/5653393175/permalink/10153574090388176/
9
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Genesis
« Last post by metafiz on Haziran 05, 2016, 03:30:28 ÖS »
Sevgili Aptullah Kalınparmak'ın diğer bir çevirisi Musical Box
-------------------------------------------------------
Genesis – Musical Box şarkısının çevirisi ve analizini yaptım.

Albüme dolaylı yoldan adını veren bu şarkı Peter Gabriel tarafından Victoria Devri İngiltere’sinin karanlık ve kaotik unsurları düşünülerek yazılmış. Ve bu karanlık unsurları bize şiirsel şarkı sözleri ve sözler içerisindeki kelime oyunlarıyla gizlice anlatarak, şarkının yazıldığı ve hala karanlıklığından fazla birşey kaybetmemiş zamanın İngiltere’sinden herhangi bir yasak yemeden şarkıyı dinleyicilerine ulaştırır. Şarkı sözlerini yazarken Charles Dickens’ın “Great Expectations” romanı ile Henry James’in “The Turn of The Screw” isimli kitabından esinlenmiş.

Şarkı sözlerine daha iyi yorum getirebilmek için öncelikle Victoria Devri’nin karanlık unsurlarından bahsedeceğim. Bu devirde çocuklar genellikle yatılı ana okulu tarzı (İngilizcesi; Nursery) yerlerde kalırlardı. Tüm çocuklukları boyunca bu tarz yerlerde ailelerinden uzak kalırdı çocuklar, günde 1 saat gibi kısıtlı bir süre yanlarına gelen ailelerini görmelerine izin verilirdi.. Bu olayın sebebi olarak ailelerin eğitimsizliği mi yoksa o zamanın sisteminin yol açtığı bir sorun mu demeliyiz bilinmez. Çocukların öğle uykusundan sonra belirli bir süre o zamanın popüler oyunlarından olan Kroket isimli oyunu oynarlardı. Albümün kapak tasarımcısına ilham veren Alice Harikalar Diyarında kitabındaki kroket bölümü (https://www.youtube.com/watch?v=PQBBMtWyMNk) onun Nursery Cryme albümü için böyle eleştirel bir kapak tasarlamasını sağladı. Yatılı anaokulu yıllarını ruh sağlığı bozulmadan atlatan çocuklar hayatlarına yatılı olan bir üst okullarda devam ederlerdi ve burada genellikle çocuklara öğretmenlerinden yaşadıkları şiddet ile itaat etmeleri ve boyun eğmeleri öğretilirdi.

Albümün adında bile olan kelime oyunundan bahsedeceğim; “Nursery Rhyme” ın türkçe çevirisine “Çocuk tekerlemesi” diyebiliriz. Albümün adı ise” Nursery Cryme” İlk okunuşta akıllara “Çocuk tekerlemesi” kelimesini anımsatıyor fakat İngilizcede “Cryme” diye bir kelime yok. “Cryme” ın okunuşu ile anlamı “Suç” olan “Crime” ın okunuşu aynıdır ve bu şekilde çevirirsek “Anaokulunda Suç” olur . Peter Gabriel bu kelime oyunu ile küçük çocukların bazı yaramazlıklarını engellemek için dadıların kullandığı ve içeriğinde çocuklara korku salacak kelimeler bulunan sözde “Çocuk” tekerlemelerinin aslında çocukların sağlığına ve psikolojisine ne kadar zararlı olduğunu vurguluyor. Türkçe çocuk tekerlemelerinde de bu tarz konular görmek mümkün, konuyu daha fazla dağıtmak istemediğimden çocuklara zarar verebilecek konular içeren türkçe tekerlemeleri buraya yazıp açıklamayacağım. ( Aklınıza gelen varsa yoruma yazın, güzel bir tartışma konusu olur)

Peter Gabriel bu şarkı için kısa bir hikaye yazmıştır ve bu hikayeyi okuduktan sonra şarkıyı anlaması kolaylaşıyor, hikaye;

