Author Topic: Replikas  (Read 12990 times)

M e H M e T

  • Posts: 89
    • View Profile
    • Email
Replikas
« on: Aralık 03, 2009, 07:20:16 ÖS »
replikas grubunu yeni keşfettim: 2000 yılında "köle doyuran"   2002 de "dadaruhi"  2005 de "avaz" albümünü yayınlamış. Dadaruhi'nin oldukça başarılı progressive soundu var. yurtdışında ilgi görmüş.
"avaz" da biraz erkin koray, mor ve ötesi stili var, ve o da iyi albüme benziyor. dinleme linki aşağıda.
 
http://www.amazon.com/Avaz-Replikas/dp/B000A5F4CO/ref=sr_1_1?ie=UTF8&s=music&qid=1259855815&sr=1-1 

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Replikas
« Reply #1 on: Aralık 03, 2009, 11:08:24 ÖS »
ilk albümleri ' Köle Doyuran'ı sevmiştim ama sonra bağlantım koptu, ardından gelen albümlerine çok fazla ısınamadım maalesef . Kendilerini canlı izlemişliğim vardır bu arada, konser performanslarının da çok iyi olduğunu söyliyebilirim. Kendi tarzını yaratmayı başarmış, piyasa standartlarının çok dışında bir müzik icra etmelerine rağmen tırnaklarıyla kazıyarak kendilerini bir şekilde kabul ettirmeleriyle bile takdire şayan iş yapmışlardır.
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

moi

  • Posts: 12
  • fukt perkusiv
    • View Profile
    • ama
Ynt: Replikas
« Reply #2 on: Mart 07, 2010, 02:45:31 ÖÖ »
istemesem de her gün onları dinlemeyi; bi şekilde beni çekiyor lar kendi lerine; ve mutlaka gün gün onları dinliyorum. "zerre" albümü de oldukça başarılı.
fukt perkusiv / something about bad drugs, schizophrenics and grain silos...

sagnymine

  • Posts: 19
    • View Profile
    • Email
Ynt: Replikas
« Reply #3 on: Ağustos 17, 2010, 01:48:05 ÖS »
Sentez bir müzikleri olması en önemli özellikleri bence. Bu topraktan besleniyorlar bunu soundlarından anlamak mümkün.
Sözlerinde de gelenekten geleni modern bir söyleyişle devam ettirmeleri tam anlamıyla özel kılıyor bu grubu.
Popüler olmak için değil istedikleri müziği yapmak için uğraşıyorlar ve gittikçe geliştiriyorlar kendilerini, her albümde enstrüman yeterlilikleri daha da artıyor.
Bence Türkiye'de değil de Amerika'da falan yapsalardı bu müziği efsane gruplardan biri olurlardı.

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Replikas
« Reply #4 on: Haziran 02, 2012, 02:22:41 ÖÖ »
Dünyada ve Türkiye de bol miktarda kafası dumanlı, asitli, müzikal anlamda çiğ ama samimi, progresif'i muştulayan psikodelik zamanlara ve o zamanları yaratan babalara, Replikas'dan mükemmel bir saygı duruşu niteliğindeki albümleri, " Biz Burada Yok İken" piyasaya çıktı. Özellikle " Benim son durağım 60'lar sonu psiko-sayko'dur, benim yarim anadolu poptur, kara topraktır" diyenler bu retro turkish psychodelic albümü kaçırmasın...
« Last Edit: Haziran 02, 2012, 02:24:41 ÖÖ by bay.c »
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

artmetaphors

  • Posts: 800
    • View Profile
Ynt: Replikas
« Reply #5 on: Haziran 18, 2012, 06:33:37 ÖS »
hiç sevmiyorum, bizimkiler art rock/prog yapamaz,

nolur karşı çıkın bana :(

Porcupine Tree

  • Guest
Ynt: Replikas
« Reply #6 on: Haziran 18, 2012, 10:47:57 ÖS »
Türkler tam anlamıyla rock müzik yapamaz. O yüzden art türü de yalan olur.

klavy

  • Posts: 208
    • View Profile
Ynt: Replikas
« Reply #7 on: Temmuz 05, 2012, 10:05:39 ÖS »
Aldım,... dinledim....... Çok beğendim..... Rock!!!!! :)

Bu arada Geddy Lee gibi haykıran Ece Özey dikkatimi celbetti.
« Last Edit: Temmuz 05, 2012, 10:07:33 ÖS by klavy »

