Author Topic: Progressive Rock  (Read 457412 times)

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Progressive Rock
« on: Ekim 02, 2008, 01:58:11 ÖÖ »
Şekilde görüldüğü gibi her şey yıkılmış yerli yeksan olmuş, üzücü bir durum ve tüm emeklerin kaybolması sinir bozucu bir taraftan ama yapacak bir şey yok eskilerin tabiriyle 'olmuş ile ölmüşe bir çare yok diyerek yeniden başlayacağız ve yeniden kuracağız, bu site ve bu forumlar bizlerin progressive müziğe samimi olarak gönül vermişlerin platformu çünkü. İşin birde züğürt tesellisi var bu gün telefonda beat ile paylaşmıştım; Pek çok güzel şeyin kaybolmasının yanında içinde bulunmaktan hoşlanmadığım ve katılan katılmayan pek çok kişininde rahatsız olduğunu düşündüğüm kısır çekişmelerin, komik polemiklerin silinmeside hayırlı olmuş (özeleştiridir) bu arada. Sonuç olarak iyi yada kötü yaşananları kimsenin kafasından silemeyiz. iki seneden fazla süregelen zaman dilimi içersinde artıların eksilere daha ağır bastığını düşünerek yeniden başlamalıyız diyorum. Kendi adıma başka çare göremiyorum, bu müziği, bu siteyi ve paylaşımları seviyorum çünkü.

Tüm dostlara yeniden merhaba...Nerede kalmıştık???

 
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

hakan_el

  • Posts: 131
    • View Profile
Re: Progressive Rock
« Reply #1 on: Ekim 02, 2008, 01:46:29 ÖS »
Nerede kaldik bilmiyorum ama Marillion'in yeni albümünü bekliyorum.  :D
Öyle güzel bir ev,
öyle güzel bir bahce.
Telas yok,
sürpriz yok lütfen!

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #2 on: Ekim 02, 2008, 04:16:59 ÖS »
Nerede kaldik bilmiyorum ama Marillion'in yeni albümünü bekliyorum.  :D
Evet Marillion'un yeni albümü.... Profosyenel müzik yazınında 15. stüdyo albümünü çıkaran kendi çapında efsane statüsüne ulaşmış Marillion hakkında bir iki kırıntı satır dışında ( Blue Jean dergisinde son albümlerini netten ücretsiz verdiklerinden bahsedilmiş) yazı yorum olmamasına alıştık. Dünya genelinde durum böyle aslında. Rock basını bu grubu yok sayıyor, albümlerini beğenmiyor hatta nefret ediyor. Her şeye rağmen bu grup çok büyük bir fan kitlesine ve milyonlarca satan, ön siparişleri anında tükenen albümlere sahip, bu nasıl bir sihirli güçtür acaba? Yanıtı Marillion'un mükemmel bir müziğinde ne idüğü beirsiz eleştirmen tayfasına kulak asılmamasında tabii. Onlara kalsa sağdan soldan arak, devşirme bir sounda sahip Coldplay'in son albümü mükemmel bir albüm. Adamlar bunları gazlıyor herkes bir şekilde yolunu buluyor neyse. İşin asıl ilginci, bizim gibi forumcu amatör müzik yazarlarının, işin ticari boyutlarıyla alakası olmayanların yer aldığı forumlarda bile bu albümle ilgili tek bir satır yazılmaması, belkide bu albümle yazdığım yazı ilk değerlendirme yazısı olacak,oysa albüm çıkalı yaklaşık 15 gün oldu( Bloglar haricinde, Rock sitelerinden bahsediyorum). Happiness İs The Road albümünde Marillion bir önceki albüm Somewhere Else hattından devam ediyor. Yaşlanmaya yüz tutmuş Rock gruplarında görülen benzer özellik Marillionda'da açığa çıkmış: enerji kaybı,haddinden fazla hatta bayıklık sınırlarına yaklaşan bir sakinlik ve yorgunluk hissiyatı. Sanırım Marbless grubun kendi sınırlarını yıkıp parçaladığı son mükemmel albümdü, ardından gelen her albüm bende ayrı bir hayal kırıklığı yarattı. Bu durum o albümlerin kötü olmasından değil grubun  Marbless ile çıtayı çok çok üstlere taşımasından kaynaklanıyor sanırım. Sonuç olarak albümün içinde, gerçekten üst düzey kalite seviyelerinde dolaşan 'This Train İs My Life', 'Trap The Spark', 'Espicially True' gibi besteler, Hoghartın mükemmel vokalleri,  ipek kozası gibi örülmüş estetik zerafette sound var. Yinede Marillion'dan daha fazlasını bekliyorum, daha vurucu melodiler daha fazla heyecan ve şaşırtıcılık...Tekdüzelik boyutuna varan tekrarlar değil. Bu durum, benden çok bizi, Script For A Jester's Tears, Misplaced Childhoods, Seasons End, Marbless, mükemmel albümlere alıştırıp, kaliteli müziğiyle şımartmış Marillion'un hatası olsa gerek.
« Last Edit: Ekim 02, 2008, 04:21:13 ÖS by bay.c »
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