Henry Hamilton, Cynthia Jane ile kroket oynuyordu,Güler yüzlü Cynthia kroket sopasını havaya kaldırdı ve zarifçe Henry’nin kafasını havaya uçurdu. Henry’nin ruhu göğe yükseldikten sonra tekrar aşağı indi, çünkü Tanrı tarafından kabul edilmedi ve ona ait eski müzik kutusunun açılması takdiriyle tekrar hayata geri döneceği söylendi. ( Bu kısmı Peter Gabriel aşağıdaki konser kaydında şarkıya başlamadan önce söylüyor )
İki hafta sonra, Henry’nin anaokulunda, Cynthia onun değerli müzik kutusunu buldu.İstekli bir şekilde müzik kutusunu açar açmaz “ Old King Cole” tekerlemesi çalmaya başladı.
Küçük bir ruh figürü belirdi. Henry geri dönmüştü – ama uzun süreliğine değil. Hayata geri döndüğü odada vücudu hızlı bir şekilde yaşlanmaya başladı, bedeni yaşlanan Henry aklen çocuktu hala. Hayatı boyunca yaşayacağı tüm cinsel isteği bir anda üzerinde hissetti. ( Hikayenin sonu şarkı sözlerinin hemen bitişinde )

Benim analizime göre anaokulundaki bu katı eğitim sistemine maruz kalan Henry ve Cynthia bu sistemden en çok etkilenen iki çocuk. Cynhia’nın Henry’i durduk yere öldürmesi beni bu şarkıyı feminist bir bakış açısı ile de çok güzel analiz edebileceğimi gösterdi, ama Peter Gabriel röportajında söylediklerine ve albüm kapağındaki bulgulara baktığımda şarkıyı anaokulu sistemini ve dolaylı yoldan İngiltere’yi eleştirecek şekilde analiz ettim. Psikolojisi bozulan Cynthia Henry’i öldürür ve herhangi bir suçu olmayan Henry’nin ölümü Tanrı tarafından bile kabul edilmez ( Tanrı onun bu yaşta bu sistem içinde haksız yere ölmesine karşıdır ) ve dünyaya geri yollanır. Müzik kutusunun Cynthia tarafından açılmasıyla dünyaya gelen Henry hızlıca yaşlanmaya başlar, Şarkı sözlerinde bu yaşlanma sürecini görüyoruz, 8 yaşında ölen Henry, şarkıdaki her dörtlükte bir 5 yaş yaşlanıyor gibi sanki, Peter Gabriel konser kaydında bu yaşlanma sürecini oldukça güzel yansıtıyor.

GENESIS - MÜZİK KUTUSU

(Müzik kutusundan çıkan Henry, Cynthia ile konuşmaya başlar)
Bana “Old King Cole” tekerlemesini söyle
Bende sana söylerken eşlik edeyim,
Bütün duyguların bana oldukça uzakta gözüküyor artık
Fakat bunun artık bir önemi olduğunu sanmıyorum.

( Krallık deyince akla ilk İngiltere gelir, Gabriel burada İngiltere’nin gözlerde ne kadar büyütüldüğünü fakat aslında hiçte öyle olmadığını sembolize ediyor )

Ve dadı sana gökyüzünün ötesinde olan bir “krallık”
İle ilgili yalanlar söyleyecek.
Ama ben bu Yarım – Dünya’da kayboldum,
Fakat bunun artık bir önemi olduğunu sanmıyorum.

( Bu kısım bana sanki adına tekerleme yazılan “Yaşlı Kral Cole” tarafından söyleniyormuş hissi yarattı, adına yazılan tekerlemenin tekrar tekrar söylenmesini isteyerek kendini tipik bir kral gibi yücelttirmek istiyor. Şarkıyı Henry’i kral olarak düşünüp de analiz edebiliriz fakat bazı değişiklikler yapmamız gerekir, Henry’i masumlaştırmayıp kötü bir karakter yapmalıyız mesela, ruhunun Tanrı tarafından kabul edilmemesini de sahip olduğu şeytansı ruha bağlayabiliriz, Cynthia’nın durduk yere Henry’i öldürmesine de bir sebep bulmuş oluruz böylelikle. Ben Henry’i masum bir çocuk gibi analiz etmeye devam edeceğim)

Bana tekerlememi söyle.
İşte yine başlıyor. (Phil Collins tarafından söyleniyor bu kısım, sanki Cynthia söylüyor gibi)
Bana tekerlememi söyle,
İşte yine başlıyor.

Sadece birazcık,
Sadece birazcık daha zaman kaldı,
Hayatımın sonlanmasına.

Bana tekerlememi söyle.
İşte yine başlıyor.
Bana tekerlememi söyle,
İşte yine başlıyor.