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Replikas
« Reply #8 on: Temmuz 06, 2012, 02:38:38 ÖÖ »
Türkler tam anlamıyla rock müzik yapamaz. O yüzden art türü de yalan olur.
Yapılır aslında güzel kardeşim bazı aksaklıklar olur belki orjinali gibi olamayabilir ama yine de yapılır, yapılmıştır hatta daha da iyileri yapılacaktır. Eğer yapılmamış olsaydı Moğolların albümü Fransa'da daha önce Jimi Hendrix, Pink Floyd gibi efsane isimlerin aldığı ödüle layık görülmez. Türk Rock grupları adına Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden olan Rock takipçileri tarafından siteler açılmaz, Erkin Koray'ın albümleri halen Amerika'nın underground ortamlarında takip edilmezdi. Bunca yılın emeğini göz ardı ederek, tek bir kelimeyle "yapılmaz" diye yargıda bulunmayı kendi adıma çok da doğru bulmuyorum açıkçası...
« Last Edit: Temmuz 06, 2012, 03:01:00 ÖÖ by bay.c »
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

artmetaphors

  • Posts: 800
    • View Profile
Ynt: Replikas
« Reply #9 on: Temmuz 06, 2012, 11:33:20 ÖÖ »
ben de bir iki laf ediyim izninizle bu konuda..

şimdi marvin yine haklı, bizden art rock grubu çıkmaz, çıkamaz bence de. bunun ödül almayla yurtdışından takip edilmesiyle falan pek ilgisi yok en azından kıstaslar bu takip edilme sevilme olayı olmamalı. çünkü avrupa'lının bizim müziğimizi beğenmesinin sebebi art rock olarak gördüğünden değil ethnic olarak görüp sınıflandırmasından dolayıdır. mesela alman grup embryo'ya nasıl bakıyorlardıysa en fazla bize de öyle bakıyorlardır diyeyim. ayrıca erkin koray albümlerinin de abd'de basılmasının sebebinin dinleyicilerin büyük kısmınının dinleyecek her şeyi tükettiklerinden, çoğunlukla psychedelic türler burda söz konusu olan, en iyi dönem olan 1967-1975 döneminde tüm dünyadaki, haberdar olmadıkları dünyanın her yerindeki bu dönemden çıkmış parçaları albümleri bulabilmek. çünkü mükemmelik arayan dinleyicilerin kulakları bugünün modern sound'larını kabul etmiyor ve ister guatemala olsun endonezya olsun hindistan olsun o dönemde çıkmış dinlemedikleri ne varsa ortaya çıkarma paylaşma derdindeler haklı olarak. çünkü günümüz berbat ve insanlar eskiye özlemle bakıyor, panama'dan da çıkanı dinlemek istiyorlar o dönemlerden, bizden çıkanı da. yani adamların derdi o sound, o kayıtlar en başta, yoksa bizim çok iyi art rock yapmamız değil bence. uluslarası oynuyormuşuz gibi görünmesinin bu günümüzde eski kayıtların yurtdışında rağbet göstermesinin sebebi bu bence. bizde çıkan müzik en fazla ethnic rock olarak adlandırılabilir, art rock olmaz, yurtdışındakiler de öyle görmez zaten değil de.
« Last Edit: Temmuz 06, 2012, 11:35:41 ÖÖ by artmetaphors »

Porcupine Tree

  • Guest
Ynt: Replikas
« Reply #10 on: Temmuz 06, 2012, 12:17:27 ÖS »
Türkler tam anlamıyla rock müzik yapamaz. O yüzden art türü de yalan olur.
Yapılır aslında güzel kardeşim bazı aksaklıklar olur belki orjinali gibi olamayabilir ama yine de yapılır, yapılmıştır hatta daha da iyileri yapılacaktır. Eğer yapılmamış olsaydı Moğolların albümü Fransa'da daha önce Jimi Hendrix, Pink Floyd gibi efsane isimlerin aldığı ödüle layık görülmez. Türk Rock grupları adına Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden olan Rock takipçileri tarafından siteler açılmaz, Erkin Koray'ın albümleri halen Amerika'nın underground ortamlarında takip edilmezdi. Bunca yılın emeğini göz ardı ederek, tek bir kelimeyle "yapılmaz" diye yargıda bulunmayı kendi adıma çok da doğru bulmuyorum açıkçası...

