Author Topic: Kesmeşeker  (Read 7554 times)

Porcupine Tree

  • Guest
Kesmeşeker
« on: Ağustos 01, 2009, 07:50:17 ÖS »
Aslında anadolu rock olarak geçiyor türü ama ben ne zaman dinlesem bir progressive hava yakalıyorum bu grupta. Doksanlı yılların başında Kadıköy'de kurulmuş bu grubun tek değişmez elemanı Cenk Taner'dir. Şarkılarında ki samimi hava hemen belli eder kendini. Tek dinleme sebebi bile olabilir. Ticari kaygısı olmayan albümleri şahanedir. Yedi tane stüdyo albümleri vardır.

Dipten ve Derinden
Aşk ve Para
Tut Beni Düşmeden
İnsülin
İçinde İçindekiler Vardır
İzin Vermedi Yalnızlık (Cenk Taner)
Kum

Geçtiğimiz 23 Mayıs'ta konser vermişlerdi galiba Taksim Ghetto diye bir mekanda. 18 yaş sınırı vardı sanırım, gidememiştim :(
« Last Edit: Nisan 20, 2012, 07:18:44 ÖS by marvin »

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #1 on: Ağustos 01, 2009, 11:02:19 ÖS »
En sevdiğim gruplardan biridir Kesmeşeker, bu başlığı açman çok çok iyi olmuş freefall. Grubun ilk albümü ' Dipten ve Derinden' prodüksiyon zayıflıklarına, bazı aksaklık ve apartmalara ( özellikle Police ;D) rağmen içinde barındırdığı samimiyetten ötürü en sevdiğim yerli albümler sıralamasında ilk üç'e girer. İkinci albümleri Aşk ve Para , özellikle 'Gerçekten Özleyince' isimli parça rock müziğimizin en iyi şarkılarından biridir bence. Son albümleri 'Kum' ile sağlam bir kapanış yaptılar şimdilik ama Kesmeşeker müziğine doyamayan biz hayranları musikişinas gönül adamı Cenk Taner ve arkadaşlarından yeni bir albüm bekliyoruz sabırsızlıkla. Ozan müzisyen Cenk Taner'in solo albümü ' İzin Vermedi Yalnızlık' her ne kadar müzikalite boyutunu biraz arkaya iteleyip sözlere ağırlık veren bir içeriğe sahip olsada çok çok önemli bir başka albümdür. Hele o albümdeki ' Buradan uzaklara' isimli şarkı yokmu??? Bir başka şarkıdır o... Tarif edilemez...

'İki bilet istemiştim ortalardan
Sen almışsın uçurumun kenarından'

şeklinde başlar ve melankolinin dibine vurduracak şekilde devam eder...offf offf...
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

Porcupine Tree

  • Guest
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #2 on: Ağustos 02, 2009, 01:37:11 ÖÖ »
Çok samimi ve mütevaziler. Konser videolarında öyle bir hava var ki hani nasıl desem; gitaristler ya da şöyle diyeyim grup elemanları sahne şovları yaparlar gitarlarla coşarak falan ya. Ha işte bu abilerde öyle bir samimiyet öyle bir mütevazilik var ki çok hareket etmeden çalıyorlar sanki böyle artistlik yapmış gibi olmamak için.

Çok garip bir bakış oldu ama. Bilemeyecem ;D

M e H M e T

  • Posts: 89
    • View Profile
    • Email
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #3 on: Ağustos 25, 2009, 04:43:24 ÖS »
kesmeşeker'i zamanında dinlememiştim 2005 de  önce cd lerini aradım ama yoktu. ben de akmar da 3 adet kaset buldum "aşk ve para" "tut beni düşmeden"   ve  "dipten ve derinden"   arabamda hala kasetçalar var.  dinlemeye başladım iki albümü birkaç dinlemeden sonra çıkartıp  dipten ve derinden'i taktım ve o kasedi 1.5 yıl süreyle çıkartamadım çünkü adı konmamış bir klasikle karşı karşıya olduğumu  3-4 dinlemeden sonra anlamıştım. en az 35 kez arka arkaya tamamını dinledim. herkese bu çok özel albümü tavsiye ederim.

bay.c

  • Genel Moderatör
  • Posts: 2309
    • View Profile
    • Email
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #4 on: Nisan 18, 2012, 02:23:30 ÖÖ »
Yeni albümleri " Doğdum Ben Memlekette" piyasada...
Ne zaman yukarılara tırmansam "EGO" diye bir köpek tarafından takip ediliyorum.