( Bu kısım Peter Gabriel’ın şarkı sözlerine dahil ettiği çocuk tekerlemesi “Old King Cole” Yüzlerce çocuk tekerlemesi arasından bunu seçmesinin nedeni olarak kelimelerin sahip olduğu çift anlamların aslında kralı övmek yerine yermesinden dolayıdır diye düşünüyorum)

Yaşlı Kral Cole güler yüzlü bir ruh idi, (Merry; 1.anlamı; güler yüzlü, 2.anlamı; kafası kıyak )
Ve o güler yüzlü ruh da ta kendisi,
Ve o “piposunu” getirtti,
Ve o “kasesini” getirtti, ( Bowl; 1.anlam; Kase, 2.anlam; Kadeh )
Ve o üç “kemancısını” getirtti. ( Fiddler; 1. Anlamı; üç kağıtçı- dolandırıcı, 2.anlamı; keman çalan kimse )

Ama şöminenin üstündeki saat, tik –tok ( sesleri çıkarıyordu )
Ve ben onun (vücudunun) sıcaklığını bilmek, hissetmek ve dokunmak! istiyorum.

( Bu cümlenin Türkçeye çevirilmesi ancak 4 ayrı cümle ile mümkün olabileceğinden, şarkı sözüne en yakın anlamda tek cümleye sığacak şekilde böyle çevirdim, 4 ayrı cümle olarak da çevireceğim daha iyi anlaşılması için; Ve ben onun sıcaklığını istiyorum. Ve ben onun sıcaklığını hissediyorum. Ve ben onun sıcaklığını biliyorum. Ve ben onun onun (vücudunun)sıcaklığına dokunuyorum. )

O bir hanımefendi, onun boş zamanı var,
Saçını geri tara ki, o yüzünü görebileyim.
O bir hanımefendi, O bana ait!
Saçını geri tara, ve bedenine sahip olmama izin ver!

Burada uzun süredir bekliyordum
Aradan geçen bu kadar zamanın,
Bir önemi olduğunu düşünmüyorum artık.
Orada durağan bir yüz ifadesi takınmış dikiliyorsun!
Söylediğim herşeye kuşkuyla yaklaşıyorsun!
Bana neden dokunmuyorsun! Dokun bana!
Bana neden dokunmuyorsun! Dokun bana!
Dokun bana, haydi haydi haydi haydi!

Peter Gabriel’ın yazdığı hikayenin son kısmı;
Ne yazık ki, Cynthia’yı kendi arzularını doyurmaya ikna ederken çıkan
Seslerden dolayı dadı olayın yaşandığı odaya gelir,
Dadı düşünmeden müzik kutusunu “sakallı çocuğa” fırlatır, Cynthia ve Henry yok olur.

Buna son olarak getirebileceğim yorum; bacak kelimesinin bile halk içinde söylenmesinin ayıp olarak karşılandığı ve Bacak yerine Uzuv kelimesinin kullanıldığı zamanın baskıcı İngiltere’sinde yetişen Henry doğal olarak cinsel arzularını hep içinde yaşadı ve bu onun sonunda tecavüz etmesine sebep oldu. Baskıcı toplumlarda oldukça yüksek seviyelere ulaşan tecavüz sayısına güzel bir eleştiri Gabriel tarafından. Son olarak “Sakallı çocuk” kelimesini ustaca hikayeye ekleyen Peter Gabriel’a ve şarkının doğmasına vesile olan Anthony Philips’e teşekkürlerimi ileterek bitiriyorum.

Video dakika 7:02 deki altyazı yanlış, The Wall yerine Her Warmth olması gerekiyor