İşte o bazı aksaklıklar, bazı orijinalliği bozan durumlar yüzünden zaten ya tam anlamıyla yapamamamız. Çünkü Rock Müzik bizim yaşadığımız toprağın kültürü değil. Biz yapınca Anadolu Rock oluyor. Kültür etkileşimi oluyor. Ama hiçbir zaman saf Rock Müziği yapamadık, yapamayız da. Aynı şekilde Rock Müzik yapan toplumlar da hiçbir zaman Türkü yazamaz ya da Türk Sanat Müziği yapamaz. Çünkü kültürleri öyle değil.

Yine de bana göre bizlerden birinin içinde bulunup da neredeyse hiç sırıtmayan tek progressive rock albümü dinledim. O da Asia Minor - Crossing the Line. Bunun da nedeni herhalde grubun sadece Türklerden oluşmaması. Aslında böyle albümlerin çıkması bir millete ait olmakla olmaz. Mesela İlhan Erşahin Türk ancak ona ne kadar Türk diyebiliriz? Bir insanı doğduğu yerden 1-2 yaşında alıp başka bir memlekete götürmek onu doğduğu yerli değil gittiği memleketli yapar. Demek istediğim bizden bir halt olmaz, biz bu müzik işini bırakalım değil. Sadece ortada belli bir kültür farkı var ve bu da albümlere yansıyor.

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Replikas
« Reply #11 on: Temmuz 06, 2012, 01:41:11 ÖS »
Türkler tam anlamıyla rock müzik yapamaz. O yüzden art türü de yalan olur.
Yapılır aslında güzel kardeşim bazı aksaklıklar olur belki orjinali gibi olamayabilir ama yine de yapılır, yapılmıştır hatta daha da iyileri yapılacaktır. Eğer yapılmamış olsaydı Moğolların albümü Fransa'da daha önce Jimi Hendrix, Pink Floyd gibi efsane isimlerin aldığı ödüle layık görülmez. Türk Rock grupları adına Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden olan Rock takipçileri tarafından siteler açılmaz, Erkin Koray'ın albümleri halen Amerika'nın underground ortamlarında takip edilmezdi. Bunca yılın emeğini göz ardı ederek, tek bir kelimeyle "yapılmaz" diye yargıda bulunmayı kendi adıma çok da doğru bulmuyorum açıkçası...

İşte o bazı aksaklıklar, bazı orijinalliği bozan durumlar yüzünden zaten ya tam anlamıyla yapamamamız. Çünkü Rock Müzik bizim yaşadığımız toprağın kültürü değil. Biz yapınca Anadolu Rock oluyor. Kültür etkileşimi oluyor. Ama hiçbir zaman saf Rock Müziği yapamadık, yapamayız da. Aynı şekilde Rock Müzik yapan toplumlar da hiçbir zaman Türkü yazamaz ya da Türk Sanat Müziği yapamaz. Çünkü kültürleri öyle değil.

Yine de bana göre bizlerden birinin içinde bulunup da neredeyse hiç sırıtmayan tek progressive rock albümü dinledim. O da Asia Minor - Crossing the Line. Bunun da nedeni herhalde grubun sadece Türklerden oluşmaması. Aslında böyle albümlerin çıkması bir millete ait olmakla olmaz. Mesela İlhan Erşahin Türk ancak ona ne kadar Türk diyebiliriz? Bir insanı doğduğu yerden 1-2 yaşında alıp başka bir memlekete götürmek onu doğduğu yerli değil gittiği memleketli yapar. Demek istediğim bizden bir halt olmaz, biz bu müzik işini bırakalım değil. Sadece ortada belli bir kültür farkı var ve bu da albümlere yansıyor.
Şimdi tamamı ile anglo-sakson bir kültüre ait olan Rock müzik kültürü ile bizim kültürümüzün farklı olduğu konusunda haklısın ama bazen farklılıklarda bütüne ayrı bir anlam ayrı bir güzellik katar. Bu gün tek tük de olsa Arap ülkelerinden ya da İsrail gibi ortadoğu ülkelerinden Rock'ın her tarzından çıkan gruplar var bu gruplarda kendi yerel müzikal motiflerini Rock müzik ile başarı ile kaynaştırıyorlar. Sonuç olarak Rock müzik, sanat müziği ya da halk müziği gibi tamamen yerel kalıplara ait bir müzik türü de değil daha evrensel özellikler taşıyor tüm dünya da kabul edilebilmesi de bu yüzden. Sonuç olarak bahsettiğin kültür farkı'nın Rock müziğe yansımasına ben senin aksine daha iyimser yaklaşıyorum. Bunun yanın da bire bir aynı Kıta Avrupası ya da Atlantik ötesi grupları gibi müzikal ve kültürel bir Rock kimliğine bürünme çabaları beyhude çabalar hatta komik görüntüler ortaya çıkaran durumlar. O konuda sana katılıyorum...
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Replikas
« Reply #12 on: Temmuz 06, 2012, 01:51:32 ÖS »
ben de bir iki laf ediyim izninizle bu konuda..

şimdi marvin yine haklı, bizden art rock grubu çıkmaz, çıkamaz bence de. bunun ödül almayla yurtdışından takip edilmesiyle falan pek ilgisi yok en azından kıstaslar bu takip edilme sevilme olayı olmamalı. çünkü avrupa'lının bizim müziğimizi beğenmesinin sebebi art rock olarak gördüğünden değil ethnic olarak görüp sınıflandırmasından dolayıdır. mesela alman grup embryo'ya nasıl bakıyorlardıysa en fazla bize de öyle bakıyorlardır diyeyim. ayrıca erkin koray albümlerinin de abd'de basılmasının sebebinin dinleyicilerin büyük kısmınının dinleyecek her şeyi tükettiklerinden, çoğunlukla psychedelic türler burda söz konusu olan, en iyi dönem olan 1967-1975 döneminde tüm dünyadaki, haberdar olmadıkları dünyanın her yerindeki bu dönemden çıkmış parçaları albümleri bulabilmek. çünkü mükemmelik arayan dinleyicilerin kulakları bugünün modern sound'larını kabul etmiyor ve ister guatemala olsun endonezya olsun hindistan olsun o dönemde çıkmış dinlemedikleri ne varsa ortaya çıkarma paylaşma derdindeler haklı olarak. çünkü günümüz berbat ve insanlar eskiye özlemle bakıyor, panama'dan da çıkanı dinlemek istiyorlar o dönemlerden, bizden çıkanı da. yani adamların derdi o sound, o kayıtlar en başta, yoksa bizim çok iyi art rock yapmamız değil bence. uluslarası oynuyormuşuz gibi görünmesinin bu günümüzde eski kayıtların yurtdışında rağbet göstermesinin sebebi bu bence. bizde çıkan müzik en fazla ethnic rock olarak adlandırılabilir, art rock olmaz, yurtdışındakiler de öyle görmez zaten değil de.
Türkiyede üretilen müziğin tamamen etnik olarak değil ama yerel motifleri sebebi ile ya da 70'ler müziği takipçilerinin bizim grupları mercek aldığı konusunda haklısın yalnız bu sadece 70'ler ile ilgili bir durum değil günümüzde sanal mecrada takip edilen ve çeşitli yabancı Rock festivallerine davet edilen gruplar var. Derdi orjinal bir sound olan dinleyici burada olsun Avrupa'da olsun bu grupların peşine düşüyor. Kendi adıma Replikas, dandadan, fairuz derinbulut, nekropsi, İhtiyaç Molası gibi gruplardan ümitli oldum. Tamam bazıları ortaya öyle dört dörtlük işler çıkarmadılar ama ilginç ve orjinal şeyler ortaya çıkardılar. Bu yüzden ben sizlerin aksine biraz daha ümitliyim, iyi şeyler çıkmıştır ve çıkacaktır diyorum. Yalnız şöyle bir düşüncem de var bu topraklarda Caz müzik, Rock müzikten daha iyi icra ediliyor orası ayrı.
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

artmetaphors

  • Posts: 800
    • View Profile
Ynt: Replikas
« Reply #13 on: Temmuz 06, 2012, 02:16:17 ÖS »
Caz'la ilgili herhangi bir fikrim yok haklısınızdır :)

Porcupine Tree

  • Guest
Ynt: Replikas
« Reply #14 on: Temmuz 06, 2012, 02:22:07 ÖS »
Caz müzik kesinlikle hakkıyla yapılıyor Türkiye'de. O da ilginçtir. Yalnız festivallerde yapılan röportajlarda yine sıfırdan başlayan sorularda ekran başında ben geriliyorum. Geçen gün Habertürk'te vardı. Tanımadığım bir kadın sunucu yine en bize özgü olan soruyu soruyordu. Caz müzik sizin için ne ifade ediyor? Caz müzik hayatınızda ne kadar önemli? Yahu adam festivale gelmiş. Caz müziği en yakından, canlı dinlemek istiyor. O kadar çok seviyor ki konserine geliyor anlayabiliyor musun sayın sunucu.