Moog

  • Posts: 453
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #3 on: Ekim 02, 2008, 10:43:08 ÖS »
Olanlar olmuş artık, geçmiş olsun demekten başka yapacak birşey yok sonuçta. Yavaş yavaş yine dolduracağız burayı.

Konu Marillion'un yeni albümü tabiki. Oldum olası Hoggart döneminden hazetmem aslında (marbles ve brave hariç)ama inatla da izlemeye devam ederim ve içimden her seferinde kıs kıs gülerim "yine çuvalladılar" diye. Bir önceki albüm "Somewhere Else" tam bir fiyasko idi birkaç kez şöyle bir dinlemeye gayret ettim ama olmadı. Yeni albüm "Happiness Is The Road" ise o albüme oranla daha iyi ama Gökhan'ın yazdığı gibi çok bayık ya hele birde double albüm olunca bayıklık double olup iyice çekilmez hale geliyor. Koca albümde dikkatimi çeken iki parça var "Essence ve Half Empty Jam" o kadar...

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #4 on: Ekim 03, 2008, 12:26:10 ÖÖ »
Etrafımızı porno botların örümcek ağı gibi sardığı ortamlarda yazmaya devam. Bu nasıl bir inatsa artık, komedi seviyesine varan aksaklıklara, tüm emeklerimizin harcanmasına rağmen yazmaya devam etme inadı... Kendi adıma, Fenerbahçe'den sonra ikici fanatiklik olsa gerek Progturk fanatikliği. Umarım sitenin sahipleri ve kullanıcılarıda bir şekilde site ve forumları sahiplenirler sorumluluklarını yerine getirirler, neyse...

Biraz kırgın ve kızgın bir girizgahtan sonra ana konuya dönelim, Son zamanlarda White Willow'un klavyecisi Lars Fredrik Frøislie'nin bir başka grubu olan Wobbler'in, Hinterland isimli mükemmel albümünü dinledim. White Willow'un alternative eğilimli New Prog olarak adlandırılacak tarzının aksine Wobbler'de Progressive Rock'ın kökenlerine dönülmüş. GEPR sözlük yorumcuları, grubun müziğinde; ELP , Gentle Giant ve King Crimson etkileri var diyor. Uçuşup giden Melletronlar, hafiften karanlık tonlar ve müzikal teknik kapasitenin yüksekliği bu referansları doğruluyor. Bu referans gruplara Yes ve Anektoden'ı eklemek istiyorum Wobbler'de bu gruplarında izleri var kişisel kanaatime göre. Kısacası üç uzun bestesiyle Rock'ın Progressive'ine bu tarzı seven bünyeleri sonuna kadar doyuran bir albüm Hinterland albümü.

« Last Edit: Ekim 03, 2008, 12:28:35 ÖÖ by bay.c »
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #5 on: Ekim 03, 2008, 12:46:30 ÖÖ »
Yeni albüm "Happiness Is The Road" ise o albüme oranla daha iyi ama Gökhan'ın yazdığı gibi çok bayık ya hele birde double albüm olunca bayıklık double olup iyice çekilmez hale geliyor. Koca albümde dikkatimi çeken iki parça var "Essence ve Half Empty Jam" o kadar...
İngiliz sinemasının kült komedisi Full Monty filminde, katılmasamda çok güldüğüm bir espiri vardır. Bu espiri ingilizlerin bazı tarz ve gruplara bakış açısını özetler aslında. Neyse filmin bir sahnesinde geçen soru cevap şeklinde gelişen dialog şudur.

-Bir Dire Straits albümünden daha sıkıcı ne olabilir?
-Double Dire Straits albümü... (Sanırım Alchemy Live albümü kastedilmiş ;D).