https://www.youtube.com/watch?v=-GXQTEtAc1w&feature=share

https://www.facebook.com/groups/5653393175/permalink/10153578044718176/

10
Yabancı Progressive Rock Grupları / Ynt: Genesis
« Last post by metafiz on Haziran 05, 2016, 12:55:41 ÖÖ »
3. Bölüm

31* Bunca kötülüğün asıl sebebi olan, tüm bu kötü olaylara karşı sessiz kalan bizlerin saf ve güzel bir çiçeğe dönüşmesi büyük bir şaşkınlık ve soru işareti ile yorumlanır. Bu satırlar son bulduktan sonra şarkının anlatıcısı başına çiçek maskesi geçirip kendini çiçek saksısı adama dönüştürür. Çiçek Saksısı Adam, İngiltere’de 1952 yılında BBC kanalında yayın yapmaya başlayan bir çocuk programıdır. Bu program ilk olarak haftanın her günü farklı bir çizgi dizi yayınlayan “Annenizle Birlikte İzleyin” isimli bir program içinde yer almıştır. (yorumda paylaşıyorum)
Şarkının bu bölümünün giriş yazısına baktığımızda şarkının anlatıcılarının Narcissus ile birlikte sudaki kendi yansımalarına baktıkları esnada o baktıkları havuz içerisindeki suyun onları içine çektiğini görüyoruz.
[5.Bölüm; Söğüt Tarlası] (32)
[ Havuzdan dışarı tırmanırlar ve yine kendilerini bambaşka bir yerde bulurlar. Kendilerini bir sürü hayvan, bitki, insan ve daha nicelerinin olduğu bir parlak renk cümbüşünün ortasında bulurlar. Bir anda bir ıslık çalar ve buradaki herşey bir anda değişir. (33)
Eğer kelebeklere ve melebeklere bakmak için söğüt tarlasına inersen
Gözlerini aç, burası sürprizlerle dolu, herkes yalan söyler
Kayalardaki tilkiler gibi, (34)
Ve müzik kutusu gibi. (35)
Ve birde burada Anne ile Baba var, iyi ile kötü var (36)
Ve herkes burada yaşamaktan mutluluk duyar.
Burada kadın elbisesi giymiş Winston Churchill de var
Önceleri bir İngiliz bayrağıydı, bir çöp torbasıydı, ne dönek ama! (37)
Kurbağa bir prens idi, prens bir tuğla , tuğla bir yumurta , yumurta bir kuş idi.
Buradan uzağa uç seni küçük tatlı şey, seni kanatlarından kıstırmaya çalışıyorlar, duymamış mıydın yoksa? Seni bir insana dönüştürecekler! (38)
Evet, biz balık olarak mutluyuz ve kaz gibi görkemliyiz,
Ve gün doğarken mükemmel derecede temiziz.
Herşeye sahibiz, Herşeyi yetiştiriyoruz (39)
Birşeyler alıyoruz
Birşeyler veriyoruz
Havada süzülen bazı vahşi şeylerimiz var (40)
Herkesi, biz değiştiriyoruz herkesi,
Siz isimlendirin onları,
Biz burada sahibiz onlara
Ve gerçek yıldızlar türemeye devam ediyor. (41)
HERŞEY DEĞİŞSİN! (42)
Vücudunun eridiğini hisset;
Anneden çamurdan deliden babaya (43)
Baba saçma sapan ofiste, Baba saçma sapan ofiste
Saçmalıklardan ibaretsiniz!
Babadan barajdan aptaldan anneye (44)
Anne saçma sapan temizlikle uğraşıyor, Anne saçma sapan temizlikle uğraşıyor
Saçmalıklardan ibaretsiniz!
Yalanlarınızı duyayım bakayım, bunu oldukça yorularak yaşıyoruz
Anne seni istiyorum şimdi! (45)
Ve gizli kapılar, temiz yerler, daha çok alkış için benim sesimi dinliyorsunuz
Başından beri buradaydınız, (46)
Beğen ya da beğenme, sahip olduklarınla yetin,
Toprağın altındasın, toprak, toprak
O zaman bir düdük sesi ve bir patlama sesi ile bunu bitirelim ki herkes ait olduğu yere gitsin. (47)
32* Peter Gabriel çocukluğunu dedesine ait olan bir tarla evinde geçirmiş, bu tarla evinin dışarısında bir kriket sahası da varmış, Musical Box şarkısının geçtiği yer ile ile Supper’s Ready şarkısının bu bölümünün ismi olan Söğüt Tarlası’nın çocukluğunda geçirdiği bu yerden esinlenerek yazmış.