FRIEDRICH NIETZSCHE

artmetaphors

  • Posts: 800
    • View Profile
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #5 on: Nisan 18, 2012, 10:18:58 ÖÖ »
hayatım boyunca bizim memleketten bir şeyler dinleyemedim, hiç sarmadı belki yetiştiğim ortamın azizliği ama hiç dinleyemedim, istemedim dahi, ama küçüklükten ilkokuldan itibaren gerçek anlamda sosyal ilişkilerde bunun hatasını hep yaşadım. eğer ailenizde çevrenizde küçük çocuklar varsa ve onlara bir şeyler gösterme niyetinde olursanız lütfen bu topraklardan çıkan müziği yadsıyabilecek şekilde bir şeyler vermeyin. bu toprağın dilini de bilsin küçüklüğünden itibaren. yoksa zor yalnızlıklara yelken açabilir küçücük yaşta. bunu onlara yapmayın, tabi bilerek yapılmaz bu, ama farkında olmadan bir şeyler olabilir. lütfen dikkatli olun gerçekten önemli.

teşekkürler.

klavy

  • Posts: 208
    • View Profile
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #6 on: Nisan 18, 2012, 02:26:22 ÖS »
hayatım boyunca bizim memleketten bir şeyler dinleyemedim, hiç sarmadı belki yetiştiğim ortamın azizliği ama hiç dinleyemedim, istemedim dahi, ama küçüklükten ilkokuldan itibaren gerçek anlamda sosyal ilişkilerde bunun hatasını hep yaşadım. eğer ailenizde çevrenizde küçük çocuklar varsa ve onlara bir şeyler gösterme niyetinde olursanız lütfen bu topraklardan çıkan müziği yadsıyabilecek şekilde bir şeyler vermeyin. bu toprağın dilini de bilsin küçüklüğünden itibaren. yoksa zor yalnızlıklara yelken açabilir küçücük yaşta. bunu onlara yapmayın, tabi bilerek yapılmaz bu, ama farkında olmadan bir şeyler olabilir. lütfen dikkatli olun gerçekten önemli.

teşekkürler.

Eksiklik ama henüz geç değil sevgili artmetaphors. Sana hemen bir kısa yol tuşu önereyim.

"...Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece..."

Yeryüzünde, herşeye, yaşama, insan hayatına ve en önemlisi zaman-mekan ilişkisine dair böyle bir cümle kurulmuş mudur ? Bu cümle üzerine binlerce sayfa yazılır, yazılmıştır, yazılacaktır. Cümlenin içerdiği anlam ve derinlik bir yana, secilen kelimelerin birlikteliğinin oluşturduğu melodik yapıya bakar mısınız ? İnsanın başını döndürüyor, nefesini kesiyor. Cümleyi düz okuyun, müziğinden bağımsız ard arda tekrarlayın, cümledeki "kalp ritmini" hissedeceksiniz. Einstein yıllarca çalışmış, izafiyet teorisini ortaya atmış, formüle etmiş. O teoriyi anlayamayanlara Veysel anlaşılır kelimelerle adeta özet geçmiş. Cümledeki ışığı ve hızı görebiliyor musunuz? Yoculuğu görebiliyor musunuz ? Bu cümleyi kurmak sadece bilgi ve birikimle açıklanamaz. Bu toprakların bir ürünüdür bu cümle. Bu topraklardaki gelmiş geçmiş bütün medeniyetlerin bileşkesi Veysel'in genlerinden adeta fışkırarak Veysel'in üstün dehası ile dile gelmiştir. Onun için  Veysel'in şiirlerini, üzerine yazılanları içeren kitapları okuduğunda zaten bu toprakların müziğini dinlemiş anlamış olacaksın. Bu vesileyle, Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ozanı Aşık Veysel'in önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor ve onunla aynı topraklarda bulunmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum.     