Yoksa Marillion içinde bunlarımı söyleyeceğiz artık?
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

Moog

  • Posts: 453
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #6 on: Ekim 03, 2008, 09:49:01 ÖÖ »

Son zamanlarda White Willow'un klavyecisi Lars Fredrik Frøislie'nin bir başka grubu olan Wobbler'in, Hinterland isimli mükemmel albümünü dinledim. White Willow'un alternative eğilimli New Prog olarak adlandırılacak tarzının aksine Wobbler'de Progressive Rock'ın kökenlerine dönülmüş. GEPR sözlük yorumcuları, grubun müziğinde; ELP , Gentle Giant ve King Crimson etkileri var diyor. Uçuşup giden Melletronlar, hafiften karanlık tonlar ve müzikal teknik kapasitenin yüksekliği bu referansları doğruluyor. Bu referans gruplara Yes ve Anektoden'ı eklemek istiyorum Wobbler'de bu gruplarında izleri var kişisel kanaatime göre. Kısacası üç uzun bestesiyle Rock'ın Progressive'ine bu tarzı seven bünyeleri sonuna kadar doyuran bir albüm Hinterland albümü.

Kuzeyin pırlantalarından biri, keşke yeni bir albüm daha yapsalar da kulağımızın pası silinse. Böyle albümler artık pek sık yapılamıyor...

hakan_el

  • Posts: 131
    • View Profile
Re: Progressive Rock
« Reply #7 on: Ekim 04, 2008, 11:58:07 ÖS »
Yeni albüm "Happiness Is The Road" ise o albüme oranla daha iyi ama Gökhan'ın yazdığı gibi çok bayık ya hele birde double albüm olunca bayıklık double olup iyice çekilmez hale geliyor. Koca albümde dikkatimi çeken iki parça var "Essence ve Half Empty Jam" o kadar...
İngiliz sinemasının kült komedisi Full Monty filminde, katılmasamda çok güldüğüm bir espiri vardır. Bu espiri ingilizlerin bazı tarz ve gruplara bakış açısını özetler aslında. Neyse filmin bir sahnesinde geçen soru cevap şeklinde gelişen dialog şudur.

-Bir Dire Straits albümünden daha sıkıcı ne olabilir?
-Double Dire Straits albümü... (Sanırım Alchemy Live albümü kastedilmiş ;D).

Yoksa Marillion içinde bunlarımı söyleyeceğiz artık?



Yapmayin yahu. Ben su anda Happiness Is The Road albümünü (ilk kez) dinliyorum. Ilk CD henüz bitti ama gayet iyi gidiyor. Seasons End albümünü hatirlatti bana. Belki de bu ikinci Steve Hogarth'li Marillion albümü dinleyisimden kaynaklaniyor olabilir. 20 parcalik bir albüm olunca takip etmek zaman istiyor. Dinledikce alisacagiz artik.
Dün arkadasimdan ödünc aldigim Enchant'in A Blueprint of the World albümünü dinledim. Steve Rothery albümde bazi parcalara prodüktörlük yapmis. Bir his alamadim daha fikirsizim. Konuyu bu gruptan acarsak neler söyler forum ahalisi?
Pendragon, Pure isminde yeni bir albümle geliyormus bu arada.

Öyle güzel bir ev,
öyle güzel bir bahce.
Telas yok,
sürpriz yok lütfen!

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #8 on: Ekim 05, 2008, 01:10:30 ÖÖ »
Pendragon'dan yeni albüm haberi gelmesi sevindirici. Demek Clive Nolan bu aralar Pendragon'un albümü için boşlamış Arena'yı. İtiraf etmek gerekirse Arena'dan albüm haberi gelseydi daha fazla heyecanlanırdım ya neyse, umarım 'Pure'  en az Not This world kalitesinde bir albüm olur. Enchant'a gelirsek, kendi adıma çok fazla şey söyliyemiyeceğim çünkü, bende de çok fazla his uyandırmamış bir grup. Tug Of War albümlerini beğenmiştim ama daha fazla dinleme, diğer albümlerine yönelme isteği uayndırmadılar bende. İşin ilginç tarafı Progressive Rock alanında Birleşik Devletlerden iş çıkmaz derken özellikle 90'lı yıllarla beraber en fazla Progressive Rock -Metal grup ve projesi buradan geldi. Yalnız, bir kaç istisna dışında A.B.D çıkışlı Prog gruplarının, yüksek teknik kapasiteye sahip, geçmişi iyi hatmetmiş elemanlardan kurulu olmalarına rağmen genel anlamda bir hissiyat yaratmamaları, bu sadece Enchant'a özgü bir durum değil, tuhaf bir samimiyetsizlik ve iticilik var bu grupların büyük çoğunluğunda, mesela Magellan geldi aklıma; iyi grup hoş grup ama müzikal yönden soğuk bir grup yahu.
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