33* İçine düştükleri havuzdan dışarı çıkan aşıklar kendilerini yine bambaşka bir yere ışınlanmış olarak bulurlar, bu yer şuan yaşadığımız zamana ile oldukça benzerlik gösterir, her ne kadar ilk bakışta güzel bir yer olarak gözüksede aşıklar’ın bu düzen içindeki düzensizliği görmeleri uzun sürmeyecektir. Şarkının bu bölümü baştan sona anlatıcı tarafından bir çiçek maskesi takılarak söylenir ve bu maskeyi takarak aşıkların geldikleri bu yerde olan tüm bencil ve küstahca şeyler eleştirilir.
34* Tilkimiz atlılar tarafından öldürülmemek için insan kılığına girerek yani bir yalan söyleyerek bu işin içinden sıyrılmıştı.
35* Burada bir Nursery Cryme albümü şarkısı olan “Müzik Kutusu” eleştiriliyor. Müzik Kutusu şarkısının çevirisini daha önce bu sayfada paylaşmıştım, yorum kısmına tekrar paylaşıyorum, müzik kutusunun neden yalan söylediğini oradan öğrenebilirsiniz.
36* Anne ile Babanın neden eleştirildiğini not 45’te açıklayacağım
37* İngiltere’ye 1940 ile 1955 yılları arasında başbakanlık yapmış ve halk tarafından oldukça eleştirilen Winston Churchill çiçek maskeli anlatıcımız tarafından bencil ve kendini beğenmiş olarak görülen kişilerden birisi.
38* Not 1’de kuşların neyi sembolize ettiğini anlatmıştım, bu şekilde analiz edersek yine bir tek tanrılı din eleştirisi olarak görebiliriz bu kısmı.
39* Herşeyi yetiştiriyoruz cümlesinden sonra arkadan “Hmm” diye bu olaya şüphe ile yaklaşan birinin sesi duyuluyor ve sanki bu yetiştirilen şeylerin kötü şeyler olduğunu ima ediyor, bu ses şarkının stüdyo kaydında daha net duyulmakta.
40* Muhtemelen insan öldüren savaş uçaklarına bir eleştiri yapılıyor burada.
41* Bu yanlış sistem içinde doğan ve büyüyen insanlar bu sistemi destekleyen kötü insanlar olmaya devam ediyorlar.
42* Bu kısmı stüdyo kaydında dinlediğinizde bir düdük sesi, kapı kapanma sesi ve ardından herşey değişsin diyen birinin sesini duyuyoruz. All Change yani Herşey Değişsin cümlesi İngiltere’de trenler son durağa geldiğinde, görevliler tren içindeki yolcuların treni boşaltması için All Change derler. Fakat bu kelime şarkımızda farklı bir anlama bürünüyor ve şarkımızın anlatıcıları Herşey Değişsin dediği anda şarkıda köklü bir değişim başlıyor mucizevi bir şekilde..
43* Topraktan yaratılan Adem ve onun kaburgasından yaratılan Havva’yı anımsatıyor sanki. Şarkının stüdyo kaydında dinlediğiniz zaman bu kısım vokaller ile oynanarak oldukça eğlenceli bir hale getirildiğini göreceksiniz, Anne dediği esnada kadın sesi ile başlayıp Baba dediği esnada erkek sesine dönüşüyor vokal.
44* Buradaki Baraj kelimesi ile testis ima ediliyor olabilir. Not 43’de bahsettiğim gibi burada vokal erkek sesinden kadın sesine doğru kayıyor eğlenceli bir şekilde.
45* Not 31’de geçen “Annenizle Birlikte İzleyin” isimli çocuk programını izlemek isteyen fakat annesi tüm gün temizlik işleriyle uğraşan babası ise tam bir işkolik olan bu zavallı çocuk bu tarz programları izleyecek biri bulamaz ve ailesinin saçma sapan işleri yüzünden yalnız bıraktıkları bu çocuk ailesine en muhtaç olduğu zamanda genellikle bir dadı tarafından bakılır; yorumda paylaştığım “Müzik Kutusu” şarkı çevirisi bu notu anlamanıza yardımcı olacaktır.
46* Bu satırlarda bu düzen içinde yaşayan ve bu kötü düzeni değiştirmek için hiçbirşey yapmayan insanlar eleştiriliyor.
47* Şarkının stüdyo kaydında “O zaman bir düdük sesi ve bir patlama sesi ile bunu bitirelim” dediği anda bir düdük sesi duyuluyor. Bir düdük ve patla sesi kelimesi İncil’e geçen 7 borazanın çalınması ile gerçekleşecek kıyameti anımsatıyor. Şarkıda tam bu sözler söylendikten sonra çalan korkutucu klavye sesi ve ardından gelen rahatlatıcı yan flüt solosunu kıyametin 7 borazanından ilk ikisi olarak görüyorum.