Porcupine Tree

  • Guest
Ynt: Kesmeşeker
« Reply #7 on: Nisan 18, 2012, 11:23:00 ÖS »
Şimdi hem Türkler ve Rock müzik hakkında bir şeyler konuşmak istiyorum hem de bizim toprakların müzikleri hakkında. Adam gibi müzik dinleme serüvenim lise 1 gibi başladı. O dönem elektrik gitara başlamamdan sonra az çok şekillenmeye başladı müzik haritam. Progressive müzikle pek aram yok o aralar. Varsa yoksa Metallica, Megadeth, Black Sabbath, Opeth, Deep Purple, Kreator, Accept gibi heavy metal, hard rock türünde gruplar. Sonra işte hepimizde biraz vardır ya milliyetçilik duygusu. Türk grupları öve öve bitirememe. Vay efendim imkan olsaydı bu adamlar neler yapardı falan filan. Bir ara çok sıkı savunucusuydum bu görüşümün. Hatta adam akıllı progressive müzik dinlemeye başladıktan sonra da devam etti bir süre. Yani müziği incelemeye çalışıyorum ama daha becerememişim. Kesmeşeker bu siteden öğrendiğim Hardal, 657, Comma şimdi aklıma gelmeyen bir sürü rock adı altında müzik yapan gruplardan uzaklaşmaya başladım. Hatta biraz ileri gideyim. Cem Karaca, Barış Manço ve Kurtalan Ekspres gibi Türkiye'de progressive müzik deyince örnek gösterebileceğimiz topluluklardan da uzaklaştım. Türklerin yaptığı progressive müziği hiç bilmeyen bir yabancıya anlatmaya kalksak benim önerebileceğim iki albüm olur. Cem Karaca - Safinaz, Kurtalan Ekspres - 2023. Ancak ikisi de bana kalırsa çok da güçlü albümler değil. Safinaz progressive müziğin yavaş yavaş çökmeye başladığı senelerde (1978) 2023 ise 1975 senesinde çıkmış. Safinaz'ı dinlemeyeli çok uzun zaman oldu ama 2023'ten daha kuvvetli bir albüm olduğunu hatırlıyorum. Diğer yandan Barış Manço'nun synthesizer kullanımı baskındı. Ama yine de bizim yapmaya çalıştığımız progressive rock müziği, müziğe yön veren albümleri adamlar çok önceden yapmış.

Bahsettiğim grupların haricinde Türk-Fransız karması olan hepimizin bildiği Asia Minor grubu var. Bu grup gerçekten progressive rock yapabilmiş bir grup. Bence nedeni de Fransızlar ile çalışılmış olması ve onlar gibi düşünebilen Türk üyeleri olması. Ve tabii kayıt aşaması var ki o da yanlış hatırlamıyorsam Fransa'da yapılmış.

Asia Minor haricinde bahsettiğim gruplardan soğumam kesinlikle onları küçümsediğimden değil. Yalnızca rock müziğin bizim kültürümüz olmaması nedeniyle müziğe yön veren albümler üretememeleri. Belki müziğe yön vermek biraz iddialı olacak. En azından enstruman kullanımı açısından zengin, kayıt kalitesi zamanın standartlarında yapılamayan müzik diyeyim.

Tabii sadece rock müzik türünde geçerli değil bu. Mesela İlhan Erşahin bir Türk, jazz türünde de çok güzel eserleri var fakat bunun sebebi bizim çok iyi jazz müzik yaptığımızdan değil de İlhan Erşahin'in "İsveç çok fazla hayal gücüne imkân vermiyordu. New York farklı, eğer müzik söz konusuysa New York' la hiçbir şehri karşılaştıramazsınız" sözünde gizli. Yani olay tamamen yapılan müziğin kültürüyle alakalı. İlhan Erşahin bir New York'lu gibi düşünüp bir Türk olarak müzik yapan biri.

@klavy

Aşık Veysel'in bu eseri daha ne kadar güzel dile getirilebilinirdi bilmiyorum gerçekten. Söyledikleriniz az bile. Gerçekten muhteşem bir eser. Tam anlamıyla Anadolu'nun dili, kültürümüz. Ve ne yazık ki progressive müziğe ayırdığım zamanı henüz bizim toprakların müziğine ayıramadım.