Moog

  • Posts: 453
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #9 on: Ekim 05, 2008, 01:24:39 ÖS »
Pendragon "Pure" ilk tur dönüyor... İlk izlenim hoş bir albüm olduğu yönünde...

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #10 on: Ekim 06, 2008, 02:07:11 ÖÖ »
Daha öncede söylemiştim,Fransızlara atıp tutardım diye, ama kaliteli müziğiyle bir sürü Fransız grubundan kapak yedikten sonra onlara sallamayı bıraktım artık yeni hedefim Amerikalı gruplar ;D ( Şaka, şaka...). Çok eski zamanlarda (1997 yılı)  , yine sabahladığım gecelerin birinde FM bandına nasıl olduysa lisanı dolayısıyla; Plonya,Çek, kısacası o diyarlardan olduğunu tahmin ettiğim bir radyo frekansı karıştı. Bir baktım adamlar o zamanlar yeni çıkan ama Türkiyeye gelmemiş, Marillion'un This Strange Engine albümünü, Eloy'un eski albümlerini ve adını sanını duymadığım envai çeşit Progressive Rock grubunu çalıyorlar. Hiç beklemediğim hoş bir süprizdi yaklaşık bir hafta kadar frekansta kalıp sonra kayboldular. Çaldıkları arasında özellikle aklımda kalan Fransız Minimum Vital adlı topluluktu. O akşamlarda topluluğu o kadar çok beğenmiştimki, sonraları harıl harıl albümlerini araştırmaya başladım. O zamanlar katır yok ;D, mp3 yok, internet yok, çok zor oldu bulmam albümlerini. Gel zaman git zaman bir albümüne ulaştım ama radyoda dinlediğim tadı alamadım o albümden, sanırım o gecelerin atmosferiyle ilgiliydi durum. Şu sıralar Minumum vital'in Esirit D'amor albümlerini dinliyorum çıkış tarihi 1997 ve bana o geceleri ve Minumum Vital'i neden sevdiğimi hatırlattı bu albüm yeniden. Oldukça melodik, hafif light bir albüm ama çok iyi gidiyor. Progressive Rock festivallerinin gediklisi, Progressive Rock aleminin saygın gruplarından olan Minimum Vital'i, tüm progressive severlere tavsiye ederim, kısacası.
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

Moog

  • Posts: 453
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #11 on: Ekim 06, 2008, 12:54:20 ÖS »
Gökhan,
Minimum Vital'in herhangi bir albümünü dinledikten sonra araya bir Magma koy ve vokal etkileşimlerini karşılaştır istersen. Müzikleri arasında pek benzerlik olmasa da Minimum Vital'in vokalleri Magma'dan fazlasıyla etkilenmiştir.

Fransızlar konusu ayrı bir tartışma konusu olacak, geçmişte bayağı birşeyler yazmıştım bu konu da.

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #12 on: Ekim 06, 2008, 10:22:25 ÖS »
Gökhan,
Minimum Vital'in herhangi bir albümünü dinledikten sonra araya bir Magma koy ve vokal etkileşimlerini karşılaştır istersen. Müzikleri arasında pek benzerlik olmasa da Minimum Vital'in vokalleri Magma'dan fazlasıyla etkilenmiştir.