[6.Bölüm; 9/8’de Kıyamet (Başrolde oldukça yetenekli Gabble Ratchet ile birlikte) ] (48)
[Bir düdük sesi ile aşıklar toprakta bir tohuma dönüştüler ve bu toprakta, meydana geldikleri dünyadan gelen ve insana dönüşecek başka tohumlar da gördüler. İlkbaharı beklerlerken Yuhanna’nın kıyametini koparken görmeleri için eski dünyalarına geri döndürüldüler. (49) Yedi borazanlılar heyecan yaratırken, tilki 6’lar saymaya devam eder, (50) ve Pisagor (yunanlu bilinir kişi) mısır gevreğine tam anlamıyla doğru orantıda süt ve bal koymanın çılgın mutluluğunu yaşamaktadır. (51)]
Mecüc’ün muhafızları ile ortalıkta cirit atarken,(52)
Fareli köyün kavalcısı çocuklarını yerin altına götürüyor.(53)
Ejderhalar denizden dışarı çıkıyor,
Parlayan gümüş bilge başı bana bakıyor.
O gökyüzlerinden ateşler indiriyor, (54)
Onun insan gözlerindeki bakışa bakarak iyi birşey yaptığını söyleyebilirsin.
İyisi mi anlaşmaya varmaya çalışmayalım.
Bu hiç kolay olmayacak. (55)
666 artık yalnız değil, (56)
O sizin omurganızın iliğinden çıkıyor,
Ve yedi borazan güzel bir rock and roll çalıyor, (57)
Ruhunuzun tam ortasına üflüyorlar.
Pisagor ayna ile ayı yansıtıyor,
Kan ile, yeni bir melodinin şarkı sözlerini yazıyor, (58)
Ve sen; masmavi koruyucu gözlerinle beni selamlıyor gibiydin
Hey bebeğim, aşkımızın gerçek olduğunu bilmiyor musun
Buralardan çok uzaktaydım,(59)
Senin o şefkatli kollarından,
Tekrardan geri döndüm şimdi, ve bebeğim herşey yoluna girecek.
48* 9/8 şarkının bu bölümünde Steve Hackett’in gitarla çaldığı notaların müzikal karşılığı, şarkının stüdyo kaydında bu 9/8 lik çalış şekli dakika 15:35’den 19:55’e kadar Steve Hackett tarafından çalınıyor, neredeyse 5 dakika boyunca aynı ritimi hiç durmadan çalıyor takdir edilesi bir şekilde, gitar çalanlar bu konunun zorluğunu bilir. Gabble Ratchet diğer adları ile Gabriel’in köpekleri yada Vahşi kazlar. Ve bu uçan vahşi kazların sesleri havlayan Gabriel’in köpeklerinin sesine benzermiş. Efsaneye göre bu köpeklerin çıkardıkları sesler vaftiz edilmeden öldürülen çocukların sesleriymiş ve bu çocuklar kıyamet gününe kadar gökyüzünde beklemeye devam ederlermiş.
49* Aşıkların tohuma dönüşüp yeniden hayat bulmaları için ilkbaharı beklemeleri bana bir çeşit yenilenmeyi, tıpkı doğadaki bitkilerin tohumlarından yeniden meydana gelmesi gibi insanlarında bu şekilde yeniden dünyada hayat bulacağı inanışını düşündürttü.
50* Peter Gabriel ile yapılan bir röportajda bu şarkıyı yazarken yaptığı bir araştırma esnasında Latin alfabesindeki 26 harf ile matematiksel bir oyun yapar. “F” harfi alfabedeki 6. harftir. “O” harfi 15. Sıradadır (1+5=6) ve X harfi 24.sıradadır (2+4=6) bu şekilde “FOX” yani “Tilki” kelimesini üç adet 6 harfini 666 yani şeytanı sembolize eden sayı şeklinde yan yana sıralayacak şekilde gösterir. Bunu yapış nedeni olarak tek tanrılı ve çok tanrılı dinlerin karşımını göstermek istediğini söyler
51* Pisagor’a göre evrendeki herşey bir matematikse ve numerik bir sıraya göre işler ve bir gerçeklik var ise o da bu sayılardır der. Sayılar, fikirlerin ve düşüncelerin yöneticisidir ve tanrılar ile şeytanların oluşma sebebidir demiştir Pisagor. Not 50’de Peter Gabriel’ın yaptığı matematiksel oyunla şeytanın sayısını bulması gibi adeta. Bu kısımda mısır gevreğine bile matematiksel açıdan mükemmel şekilde süt ve bal ekleme isteğinin esprili bir şekilde anlatıldığını görüyoruz.
52* İslam dinine göre Yecüc Mecüc, Hristiyanlığa göre Gog ve Magog olan bu terim birbirinden oldukça farklıdır fakat azda olsa benzerlik gösterdikleri noktalar vardır bu yüzden Gog Magog’un çevirisi için Yecüc Mecüc kullanılır bende çevirimde böyle kullandım. Gog ve Magog İncil’de Tanrı’ya ve onun dinine inanan insanlara karşı gelecek ve onları öldürmeye çalışacak bir topluluğa verilen isimdir yani Şeytan ile bağdaştırmamız mümkün bu topluluğu.
53* Fareli Köyün Kavalcısı hikayesine göre Almanya’da bir kasabada fare baskını sorunu yaşanıyor ve insanlar bu fareler yüzünden sokağa çıkamaz hale geliyorlar ve tam bu soruna çare bulma konusunda ümitlerini kestikleri esnada üzerinde rengarenk bir kıyafet ve elinde bir düdük bulunan biri kasabaya gelip onları para karşılığında bu beladan kurtaracağını söylüyor ve bu konuda anlaşıyorlar, Kavalcı fareleri müziğiyle büyüleyerek onları bir nehire doğru sürükleyip orada boğup kasabalıyı fare probleminden kurtarıyor ve ardından kasabaya parasını almaya gittiğinde ne yazıkki kasabalılar ona parasını ödemiyorlar, Bu olaya sinirlenen kavalcı aradan bir süre sonra bir gece vakti kasabaya gelip ustalıkla çaldığı düdüğünü çalıyor ve kasabadaki tüm çocuklar büyülenmiş şekilde evlerinden uykularından uyanıp kavalcıyı takip ediyorlar, kavalcı kasabadaki tüm çocukları peşine takıp ortalıktan kayboluyor ve böylelikle kasabalıdan öcünü almış oluyor. Şarkının bu satırında fareli köyün kavalcısının Mecüc yani Şeytan’a yardımcı olan topluluk ile birlikte olduğu görüyoruz. Şarkının önceki bölümlerini hristiyanlık dininde Tanrı’ya inanmayan insanların Tanrı tarafından öldürülmesini eleştirmiştim, kıyamet esnasında Şeytan’ın yaptığı şeyde Tanrı’ya inananları öldürmek yani bunuda aynı şekilde eleştirmemiz mümkün. Fareli köyün kavalcısının o kasabadan parasını alamadığı için masum çocukları bilinmezliğe götürmesi, Tanrı ve Şeytan’ın onlara inanmayanları öldürmesinden farksız bir durum ve bu satırlarda bu eleştiriliyor.
54* Ejderha İncil’de Şeytan olarak betimlenir ve göklerden ateş yağdırma onun yetenekleri arasındadır.
55* Şeytan’ın insan gözlü olarak betimlenmesi ise yine bir sistem eleştirisi, kötü sisteme destek çıkan ve onun büyümesini destekleyen insanlar Şeytan olarak tasvir ediliyor burada.
56* Peter Gabriel tam bu esnada Mecüc kostümü ile sahneye geliyor ve 666 yani şeytanın bizim yani bu dünyanın bu raddeye gelmesine neden olan tüm kötü insanların omurga iliğinden tekrar hayata geldiğini ve artık yalnız olmadığını söylüyor. Sembolik olarak şeytan olarak bildiğimiz ve gözümüzde korkunç bir yaratık olarak canlandırdığımız şeyin aslında kötü kalpli insanlardan başka kimse olmadıklarını ima ediyor bu kısım.
57* Her üflendiğinde daha çok insanın ölmesine neden olan ve Tanrı’nın emrindeki melekler tarafından üflenen borazanların rock and roll çalmasında şöyle bir kelime oyunu var. Rock and roll kelime anlamı olara sallan ve yuvarlan manasına geliyor yani kıyameti gerçekleştiren bu borazanların dünyayı sallayıp yuvarlayarak içindeki insanları öldürmesini esprili bir dilde anlatıyor Peter Gabriel.
58* Pisagor Ay’ın üzerine yazı yazabileceğin iddaa etmiş ve bunu yapabilmek için bir ayna üzerine kan kullanarak yazı yazıp o aynayı Ay’a yansıtarak başarabileceiğini söylemiştir.
59* Tam bu esnada üzerindeki Mecüc kostümünü fırlatıp bembeyaz bir elbise ile sahneye göz kamaştırıcı bir şekilde giriş yapar Peter Gabriel. Bu kısım akıllara Not 11’deki görüş şeklini akıllara getiriyor
[Bölüm 7; Yumurtaların yumurta olduğu gibi emin bir şekilde (Adamların ayağını acıtarak)]
(Hepsininin ötesinde yumurta yumurtadır. “ Ve bu ayaklar....” sonları buluşturarak.) (60)
Ruhlarımızın yanıp tutuştuğunu hissediyor musun
Bu solan gecenin karanlığına farklı renkler saçarak,
Bir nehrin okyanus ile buluşması gibi, tohum içindeki hücrenin hayat bulması gibi adeta (61)
Evimize geri dönmek için özgür bırakıldık sonunda.
Güneşin içinde bir melek duruyor, ve yüksek bir sesle çığırıyor,
“Bu yüce olanın akşam yemeğidir”, (62)
Tanrıların Tanrısı,
Kralların Kralı
Çocuklarına evin yolunu göstermek ve,
Onları Yeni Jerusalem’e götürmek için geri döndü! (63)
Jerusalem = Huzurlu diyar
60* Bu anlamsız görülen kesik kesik yazılar William Blake’in Jerusalem isimli şiirinden alıntılar aslında. Şiire göre İngiltere’nin durumundan hoşnut olmayan bir kişi, çok önceleri İngiltere’nin kutsal bir şehir olduğunu düşünür ve İsa’nın İngiltere’ye gelip Jerusalem cennetini İngiltere’de kuracağını varsaydığını söyler, bu doğrultuda İngiltere’nin şuanki kötü durumu kurtarmak için ve o kutsal cennet Jerusalem’i İngiltere’de kurulmasına yardımcı olmak için İngiltere’yi bu kötü hale getirenler ile savaşacağını söyler bu kişi.
61* Not 49’u anımsatıyor tohum içindeki hücrelerin hayat bulması.
62* Not 1’e bakın
63* Yorumda paylaştığım videoda Peter Gabriel şarkının bu son satırlarını okurkan İsa’nın yükselişini andıran bir şekilde uçuyor.
Ardından eline bir kılıcı sembolize eden bir floresan alıp onu kaldırıyor ve sanki bu mutlu son gibi gözüken sonun aslında ne kadar fazla masum insan öldürülerek elde edildiğini anlatıyor sanki.
Son olarak akılları biraz daha karıştırmak için şarkıyı Şizofreni Teorisi ile bitiriyorum.
Şarkının ilk dörtlüğü yani; Bu kısım şarkının stüdyo kaydında çift ses ile söyleniyor yani Peter Gabriel hem kalın ses hemde ince ses ile söylüyor şarkıyı.
Walking across the sitting-room, I turn the television off.
Sitting beside you, I look into your eyes.
As the sound of motor cars fades in the night time,
I swear I saw your face change, it didn't seem quite right.
Ondan sonraki iki satırı yine tek ses ile okuyor.
And it's hello babe with your guardian eyes so blue
Hey my baby don't you know our love is true.
Bundan sonraki dört satır yine çift ses.
Coming closer with our eyes, a distance falls around our bodies.
Out in the garden, the moon seems very bright,
Six saintly shrouded men move across the lawn slowly.
The seventh walks in front with a cross held high in hand.
Ve son iki satır yine tek ses.
And it's hey babe your supper's waiting for you.
Hey my baby, don't you know our love is true.
Şarkı bundan sonra tek ses ile devam ediyor.
Bu çift ses ile söyleme kısmına bir çok açıdan yorum getirebileceğimiz gibi bunu şarkının anlatıcısındaki kişilik bölünmesine veya o tarz bir psikolojik hastalığa tekabül ettiğini varsayabiliriz. Şarkıda olan biten ve biri diğeri ile alakasız olan bu şarkı sözleri ise şarkıda olan biten herşeyi aslında bir çeşit psikolojik rahatsızlığa yakalanan kişinin hayal ürünü olarak görebiliriz. Yorumda paylaştığım videoda Peter Gabriel’ın dakika 4:28 den başlayarak şarkının sonuna kadar garip hareketler sergilediğini görüyoruz bu garip hareketler de psikolojik rahatsızlığı olan şarkının anlatıcısı teorisini destekler gibi.

https://www.facebook.com/groups/5653393175/permalink/10153636439943176/
Pages: [1] 2 3 ... 10