Fransızlar konusu ayrı bir tartışma konusu olacak, geçmişte bayağı birşeyler yazmıştım bu konu da.
Evet özellikle Magma'nın 'Ka' albümüyle, Minimum Vital'in Esprit D'amor albümleri arasında vokal yönünden bir benzerlik var aslında, sen bahsini açınca anımsadım. Bir eklemede Pendragon'un Pure albümü ile ilgilli yapayım. Pendragon kendini yenilemeyi başarmış, soundlarında geçmişin tekrarı yok tersine  yenilik ve tazelik var. Kısacası yaşlanıcağına gün geçtikçe gençleşen bir grup Pendragon ve bunda Neo Progressive rock'ın klavye dahisi Clive Nolan'ın payı büyük. Her ne kadar grubun beyni Nick Barret olarak görülsede, diğer elemanlarıyla Pendragon tabir-i caizse takım oyunu oynasada gizli kahraman Nolan bence. Sonuç olarak Pure albümü Nolan ve arkadaşlarının şık ve estetik bir golü olmuş. Şimdi Clive Nolan'dan, aynı performansı Arena grubunda göstermesini ve Arena'nın kendine yakışan şekilde müthiş bir albümle dönmesini bekliyoruz ( Oradaki yıldız gitarist john Mitchell'in katkılarıyla tabii). Bu arada Nick Barret ile son bir ekleme yapayım. Kendisinin şarkı yazarlığına ve gitaristliğine asla lafım olamaz ama tatsız  tuzsuz bir vokali var bence. Keşke Pendragon bestelerini daha iyi yorumlayacak başka bir vokalist bulsaydı, o muhteşem besteler o zaman daha bir güzel olurdu diye düşünüyorum.

Albümden favori şarkılarım: Ereserhead ve The Freak Show. (Bu parçalarda usta yönetmen, Lynch'in silgi kafası ve fil adamına gönderme var sanki, ne dersiniz?)
« Last Edit: Ekim 07, 2008, 12:13:52 ÖÖ by bay.c »
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

metafiz

  • Posts: 943
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #13 on: Ekim 08, 2008, 02:06:32 ÖS »
Gökhan Abi bahsettiğin gruplardan Arena ve Pendragon un birkaç albümü var elimde.Ama bu aralar Iluvatar-Children albümüne takmış durumdayım.Çok renkli bir albüm.O müthiş soloların ardı arkası kesilmiyor.Çok başka bir hava var albümde.Onun haricinde Arena nında Immortal albümünü dinledim kıyısından köşesinden.O kadarcık dinlememe rağmen oda nefis bir albüme benziyor.Bunların haricinde VDGG dinlemeye başladım ilk albümden.Sanırım VDGG de beni etkisi altına almaya başladı.Her grubun bütün albümlerini dinleyemiyorum ama öyle tahmin ediyorumki VDGG nin tüm albümlerini dinleyeceğim bu gidişle

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2319
    • View Profile
    • Email
Re: Progressive Rock
« Reply #14 on: Ekim 09, 2008, 12:51:16 ÖÖ »
Gökhan Abi bahsettiğin gruplardan Arena ve Pendragon un birkaç albümü var elimde.Ama bu aralar Iluvatar-Children albümüne takmış durumdayım.Çok renkli bir albüm.O müthiş soloların ardı arkası kesilmiyor.Çok başka bir hava var albümde.Onun haricinde Arena nında Immortal albümünü dinledim kıyısından köşesinden.O kadarcık dinlememe rağmen oda nefis bir albüme benziyor.Bunların haricinde VDGG dinlemeye başladım ilk albümden.Sanırım VDGG de beni etkisi altına almaya başladı.Her grubun bütün albümlerini dinleyemiyorum ama öyle tahmin ediyorumki VDGG nin tüm albümlerini dinleyeceğim bu gidişle
Children, gerçekten çok nefis albümdür hele o albümde 'Your Darkest Hour' adında öyle muhteşem bir şarkı vardırki, kırık dökük, bozuk cümle yapımla şarkını güzelliğini tarif edemem asla. Aslında buralara uğrarsa bu albümle ilgili Beat'in edeceği bir iki kelam vardır, kendisi çok sever bu albümü çünkü. İmmortal karanlık yapısıyla özellikle yaklaşık 20 dk'lık destansı şarkı Movidrome ve hüzünlü ve gizemli başyapıtı The Butterfly Man ile dikkat çeker. VDGG'ye gelirsek o apayrı bir efsane zaten, anlatmakla bitmez. VDGG bahsi açılınca, aklıma kuantum fiziği oradanda aklıma şu sıralar  kuantum yaklaşımıyla kafayı bozmuş bir sürü ( özellikle burjuva sınıfından) şaşkın tip geldi. 'Bak birde sen bunları dinle, kuantum felsefesiyle ilgili albümler yapmışlar' diyerek, dayayacaksın bu burjilere VDGG'yi, bir daha kuantumun adını ağızlarına almazlar, en büyük ceza olur, bu trend manyağı şaşkınlar için ;D.
« Last Edit: Ekim 09, 2008, 12:53:25 ÖÖ by bay.c »
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE